fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Hıyar Yetiştiriciliği ve Çeşitler

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Hıyar Yetiştiriciliği ve Çeşitler

    Hıyar Yetiştiriciliği ve Çeşitler


    1. GİRİŞ

    Toprak nemini çok sevdiğinden kökleri oldukça
    yüzeysel ve çoğunlukla ilk 20-25 cm derinlikte gelişir. Seralarda askıya
    alınarak yetiştirildiğinden daha iyi ışıklanmayı sağlamak için budama yapılır.
    Bu yüzden askıya alınarak yetiştirilen hıyar bitki boyu 2 m’yi bulmaktadır.

    Sofrada çok değişik şekillerde değerlendirilebilen hıyar,
    vitaminler ve diğer besin maddeleri (C ve B vitamini, niacin, protein, yağ,
    karbonhidrat, kalsiyum, fosfat, demir) bakımından beslenme üzerinde oldukça
    önemli rol oynamaktadır.

    Bölgemizde açıkta mevsiminde
    yetiştirilen hıyar ülkemizin diğer bölgelerinde seralarda da yetiştirilmektedir.
    Özellikle seralarda turfanda olarak yetiştirilen hıyar pazarda oldukça yüksek
    fiyat bulabilmektedir.

    2. ÇEŞİTLER

    GAP Bölgesi için yapılan çalışmalarda Kydma, Medina, Amira,
    ve Delila çeşidi hıyarın yetiştirilebileceği, bunlardan Medina ve Amira’nın
    diğerlerine oranla daha fazla verim verdiği

    Belirlenmiştir.

    Bazı yerlerde yazlık, sera yetiştiriciliği olan yerlerde ise
    bütün yıl boyunca piyasada hıyar bulunmaktadır. Bu yüzden değerlendirme
    amaçlarına uygun çok sayıda hıyar çeşidi mevcuttur.

    Hıyar çeşitleri öncellikle çekirdeklilik durumuna göre iki
    gruba ayrılır.




    a. Çekirdeksiz çeşitler
    b. Çekirdekli çeşitler


    Diğer yandan yetiştirme yerleri ve değerlendirme şekillerine
    göre de gruplandırılırlar.

    I- Sera Çeşitleri




    • Sofralık Çeşitler: Bittex, Standex, Orion, Melior, Green spott, Spot
    Resistent
    • Turşuluk Çeşitler: Hokus, Nimbus, Argus.


    II- Açıkta (tarlada) Yetiştirilen Çeşitler

    a. Sofralık Çeşitler: Bu
    gruba Colorado, Cubit, Marketer, Submarine, Stays Green gibi Amerikan
    çeşitlerinin yanı sıra yurdumuzun değişik yörelerinde yetiştirilen bazı yerli
    çeşitler girer. Bunlar; Langa, Maltepe, Çengelköy, Dere ve Kilis hıyarıdır.
    Bunlardan Kilis hıyarı diğerlerine oranla daha küçük boylu, hoş kokulu ve
    oldukça erkencidir.

    b. Turşuluk Çeşitler:
    Gherkin, Belair, Belmonte, Kornişon ve Rus hıyarı.

    3. İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ

    3.1. İklim İsteği

    Ilık iklim sebzesi olan hıyar soğuklara karşı çok hassastır.
    Sıcaklık sıfırın altına düştüğünde hemen etkilenir. Hıyar tohumlarının
    ekildikleri yerde iyi bir çimlenme gösterebilmesi için toprak ısısının en az 11
     C olması
    gerekir. Çimlenme için en elverişli toprak ısısı 11-18
     C arasındadır.
    Sıcaklık yükseldikçe buna paralel olarak çimlenme hızı da artar. Yazın sıcak ve
    kurak devrelerde sulama yapılarak bitki su düzeni normal sınırlar içinde
    tutulmaz ise hem gelişimi yavaşlar hem de meyveler süratle acılaşır. Bu yüzden
    verimden en iyi şekilde faydalanabilmek için özellikle Bölgemizde ilkbaharda
    soğuk tehlikesi geçer geçmez ekimi yapılmalıdır. Aksi halde ekimde gecikilirse o
    oranda sıcak ve kurak döneme yakalanır ve iyi bir sonuç alınmaz.



    3.2. Toprak İsteği

    Hıyar bir çok toprak tiplerinde yetişebilmekle beraber derin
    su tutma kabiliyeti yüksek organik madde ve diğer bitki besin maddelerince
    zengin tınlı ve kumlu tınlı toprakları sever. Yüksek tuz seviyesine çok hassas
    olduğundan toprağın drenajı iyi ve eriyebilir tuz seviyesi düşük olmalıdır.






    4. YETİŞTİRME TEKNİĞİ

    Hıyar arzu edilen hasat zamanına ve çeşit karakterine göre
    açıkta veya seralarda yetiştirilebilir. Açıkta veya seralarda genel olarak üç
    ayrı usulle yetiştirilmektedir.




    • Tohumların yastık, kasa veya saksılara ekilerek burada yetiştirilen
    fidelerin daha sonra esas yerlerine dikilmesi suretiyle yetiştirme,
    • Tohumların doğrudan doğruya açıkta yerlerine ekilmesi suretiyle
    yetiştirme,
    • Seralarda askıya alınmak suretiyle yetiştirme.


    4.1. Ekim Nöbeti

    Hıyar köklerinin toprakta genellikle ilk 20-25 cm derinlikte
    gelişmesinden dolayı her yıl arka arkaya aynı yerde yetiştirilmesi toprağın bu
    derinliğini bitki besin maddelerince fakirleştirir ve toprağın yorulmasına neden
    olur. Buna fırsat vermemek için değişik kök sistemine sahip bitkilere münavebede
    yer vermek gereklidir. Derin toprak tabakalarından faydalanabilen kavun, karpuz
    ve Domates gibi sebzeler ile yine kökleri derinlere inebilen pamuk gibi bitkiler
    münavebede diğer ürün olarak yetiştirilebilirler.

    4.2. Toprak Hazırlığı

    Toprağın ekim ve dikim için hazırlanmasında toprak karakteri,
    uygulanacak sulama sistemi ve yetiştirme metotları gibi faktörler göz önünde
    tutulmalıdır. Hıyar köklerinin rahatlıkla gelişebilmesi için toprağın iyice
    havalandırılmış olması gerekir. Toprak tam tavında iken işlenmelidir. Bu yüzden
    eğer gerekiyorsa tarlanın önce sulanması ve bunun ardından toprak tava gelir
    gelmez fazla gecikmeden sürülerek işlenmesi gerekir. Ayrıca keseklerin
    ufalanmasını ve toprak yüzeyinde bulunan çeşitli bitki artıklarının
    temizlenmesini sağlamak amacıyla dikkatli bir tırmıklama yapılır. Böylece hem
    toprak ekime ve dikime hazır hale gelir hem de sulamaların daha rahat yapılması
    sağlanır.

    Seralarda toprak hazırlığı bel ile yapılır. Daha önce
    dezenfekte edilen toprak uygun tavda bellenerek işlenmelidir.

    Topraktaki hastalık kaynaklarının yok edilmesi için ya sera
    toprağının üç yılda bir değiştirilmesi veya toprağın ekimden önce dezenfekte
    edilmesi (ilaçlanması) gerekir. Ancak sera toprağının değiştirilmesi çok
    zahmetli ve pahalı bir işlem olduğu için tünel yerinin değiştirilmesi ya da
    toprağın kimyasal maddelerle dezenfekte edilmesi daha uygun olur.

    En etkili dezenfeksiyon şekli toprağın göztaşı eriyiği ile
    ilaçlanmasıdır. Bunun için ekim veya dikimden önce %0.6’lık (100 lt suya 600 gr)
    göztaşı eriyiğinden 1 m2 ye 5
    litre süzgeçli kova ile verilmeli, 10 dakika sonra aynı miktarda temiz su ile
    sulanmalıdır. Bu işlem her yıl tekrarlanmalı ve uygulamadan önce çiftlik gübresi
    toprağa verilmiş olmalıdır.

    4.3. Ekim ve Dikim

    Fide yetiştirme usulü daha fazla masraflı ve daha çok emek
    istemekle beraber daha erken verim verir.

    Kaliteli fide uygun bir fide harcı, iyi bir bakım ve
    yetiştirme ortamı ile temin edilir. Harç hazırlanırken çiftlik gübresi-toprak ve
    kum, şu oranlarda olmalıdır; Orman toprağı kullanılırsa iki kısım çiftlik
    gübresi, iki kısım orman toprağı ve bir kısım kum, bahçe toprağı kullanılırsa 6
    kısım çiftlik gübresi, üç kısım bahçe toprağı ve bir kısım kum kullanılmalıdır.
    Harç kullanılmadan dezenfekte edilmesi gerekir. Harcı hazırlandıktan sonra tohum
    ekimine geçilir.

    Bunun için fidelerin dışarıya çıkartılma zamanları göz önünde
    tutularak tohumlar yastık veya tüplere şubattan itibaren ekilir. Hıyarlar yer
    değiştirmeye karşı çok hassas olduklarından genellikle şaşırtma yapılmaz ve
    bunun içinde tohumlar yastıklara 10x10 cm sıra arası ve sıra üzerinden ekilir.
    Çıkışı garantilemek amacıyla her ekim yerine 2-3 tohum atılmalı ve hepsi
    çıktıktan sonra en kuvvetli bir tanesi bırakılarak diğerleri seyreltilmelidir.

    Açıkta yetiştiricilik için yastık veya tüplerde yetişen
    fideler soğuk hava tehlikesi kalkar kalkmaz önceden işlenmiş ve hazırlanmış dar
    veya geniş masuralara dikilir. Hıyar için masuralar tek sıralı yetiştirmelerde
    50-60 cm genişliğinde, çift sıralı yetiştirmelerde 80-120 cm genişliğinde
    hazırlanmalıdır. Sıra üzerinde ise toprak ve çeşidin gelişme karakterine göre
    fideler genellikle 40-50 cm üzerinden dikilmelidir.

    Seralarda dikim; fideler yastık veya tüplerden çıkartılarak
    daha önce açılmış çukurlara konur ve can suyu verilerek fide etrafındaki
    boşlukların verilen su ile dolması sağlanır. Daha sonra bu boşluklar elle veya
    çapayla etrafındaki toprakla doldurulur.



    Fide yetiştirme usulünden ayrı olarak hıyar tohumlarının
    doğrudan tarlaya ekilmesi için ekimin ilkbahar başlarındaki don tehlikesi
    kalktıktan sonra Nisan ayı ortalarına kadar yapılması gerekir. Tohumların
    ekimden önce 1-2 gün ıslak bir bez içinde bırakılmaları tohumların daha kısa
    zamanda çimlenip toprak yüzüne çıkmalarını sağlar.






    Ekim için açılan çukurlara 2-3 cm derinliğinde olacak şekilde
    3-4 tohum atılır ve çukurlar toprakla kapatılarak hafifçe bastırılır. Sıra arası
    ve sıra üzeri ile her bir ekim yerine bırakılacak tohum sayısına bağlı olarak
    dekara 250-500 gr tohum hesap edilmelidir.

    4.4. Gübreleme

    Hıyar bitkisi gübreyi çok sever. Bu amaca yönelik iyi
    hazırlanmış çiftlik gübresinden dekara 3-6 ton vermek hem toprak verimliliğini
    arttırır hem de toprağı organik maddece zenginleştirir. Toprak analizi
    yapıldıktan sonra analiz sonuçlarına göre tarla yetiştiriciliğinde ortalama
    olarak 8 kg/da P2O5
    karşılığı fosforlu gübre ve 10-12 kg/da N karşılığı azotlu bir gübre
    verilmelidir.

    Bölgemiz toprakları potasyumca zengin olduğundan toprak
    analizi sonucuna göre topraktaki kullanılabilir potasyumun 30 kg/da dan daha az
    olması halinde potasyumlu gübreler kullanılabilir.

    İlk meyve görüldükten sonra azotlu gübrelerden veya çiftlik
    gübresinden hazırlanmış şerbetten 1-2 defa verilmesi çok faydalıdır.

    Seralarda; dikimden önce 20-25 kg/da P2O5
    karşılığı fosforlu gübrenin verilerek toprağa karışımı sağlanmalıdır. Azotlu
    gübrenin ise meyve bağlamayı olgunlaşmayı geciktirmeyecek şekilde iki veya üçe
    bölünerek verilmesi gerekir. İlk uygulamada 16 kg/da N, ikinci uygulamada 12
    kg/da N karşılığı azotlu bir gübre verilmelidir. İlk azotlu gübre, bitkiler 3-4
    yapraklı olunca seddelerin iki yanına bant şeklinde verilerek çapa ile hafifçe
    toprağa karıştırılmalıdır. Diğer uygulamalar 20-30 gün ara ile aynı şekilde
    yapılmalı, gübre bitki yapraklarına değmemelidir.

    4.5. Sulama

    Genel bir kural olarak, suya çok duyarlı olması nedeniyle
    “diplerinin daima nemli bulundurulması” gereken sebzelerden biri de hıyardır.
    Böylece hem bitkinin iyi gelişmesi sağlanır hem de özellikle susuzluktan ileri
    gelen acılaşmaya fırsat verilmemiş olur. Hıyarın sulama yönünden en kritik
    dönemi meyve bağlama dönemidir.

    Fideler dikildikten sonra ilk
    verilen can suyundan ilk meyveler görülünceye kadarki dönemde çok olmamak
    koşuluyla 1-2 su verilebilir. Bu dönemde fazla sulama yapılması meyvelerin
    sararmasına (boğulmasına) neden olur. Bundan sonra su büyük önem kazanır ve
    mümkünse her 3-4 günde bir sulama yapılmalıdır. Hıyarın su isteği bir çok
    sebzeye göre daha kolay anlaşılır. Özellikle sabah ve akşamları hıyarın iri
    yapraklarının anormal pörsüme göstermesi ve aşağı doğru sarkması, ayrıca gövde
    ve yapraklarda tüylülüğün artması ve yaprakların küçülmesi su eksikliğini
    belirtir. Bu durumda zaman geçirmeden sulama yapılmalı ve sulamalar mümkünse
    sabahın erken saatlerinde veya akşamüstü yapılmalıdır.

    4.6. Bakım

    I- Çapalama ile
    havalanması, gevşetilmesi, toprak suyunu tüketen yabancı otların yok edilmesi ve
    çatlakların kapatılması ile toprak nemi korunmaktadır. Bu amaçla bitki boyu 8-10
    cm olunca ilk çapa yapılmalıdır. Mevcut şartlara ve bitkinin gelişim durumuna
    göre 2-3 hafta arayla birkaç defa çapa yapılmalıdır. Ancak hıyar kökleri toprak
    içerisinde genellikle yüzeysel olarak yayıldıklarından çapalama fazla derin
    yapılmamalıdır. Çapalama işine bitkiler bulundukları yeri tamamen örtünceye
    kadar devam edilmeli bundan sonra yabancı otlar görüldüğü taktirde elle
    çekilerek temizlenmedir. İkinci çapa ile birlikte bitkilerin daha geniş bir kök
    sistemi oluşturmaları ve kuvvetli gelişme gösterip iyi ürün verebilmeleri için
    hafifçe boğaz doldurulması yapılmalıdır. Birinci veya en geç ikinci çapa
    esnasında her ekim yerinde en kuvvetli bir bitki bırakılarak diğerleri
    seyreltilmelidir. Çapalama esnasında bitki kolları su yollarına düşmeye
    başlamışsa bunlar dikkatle masuralar üzerine alınmalıdır.

    II- Hıyarın gövde ve
    dallarına basıldığında iletken doku zedeleneceğinden meyveler kendilerine
    gerekli olan suyu normal olarak alamayacaklar ve böylece gelişmeleri aksayarak
    acılaşma meydana gelecektir. Bunun için gelişme döneminde ve hasat zamanında
    bitkiler arasında gelişigüzel dolaşılmamalıdır.

    III- Sera
    yetiştiriciliğinde dengesiz büyümeyi önlemek, verimi devam ettirmek ve daha iyi
    ışıklanmayı sağlamak için bitkiler askıya alınmalı ve budanmalıdır. Budama genel
    olarak iki tiptir. Bunlardan biri bikinin tek gövde üzerinde büyütüldüğü
    sistemdir ve bitki tele varıncaya kadar yan dallar alınır. Diğerinde ise bitki
    gövdesi üzerinde yan dallar bırakılır ve mevsime, bitkinin büyüklüğüne bağlı
    olarak yan dalların değişik uzunluklarında uçları alınır.
Working...
X