Azotlu Gübreler / İnorganik Gübreler / Bitki Beslemesinde Kullanılan Gübreler / GÜBRELEME / SEBZECİLİK
Azot bitkinin büyümesiyle ilgili temel bir gübredir. Genç dönemlerde daha fazla olmak kaydıyla bitkiler yaşadıkları sürece sürekli azot alır. Bu istek aynı zamanda cins ve türlere göre de değişir. Toprakta azotlu gübreler kolay yıkandığından, azotun toprak sınıfları bakımından toprakta tutunma gücüne ve sulamanın miktarına ve sıklığına bağlı kalarak verilecek gübre miktarı değişir. Ancak diğer gübrelerden farklı olarak, bitkinin yetiştirilmesi sırasında istemiş olduğu toplam azot miktarı, azotlu gübreler suda çabuk çözündüğünden ve topraktaki hareket gücü daha fazla olduğundan tohum ekimi, fide dikimi ve büyümenin değişik kademelerinde verilecek şekilde kısımlara bölünerek yapılır. Cetvel 14.5’te bazı sebzelere uygulanan farklı dozlardaki azotlu gübrenin etkileri verilmiştir (MAPPES 1954).
Cetvel 14.5. Bazı Sebzelerde Farklı Dozlarda Uygulanan Azot
Gübrelemesinin Etkileri (MAPPES 1954)
Sebze Çeşidi Azot Dozları Verimde Meydana
Kg/ha Gelen Artış (%)
Erkenci Lahana 110 117
160 200
240 100
Domates 120 160
160 173
200 100
Pırasa 110 114
120 160
200 100
Azotlu gübreler yeryüzündeki doğal kaynaklardan elde edilebildiği gibi, çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilerek imal edilir. Cetvel 14.6’da dünyada kullanılan azotlu gübre çeşitleri, bunların kimyasal formülleri ve içerdikleri azot kapsamları verilmiştir (ZABUNOĞLU ve KARAÇAL 1992).
Üre [CO(NH2)2]: Amonyum ve karbondioksitin yüksek sıcaklıkta ve basınç altında amonyum karbonata dönüştürülmesinden sonra hidrolize edilmesiyle oluşur. Beyaz renkli kristal yapıda ve azot içeriği % 46’dır. Gübre içindeki azotun bir kısmı organik formdadır. Bundan dolayı suda çözünüp, tutunması, yıkanması daha az ve etkisi daha uzun sürelidir. Toprağa uygulama sonrası, gübre topraktan su alarak amonyum karbonat meydana gelmesiyle önce bazik, daha sonra amonyum karbonatın nitrifikasyona uğratılması ve nitrik asidin meydana gelmesiyle asidik bir etki ortaya çıkartır. Ancak bu iki etki de sürekli olmayıp geçici olduğundan genelde nötr gübre sayılır. Uzun süreli kullanımlarda toprakta hafif bir asitlik meydana gelebilir. Üreyle beraber az miktarda dolomit (kireç taşı) atılması bu sorunu ortadan kaldırır.
Cetvel 14.6. Azotlu Gübreler (ZABUNOĞLU ve KARAÇAL 1992).
Gübreler Kimyasal formülü N kapsamı (%)
Üre CO(NH2)2 46
Amonyum sülfat (NH4)2SO4 21
Amonyum klorür NH4CL 25
Amonyum nitrat NH4NO3 35
Kalsiyum amonyum nitrat NH4NO3.CaCO3 26
Potasyum nitrat KNO3 14
Sodyum nitrat NaNO3 16
Kalsiyum nitrat Ca(NO3)2 16
Kalsiyum siyanamit Ca(CN)2 22
Depolama kolaylığı, diğer azotlu gübrelere oranla daha iyi fiziksel özelliklerinin olması ve yüksek azot içermesinden dolayı son yıllarda en fazla kullanılan gübre olmuştur. Tohum ekimi ve fide dikimi sırasında ve bitkinin her hangi bir büyüme döneminde rahatlıkla kullanılabilir. Sulu çözeltisi yaprak gübresi şeklinde kullanılabilmektedir. Yaprak gübresi olarak kullanımında gübrenin üretimi sırasında oluşan biüre’t miktarının % 0,25’ten fazla olmaması gerekir, aksi halde bazı bitkilerde olumsuz etkiler ortaya çıkabilir.
Amonyum Sülfat [(NH4)2SO4]: Amonyum gazı ile sülfürik asidin tepkimesi sonucu veya amonyum karbonat ile jipsin (CaSO4.2H2O) reaksiyona sokulmasıyla elde edilir. Arı haldeki amonyum sülfat % 21 azot (N) ve % 27 kükürt (S) içerir.
Piyasada beyaz kristaller halinde sunulduğundan, bu gübreye halkımız şeker gübresi adını takmıştır. Toprağa uygulandığında amonyum (NH4+) ve sülfat (SO4--) iyonlarına ayrılır. Amonyum iyonu toprak kolloidleri tarafından tutulur ve kolayca yıkanmaz. Bu yüzden tohum ekiminden ve fide dikiminden biraz önce verilebilir. Toprak çözeltisine geçen amonyum toprak bakterileri tarafından nitrifikasyona uğratılır ve nitratlar oluşur. Topraktaki hem amonyum ve hem de nitrat formları bitkiler tarafından rahatça alınır. Sülfat ise topraktaki hidrojen (H+) iyonuyla birleşerek sülfürik asit (H2SO4) meydana getirir. Bu yüzden asit karakterli bir gübredir ve piyasada satılan bu gübredeki asit miktarı % 0,15 ten fazla olmamalıdır. Aksi halde asit fazlasından dolayı çuvallarda parçalanma ve gübrede topaklaşma (kekleşme) meydana gelir ve bu topaklaşma gübrenin dağıtılmasını zorlaştırır. Uzun yıllar tek taraflı amonyum sülfat gübresi kullanılması toprakta asitleşme meydana getirir. Topraktaki asitleşmenin önüne geçmek üzere duruma göre kireçleme yapılmalıdır. Ayrıca bu gübrenin daha çok, kurak ve az sulama yapılan yerlerde kullanılması tavsiye olunur.
Amonyum Klorür [NH4Cl]: Amonyağın, hidroklorik asit ile yaptığı reaksiyon sonucu veya amonyağın sodyum klorürle muamelesinden sonra meydana gelir. Beyaz renkli kristal bir gübredir. İçeriğinde % 26 azot (N) ve % 60 klor (Cl) bulunur. Amonyum bitki tarafından alınır. Klor (Cl-) toprakta hidrojen (H+) iyonuyla bileşerek, hidroklorik asit (HCl) ve amonyumun nitrifikasyonu sonucu oluşan sülfat kökünden sülfürik asit (H2SO4) meydana getirir. Bu yüzden asit reaksiyonlu bir gübredir.
Klorun fazlası bitkilere toksik etki yaptığından, bu gübre kullanılırken hıyar, patates gibi klora hassas bitkilere tavsiye edilmez.
Amonyum Nitrat [NH4NO3]: Nitrik asidin amonyakla nötrleştirilmesi sonucu ortaya çıkar. İçeriğinde % 35 azot (N) bulunur. Bu gübrenin suda çözünürlüğü oldukça yüksektir ve çözünme sonucu içeriğindeki azotun (N) yarısı amonyum (NH4+) ve yarısı nitrat (NO3-) iyonu şeklindedir. Her iki formda bitki tarafından alındığından ve toprakta bakiye bırakmadığından nötr bir gübre kabul edilir ve uygulamada bu önemli avantaj sağlar ve bu gübrenin diğerlerine göre daha fazla kullanılmasında tercih nedeni olur. Amonyum nitratın yüksek düzeyde nem çekme özelliği vardır. İmalatı sırasında gübre taneciklerinin etrafına nem çekmeyi azaltıcı maddeler (parafin, kil, dolamit vb.) kaplanır. Diğer bir özelliği yüksek sıcakta ve basınç altında kaldığı zaman patlama tehlikesi gösterir. Saklanması sırasında çuvallar nemi az, havalanabilir, kuru bir yerde ve üst üste fazla yığılmadan depolanmalıdır. Toprakta yıkanabilir bir gübredir. Kullanımı mutlaka tohum ekimi ve fide dikiminde yapılmalı ve ayrıca bitki gelişme döneminde uygulanmalıdır. Bitkiye uygulanacak gübre miktarı bir seferde değil, birkaç sefere bölünerek atılmalıdır.
Kalsiyum Amonyum Nitrat [CaCO3.NH4NO3]: Öğütülmüş kireç taşının (CaCO3) amonyum nitratla karıştırılması veya kalsiyum nitratın amonyakla reaksiyona sokulması sonucu elde edilir. Piyasada kireçli amonyum nitrat olarak bilinir. Kirli sarı renkli granül (daneli) bir gübredir. İçeriğinde % 21 azot veya % 26 azot bulunan iki tipi satılmaktadır. Gübre içindeki azotun yarısı amonyumdan, diğer yarısı nitrattan gelir. Topraktaki etkisi baz şeklindedir. Uygulama yaparken toprağa verilecek azot miktarı yanında bazik özelliği dikkate alınmalıdır. Topraktaki etkisi çabuk olduğundan tohum ekimi ve fide dikiminden sonra uygulanması tavsiye olunur. Bu gübrenin de nem çekme özelliği fazladır. Depolanması havalanabilir kuru yerlerde yapılmalıdır.
Potasyum Nitrat [KNO3]: ?ili ve Hindistan’da bulunan doğal yataklardan çıkarılıp elde edildiği gibi, potasyum klorürün, nitrik asitle veya sodyum nitratla reaksiyona sokulması sonucu elde edilir. Kristalize bir gübredir. İçeriğinde % 14 azot (N) ve % 44 potasyum (K2O) bulunur. Hem azot ve hem de potasyum bitki tarafından besin maddesi olarak alınır. Bu yüzden değeri yüksek nötr bir gübredir. Ayrıca nem çekme miktarı az olduğundan taşınması ve depolanması kolaydır. Toprakta yıkanabilir özelliği olduğundan ekim veya dikim sırasında ve yetiştirme döneminde uygulaması yapılmalıdır. Gübreyi birkaç seferde vermek gerekir.
Sodyum Nitrat [NaNO3]: ?ili’de doğal halde bulunduğundan aynı zamanda “?ili güherçilesi veya nitratı” olarak bilinir. Kimyasal yoldan sodyum karbonatın nitrik asitle reaksiyona sokulmasından elde edilir. Kimyasal yolla elde edilen sodyum nitrat beyaz renkli kristal bir gübredir. İçeriğinde % 16 azot (N) ve % 26 sodyum (Na) bulunur. Gübrenin nitrat kökü topraktan bitki tarafından alınır. Sodyumun çok az kısmından bitki istifade eder. Sodyumun (Na+) topraktaki suyun hidroksil (OH-) iyonuyla bileşerek sodyum hidroksit (NaOH) meydana getirir. Bu yüzden bazik bir özellik gösterir. Topraktaki asitliği nötralize eder ve fosfor ve potasyumun hareketliliğini arttırarak, bitki tarafından alınmasını kolaylaştırır. Ancak fazla ve sürekli kullanımında sakınca çıkartır. Toprakta fazla sodyum birikir. Bu toprağın strüktürünü (yapısını) bozar ve teksel bir yapıya dönüştürür. Etkisi çabuk bir gübredir. Tohum ekimi ve fide dikiminden sonra verilmelidir. Nem çekme özelliği vardır. Saklanması havadar, kuru yerlerde yapılmalıdır.
Kalsiyum Nitrat [Ca(NO3)2]: Dünyada ilk satışa sunulan azotlu gübre olarak kalsiyum nitrat “Norveç güherçilesi” olarak da bilinir. Kalsiyum oksit veya kireç taşının nitrik asitle reaksiyona sokulmasından elde olunur. Beyaz renkli kristal bir gübredir. İçeriğinde % 16 azot (N) ve % 28 kalsiyum (Ca) bulunur. Baz karakterli bir gübredir. Nem çekme özelliği fazladır, hava nemi % 50’ye çıktığında kuruluğunu büyük ölçüde yitirir ve % 60 nemden sonra nerdeyse sıvı hale geçer. Bu durumlarda kullanılması olanaksızdır. Bu yüzden taşınması ve depolanması zordur. Bu işlemler havalanabilir kuru yerlerde yapılmalıdır. Piyasada nem çekici özelliğini azaltmak için potasyum sülfat veya magnezyum sülfatla karıştırılmış granülleri satılır. Etkisi çabuk olduğundan ekim veya dikim sonrası verilir. Uygulama sırasında cilde temas ederse yakar. Aynı durum, nemli bitkilere uygulanmasında ortaya çıkar.
Kalsiyum Siyanamid [Ca(CN)2]: Yüksek ısılı fırınlarda kalsiyum siyanamid, karpit üzerine azot gazının püskürtülmesiyle elde edilir. Mavimsi siyah veya kurşuni renkli bir gübredir. İçeriğinde % 22 azot (N) ve % 38 kalsiyum (Ca) bulunur. Gübre içindeki azot organik formdadır. Fizyolojik olarak baz karakterli ve yavaş etkilidir. Toprağa uygulandıktan sonra, hemen hidrolize olur. Bu esnada meydana gelen disiyanamit (siyanlı hidrojen H2CN2) bitkilere zehir etkisi yapar. Bu özelliğinden ot öldürücü olarak yararlanılır. Tohum ekiminden ve fide dikiminden 3-4 hafta önce nemli toprağa uygulaması yapılır. Geçen süre içinde meydana gelen reaksiyonlarla disiyanamitin üreye dönüşümü gerçekleşir ve toksik etkisi kaybolur. Toprakta yeteri kadar nem olmaz ve toprak pH'ı 7 ve 7'den düşük olursa disiyanamid üreye dönüşmez ve etki kaybolmaz. Kullanımı bilinçli yapılmalıdır.
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay
Azot bitkinin büyümesiyle ilgili temel bir gübredir. Genç dönemlerde daha fazla olmak kaydıyla bitkiler yaşadıkları sürece sürekli azot alır. Bu istek aynı zamanda cins ve türlere göre de değişir. Toprakta azotlu gübreler kolay yıkandığından, azotun toprak sınıfları bakımından toprakta tutunma gücüne ve sulamanın miktarına ve sıklığına bağlı kalarak verilecek gübre miktarı değişir. Ancak diğer gübrelerden farklı olarak, bitkinin yetiştirilmesi sırasında istemiş olduğu toplam azot miktarı, azotlu gübreler suda çabuk çözündüğünden ve topraktaki hareket gücü daha fazla olduğundan tohum ekimi, fide dikimi ve büyümenin değişik kademelerinde verilecek şekilde kısımlara bölünerek yapılır. Cetvel 14.5’te bazı sebzelere uygulanan farklı dozlardaki azotlu gübrenin etkileri verilmiştir (MAPPES 1954).
Cetvel 14.5. Bazı Sebzelerde Farklı Dozlarda Uygulanan Azot
Gübrelemesinin Etkileri (MAPPES 1954)
Sebze Çeşidi Azot Dozları Verimde Meydana
Kg/ha Gelen Artış (%)
Erkenci Lahana 110 117
160 200
240 100
Domates 120 160
160 173
200 100
Pırasa 110 114
120 160
200 100
Azotlu gübreler yeryüzündeki doğal kaynaklardan elde edilebildiği gibi, çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilerek imal edilir. Cetvel 14.6’da dünyada kullanılan azotlu gübre çeşitleri, bunların kimyasal formülleri ve içerdikleri azot kapsamları verilmiştir (ZABUNOĞLU ve KARAÇAL 1992).
Üre [CO(NH2)2]: Amonyum ve karbondioksitin yüksek sıcaklıkta ve basınç altında amonyum karbonata dönüştürülmesinden sonra hidrolize edilmesiyle oluşur. Beyaz renkli kristal yapıda ve azot içeriği % 46’dır. Gübre içindeki azotun bir kısmı organik formdadır. Bundan dolayı suda çözünüp, tutunması, yıkanması daha az ve etkisi daha uzun sürelidir. Toprağa uygulama sonrası, gübre topraktan su alarak amonyum karbonat meydana gelmesiyle önce bazik, daha sonra amonyum karbonatın nitrifikasyona uğratılması ve nitrik asidin meydana gelmesiyle asidik bir etki ortaya çıkartır. Ancak bu iki etki de sürekli olmayıp geçici olduğundan genelde nötr gübre sayılır. Uzun süreli kullanımlarda toprakta hafif bir asitlik meydana gelebilir. Üreyle beraber az miktarda dolomit (kireç taşı) atılması bu sorunu ortadan kaldırır.
Cetvel 14.6. Azotlu Gübreler (ZABUNOĞLU ve KARAÇAL 1992).
Gübreler Kimyasal formülü N kapsamı (%)
Üre CO(NH2)2 46
Amonyum sülfat (NH4)2SO4 21
Amonyum klorür NH4CL 25
Amonyum nitrat NH4NO3 35
Kalsiyum amonyum nitrat NH4NO3.CaCO3 26
Potasyum nitrat KNO3 14
Sodyum nitrat NaNO3 16
Kalsiyum nitrat Ca(NO3)2 16
Kalsiyum siyanamit Ca(CN)2 22
Depolama kolaylığı, diğer azotlu gübrelere oranla daha iyi fiziksel özelliklerinin olması ve yüksek azot içermesinden dolayı son yıllarda en fazla kullanılan gübre olmuştur. Tohum ekimi ve fide dikimi sırasında ve bitkinin her hangi bir büyüme döneminde rahatlıkla kullanılabilir. Sulu çözeltisi yaprak gübresi şeklinde kullanılabilmektedir. Yaprak gübresi olarak kullanımında gübrenin üretimi sırasında oluşan biüre’t miktarının % 0,25’ten fazla olmaması gerekir, aksi halde bazı bitkilerde olumsuz etkiler ortaya çıkabilir.
Amonyum Sülfat [(NH4)2SO4]: Amonyum gazı ile sülfürik asidin tepkimesi sonucu veya amonyum karbonat ile jipsin (CaSO4.2H2O) reaksiyona sokulmasıyla elde edilir. Arı haldeki amonyum sülfat % 21 azot (N) ve % 27 kükürt (S) içerir.
Piyasada beyaz kristaller halinde sunulduğundan, bu gübreye halkımız şeker gübresi adını takmıştır. Toprağa uygulandığında amonyum (NH4+) ve sülfat (SO4--) iyonlarına ayrılır. Amonyum iyonu toprak kolloidleri tarafından tutulur ve kolayca yıkanmaz. Bu yüzden tohum ekiminden ve fide dikiminden biraz önce verilebilir. Toprak çözeltisine geçen amonyum toprak bakterileri tarafından nitrifikasyona uğratılır ve nitratlar oluşur. Topraktaki hem amonyum ve hem de nitrat formları bitkiler tarafından rahatça alınır. Sülfat ise topraktaki hidrojen (H+) iyonuyla birleşerek sülfürik asit (H2SO4) meydana getirir. Bu yüzden asit karakterli bir gübredir ve piyasada satılan bu gübredeki asit miktarı % 0,15 ten fazla olmamalıdır. Aksi halde asit fazlasından dolayı çuvallarda parçalanma ve gübrede topaklaşma (kekleşme) meydana gelir ve bu topaklaşma gübrenin dağıtılmasını zorlaştırır. Uzun yıllar tek taraflı amonyum sülfat gübresi kullanılması toprakta asitleşme meydana getirir. Topraktaki asitleşmenin önüne geçmek üzere duruma göre kireçleme yapılmalıdır. Ayrıca bu gübrenin daha çok, kurak ve az sulama yapılan yerlerde kullanılması tavsiye olunur.
Amonyum Klorür [NH4Cl]: Amonyağın, hidroklorik asit ile yaptığı reaksiyon sonucu veya amonyağın sodyum klorürle muamelesinden sonra meydana gelir. Beyaz renkli kristal bir gübredir. İçeriğinde % 26 azot (N) ve % 60 klor (Cl) bulunur. Amonyum bitki tarafından alınır. Klor (Cl-) toprakta hidrojen (H+) iyonuyla bileşerek, hidroklorik asit (HCl) ve amonyumun nitrifikasyonu sonucu oluşan sülfat kökünden sülfürik asit (H2SO4) meydana getirir. Bu yüzden asit reaksiyonlu bir gübredir.
Klorun fazlası bitkilere toksik etki yaptığından, bu gübre kullanılırken hıyar, patates gibi klora hassas bitkilere tavsiye edilmez.
Amonyum Nitrat [NH4NO3]: Nitrik asidin amonyakla nötrleştirilmesi sonucu ortaya çıkar. İçeriğinde % 35 azot (N) bulunur. Bu gübrenin suda çözünürlüğü oldukça yüksektir ve çözünme sonucu içeriğindeki azotun (N) yarısı amonyum (NH4+) ve yarısı nitrat (NO3-) iyonu şeklindedir. Her iki formda bitki tarafından alındığından ve toprakta bakiye bırakmadığından nötr bir gübre kabul edilir ve uygulamada bu önemli avantaj sağlar ve bu gübrenin diğerlerine göre daha fazla kullanılmasında tercih nedeni olur. Amonyum nitratın yüksek düzeyde nem çekme özelliği vardır. İmalatı sırasında gübre taneciklerinin etrafına nem çekmeyi azaltıcı maddeler (parafin, kil, dolamit vb.) kaplanır. Diğer bir özelliği yüksek sıcakta ve basınç altında kaldığı zaman patlama tehlikesi gösterir. Saklanması sırasında çuvallar nemi az, havalanabilir, kuru bir yerde ve üst üste fazla yığılmadan depolanmalıdır. Toprakta yıkanabilir bir gübredir. Kullanımı mutlaka tohum ekimi ve fide dikiminde yapılmalı ve ayrıca bitki gelişme döneminde uygulanmalıdır. Bitkiye uygulanacak gübre miktarı bir seferde değil, birkaç sefere bölünerek atılmalıdır.
Kalsiyum Amonyum Nitrat [CaCO3.NH4NO3]: Öğütülmüş kireç taşının (CaCO3) amonyum nitratla karıştırılması veya kalsiyum nitratın amonyakla reaksiyona sokulması sonucu elde edilir. Piyasada kireçli amonyum nitrat olarak bilinir. Kirli sarı renkli granül (daneli) bir gübredir. İçeriğinde % 21 azot veya % 26 azot bulunan iki tipi satılmaktadır. Gübre içindeki azotun yarısı amonyumdan, diğer yarısı nitrattan gelir. Topraktaki etkisi baz şeklindedir. Uygulama yaparken toprağa verilecek azot miktarı yanında bazik özelliği dikkate alınmalıdır. Topraktaki etkisi çabuk olduğundan tohum ekimi ve fide dikiminden sonra uygulanması tavsiye olunur. Bu gübrenin de nem çekme özelliği fazladır. Depolanması havalanabilir kuru yerlerde yapılmalıdır.
Potasyum Nitrat [KNO3]: ?ili ve Hindistan’da bulunan doğal yataklardan çıkarılıp elde edildiği gibi, potasyum klorürün, nitrik asitle veya sodyum nitratla reaksiyona sokulması sonucu elde edilir. Kristalize bir gübredir. İçeriğinde % 14 azot (N) ve % 44 potasyum (K2O) bulunur. Hem azot ve hem de potasyum bitki tarafından besin maddesi olarak alınır. Bu yüzden değeri yüksek nötr bir gübredir. Ayrıca nem çekme miktarı az olduğundan taşınması ve depolanması kolaydır. Toprakta yıkanabilir özelliği olduğundan ekim veya dikim sırasında ve yetiştirme döneminde uygulaması yapılmalıdır. Gübreyi birkaç seferde vermek gerekir.
Sodyum Nitrat [NaNO3]: ?ili’de doğal halde bulunduğundan aynı zamanda “?ili güherçilesi veya nitratı” olarak bilinir. Kimyasal yoldan sodyum karbonatın nitrik asitle reaksiyona sokulmasından elde edilir. Kimyasal yolla elde edilen sodyum nitrat beyaz renkli kristal bir gübredir. İçeriğinde % 16 azot (N) ve % 26 sodyum (Na) bulunur. Gübrenin nitrat kökü topraktan bitki tarafından alınır. Sodyumun çok az kısmından bitki istifade eder. Sodyumun (Na+) topraktaki suyun hidroksil (OH-) iyonuyla bileşerek sodyum hidroksit (NaOH) meydana getirir. Bu yüzden bazik bir özellik gösterir. Topraktaki asitliği nötralize eder ve fosfor ve potasyumun hareketliliğini arttırarak, bitki tarafından alınmasını kolaylaştırır. Ancak fazla ve sürekli kullanımında sakınca çıkartır. Toprakta fazla sodyum birikir. Bu toprağın strüktürünü (yapısını) bozar ve teksel bir yapıya dönüştürür. Etkisi çabuk bir gübredir. Tohum ekimi ve fide dikiminden sonra verilmelidir. Nem çekme özelliği vardır. Saklanması havadar, kuru yerlerde yapılmalıdır.
Kalsiyum Nitrat [Ca(NO3)2]: Dünyada ilk satışa sunulan azotlu gübre olarak kalsiyum nitrat “Norveç güherçilesi” olarak da bilinir. Kalsiyum oksit veya kireç taşının nitrik asitle reaksiyona sokulmasından elde olunur. Beyaz renkli kristal bir gübredir. İçeriğinde % 16 azot (N) ve % 28 kalsiyum (Ca) bulunur. Baz karakterli bir gübredir. Nem çekme özelliği fazladır, hava nemi % 50’ye çıktığında kuruluğunu büyük ölçüde yitirir ve % 60 nemden sonra nerdeyse sıvı hale geçer. Bu durumlarda kullanılması olanaksızdır. Bu yüzden taşınması ve depolanması zordur. Bu işlemler havalanabilir kuru yerlerde yapılmalıdır. Piyasada nem çekici özelliğini azaltmak için potasyum sülfat veya magnezyum sülfatla karıştırılmış granülleri satılır. Etkisi çabuk olduğundan ekim veya dikim sonrası verilir. Uygulama sırasında cilde temas ederse yakar. Aynı durum, nemli bitkilere uygulanmasında ortaya çıkar.
Kalsiyum Siyanamid [Ca(CN)2]: Yüksek ısılı fırınlarda kalsiyum siyanamid, karpit üzerine azot gazının püskürtülmesiyle elde edilir. Mavimsi siyah veya kurşuni renkli bir gübredir. İçeriğinde % 22 azot (N) ve % 38 kalsiyum (Ca) bulunur. Gübre içindeki azot organik formdadır. Fizyolojik olarak baz karakterli ve yavaş etkilidir. Toprağa uygulandıktan sonra, hemen hidrolize olur. Bu esnada meydana gelen disiyanamit (siyanlı hidrojen H2CN2) bitkilere zehir etkisi yapar. Bu özelliğinden ot öldürücü olarak yararlanılır. Tohum ekiminden ve fide dikiminden 3-4 hafta önce nemli toprağa uygulaması yapılır. Geçen süre içinde meydana gelen reaksiyonlarla disiyanamitin üreye dönüşümü gerçekleşir ve toksik etkisi kaybolur. Toprakta yeteri kadar nem olmaz ve toprak pH'ı 7 ve 7'den düşük olursa disiyanamid üreye dönüşmez ve etki kaybolmaz. Kullanımı bilinçli yapılmalıdır.
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay


Comment