fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

    • Organik tarım ilkel bir tarım şeklidir
    • Organik tarım emek yoğun bir tarım şekli olduğu için üretim maliyetleri yüksektir.
    • Organik tarımda verim düşüklüğü olduğu için birim alandan az ürün elde edilir
    • Organik tarım alanları artar ve gelişirse dünyadaki açlık da artar.
    • Organik tarım ürünleri ile konvansiyonel ürünler arasında besin maddesi , mineral ve vitamin içeriğinde fark yoktur.
    • Organik ürünler konvansiyonel ürünler gibi düzgün şekilli ve albenili değildir
    • Organik tarım ürünleri konvansiyonel ürünlerden 5-10 kat daha fazla paraya satılır.
    Organik tarım ilkel bir tarım şekli değildir.
    Gerek besleme, gerekse yabani ot, hastalık ve zararlılara karşı sentetik ilaç ve gübrelerin kullanılmıyor olması bu tarım şeklinin ilkelliği anlamına gelmez. Aksine, ekim nöbeti, yeşil gübreleme, kompost yapım ve kullanımı, solarizasyon, istenmeyen böcekler için tuzaklar, yararlı böcek ve mikroorganizmaların doğal düşmanlar olarak istenmeyen böcek ve hastalıklara karşı kullanılması, küçümsenmeyecek derecede bilimsel temel, bilinç ve tecrübe gerektirir.

    Organik tarım emek yoğun bir tarım şekli olduğu halde üretim maliyetleri denildiği kadar yüksek değildir.

    Tarla yada bahçelerde ot ilacı kullanmamaktan ve bu sorunu iş gücü gerektiren fiziksel mücadele ile halletmek gerektiği için, ek bir işgücü maliyeti doğmaktadır. Bunun dışında diğer kültürel işlemlerin ek bir maliyeti olmadığı gibi endüstriyel tarımda yoğun olarak kullanılan sentetik kimyasalların organik tarım içinde zaten yeri yoktur. Ayrıca bu sentetik kimyasalların kullanılmıyor olmasının çevre, ekoloji ve insan başta olmak üzere canlı sağlığına kazandırdığı “artı değer”in hesaplanamayacak bedelini hiçbir zaman unutmamak gerekir.Diğer bir maliyet unsuru olan Kontrol ve Sertifikasyon maaliyetlerinde ise küçük alanların yada tek tek küçük çiftçilerin sertifikalandırılması yerine köy, havza yada kooperatif bazında oluşturulan organik tarım alanları için alınacak toplu sertifikasyon, bu maliyeti düşürmenin en akılcı yönüdür. Dolayısıyla organik tarımı bağımsız küçük alanlarda tek tek üretici bazında yapmak yerine çiftçilerin bir araya gelerek oluşturacakları birlik yada kooperatifler vasıtasıyla gerçekleştirmek aynı zamanda ürünleri satın alan şirketler karşısında da çiftçilerin elini güçlendirecektir.

    Organik tarımda verim düşüklüğü ve birim alandan az ürün elde edilmesi koşullara bağlıdır.


    Yıllardır konvansiyonel tarım sistemi uygulanan arazilerde organik tarıma geçiş sürecinde, ürün verimlerinde bir azalış olması doğaldır. Elbetteki toprak ekosisteminin yeniden oluşumuna kadar ki birkaç yıllık süreçte verim düşük olacaktır. Zira konvansiyonel tarım yapılan bu arazilerde sentetik ticari gübre kullanılırken toprak değil, sadece ekilen-dikilen bitkiler beslenmiştir. Hatta yoğun sentetik gübre ve kimyasal ilaç kullanımlarıyla toprak zehirlenmiş ve fakirleşmiştir, organik yapı yok olmuştur, toprak mikroflorası yok edilmiştir. Dolayısıyla bunun geri kazanımı için bir süre geçecek ve bu süreçte verim, konvansiyonel üretime göre daha düşük olabilecektir. Sistem eskiye döndüğünde ise verim de yükselmeye başlayacaktır. Eğer ekolojik tarıma, daha önceden konvansiyonel tarım yapılmamış arazilerde başlanırsa ve ekolojik tarımın gereksinim duyduğu işlemler ekosistemin dengesini bozmadan yapılıyorsa, bir çok üründe birim alandan konvansiyonel tarım koşullarında yapılan üretim kadar verim alınabilmektedir.

    Organik tarım alanlarının artışının dünyadaki açlık ile uzaktan yakından ilgisi yoktur.

    Örneğin biyoteknolojik tarım savunucuları organik tarım ürünlerinin dünya açlığını yok etmeye yetmeyeceğini, zira birim alandan elde edilen organik ürünün konvansiyonel ürüne göre çok düşük olduğunu öne sürerler. Dolayısıyla bu söylem, GDO’lu ürünlerin avantajlarını sıralama anında onlar için bir savunma işlevi görür.Hatta sadece biyoteknolojik tarımı savunanlar değil ,organik tarıma biraz şüpheyle bakanlar bile zaman zaman bu söylemi tekrarlarlar.Bugün mevcut olan açlık, organik tarım alanlarının artışından değil,açlık çeken ülke insanlarının gıdaya erişememesinden ve gıdanın eşit ve adil dağıtılamamasından kaynaklanmaktadır.Soruyu tersten sorduğumuzda yani Biyoteknolojik endüstriyel tarımın ,yani GDO’lu üretimlerin açlığı yok etmede başarıları ne olmuştur dediğimizde ; 1996 da 1,7 milyon ha.olan GDOlu üretim alanı 2006 ya gelindiğinde 102 milyon ha.ı aştığı ama Biyoteknolojik yani GDO lu tarımın açlığa çare olmadığı cevabını verebiliriz. Özet ile,endüstriyel tarım ,özellikle biyoteknolojik tarım taraftarlarının açlığı bahane ederek organik tarım sistemini küçümsemeleri yada red etmeleri tamamen kendi çıkarlarıyla ilgilidir ve söylemleri de yalandır.


    Organik tarım ürünleri ile konvansiyonel ürünler arasında besin maddesi ,mineral ve vitamin içeriğinde büyük farkların olduğu bilinmektedir.
    Yapılan bilimsel çalışmalar organik ürünlerin besin içeriklerinin konvansiyonellerden daha fazla olduğunu kanıtlamaktadır.Endüstriyel tarımın Yeşil Devrim süreciyle 1970 lerde başlayan yükselişi, verim artışı sağlayan tarım kimyasallarının yoğun kullanımını ve yerel tohumlar yerine melez tohumların ekilmesini sağlamıştır.Yerel tohumlardan endüstriyel tohumlara geçiş ile bakın neler olmuştur?

    Minnesota Üniversitesi tarafından ABD’de yerel tohum çeşitlerinden elde edilen ürünler ile marketlerden alınan endüstriyel tohumlardan elde edilen ürünlerin besleyicilik özellikleri karşılaştırılmış ve yerel çeşitlerin üstün olduğu saptanmıştır. Örneğin fasulyelerde antioksidan düzeyleri bazı yerel çeşitlerde endüstriyellere oranla %50, bazı çeşitlerde ise 3,5 ile 21 misli yüksek bulunmuştur. İngiltere’de yapılan diğer bir araştırmada 1930’da ve 1980’de Tarım Bakanlığının gerçekleştirdiği sebze ve meyvelerin mineral madde değerlerini içeren araştırmaların sonuçları karşılaştırılmıştır. Buna göre 50 yıllık bu sürede sebzelerde kalsiyum, magnezyum, bakır ve sodyumda; meyvelerde ise magnezyum, demir, bakır ve potasyumda önemli düzeylerde gerilemeler saptanmıştır.En büyük düşüş sebzelerde beşte bir düzeyine düşen bakırdadır. Sonuçlar bu düşüşlerin endüstriyel tarımın gelişmesinden veya çeşitlerin değişmesinden meydana gelebileceği şeklinde yorumlanmıştır. Washington State Universitesi araştırmacıları 1842 den beri ekilen 63 yazlık buğday çeşidinde 2003 e varıldığında %11 lik Demir azalması,% 16 lık Bakır azalması, % 26 Çinko ve % 50 Selenyum azalması olduğunu saptamışlar ve bugünkü ürünlerin yerel çeşitlere göre %10 ile 25 arasında daha az demir,çinko,protein,kalsiyum ve C Vitamini içerdiğini saptamışlardır. Dolayısıyla ürünlerin çok düzgün şekilli ve albenili olmasından ziyade içeriklerinin ne olduğu önemlidir.Yapılan araştırmalar çeşitli ürün gruplarına göre organik ürünlerde konvansiyonel ürünlere göre besin değerinin ortalama % 20 ,antioksidan değerinin % 30 oranında daha fazla olduğunu göstermektedir.


    California Universitesinin 10 yıllık araştırma sonuçlarına göre bazı kanser türleri ve kalp hastalıklarına karşı koruyuculuk görevi yapan antioksidanlardan Flavonoidlerin organiklerde % 79 ile % 97 oranında daha fazla olduğu, lycopene değerinin yine organiklerde konvaniyonellere oranla daha fazla bulunduğunu söylenmektedir.
    Organik tarım ürünleri konvansiyonel ürünlerden çok daha pahalımıdır ?
    Bu ürünleri alırken parayı ne için harcadığınızı düşünmeniz gerekir.Parayı ne için veriyorsunuz?
    1) Ekolojiye dost bir üretim için suyun,toprağın tarım kimyasalları ile zehirlenmemesi için,
    2)Toprak mikroflorası dahil olmak üzere toprak canlılarının ve toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerinin korunması için,
    3) Küçük çiftçinin desteklenmesi,toprağından kopmamasının sağlanması, ekonomik olarak güçlenmesi için,
    4) Kendinizin ve özellikle de çocuklarınızın sağlıklı besinler yemenizi sağlamak ve gıdalardan gelecek sağlık risklerinizi azaltmak için…bu parayı verdiğinizi unutmayınız.
    Tarım verimliliği konusunda dünyanın 57 ülkesinde yürütülen 280 projede , gelişmekte olan ülkelerde geleneksel metodlarla yapılan tarımın gelişmiş ülkelerdeki teknolojik ve kimyasal destekli tarıma göre toprağa daha az zarar verdiği ve bu nedenle de daha sürdürülebilir olduğu saptanmıştır. Araştırmacılar, toprağın biyoçeşitliliğini bozmayan yöntemlerin uzun vadede daha yüksek hasat verdiğine dikkat çekerek, böcek ilaçlarının ve verim artırıcı kimyasalların kullanılmaması gerektiğine vurgu yapmaktadırlar. Zira tarımsal üretimde meydana gelen yoğun “kimyasallaşma” nın çevreye ve insan sağlığına etkisi ancak uzun vadede ortaya çıkmaktadır (DDT örneği).Endüstriyel tarımın insanlığa üç türlü faturası vardır: “Ucuz gıda adına kimyasal içerikli yiyecekler için önce şirketlere, sonra bunun pisliğini temizlemek için ekolojiye , son olarak da kendi sağlığımızı kurtarmak için doktorlara bedel ödemekteyiz.” ?irketlere ödenen para aşağı yukarı bellidir ama ekoloji ve insan sağlığı için ödenecek bedeli rakamsal olarak ifade edebilmek mümkün değildir.
    Arca Atay Ziraat Y.Müh. Mart 2008

  • #2
    Cevap: ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

    Değerli kardeşim "ebrar" ;

    yapığınız açıklamalar oldukça doyurucu...gerçekten tebrik ederim..
    Organik üretime ve onun sonucu olarak organik ürünlere o kadar hızlı dönmeliyiz ki , hem insanların sağlığı açısından,hem gelecek kuşakların verimliliği açısından ,hem toprahın kendi özüne dönmesi açısından ve hemde
    küresel ısınmanın getireceği tüm olumsuzluklar için şimdiden tedbir alınması açısından son derece emin olabilelim...
    Ayrıca konyadan katılmış olmanızda benim için moral takviyesi oldu...

    çok çok teşekkür ederim..

    Yusuf yel

    Comment


    • #3
      Cevap: ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

      Ebrar hanım öncelikle yazdığın yazı için teşekkür ederim. Ama bu ülkenin kurtuluşu organik tarım değil kontrollü tarımdır. buna itirazınız olmadığına eminim bakın size ilginç bir olay anlatayım şu anda parası bol olduğu için arkadaş televizyonlarda reklamda yapıyor ve istanbulda marketlere üründe satıyor. Şimdi bu arkadaş yalovada sanayinin dibinde organik tarım sertifikası alabiyor yola uzaklığı sadece 250-300 m ve çift şerit olan topçular yolu. Bu ürünler yönetmeliğe uygunmu bu ülkede hangi yönetmelik var yoksa bizim haberimöiz olmadan değiştimi. Size bir örnekte bursadan vereyim demirtaş organize sanayinin ortasında hanımefendinin zeytin bahçesi var ve nilüferde organik marketi var organik zeytin satıyor ıona göre organik herhalde ben mesleğimden memnunun şu parayla aşılan sertifika ve yönetmeliklerden bıktım artık neyin organiği ve hangisi. Siz kullandınız diflebenzuronlu ilaölar pahalı ne ilacı atıyorlar ve sanayinin ortasındaki ve yola 300 m zaklıktaki hemde tam çevre yolu ile şehirler arası yol arasında kalan bir bahçe ürünü nasıl organik olur allah aşkına. Ben bu olay suistimal ediliyor bunun en güzel yolu köylü değil çiftçinin üreticilik yapması ve kontrollü tarımdan yanayım

      Comment


      • #4
        Cevap: ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

        Evet, bende kardelenin " bu ülkenin kurtuluşu organik tarım değil kontrollü tarımdır." tespitine katılıyorum. Kontrollü tarıma destek olmalıyız. Ülkemizde organik diye satılan gıdaların denetimini, analizini kim nerde yapmış. Kardelenin dedikleri çok haklı. Karayolları ana arter yanında nasıl organik tarım sertifikası alıyor ve yapıyor.
        Ayrıca şu an değil ülkemiz bütün dünya için organik ürün lükstür,zorunluluk değildir

        Comment


        • #5
          Cevap: ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

          Organik tarım ideal olanıdır. Fakat, kimyasal tarımın yapıldığı yere yakın yerde yapılan tarım şekli, otamatik olarak kontrollü sıfatına maruz kalabiliyor. Dolayısı ile ideale ulaşmak için, kotrollü tarım geçiş sürecidir. Bilinçlenme ve bildiklerimizi aktarabilme süreci ne kadar aktif olursa, ideal organik tarım sürecine de daha hızlı bir şekilde geçebiliriz.

          Comment


          • #6
            Cevap: ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

            teşekkür ederiz ebrar...organik tarımın sevdirilmesi adına güzel bir paylaşım sağlığımız adına organik tarıma daha çok yönelmek gerek.

            Comment


            • #7
              Cevap: ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

              Bende kesinlikle ebrar'a katılıyorum. Önce insan sağlığı gelir. Organik sertifikası veren Türkiye'de on üç firma var. Bir tanesi soruşturma aşamasında. Organik olmayan bir ürüne sertifika verdikleri taktirde firmayı kapatıyorlar. Böyle bir riski hangi firma alabilir? Bu iş çok ciddi yapılıyor. Sanayi bölgesi yakınında veya otoban kenarında yetiştirilen ürüne kimse organik sertifikası vermez. Organik sertifikası olmayan bir ürünü ne Avrupa birliği üyesi ülkelere ne Amerikaya ne de Japonya'ya satamazsınız. Ama bizim bilinçsiz halkımıza satarsınız. Hatta yabancı ükkelerin bu ürünler organik değil diye iade ettiği ürünleri Türk halkına tükettirirler. Çernobil santral kazasından sonra devlet büyükleri karadeniz çaylarında radrasyon yok diye televizyonlarda içtiler ve halkı kandırdılar. Kanser vakalarında Karadeniz halkı en büyük yüzde ile mağlesef başta gidiyor. Herkeze sağlıklı günler diliyorum.

              Comment


              • #8
                Cevap: ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

                Organik tarımda kullanılmak üzere üretilmiş bi ürün sanırım faydalı bilgiler içeriyo
                makaleleri incelemnizde fayda var.
                www.tkihumas.gov.tr

                video olarak ta prof. birşeyler dile getiriyor.8)

                Comment


                • #9
                  Cevap: ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

                  Organik tarımda kullanılmak üzere üretilmiş bi ürün sanırım faydalı bilgiler içeriyo
                  makaleleri incelemnizde fayda var.
                  www.tkihumas.gov.tr

                  video olarak ta prof. birşeyler dile getiriyor.8)

                  Comment


                  • #10
                    Cevap: ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

                    Çok güzel bir yazı paylaştıgınız için teşekürler.Organik tarımla ilgili hobi bahçelerininde çalışmalar yapılsa.Üniversite beleiyeler sivil toplum örgütleri tecrübeleri birleştirerek yapılsa ve eko pazarlarda satılsa nasıl olur acaba.Gelecek nesiller için yapılmaya değer...

                    Comment


                    • #11
                      Cevap: ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

                      leonardit esaslı biogold gübre satan firmaları öğrenmek istiyorum.Ayrıca Pınar Anadolu Gübre ltd.şti.bu ürünü satıyor [email protected]

                      Comment


                      • #12
                        Cevap: ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

                        Leonardittin içine kimyasal girdilerle yapılan bir ürünü neden tercih ettiğinizi anlayamıyorum. Sonuçta üreteceğiniz ürünün içinde kimyasal kalıntılar olacak. Hiç bir zaman benim ürünüm organik diyemiyeceksiniz ve hiç bir sertifitasyon firması size organik belgesi vermeyecek. Leonarditin yanında bitkinin ihtiyaçı olan besin elementlerini de organik olarak verseniz daha doğru olmaz mı? Hem toprağınızın düzelsin hemde veriminiz artsın. Yetiştirdiğiniz ürün de organik ve kaliteli bir ürün olsun.

                        Comment


                        • #13
                          Cevap: ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

                          Organik ürünlere karşı çıkan arkadaşlar var mı hala? Vay be !!!

                          Comment


                          • #14
                            Cevap: ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

                            kkara06 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                            Organik ürünlere karşı çıkan arkadaşlar var mı hala? Vay be !!!
                            var var sayın kkara06,
                            başta ben, organik tarımı ortaya atan yeşil devrimcilere karşı olduğumdan, organik tarımın geleceğini tehlikeli bulduğumdan dolayı, organik tarıma karşıyım
                            saygılar

                            Comment


                            • #15
                              Organik tarım üstündeki bilinmeyen şaibelerin açıklanması.

                              mavikartal5 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                              var var sayın kkara06,
                              başta ben, organik tarımı ortaya atan yeşil devrimcilere karşı olduğumdan, organik tarımın geleceğini tehlikeli bulduğumdan dolayı, organik tarıma karşıyım
                              saygılar
                              Sayın mavikartal5, Şahsen benimde organik tarımın dayatılarına karşı endişelerim varsada, yeterli bilgiler elde edemeyişim şimdilik konu sukut bir vaziyet göstermektedir.


                              Sizin bu yeşil devrimciler diye niteleme yaptığınız bu ekolun üzerinde nasıl bir kanaat sahibi olarak bu endişlerinizin olduğunuz üzerinde bir açıklama yaparsanız, benimde sukut bulan bilgilerimi tamamlamış olacaksınız, sevgiler saygılar sunarın.
                              Yaşamın şifreleri topraklarda saklıdır.

                              Comment

                              Working...
                              X