fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Toprağın Kimyasal Özelliği / Toprağın Özellikleri / Toprak / EKOLOJİK FAKTÖRLER / SEBZECİLİK

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Toprağın Kimyasal Özelliği / Toprağın Özellikleri / Toprak / EKOLOJİK FAKTÖRLER / SEBZECİLİK

    Toprağın Kimyasal Özelliği / Toprağın Özellikleri / Toprak / EKOLOJİK FAKTÖRLER / SEBZECİLİK
    Toprağın primer yapıdan sekonder yapıya geçmesi toprakta kimyasal olayların cereyan etmesiyle olur. Bu olayların meydana gelmesi toprağın kimyasal özelliklerini verir. Kimyasal özelliklerinin istenen şekilde oluşması toprağın fiziksel özelliğinin iyi olmasına bağlıdır. Bu bakımdan toprağın havası, suyu, sıcaklığı meydana gelecek kimyasal reaksiyonların başlamasına ve devam etmesine yardımcı olur. Fiziksel özellikleri iyi olmayan topraklarda parçalanma ve birleşmeler istenen şekilde ortaya çıkmayabilir. Kimyasal ayrışma ve birleşmeler sonucu toprağın yapısı tamamen veya kısmen değişikliğe uğrar. Kimyasal değişmeler, toprağın oluşumu sırasında anlatılan yükseltme (oksidasyon), hidroliz, hidratasyon, dehidratasyon, karbonasyon, solüsyon ve indirgeme gibi olaylar sonucu gerçekleşir (Bkz. Toprak oluşumuna). Bu bakımdan oksijen, karbondioksit ve su toprak reaksiyonlarının en önemli unsurlarıdır. Reaksiyonlar sırasında elementler oksitlenerek yapıları zayıflar ve daha kolay parçalanır bir duruma geçer. Su içinde çözünür ve çözünen maddeler toprakta bitkilerin alabileceği besin maddeleri formuna dönüşür. Kalsiyum, magnezyum, sodyum suda kolay çözünen katyon, buna karşılık klorürler, sülfatlar, bikarbonatlar ve karbonatlar daha zor çözünen anyondur. Topraktaki anyon ve katyonların bitkilerin hayati öneme haiz olanlarına makro besin maddeleri, daha az ihtiyaç duyulanlarına mikro besin maddeleri adı verilir. Makro besin maddeleri içine azot, fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve kükürt, mikro besin maddeleri içine ise demir, mangan, bor, bakır ve çinko girer. Bu maddelerin toprakta bulunuş şekli ve miktarı önemlidir. Bir maddenin toprakta çok fazla bulunması, çok az veya hiç bulunmayışına karşı bitki büyüme ve gelişmesine daha kötü etki yapar. Diğer taraftan bir elementin istenen şekilde kullanılamaması, diğer elementlerin az veya fazla oluşundan kaynaklanabilir. Örneğin, toprakta çok fazla kireç varsa, bitkilerin fosfor, mangan, demir ve bor gibi elementlerini alması güçleşir, topraktaki yarayışlıkları azalır ve bitkiler bu maddeleri alamadığından kloroz hastalığına yakalanır. Fosfora oranla toprakta çok fazla azot bulunması bitkilerde bazı fizyolojik aksaklıklara, hastalıklara karşı direnç düşüklüğüne yol açar. Topraktaki besin maddeleri topluluğu, topraktaki tuzların asıl kaynağını meydana getirir. Bu maddelerin bitkiler tarafından rahatça alınması, istenen zamanda ve yeteri kadar toprakta bulunmasına bağlıdır. Bitki besin maddeleri toprakta kompleks ve daha ziyade kolay çözünemeyen bileşikler veya suda kolay çözünen ve bitkiler tarafından kolayca alınan basit bileşikler halinde bulunur. Topraktaki kimyasal ve biyokimyasal olaylar kompleks bileşikleri basit bileşiklere çevirecek yönde çalışmalıdır. Bu yöne çalışan bir toprak bitkilerce olgun toprak haline gelir. Eğer olaylar tersine cereyan ederse, bitki besin maddeleri bitkiler tarafından alınmaz hale gelen kompleks bileşiklere dönerse, bu topraklarda bitki yetiştirme olanağı kalmaz. Örneğin, azot bitkiler tarafından alınan basit bileşiklerden yani nitrat ve amino bileşiklerinden kompleks birleşikler olan amino asitlere ve proteinlere doğru çevrilmesi, yine serbest fosforun fosfor bileşiklerine dönüşmesi alınmalarını ortadan kaldırır ve bitkilerde azot ve fosfor noksanlığı baş gösterir. Bitki besin maddeleri içersinde karbon (C) karbondioksit (CO2) olarak yapraklar vasıtasıyla havadan, hidrojen (H) sudan (H2O), oksijen (O2) hava ve sudan, azot (N) amonyum (NH4), nitrat (NO3) ve amonyak (NH4) halinde topraktan alınır. Diğer besin maddeleri de suda çözünmüş iyonlar olarak suyla beraber topraktan alınır. Örneğin, topraktaki potasyum klorür (KCl) suda çözündüğünde katyon olarak potasyum (K+) ve anyon olarak klor (Cl-) iyonlarına ayrılır. Topraktaki potasyum (K) bitki tarafından alınır. Klor (Cl) ise çok az alınır ve alınmayan kısmı toprakta kalır. Eğer toprağa devamlı potasyum klorür verilecek olursa, toprakta alınmayan klorun (Cl) birikmesi meydana gelir. Toprak reaksiyonu asitleşir ve topraktaki fazla klor özellikle klora hassas bitkilerde kök yanması ve bitki yapraklarını kavrulması gibi tahribat meydana getirir.
    Doğa topraklarındaki besin maddeleri, ana kayaların devamlı parçalanması nedeniyle esasında pek azalmaz. Ancak tarım alanlarında kesif bitki yetiştiriciliği yapıldığından, topraktaki doğal yoldan meydana gelen parçalanmalarla bitki besin maddeleri gereksinimi olan maddeler karşılanamaz. Toprakta besin maddesi azlığı meydana gelir. Bu durumda dışardan azalan maddeler toprağa gübreleme yapılarak verilir. Yanlış ve istenenden fazla gübrelemeyle toprağa verilen maddelerin hepsi bitkiler tarafından alınıp kullanılamaz. Bir kısmı toprakta kalabilir. Bu durumda yine toprakta fazla miktarda besin maddeleri birikir ve biriken bu besin maddeleri toprağın tuz konsantrasyonu yükseltir ve toprakları tuzlu toprak haline çevirir. Yukarıda belirttiğimiz gibi bazı besin maddelerinin alınması ve bazılarının kalması toprağın asit ve bazlığını gösteren pH değişmesine sebebiyet verir. Topraktaki pH’ın değişmesi, besin maddelerinin çözülmesinde rol oynayarak onların yarayışlık oranını azaltır veya çoğaltır. Toprakta pH’ın nötrden (6,5-7’den) bazikliğe (8’e doğru) yükselmesi toprakta bazik (alkali) elementlerin birikmesi ve bitkiler tarafından demir, mangan ve çinko alımının yavaşlaması ve durması demektir. Buna karşılık pH’ın nötrden (6,5-7’den), asitliğe (5,5-5’e) doğru düşmesi demir, alüminyum ve mangan gibi elementlerin toprakta fazlaca çözünmesine ve toksik etki yapacak duruma gelmesine neden olur. Fosfor ve potasyum alımını azaltır. Bitki tarafından en çok alınması gereken fosfor ve potasyum toprak pH’ı nötr (6,5-7) olduğu zaman meydana gelir. Ayrıca bitki tarafından daha rahatlıkla alınan besin maddelerinin toprak kolloidlerine absorbe ve iyon halinde bulunan şeklinde yer almasını sağlar. Besin maddelerinin toprakta kolloidlere bağlı olarak bulunması toprak tuzluluğunu azaltıcı bir unsurdur. Toprağın kimyasal özelliklerini toprağın pH’ı (toprak tepkimesi), toprağın organik madde miktarı, toprağın tuzluluğu ve alkaliliği belirler.
    Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay
Working...
X