fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Pestisitlerle İlgili Bilgiler / Kimyasal Savaş / Bitki Zararlılarıyla Mücadele / Bitki Zararlıları / MÜCADELE / SEBZECİLİK

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Pestisitlerle İlgili Bilgiler / Kimyasal Savaş / Bitki Zararlılarıyla Mücadele / Bitki Zararlıları / MÜCADELE / SEBZECİLİK

    Pestisitlerle İlgili Bilgiler / Kimyasal Savaş / Bitki Zararlılarıyla Mücadele / Bitki Zararlıları / MÜCADELE / SEBZECİLİK

    İlaçların kullanılması sırasında doz ve öldürücü doz (letal doz), karantina süresi, ilacın fitotoksitesi, birbiriyle karışabilirliği, insanları zehirleme sınırları, akut ve kronik zehirlemeler, sinergizm ve antagonizm ve etki spektrumu gibi bazı hususlara dikkat edilmesi gerekir. Şimdi sırasıyla bunları inceleyelim:
    Doz ve letal doz : Kullanılacak ilacın birim alan veya birim hacimde etkili madde miktarına doz denir. Bu doz hayvansal zararlıyı öldürecek miktar ilacı gösterir. Doz arttıkça zararlıda ölüm oranı doğrusal olarak artmaz. Bu bakımdan bizde hatalı olarak dozu arttırmanın zararlıda ölüm oranını arttıracağı düşüncesiyle daha yüksek dozda ilaç hazırlamak hem parasal yönden zarar ve hem de insan sağlığı ve çevre kirliliği açısından tehlike yaratabilir. Letal doz öldürücü doz anlamına gelir ve zehirliliğini gösterir. İlaçlar kullanıma sunulmadan önce kobaylar üzerinde denemeleri yapılır ve ilaç üzerindeki “LD50” veya “LD90 ve LD99” şeklinde gösterilen değeri saptanır. Genelde bahçe bitkilerinde kullanılan ilaçların hazırlanmasında kullanılacak su miktarı 100 litre olarak alınır ve bu suya katılacak ilaç miktarı gram (g) veya ml olarak verilir. 100 litre suya konulan ilaçla 2-2,5 dekar yer ilaçlanır. Örneğin bitkilere, depolara ve ambarlara yapılacak ilaçlamalarda hacim olarak 100 lt suya 200 g veya 100 lt suya 100 ml; birim alana atılacak ilaç olarak 200 g/da, 2000g/hek, 100 ml/da veya 1000 ml/hek gibi belirlenir.
    Tolerans ve rezidü: İnsan ve hayvan beslenmesinde kullanılan ürünlerde bulunmasına izin verilen veya göz yumulan kalıntı ilaç miktarına “tolerans”, ilacın belli bir süre sonra atıldığı yüzde kalan miktarına ise “rezidü” denir. Tolerans ve rezidü miktarları mg/kg/gün veya ppm/kg/gün olarak ifade edilir. Her ülkenin kendine özgü tolerans ve rezidü miktarları bulunur.
    Karantina veya bekleme süresi : İlaçlar tarımsal ürünler üzerine atıldıktan sonra zaman içinde parçalanıp etkisini kaybeder ve tolerans miktarlarının altına iner. Ürünlerin hasadı ancak bu seviye olunca yapılabilir. Erken hasat yapmak ve bu tip ürünleri pazara yollamak insan ve hayvan sağlığı açısından çok sakıncalıdır. Yüksek dozları yenildikten kısa bir süre sonra zehirlenmelere sebebiyet verebileceği gibi, daha düşük dozları uzun sürede karaciğer, mide, bağırsak dalak rahatsızlıları ve hastalıkları ve hatta kansere yol açabilir. İşte ilacın atıldıktan sonra, tolerans miktarının altına düşmesine kadar geçen süreye karantina (bekleme) süresi denir. Bu süreler çeşitli ilaçlara göre, 3-21 gün arasında değişir ve ilaç kutuları üzerinde bu süreler belirtilmiştir.
    İlaçların fitotoksititesi : Bitkileri zararlılardan korumak amacıyla üzerlerine atılan ilacın bitkilerde meydana getirdiği zehirli etkiye “fitotoksitite” denir. Bu etki cins ve türlere göre değişir ve hıyar gibi nazik yapılı bitkilerde daha sık ortaya çıkarken, kaba yapılı domates ve patlıcan gibi bitkilerde daha az görülür. Tavsiye edilen dozların fitotoksitite etkisi yoktur. Ancak tavsiye edilen dozun üzerine çıkılması ve ilacın atılmaması gereken zamanlarda, örneğin çok sıcak ve yakıcı güneş ışığında atılması durumlarında, zararlı etkisi ortaya çıkar. Atılan ilacın kimyasal yapısına göre bitkilerde ortaya çıkan zararlı etki sararma, yanma ve kuruma şeklinde olup, öncelikle bu belirtiler yapraklarda kuruyan benekli lekeler, yaprak sararması, yaprak dökülmesi, meyvelerde beneklenme ve yanıkları şeklindedir.
    Akut ve kronik zehirlilik : İlaçlı ürünlerin insanla tarafından yenilmesinden, ilacın kazara temasından veya içilmesinden (intiharlar hariç) sonra 24 saat içinde meydana gelen zehirlenmedir. Akut zehirlilik LD50 dozu mg/kg olarak ifade edilir. LD değeri düştükçe ilacın zehirleme etkisi artar. Yani LD50 dozu 500 mg/kg olan bir ilaca göre, 250 mg/kg olan daha zehirlidir.
    Kronik zehirlenme ve yavaş yavaş zehirlenme, uzun süreli küçük dozlarda ilaçların yaptığı etkidir. Daha çok, üzerinde letal dozdan fazla ilaç kalmış ürünlerin yenmesiyle ortaya çıkar. Etkisi karaciğer, mide ve bağırsak hastalıklarından başlar, çoğu kez kansere kadar giden hastalıklara sebebiyet verir.
    İlaçların birbiriyle karışabilirliliği : İlaçlar değişik kimyasal formüllerle üretilir ve her birinin kendisine özgü özelliği bulunur. Bu özellikler dikkate alınarak ilaçlar birbirleriyle karıştırılabilir. İlaçların birbiriyle karıştırılması bize değişik faydalar sağlar. Öncelikle hastalık ve zararlılar aynı anda ortaya çıkabilir veya aynı anda değişik hastalık ve zararlı kendini gösterebilir. Bu durumda değişik ilaçları ayrı ayrı atma yerine, bunları karıştırarak atabiliriz ve böylece alet ve ekipman kullanımı yönünden, iş gücünden ve parasal yönden kazanç sağlarız. İlaçların birbiriyle karıştırılmalarında sakıncalı veya sakıncasız olanlar için tablolar hazırlanır. Cetvel 16.1 de KAYGISIZ (1966)’ya göre ELTEZ (2002)’den alınan ve örnek olarak verilen tabloda hangi ilaçların birbiriyle karıştırılmasının sakıncalı olduğu gösterilmiştir.
    Etki spektrumu ve spesifitesi: İlaçlar bazen geniş bir hastalık ve zararlıya etkili olur ve “geniş spektrumlu”, bazense bir veya birkaç zararlı ve hastalığa etkili olur ve “spesifik veya seçici” madde adını alır. İlacın seçiciliği bir tür ile sınırlanırsa buna “tür spesifitesi” belli bir dönemle sınırlı kalıyorsa “dönem spesifitesi” denir.
    Resistanslık oluşumu: İlaçlar devamlı ve uzun süreli kullanılırsa, kullanılan hastalık ve zararlının bu ilaca karşı direnç kazanmasına yol açar ve atılan ilaç hastalık ve zararlıya etki etmez hale gelir. Bunun için aynı ilacı kullanmak yerine, bu ilacın etkisini verecek değişik kimyasal bileşime sahip ilaçlar seçilmeli ve kullanılmalıdır.
    Cetvel 16.1. Kaygısız’a (1996) göre karışması sakıncalı olan ilaçlar (ELTEZ 2002)
    İlaçlar Karışması sakıncalı ilaçlar
    Mineral yağlar Kükürt, quinomethionate, dodin, propargit, carbaryyl,
    fenbuthathion, chlorfon, captan, dinocap ve dicofol
    Bakırlı ilaçlar Diazinon, chlopyrifos, methidathion, dicofol, carbaryl,
    metiram,propineb, dinocap, thiodicarb, thiophanetemethyl
    Kükürtlü ilaçlar Mineral yağlar, phosphamidon, azinphos methyl, sentetik
    pyretroidler, omethoate
    Dicofol Bakır, dodin, quinomethionate
    Dinocap Bakır, mineral yağlar, dodin, methidahion, diazinon,
    Carbedazim veBenomyl Tetradifon, bakır, mineral yağlar
    Captan Mineral yağlar, parathion, phosphamidon
    Phosphamidon Kükürt, bakır, captan, folpet
    Amitraz Dodin, parathion
    Thiram Quinomethionate, bakır
    Quinomethionate Thiram, dicofol, mineral yağlar, yayıcı ve yapıştırıcılar, DDVP
    Propargit Mineral yağlar, diazinon, phosmet
    Thidiocarb Maneb, macozeb, bakır
    Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay
Working...
X