Ürünlerde Hasat Sonrası Görülen Kayıplar ve Önleme Yolları / PAZARLAMA / SEBZECİLİK
Ürünlerin yetiştirilmesi, hasat edilmesi, pazara hazırlanması ve nihayet satışı sırasında bazı dış etkilere maruz kalarak, üründe kalite kayıpları ve hatta bozulmalar ve çürümeler meydana gelebilir. Özellikle yetiştiricilik yaparken direkt güneş ışığının etkisiyle güneş yanıklığı, ani iklimsel değişimler renk bozukluğu, külleme, paslanma, donma gibi zararlar ortaya çıkartabilir. Ayrıca yetiştiricinin dikkatsiz kullanımı yüzünden atılan ilaçların etkisiyle, çeşitli zararlar baş gösterebilir. Ürün hasadındaki hatalı hareketler, üründe çizilme, zedelenme, yırtılma, kopma, parçalanma, ezilme meydana getirebilir. Yine bazı zararlar ürünlerin pazara hazırlanması sırasında görülebilir. Bütün hatalarımızdan ortaya çıkan zararlara karşı önlem alarak gideremezsek, ürünlerimizin büyük bir bölümü, satış özelliğini kaybedebilir. Nitekim yapılan araştırmalarda üretilen ürünlerimizden hububatta % 28, baklagillerde % 15, yağlı tohumları için üretilen bitkilerde % 22, endüstri bitkilerinde % 14, yumrulu bitkilerde % 21, yem bitkilerinde % 33, sebzelerde % 26, yaş meyvelerde % 25 ve sert kabuklu meyvelerde % 28 oranında zararlanma meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu zararlanmaların genel tarımsal ortalamaları olarak % 3-9’u iyi tohumluk kullanılmamasından, % 15-20’si üretim hatalarından, % 35,5’i hasat sırasındaki hatalardan, %1 6,2’si ürünlerin satış için toplama işlemlerinden, % 25,3’ü depolama hatalarından, % 13’ü pazara hazırlama ve satış sırasında yapılan işlemlerden, % 5-10’u da evlerde yapılan işlemlerden oluşmaktadır. Hasat ve hasat sonrası kayıplarını erken ve geç hasat yapma, uygun olmayan hasat yöntemlerini kullanma ve hasat sırasında dikkatsiz davranma, iyi ve yeterli olmayan taşıma kasalarını kullanma, ürünlerin toplama sonrası güneşte uzun süre bırakma, geç taşıma; pazarlama kayıplarını hastalıklı ve bozuk ürünleri iyi temizlememe, ayıklamama, ön soğutma yapmama, ambalaj kaplarında ürünleri iyi havalandırmama ve soğutma yapmama; nakliye kayıplarını mekanik zararlanmaya sebep olma, taşımayı geciktirme, yükleme ve boşaltmayı iyi yapmama, ürünleri uygun olmayan yerlerde bekletme şeklinde verebiliriz. Bütün ürün kayıplarını ise aşağıdaki genel başlıklar altında toplayabiliriz.
- Bayatlama
- Su kaybı
- Hastalıktan ileri gelen kayıplar
- Fizyolojik kayıplar
- İstenmeyen fiziki gelişmeler
- Uçucu gazlardan ileri gelen zararlanmalar.
Şimdi sırasıyla bu ürün zararlarını inceleyelim.
Bayatlama : Hasat edilen ürün, hasat sonrası canlılığını korur, metabolik aktivitesi devam eder, solunum ve terleme yapar, su kaybeder ve bünyelerinde bulunan besin maddelerini harcar. Bundan dolayı üründe, solma, pörsüme meydana gelir, ağırlığı azalır ve kalite bozukluğu ortaya çıkar. Bayatlama, ürünün içindeki besin maddelerin tüketilmesiyle meydana gelen bazı fiziksel ve kimyasal değişmeler sonucu ortaya çıkar. Bu değişmeler kontrol altına alınacak olursa, bayatlama büyük ölçüde kontrol altına alınabilir ve geciktirilebilir. Burada en önemli konu, hasat sonrası ürünün solunum hızını yavaşlatmak, böylece içsel parçalanmalarını en aza indirmek ve satılıp, tüketilinceye kadar olan saklanma süresini uzatmaktır. Ürün solunumu üzerine, çevre koşullarının etkisi vardır. Çevredeki nem, sıcaklık, oksijen ve karbondioksit miktarı ayarlanırsa, ürünün biyokimyasal değişimlerden ileri gelen bozulma ve bayatlama olayı, büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. Bu bakımdan ürünler hasat sonrası devamlı kontrollü ortamlarda tutulmalıdır. Hasat sonrası ön soğutmanın yapılması, ürünlerin işlenmesi sırasındaki çevre koşullarının istenen düzeyde tutulması, muhafaza ve nakliye sırasında soğutma sistemlerinin kullanılması, bayatlamayı en aza indirir.
Su kaybı : Dış çevre nemine ve sıcaklığına bağlı kalarak, üründe su kaybı ortaya çıkar ve bu kayıp oranına göre ağırlığı azalır, pörsüme, buruşma ve solma meydana gelir. Ürünün hasat edildiği dönemde dış hava sıcaklığın 20-30oC ve nemin % 50-60 ve hatta % 30 olduğu düşünülürse, böyle bir ortamda hızla su kaybetmesi kaçınılmazdır. Hasat sonrası, ıspanak kıvırcık ve marul gibi yaprakları yenen sebzelerin pörsümesini ve solmasını, bir saat içinde rahatlıkla izleyebiliriz. Ürünlerin su kaybı, belirli bir süre içinde (%) veya (gr su / kg.h) olarak tespit edilir ve aşağıdaki formülle hesaplanır.
W = (C x B) / H
Formülde :
W = Su kayıp hızı
B = Buhar basınç farkı (mm Hg)
H = Hava basıncı (At)
C = Su kayıp katsayısı
(1 atmosfer basınçta ve 1 mm Hg buhar basıncı farkında üründe meydana gelen su kaybı hızını gösterir. Bu değer ürünün yüzey hacim oranına, hava hareket hızına, ürünün içsel maddelerine, kabuk ve doku yapısına göre değişir.)
Ürünün su kaybı, ortamın buharlaştırma gücüne ve ürünün yapısına göre de değişir. Ortamın buharlaştırma gücü, ortamın hava hareket hızından, basıncından ve ürünle ortam arasındaki buhar basınç farkından ileri gelir. Ürünün yapısal özelliği ise, daha çok irilik, doku yapısı ve içeriği, kabuk şeklidir. Bu konuları incelersek :
Ortamın buharlaştırma gücü, ortamdaki hava hareketi, hava basıncı ve ürünle ortam arasındaki buhar basınç farkından kaynaklanır. Ürün bir ortama konduğunda, başlangıçta içindeki su miktarı, çevreye göre daha fazla olduğundan, öncelikle kendi yüzeyine yakın havaya bünyesindeki suyu verir ve onu suyla doyurur. Ancak çevredeki hava hareketi, ürün çevresindeki doymuş nemi alır, götürür ve yerine doymamış havayı getirir. Bu durumda ürün, devamlı çevresindeki doymamış havaya bünyesinden su verir. Çevredeki havanın hızı arttıkça üründeki su kaybı da artar, durgun koşullarda azalır. Bu bakımdan hasat edilmiş ürünlerin belirli koruyucular içinde tutulması, su kaybını azaltıcı etkiye sahiptir.
Ortamın hava basıncı düşükse, buhar basıncı da düşer, fakat bu durumda üründeki su kaybı artar. Nitekim yapılan ölçümlerde, hava basıncı % 10 oranında düşürüldüğünde, üründeki su kaybı % 10 oranında artmıştır. Ürünle ortam arasındaki buhar basınç farkı, birbiriyle temas eden iki nemli veya sulu ortamın su veya buhar (nem) basınçlarının farklı olmasından ileri gelir ve su veya buhar basıncı yüksek olandan, düşük olana doğru bir geçişe sebep olur. Bu su ve nem geçişi, ortamlar arasındaki su veya nem basınçları eşit oluncaya kadar devam eder. İçinde su veya nem bulunduran her ortamın bir buhar basıncı vardır. Buhar basıncı, ortamın sıcaklık derecesine ve nem miktarına göre değişir. Buhar basıncı, sıcaklık artıp, nem azaldıkça (bağıl nem, oransal nem, nispi nem) yükselir, sıcaklık azalıp, nem artıkça düşer. Yüzde nem miktarı, havanın su buhar miktarının, doymuş havanın su miktarına bölünmesiyle hesaplanır.
Ürünün fiziksel yapısı ve özelliği, cins, tür ve çeşit özelliğidir. Kimisinde dokular büyük, gevşek ve dolayısıyla su kaybı yüksek; kimisinde küçük ve sıkı olup su kaybı düşüktür. Örneğin ıspanak, kıvırcık ve marul çabuk su kaybeder. Buna karşın lahana, pırasada su kaybı daha azdır. Su kaybını, tür ve çeşidin yüzeyindeki stoma sayısı ve lentisel miktarı, kütikulanın ince veya kalın oluşu, kütikulanın bileşimi ve çatlamaya olan meyli, mum miktarı belirler. Ayrıca hücrenin biyokimyasal yapısı, hücre suyunun ozmatik basıncı, su kaybını etkileyicidir. Hücre içindeki erir madde miktarı arttıkça su kaybı azalır.Su kaybını azaltmak için :
- Hasat edilen ürünle ortam arasındaki buhar basıncı farkını azaltmak ve hasat edilen ürünleri ön soğutmaya almak, ortamın hava sıcaklığını en düşük seviyede tutmaya çalışmak, ürün çevresindeki hava hareketini azaltmak, nem oranını yükseltmek
- Ürünlerin üzerlerini mumlamak, böylece su geçirgenliklerini azaltmak
- Ambalaj ve paketleme materyali ile, ürünün çevresindeki havayla olan ilişkisini azaltmak (ancak ürünün havalanmasını tamamen ortadan kaldırmamak) ve su buharı geçişini önlemektir.
Ürünlerin yetiştirilmesi, hasat edilmesi, pazara hazırlanması ve nihayet satışı sırasında bazı dış etkilere maruz kalarak, üründe kalite kayıpları ve hatta bozulmalar ve çürümeler meydana gelebilir. Özellikle yetiştiricilik yaparken direkt güneş ışığının etkisiyle güneş yanıklığı, ani iklimsel değişimler renk bozukluğu, külleme, paslanma, donma gibi zararlar ortaya çıkartabilir. Ayrıca yetiştiricinin dikkatsiz kullanımı yüzünden atılan ilaçların etkisiyle, çeşitli zararlar baş gösterebilir. Ürün hasadındaki hatalı hareketler, üründe çizilme, zedelenme, yırtılma, kopma, parçalanma, ezilme meydana getirebilir. Yine bazı zararlar ürünlerin pazara hazırlanması sırasında görülebilir. Bütün hatalarımızdan ortaya çıkan zararlara karşı önlem alarak gideremezsek, ürünlerimizin büyük bir bölümü, satış özelliğini kaybedebilir. Nitekim yapılan araştırmalarda üretilen ürünlerimizden hububatta % 28, baklagillerde % 15, yağlı tohumları için üretilen bitkilerde % 22, endüstri bitkilerinde % 14, yumrulu bitkilerde % 21, yem bitkilerinde % 33, sebzelerde % 26, yaş meyvelerde % 25 ve sert kabuklu meyvelerde % 28 oranında zararlanma meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu zararlanmaların genel tarımsal ortalamaları olarak % 3-9’u iyi tohumluk kullanılmamasından, % 15-20’si üretim hatalarından, % 35,5’i hasat sırasındaki hatalardan, %1 6,2’si ürünlerin satış için toplama işlemlerinden, % 25,3’ü depolama hatalarından, % 13’ü pazara hazırlama ve satış sırasında yapılan işlemlerden, % 5-10’u da evlerde yapılan işlemlerden oluşmaktadır. Hasat ve hasat sonrası kayıplarını erken ve geç hasat yapma, uygun olmayan hasat yöntemlerini kullanma ve hasat sırasında dikkatsiz davranma, iyi ve yeterli olmayan taşıma kasalarını kullanma, ürünlerin toplama sonrası güneşte uzun süre bırakma, geç taşıma; pazarlama kayıplarını hastalıklı ve bozuk ürünleri iyi temizlememe, ayıklamama, ön soğutma yapmama, ambalaj kaplarında ürünleri iyi havalandırmama ve soğutma yapmama; nakliye kayıplarını mekanik zararlanmaya sebep olma, taşımayı geciktirme, yükleme ve boşaltmayı iyi yapmama, ürünleri uygun olmayan yerlerde bekletme şeklinde verebiliriz. Bütün ürün kayıplarını ise aşağıdaki genel başlıklar altında toplayabiliriz.
- Bayatlama
- Su kaybı
- Hastalıktan ileri gelen kayıplar
- Fizyolojik kayıplar
- İstenmeyen fiziki gelişmeler
- Uçucu gazlardan ileri gelen zararlanmalar.
Şimdi sırasıyla bu ürün zararlarını inceleyelim.
Bayatlama : Hasat edilen ürün, hasat sonrası canlılığını korur, metabolik aktivitesi devam eder, solunum ve terleme yapar, su kaybeder ve bünyelerinde bulunan besin maddelerini harcar. Bundan dolayı üründe, solma, pörsüme meydana gelir, ağırlığı azalır ve kalite bozukluğu ortaya çıkar. Bayatlama, ürünün içindeki besin maddelerin tüketilmesiyle meydana gelen bazı fiziksel ve kimyasal değişmeler sonucu ortaya çıkar. Bu değişmeler kontrol altına alınacak olursa, bayatlama büyük ölçüde kontrol altına alınabilir ve geciktirilebilir. Burada en önemli konu, hasat sonrası ürünün solunum hızını yavaşlatmak, böylece içsel parçalanmalarını en aza indirmek ve satılıp, tüketilinceye kadar olan saklanma süresini uzatmaktır. Ürün solunumu üzerine, çevre koşullarının etkisi vardır. Çevredeki nem, sıcaklık, oksijen ve karbondioksit miktarı ayarlanırsa, ürünün biyokimyasal değişimlerden ileri gelen bozulma ve bayatlama olayı, büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. Bu bakımdan ürünler hasat sonrası devamlı kontrollü ortamlarda tutulmalıdır. Hasat sonrası ön soğutmanın yapılması, ürünlerin işlenmesi sırasındaki çevre koşullarının istenen düzeyde tutulması, muhafaza ve nakliye sırasında soğutma sistemlerinin kullanılması, bayatlamayı en aza indirir.
Su kaybı : Dış çevre nemine ve sıcaklığına bağlı kalarak, üründe su kaybı ortaya çıkar ve bu kayıp oranına göre ağırlığı azalır, pörsüme, buruşma ve solma meydana gelir. Ürünün hasat edildiği dönemde dış hava sıcaklığın 20-30oC ve nemin % 50-60 ve hatta % 30 olduğu düşünülürse, böyle bir ortamda hızla su kaybetmesi kaçınılmazdır. Hasat sonrası, ıspanak kıvırcık ve marul gibi yaprakları yenen sebzelerin pörsümesini ve solmasını, bir saat içinde rahatlıkla izleyebiliriz. Ürünlerin su kaybı, belirli bir süre içinde (%) veya (gr su / kg.h) olarak tespit edilir ve aşağıdaki formülle hesaplanır.
W = (C x B) / H
Formülde :
W = Su kayıp hızı
B = Buhar basınç farkı (mm Hg)
H = Hava basıncı (At)
C = Su kayıp katsayısı
(1 atmosfer basınçta ve 1 mm Hg buhar basıncı farkında üründe meydana gelen su kaybı hızını gösterir. Bu değer ürünün yüzey hacim oranına, hava hareket hızına, ürünün içsel maddelerine, kabuk ve doku yapısına göre değişir.)
Ürünün su kaybı, ortamın buharlaştırma gücüne ve ürünün yapısına göre de değişir. Ortamın buharlaştırma gücü, ortamın hava hareket hızından, basıncından ve ürünle ortam arasındaki buhar basınç farkından ileri gelir. Ürünün yapısal özelliği ise, daha çok irilik, doku yapısı ve içeriği, kabuk şeklidir. Bu konuları incelersek :
Ortamın buharlaştırma gücü, ortamdaki hava hareketi, hava basıncı ve ürünle ortam arasındaki buhar basınç farkından kaynaklanır. Ürün bir ortama konduğunda, başlangıçta içindeki su miktarı, çevreye göre daha fazla olduğundan, öncelikle kendi yüzeyine yakın havaya bünyesindeki suyu verir ve onu suyla doyurur. Ancak çevredeki hava hareketi, ürün çevresindeki doymuş nemi alır, götürür ve yerine doymamış havayı getirir. Bu durumda ürün, devamlı çevresindeki doymamış havaya bünyesinden su verir. Çevredeki havanın hızı arttıkça üründeki su kaybı da artar, durgun koşullarda azalır. Bu bakımdan hasat edilmiş ürünlerin belirli koruyucular içinde tutulması, su kaybını azaltıcı etkiye sahiptir.
Ortamın hava basıncı düşükse, buhar basıncı da düşer, fakat bu durumda üründeki su kaybı artar. Nitekim yapılan ölçümlerde, hava basıncı % 10 oranında düşürüldüğünde, üründeki su kaybı % 10 oranında artmıştır. Ürünle ortam arasındaki buhar basınç farkı, birbiriyle temas eden iki nemli veya sulu ortamın su veya buhar (nem) basınçlarının farklı olmasından ileri gelir ve su veya buhar basıncı yüksek olandan, düşük olana doğru bir geçişe sebep olur. Bu su ve nem geçişi, ortamlar arasındaki su veya nem basınçları eşit oluncaya kadar devam eder. İçinde su veya nem bulunduran her ortamın bir buhar basıncı vardır. Buhar basıncı, ortamın sıcaklık derecesine ve nem miktarına göre değişir. Buhar basıncı, sıcaklık artıp, nem azaldıkça (bağıl nem, oransal nem, nispi nem) yükselir, sıcaklık azalıp, nem artıkça düşer. Yüzde nem miktarı, havanın su buhar miktarının, doymuş havanın su miktarına bölünmesiyle hesaplanır.
Ürünün fiziksel yapısı ve özelliği, cins, tür ve çeşit özelliğidir. Kimisinde dokular büyük, gevşek ve dolayısıyla su kaybı yüksek; kimisinde küçük ve sıkı olup su kaybı düşüktür. Örneğin ıspanak, kıvırcık ve marul çabuk su kaybeder. Buna karşın lahana, pırasada su kaybı daha azdır. Su kaybını, tür ve çeşidin yüzeyindeki stoma sayısı ve lentisel miktarı, kütikulanın ince veya kalın oluşu, kütikulanın bileşimi ve çatlamaya olan meyli, mum miktarı belirler. Ayrıca hücrenin biyokimyasal yapısı, hücre suyunun ozmatik basıncı, su kaybını etkileyicidir. Hücre içindeki erir madde miktarı arttıkça su kaybı azalır.Su kaybını azaltmak için :
- Hasat edilen ürünle ortam arasındaki buhar basıncı farkını azaltmak ve hasat edilen ürünleri ön soğutmaya almak, ortamın hava sıcaklığını en düşük seviyede tutmaya çalışmak, ürün çevresindeki hava hareketini azaltmak, nem oranını yükseltmek
- Ürünlerin üzerlerini mumlamak, böylece su geçirgenliklerini azaltmak
- Ambalaj ve paketleme materyali ile, ürünün çevresindeki havayla olan ilişkisini azaltmak (ancak ürünün havalanmasını tamamen ortadan kaldırmamak) ve su buharı geçişini önlemektir.


Comment