Organik Gübreler / Bitki Beslemesinde Kullanılan Gübreler / GÜBRELEME / SEBZECİLİK
Organik gübreleme daha çok toprağın özellikleri düzeltmek ve az miktarda içerdikleri besin maddeleriyle de toprağa besin maddesi vermek için yapılır. Organik gübreler besin maddelerini organik formda içerir. Organik maddeler toprakta doğal olarak bulunacağı gibi, çeşitli organik gübreler kullanılarak karşılanabilir. Toprakta yaşayan sayısız böceğin, kurtun, solucanın, mikroorganizmanın, mantarın, bakterinin, bitkinin ve hayvanın canlı iken bıraktığı artıklar ve dışkıları, öldüklerinde vücutlarının toprağa karışarak çürümesi doğal yoldan topraktaki organik maddeleri sağlar. Dünyada % 5 oranından az bile olsa, tamamı organik madde içeren topraklar vardır. Geriye kalan topraklar inorganik (mineral) yapıdadır. Toprakta organik maddeler parçalanmaya başlamış, parçalanmış, humus halini almış şekilde bulunur. Genelde toprağın organik madde içeriği % 5-10 arasında bulunur. Bazen bu oran % 15-20’ye kadar çıkabilir. Çöllerde olduğu gibi az veya hiç organik madde içermeyen topraklara da rastlanır.
Organik gübreleme, organik materyallerin insanlarca toplanması ve çeşitli işlemlerden geçirildikten ve organik gübre haline getirildikten sonra toprağa verilmesidir. Organik gübrelerde ilk materyal şeklini kaybeder, bileşimi değişir, rengi kahverengine döner. Organik gübreler toprağa atıldıklarında toprağın yapısını ıslah eder. Sıcaklık, su tutma ve havalanma gibi toprağın fiziksel özelliklerini, pH, besin maddeleri tutma, tuzluluk gibi kimyasal özelliklerini ve toprağın bitkisel ve hayvansal canlılığı olan biyolojik özelliklerini düzeltir. Ancak organik gübreler toprakta devamlı kalmaz. Parçalanmaya devam ederek sonunda kolloidal kil haline geçer ve yok olur. Bu bakımdan toprağın organik maddelerce zenginliğini sürekli kılmak ve onun toprağa verdiği faydaları elde etmek için toprağın devamlı organik gübrelerle gübrelenmesi gerekir. Organik gübreler hayvan gübreleri, kompost, şehir artıkları, yeşil gübreleme, şerbet, insan dışkısı (fekal), lağım suları, kan tozu, deri tozu, boynuz ve tırnak tozu, guano şeklinde sınıflanır.
Hayvan gübreleri: Hayvan gübreleri, çiftlik veya ahır gübresi olarak da tanımlanır. Değişik hayvanların katı ve sıvı (idrar) dışkılarıyla, altlarına serilen yataklık materyalinden oluşur. Bu gübrenin değeri hayvanın cinsine, yaşına, verilen yemin cinsine ve miktarına, yemleri sindirme gücüne, gördüğü işe, çıkardığı katı/sıvı dışkı oranına, altına serilen yataklığın cinsine, miktarına ve gübrenin saklanma şekline bağlıdır. Buğday, çavdar, arpa, yulaf, mısır, kepek, yonca ve kuru otla beslenen hayvanların gübreleri, sadece saman ve kuru otla beslenen hayvanların gübrelerine göre daha zengin ve iyi özelliktedir. Altlığın buğday ve çavdar olması, pirinç, arpa ve kuru ot olmasından daha iyidir. Hem gübre miktarını çoğaltır hem de gübrenin kaba yapılı olmasını sağlar. Değişik hayvan dışkılarının içeriği Cetvel 14.1’de verilmiştir.
Cetvel 14.1 Değişik Hayvan Dışkılarının İçeriği (VAN SLYKE 1932)
Hayvanın cinsi Su N P2O5 K2O
Katı Sıvı Katı Sıvı Katı Sıvı Katı Sıvı
At 75 90 0,55 1,35 0,30 çok az 0,40 1,25
Sığır 85 92 0,40 1,00 0,20 çok az 0,10 1,35
Koyun 60 85 0,75 1,35 0,50 0,05 0,45 2,10
Domuz 80 97 0,55 0,44 0,50 0,10 0,40 0,45
Kümes Hayvanı 55 1 0,8 0,4
Gübrede bulunan su miktarına göre hayvan gübreleri kuru (sıcak) ve sulu (soğuk) gübre olarak kısımlara ayrılır. Kuru gübreler at, eşek, koyun ve keçi gübresidir. Kuru gübreler çabuk ihtimar eder (fermantasyon uğrar), sıcak ve besin maddeleri zengindir. Sulu gübreler sığır ve domuz gübresidir.
Cetvelde görüldüğü gibi, hayvan gübresi % 20-30 kuru madde içerir. Kuru maddede % 0,3-0,6 arasında azot, % 0,2-0,4 arasında fosfor ve % 0,1-0,7 arasında potasyum vardır.
Hayvan gübresini kullanabilmek için onları ihtimar (çürütüp hümüs haline) ettirmek gerekir. Ahırdan çıkartılan gübre hemen ıslatılıp sıkıştırılır, kendi haline bırakılır ve gübre havasız koşullarda, sıcaklığı yükselmeden (30-40oC üzerine çıkmadan) uzun bir süre içinde çürütülürse buna soğuk çürütme adı verilir. Fazla iş gücü göstermeden elde olunan bu gübre, hayvan gübresinden beklenen faydaları tam yerine getiremez. Hayvan gübresi ahırdan alındıktan sonra hafif ıslatılıp 80-100 cm yüksekliğinde, sıkıştırmadan kendi haline bırakılır. Bu sırada havalı koşullarda ihtimar başlar ve gübrede sıcaklık birkaç gün içinde 60-70oC yi bulur. Daha sonra gübre tekrar iyice ıslatılır ve 150-180 cm yüksekliğinde hafif sıkıştırılarak yığılır. Çabuk kullanıma alınacaksa birkaç gün arayla aktarılır, her aktarmada nem miktarı az ise ıslatılır ve tekrar aynı yığın yapılır. Böylece 30-40 gün sonra gübre hazır hale gelir. Çabuk kullanılmak istenmiyorsa aktarma ayda bir yapılır ve gübre 3-4 ay sonra hazır hale gelir. Bu sistemde hayvan gübresi elde edilmesine sıcak çürütme denir.
İhtimar edilen gübre kullanılmaya hazırdır. Ancak gübre kullanılmayacaksa kullanma zamanına kadar iyi koşullarda muhafaza edilmesi gerekir. Saklama üstü kapalı bir yerde, altı beton bir zeminde yapılmalı ve yığın şeklinde olmalıdır. Üstü açıksa beton zemin bir tarafa meyilli olmalı ve gübre üzerine düşen yağış suları meyilli olan kenarda açılacak bir çukurda toplanmalıdır. Bu sular ilerde şerbet olarak kullanılır. İyi saklanmış bir hayvan gübresinin azot kapsamı ve nem içeriği Cetvel 14.2’de verilmiştir. İyi yanmış bir hayvan gübresinin faydalarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.
a. Kolay dağıtılır.
b. Bitkiyi yakmaz
c. Toprak hazırlamasını kolaylaştırır.
d. Toprağa belirli ölçüde azot sağlar, yıkanma olmadığı takdirde başlangıçtaki fosfor ve
potasyum miktarında değişiklik olmaz.
e. Sıcak çürütme sonucu Karbon/Azot (K/N) oranı 20/1'dir.
f. Toprakta havalanmayı düzgün hale getirir, kaymak tabakası bağlama nispetini azaltır.
g. Toprağın su seviyesini kontrol eder. Kuru ve hafif olan kumlu topraklarda suyu tutma
gücünü arttırırken, ağır ve ıslak olan killi topraklarda azaltır. Bu topraklarda fazla
suyun uzaklaşmasını temin eder.
h. Topraktaki canlıların çalışmasını sağlayacak organik maddeyi temin eder, bu canlıların
hayvan gübresini parçalamasıyla toprakta humus oluşur ve toprak canlılığı artar.
Normal koşullarda hayvan gübrelerini ihtimar (çürüttükten sonra) ettirdikten sonra kullanmak gerekir. Ancak bazı hallerde taze hayvan gübresi çürütülmeden doğrudan doğruya toprağa verilir. Bu durumda bazı faydalar yanında sakıncaları ortaya çıkar.
Cetvel 14.2. Değişik Hayvan Gübrelerinin Azot Kapsamları ve Nem Oranları
Gübre cinsi Nem oranı Azot miktarı
(%) (%)
At gübresi (yarı yarıya saman karışmış) 45-60 1,3-1,5
At gübresi (samanlı kuru saklanmış) 20-30 1,2
At gübresi (çok fazla samanla karışmış) 60-70 1,5-1,7
At gübresi (dağlık yerden alınmış) 60-80 1,7-1,9
Altlık buğday ve pirinç samanı Ara.15 0,4-0,6
Altlık arpa ve yulaf Ara.15 0,3-0,4
Çayır otu Ara.15 1,0-2,0
Taze tavuk gübresi (samansız) 50-70 4,0-5,0
Taze tavuk gübresi (samanlı) 40-60 2,0-4,0
Çeşitli tane yemler Ara.15 1,5-2,0
Sığır gübresi 70-90 1,0-1,9
a. İçinde daha fazla besin maddesi bulundurur. Bu özellikle kümes hayvanları gübresinde
ortaya çıkar.
b. Taze gübre toprağa atıldıktan sonra, toprak içinde çürür. Bu çürümede meydana gelen
asit ve alkali karakterli bileşikler toprakta kolay çözünmeyen ham besin maddelerinin
parçalanmasını ve toprak çözeltisine karışmasını sağlar.
c. Eğer taze gübreleme, bitkiler varken yapılırsa, özellikle sıvı kısım fazla üre formunda
azot bulunur ve ürenin parçalanması sırasında meydana gelen amonyak bitkileri yakar.
Bu bakımdan taze ahır gübresi tarlada bitki olmadığı zaman verilir. Genelde kışı sert
geçen yerlerde sonbahar toprak işlemesiyle atılır ve kış boyunca tarlada kalıp,
ilkbaharda çürümüş olarak hizmete sokulur.
d. Taze gübrede C/N oranı geniş olduğundan, uygulama sonrası bitkilerde azot
noksanlığı meydana gelebilir.
e. Sulu, samanlı ve topak halde bulunduğundan dağıtılması zordur. Tarlada muntazam
dağıtılmaz ve toprağın homojen özelliği bozulabilir.
Dikkat edilirse, taze gübrenin faydasından çok zararı bulunmaktadır. Bu bakımdan sadece sonbahar aylarında tarlada bitkilerin bulunmadığı zaman uygulanabilir. Aksi halde hayvan gübresini her zaman çürütülmüş kullanmak akıl karıdır.
Kompost ve şehir atıkları: Kompost çiftlik atıklarından ve şehir atıklarından (şehir çöplerinden) yapılan organik gübredir. İkisinin yapılış sistemi ve kullanış şekli aynıdır. Çiftlikte bulunan hayvansal ve bitkisel her türlü organik atık ıslatılıp yığın yapılır ve ihtimarı çabuklaştırmak üzere, yığın yapılırken içine üre, amonyum nitrat gibi ticaret gübreleri katılır. Yığın birkaç gün arayla aktarılır. Bu sırada yığının nem oranı kontrol edilir ve gerekirse yığın ıslatılır. 30-50 gün arasında organik atıklar çürür ve gübre olarak kullanılır hale gelir.
Çürüme sırasında yığında bazı biyokimyasal (biyoşimik) değişiklikler meydana gelir. İlk görünüşünü kaybeder. Kısmen hayvan gübresine benzer bir yapı kazanır. Kompostun elde edilmesinde ağaç yaprakları, sebze atıkları, bozuk yemler, mutfak atıkları, hayvan gübreleri, her türlü tarla bitkisel atıkları kullanılır. Kompostun değeri, içine giren maddelere bağlıdır. Organik gübreler arasında en fazla besin maddesi içerenidir. Çeşitli kompostların besin değeri ortalamasında, içerdikleri azot miktarı 1-40 mg/kg, fosfor ve potasyum miktarı 1-200 mg/kg arasında değişmektedir. Besin maddesi miktarı artıkça kompost değer kazanır (ZABUNO?LU ve KAÇAR 1992, GÜNAY ve KÜTÜK 1999). Kompost hayvan gübresinden daha pahalı bir gübredir. Besin içeriği yüksek olduğundan, tarlaya gübre olarak pek verilmez. Kompost daha çok tohum ekimi ve fide dikimi harçlarının yapılmasında yer alır. Harç içine % 20-30 oranında karışımları saksılara, tohum ekim kasalarına ve yastıklara konur.
?ehir atıkları komposta göre daha çeşitlilik gösterir. Her türlü bitkisel ve hayvansal atıklar, mutfak atıkları, mezbaha atıkları (kemik, kan, hayvanların iç organları vb.), istenmeyen bazı endüstriyel atıklar (deterjan, kimyasal atıklar, tıbbi atıklar vb.), taş, toprak, inşaat atıkları, cam, teneke, plastikler sayılabilir. ?ehir atıklarından gübre yapılırken, önce içindeki organik madde dışı maddelerin temizlenmesi gerekir. ?ehir atıklarından yapılan organik gübrelerin fiyatları daha ucuzdur. Belediyeler, çim alanlarının ve parkların gübrelenmesinde kendilerinin yaptığı bu gübreyi kullanır.
Yeşil gübre: Tarlaya veya örtü altı alanlarına ekilen bazı bitkiler hasat edilmeyerek, toprağın organik madde miktarını arttırmak üzere toprağa karıştırılmasına “yeşil gübreleme” ve kullanılan bitkiye “yeşil gübre bitkisi” adı verilir. Yeşil gübreler toprağın organik madde miktarını zenginleştirirken, azot bakımından da toprağı zenginleştirir. Yeşil bitkiler toprağa karıştırılıp, çürümeleri sırasında karbondioksit açığa çıkar ve toprakta zayıf asitler meydana gelir. Bu asitler toprakta kolay çözülmeyen maddeleri parçalar ve bitkiler için gerekli maddelerin toprak çözeltisine geçmelerini sağlar. Yeşil gübrelemede daha çok fiğ, bakla, soya fasulyesi, taş yoncası, mısır gibi bitkiler seçilir. Bu bitkilerin dışında yeşil gübrelemede kullanılan bitkiler Cetvel 14.3’te verilmiştir.
Cetvel 14.3. Yeşil Gübrelemede Kullanılan Bitkiler
Baklagil Olmayan Bitkiler Baklagil Olan Bitkileri
Çavdar Yonca
Yulaf Arap yoncası
Arpa Çayır üçgülü
Buğday Kırmızı üçgül
Kara buğday Japon üçgülü
Mısır Taş yoncası
Darı Börülce
Gök darı Soya fasulyesi
Çim Tüylü fiğ
Sudan otu Tüysüz fiğ
Hardal Avusturya bezelyesi
Kolza Kanada yem bezelyesi
Baklagil bitkileri çiçeklenme sırasında, mısır ve diğer bitkiler 30-40 cm boy aldıklarında sürülerek toprağa karıştırılır. Yeşil gübreleme yaparken kültür bitkilerinin yetiştiği alan kullanıldığından, yeşil bitkilerin ne zaman ve ne miktar alanda üretileceği önceden hesaplanır ve kültür bitkilerinin ekim nöbeti (münavebesi) arasına yerleştirilir. Gelişi güzel bir yeşil gübreleme ekonomik açıdan işletmeye zarar getirebilir. Örtü altı tarımında sıcaklığın yüksek olduğu ve seraların kullanılmadığı yaz aylarında bu işlem yapılır. Tarlada ise yukarıda açıkladığımız üzere uygulanır. Yeşil gübrelemede aşağıdaki faydalar sağlanır:
a. Toprağın organik madde ve buna bağlı humus miktarı artar.
b. Bitkilere bir miktar besin maddesi sağlanır. Özellikle toprakta azot miktarı arttırılır.
c. Topraktaki mikroorganizma sayısı ve etkinliği artar. Böylece kültür bitkilerine daha
canlı ve dinamik bir yetiştirme ortamı doğar.
d. Yeşil bitkilerin çürümesi sırasında meydana gelen CO2 toprakta besin maddesi
oluşmasına hizmet eder.
e. Toprağın fiziksel yapısı düzelir.
f. Erozyon önlenir.
?erbet: ?erbet iki yoldan elde edilir. Birinci yolda, hayvan ve insanlara ait sıvı (idrar) sızdırmaz kuyular içinde toplanıp 2-3 yıl kendi halinde dinlendirildikten sonra, 5-6 misli suyla karıştırılarak elde olunan sıvı bitkilere sulama suyu olarak verilir. Bu yolla elde edilen şerbette azot ve diğer mineral maddeler bulunur. Bunun diğer bir şekli ise; ahır gübresi elde ederken gübrenin ıslatılması ve gübre çürürken, meydana gelen yağışlardan yığın içindeki fazla suların sızmasıdır. Çürütme yapılan alan bir yöne meyilli yapıldığından, bu sular sızdırmaz bir kuyu içinde toplanır. İstenirse bu su tekrar çürümekte olan gübrenin ıslatılmasında kullanılır. İstenmezse çukurda biriken sıvı belli bir süre bekletildikten sonra, 3-5 misli suyla karıştırılır ve bitkilere verilir. İkinci yol, çürümüş ahır gübresi sulama havuzları içindeki su içine atıp bir süre suda bekletip (1-2 gün), ahır gübresi içindeki maddelerin suya geçmesi sağlanır. Havuzdaki su hayvan gübresi parçalarıyla beraber direkt bitkilerin sulanmasında kullanılır. Eğer işletmede havuz yoksa, küfeler içine ahır gübresi doldurulur ve sulama suyu kanalının içine yerleştirilir. Su küfe içersinden geçerken gübre içindeki maddeleri eritir ve beraberinde bitkilere taşır. Bu sistem tarla yetiştiriciliğinde özellikle hıyar ve daha sonra domates, biber, patlıcan, kıvırcık ve marula uygulanır.
İnsan dışkısı (fekal) ve lağım suları: Fekal insanın sıvı ve katı dışkısıdır. Çin’de 2000 yıl öncesinden beri kullanılmaktadır. Halen bu ülkede toprağa verilen besin maddelerinin % 15-20'i fekalden karşılanmaktadır. Bazı Avrupa ülkelerinde ve Japonya’da da kullanılmaktadır. Japonya’da verilen azotlu gübrenin % 15’i, fosforun % 5,5’i ve potasyumun % 11,8’i bu yolla sağlanır. Fekalde ortalama % 0,51 azot, % 0,10 fosfor, % 2-3 potasyum, % 3-5 organik madde ve % 1,4-1,7 civarında kül bulunmaktadır. Hindistan’da fekal doğrudan toprağa verilmez, kompost yapımında kullanılır. İnsan dışkısı doğrudan toprağa verilemez. Kullanım öncesi bir süre bekletilmesi, olgunlaştırılması ve sonra içine bir miktar su katılarak verilmesi gerekir. Olgulaştırma birkaç gün içinde kısa yoldan yapılacağı gibi, birkaç ay içinde uzun bir sürede yapılabilir. Almanya’da fekal çiftlik evlerinde sızdırmaz çukurlar içinde toplanır. Ancak çukura her gün yeni dışkı eklendiğinden, bu sistem insan sağlığı açısından sakıncalar yaratır. Kolera, bağırsak iltihabı, basilli dizanteri, ishal, solucan ve tenya gibi hastalık ve zararlıların yayılmasına sebep olur. Çin’de insan ölümlerinin çoğu fekalle gübrelenmiş sebzeleri yemelerinden kaynaklanmaktadır. Fekalin çukurlarda biriktirilip, daha sonra çevre kirliliği yaratmayacak, böcek ve sinek oluşturmayacak ağzı örtülebilen özel beton veya fiberglas tanklar içine alınıp, burada olgunlaştırılması yapılmalıdır. Bu özel tank veya fıçılar içine fekal doldurulur ve içine bir miktar fosfor ilave edilir. Ağzı kapalı olduğundan çürütülme sırasında azotun amonyak şeklinde kaybı meydana gelmez. Olgunlaştırma sırasında fekalden gelebilecek hastalık ve zararlılar ölür ve etkisiz hale gelir. Fekal en iyi sonbahar aylarındaki toprak işlemesi sırasında toprağa verilmelidir. Böylece kış aylarında da çürümesi devam ettiğinden zararlı etkisi hiç kalmaz.
Lağım suları belediyeler tarafından şehirde kanallarla toplanmakta ve özel dinlendirme, arıtma tesislerinde işlemden geçirilip, hijyenik hale getirildikten sonra kullanıma sunulmaktadır. Lağım suları kullanılırken gene de içeriği kontrol edilmeli özellikle ağır metalleri içerip içermediği saptanmalıdır. Cetvel 14.4’te lağım sularının genel içeriği verilmiştir.
Cetvel 14.4. Lağım Sularının İçeriği
Bitki besinleri Lağım suyu ön işlemden Lağım suyu ön işlemden
geçirilmiş geçirilmemiş
Azot (N) 538 323
Fosfor(P2O5) 151 81
Potasyum (K2O) 108 81
Kan tozu: Hayvancılığın ve kesimhanelerin yoğun olduğu bölgelerde kesim sonrası arta kalan kanların toplanması ve kurutulmasıyla elde edilen organik bir gübredir. İçeriğinde % 8-14 azot, % 0,3-1,5 fosfor ve % 0,5-0,8 potasyum bulunur. Bu gübrede azot organik formda olduğundan toprağa atıldığında hemen kullanılamaz. Bunun için sonbahar veya erken ilkbahar sürümlerinde toprağa verilmelidir.
Deri tozu: Deri endüstrisi gelişmiş yerlerde atıkların zararlı bileşiklerinden arındırıldıktan sonra, öğütülmesiyle elde olunur. İçinde % 6-11 azot ve % 0,5-1,0 fosfor bulunur. Toprakta parçalanması ve yarayışlı hale gelmesi uzun zaman alır.
Organik gübreleme daha çok toprağın özellikleri düzeltmek ve az miktarda içerdikleri besin maddeleriyle de toprağa besin maddesi vermek için yapılır. Organik gübreler besin maddelerini organik formda içerir. Organik maddeler toprakta doğal olarak bulunacağı gibi, çeşitli organik gübreler kullanılarak karşılanabilir. Toprakta yaşayan sayısız böceğin, kurtun, solucanın, mikroorganizmanın, mantarın, bakterinin, bitkinin ve hayvanın canlı iken bıraktığı artıklar ve dışkıları, öldüklerinde vücutlarının toprağa karışarak çürümesi doğal yoldan topraktaki organik maddeleri sağlar. Dünyada % 5 oranından az bile olsa, tamamı organik madde içeren topraklar vardır. Geriye kalan topraklar inorganik (mineral) yapıdadır. Toprakta organik maddeler parçalanmaya başlamış, parçalanmış, humus halini almış şekilde bulunur. Genelde toprağın organik madde içeriği % 5-10 arasında bulunur. Bazen bu oran % 15-20’ye kadar çıkabilir. Çöllerde olduğu gibi az veya hiç organik madde içermeyen topraklara da rastlanır.
Organik gübreleme, organik materyallerin insanlarca toplanması ve çeşitli işlemlerden geçirildikten ve organik gübre haline getirildikten sonra toprağa verilmesidir. Organik gübrelerde ilk materyal şeklini kaybeder, bileşimi değişir, rengi kahverengine döner. Organik gübreler toprağa atıldıklarında toprağın yapısını ıslah eder. Sıcaklık, su tutma ve havalanma gibi toprağın fiziksel özelliklerini, pH, besin maddeleri tutma, tuzluluk gibi kimyasal özelliklerini ve toprağın bitkisel ve hayvansal canlılığı olan biyolojik özelliklerini düzeltir. Ancak organik gübreler toprakta devamlı kalmaz. Parçalanmaya devam ederek sonunda kolloidal kil haline geçer ve yok olur. Bu bakımdan toprağın organik maddelerce zenginliğini sürekli kılmak ve onun toprağa verdiği faydaları elde etmek için toprağın devamlı organik gübrelerle gübrelenmesi gerekir. Organik gübreler hayvan gübreleri, kompost, şehir artıkları, yeşil gübreleme, şerbet, insan dışkısı (fekal), lağım suları, kan tozu, deri tozu, boynuz ve tırnak tozu, guano şeklinde sınıflanır.
Hayvan gübreleri: Hayvan gübreleri, çiftlik veya ahır gübresi olarak da tanımlanır. Değişik hayvanların katı ve sıvı (idrar) dışkılarıyla, altlarına serilen yataklık materyalinden oluşur. Bu gübrenin değeri hayvanın cinsine, yaşına, verilen yemin cinsine ve miktarına, yemleri sindirme gücüne, gördüğü işe, çıkardığı katı/sıvı dışkı oranına, altına serilen yataklığın cinsine, miktarına ve gübrenin saklanma şekline bağlıdır. Buğday, çavdar, arpa, yulaf, mısır, kepek, yonca ve kuru otla beslenen hayvanların gübreleri, sadece saman ve kuru otla beslenen hayvanların gübrelerine göre daha zengin ve iyi özelliktedir. Altlığın buğday ve çavdar olması, pirinç, arpa ve kuru ot olmasından daha iyidir. Hem gübre miktarını çoğaltır hem de gübrenin kaba yapılı olmasını sağlar. Değişik hayvan dışkılarının içeriği Cetvel 14.1’de verilmiştir.
Cetvel 14.1 Değişik Hayvan Dışkılarının İçeriği (VAN SLYKE 1932)
Hayvanın cinsi Su N P2O5 K2O
Katı Sıvı Katı Sıvı Katı Sıvı Katı Sıvı
At 75 90 0,55 1,35 0,30 çok az 0,40 1,25
Sığır 85 92 0,40 1,00 0,20 çok az 0,10 1,35
Koyun 60 85 0,75 1,35 0,50 0,05 0,45 2,10
Domuz 80 97 0,55 0,44 0,50 0,10 0,40 0,45
Kümes Hayvanı 55 1 0,8 0,4
Gübrede bulunan su miktarına göre hayvan gübreleri kuru (sıcak) ve sulu (soğuk) gübre olarak kısımlara ayrılır. Kuru gübreler at, eşek, koyun ve keçi gübresidir. Kuru gübreler çabuk ihtimar eder (fermantasyon uğrar), sıcak ve besin maddeleri zengindir. Sulu gübreler sığır ve domuz gübresidir.
Cetvelde görüldüğü gibi, hayvan gübresi % 20-30 kuru madde içerir. Kuru maddede % 0,3-0,6 arasında azot, % 0,2-0,4 arasında fosfor ve % 0,1-0,7 arasında potasyum vardır.
Hayvan gübresini kullanabilmek için onları ihtimar (çürütüp hümüs haline) ettirmek gerekir. Ahırdan çıkartılan gübre hemen ıslatılıp sıkıştırılır, kendi haline bırakılır ve gübre havasız koşullarda, sıcaklığı yükselmeden (30-40oC üzerine çıkmadan) uzun bir süre içinde çürütülürse buna soğuk çürütme adı verilir. Fazla iş gücü göstermeden elde olunan bu gübre, hayvan gübresinden beklenen faydaları tam yerine getiremez. Hayvan gübresi ahırdan alındıktan sonra hafif ıslatılıp 80-100 cm yüksekliğinde, sıkıştırmadan kendi haline bırakılır. Bu sırada havalı koşullarda ihtimar başlar ve gübrede sıcaklık birkaç gün içinde 60-70oC yi bulur. Daha sonra gübre tekrar iyice ıslatılır ve 150-180 cm yüksekliğinde hafif sıkıştırılarak yığılır. Çabuk kullanıma alınacaksa birkaç gün arayla aktarılır, her aktarmada nem miktarı az ise ıslatılır ve tekrar aynı yığın yapılır. Böylece 30-40 gün sonra gübre hazır hale gelir. Çabuk kullanılmak istenmiyorsa aktarma ayda bir yapılır ve gübre 3-4 ay sonra hazır hale gelir. Bu sistemde hayvan gübresi elde edilmesine sıcak çürütme denir.
İhtimar edilen gübre kullanılmaya hazırdır. Ancak gübre kullanılmayacaksa kullanma zamanına kadar iyi koşullarda muhafaza edilmesi gerekir. Saklama üstü kapalı bir yerde, altı beton bir zeminde yapılmalı ve yığın şeklinde olmalıdır. Üstü açıksa beton zemin bir tarafa meyilli olmalı ve gübre üzerine düşen yağış suları meyilli olan kenarda açılacak bir çukurda toplanmalıdır. Bu sular ilerde şerbet olarak kullanılır. İyi saklanmış bir hayvan gübresinin azot kapsamı ve nem içeriği Cetvel 14.2’de verilmiştir. İyi yanmış bir hayvan gübresinin faydalarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.
a. Kolay dağıtılır.
b. Bitkiyi yakmaz
c. Toprak hazırlamasını kolaylaştırır.
d. Toprağa belirli ölçüde azot sağlar, yıkanma olmadığı takdirde başlangıçtaki fosfor ve
potasyum miktarında değişiklik olmaz.
e. Sıcak çürütme sonucu Karbon/Azot (K/N) oranı 20/1'dir.
f. Toprakta havalanmayı düzgün hale getirir, kaymak tabakası bağlama nispetini azaltır.
g. Toprağın su seviyesini kontrol eder. Kuru ve hafif olan kumlu topraklarda suyu tutma
gücünü arttırırken, ağır ve ıslak olan killi topraklarda azaltır. Bu topraklarda fazla
suyun uzaklaşmasını temin eder.
h. Topraktaki canlıların çalışmasını sağlayacak organik maddeyi temin eder, bu canlıların
hayvan gübresini parçalamasıyla toprakta humus oluşur ve toprak canlılığı artar.
Normal koşullarda hayvan gübrelerini ihtimar (çürüttükten sonra) ettirdikten sonra kullanmak gerekir. Ancak bazı hallerde taze hayvan gübresi çürütülmeden doğrudan doğruya toprağa verilir. Bu durumda bazı faydalar yanında sakıncaları ortaya çıkar.
Cetvel 14.2. Değişik Hayvan Gübrelerinin Azot Kapsamları ve Nem Oranları
Gübre cinsi Nem oranı Azot miktarı
(%) (%)
At gübresi (yarı yarıya saman karışmış) 45-60 1,3-1,5
At gübresi (samanlı kuru saklanmış) 20-30 1,2
At gübresi (çok fazla samanla karışmış) 60-70 1,5-1,7
At gübresi (dağlık yerden alınmış) 60-80 1,7-1,9
Altlık buğday ve pirinç samanı Ara.15 0,4-0,6
Altlık arpa ve yulaf Ara.15 0,3-0,4
Çayır otu Ara.15 1,0-2,0
Taze tavuk gübresi (samansız) 50-70 4,0-5,0
Taze tavuk gübresi (samanlı) 40-60 2,0-4,0
Çeşitli tane yemler Ara.15 1,5-2,0
Sığır gübresi 70-90 1,0-1,9
a. İçinde daha fazla besin maddesi bulundurur. Bu özellikle kümes hayvanları gübresinde
ortaya çıkar.
b. Taze gübre toprağa atıldıktan sonra, toprak içinde çürür. Bu çürümede meydana gelen
asit ve alkali karakterli bileşikler toprakta kolay çözünmeyen ham besin maddelerinin
parçalanmasını ve toprak çözeltisine karışmasını sağlar.
c. Eğer taze gübreleme, bitkiler varken yapılırsa, özellikle sıvı kısım fazla üre formunda
azot bulunur ve ürenin parçalanması sırasında meydana gelen amonyak bitkileri yakar.
Bu bakımdan taze ahır gübresi tarlada bitki olmadığı zaman verilir. Genelde kışı sert
geçen yerlerde sonbahar toprak işlemesiyle atılır ve kış boyunca tarlada kalıp,
ilkbaharda çürümüş olarak hizmete sokulur.
d. Taze gübrede C/N oranı geniş olduğundan, uygulama sonrası bitkilerde azot
noksanlığı meydana gelebilir.
e. Sulu, samanlı ve topak halde bulunduğundan dağıtılması zordur. Tarlada muntazam
dağıtılmaz ve toprağın homojen özelliği bozulabilir.
Dikkat edilirse, taze gübrenin faydasından çok zararı bulunmaktadır. Bu bakımdan sadece sonbahar aylarında tarlada bitkilerin bulunmadığı zaman uygulanabilir. Aksi halde hayvan gübresini her zaman çürütülmüş kullanmak akıl karıdır.
Kompost ve şehir atıkları: Kompost çiftlik atıklarından ve şehir atıklarından (şehir çöplerinden) yapılan organik gübredir. İkisinin yapılış sistemi ve kullanış şekli aynıdır. Çiftlikte bulunan hayvansal ve bitkisel her türlü organik atık ıslatılıp yığın yapılır ve ihtimarı çabuklaştırmak üzere, yığın yapılırken içine üre, amonyum nitrat gibi ticaret gübreleri katılır. Yığın birkaç gün arayla aktarılır. Bu sırada yığının nem oranı kontrol edilir ve gerekirse yığın ıslatılır. 30-50 gün arasında organik atıklar çürür ve gübre olarak kullanılır hale gelir.
Çürüme sırasında yığında bazı biyokimyasal (biyoşimik) değişiklikler meydana gelir. İlk görünüşünü kaybeder. Kısmen hayvan gübresine benzer bir yapı kazanır. Kompostun elde edilmesinde ağaç yaprakları, sebze atıkları, bozuk yemler, mutfak atıkları, hayvan gübreleri, her türlü tarla bitkisel atıkları kullanılır. Kompostun değeri, içine giren maddelere bağlıdır. Organik gübreler arasında en fazla besin maddesi içerenidir. Çeşitli kompostların besin değeri ortalamasında, içerdikleri azot miktarı 1-40 mg/kg, fosfor ve potasyum miktarı 1-200 mg/kg arasında değişmektedir. Besin maddesi miktarı artıkça kompost değer kazanır (ZABUNO?LU ve KAÇAR 1992, GÜNAY ve KÜTÜK 1999). Kompost hayvan gübresinden daha pahalı bir gübredir. Besin içeriği yüksek olduğundan, tarlaya gübre olarak pek verilmez. Kompost daha çok tohum ekimi ve fide dikimi harçlarının yapılmasında yer alır. Harç içine % 20-30 oranında karışımları saksılara, tohum ekim kasalarına ve yastıklara konur.
?ehir atıkları komposta göre daha çeşitlilik gösterir. Her türlü bitkisel ve hayvansal atıklar, mutfak atıkları, mezbaha atıkları (kemik, kan, hayvanların iç organları vb.), istenmeyen bazı endüstriyel atıklar (deterjan, kimyasal atıklar, tıbbi atıklar vb.), taş, toprak, inşaat atıkları, cam, teneke, plastikler sayılabilir. ?ehir atıklarından gübre yapılırken, önce içindeki organik madde dışı maddelerin temizlenmesi gerekir. ?ehir atıklarından yapılan organik gübrelerin fiyatları daha ucuzdur. Belediyeler, çim alanlarının ve parkların gübrelenmesinde kendilerinin yaptığı bu gübreyi kullanır.
Yeşil gübre: Tarlaya veya örtü altı alanlarına ekilen bazı bitkiler hasat edilmeyerek, toprağın organik madde miktarını arttırmak üzere toprağa karıştırılmasına “yeşil gübreleme” ve kullanılan bitkiye “yeşil gübre bitkisi” adı verilir. Yeşil gübreler toprağın organik madde miktarını zenginleştirirken, azot bakımından da toprağı zenginleştirir. Yeşil bitkiler toprağa karıştırılıp, çürümeleri sırasında karbondioksit açığa çıkar ve toprakta zayıf asitler meydana gelir. Bu asitler toprakta kolay çözülmeyen maddeleri parçalar ve bitkiler için gerekli maddelerin toprak çözeltisine geçmelerini sağlar. Yeşil gübrelemede daha çok fiğ, bakla, soya fasulyesi, taş yoncası, mısır gibi bitkiler seçilir. Bu bitkilerin dışında yeşil gübrelemede kullanılan bitkiler Cetvel 14.3’te verilmiştir.
Cetvel 14.3. Yeşil Gübrelemede Kullanılan Bitkiler
Baklagil Olmayan Bitkiler Baklagil Olan Bitkileri
Çavdar Yonca
Yulaf Arap yoncası
Arpa Çayır üçgülü
Buğday Kırmızı üçgül
Kara buğday Japon üçgülü
Mısır Taş yoncası
Darı Börülce
Gök darı Soya fasulyesi
Çim Tüylü fiğ
Sudan otu Tüysüz fiğ
Hardal Avusturya bezelyesi
Kolza Kanada yem bezelyesi
Baklagil bitkileri çiçeklenme sırasında, mısır ve diğer bitkiler 30-40 cm boy aldıklarında sürülerek toprağa karıştırılır. Yeşil gübreleme yaparken kültür bitkilerinin yetiştiği alan kullanıldığından, yeşil bitkilerin ne zaman ve ne miktar alanda üretileceği önceden hesaplanır ve kültür bitkilerinin ekim nöbeti (münavebesi) arasına yerleştirilir. Gelişi güzel bir yeşil gübreleme ekonomik açıdan işletmeye zarar getirebilir. Örtü altı tarımında sıcaklığın yüksek olduğu ve seraların kullanılmadığı yaz aylarında bu işlem yapılır. Tarlada ise yukarıda açıkladığımız üzere uygulanır. Yeşil gübrelemede aşağıdaki faydalar sağlanır:
a. Toprağın organik madde ve buna bağlı humus miktarı artar.
b. Bitkilere bir miktar besin maddesi sağlanır. Özellikle toprakta azot miktarı arttırılır.
c. Topraktaki mikroorganizma sayısı ve etkinliği artar. Böylece kültür bitkilerine daha
canlı ve dinamik bir yetiştirme ortamı doğar.
d. Yeşil bitkilerin çürümesi sırasında meydana gelen CO2 toprakta besin maddesi
oluşmasına hizmet eder.
e. Toprağın fiziksel yapısı düzelir.
f. Erozyon önlenir.
?erbet: ?erbet iki yoldan elde edilir. Birinci yolda, hayvan ve insanlara ait sıvı (idrar) sızdırmaz kuyular içinde toplanıp 2-3 yıl kendi halinde dinlendirildikten sonra, 5-6 misli suyla karıştırılarak elde olunan sıvı bitkilere sulama suyu olarak verilir. Bu yolla elde edilen şerbette azot ve diğer mineral maddeler bulunur. Bunun diğer bir şekli ise; ahır gübresi elde ederken gübrenin ıslatılması ve gübre çürürken, meydana gelen yağışlardan yığın içindeki fazla suların sızmasıdır. Çürütme yapılan alan bir yöne meyilli yapıldığından, bu sular sızdırmaz bir kuyu içinde toplanır. İstenirse bu su tekrar çürümekte olan gübrenin ıslatılmasında kullanılır. İstenmezse çukurda biriken sıvı belli bir süre bekletildikten sonra, 3-5 misli suyla karıştırılır ve bitkilere verilir. İkinci yol, çürümüş ahır gübresi sulama havuzları içindeki su içine atıp bir süre suda bekletip (1-2 gün), ahır gübresi içindeki maddelerin suya geçmesi sağlanır. Havuzdaki su hayvan gübresi parçalarıyla beraber direkt bitkilerin sulanmasında kullanılır. Eğer işletmede havuz yoksa, küfeler içine ahır gübresi doldurulur ve sulama suyu kanalının içine yerleştirilir. Su küfe içersinden geçerken gübre içindeki maddeleri eritir ve beraberinde bitkilere taşır. Bu sistem tarla yetiştiriciliğinde özellikle hıyar ve daha sonra domates, biber, patlıcan, kıvırcık ve marula uygulanır.
İnsan dışkısı (fekal) ve lağım suları: Fekal insanın sıvı ve katı dışkısıdır. Çin’de 2000 yıl öncesinden beri kullanılmaktadır. Halen bu ülkede toprağa verilen besin maddelerinin % 15-20'i fekalden karşılanmaktadır. Bazı Avrupa ülkelerinde ve Japonya’da da kullanılmaktadır. Japonya’da verilen azotlu gübrenin % 15’i, fosforun % 5,5’i ve potasyumun % 11,8’i bu yolla sağlanır. Fekalde ortalama % 0,51 azot, % 0,10 fosfor, % 2-3 potasyum, % 3-5 organik madde ve % 1,4-1,7 civarında kül bulunmaktadır. Hindistan’da fekal doğrudan toprağa verilmez, kompost yapımında kullanılır. İnsan dışkısı doğrudan toprağa verilemez. Kullanım öncesi bir süre bekletilmesi, olgunlaştırılması ve sonra içine bir miktar su katılarak verilmesi gerekir. Olgulaştırma birkaç gün içinde kısa yoldan yapılacağı gibi, birkaç ay içinde uzun bir sürede yapılabilir. Almanya’da fekal çiftlik evlerinde sızdırmaz çukurlar içinde toplanır. Ancak çukura her gün yeni dışkı eklendiğinden, bu sistem insan sağlığı açısından sakıncalar yaratır. Kolera, bağırsak iltihabı, basilli dizanteri, ishal, solucan ve tenya gibi hastalık ve zararlıların yayılmasına sebep olur. Çin’de insan ölümlerinin çoğu fekalle gübrelenmiş sebzeleri yemelerinden kaynaklanmaktadır. Fekalin çukurlarda biriktirilip, daha sonra çevre kirliliği yaratmayacak, böcek ve sinek oluşturmayacak ağzı örtülebilen özel beton veya fiberglas tanklar içine alınıp, burada olgunlaştırılması yapılmalıdır. Bu özel tank veya fıçılar içine fekal doldurulur ve içine bir miktar fosfor ilave edilir. Ağzı kapalı olduğundan çürütülme sırasında azotun amonyak şeklinde kaybı meydana gelmez. Olgunlaştırma sırasında fekalden gelebilecek hastalık ve zararlılar ölür ve etkisiz hale gelir. Fekal en iyi sonbahar aylarındaki toprak işlemesi sırasında toprağa verilmelidir. Böylece kış aylarında da çürümesi devam ettiğinden zararlı etkisi hiç kalmaz.
Lağım suları belediyeler tarafından şehirde kanallarla toplanmakta ve özel dinlendirme, arıtma tesislerinde işlemden geçirilip, hijyenik hale getirildikten sonra kullanıma sunulmaktadır. Lağım suları kullanılırken gene de içeriği kontrol edilmeli özellikle ağır metalleri içerip içermediği saptanmalıdır. Cetvel 14.4’te lağım sularının genel içeriği verilmiştir.
Cetvel 14.4. Lağım Sularının İçeriği
Bitki besinleri Lağım suyu ön işlemden Lağım suyu ön işlemden
geçirilmiş geçirilmemiş
Azot (N) 538 323
Fosfor(P2O5) 151 81
Potasyum (K2O) 108 81
Kan tozu: Hayvancılığın ve kesimhanelerin yoğun olduğu bölgelerde kesim sonrası arta kalan kanların toplanması ve kurutulmasıyla elde edilen organik bir gübredir. İçeriğinde % 8-14 azot, % 0,3-1,5 fosfor ve % 0,5-0,8 potasyum bulunur. Bu gübrede azot organik formda olduğundan toprağa atıldığında hemen kullanılamaz. Bunun için sonbahar veya erken ilkbahar sürümlerinde toprağa verilmelidir.
Deri tozu: Deri endüstrisi gelişmiş yerlerde atıkların zararlı bileşiklerinden arındırıldıktan sonra, öğütülmesiyle elde olunur. İçinde % 6-11 azot ve % 0,5-1,0 fosfor bulunur. Toprakta parçalanması ve yarayışlı hale gelmesi uzun zaman alır.


Comment