Seraya Dikim
. Özellikle toprağın istenenden daha soğuk olması halinde küçük ve tek büyüme uçlu fide kullanmak daha yararlıdır. Bilindiği gibi rouge fideler çift büyüme ucuna sahiptir ve verim ve kalitesi düşük bitkilerin meydana gelmesine neden olur. Dikim çukurları tek sıralı dikimler için 80x30 cm, çift sıralı dikimler için 90x60x30 cm aralıklarla hazırlanır. Dekara gerekli fide sayısı bu aralıklarla 4000'in üzerindedir. Askıya alınan biber çeşitlerinde dekara 2500-3000 bitkiyle çalışmayı öneren araştırıcılar da vardır. Bilindiği gibi dikim sıklığını; mevsim, çeşit, budama ve yetiştirme şekli belirler.
Dikim sırasında fideler saksı veya torbalardan harcıyla birlikte çıkarılarak dikim çukuruna yerleştirilir. Saksı veya torba topraklarının üstten 1/3'lük kısmının dikimden sonra sera toprağının üzerinde kalması istenir. Böylece kök boğazının havalanması ve hastalık enfeksiyonlarının özellikle Rhizoctonia'nm azaltılması şansı yaratılır.
Biber kökleri çok yüzeysel bir dağılım gösterdikleri için de çapa yapmaktan ve özellikle derin çapa yapmaktan olabildiğince kaçınılır.
Fide köklerinin sera toprağına daha çabuk geçebilmesi için dikim sırasında toprak sıcaklığının yüksek (22-24°C civarında) olması istenir. Bu dereceleri elde etmek için her yola baş vurulmalıdır. Dikim sırasında sera toprağının tavında olmasına da ayrıca özen gösterilmelidir.
Dikimden sonra fidelerin tutumlarını hızlandırmak için iyi bir besleme ve sulama programı uygulanmalıdır. Sulama fidelerin yerlerine tutunmaları döneminde az fakat sık uygulanmalıdır.
Sera toprağının pH'sı 6-6.5 arasında olmalı, başlangıçtaki kök gelişmesini hızlandırmak için toprakta yeterli miktarlarda fosfor, vegetatif gelişmeyi sağlamak için azot ve potas bulunmalıdır. Ancak fazla potas toprakta tuzlanmayı hızlandıra*cağından dikkatli olmayı gerektirir, zira tuzlanma biberlerde kök gelişi*mini engelleyen önemli bir etmendir. Ayrıca tuzluluk bilindiği gibi, biber meyvelerinde siyah lekelenmelere de neden olur. O nedenle bu besin maddelerini, toprak analiz sonuçlarına bakarak önerilen düzeylerde tut*mak gerekir. Çünkü bilinir ki zayıf vegetatif gelişim, dökülen, yavaş büyüyen veya küçük kalan meyvelerin oluşumuna neden olur. Dikim sonrasındaki, yüksek sera sıcaklıkları iyi bir çiçek oluşumu ve meyve tutumu için gerekli kuvvetli vegetatif gelişmeyi sağlar. Bitki boylan 40 cm'ye ulaştığında vegetatif ve generatif büyüme dengesinin sağlanabil*mesi için sıcaklıklar 3-4 günde kademeli olarak tekrar biraz düşürülerek gündüz 22-23°C, gece 18-19°C arasında tutulmaya çalışılır, hatta gece sıcaklıkları 15-17 °C'lara kadar düşürülebilir. Gündüz sera sıcaklıkları 27 °C'a ulaştığında havalandırma yapılır. Güneşli günlerde havalandırma 35°C'dan sonra da başlatılabilir. Ancak unutmamak gerekir ki bu sıcaklık uygulamalarında bitkinin fazla meyve yüklenme riski vardır. Bitki bunların hepsini pazar değerine ulaştıramayabilir. Sıcaklıkların 10-12°C gibi çok düşük olduğu biber seralarında ise bitki ölmez ancak gelişme hemen tümüyle durabilir.
Sera havasının oransal nemi biberler için % 70-75 civarında tutul*malıdır. Diğer koşulların iyi olmasına karşın sera havasının kuru olması çiçek dökümüne neden olur. Ancak Botrytis'e karşı bir önlem olarak özellikle günün ilerleyen saatlerinde bitkilerin üst kısımlarını ıslatmaktan kaçınmak gerekir. Özellikle sulama sularının sodyum veya klor seviyele*rinin yüksek olması halinde bu konu daha da dikkatli olmayı gerektirir. Zira yapraklarda yanmalar görülebilir. Sera içi yüksek neminin bitkiye olumsuz etkisini engellemek için havalandırmanın çok dikkatle yapılması gereği unutulmamalıdır.
Biber bitkisinin, kuru ve yaş topraktan hemen olumsuz etkilendiği görülür. O nedenle her sulamada toprağın tarla kapasitesine getirilmesine, bir sonraki sulamanın toprak hafif kurumaya yüz tuttuğunda yapılmasına özen gösterilir. Böylece köklerin, hafif kuruyan toprakta, su arayışına itilerek güçlenmeleri de sağlanır. Sıvı gübreleme öncesi toprak kurumuş ise, sıvı gübrenin bitki köklerini yakmasını engellemek için, önce normal fakat hafif bir sulama yapılır. Hasat başladığında sulama suyu miktarı azaltır. Her sulamada biber bitkisine sulu gübre uygulaması yapılabilir.
Sulu gübre uygulamasında kullanılan gübre formülü NPK olarak 1.0.2 veya 1.0.1 şeklinde olabilir. Örneğin üre kullanılarak hazırlanan standart sıvı gübrenin yapılışı Çizelge 2'de görüldüğü gibidir. Bu besin eriyiğinin l litresi 900 litre su ile, seyreltilerek kullanılır. Gerek bu besin eriyiği ve gerekse patlıcan konusunda verilen besin eriyiği hem biber ve hem de patlıcan için uygundur.
Çizelge 2. Üre kullanılarak hazırlanan standart sıvı gübre
Besin Kaynağı
Besin Oranı N-P2O3-K20
ppm Olarak Sulandırılmış Gübre K2O
Gübreler g/litre
Orta Potas
1.01
350
Potasyumnitrat
Üre
150
38
Orta Azot
1.0.1
250
Potasyumnitrat
Üre
112
75
Yüksek Azot
2.0.1
125
Potasyumnitrat
Üre
62
95
Askıya Alma
Yaygın büyüyen ve sürgün ucu alınmadan büyütülen kısa boylu biber çeşitleri genelde askıya alınmazlar. Ancak dallarının dağılmasının önüne geçmek için biber bitkileri arada kalacak şekilde, bitki sıralarının iki yanından geçirilen teller veya ipler içinde bitkilerin korunması yoluna gidilebilir.
Uzun boylu çeşitlerde askıya alma işlemi, her gövde ayrı ayrı olmak koşuluyla aynen domateslerde olduğu gibi yapılır. Askıya alman biber bitkilerinde 3-4 sürgün gelişmesine izin verilir ancak tüm yan sürgünlerin 1. veya 2. yapraktan sonra uçları alınır. Bu durumda sezon boyunca gövde, askı iplerine 2 veya 3 haftada bir sardırılır. Şekil 174 ve 175'de askıya alınmış ve alınmamış biber bitkileri görülmektedir.
Şekil 6. Askıya Alınmış Biberler
Budama
Domates, hıyar gibi sera sebzelerine uygulanan budama şeklini bizim yetiştiricilerimiz biber bitkilerine uygulamamakta, ancak özellikle tek ürün yetiştiriciliğinde ocak ayı ile birlikte düşmeye başlayan sera sıcaklıkları nedeniyle duran gelişmeyi; ana gövde ve yan dallar üzerin*deki yaşlı, sararmış ve küllemeye yakalanmış yapraklan alarak ve mey*veleri toplanmış dalların uçlarını hafifçe budayarak tekrar hızlandır*maktadır. Böylece yeni gelişen sürgünlerden nisan ayında yeni ürün almak mümkün olabilir.
Son yıllarda seralarda yetiştirilmeye başlanan uzun fi hibrit biber çeşitleri ile birlikte askıya alma işlemi de başlamıştır. Askıya alman biber bitkilerinde 3-4 sürgün dışındaki sürgünler ile yan sürgünlerin 1. veya 2. yapraktan sonra uçları alınmaktadır. Yan sürgünlerin alınması haftada bir, nadiren de ayda bir yapılmaktadır.
Dış ülke biber üreticileri, çok ideal seralar dışındaki seralarda, vegetatif gelişmeyi hızlandırmak ve güçlendirmek, daha sonra açacak çiçeklerde meyve tutumunu arttırmak için 1. ve 2. çiçek tomurcuklarını almaktadırlar. Boztok ve ark. (1990) ısıtmanın sadece zorunlu günlerde yapıldığı bir serada c.v. Kandil dolma, c.v, II B-14 ve c.v. Cordoba çeşitlerini yetiştirmişler ve ilk çiçekleri toplamışlardır. ?lk çiçeklerin alınması ilk meyve bağlama süresini biraz geciktirmiş, ancak verimi arttırmıştır. Örneğin II B-14 çeşidinde verim 3617 g/m2’den 4125 g/m2’ye yükselmiştir,
cellotin.com
. Özellikle toprağın istenenden daha soğuk olması halinde küçük ve tek büyüme uçlu fide kullanmak daha yararlıdır. Bilindiği gibi rouge fideler çift büyüme ucuna sahiptir ve verim ve kalitesi düşük bitkilerin meydana gelmesine neden olur. Dikim çukurları tek sıralı dikimler için 80x30 cm, çift sıralı dikimler için 90x60x30 cm aralıklarla hazırlanır. Dekara gerekli fide sayısı bu aralıklarla 4000'in üzerindedir. Askıya alınan biber çeşitlerinde dekara 2500-3000 bitkiyle çalışmayı öneren araştırıcılar da vardır. Bilindiği gibi dikim sıklığını; mevsim, çeşit, budama ve yetiştirme şekli belirler.
Dikim sırasında fideler saksı veya torbalardan harcıyla birlikte çıkarılarak dikim çukuruna yerleştirilir. Saksı veya torba topraklarının üstten 1/3'lük kısmının dikimden sonra sera toprağının üzerinde kalması istenir. Böylece kök boğazının havalanması ve hastalık enfeksiyonlarının özellikle Rhizoctonia'nm azaltılması şansı yaratılır.
Biber kökleri çok yüzeysel bir dağılım gösterdikleri için de çapa yapmaktan ve özellikle derin çapa yapmaktan olabildiğince kaçınılır.
Fide köklerinin sera toprağına daha çabuk geçebilmesi için dikim sırasında toprak sıcaklığının yüksek (22-24°C civarında) olması istenir. Bu dereceleri elde etmek için her yola baş vurulmalıdır. Dikim sırasında sera toprağının tavında olmasına da ayrıca özen gösterilmelidir.
Dikimden sonra fidelerin tutumlarını hızlandırmak için iyi bir besleme ve sulama programı uygulanmalıdır. Sulama fidelerin yerlerine tutunmaları döneminde az fakat sık uygulanmalıdır.
Sera toprağının pH'sı 6-6.5 arasında olmalı, başlangıçtaki kök gelişmesini hızlandırmak için toprakta yeterli miktarlarda fosfor, vegetatif gelişmeyi sağlamak için azot ve potas bulunmalıdır. Ancak fazla potas toprakta tuzlanmayı hızlandıra*cağından dikkatli olmayı gerektirir, zira tuzlanma biberlerde kök gelişi*mini engelleyen önemli bir etmendir. Ayrıca tuzluluk bilindiği gibi, biber meyvelerinde siyah lekelenmelere de neden olur. O nedenle bu besin maddelerini, toprak analiz sonuçlarına bakarak önerilen düzeylerde tut*mak gerekir. Çünkü bilinir ki zayıf vegetatif gelişim, dökülen, yavaş büyüyen veya küçük kalan meyvelerin oluşumuna neden olur. Dikim sonrasındaki, yüksek sera sıcaklıkları iyi bir çiçek oluşumu ve meyve tutumu için gerekli kuvvetli vegetatif gelişmeyi sağlar. Bitki boylan 40 cm'ye ulaştığında vegetatif ve generatif büyüme dengesinin sağlanabil*mesi için sıcaklıklar 3-4 günde kademeli olarak tekrar biraz düşürülerek gündüz 22-23°C, gece 18-19°C arasında tutulmaya çalışılır, hatta gece sıcaklıkları 15-17 °C'lara kadar düşürülebilir. Gündüz sera sıcaklıkları 27 °C'a ulaştığında havalandırma yapılır. Güneşli günlerde havalandırma 35°C'dan sonra da başlatılabilir. Ancak unutmamak gerekir ki bu sıcaklık uygulamalarında bitkinin fazla meyve yüklenme riski vardır. Bitki bunların hepsini pazar değerine ulaştıramayabilir. Sıcaklıkların 10-12°C gibi çok düşük olduğu biber seralarında ise bitki ölmez ancak gelişme hemen tümüyle durabilir.
Sera havasının oransal nemi biberler için % 70-75 civarında tutul*malıdır. Diğer koşulların iyi olmasına karşın sera havasının kuru olması çiçek dökümüne neden olur. Ancak Botrytis'e karşı bir önlem olarak özellikle günün ilerleyen saatlerinde bitkilerin üst kısımlarını ıslatmaktan kaçınmak gerekir. Özellikle sulama sularının sodyum veya klor seviyele*rinin yüksek olması halinde bu konu daha da dikkatli olmayı gerektirir. Zira yapraklarda yanmalar görülebilir. Sera içi yüksek neminin bitkiye olumsuz etkisini engellemek için havalandırmanın çok dikkatle yapılması gereği unutulmamalıdır.
Biber bitkisinin, kuru ve yaş topraktan hemen olumsuz etkilendiği görülür. O nedenle her sulamada toprağın tarla kapasitesine getirilmesine, bir sonraki sulamanın toprak hafif kurumaya yüz tuttuğunda yapılmasına özen gösterilir. Böylece köklerin, hafif kuruyan toprakta, su arayışına itilerek güçlenmeleri de sağlanır. Sıvı gübreleme öncesi toprak kurumuş ise, sıvı gübrenin bitki köklerini yakmasını engellemek için, önce normal fakat hafif bir sulama yapılır. Hasat başladığında sulama suyu miktarı azaltır. Her sulamada biber bitkisine sulu gübre uygulaması yapılabilir.
Sulu gübre uygulamasında kullanılan gübre formülü NPK olarak 1.0.2 veya 1.0.1 şeklinde olabilir. Örneğin üre kullanılarak hazırlanan standart sıvı gübrenin yapılışı Çizelge 2'de görüldüğü gibidir. Bu besin eriyiğinin l litresi 900 litre su ile, seyreltilerek kullanılır. Gerek bu besin eriyiği ve gerekse patlıcan konusunda verilen besin eriyiği hem biber ve hem de patlıcan için uygundur.
Çizelge 2. Üre kullanılarak hazırlanan standart sıvı gübre
Besin Kaynağı
Besin Oranı N-P2O3-K20
ppm Olarak Sulandırılmış Gübre K2O
Gübreler g/litre
Orta Potas
1.01
350
Potasyumnitrat
Üre
150
38
Orta Azot
1.0.1
250
Potasyumnitrat
Üre
112
75
Yüksek Azot
2.0.1
125
Potasyumnitrat
Üre
62
95
Askıya Alma
Yaygın büyüyen ve sürgün ucu alınmadan büyütülen kısa boylu biber çeşitleri genelde askıya alınmazlar. Ancak dallarının dağılmasının önüne geçmek için biber bitkileri arada kalacak şekilde, bitki sıralarının iki yanından geçirilen teller veya ipler içinde bitkilerin korunması yoluna gidilebilir.
Uzun boylu çeşitlerde askıya alma işlemi, her gövde ayrı ayrı olmak koşuluyla aynen domateslerde olduğu gibi yapılır. Askıya alman biber bitkilerinde 3-4 sürgün gelişmesine izin verilir ancak tüm yan sürgünlerin 1. veya 2. yapraktan sonra uçları alınır. Bu durumda sezon boyunca gövde, askı iplerine 2 veya 3 haftada bir sardırılır. Şekil 174 ve 175'de askıya alınmış ve alınmamış biber bitkileri görülmektedir.
Şekil 6. Askıya Alınmış Biberler
Budama
Domates, hıyar gibi sera sebzelerine uygulanan budama şeklini bizim yetiştiricilerimiz biber bitkilerine uygulamamakta, ancak özellikle tek ürün yetiştiriciliğinde ocak ayı ile birlikte düşmeye başlayan sera sıcaklıkları nedeniyle duran gelişmeyi; ana gövde ve yan dallar üzerin*deki yaşlı, sararmış ve küllemeye yakalanmış yapraklan alarak ve mey*veleri toplanmış dalların uçlarını hafifçe budayarak tekrar hızlandır*maktadır. Böylece yeni gelişen sürgünlerden nisan ayında yeni ürün almak mümkün olabilir.
Son yıllarda seralarda yetiştirilmeye başlanan uzun fi hibrit biber çeşitleri ile birlikte askıya alma işlemi de başlamıştır. Askıya alman biber bitkilerinde 3-4 sürgün dışındaki sürgünler ile yan sürgünlerin 1. veya 2. yapraktan sonra uçları alınmaktadır. Yan sürgünlerin alınması haftada bir, nadiren de ayda bir yapılmaktadır.
Dış ülke biber üreticileri, çok ideal seralar dışındaki seralarda, vegetatif gelişmeyi hızlandırmak ve güçlendirmek, daha sonra açacak çiçeklerde meyve tutumunu arttırmak için 1. ve 2. çiçek tomurcuklarını almaktadırlar. Boztok ve ark. (1990) ısıtmanın sadece zorunlu günlerde yapıldığı bir serada c.v. Kandil dolma, c.v, II B-14 ve c.v. Cordoba çeşitlerini yetiştirmişler ve ilk çiçekleri toplamışlardır. ?lk çiçeklerin alınması ilk meyve bağlama süresini biraz geciktirmiş, ancak verimi arttırmıştır. Örneğin II B-14 çeşidinde verim 3617 g/m2’den 4125 g/m2’ye yükselmiştir,
cellotin.com


Comment