Yüksek Sistemler / Örtü Altında Yetiştiricilik / SEBZELERDE YETİŞTİRME ŞEKİLLERİ / SEBZECİLİK
Yüksek sistemler içinde klima tesisleri bulunduğundan, her türlü iklim koşulunda sebze yetiştirmek mümkündür. İklimin uygun olduğu zamanda dışarıda tarlada, iklimin uygun olmadığı zamanda ser içinde üretim yaparak, bütün bir yıl boyunca sebze yetiştirme ve taze sebze yeme olanağı verir. Yıl içinde, sebzenin bulunmadığı bir dönem kalmadığından, artık turfanda sebzecilikten söz edilemez. Yüksek sistemler içinde, sebze yetiştiriciliğinde, ser veya sera adı verilen barınaklar kullanılır ve yapılan işe de “Ser veya Sera Sebzeciliği” denir.
Serler çeşitli şekilde sınıflandırılır. Sınıflandırma sırasında, serlerin büyüklüğü, kuruluş şekilleri, ısıtma sistemleri, çatı şekilleri, hareket kabiliyetleri, faydalanılma şekilleri, örtü ve iskelette kullanılan malzemenin özellikleri dikkate alınır.
Serin büyüklüğüne göre sınıflandırılması: Serlerin büyüklüğüne göre sınıflandırılmasında, serin taban alanı büyüklüğü esas alınır. Böylece kule serler ve küçük, orta, büyük serler olarak dört değişik ser şekli ortaya çıkar.
Küçük serler, taban alanı 100 m2’nin altında olan serlerdir. Çoğunlukla müstakil serler olarak kurulur. Genişlikleri 1-6 m, uzunlukları 2-20 m arasındadır. Ev bahçelerinde, amatör çalışan insanlar tarafından hobi maksadıyla ve boş zamanları değerlendirmek amacıyla inşa edilir. Serin içinde her türlü yenilik bulunur. Özellikle zengin insanların maliyetle ilgili bir kaygıları yoktur. Amaç gönüllerinde yatanı gerçekleştirmektir. Yetiştirdikleri ürünün pazardakinden çok pahalıya çıkması bir anlam taşımaz. Onlar için o ürünü yetiştirmek ve eşe dostta bunları ben yetiştirdim duygusu altında verme esastır.
Orta büyüklükteki serlerin taban alanı 100-1000 m2 arasında değişir. Genişlikleri 3-20 m, uzunlukları 20-50 m civarındadır. Çoğunlukla müstakil olarak kurulur. Bahçe işletmelerinde sebze ve çiçek fidelerinin, fidanlarının yetiştirilmesinde, tohumlukların saklanmasında ve tohum alınması sırasında kullanılır. Ayrıca içinde sebze ve çiçek üretimi de yapılır.
Büyük serler 1000 m2’nin üstünde taban alanına sahiptir. Müstakil veya blok serler olarak kurulur. Müstakil serlerde, genişlikler ortalama 6, 9, 12, 15 m, bazen 30 m’ye kadar çıkar. Blok serler, müstakil serlerin bir araya getirilmesiyle oluşur ve genişlikleri 30-100 m arasında değişir. Müstakil ve blok serlerde uzunluk 50-100 m arasında oynar. Ancak genişlik ve uzunluğun 50 m’nin üstüne çıkması, serdeki klima koşullarının ayarlanmasını zorlaştırdığından, pek istenmez. Büyük serler daha çok ser işletmelerinde kullanılır. İçinde sebze ve çiçek üretimi yapılır.
Kule serler, şehir içinde dar alanları değerlendirmek amacıyla planlanmıştır. Serler kule şeklinde inşa edilir. Taban alanları 5x5 ile 10x10 arasında değişir. Serin yüksekliği ise 5-15 m arasındadır. Yetiştirme çalışmaları ser içinde bulunan, aşağıdan yukarıya doğru dönen hareketli raflar üzerinde yapılır. Raflara çeşitli büyüklükte saksılar, kasalar konur. Bu serler, özellikle saksı çiçeklerinin yetiştirilmesinde ve kısmen de fide fidan üretiminde kullanılır (Şekil 19.5).
Şekil 19.5. Kule Serler (foto Bayer mecmuası)
Kuruluş şekillerine göre serlerin sınıflandırılması: Kuruluş şekillerine göre serler üç kısma ayrılır. Bunlar müstakil serler, bitişik serler ve blok serlerdir.
Müstakil ser, tek başına inşa edilir. Büyüklüğü çok değişkendir ve her türlü büyüklüğe göre sınıflandırılan serleri kapsar. Çatıları basit (tek yönlü) veya beşik çatılı olabilir (Şekil 19.6).
Şekil 19.6. Müstakil bir ser
Bitişik serler, müstakil bir serin bir binaya bir duvara dayalı kurulmasıyla ortaya çıkar. Bu tip serler eski devirlerde geniş olarak kullanılmış ve limonluk olarak adlandırılmıştır. Günümüzde sadece amatör insanların baş vurdukları bir ser tipidir. Genelde serin kuzey tarafı binaya veya duvara bitişme yeridir. Böylece ser doğu-batı doğrultusunda yerleştirilir, serin çatısı güneye bakar ve gün boyunca serin güneş ışıklarından kesiksiz yararlanması, ısınması ve aydınlanması sağlanır. Bu yüzden ser, çatısı basit veya iki kenarı eşit olmayan ser olarak kurulur. İki çatı kenarı eşit olmayan serde kuzey çatıya karşın, güney çatsı daha büyük kurulur. Bazen serin doğu ve batı tarafı da bina veya duvar olabilir. Son yıllarda bu serler misafir odalarının önüne monte eedimekte ve güneşten ısınarak evin ısıtımasına yardımcı olması sağlanmakta, oda havasını kuruluğu giderilmekte ve serlerde yetiştirlen bitkilerle iç içe bir yaşam sürdürülmektedir.
Blok serler, birden fazla müstakil serin birleştirilerek kurulmasıyla meydana gelir. Blok serler kendi arasında bölmeli, bölmesiz ve bağlantılı blok ser olarak üçe ayrılır.
Müstakil serler birleştirilirken, birleşim kısmında ki duvarlar kaldırılmazsa, bu serler bölmeli blok serdir.
Eğer yan duvarlar kaldırılır ve çatı yükü dikmeler üzerine oturtulur ve ser bir bütün haline getirilirse, bu sere de bölmesiz blok ser denir (Şekil 19.7).
Müstakil birkaç ser belirli noktalarından birbirlerine cam, tuğla duvarlarla veya bir binayla bağlanmışsa bu sefer bağlantılı blok ser adını alır. Bağlantı kısmı serlere geçişi sağlar. Bağlantı bina ile yapılıyorsa, bina kuzey kısma getirilir ve serler uzunluğuna, birbirlerine gölgeleme yapmayacak aralıklarla binanın güney duvarına bağlanır. Bina işçileri çalışma alanı olarak kullanılır. Burada toprak hazırlama, saksılama, tohum ekme, fide şaşırtma, hasat, tasnif, yıkama ve ambalajlama gibi işler yapılır.
Şekil 19.7. Bölmesiz blok serlerin dış (üstte) ve iç görünüşü (altta) (Foto E.Genç)
Ser içindeki sıcaklık durumuna göre serlerin sınıflandırılması: Ser içinde oluşturulan sıcaklık derecelerine göre sıcak, ılık ve soğuk serler olarak üç ayrım yapılır.
Sıcak serler, soğuk bölgelerde ve kışı sert geçen yerlerde kurulur. Sıcak serlerde daha çok sıcaktan hoşlanan ve yazlık olarak adlandırdığımız domates, hıyar, patlıcan gibi sebzelerin ve karanfil, gül gibi çiçeklerin yetiştiriciliği yapılır. Bu yüzden ser içi sıcaklığı gece dahi 10oC’nin altına hiçbir zaman düşürülmez. Gündüz ise sıcaklık 15-20oC arasında tutulur. Eskiden bu sınırlar gece 15-18oC ve gündüz 20-300C arası olarak alınırdı. Ancak günümüzde yakıt fiyatları çok yükseldiğinden ve yakıt giderleri genel giderler içindeki payı oldukça fazla yer tuttuğundan, serde yetiştirilen bitkiler üzerinde ıslah çalışmaları yapılarak, onların istek duydukları yetişme sıcaklık dereceleri aşağıya düşürülmüş, daha düşük derecelerde yetiştirilebilen bitki türleri geliştirilmiştir. Böylece serler daha az ısıtılarak, ısıtma masrafları aşağıya çekilmiştir.
Ilık serler, sıcak iklimlerde kışın veya soğuk iklimlerde ilkbahar-yaz-sonbahar dönemlerinde kullanılır. Serinlikten hoşlanan bitkilerle, kışlık sebze ve çiçeklerin üretimi yapılır. Kıvırcık, marul, ıspanak, lahana ve turp yetiştiriciliği ön planda gelir. Bu yüzden ılık serlerde gündüz sıcaklığı 8-15oC arasında değişir. Gece de sıcaklık 4-6oC’nin altına pek düşürülmez.
Soğuk serler, sıcak iklimlerde kullanılır. İklimin getirdiği avantajdan yararlanılarak ser içinde ısıtma pek yapılmaz. Ancak ender meydana gelen don olaylarında, bitkileri soğuktan korumak üzere basit ısıtıcılar kullanarak serler ısıtılır ve bitkilerin soğuktan zarar görmesi önlenir. Soğuk serlerde dış iklime büyük ölçüde bağlı kalındığından ve ısıtma yapılmadığından, yılın uygun zamanlarını seçmek önem kazanır. Eylül-Haziran arası tek ürün yetiştiriciliği yerine, eylül-ocak ayları arasında sonbahar, ocak-haziran ayları arasında ilkbahar iki ayrı dönemde üretim planlanır.
Çatı şekillerine göre serlerin sınıflandırılması: Çatı şekillerine göre serler basit, beşik, bileşik M ve yuvarlak çatılı serler olarak dört kısma ayrılır.
Bileşik çatılı serlere aynı zamanda blok serler adı verilir.
Basit çatılı serlerde çatı tek yüzeylidir. Ser bir binaya veya duvara dayandırılmıştır. Serin uzun kenarı doğu-batı doğrultusunda oturtulur ve çatısı güneye bakar. Bu tip serler eski devirlerde geniş çapta kullanılmış ve o zaman limonluk olarak adlandırılmıştır. Günümüzde basit çatılı serler, müstakil olarak kurulur ve özellikle meyilli yerlerde daha çok kullanılır. Ser çatısı, meyile paralel olarak yerleştirilir.
Beşik çatılı serlerin genelde iki çatı yüzeyi bulunur ve iki çatı kenar genişliğinin uzunluğuna bağlı olarak iki kısma ayrılır. Çatının iki yüzey genişliği birbirine eşitse “eş kenar veya İkiz kenar çatılı serler” meydana gelir. Bu serler kuzey-güney doğrultusunda kurulur. Ser doğu-batı doğrultusunda kurulmuşsa, o zaman güneye bakan çatı yüzey genişliği, kuzeye bakan çatı yüzey genişliğinden daha uzun tutulur. Bu durum çatı kenarının birisi uzun, diğeri kısa olur ve “çatısı eş kenar olmayan” ser olarak adlandırılır. Bu sayede çatısı eşkenar olmayan ser, gün boyunca ışık almak olanağına kavuşur (Şekil 19.8).
Şekil 19.8. İki çatı kenarı eşit olmayan ser
Birden fazla müstakil ve beşik çatılı serin bir arada kurulmasıyla, bileşik çatılı M serler ortaya çıkar (Şekil 19.9).
Şekil 19.9. M çatılı serler
Yuvarlak çatılı serlerde çatı ile yan duvar birleşmişse ser bir tünel görünümü alır ve tünel ser olarak adlandırılır. Eğer iki duvar üzerine, sadece çatı yuvarlak şekilde oturtulmuşsa yuvarlak çatılı serler adını alır. Yuvarlak çatılı serler müstakil olarak kurulduğu gibi, bir kaç yuvarlak çatılı serin bir araya getirilmesiyle blok ser halinde de kurulur. Yuvarlak çatılı serler ve özellikle tünel serler statik bakımdan, köşeli serlere karşın daha stabildir. Yanı dış etmenlere karşı daha dayanıklıdır. Bu serlerde yumuşak plastik örtüler daha rahatlıkla kullanılır. Diğer köşeli serlerde ise esas olan cam örtü malzemesidir.
Hareket yeteneklerine göre serlerin sınıflandırılması: Hareket yeteneklerine göre serler sabit, hareketli iki kısma ayrılır.
Sabit serler , sabit bir temel üstüne oturtulmuştur. Çevremizde gördüğümüz serlerin hemen hepsi sabit serlerdir. Sabit serlerde mono kültür uygulamasıyla, torak ıslahı tedbirleri alınmasına rağmen bir süre sonra toprak yorgunluğu meydana gelir. Toprak yorgunluğu olan serlerde verim büyük ölçüde düşer, hatta hiç ürün alınamaz hale gelinir. Tek çaresi ser toprağının kazılıp çıkartılması ve yerine yeni ser toprağının konmasıdır. Bu işlemin gerçekleştirilmesi ise çok pahalıya mal olur. Sabit serlerde meydana gelen toprak yorgunluğunun daha uzun yıllarda ortaya çıkması için, serlerde hareketlik getirilmiş ve iki değişik hareketli ser yapılmıştır. Ancak bu ser inşa maliyetini oldukça yükseltmiştir. Bu önlem daha sonra topraksız yetiştiriciliğin ortaya çıkmasıyla daha güzel ve daha ucuza çözülmüştür.
Hareketli serlerin birincisinde, serin boyuna veya enine hareket ettirilmesine göre, örneğin ser boyuna hareket ettirilecekse, serin uzun kenarının 2-4 katı uzunlukta alt temel duvar yapılır, üst temel duvarları yapılmaz. Üst temel duvarların yerine 2-4 m aralıkla alt temel duvar üzerine döner tekerlekler konur. Bu tekerlerin üstüne kalın kuvvetli bir boru yerleştirilir. Serin iskelet kısmı bu boru üzerine monte edilir. Boru temel duvar, birinci sene en başa çekilir ve o toprak üzerinde yetiştiricilik yapılır. İkinci sene bir ser boyu kadar döner tekerlekler üzerinde ser geri çekilerek kaydırılır. Bu yeni yerde yetiştiricilik yapılır. Üçüncü ve dördüncü seneler serin yeri yine geri çekilerek değiştirilir. Beşinci sene en başa çekilerek, ilk birinci senedeki yerine getirtilir. Böylece birinci yetiştiricilikten sonra, geçen dört sene içinde bu toprak dış koşullara bırakıldığı ve üzerinde başka ürünler yetiştirildiğinden, yani ekim nöbeti uygulandığından, mono kültürden kurtulduğundan, artık yorulması pek kolay ortaya çıkmaz. Hareketli serlerin diğer bir faydası, yazın açıkta yetiştirilen bitkiler istendiği zaman ser onların bulunduğu kısma çekilerek üstü örtü altına alınabilir veya örtü altındaki bitkiler üzerinden ser çekilerek üstü açılabilir.
İkinci hareketli ser şekli, serin sökülüp takılır yapılmasıyla gerçekleştirilir. Toprak yorgunluğu hissedilmeğe başlandığında ser sökülüp başka bir yere alınır. Ser istendiği zaman sökülüp bitkilerin üstü açılır veya üstü açık bitkilerin üzerine kurulup, örtü altına alınabilir.
Bir diğer hareketli ser şekli taşınabilir serlerdir. Küçük plastik serlerde, ser yine bordan yapılmış bir temele oturtulur. Bu ser insanlar tarafından dört kenarından tutulup başka bir yere taşınır.
Hareketli serlerde unutulmaması gereken bir nokta, gerek serlerin inşası ve gerekse taşınmaları sırasında maliyetleri oldukça fazlalaşır. Bu bakımdan bu serler başlangıçta Avrupa’da ve özellikle Almanya’da yapılmışsa da, sonradan getirdiği maliyet göz önüne alınarak kullanımdan kalkmıştır.
Yararlanma şekillerine göre serlerin sınıflandırılması: Serler yararlanma şekillerine göre dört kısma ayrılır. Bunlar yetiştirme serleri, muhafaza ve teşhir (sergileme) serleri, fide ve fidan üretim serleri ve araştırma serleridir.
Yetiştirme serlerinde, içinde geniş çapta sebze ve çiçek üretim yapılır ve üretim sırasında genelde toprak kullanılır. Ancak son yıllarda topraksız yetiştiricilik devreye girdiğinden, toprak kullanılmamaktadır.
Muhafaza ve teşhir serleri halka o bölgede yetişmeyen bitkilerin tanıtılması için kullanılır. Bu durumda botanik serleri olarak adlandırılır. İşletmelerde üretilen materyalleri teşhir edilip, pazarlamak ve satmak üzere kullanılan serler sergileme veya teşhir serleridir. Seler tohumluk ve damızlık bitkiler saklanmak üzere kullanılıyorsa muhafaza serleri adını alır. Bu serlerde tezgahlar, yastıklar, raflar, beton yollar ve bazı bitkiler için de topraklı yetiştirme yerleri bulunur (Şekil 19.10).
Üretim serleri tohum, fide ve çelik kullanılarak yetiştirme serlerindeki bitki fide ve fidanlarının temininde kullanılır. Ser içinde tezgahlar, yastıklar bulunur.
Araştırma serler çeşitli bilimsel araştırmaları yapmak üzere kurulmuş serlerdir. Bu serlerin her birisinin yapılacak araştırmalara göre donanım, klimalandırılması farklı şekillerde olur. Örneğin hastalıklar üzerine yapılacak çalışmalarda gerektiğinde serlerin makineli soğutulması bile düşünülür. Bitki ıslah yapıldığında veya hastalık ve mücadele konularında araştırma yapıldığında serlerin içi küçük kabinlere bölünebilir ve havalandırma pencerelerine dışarıdan ser içine değişik böceklerin girmemesi için tül perde konabilir. Bir başka değişle serlerde maliyet dikkate alınmadan, her türlü olanak yaratılabilir
Örtü malzemesine göre serlerin sınıflandırılması: Serler örtü malzemesinin çeşitliliği dikkate alınarak cam, yumuşak plastik ve sert plastik ve/veya suni elyaf (sert plastikler, fiberglas ve mikalar ) serler olarak üçe ayrılır.
Cam en eski örtü malzemesidir. Yumuşak ve sert plastik örtü malzemeleri ser tarımında kullanımı yenidir (Şekil. 19.11).
Şekil 19.10. Muhafaza ve Teşhir serleri
Cam örtü malzemesinin iki tipi bulunur. Bunlar pencere camı (parlak cam) ve mat cam (buzlu cam) olarak adlandırılır. Pencere camı saydamdır. Avrupa piyasasında Basit, orta ve çift kalınlık üç çeşidi bulunur. Mat camların rengi biraz donuktur. Yüzeyi pürüzlü olabilir. İki cam arasında fazla bir fark bulunmaz. Ancak mat camın ışık geçirgenliği biraz daha azdır.
Şekil 19.11. Cam ser
Yüksek sistemler içinde klima tesisleri bulunduğundan, her türlü iklim koşulunda sebze yetiştirmek mümkündür. İklimin uygun olduğu zamanda dışarıda tarlada, iklimin uygun olmadığı zamanda ser içinde üretim yaparak, bütün bir yıl boyunca sebze yetiştirme ve taze sebze yeme olanağı verir. Yıl içinde, sebzenin bulunmadığı bir dönem kalmadığından, artık turfanda sebzecilikten söz edilemez. Yüksek sistemler içinde, sebze yetiştiriciliğinde, ser veya sera adı verilen barınaklar kullanılır ve yapılan işe de “Ser veya Sera Sebzeciliği” denir.
Serler çeşitli şekilde sınıflandırılır. Sınıflandırma sırasında, serlerin büyüklüğü, kuruluş şekilleri, ısıtma sistemleri, çatı şekilleri, hareket kabiliyetleri, faydalanılma şekilleri, örtü ve iskelette kullanılan malzemenin özellikleri dikkate alınır.
Serin büyüklüğüne göre sınıflandırılması: Serlerin büyüklüğüne göre sınıflandırılmasında, serin taban alanı büyüklüğü esas alınır. Böylece kule serler ve küçük, orta, büyük serler olarak dört değişik ser şekli ortaya çıkar.
Küçük serler, taban alanı 100 m2’nin altında olan serlerdir. Çoğunlukla müstakil serler olarak kurulur. Genişlikleri 1-6 m, uzunlukları 2-20 m arasındadır. Ev bahçelerinde, amatör çalışan insanlar tarafından hobi maksadıyla ve boş zamanları değerlendirmek amacıyla inşa edilir. Serin içinde her türlü yenilik bulunur. Özellikle zengin insanların maliyetle ilgili bir kaygıları yoktur. Amaç gönüllerinde yatanı gerçekleştirmektir. Yetiştirdikleri ürünün pazardakinden çok pahalıya çıkması bir anlam taşımaz. Onlar için o ürünü yetiştirmek ve eşe dostta bunları ben yetiştirdim duygusu altında verme esastır.
Orta büyüklükteki serlerin taban alanı 100-1000 m2 arasında değişir. Genişlikleri 3-20 m, uzunlukları 20-50 m civarındadır. Çoğunlukla müstakil olarak kurulur. Bahçe işletmelerinde sebze ve çiçek fidelerinin, fidanlarının yetiştirilmesinde, tohumlukların saklanmasında ve tohum alınması sırasında kullanılır. Ayrıca içinde sebze ve çiçek üretimi de yapılır.
Büyük serler 1000 m2’nin üstünde taban alanına sahiptir. Müstakil veya blok serler olarak kurulur. Müstakil serlerde, genişlikler ortalama 6, 9, 12, 15 m, bazen 30 m’ye kadar çıkar. Blok serler, müstakil serlerin bir araya getirilmesiyle oluşur ve genişlikleri 30-100 m arasında değişir. Müstakil ve blok serlerde uzunluk 50-100 m arasında oynar. Ancak genişlik ve uzunluğun 50 m’nin üstüne çıkması, serdeki klima koşullarının ayarlanmasını zorlaştırdığından, pek istenmez. Büyük serler daha çok ser işletmelerinde kullanılır. İçinde sebze ve çiçek üretimi yapılır.
Kule serler, şehir içinde dar alanları değerlendirmek amacıyla planlanmıştır. Serler kule şeklinde inşa edilir. Taban alanları 5x5 ile 10x10 arasında değişir. Serin yüksekliği ise 5-15 m arasındadır. Yetiştirme çalışmaları ser içinde bulunan, aşağıdan yukarıya doğru dönen hareketli raflar üzerinde yapılır. Raflara çeşitli büyüklükte saksılar, kasalar konur. Bu serler, özellikle saksı çiçeklerinin yetiştirilmesinde ve kısmen de fide fidan üretiminde kullanılır (Şekil 19.5).
Şekil 19.5. Kule Serler (foto Bayer mecmuası)
Kuruluş şekillerine göre serlerin sınıflandırılması: Kuruluş şekillerine göre serler üç kısma ayrılır. Bunlar müstakil serler, bitişik serler ve blok serlerdir.
Müstakil ser, tek başına inşa edilir. Büyüklüğü çok değişkendir ve her türlü büyüklüğe göre sınıflandırılan serleri kapsar. Çatıları basit (tek yönlü) veya beşik çatılı olabilir (Şekil 19.6).
Şekil 19.6. Müstakil bir ser
Bitişik serler, müstakil bir serin bir binaya bir duvara dayalı kurulmasıyla ortaya çıkar. Bu tip serler eski devirlerde geniş olarak kullanılmış ve limonluk olarak adlandırılmıştır. Günümüzde sadece amatör insanların baş vurdukları bir ser tipidir. Genelde serin kuzey tarafı binaya veya duvara bitişme yeridir. Böylece ser doğu-batı doğrultusunda yerleştirilir, serin çatısı güneye bakar ve gün boyunca serin güneş ışıklarından kesiksiz yararlanması, ısınması ve aydınlanması sağlanır. Bu yüzden ser, çatısı basit veya iki kenarı eşit olmayan ser olarak kurulur. İki çatı kenarı eşit olmayan serde kuzey çatıya karşın, güney çatsı daha büyük kurulur. Bazen serin doğu ve batı tarafı da bina veya duvar olabilir. Son yıllarda bu serler misafir odalarının önüne monte eedimekte ve güneşten ısınarak evin ısıtımasına yardımcı olması sağlanmakta, oda havasını kuruluğu giderilmekte ve serlerde yetiştirlen bitkilerle iç içe bir yaşam sürdürülmektedir.
Blok serler, birden fazla müstakil serin birleştirilerek kurulmasıyla meydana gelir. Blok serler kendi arasında bölmeli, bölmesiz ve bağlantılı blok ser olarak üçe ayrılır.
Müstakil serler birleştirilirken, birleşim kısmında ki duvarlar kaldırılmazsa, bu serler bölmeli blok serdir.
Eğer yan duvarlar kaldırılır ve çatı yükü dikmeler üzerine oturtulur ve ser bir bütün haline getirilirse, bu sere de bölmesiz blok ser denir (Şekil 19.7).
Müstakil birkaç ser belirli noktalarından birbirlerine cam, tuğla duvarlarla veya bir binayla bağlanmışsa bu sefer bağlantılı blok ser adını alır. Bağlantı kısmı serlere geçişi sağlar. Bağlantı bina ile yapılıyorsa, bina kuzey kısma getirilir ve serler uzunluğuna, birbirlerine gölgeleme yapmayacak aralıklarla binanın güney duvarına bağlanır. Bina işçileri çalışma alanı olarak kullanılır. Burada toprak hazırlama, saksılama, tohum ekme, fide şaşırtma, hasat, tasnif, yıkama ve ambalajlama gibi işler yapılır.
Şekil 19.7. Bölmesiz blok serlerin dış (üstte) ve iç görünüşü (altta) (Foto E.Genç)
Ser içindeki sıcaklık durumuna göre serlerin sınıflandırılması: Ser içinde oluşturulan sıcaklık derecelerine göre sıcak, ılık ve soğuk serler olarak üç ayrım yapılır.
Sıcak serler, soğuk bölgelerde ve kışı sert geçen yerlerde kurulur. Sıcak serlerde daha çok sıcaktan hoşlanan ve yazlık olarak adlandırdığımız domates, hıyar, patlıcan gibi sebzelerin ve karanfil, gül gibi çiçeklerin yetiştiriciliği yapılır. Bu yüzden ser içi sıcaklığı gece dahi 10oC’nin altına hiçbir zaman düşürülmez. Gündüz ise sıcaklık 15-20oC arasında tutulur. Eskiden bu sınırlar gece 15-18oC ve gündüz 20-300C arası olarak alınırdı. Ancak günümüzde yakıt fiyatları çok yükseldiğinden ve yakıt giderleri genel giderler içindeki payı oldukça fazla yer tuttuğundan, serde yetiştirilen bitkiler üzerinde ıslah çalışmaları yapılarak, onların istek duydukları yetişme sıcaklık dereceleri aşağıya düşürülmüş, daha düşük derecelerde yetiştirilebilen bitki türleri geliştirilmiştir. Böylece serler daha az ısıtılarak, ısıtma masrafları aşağıya çekilmiştir.
Ilık serler, sıcak iklimlerde kışın veya soğuk iklimlerde ilkbahar-yaz-sonbahar dönemlerinde kullanılır. Serinlikten hoşlanan bitkilerle, kışlık sebze ve çiçeklerin üretimi yapılır. Kıvırcık, marul, ıspanak, lahana ve turp yetiştiriciliği ön planda gelir. Bu yüzden ılık serlerde gündüz sıcaklığı 8-15oC arasında değişir. Gece de sıcaklık 4-6oC’nin altına pek düşürülmez.
Soğuk serler, sıcak iklimlerde kullanılır. İklimin getirdiği avantajdan yararlanılarak ser içinde ısıtma pek yapılmaz. Ancak ender meydana gelen don olaylarında, bitkileri soğuktan korumak üzere basit ısıtıcılar kullanarak serler ısıtılır ve bitkilerin soğuktan zarar görmesi önlenir. Soğuk serlerde dış iklime büyük ölçüde bağlı kalındığından ve ısıtma yapılmadığından, yılın uygun zamanlarını seçmek önem kazanır. Eylül-Haziran arası tek ürün yetiştiriciliği yerine, eylül-ocak ayları arasında sonbahar, ocak-haziran ayları arasında ilkbahar iki ayrı dönemde üretim planlanır.
Çatı şekillerine göre serlerin sınıflandırılması: Çatı şekillerine göre serler basit, beşik, bileşik M ve yuvarlak çatılı serler olarak dört kısma ayrılır.
Bileşik çatılı serlere aynı zamanda blok serler adı verilir.
Basit çatılı serlerde çatı tek yüzeylidir. Ser bir binaya veya duvara dayandırılmıştır. Serin uzun kenarı doğu-batı doğrultusunda oturtulur ve çatısı güneye bakar. Bu tip serler eski devirlerde geniş çapta kullanılmış ve o zaman limonluk olarak adlandırılmıştır. Günümüzde basit çatılı serler, müstakil olarak kurulur ve özellikle meyilli yerlerde daha çok kullanılır. Ser çatısı, meyile paralel olarak yerleştirilir.
Beşik çatılı serlerin genelde iki çatı yüzeyi bulunur ve iki çatı kenar genişliğinin uzunluğuna bağlı olarak iki kısma ayrılır. Çatının iki yüzey genişliği birbirine eşitse “eş kenar veya İkiz kenar çatılı serler” meydana gelir. Bu serler kuzey-güney doğrultusunda kurulur. Ser doğu-batı doğrultusunda kurulmuşsa, o zaman güneye bakan çatı yüzey genişliği, kuzeye bakan çatı yüzey genişliğinden daha uzun tutulur. Bu durum çatı kenarının birisi uzun, diğeri kısa olur ve “çatısı eş kenar olmayan” ser olarak adlandırılır. Bu sayede çatısı eşkenar olmayan ser, gün boyunca ışık almak olanağına kavuşur (Şekil 19.8).
Şekil 19.8. İki çatı kenarı eşit olmayan ser
Birden fazla müstakil ve beşik çatılı serin bir arada kurulmasıyla, bileşik çatılı M serler ortaya çıkar (Şekil 19.9).
Şekil 19.9. M çatılı serler
Yuvarlak çatılı serlerde çatı ile yan duvar birleşmişse ser bir tünel görünümü alır ve tünel ser olarak adlandırılır. Eğer iki duvar üzerine, sadece çatı yuvarlak şekilde oturtulmuşsa yuvarlak çatılı serler adını alır. Yuvarlak çatılı serler müstakil olarak kurulduğu gibi, bir kaç yuvarlak çatılı serin bir araya getirilmesiyle blok ser halinde de kurulur. Yuvarlak çatılı serler ve özellikle tünel serler statik bakımdan, köşeli serlere karşın daha stabildir. Yanı dış etmenlere karşı daha dayanıklıdır. Bu serlerde yumuşak plastik örtüler daha rahatlıkla kullanılır. Diğer köşeli serlerde ise esas olan cam örtü malzemesidir.
Hareket yeteneklerine göre serlerin sınıflandırılması: Hareket yeteneklerine göre serler sabit, hareketli iki kısma ayrılır.
Sabit serler , sabit bir temel üstüne oturtulmuştur. Çevremizde gördüğümüz serlerin hemen hepsi sabit serlerdir. Sabit serlerde mono kültür uygulamasıyla, torak ıslahı tedbirleri alınmasına rağmen bir süre sonra toprak yorgunluğu meydana gelir. Toprak yorgunluğu olan serlerde verim büyük ölçüde düşer, hatta hiç ürün alınamaz hale gelinir. Tek çaresi ser toprağının kazılıp çıkartılması ve yerine yeni ser toprağının konmasıdır. Bu işlemin gerçekleştirilmesi ise çok pahalıya mal olur. Sabit serlerde meydana gelen toprak yorgunluğunun daha uzun yıllarda ortaya çıkması için, serlerde hareketlik getirilmiş ve iki değişik hareketli ser yapılmıştır. Ancak bu ser inşa maliyetini oldukça yükseltmiştir. Bu önlem daha sonra topraksız yetiştiriciliğin ortaya çıkmasıyla daha güzel ve daha ucuza çözülmüştür.
Hareketli serlerin birincisinde, serin boyuna veya enine hareket ettirilmesine göre, örneğin ser boyuna hareket ettirilecekse, serin uzun kenarının 2-4 katı uzunlukta alt temel duvar yapılır, üst temel duvarları yapılmaz. Üst temel duvarların yerine 2-4 m aralıkla alt temel duvar üzerine döner tekerlekler konur. Bu tekerlerin üstüne kalın kuvvetli bir boru yerleştirilir. Serin iskelet kısmı bu boru üzerine monte edilir. Boru temel duvar, birinci sene en başa çekilir ve o toprak üzerinde yetiştiricilik yapılır. İkinci sene bir ser boyu kadar döner tekerlekler üzerinde ser geri çekilerek kaydırılır. Bu yeni yerde yetiştiricilik yapılır. Üçüncü ve dördüncü seneler serin yeri yine geri çekilerek değiştirilir. Beşinci sene en başa çekilerek, ilk birinci senedeki yerine getirtilir. Böylece birinci yetiştiricilikten sonra, geçen dört sene içinde bu toprak dış koşullara bırakıldığı ve üzerinde başka ürünler yetiştirildiğinden, yani ekim nöbeti uygulandığından, mono kültürden kurtulduğundan, artık yorulması pek kolay ortaya çıkmaz. Hareketli serlerin diğer bir faydası, yazın açıkta yetiştirilen bitkiler istendiği zaman ser onların bulunduğu kısma çekilerek üstü örtü altına alınabilir veya örtü altındaki bitkiler üzerinden ser çekilerek üstü açılabilir.
İkinci hareketli ser şekli, serin sökülüp takılır yapılmasıyla gerçekleştirilir. Toprak yorgunluğu hissedilmeğe başlandığında ser sökülüp başka bir yere alınır. Ser istendiği zaman sökülüp bitkilerin üstü açılır veya üstü açık bitkilerin üzerine kurulup, örtü altına alınabilir.
Bir diğer hareketli ser şekli taşınabilir serlerdir. Küçük plastik serlerde, ser yine bordan yapılmış bir temele oturtulur. Bu ser insanlar tarafından dört kenarından tutulup başka bir yere taşınır.
Hareketli serlerde unutulmaması gereken bir nokta, gerek serlerin inşası ve gerekse taşınmaları sırasında maliyetleri oldukça fazlalaşır. Bu bakımdan bu serler başlangıçta Avrupa’da ve özellikle Almanya’da yapılmışsa da, sonradan getirdiği maliyet göz önüne alınarak kullanımdan kalkmıştır.
Yararlanma şekillerine göre serlerin sınıflandırılması: Serler yararlanma şekillerine göre dört kısma ayrılır. Bunlar yetiştirme serleri, muhafaza ve teşhir (sergileme) serleri, fide ve fidan üretim serleri ve araştırma serleridir.
Yetiştirme serlerinde, içinde geniş çapta sebze ve çiçek üretim yapılır ve üretim sırasında genelde toprak kullanılır. Ancak son yıllarda topraksız yetiştiricilik devreye girdiğinden, toprak kullanılmamaktadır.
Muhafaza ve teşhir serleri halka o bölgede yetişmeyen bitkilerin tanıtılması için kullanılır. Bu durumda botanik serleri olarak adlandırılır. İşletmelerde üretilen materyalleri teşhir edilip, pazarlamak ve satmak üzere kullanılan serler sergileme veya teşhir serleridir. Seler tohumluk ve damızlık bitkiler saklanmak üzere kullanılıyorsa muhafaza serleri adını alır. Bu serlerde tezgahlar, yastıklar, raflar, beton yollar ve bazı bitkiler için de topraklı yetiştirme yerleri bulunur (Şekil 19.10).
Üretim serleri tohum, fide ve çelik kullanılarak yetiştirme serlerindeki bitki fide ve fidanlarının temininde kullanılır. Ser içinde tezgahlar, yastıklar bulunur.
Araştırma serler çeşitli bilimsel araştırmaları yapmak üzere kurulmuş serlerdir. Bu serlerin her birisinin yapılacak araştırmalara göre donanım, klimalandırılması farklı şekillerde olur. Örneğin hastalıklar üzerine yapılacak çalışmalarda gerektiğinde serlerin makineli soğutulması bile düşünülür. Bitki ıslah yapıldığında veya hastalık ve mücadele konularında araştırma yapıldığında serlerin içi küçük kabinlere bölünebilir ve havalandırma pencerelerine dışarıdan ser içine değişik böceklerin girmemesi için tül perde konabilir. Bir başka değişle serlerde maliyet dikkate alınmadan, her türlü olanak yaratılabilir
Örtü malzemesine göre serlerin sınıflandırılması: Serler örtü malzemesinin çeşitliliği dikkate alınarak cam, yumuşak plastik ve sert plastik ve/veya suni elyaf (sert plastikler, fiberglas ve mikalar ) serler olarak üçe ayrılır.
Cam en eski örtü malzemesidir. Yumuşak ve sert plastik örtü malzemeleri ser tarımında kullanımı yenidir (Şekil. 19.11).
Şekil 19.10. Muhafaza ve Teşhir serleri
Cam örtü malzemesinin iki tipi bulunur. Bunlar pencere camı (parlak cam) ve mat cam (buzlu cam) olarak adlandırılır. Pencere camı saydamdır. Avrupa piyasasında Basit, orta ve çift kalınlık üç çeşidi bulunur. Mat camların rengi biraz donuktur. Yüzeyi pürüzlü olabilir. İki cam arasında fazla bir fark bulunmaz. Ancak mat camın ışık geçirgenliği biraz daha azdır.
Şekil 19.11. Cam ser


Comment