Yağmurlama Sulama Yöntemi
Yağmurlama sulama yöntemi son yıllarda ülkemizde yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Dış ülkelerde ise 20. yüzyılın başlarına giden eski bir mazisi vardır. Şu anda dünyada sulanabilir arazilerin % 5’in de uygulanmaktadır. Suyun ve gübrenin beraberce verildiği bu sistemde kaynaktan alınan su, basınç yaratılarak, kapalı bir sistemde borular içinde araziye getirilir ve sonra parsellere yerleştirilen borulara çeşitli yağmurlama başlıkları takılarak suyun araziye bitki üstünden veya toprağın hemen üstünden yağmur damlacıkları gibi püskürtülmesiyle yapılır. Yüzeysel sulamada sorun olan arazi meyli bu sulamada sorun olmaktan çıkar. Yağmurlama sulamanın kendine özgü üstünlükleri olduğu gibi bazı sakıncalı yönleri de bulunmaktadır. Şimdi bunları maddeler halinde sıralayalım.
a. Sulama suyu kaynağı devamlılık göstermelidir.
b. Her türlü toprakta ve hatta karmaşık bünye ve profile sahip, sığ topraklarda bile istenen şekilde sulama yapılabilir.
c. Topraklarda tuzluluk oranını fazla arttırmaz. Hatta tuzlu toprakların yıkanması bu sistemde daha pratik ve başarılıdır.
d. Sulama suyunun tuzlu olması durumunda üsten yağmurlama sisteminde tuzlu suyun, yapraklar ve meyveler üzerinde birikmesi bazı ufak sorunlar çıkartılabilir. Alttan sulamada bu fazla rahatsızlık vermez.
e. Toprakların infiltrasyon hızının 3 mm/saat’ten küçük olduğu yerlerde iyi sonuç vermez.
f. Arazi üzerinde bitkileri yetiştirmek için herhangi bir tava, tahta ve masura gibi parselasyon işlemleri yapılmadığından yer kaybı meydana gelmez, arazi maksimum kullanmaya açılır.
g. Bu sulama sistemi ile çevrenin iklimi üzerinde kısmen etkili olunabilir. Sıcak zamanlarda havanın soğutulması, soğuk zamanlarda kısmen ısıtılması ve bitkilerin sıcaktan ve soğuktan zarar görmesi önlenebilir. Ayrıca sıcak ve hava neminin düşük olduğu zamanlarda ortam nemi yükseltilebilir.(Bkz. İklim konusuna)
h. Sulama aralıkları kısa ve sulama miktarı düşüktür.
i. Ticaret gübreleri sulama suyu ile rahatça bitkilere verilebilir. Gübrenin bu şekilde suda erimiş olarak bitkiye verilmesi gübrenin bitki tarafından kolayca ve zaman geçirilmeden alınmasını sağlar.
j. Tohum ekiminde, yüzeysel sulamadan dolayı toprak yüzeyinde meydana gelen kaymak tabakası tohum çimlenmesini büyük ölçüde engeller. Burada kaymak tabakası daha az oluşur ve oluşan tabaka tekrar yapılacak yağmurlama ile yumuşatılabilir.
k. Bu arada bitkiye yağmurlama öncesi atılmış ilaç ve yaprak gübrelerinin yıkanmasına neden olabilir.
l. Yağmurlama ile bitki üzerindeki tozlar yıkanıp, bitkilerin gözenekleri açılır ve daha iyi solunum yapmaları sağlanır.
m. Sulama sonrası, suyun damlacıklar halinde yapraklarda, meyvelerde ve gövde üzerinde kalması, güneş ışıklarının mercekleşme yapmasına ve yanıklar oluşturmasına, ayrıca bazı mantari ve bakteriyel hastalıkların ortaya çıkmasına ve yayılmasına neden olabilir. Çiçeklerin döllenmesi sırasında, çiçek tozlarının dişicik tepesine gelmesini engelleyerek ve dişicik tepesindeki çiçek tozlarını yıkayarak döllenmenin meydana gelmesini önleyebilir.
n. Mekanik ve otomatik yağmurlama sistemleri iş gücünde ve işçilik masraflarında büyük tasarruf sağlar.
o. Doğru planlandıkları ve işletildikleri zaman en yüksek sulama randımanına ulaşılabilir.
p. İlk yatırım masrafları yüksektir. Ancak maliyet masrafı çıkarıldıktan sonra daha ekonomik olmaya başlar.
Bilinçsiz ve deneyimsiz yapılan bir yağmurlama sistemi ve sulaması hiç şüphesiz zararlı sonuçlar verir. Çok sıcak ve kurak zamanlarda aniden sulama yapılması bitkilerde şok meydana getirir ve havuç, turp gibi sebzelerde yumru, domateslerde meyve çatlaması görülür. Bu hava şartlarında yağmurlamaya, günün sıcaklarının henüz kendini hissettirmediği, ancak güneşin doğduğu ve güneşin batmasına yakın zamanlarda başlanır. Bulutlu günler de herhangi bir saatte sulama yapılabilir. Yağmurlama sistemi üzerinde çok sayıda araştırma yapılmıştır. Bunlardan bir tanesi Almanya’da 6 senelik deneme sonuçlarını yansıtmakta ve yağmurlama sistemiyle bazı sebzelerdeki verim artışlarını ortaya koymaktadır (Cetvel 13.4). Cetvel incelendiğinde, sebzelerdeki verim artışının % 13-144 arasında gerçekleştiğini, yine ön kültür bitkilerinde bu artışın % 20-39, esas kültürde % 13-144 ve son kültürde % 48-108 olduğunu görürüz. Ancak esas kültürde soğanda % 1 ve erkenci bezelyede % 5 verim azalması meydana gelmiştir. Ayrıca araştırmada verilen bilgiler arasında, yağmurlama sulama uygulanması ürünün kalitesini de yükseltmiştir.
Cetvel 13.4. Bazı Bitkilerde Yağmurlama Sulamayla Gerçekleşen Verim Artışları
Ön Kültür Ürün artışı Esas Kültür Ürün artışı Son kültür Ürün artışı
% % %
Baş salata 120 Beyaz baş lahana 136 Karnabahar 208
Alabaş 129 Yazlık Wirsing 137 Kırmızı baş lahana 165
Turp 139 Karnabahar 162 Yeşil yaprak lahana 174
Wirsing 136 Kereviz 244 Ispanak 180
Erkenci havuç 136 Yer fasulyesi 180
Geççi havuç 113 Pırasa 148
Sırık fasulyesi 186
Yer fasulyesi 159
Erkenci bezelye 99
Geççi bezelye 124
Sırık domates 119
Soğan 86
Bir başka araştırmada su ve gübrelemenin birbirini tamamladığı, karşılıklı birbirinin etkisini arttırdığı saptanmıştır. Yağmurlama ile verilen su hemen kök bölgesine indiğinden, bitkiler tarafından daha kolaylıkla ve istenen zamanda alınabilmektedir (Cetvel 13.5).
Yağmurlama sonrası verilen suyun hemen hemen büyük bir bölümü toprak içine girer ve kök bölgesinde depolanır. Ancak bitki ve toprak üst yüzeyinde kalan kısmı buharlaşır ve kaybolur. Yağmurlama sulamada su damlacıklarının büyüklüğü, toprağa vuruş hızı ve toprak yapısı arasında önemli bir ilişki bulunmaktadır. Tohum ekiminden hemen sonra bitkilerin toprak yüzünü kapatacağı ana kadar bu bakımdan dikkatli davranmak gerekir. Çünkü bu dönemde yağmurlama ile toprak yapısı bozulabilir. Kumlu topraklarda besin yıkanması meydana gelebilir. Bitkilerde özellikle azot noksanlığı ortaya çıkabilir. Killi topraklarda ve organik maddesi az topraklarda zararlı etki daha fazla görülür. Toprağın özellikle kolloidal kısmı yıkanır ve derinlerde birikerek katılaşır ve geçirimsiz taban tabakası oluşumuna sebebiyet verebilir. Dikkat edilmesi gereken bir konu devamlı su ve bunun getireceği bol gübreleme topraklarda tuzluluğu oluşturabilir. Bu bakımdan gübre kullanımda ölçüyü kaçırmamak gerekir.
Cetvel 13.5. Bazı sebzelerde Yağmurlama Sulama ile Farklı Azotlu Gübre
Uygulamasının Verime Etkisi
Sebzeler Yağmurlama Sulama ile Verim Artışı (kg/da)
Düşük azot Orta azot Yüksek azot
Wirsing 39,60 77,10 128,60
Lahana 5,10 15,40 25,40
Kereviz 56,60 89,30 126,10
Domates 56,00 85,80 81,20
Bir yağmurlama ünitesi pompa, filtre, ana ve tali borular, başlık ve memelerden oluşur (Şekil 13.5). Pompa, nehir, rezervuar, kuyu, göl, baraj ve göletlerden doğrudan doğruya alınıyorsa sisteme basınçlı su sağlar. Suyun alındığı kaynakta veya işletmede basınçlı su varsa, ayrıca pompaya gerek kalmaz. Yukarıda belirtilen sularda asılı vaziyette bitki artıkları, yosun, toprak partikülleri bulunabilir.
Şekil 13.5. Yağmurlama sisteminde temel öğeler (GÜNAY ve UL 2001)
Alınan su doğrudan sisteme verilirse, bunlar başlık ve memelerin tıkanmasına yol açar. Bu yüzden sisteme bir filtre yerleştirilmelidir. Borular (ana, tali ve lateral) suyu taşır, ana ve tali borular vasıtasıyla parsele kadar getirilir. Parselde su lateral (yan) borular üzerine yerleştirilen başlık, tabanca, memeler ve borular üzerine açılan deliklerden toprağa verilir. Suyu taşıyıcı borular çelik, asbestli çimento, alüminyum ve çoğunlukla PVC ve PE plastik malzemeden imal edilir. Genelde sabit bir sistem olarak toprak altına veya hem sabit hem de taşınabilir olarak toprak üstüne yerleştirilir. Bu bakımdan yağmurlama sistemi sabit, yarı sabit (yarı taşınır) ve taşınır üç kısma ayrılır. Taşınır sistemde bütün parçalar pompa dahil bir yerden bir yere nakil edilebilir ve tekrar montaj yapılabilir. Yarı taşınır sistemde motor, ana borular ve kısmen yan borular sabit yapılır. Genelde yan borular (lateraller) taşınır veya lateraller üzerindeki başlıkların yeri değiştirilir. Sabit sistemde ünitenin tamamı yerinde kalır hiçbir oynatma yapılmaz. Sistemde kullanılan boruların çabuk kırılmaması, eğrilip bükülmemesi, paslanmaması, içinde yosun tutmaması ve ucuz olması istenir.
Hangi sistemin seçileceği işletmenin çalışma şekline bağlıdır. Her birinin kendine özgü fayda ve sakıncaları vardır. Sabit sistemler bir sefer kurulur. Bundan sonra başka sadece sulama sırasında işçilik ister, ama tek yere ve tek amaca endekslidir. Taşınır ve yarı taşınır sistemler çok amaçlıdır. Zaman tasarrufu bakımından iki ünite devreye sokulduğunda birisi çalışır ve sulama yaparken, diğeri sökülür ve başka taraftaki sulama için monte edilir. Arazide peş peşe sulama yapılır. Fakat her taşıma sırasında yeni bir iş ve işçilik ister.
Lateral borular üzerinde bulunan başlık, tabanca, meme ve delikler sistemin en önemli parçalarıdır ve sistemin randımanın, etkinliğini belirler. Belirli bir basınç altında, belli bir su miktarını, belli bir süre içinde belli bir alana atar. Geniş alanlarda başlık ve tabancalar, küçük alanlarda ve özellikle örtü altı tarımında meme ve delikler kullanılır. Başlıklar dönüş hızlarına, çalışma basınçlarına ve suyu fırlatma açı ve uzaklığına göre ve ayrıca başlıkların optimum işletme basınçları 1-2 atmosfer olursa düşük basınçlı, 3-4 atmosfer olursa orta ve 4 atmosferden fazla olursa yüksek basınçlı olarak sınıflandırılır. Piyasada çok değişik şekilleri vardır. Bunları seçerken özelliklerini iyi etüt etmelidir. Örneğin bir başlığın hızı o şekilde ayarlanabilmelidir ki ikinci kez aynı noktaya su geldiğinde, ilk su toprak tarafından tamamen emilmiş olmalıdır. Bunların özellikleri sulama yapan kişi tarafından ayarlanabilir.
Delik ve memeler hep aynı ayarda su atar. Ancak bunlarda da suyun basıncı ayarlanarak miktarı, atış mesafesi azaltılır veya çoğaltılır. Delikler 1-2 mm çapında ve 50-100 mm çapındaki borular üzerine belirli aralıklar ve açılar verilerek açılır. Delikli borularla sulama, hızlı bir şekilde su alma özelliği olan topraklarda yapılır. Su serpinti şeklinde toprağa verilir. Bu bakımdan sabit serpintili, sarkaç serpintili ve hareketli serpintili hatlar olarak üç tipi bulunur. Sabit serpinti hatları 1,5-5,0 atmosfer basınç altında çalışır. 5-15 m genişlikte ve 200 m kadar olan bir alanı sular. Yağmurlama hızı 10-30 mm/saat’tır. Sarkaçlı olanlar 1-1,5 atmosfer basınçta 5-10 m arasındaki bir uzunluğu ve genişliği eğer ünite 100o döner şekilde yapılmışsa iki taraflı, aksi halde tek taraflı sular. Deliklerin çabuk tıkanması, bu sistemin en önemli sakıncasını teşkil eder. Memeler ve deliklerle sulama saatte 17 mm üzerinde yapılırsa kuvvetli, 17-5 mm arasında yapılırsa orta ve 5 mm'nin altında yapılırsa zayıf yağmurlama yapılmış olur. (Yağmurlama konusunda daha geniş bilgi için Bkz. GÜNAY ve UL 2001).
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay
Yağmurlama sulama yöntemi son yıllarda ülkemizde yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Dış ülkelerde ise 20. yüzyılın başlarına giden eski bir mazisi vardır. Şu anda dünyada sulanabilir arazilerin % 5’in de uygulanmaktadır. Suyun ve gübrenin beraberce verildiği bu sistemde kaynaktan alınan su, basınç yaratılarak, kapalı bir sistemde borular içinde araziye getirilir ve sonra parsellere yerleştirilen borulara çeşitli yağmurlama başlıkları takılarak suyun araziye bitki üstünden veya toprağın hemen üstünden yağmur damlacıkları gibi püskürtülmesiyle yapılır. Yüzeysel sulamada sorun olan arazi meyli bu sulamada sorun olmaktan çıkar. Yağmurlama sulamanın kendine özgü üstünlükleri olduğu gibi bazı sakıncalı yönleri de bulunmaktadır. Şimdi bunları maddeler halinde sıralayalım.
a. Sulama suyu kaynağı devamlılık göstermelidir.
b. Her türlü toprakta ve hatta karmaşık bünye ve profile sahip, sığ topraklarda bile istenen şekilde sulama yapılabilir.
c. Topraklarda tuzluluk oranını fazla arttırmaz. Hatta tuzlu toprakların yıkanması bu sistemde daha pratik ve başarılıdır.
d. Sulama suyunun tuzlu olması durumunda üsten yağmurlama sisteminde tuzlu suyun, yapraklar ve meyveler üzerinde birikmesi bazı ufak sorunlar çıkartılabilir. Alttan sulamada bu fazla rahatsızlık vermez.
e. Toprakların infiltrasyon hızının 3 mm/saat’ten küçük olduğu yerlerde iyi sonuç vermez.
f. Arazi üzerinde bitkileri yetiştirmek için herhangi bir tava, tahta ve masura gibi parselasyon işlemleri yapılmadığından yer kaybı meydana gelmez, arazi maksimum kullanmaya açılır.
g. Bu sulama sistemi ile çevrenin iklimi üzerinde kısmen etkili olunabilir. Sıcak zamanlarda havanın soğutulması, soğuk zamanlarda kısmen ısıtılması ve bitkilerin sıcaktan ve soğuktan zarar görmesi önlenebilir. Ayrıca sıcak ve hava neminin düşük olduğu zamanlarda ortam nemi yükseltilebilir.(Bkz. İklim konusuna)
h. Sulama aralıkları kısa ve sulama miktarı düşüktür.
i. Ticaret gübreleri sulama suyu ile rahatça bitkilere verilebilir. Gübrenin bu şekilde suda erimiş olarak bitkiye verilmesi gübrenin bitki tarafından kolayca ve zaman geçirilmeden alınmasını sağlar.
j. Tohum ekiminde, yüzeysel sulamadan dolayı toprak yüzeyinde meydana gelen kaymak tabakası tohum çimlenmesini büyük ölçüde engeller. Burada kaymak tabakası daha az oluşur ve oluşan tabaka tekrar yapılacak yağmurlama ile yumuşatılabilir.
k. Bu arada bitkiye yağmurlama öncesi atılmış ilaç ve yaprak gübrelerinin yıkanmasına neden olabilir.
l. Yağmurlama ile bitki üzerindeki tozlar yıkanıp, bitkilerin gözenekleri açılır ve daha iyi solunum yapmaları sağlanır.
m. Sulama sonrası, suyun damlacıklar halinde yapraklarda, meyvelerde ve gövde üzerinde kalması, güneş ışıklarının mercekleşme yapmasına ve yanıklar oluşturmasına, ayrıca bazı mantari ve bakteriyel hastalıkların ortaya çıkmasına ve yayılmasına neden olabilir. Çiçeklerin döllenmesi sırasında, çiçek tozlarının dişicik tepesine gelmesini engelleyerek ve dişicik tepesindeki çiçek tozlarını yıkayarak döllenmenin meydana gelmesini önleyebilir.
n. Mekanik ve otomatik yağmurlama sistemleri iş gücünde ve işçilik masraflarında büyük tasarruf sağlar.
o. Doğru planlandıkları ve işletildikleri zaman en yüksek sulama randımanına ulaşılabilir.
p. İlk yatırım masrafları yüksektir. Ancak maliyet masrafı çıkarıldıktan sonra daha ekonomik olmaya başlar.
Bilinçsiz ve deneyimsiz yapılan bir yağmurlama sistemi ve sulaması hiç şüphesiz zararlı sonuçlar verir. Çok sıcak ve kurak zamanlarda aniden sulama yapılması bitkilerde şok meydana getirir ve havuç, turp gibi sebzelerde yumru, domateslerde meyve çatlaması görülür. Bu hava şartlarında yağmurlamaya, günün sıcaklarının henüz kendini hissettirmediği, ancak güneşin doğduğu ve güneşin batmasına yakın zamanlarda başlanır. Bulutlu günler de herhangi bir saatte sulama yapılabilir. Yağmurlama sistemi üzerinde çok sayıda araştırma yapılmıştır. Bunlardan bir tanesi Almanya’da 6 senelik deneme sonuçlarını yansıtmakta ve yağmurlama sistemiyle bazı sebzelerdeki verim artışlarını ortaya koymaktadır (Cetvel 13.4). Cetvel incelendiğinde, sebzelerdeki verim artışının % 13-144 arasında gerçekleştiğini, yine ön kültür bitkilerinde bu artışın % 20-39, esas kültürde % 13-144 ve son kültürde % 48-108 olduğunu görürüz. Ancak esas kültürde soğanda % 1 ve erkenci bezelyede % 5 verim azalması meydana gelmiştir. Ayrıca araştırmada verilen bilgiler arasında, yağmurlama sulama uygulanması ürünün kalitesini de yükseltmiştir.
Cetvel 13.4. Bazı Bitkilerde Yağmurlama Sulamayla Gerçekleşen Verim Artışları
Ön Kültür Ürün artışı Esas Kültür Ürün artışı Son kültür Ürün artışı
% % %
Baş salata 120 Beyaz baş lahana 136 Karnabahar 208
Alabaş 129 Yazlık Wirsing 137 Kırmızı baş lahana 165
Turp 139 Karnabahar 162 Yeşil yaprak lahana 174
Wirsing 136 Kereviz 244 Ispanak 180
Erkenci havuç 136 Yer fasulyesi 180
Geççi havuç 113 Pırasa 148
Sırık fasulyesi 186
Yer fasulyesi 159
Erkenci bezelye 99
Geççi bezelye 124
Sırık domates 119
Soğan 86
Bir başka araştırmada su ve gübrelemenin birbirini tamamladığı, karşılıklı birbirinin etkisini arttırdığı saptanmıştır. Yağmurlama ile verilen su hemen kök bölgesine indiğinden, bitkiler tarafından daha kolaylıkla ve istenen zamanda alınabilmektedir (Cetvel 13.5).
Yağmurlama sonrası verilen suyun hemen hemen büyük bir bölümü toprak içine girer ve kök bölgesinde depolanır. Ancak bitki ve toprak üst yüzeyinde kalan kısmı buharlaşır ve kaybolur. Yağmurlama sulamada su damlacıklarının büyüklüğü, toprağa vuruş hızı ve toprak yapısı arasında önemli bir ilişki bulunmaktadır. Tohum ekiminden hemen sonra bitkilerin toprak yüzünü kapatacağı ana kadar bu bakımdan dikkatli davranmak gerekir. Çünkü bu dönemde yağmurlama ile toprak yapısı bozulabilir. Kumlu topraklarda besin yıkanması meydana gelebilir. Bitkilerde özellikle azot noksanlığı ortaya çıkabilir. Killi topraklarda ve organik maddesi az topraklarda zararlı etki daha fazla görülür. Toprağın özellikle kolloidal kısmı yıkanır ve derinlerde birikerek katılaşır ve geçirimsiz taban tabakası oluşumuna sebebiyet verebilir. Dikkat edilmesi gereken bir konu devamlı su ve bunun getireceği bol gübreleme topraklarda tuzluluğu oluşturabilir. Bu bakımdan gübre kullanımda ölçüyü kaçırmamak gerekir.
Cetvel 13.5. Bazı sebzelerde Yağmurlama Sulama ile Farklı Azotlu Gübre
Uygulamasının Verime Etkisi
Sebzeler Yağmurlama Sulama ile Verim Artışı (kg/da)
Düşük azot Orta azot Yüksek azot
Wirsing 39,60 77,10 128,60
Lahana 5,10 15,40 25,40
Kereviz 56,60 89,30 126,10
Domates 56,00 85,80 81,20
Bir yağmurlama ünitesi pompa, filtre, ana ve tali borular, başlık ve memelerden oluşur (Şekil 13.5). Pompa, nehir, rezervuar, kuyu, göl, baraj ve göletlerden doğrudan doğruya alınıyorsa sisteme basınçlı su sağlar. Suyun alındığı kaynakta veya işletmede basınçlı su varsa, ayrıca pompaya gerek kalmaz. Yukarıda belirtilen sularda asılı vaziyette bitki artıkları, yosun, toprak partikülleri bulunabilir.
Şekil 13.5. Yağmurlama sisteminde temel öğeler (GÜNAY ve UL 2001)
Alınan su doğrudan sisteme verilirse, bunlar başlık ve memelerin tıkanmasına yol açar. Bu yüzden sisteme bir filtre yerleştirilmelidir. Borular (ana, tali ve lateral) suyu taşır, ana ve tali borular vasıtasıyla parsele kadar getirilir. Parselde su lateral (yan) borular üzerine yerleştirilen başlık, tabanca, memeler ve borular üzerine açılan deliklerden toprağa verilir. Suyu taşıyıcı borular çelik, asbestli çimento, alüminyum ve çoğunlukla PVC ve PE plastik malzemeden imal edilir. Genelde sabit bir sistem olarak toprak altına veya hem sabit hem de taşınabilir olarak toprak üstüne yerleştirilir. Bu bakımdan yağmurlama sistemi sabit, yarı sabit (yarı taşınır) ve taşınır üç kısma ayrılır. Taşınır sistemde bütün parçalar pompa dahil bir yerden bir yere nakil edilebilir ve tekrar montaj yapılabilir. Yarı taşınır sistemde motor, ana borular ve kısmen yan borular sabit yapılır. Genelde yan borular (lateraller) taşınır veya lateraller üzerindeki başlıkların yeri değiştirilir. Sabit sistemde ünitenin tamamı yerinde kalır hiçbir oynatma yapılmaz. Sistemde kullanılan boruların çabuk kırılmaması, eğrilip bükülmemesi, paslanmaması, içinde yosun tutmaması ve ucuz olması istenir.
Hangi sistemin seçileceği işletmenin çalışma şekline bağlıdır. Her birinin kendine özgü fayda ve sakıncaları vardır. Sabit sistemler bir sefer kurulur. Bundan sonra başka sadece sulama sırasında işçilik ister, ama tek yere ve tek amaca endekslidir. Taşınır ve yarı taşınır sistemler çok amaçlıdır. Zaman tasarrufu bakımından iki ünite devreye sokulduğunda birisi çalışır ve sulama yaparken, diğeri sökülür ve başka taraftaki sulama için monte edilir. Arazide peş peşe sulama yapılır. Fakat her taşıma sırasında yeni bir iş ve işçilik ister.
Lateral borular üzerinde bulunan başlık, tabanca, meme ve delikler sistemin en önemli parçalarıdır ve sistemin randımanın, etkinliğini belirler. Belirli bir basınç altında, belli bir su miktarını, belli bir süre içinde belli bir alana atar. Geniş alanlarda başlık ve tabancalar, küçük alanlarda ve özellikle örtü altı tarımında meme ve delikler kullanılır. Başlıklar dönüş hızlarına, çalışma basınçlarına ve suyu fırlatma açı ve uzaklığına göre ve ayrıca başlıkların optimum işletme basınçları 1-2 atmosfer olursa düşük basınçlı, 3-4 atmosfer olursa orta ve 4 atmosferden fazla olursa yüksek basınçlı olarak sınıflandırılır. Piyasada çok değişik şekilleri vardır. Bunları seçerken özelliklerini iyi etüt etmelidir. Örneğin bir başlığın hızı o şekilde ayarlanabilmelidir ki ikinci kez aynı noktaya su geldiğinde, ilk su toprak tarafından tamamen emilmiş olmalıdır. Bunların özellikleri sulama yapan kişi tarafından ayarlanabilir.
Delik ve memeler hep aynı ayarda su atar. Ancak bunlarda da suyun basıncı ayarlanarak miktarı, atış mesafesi azaltılır veya çoğaltılır. Delikler 1-2 mm çapında ve 50-100 mm çapındaki borular üzerine belirli aralıklar ve açılar verilerek açılır. Delikli borularla sulama, hızlı bir şekilde su alma özelliği olan topraklarda yapılır. Su serpinti şeklinde toprağa verilir. Bu bakımdan sabit serpintili, sarkaç serpintili ve hareketli serpintili hatlar olarak üç tipi bulunur. Sabit serpinti hatları 1,5-5,0 atmosfer basınç altında çalışır. 5-15 m genişlikte ve 200 m kadar olan bir alanı sular. Yağmurlama hızı 10-30 mm/saat’tır. Sarkaçlı olanlar 1-1,5 atmosfer basınçta 5-10 m arasındaki bir uzunluğu ve genişliği eğer ünite 100o döner şekilde yapılmışsa iki taraflı, aksi halde tek taraflı sular. Deliklerin çabuk tıkanması, bu sistemin en önemli sakıncasını teşkil eder. Memeler ve deliklerle sulama saatte 17 mm üzerinde yapılırsa kuvvetli, 17-5 mm arasında yapılırsa orta ve 5 mm'nin altında yapılırsa zayıf yağmurlama yapılmış olur. (Yağmurlama konusunda daha geniş bilgi için Bkz. GÜNAY ve UL 2001).
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay

