Sert olgun hasat edilen meyveler
Bu grup meyveler ilk gruba göre daha geri olgunluk durumunda hasat edilir. Ancak ağaç üzerinde bırakılınca daha iyi bir olgunluk durumu ve yeme kalitesine ulaşırlar. Ancak bu şekilde bir hasat, ürünün sertliğini ve dış etkenlere karşı direncini azaltacağı için pazara ulaşmadan bozulmasına neden olur. Sert olgun hasat edilen bu meyveler hasattan sonra tat ve lezzetini, yeme kalitesini biraz arttırırlar (renklenme ve yumuşama gibi). Ancak hiçbir zaman ağaç üzerinde ulaşabilecekleri kaliteye ulaşamazlar. Örn; şeftali, kayısı, sofralık erik, domates v.b. dir. Bu ürünlerin erken toplanması sonucu verim ve kalitede düşme görülür.
Ağaç olumunda hasat edilen meyveler
Bu meyveler hasat esnasında yeme kalitesinde bulunmazlar. Bu grup meyveler ağaç üzerinde bekletilseler bile, yüksek yeme kalitesine ulaşamazlar. Hatta bu durumda çatlar, yarılır veya iç kararması gösterirler. Örneğin nişasta taşıyan armut, muz, elma ayva gibi maddeler hasatta bile önemli miktarda nişasta taşırlar. Hasattan sonra bu nişasta şekere dönüşerek tat ve lezzeti arttırır. Daha ileri dönemde kalite giderek bozulur. Bu aşırı olgunlaşma durumunu gösterir. Kavun, karpuz ve kışlık kabaklar da bu gruba girerler.
Hasat Zamanı
Hasat olumdaki bir meyve, normal tat ve lezzetini almış veya bitkiden ayrıldıktan sonra normal tat ve lezzetini alıp yeme olumuna ulaşabilmek için gerekli olgunlaşma olaylarını sürdürebilecek durumdadır. Yetiştirici hasat edeceği ürünün gelişme ve olgunlaşma durumunu değerlendirirken, pazarlama dönemi sonunda yüksek kalitede kalabilmesini veya yüksek kaliteye ulaşmasını düşünür. Bu arada pazarlama koşullarını ve pazarlama süresinin uzunluğunu da göz önüne alır. Genel olarak sebzelerde hasat geciktikçe kalite düşer, verim artarken; meyvelerde olgunluk ilerler, kalite yükselir, ancak dayanma gücü azalır. Yetiştirici, bu iki değişim arasında uzlaşma noktası bularak, yakın pazarlara daha yakın meyve gönderirken, uzak pazarlara daha dayanıklı ve daha iyi korunmuş meyve ve sebzeleri gönderir.
Hasat Zamanının Ürüne Olan Etkileri
Yanlış zamanda yapılan hasadın meydana getireceği çeşitli sakıncaları önlemek amacıyla hasadın doğru zamanda yapılması gerekir.
Erken Hasadın Sakıncaları:
1. Erken toplanan meyve ve sebzeler henüz hızlı gelişme dönemindedirler ve toplandığı anda yeterli irilik, şekil ve ağırlığa ulaşmamışlardır. Bu nedenle meyve küçük ve verim düşük olur. Ceviz, badem, fındık gibi sert kabuklu meyvelerde iç dolmaz ve meyve buruşur.
2. Erken toplanan meyvelerde karbonhidrat ve şeker birikimi, asit ve burukluk maddeleri kaybı, aroma maddeleri oluşumu geri kalır ve bu meyveler daha sonra zorunlu şekilde olgunlaştırılsalar bile iyi bir tat ve lezzet kazanamazlar. Bu nedenle düşük kalitede kalırlar.
3. Bu meyvelerde zemin renginin yeşilden sarıya dönüşmesi ve kırmızı üst rengin oluşumu yeterince ilerlemediğinden görünüşü bozuk, dış kalitesi düşük olur.
4. Kütikula ve lentisel gelişmesi yeterli olmadığından, bu meyvelerden su kaybı hızlı olur ve çabuk buruşurlar(elma ve armut).
5. Erken toplanan bu meyveler kabuk yanığı, acı benek, düşük sıcaklık zararı gibi bazı fizyolojik bozukluklara duyarlı olurlar.
Geç Hasadın Sakıncaları:
1. Geç toplanan meyvelerin olgunluğu ilerlemiş olduğundan, hasat sonrası dayanma güçleri azalmıştır (örn; sert ve yumuşak çekirdekli meyveler).
2. Meyvede asit kaybı fazlalaştığı için tat ve lezzet bozulur.
3. Sebzelerde gelişme sürdüğünden kartlaşma ve kalite düşüklüğü görülür (ligninleşme ve yeşillenme).
4. Hasat öncesi dökümlerin artmasından dolayı NAA, 2,4-D gibi dökümü önleyici hormonların kullanılmasını gerektirir.
5. Bu meyveler yaşlanma, iç kararması, Jonathan beneği, öz kararması (karbondioksit zararı) gibi bazı fizyolojik bozukluklara duyarlı olurlar.
6. Bahçede bekletmek ürünün zararlanma riskini arttırır.
Hasat Zamanının Saptanması
Sebzelerde hasat zamanı gelişme ile ilgili fiziksel değişmelere dayandığı halde, meyvelerde daha çok biyokimyasal değişmelere dayandırılır. Bu nedenle meyvelerde hasat zamanının saptanması daha zordur. Burada, meyvenin olgunlaşmasına paralel ilerleyen ve bu nedenle, belirli aşamaları belirli bir olgunluk durumuna özdeş olabilen değişmelerden yararlanılır. Bu özelliklerin kullanışlılık durumları tür ve hatta çeşitlere göre değişir. Bu ölçütler yardımıyla belirli bir hasat olgunluğundaki meyvenin hasat sonrasındaki gelişmesi veya depolandığında depodaki davranışları doğru olarak tahmin edilebilir. Ancak hasat olumunun saptanmasında birden fazla ve kullanışlı özelliklerin gelişmesi izlenir ve ortalaması alınır. Uygun hasat zamanının saptanmasında değişimi incelenecek ürün özellikleri, fiziksel, kimyasal, fizyolojik ve meteorolojik nitelikte olabilir. Kullanılan bu ölçütlerin sayıları fazla olmakla beraber belirli bir tür veya çeşit için uygun olanların sayıları azdır. Kullanışlı ölçütlerde hasat olumuna rastlayan aşama, çok belirgin olmalı ve kolay saptanmalıdır.
Uygun Hasat Zamanının Saptanmasında Kullanılan Ölçütler
Kabuk Alt (Zemin) Rengi
Meyvelerde alt renk olgunlaşma döneminde, tür ve çeşitlere göre değişik hız ve ölçüde yeşilden sarıya döner. Bu gelişme, oldukça doğrusal ve olgunlukla bağlantılı olduğundan alt renk değişimi çok kullanılan bir ölçüt olur. Ancak bu ölçütün kullanılmasında da bazı sorunlar vardır. Tür ve çeşitler farklı özellik gösterir. Örneğin elmalarda yeşil rengin kaybı ancak klimakteriumdan sonra belirginleşir. Bazı elma ve armut çeşitlerinde ise zemin rengi değişimi az ve yavaş olur. Cortland. Mcintosh ve Baldwin elmaları ise alt renkte biraz değişmeden sonra olgunlaşır ve daha sonra hemen dökülürler. Domateslerde yeşil renk önce sarı sonra kırmızıya döner. Bu gelişme de, olgunluk saptamasında kullanılır.
Kabuk Üst Rengi
Bu renk, kabukta yeşil renk üzerinde antosyandan ileri gelen kırmızı renktir. Meyveler üst renk oluşumuna göre üç grupta toplanır.
a) Üst renk oluşturmayanlar; bazı elma, armut, ayva, kayısı ve erik çeşitleri
b) Tüm meyve yüzeyinde üst renk oluşturanlar; bazı üzüm, erik, kiraz çeşitleri
c) Çevre koşullarına göre az çok yoğun üst renk oluşturanlar; bu renk gelişme dönemi sonlarında, özel bir görünüşle oluşur. Örneğin, baz ı elma, armut ve kayısı, şeftali çeşitleri v.b. Bunlarda üst renk oluşumu, ışık, sıcaklık, beslenme v.b. koşullara bağlı olarak görülür. Kalıtsal değildir.
Meyve Eti Sertliği
Ürünün hasat zamanındaki meyve eti sertliği, hasat sonrası dayanma gücünü belirleyen önemli faktördür. Ayrıca meyve eti sertliğindeki değişim olgunlaşma ile yakından ilişkilidir. Meyve gelişmesinin son döneminde hücrelerin ve hücrelerarası boşlukların gelişmesi, pektin ve hemiselülozların parçalanarak çeper dirençlerin azalması nedeniyle et sertliği giderek azalır. Bu azalma, özellikle olgunlaşma başladıktan sonra kararlı ve belirgin ise et sertliği iyi bir olgunluk ölçütü olur. Elmalarda erken dönemde daha az belirgin ve daha az kararlıdır. Bununla beraber, birçok meyve ve sebzede hasat ölçütü olarak kullanılır.
Nişasta Miktarı
Nişasta taşıyan meyvelerde nişastanın kaybı az çok olgunlukla bağlantılıdır. Bunun kaybolma durumu %0,1 – 1.0’lik iyodun çözeltisi ile saptanır. Gözle saptanan belirli bir nişasta kaybı durumu, hasat olumuna eşdeğerdir. Ancak nişasta kaybı iklime bağlı olduğundan, bazı ülkelerde yeterince güvenilir bulunmamıştır. Nitekim nişastanın 10°C’nin altındaki sıcaklıklarda kayıp hızı, olgunluk gelişme hızından daha fazladır.
Meyve Suyu Miktarı
Özellikle turunçgil meyveleri ve limonlarda, meyve örneğinden el presi ile çıkarılan suyun yüzde miktarı bazı ürünlerde olgunluk ile ilişkilidir. Bu meyvelerde olgunluk ilerledikçe meyve suyu yüzde miktarı da artar. Ancak, bu ölçüt daha çok kaliteyi belirlemek üzere kullanılır ve standartlarda bildirilir.
Toplam Suda Erir Kuru Madde Miktarı (TSKM)
Meyve suyunda bulunan bu maddelerin büyük bir kısmını şekerler oluşturur. Bu nedenle tatlanma ile ilgilidirler. Miktarları olgunlukla artar. Bu artış özellikle turunçgiller, üzüm ve sert çekirdekli meyvelerde belirgindir. Ancak bu maddelerin miktarları, iklim, toprak, hava koşulları, beslenme, verim, anaç vb. birçok faktörlerden etkilenir. Bu nedenle uygun hasat için kullanışlı bir ölçüt olmaz. Ancak kiraz, şeftali, erik, kayısı, vişne ve üzümlerde önemlidir. Turunçgillerde ise asit miktarı ile birlikte kullanılır.
Titre Edilebilir (Serbest) Asit Miktarı
Olgunlaşan meyvelerde genel olarak asit miktarı yüzde değeri azalır ve buna bağlı olarak ta ekşi tat kaybolur. Ancak hasat dönemi içindeki miktarı hem suda erir maddeler miktarını etkileyen koşullara, hem de asit kaybı hızına bağlıdır. Bu nedenle yalnız başına kullanışlı değildir.
Olgunluk Oranı (TSKM/Asit)
Bu oran, meyve suyunda bulunan toplam suda erir maddeler miktarının asit miktarına oranıdır. Hasat öncesi faktörlerin karışık etkileri, olgunlaşmada ters yönde değişen şeker ve asitlerin oranlanması ile giderilir, olgunluğun etkisi açığa çıkarılır.
?rilik ve ?ekil
Her ne kadar gelişme ilerledikçe irilik artarsa da; birçok meyvede irilik, olgunlaşmadan çok çevre faktörlerinin etkisindedir. Ancak olgunlukta yinede göz önüne alınırlar. Örneğin, elmada iri meyvelerin klimakteriumu ve olgunlaşması erken olur. Birçok meyve olgunlaşma ile şekillerini değiştirir. Örneğin, şeftalide yanaklar şişer, elma ve armutlarda meyve yuvarlaklaşır, elmada sap çukuru derinleşir, kavunlar şişer.
Meyvenin Bitkiden Ayrılma Durumu
Birçok meyve olgunlaşma döneminde bitki ile sap arasında bir ayırma tabakası oluşturarak bağlantıyı zayıflatırlar. Böylece olgunluk ilerledikçe meyvenin kopması kolaylaşır. Bu durum, kopma kolaylığının hasatta pratik bir ölçüt olarak kullanılmasını sağlar. Ancak bu gelişme hasat öncesi hava koşullarıyla sıkı ilişkilidir. Soğuk havaları izleyen sıcak havalarda döküm artar. Hasat öncesi dökümü önleyen hormonların kullanılması, bu ölçütü kullanılmaz hale getirir.
Meyve Etinin Çekirdekten Ayrılma Durumu
Sert çekirdekli meyvelerde olgunlaşma ilerledikçe, etin çekirdekle olan bağlantısı zayıflar. Yarma çeşitlerde olgun meyvede et, çekirdekten tümden ayrılır. Hasat zamanı için bu durum gözlenebilir.
Tam Çiçekten Sonra Geçen Gün Sayısı (= Gelişme Süresi)
Meyvenin gelişme süresini kapsar. Genel sınırları içinde hasat zamanını önceden saptamayı sağlar. Özellikle elma ve armutlarda kullanışlı bir yöntemdir. ?klim ve toprak koşulları birörnek olan bölgeler için başarılıdır. Her çeşit için uzun yıllık gözlemlerle saptanarak ve özel durumlar göz önüne alınarak kullanılabilir.
Tam Çiçekten Sonra Sıcaklık Toplamı
Bu, gelişme süresi içinde günlük ort. Sıcaklık ile kritik sıcaklık farklarının toplamıdır. Yöntem, metabolik olayları doğrudan etkileyen sıcaklık yardımıyla, hasat zamanını bulmak için geliştirilmiştir. Kritik sıcaklık, meyvede gelişmenin durmuş kabul edildiği 7.2°C veya 10°C’lerdir. Ancak yöntem yeterince başarılı değildir. Çünkü sıcakılığın olgunlaşmaya etkisi doğrusal değildir. Ayrıca, optimum nokta her olgunlaşma olayında farklıdır. Ancak hücre bölünmesi dönemindeki sıcaklık toplamı elma, armut, şeftali vb. meyvelerde başarılı bulunmuştur.
Aroma (koku) Durumu
Olgunlaşma ile aroma bileşimi ve miktarında önemli gelişmeler olur. Aroma miktarı olgunlaşma ile artar ve bu yeme olumunun en önemli belirtilerinden biridir. Hasat olumunda da aroma önceki döneme göre artmış olmasına karşın, bununla algılanması güçtür ve deneyim gerektirir.
1.6.3.15. Solunum Hızı
Birçok meyvede olgunlaşma klimakteriel yükseliş ile eş zamanlıdır. Solunum metabolizmasının göstergesi olduğundan, fizyolojik anlamda en uygun hasat olumu klimakteriel minimuma ve önceki birkaç güne rastlar. Ancak bu durum, hasat sonrası ömrü belirleme açısından her zaman ve bölge için uygun bulunmamıştır. Buna göre uygun hasat olumu, bazen klimakteriel minimumdan daha erkene, bazen de daha geçe rastlamıştır. Çünkü hasat olumu fizyolojik olmaktan çok pratik anlam taşır.
Criterium çeşidi domates meyveleri yeşil olum döneminde hasadı yapılarak 13° C’de kontrollü atmosfer koşullarında (KA) 1,3 ve 5 gün süre ile tutularak bu süre zarfında % 5, 10, 20, 40, ve 60 oranında CO2 (hepsi %5,5 O2 ile) uygulanmıştır. Ayrıca diğer bir muameleye de “kontrol” olarak hava verilmiştir. Daha sonra domatesler kırmızı oluma ulaşıncaya kadar 20°C de tutulmuştur. Kırmızı oluma ulaştıklarında renk, sertlik, asitlik, suda çözünür toplam kuru madde (SÇKM) ve olgunlaşma süresi belirlenmiştir. 5 gün süre ile CO2 uygulanmış domatesler 1 ve 3 gün süre ile uygulamalardan daha geç olgunlaşmışlardır. KA koşullarında CO2 uygulanarak olgunlaştırılan domatesler 11-12 gün sonra olgunlaşırken kontrol amacı ile normal hava ortamında tutulan domatesler 11-12 gün sonra olgunlaşmışlardır. 1 gün süre ile %60 CO2 uygulanan domatesler CO2 zararlanması görülmeksizin 18 gün sonra kırmızı oluma ulaşırken hem 5 gün %20 CO2 uygulanan, hem de 1 veya 3 gün %40 CO2 uygulanan domatesler ise 14-15 gün sonunda kırmızı oluma ulaşmıştır. CO2’in %5,10 ve 20 oranlarında uygulanmasının domateslerde renk olgunlaşması üzerine herhangi bir zararlı etki yapmamıştır. 1.gün %40 ve %60 CO2 uygulamasının renk üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi olmazken aynı oranda CO2’in 3 gün uygulanması durumunda domateslerin renklenmesinde kısmen gecikme olurken uygulaması süresinin 5 güne çıkması ile renklenme tamamen durmuştur. 5.gün %40 ve %60 CO2 uygulanan domateslerin hepsinde önmeli derecede CO2 zararlanmasının olduğu belirlenmiştir. Bu meyvelerin diğerlerine göre oldukça yumuşak oldukları saptanmıştır. 1 ve 3 gün KA depolanmış meyvelerin asitlik ve SÇKM değerleri yaklaşık aynı olurken 5 gün %40 ve %60 CO2 uygulanmış domateslerin asitlik ve SÇKM değerleri %5, 10 ve 20 CO2 uygulanan meyvelerinkinden daha düşük oldukları belirlenmiştir.
Bu grup meyveler ilk gruba göre daha geri olgunluk durumunda hasat edilir. Ancak ağaç üzerinde bırakılınca daha iyi bir olgunluk durumu ve yeme kalitesine ulaşırlar. Ancak bu şekilde bir hasat, ürünün sertliğini ve dış etkenlere karşı direncini azaltacağı için pazara ulaşmadan bozulmasına neden olur. Sert olgun hasat edilen bu meyveler hasattan sonra tat ve lezzetini, yeme kalitesini biraz arttırırlar (renklenme ve yumuşama gibi). Ancak hiçbir zaman ağaç üzerinde ulaşabilecekleri kaliteye ulaşamazlar. Örn; şeftali, kayısı, sofralık erik, domates v.b. dir. Bu ürünlerin erken toplanması sonucu verim ve kalitede düşme görülür.
Ağaç olumunda hasat edilen meyveler
Bu meyveler hasat esnasında yeme kalitesinde bulunmazlar. Bu grup meyveler ağaç üzerinde bekletilseler bile, yüksek yeme kalitesine ulaşamazlar. Hatta bu durumda çatlar, yarılır veya iç kararması gösterirler. Örneğin nişasta taşıyan armut, muz, elma ayva gibi maddeler hasatta bile önemli miktarda nişasta taşırlar. Hasattan sonra bu nişasta şekere dönüşerek tat ve lezzeti arttırır. Daha ileri dönemde kalite giderek bozulur. Bu aşırı olgunlaşma durumunu gösterir. Kavun, karpuz ve kışlık kabaklar da bu gruba girerler.
Hasat Zamanı
Hasat olumdaki bir meyve, normal tat ve lezzetini almış veya bitkiden ayrıldıktan sonra normal tat ve lezzetini alıp yeme olumuna ulaşabilmek için gerekli olgunlaşma olaylarını sürdürebilecek durumdadır. Yetiştirici hasat edeceği ürünün gelişme ve olgunlaşma durumunu değerlendirirken, pazarlama dönemi sonunda yüksek kalitede kalabilmesini veya yüksek kaliteye ulaşmasını düşünür. Bu arada pazarlama koşullarını ve pazarlama süresinin uzunluğunu da göz önüne alır. Genel olarak sebzelerde hasat geciktikçe kalite düşer, verim artarken; meyvelerde olgunluk ilerler, kalite yükselir, ancak dayanma gücü azalır. Yetiştirici, bu iki değişim arasında uzlaşma noktası bularak, yakın pazarlara daha yakın meyve gönderirken, uzak pazarlara daha dayanıklı ve daha iyi korunmuş meyve ve sebzeleri gönderir.
Hasat Zamanının Ürüne Olan Etkileri
Yanlış zamanda yapılan hasadın meydana getireceği çeşitli sakıncaları önlemek amacıyla hasadın doğru zamanda yapılması gerekir.
Erken Hasadın Sakıncaları:
1. Erken toplanan meyve ve sebzeler henüz hızlı gelişme dönemindedirler ve toplandığı anda yeterli irilik, şekil ve ağırlığa ulaşmamışlardır. Bu nedenle meyve küçük ve verim düşük olur. Ceviz, badem, fındık gibi sert kabuklu meyvelerde iç dolmaz ve meyve buruşur.
2. Erken toplanan meyvelerde karbonhidrat ve şeker birikimi, asit ve burukluk maddeleri kaybı, aroma maddeleri oluşumu geri kalır ve bu meyveler daha sonra zorunlu şekilde olgunlaştırılsalar bile iyi bir tat ve lezzet kazanamazlar. Bu nedenle düşük kalitede kalırlar.
3. Bu meyvelerde zemin renginin yeşilden sarıya dönüşmesi ve kırmızı üst rengin oluşumu yeterince ilerlemediğinden görünüşü bozuk, dış kalitesi düşük olur.
4. Kütikula ve lentisel gelişmesi yeterli olmadığından, bu meyvelerden su kaybı hızlı olur ve çabuk buruşurlar(elma ve armut).
5. Erken toplanan bu meyveler kabuk yanığı, acı benek, düşük sıcaklık zararı gibi bazı fizyolojik bozukluklara duyarlı olurlar.
Geç Hasadın Sakıncaları:
1. Geç toplanan meyvelerin olgunluğu ilerlemiş olduğundan, hasat sonrası dayanma güçleri azalmıştır (örn; sert ve yumuşak çekirdekli meyveler).
2. Meyvede asit kaybı fazlalaştığı için tat ve lezzet bozulur.
3. Sebzelerde gelişme sürdüğünden kartlaşma ve kalite düşüklüğü görülür (ligninleşme ve yeşillenme).
4. Hasat öncesi dökümlerin artmasından dolayı NAA, 2,4-D gibi dökümü önleyici hormonların kullanılmasını gerektirir.
5. Bu meyveler yaşlanma, iç kararması, Jonathan beneği, öz kararması (karbondioksit zararı) gibi bazı fizyolojik bozukluklara duyarlı olurlar.
6. Bahçede bekletmek ürünün zararlanma riskini arttırır.
Hasat Zamanının Saptanması
Sebzelerde hasat zamanı gelişme ile ilgili fiziksel değişmelere dayandığı halde, meyvelerde daha çok biyokimyasal değişmelere dayandırılır. Bu nedenle meyvelerde hasat zamanının saptanması daha zordur. Burada, meyvenin olgunlaşmasına paralel ilerleyen ve bu nedenle, belirli aşamaları belirli bir olgunluk durumuna özdeş olabilen değişmelerden yararlanılır. Bu özelliklerin kullanışlılık durumları tür ve hatta çeşitlere göre değişir. Bu ölçütler yardımıyla belirli bir hasat olgunluğundaki meyvenin hasat sonrasındaki gelişmesi veya depolandığında depodaki davranışları doğru olarak tahmin edilebilir. Ancak hasat olumunun saptanmasında birden fazla ve kullanışlı özelliklerin gelişmesi izlenir ve ortalaması alınır. Uygun hasat zamanının saptanmasında değişimi incelenecek ürün özellikleri, fiziksel, kimyasal, fizyolojik ve meteorolojik nitelikte olabilir. Kullanılan bu ölçütlerin sayıları fazla olmakla beraber belirli bir tür veya çeşit için uygun olanların sayıları azdır. Kullanışlı ölçütlerde hasat olumuna rastlayan aşama, çok belirgin olmalı ve kolay saptanmalıdır.
Uygun Hasat Zamanının Saptanmasında Kullanılan Ölçütler
Kabuk Alt (Zemin) Rengi
Meyvelerde alt renk olgunlaşma döneminde, tür ve çeşitlere göre değişik hız ve ölçüde yeşilden sarıya döner. Bu gelişme, oldukça doğrusal ve olgunlukla bağlantılı olduğundan alt renk değişimi çok kullanılan bir ölçüt olur. Ancak bu ölçütün kullanılmasında da bazı sorunlar vardır. Tür ve çeşitler farklı özellik gösterir. Örneğin elmalarda yeşil rengin kaybı ancak klimakteriumdan sonra belirginleşir. Bazı elma ve armut çeşitlerinde ise zemin rengi değişimi az ve yavaş olur. Cortland. Mcintosh ve Baldwin elmaları ise alt renkte biraz değişmeden sonra olgunlaşır ve daha sonra hemen dökülürler. Domateslerde yeşil renk önce sarı sonra kırmızıya döner. Bu gelişme de, olgunluk saptamasında kullanılır.
Kabuk Üst Rengi
Bu renk, kabukta yeşil renk üzerinde antosyandan ileri gelen kırmızı renktir. Meyveler üst renk oluşumuna göre üç grupta toplanır.
a) Üst renk oluşturmayanlar; bazı elma, armut, ayva, kayısı ve erik çeşitleri
b) Tüm meyve yüzeyinde üst renk oluşturanlar; bazı üzüm, erik, kiraz çeşitleri
c) Çevre koşullarına göre az çok yoğun üst renk oluşturanlar; bu renk gelişme dönemi sonlarında, özel bir görünüşle oluşur. Örneğin, baz ı elma, armut ve kayısı, şeftali çeşitleri v.b. Bunlarda üst renk oluşumu, ışık, sıcaklık, beslenme v.b. koşullara bağlı olarak görülür. Kalıtsal değildir.
Meyve Eti Sertliği
Ürünün hasat zamanındaki meyve eti sertliği, hasat sonrası dayanma gücünü belirleyen önemli faktördür. Ayrıca meyve eti sertliğindeki değişim olgunlaşma ile yakından ilişkilidir. Meyve gelişmesinin son döneminde hücrelerin ve hücrelerarası boşlukların gelişmesi, pektin ve hemiselülozların parçalanarak çeper dirençlerin azalması nedeniyle et sertliği giderek azalır. Bu azalma, özellikle olgunlaşma başladıktan sonra kararlı ve belirgin ise et sertliği iyi bir olgunluk ölçütü olur. Elmalarda erken dönemde daha az belirgin ve daha az kararlıdır. Bununla beraber, birçok meyve ve sebzede hasat ölçütü olarak kullanılır.
Nişasta Miktarı
Nişasta taşıyan meyvelerde nişastanın kaybı az çok olgunlukla bağlantılıdır. Bunun kaybolma durumu %0,1 – 1.0’lik iyodun çözeltisi ile saptanır. Gözle saptanan belirli bir nişasta kaybı durumu, hasat olumuna eşdeğerdir. Ancak nişasta kaybı iklime bağlı olduğundan, bazı ülkelerde yeterince güvenilir bulunmamıştır. Nitekim nişastanın 10°C’nin altındaki sıcaklıklarda kayıp hızı, olgunluk gelişme hızından daha fazladır.
Meyve Suyu Miktarı
Özellikle turunçgil meyveleri ve limonlarda, meyve örneğinden el presi ile çıkarılan suyun yüzde miktarı bazı ürünlerde olgunluk ile ilişkilidir. Bu meyvelerde olgunluk ilerledikçe meyve suyu yüzde miktarı da artar. Ancak, bu ölçüt daha çok kaliteyi belirlemek üzere kullanılır ve standartlarda bildirilir.
Toplam Suda Erir Kuru Madde Miktarı (TSKM)
Meyve suyunda bulunan bu maddelerin büyük bir kısmını şekerler oluşturur. Bu nedenle tatlanma ile ilgilidirler. Miktarları olgunlukla artar. Bu artış özellikle turunçgiller, üzüm ve sert çekirdekli meyvelerde belirgindir. Ancak bu maddelerin miktarları, iklim, toprak, hava koşulları, beslenme, verim, anaç vb. birçok faktörlerden etkilenir. Bu nedenle uygun hasat için kullanışlı bir ölçüt olmaz. Ancak kiraz, şeftali, erik, kayısı, vişne ve üzümlerde önemlidir. Turunçgillerde ise asit miktarı ile birlikte kullanılır.
Titre Edilebilir (Serbest) Asit Miktarı
Olgunlaşan meyvelerde genel olarak asit miktarı yüzde değeri azalır ve buna bağlı olarak ta ekşi tat kaybolur. Ancak hasat dönemi içindeki miktarı hem suda erir maddeler miktarını etkileyen koşullara, hem de asit kaybı hızına bağlıdır. Bu nedenle yalnız başına kullanışlı değildir.
Olgunluk Oranı (TSKM/Asit)
Bu oran, meyve suyunda bulunan toplam suda erir maddeler miktarının asit miktarına oranıdır. Hasat öncesi faktörlerin karışık etkileri, olgunlaşmada ters yönde değişen şeker ve asitlerin oranlanması ile giderilir, olgunluğun etkisi açığa çıkarılır.
?rilik ve ?ekil
Her ne kadar gelişme ilerledikçe irilik artarsa da; birçok meyvede irilik, olgunlaşmadan çok çevre faktörlerinin etkisindedir. Ancak olgunlukta yinede göz önüne alınırlar. Örneğin, elmada iri meyvelerin klimakteriumu ve olgunlaşması erken olur. Birçok meyve olgunlaşma ile şekillerini değiştirir. Örneğin, şeftalide yanaklar şişer, elma ve armutlarda meyve yuvarlaklaşır, elmada sap çukuru derinleşir, kavunlar şişer.
Meyvenin Bitkiden Ayrılma Durumu
Birçok meyve olgunlaşma döneminde bitki ile sap arasında bir ayırma tabakası oluşturarak bağlantıyı zayıflatırlar. Böylece olgunluk ilerledikçe meyvenin kopması kolaylaşır. Bu durum, kopma kolaylığının hasatta pratik bir ölçüt olarak kullanılmasını sağlar. Ancak bu gelişme hasat öncesi hava koşullarıyla sıkı ilişkilidir. Soğuk havaları izleyen sıcak havalarda döküm artar. Hasat öncesi dökümü önleyen hormonların kullanılması, bu ölçütü kullanılmaz hale getirir.
Meyve Etinin Çekirdekten Ayrılma Durumu
Sert çekirdekli meyvelerde olgunlaşma ilerledikçe, etin çekirdekle olan bağlantısı zayıflar. Yarma çeşitlerde olgun meyvede et, çekirdekten tümden ayrılır. Hasat zamanı için bu durum gözlenebilir.
Tam Çiçekten Sonra Geçen Gün Sayısı (= Gelişme Süresi)
Meyvenin gelişme süresini kapsar. Genel sınırları içinde hasat zamanını önceden saptamayı sağlar. Özellikle elma ve armutlarda kullanışlı bir yöntemdir. ?klim ve toprak koşulları birörnek olan bölgeler için başarılıdır. Her çeşit için uzun yıllık gözlemlerle saptanarak ve özel durumlar göz önüne alınarak kullanılabilir.
Tam Çiçekten Sonra Sıcaklık Toplamı
Bu, gelişme süresi içinde günlük ort. Sıcaklık ile kritik sıcaklık farklarının toplamıdır. Yöntem, metabolik olayları doğrudan etkileyen sıcaklık yardımıyla, hasat zamanını bulmak için geliştirilmiştir. Kritik sıcaklık, meyvede gelişmenin durmuş kabul edildiği 7.2°C veya 10°C’lerdir. Ancak yöntem yeterince başarılı değildir. Çünkü sıcakılığın olgunlaşmaya etkisi doğrusal değildir. Ayrıca, optimum nokta her olgunlaşma olayında farklıdır. Ancak hücre bölünmesi dönemindeki sıcaklık toplamı elma, armut, şeftali vb. meyvelerde başarılı bulunmuştur.
Aroma (koku) Durumu
Olgunlaşma ile aroma bileşimi ve miktarında önemli gelişmeler olur. Aroma miktarı olgunlaşma ile artar ve bu yeme olumunun en önemli belirtilerinden biridir. Hasat olumunda da aroma önceki döneme göre artmış olmasına karşın, bununla algılanması güçtür ve deneyim gerektirir.
1.6.3.15. Solunum Hızı
Birçok meyvede olgunlaşma klimakteriel yükseliş ile eş zamanlıdır. Solunum metabolizmasının göstergesi olduğundan, fizyolojik anlamda en uygun hasat olumu klimakteriel minimuma ve önceki birkaç güne rastlar. Ancak bu durum, hasat sonrası ömrü belirleme açısından her zaman ve bölge için uygun bulunmamıştır. Buna göre uygun hasat olumu, bazen klimakteriel minimumdan daha erkene, bazen de daha geçe rastlamıştır. Çünkü hasat olumu fizyolojik olmaktan çok pratik anlam taşır.
Criterium çeşidi domates meyveleri yeşil olum döneminde hasadı yapılarak 13° C’de kontrollü atmosfer koşullarında (KA) 1,3 ve 5 gün süre ile tutularak bu süre zarfında % 5, 10, 20, 40, ve 60 oranında CO2 (hepsi %5,5 O2 ile) uygulanmıştır. Ayrıca diğer bir muameleye de “kontrol” olarak hava verilmiştir. Daha sonra domatesler kırmızı oluma ulaşıncaya kadar 20°C de tutulmuştur. Kırmızı oluma ulaştıklarında renk, sertlik, asitlik, suda çözünür toplam kuru madde (SÇKM) ve olgunlaşma süresi belirlenmiştir. 5 gün süre ile CO2 uygulanmış domatesler 1 ve 3 gün süre ile uygulamalardan daha geç olgunlaşmışlardır. KA koşullarında CO2 uygulanarak olgunlaştırılan domatesler 11-12 gün sonra olgunlaşırken kontrol amacı ile normal hava ortamında tutulan domatesler 11-12 gün sonra olgunlaşmışlardır. 1 gün süre ile %60 CO2 uygulanan domatesler CO2 zararlanması görülmeksizin 18 gün sonra kırmızı oluma ulaşırken hem 5 gün %20 CO2 uygulanan, hem de 1 veya 3 gün %40 CO2 uygulanan domatesler ise 14-15 gün sonunda kırmızı oluma ulaşmıştır. CO2’in %5,10 ve 20 oranlarında uygulanmasının domateslerde renk olgunlaşması üzerine herhangi bir zararlı etki yapmamıştır. 1.gün %40 ve %60 CO2 uygulamasının renk üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi olmazken aynı oranda CO2’in 3 gün uygulanması durumunda domateslerin renklenmesinde kısmen gecikme olurken uygulaması süresinin 5 güne çıkması ile renklenme tamamen durmuştur. 5.gün %40 ve %60 CO2 uygulanan domateslerin hepsinde önmeli derecede CO2 zararlanmasının olduğu belirlenmiştir. Bu meyvelerin diğerlerine göre oldukça yumuşak oldukları saptanmıştır. 1 ve 3 gün KA depolanmış meyvelerin asitlik ve SÇKM değerleri yaklaşık aynı olurken 5 gün %40 ve %60 CO2 uygulanmış domateslerin asitlik ve SÇKM değerleri %5, 10 ve 20 CO2 uygulanan meyvelerinkinden daha düşük oldukları belirlenmiştir.


Comment