Anavatanı ve Besin Değeri
Kristof Colomb'un (1492) Amerika'yı keşfi sırasında Meksika, Brezilya, Şili ve Peru'daki Kızılderililerin biber yetiştirdiğini gördüğü söylenir. Biber 1493 yılında İspanya'ya geçmiştir. 16. yüzyılda Osmanlı döneminde İstanbul'a getirilmiştir. Ilık iklimlerde çok senelik bir bitkidir.
Biberin kalori değeri % 22'dir, yani çok düşüktür. Biberin insan beslenmesindeki değeri özellikle vitamin C içeriğinden kaynaklanır. Zira 100 g'da l g protein, 0.1 g yağ, 4.4 g karbonhidrat, l g kalsiyum, l g fosfor ve 2 g demir içeren biberin iyi bir besin kaynağı olduğundan söz edilemez. Vitamin C zenginliği bakımından, kırmızı taze biber ve kıvır*cık lahanadan sonra gelen yeşil biber 38 sebze türü arasında 3. sırayı alır. Biberin 100 g'ında 530 IU vitamin A, 0.06 mg vitamin Bı, 0.02 mg vita*min B2, 0.31 mg vitamin Be ve 160 mg vitamin C vardır. Sebzelerde ender bulunan P vitamini de biberde bulunur. Biberdeki alkoloidin adı Capsaicin'dir.
Morfolojik Özellikleri
Bitki bol görünümlü narin bir saçak köke sahiptir. Köklerinin % 70'i toprağın üst 10-30 cm'lik kısmında dağılır, geri kalan kısmı ise daha derinlere 50 cm'ye, zaman zaman da, 100 cm'ye kadar iner. Köklerin yanlara dağılımı 40-60 cm arasında değişir. Soğuk sera topraklarında kökler derine inemez, genelde ilk 10-30 cm'lik kısımda kalırlar.
Dik olarak büyüyen ve başlangıçta otsu, giderek odunsu bir yapı gösteren biber gövdesi, hıyar kadar olmasa da, çabuk kınlan gevrek bir yapıya sahiptir.
Gövde boğum ve boğum aralarından oluşur. Genelde 50-100 cm arasında değişen gövde boyuna sahip olan biber bitkisi 150 cm'ye kadar da uzayabilir. Gövde dallanması bazı çeşitlerde alttan 2. ve 3. boğumdan sonra başlar ve çeşitlere bağlı olarak 4. ve 10. boğumlar arasında yan dal geliştirdiği görülür. Yan dallar üzerindeki yaprakların koltuklarından ikinci dereceli sürgünler çıkar.
Yapraklar sivri biberde uzun oval, dolmalık biberde ise yuvarlak ovaldir ve daha büyüktür. Yaprakların üst yüzleri parlak, alt yüzleri mattır. Dolmalık çeşitlerin yapraklan daha büyük ve geniştir. Yaprak rengi açık yeşilden koyu yeşile kadar değişir. Bazen yapraklarda antosiyan oluşumu sonucu renk mora döner. Antosiyan oluşumu gece sıcaklık*larının düştüğü seralarda daha belirgin hale gelir.
Çiçekleri biyolojik bakımdan erseliktir, bir çiçekte 5 çanak, 5 taç yaprak, 5 erkek ve l dişi organ vardır. Dişi organ 3-5 karpellidir, çoğun*lukla beyaz olan çiçekler genelde yaprak koltuklarında l, bazen 2-3 çiçek kümesi halinde görülür. Çiçekler kıvrık bir sapla gövdeye bağlanmıştır. Çiçek tozlan çiçekler açtıktan kısa bir süre sonra canlılıklarını yitirirler. Erselik çiçek yapısına karşın % 3-30 arasında yabancı tozlaşma görülür. Bu durum genelde erkek ve dişi organın farklı zamanlarda olgunlaşma*sından kaynaklanır.
Bilindiği gibi uzun ve yuvarlak olmak üzere iki şekle sahip olan biber meyveleri kabuk ve et kalınlıktan ve renkleri bakımından oldukça fazla çeşitlilik gösterirler. Et kalınlığı, çeşide bağlı olarak, 1-6 mm arasında değişir. Meyveler tatlan bakımından tatlı, az acı, acı ve çok acı olmak üzere 4 ayrı grupta toplanırlar. Acılık meyve etinde ve damar*larında bazen de sadece damarlarda olabilir. Tohumları domatesinkine benzer, daha geniş ve parlak san renk*tedir, l g'daki biber tohumu sayısı 150-180 arasında değişir, 1000 dane ağırlığı 5-6 g'dır. Tohumlar genelde meyveden alındıktan 2-3 ay sonra çimlenme özelliğine kavuşur. Karanlıkta daha iyi çimlenir.
Çevresel İstekleri
Biber tohumlan 8°C'ın üzerindeki sıcaklıklarda çimlenebilirse de en iyi çimlenmeyi 21-28°C'lar arasında gösterir ve hatta 28°C'da 21°C'a kıyasla l hafta daha erken çimlenme söz konusu olur. Fakat optimum çimlenme sıcaklığı, gece gündüz aynı olmak koşuluyla, 24°C'dır,
Fide döneminde ise ideal ortam sıcaklıkları gece ve gündüz olmak koşuluyla 18-23°C'a düşürülebilir. Dikimden sonraki sera sıcaklıkları gündüz 24-25°C'lar, gece 20-21°C'lar arasında tutulmaya çalışılır. Gece sıcaklıklarının 12°C'ın altına düşmemesine özen gösterilir. Güneşli gün*lerde gündüz sıcaklıklarının 25°C'a kadar yükselmesine izin verilir, 30°C'a ulaştığında havalandırma yapılır. 45°C'da büyüme hemen tama*men durur. Havalandırmaların sıcaklığı düşürmede yetersiz kaldığı durumlarda gölgeleme yapılır.
Biber Yetiştiriciliğinin Meteorolojik Verileri
Işığı çok seven biber bitkileri gün uzunluğuna karşı duyarsız*dırlar.
Biber seralarında hava oransal nemi % 70-75 civarında tutulmaya çalışılır. Sera oransal nemini arttırmak amacıyla bitkilerin üst kısımların*dan dikkatsizce yapılan su püskürtme işlemi, Botrytis hastalığının başla*masına neden olabilir. Püskürtme işlemi, güneşli günlerde günde 1-2 kez kısa süreli yapılmak koşuluyla zararlı olmayabilir. Atmosferdeki nem oranı ile biber bitkisinin gelişmesi arasındaki ilişki büyük olduğundan sera oransal neminin biber seralarında istenilen sınırlarda tutulmasına özen gösterilir.
Suyu seven bir bitkidir biber bitkisi. Ancak kuru ve yaş toprak*lardan olumsuz yönde etkilenir. Genelde düzenli sulamalardan hoşlandığı içindir ki damla sulamaya iyi cevap verir. Toprak neminin en fazla tarla kapasitesinin % 60-70'i arasında olmasından hoşlanır.
İdeal sera toprağı olarak bilinen tınlı toprak, biber yetiştirmeye de çok uygundur. Toprak pH'sının 6.0-6.5 arasında, topraktaki tuz oranın litrede 3 g'dan daha az olmasını ister.
Biber bitkisinin topraktan kaldırdığı besin madde miktarları çizelge 58'de görülmektedir. Çizelge Rober ve Schaller 1985'den alınmıştır. Azot ve fosfor seven bir sebzedir. Azottan yararlanma oranı meyvelerde, yeşil kısımlara kıyasla % 50'nin üzerinde yani daha fazladır. Ca ve Mg alımı ise yapraklarda daha fazladır. Azotun biberde meyve bağlamayı ve olgunlaşmayı geciktirdiğine dair yanlış bir inanış vardır.
Eğer CO2 gübrelemesi yapılacaksa 1000-1500 ppm'lik dozların biber için uygun olduğu belirlenmiştir.
cellotin.com
Kristof Colomb'un (1492) Amerika'yı keşfi sırasında Meksika, Brezilya, Şili ve Peru'daki Kızılderililerin biber yetiştirdiğini gördüğü söylenir. Biber 1493 yılında İspanya'ya geçmiştir. 16. yüzyılda Osmanlı döneminde İstanbul'a getirilmiştir. Ilık iklimlerde çok senelik bir bitkidir.
Biberin kalori değeri % 22'dir, yani çok düşüktür. Biberin insan beslenmesindeki değeri özellikle vitamin C içeriğinden kaynaklanır. Zira 100 g'da l g protein, 0.1 g yağ, 4.4 g karbonhidrat, l g kalsiyum, l g fosfor ve 2 g demir içeren biberin iyi bir besin kaynağı olduğundan söz edilemez. Vitamin C zenginliği bakımından, kırmızı taze biber ve kıvır*cık lahanadan sonra gelen yeşil biber 38 sebze türü arasında 3. sırayı alır. Biberin 100 g'ında 530 IU vitamin A, 0.06 mg vitamin Bı, 0.02 mg vita*min B2, 0.31 mg vitamin Be ve 160 mg vitamin C vardır. Sebzelerde ender bulunan P vitamini de biberde bulunur. Biberdeki alkoloidin adı Capsaicin'dir.
Morfolojik Özellikleri
Bitki bol görünümlü narin bir saçak köke sahiptir. Köklerinin % 70'i toprağın üst 10-30 cm'lik kısmında dağılır, geri kalan kısmı ise daha derinlere 50 cm'ye, zaman zaman da, 100 cm'ye kadar iner. Köklerin yanlara dağılımı 40-60 cm arasında değişir. Soğuk sera topraklarında kökler derine inemez, genelde ilk 10-30 cm'lik kısımda kalırlar.
Dik olarak büyüyen ve başlangıçta otsu, giderek odunsu bir yapı gösteren biber gövdesi, hıyar kadar olmasa da, çabuk kınlan gevrek bir yapıya sahiptir.
Gövde boğum ve boğum aralarından oluşur. Genelde 50-100 cm arasında değişen gövde boyuna sahip olan biber bitkisi 150 cm'ye kadar da uzayabilir. Gövde dallanması bazı çeşitlerde alttan 2. ve 3. boğumdan sonra başlar ve çeşitlere bağlı olarak 4. ve 10. boğumlar arasında yan dal geliştirdiği görülür. Yan dallar üzerindeki yaprakların koltuklarından ikinci dereceli sürgünler çıkar.
Yapraklar sivri biberde uzun oval, dolmalık biberde ise yuvarlak ovaldir ve daha büyüktür. Yaprakların üst yüzleri parlak, alt yüzleri mattır. Dolmalık çeşitlerin yapraklan daha büyük ve geniştir. Yaprak rengi açık yeşilden koyu yeşile kadar değişir. Bazen yapraklarda antosiyan oluşumu sonucu renk mora döner. Antosiyan oluşumu gece sıcaklık*larının düştüğü seralarda daha belirgin hale gelir.
Çiçekleri biyolojik bakımdan erseliktir, bir çiçekte 5 çanak, 5 taç yaprak, 5 erkek ve l dişi organ vardır. Dişi organ 3-5 karpellidir, çoğun*lukla beyaz olan çiçekler genelde yaprak koltuklarında l, bazen 2-3 çiçek kümesi halinde görülür. Çiçekler kıvrık bir sapla gövdeye bağlanmıştır. Çiçek tozlan çiçekler açtıktan kısa bir süre sonra canlılıklarını yitirirler. Erselik çiçek yapısına karşın % 3-30 arasında yabancı tozlaşma görülür. Bu durum genelde erkek ve dişi organın farklı zamanlarda olgunlaşma*sından kaynaklanır.
Bilindiği gibi uzun ve yuvarlak olmak üzere iki şekle sahip olan biber meyveleri kabuk ve et kalınlıktan ve renkleri bakımından oldukça fazla çeşitlilik gösterirler. Et kalınlığı, çeşide bağlı olarak, 1-6 mm arasında değişir. Meyveler tatlan bakımından tatlı, az acı, acı ve çok acı olmak üzere 4 ayrı grupta toplanırlar. Acılık meyve etinde ve damar*larında bazen de sadece damarlarda olabilir. Tohumları domatesinkine benzer, daha geniş ve parlak san renk*tedir, l g'daki biber tohumu sayısı 150-180 arasında değişir, 1000 dane ağırlığı 5-6 g'dır. Tohumlar genelde meyveden alındıktan 2-3 ay sonra çimlenme özelliğine kavuşur. Karanlıkta daha iyi çimlenir.
Çevresel İstekleri
Biber tohumlan 8°C'ın üzerindeki sıcaklıklarda çimlenebilirse de en iyi çimlenmeyi 21-28°C'lar arasında gösterir ve hatta 28°C'da 21°C'a kıyasla l hafta daha erken çimlenme söz konusu olur. Fakat optimum çimlenme sıcaklığı, gece gündüz aynı olmak koşuluyla, 24°C'dır,
Fide döneminde ise ideal ortam sıcaklıkları gece ve gündüz olmak koşuluyla 18-23°C'a düşürülebilir. Dikimden sonraki sera sıcaklıkları gündüz 24-25°C'lar, gece 20-21°C'lar arasında tutulmaya çalışılır. Gece sıcaklıklarının 12°C'ın altına düşmemesine özen gösterilir. Güneşli gün*lerde gündüz sıcaklıklarının 25°C'a kadar yükselmesine izin verilir, 30°C'a ulaştığında havalandırma yapılır. 45°C'da büyüme hemen tama*men durur. Havalandırmaların sıcaklığı düşürmede yetersiz kaldığı durumlarda gölgeleme yapılır.
Biber Yetiştiriciliğinin Meteorolojik Verileri
Işığı çok seven biber bitkileri gün uzunluğuna karşı duyarsız*dırlar.
Biber seralarında hava oransal nemi % 70-75 civarında tutulmaya çalışılır. Sera oransal nemini arttırmak amacıyla bitkilerin üst kısımların*dan dikkatsizce yapılan su püskürtme işlemi, Botrytis hastalığının başla*masına neden olabilir. Püskürtme işlemi, güneşli günlerde günde 1-2 kez kısa süreli yapılmak koşuluyla zararlı olmayabilir. Atmosferdeki nem oranı ile biber bitkisinin gelişmesi arasındaki ilişki büyük olduğundan sera oransal neminin biber seralarında istenilen sınırlarda tutulmasına özen gösterilir.
Suyu seven bir bitkidir biber bitkisi. Ancak kuru ve yaş toprak*lardan olumsuz yönde etkilenir. Genelde düzenli sulamalardan hoşlandığı içindir ki damla sulamaya iyi cevap verir. Toprak neminin en fazla tarla kapasitesinin % 60-70'i arasında olmasından hoşlanır.
İdeal sera toprağı olarak bilinen tınlı toprak, biber yetiştirmeye de çok uygundur. Toprak pH'sının 6.0-6.5 arasında, topraktaki tuz oranın litrede 3 g'dan daha az olmasını ister.
Biber bitkisinin topraktan kaldırdığı besin madde miktarları çizelge 58'de görülmektedir. Çizelge Rober ve Schaller 1985'den alınmıştır. Azot ve fosfor seven bir sebzedir. Azottan yararlanma oranı meyvelerde, yeşil kısımlara kıyasla % 50'nin üzerinde yani daha fazladır. Ca ve Mg alımı ise yapraklarda daha fazladır. Azotun biberde meyve bağlamayı ve olgunlaşmayı geciktirdiğine dair yanlış bir inanış vardır.
Eğer CO2 gübrelemesi yapılacaksa 1000-1500 ppm'lik dozların biber için uygun olduğu belirlenmiştir.
cellotin.com


Comment