SEBZECİLİKTE MÜCADELE
Tarımsal işletmelerin birinci gayesi, sağlıklı bitkiler yetiştirmektir. Bunun için doğru tohum kullanmak, çevre koşullarını iyi ayarlamak, üretim tekniklerini bilinçli ve uygun bir şekilde uygulamak gerekir. Eğer bütün bu yollar denendikten sonra, yine de bitkilerde hastalık ve zararlılardan kaynaklanan hasarlar meydana geliyorsa, bu takdirde bu hasarları önce iyi tetkik etmek ve teşhisini koymak, nasıl önleneceğini belirlemek ve daha sonra mücadelesini yapmak gerekir. Seçilen mücadele yöntemi her şeyden önce ekonomik, kolay uygulanabilir olmalı ve sonuç verebilmelidir. Sebzelerde meydana gelen hasarlar, bazı teknik ve bakım hatalarından ve özellikle hastalık ve zararlıların etkisinden kaynaklanır. Nitekim aşırı dozda ve hatalı kimyasal madde, hormon kullanılması, besin maddelerinin noksanlığı veya fazlalığı, sıcaklık, nem ve rüzgar gibi (örtü altında hava hareketi ve havalandırma gibi) iklim koşullarının aşırı veya yetersiz kalışı burada rol oynayabilir. Kültür bitkilerine zarar verecek, üretimlerini düşürecek etmenlerin tümüne karşı yürütülecek yöntemlere “Bitki Koruma” denir. Bitki koruma entomoloji ve fitopatoloji adı altında iki ana bilim dalından oluşur. Bu iki ana bilim dalı bitki zararlıları ve hastalıkları olarak böcekler (entomoloji), nematodlar (nematoloji), akarlar (akaroloji), funguslar (mikoloji), bakteriler (bakteriyoloji), viruslar (viroloji) ve yabancı otlar (herboloji) gibi alt bilim dallarına ayrılır.
Entomoloji, böcek bilimi olmakla beraber, arthropodalar ve diğer zararlı hayvanları kapsamı içine alır. Hayvansal zararlıların en önemlisi böceklerdir. Böcekler, bitkilerde bir yandan zarar meydana getirirken, diğer yandan bitkilerde tozlanma ve döllenme olayında rol alarak, bitkilere en önemli faydayı (katkıyı) sağlar. Şu anda dünyada 10 binin üzerinde zararlı böcek türü tespit edilmiştir.
Fitopatoloji ana bilim dalı bitki hastalıklarıyla uğraşır. Bitki hastalıkları olarak, funguslar (mantarlar), bakteriler, virüsler, patojenler ve uygun olmayan çevre koşullarının yarattığı bitki hastalıklarını inceler. Bu dal içine ayrıca yabancı otlarda girer.
Türkiye’de 30-40 adet sebze türü yetiştirilmesine karşın, 300-400 adet hastalık ve zararlı amili (etkeni) vardır. Hayvansal zararlanmalara karşın, bitki hastalıkları iki kat fazla zarar meydana getirir. Hastalığa sebep olan etmenlerin birden fazla konukçu bitkisi bulunur. Bir kültür bitkisine birden fazla hastalık etmeni musallat olur ve hastalığa yol açar. Ayrıca hastalıklar, çevre koşullarıyla ilgili olduklarından, etkileri yıllara göre değişir ve bazen zarar epidemi şeklini alır ve korkunç boyutlara ulaşır. Sebzelerde, meydana gelen hastalık ve zararlılardan dolayı her yıl % 30-40 arasında verim kaybı ortaya çıkar. Bu oran ülke ekonomisini büyük ölçüde etkiler. İnsan beslenmesi ve sağlığına olumsuz etki yaratır. O halde tarımda hastalık ve zararlılarla mücadele etmek ve kayıpları en aza indirmek gerekir.
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay
Tarımsal işletmelerin birinci gayesi, sağlıklı bitkiler yetiştirmektir. Bunun için doğru tohum kullanmak, çevre koşullarını iyi ayarlamak, üretim tekniklerini bilinçli ve uygun bir şekilde uygulamak gerekir. Eğer bütün bu yollar denendikten sonra, yine de bitkilerde hastalık ve zararlılardan kaynaklanan hasarlar meydana geliyorsa, bu takdirde bu hasarları önce iyi tetkik etmek ve teşhisini koymak, nasıl önleneceğini belirlemek ve daha sonra mücadelesini yapmak gerekir. Seçilen mücadele yöntemi her şeyden önce ekonomik, kolay uygulanabilir olmalı ve sonuç verebilmelidir. Sebzelerde meydana gelen hasarlar, bazı teknik ve bakım hatalarından ve özellikle hastalık ve zararlıların etkisinden kaynaklanır. Nitekim aşırı dozda ve hatalı kimyasal madde, hormon kullanılması, besin maddelerinin noksanlığı veya fazlalığı, sıcaklık, nem ve rüzgar gibi (örtü altında hava hareketi ve havalandırma gibi) iklim koşullarının aşırı veya yetersiz kalışı burada rol oynayabilir. Kültür bitkilerine zarar verecek, üretimlerini düşürecek etmenlerin tümüne karşı yürütülecek yöntemlere “Bitki Koruma” denir. Bitki koruma entomoloji ve fitopatoloji adı altında iki ana bilim dalından oluşur. Bu iki ana bilim dalı bitki zararlıları ve hastalıkları olarak böcekler (entomoloji), nematodlar (nematoloji), akarlar (akaroloji), funguslar (mikoloji), bakteriler (bakteriyoloji), viruslar (viroloji) ve yabancı otlar (herboloji) gibi alt bilim dallarına ayrılır.
Entomoloji, böcek bilimi olmakla beraber, arthropodalar ve diğer zararlı hayvanları kapsamı içine alır. Hayvansal zararlıların en önemlisi böceklerdir. Böcekler, bitkilerde bir yandan zarar meydana getirirken, diğer yandan bitkilerde tozlanma ve döllenme olayında rol alarak, bitkilere en önemli faydayı (katkıyı) sağlar. Şu anda dünyada 10 binin üzerinde zararlı böcek türü tespit edilmiştir.
Fitopatoloji ana bilim dalı bitki hastalıklarıyla uğraşır. Bitki hastalıkları olarak, funguslar (mantarlar), bakteriler, virüsler, patojenler ve uygun olmayan çevre koşullarının yarattığı bitki hastalıklarını inceler. Bu dal içine ayrıca yabancı otlarda girer.
Türkiye’de 30-40 adet sebze türü yetiştirilmesine karşın, 300-400 adet hastalık ve zararlı amili (etkeni) vardır. Hayvansal zararlanmalara karşın, bitki hastalıkları iki kat fazla zarar meydana getirir. Hastalığa sebep olan etmenlerin birden fazla konukçu bitkisi bulunur. Bir kültür bitkisine birden fazla hastalık etmeni musallat olur ve hastalığa yol açar. Ayrıca hastalıklar, çevre koşullarıyla ilgili olduklarından, etkileri yıllara göre değişir ve bazen zarar epidemi şeklini alır ve korkunç boyutlara ulaşır. Sebzelerde, meydana gelen hastalık ve zararlılardan dolayı her yıl % 30-40 arasında verim kaybı ortaya çıkar. Bu oran ülke ekonomisini büyük ölçüde etkiler. İnsan beslenmesi ve sağlığına olumsuz etki yaratır. O halde tarımda hastalık ve zararlılarla mücadele etmek ve kayıpları en aza indirmek gerekir.
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay

