fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Tohumların Ekim Zamanı, Yeri, Miktarı ve Derinliği / Tohum / Tohum ve Tohumla Üretim / SEBZELERDE YETİŞTİRME TEKNİĞİ / SEBZECİLİK

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Tohumların Ekim Zamanı, Yeri, Miktarı ve Derinliği / Tohum / Tohum ve Tohumla Üretim / SEBZELERDE YETİŞTİRME TEKNİĞİ / SEBZECİLİK

    Tohumların Ekim Zamanı, Yeri, Miktarı ve Derinliği / Tohum / Tohum ve Tohumla Üretim / SEBZELERDE YETİŞTİRME TEKNİĞİ / SEBZECİLİK

    Tohumları doğrudan toprağa atılan sebzeler soğan, pırasa, kıvırcık salata, marul, havuç, turp, fasulye, bezelye, bakla, domates, kavun, karpuz, hıyar v.b. dir. Tohumları doğrudan tarlaya ekilen sebzelere kaba sebzeler veya endüstri sebzeleri adı verilir. Bu isimlendirmeye en büyük etken, tohumla yetiştiriciliğin ucuz olmasıdır. Zaten erkencilik söz konusu değilse, fide ile üretim maliyeti artırır. Vejetasyon süresi kısa olan yerlerde, tohum ekimiyle üretim, vejetasyon süresini daha da kısaltacağından pek tavsiye edilmez ve bu durumda ister istemez fide yetiştiriciliğine kaçılır. Fide yetiştiriciliği daha çok nazik sebzelerde uygulanır. Bir yerde vejetasyon süresinin uzamasına, aynı alan üzerinde arka arkaya birkaç sebzenin üretilmesine olanak sağlar ve geliri maksimum seviyeye çıkartır. Bu bakımdan ve ayrıca nazik sebzelerde fide yetiştiriciliği yapılacaksa tohumlar direkt tarlaya atılmaz, ileride üzerinde duracağımız fide üretim yerlerine atılır. Fideler elde edilir ve bu fideler dikilir. Böylece toprağa direkt tohum ekimi yapıldığı zaman bitkinin fide olması için tarlada geçireceği süre, fide üretim yerlerinde geçirildiğinden, tarladaki vejetasyon süresi uzatılmış olur. Örneğin, vejetasyon süresi kısa olan yerlerde, tohumla domates yetiştirildiğinde, süre sonunda domatesler üzerinde olgunlaşmış domatesler kadar olgunlaşmamış domatesler kalır. Halbuki aynı yerde, fideyle üretim yapıldığında, yeşil domates oranı yok denecek kadar azalır.
    Üretim amaçlı olarak tohum ekim zamanının ayarlanması, öncelikle pazar durumuna ve sonra tür ve çeşitlerin yetiştirilme dönemlerine göre olur. Ekim zamanını etkileyen en büyük faktör, hiç şüphesiz pazar isteğidir. Yetiştiricinin baş arzusu, sebzeleri pazarda talep duyulan zamana uyacak şekilde, tohum ekim zamanını ayarlamak, yetiştirmek ve pazara çıkartarak yükseütün planlarını bu amaç üzerine ayarlar. Fakat, son yıllarda sebzelerin bir çoğunun tarla dışında, örtü altında yetiştirilmesi, ürünlerin bütün bir yıl boyunca pazarda satılması ve fiyatın belli oranlar arasında kalması, başka bir değişle eskiden olduğu gibi ürünlerin olmadığı dönemlerde yükselen, bulunduğu dönemlerde düşen bir fiyat göstermemesi, yukarıdaki arzuyu kısmen ortadan kaldırmıştır. Bu bakımdan zaman talebin yerini, bir bakıma kalite üstünlüğüne ve ürün miktarının artırılmasına bırakmıştır. Bu durumda da tohumların ekim zamanlarının ayarlanması, yetiştirilecek çeşitlerin en kaliteli ve bol ürün verecekleri zamanlara uyacak şekilde, yetiştirilmelerine dönmüştür.
    Bir bölgede iklimin çok sıcak ve çok soğuk olmaması, vejetasyon devresinin uzun olması, o yerde fazla ürün alınabileceğinin işaretidir. Genelde don olmayan yerlerde erken ekim, geç ekimden daha iyidir. Çünkü vejetasyon süresini uzatır. Don olan yerlerde, toprak üstü örtüleri kullanılarak, korunma tedbirleri içinde erken ekim yapılabilir. Aksi halde don olayının bitmesine kadar beklenir. Tohumların ekilmesinde, toprak sıcaklığının ve neminin rolü tartışılmazdır. Erken ekimlerde, tabiatıyla toprağın sıcaklığı düşük ve nemi yüksek olabilir. Bazı sebze tohumları (örneğin ıspanak ve havuç tohumları) bu koşullarda zararlanmadan toprakta uzun süre kalabilir. Hatta soğuğa dayanıklı ve çimlenme minimum sıcaklığı düşük olan havuç, lahana, ıspanak gibi sebzelerde, tohumlar ekim zamanı düşünülmeden toprağa atılabilir. Ispanak tohumları, minimum çimlenme sıcaklığında toprakta çimlenir ve bitkiler rozet yaprak meydana getirebilir. Ancak hava sıcaklığı halen düşük olarak seyrettiğinde, bitki daha fazla büyüyemez ve rozet yapraklı olarak bu soğuk dönemi geçirir. Nitekim sonbahar ekimlerinde ıspanakların bu şekilde kışladıkları görülür. Bu durumda kalma, ilkbaharda havaların ısınmasına kadar devam eder ve sonra bitkiler normal büyüme devresine geçer.
    Toprakta, tohumların çimlenmesi için gerekli minimum çimlenme sıcaklığı olmadan, tohum ekimi yapılmamalıdır. Bazen, fasulye ve bezelyede, havalar uygun olduğu için erken tohum ekimi yapılır, ancak tohum ekiminden hemen sonra, havaların bozması ve toprak sıcaklığını ani düşürmesi ve nemini yükseltmesiyle, tohumların çimlenme ve sürme gücünde büyük düşüş meydana gelir. Hatta böyle 20-30 günlük bir periyot sonrası, tohumların hemen hepsi canlılığı yitirebilir. Demek ki sadece tohum ekiminde değil, sonrasında da havaların iyi gitmesi gerekir. Özellikle hıyar tohumları toprak sıcaklığı 10oC olduğunda ekilir. Bitkiler toprak yüzüne çıktıktan sonra, hava sıcaklığının ani düşmesi, don olayının meydana gelmesi, üretimi büyük ölçüde sekteye uğratır. Don meydana gelmese bile, sıcaklığın 8oC altında kalması, bitki büyümesini nerdeyse durma noktasına getirir. Fındık turpu, kırmızı pancar, alabaş gibi bitkilerde, tohum ekiminden sonra hava sıcaklığının düşmesi, toprak yüzüne çıkan genç bitkilerde vernalizasyon meydana getirerek, yumru bağlamadan, erken çiçeklenmeye kaçmasına yol açar. Tabiatıyla erken çiçeklenen bitkiler yumru yapmadığından, ürün alınamaz ve bu da zararın ta kendisidir.
    Düşük sıcaklık yanında, salata ve marul gibi sebzelerde, yaz aylarında yapılan tohum ekiminde, toprağın yüksek sıcaklığı da, tohumların çimlenmesine kısıtlayıcı etki yapar.
    Tohumların atılacağı derinlik, toprak yapısına, toprak nemi ve sıcağına, tohumların büyüklüğüne bağlıdır. Tohumların büyüklüğü, öncelikle tohumun atılacağı derinliğini etkiler. Tohumun büyüklüğü, depo maddelerinin az veya çok oluşuna göre değişir. Depo maddeleri fazla olan tohumlar genelde iri tohumlardır. Ekim derinliğinde esas olan, tohumlar çimlenip, toprak yüzüne çıkıncaya kadar, bünyelerindeki depo maddelerinden yararlanmalarıdır. Tohumlar öyle bir toprak derinliğine atılmalıdır ki, depo besin maddeleri, bitkiler toprak yüzüne çıkıncaya kadar beslenmelerine yetebilsin. Bu bakımdan tohumlar irileştikçe daha derine atılabilir. Genel bir kaide olarak, tohumlar ağırlıklarının 2-4 katı derinliğe atılabilir. Semizotu, lahana, karnabahar, maydanoz, marul gibi küçük sebze tohumlar 1-3 cm, ıspanak, turp, hıyar, kavun gibi orta irilikteki sebze tohumları 3-5 cm ve fasulye, bezelye ve bakla gibi iri sebze tohumları 3-8 cm derinliğe atılabilir. Toprağın derinliği artıkça, orada cereyan eden nem, sıcaklık ve hava gibi olaylarda oynaklık azalır ve bunların değerleri kısmen sabitleşir. Toprak yüzüne yaklaştıkça, atmosferde meydana gelen olaylara göre, oynaklık artar. Bu bakımdan derin ekim, yüzlek ekime göre daima daha iyidir. Ancak toprağın yapısı ağırlaştıkça (kil oranı arttıkça) ve nem tutma yüzdesi artıkça tohumların derin atılması doğru değildir. Bu tip topraklarda kaymak tabakası daha kolay ve kalın oluştuğundan, tohumların toprak yüzüne çıkması zorlaşır ve gene bu tip topraklarda havalanma ve ısınma iyi olmadığından, tohumun çimlenmesinde aksaklıklar meydana gelebilir. Toprağın yapısı hafifleştikçe ve nem oranı azaldıkça tohumlar daha derine atılabilir. Böylece tohumlar, toprağın üst tabakalarında kolayca azalabilen nem değişikliğinden bir ölçüde korunur. Havaların soğuk ve yağışların bol olduğu yer ve zamanlarda, tohumlar yüzlek ekilir. Ancak ağır topraklara karşın, kumlu topraklarda derinlik biraz arttırılır. Kuru ve sıcak havalarda derinlik arttırılır. Tarlada yetiştirilen sebzelerde, istenen sıklığı temin etmek, yastıklarda yeteri kadar dikime elverişli fide elde etmek, atılacak tohum miktarıyla ayarlanır. Tarlada bitki miktarının azalması veya artması kalite ve kantite üzerine doğrudan etkilidir. Bir bitkiye bırakılan alan artarsa, kısmi bir erkencilik meydana gelir, ürünün kalitesi ve bitki başına verimi kısmen artar, ancak parsele verim miktarı bir ölçüde düşer. Bunun tersi bir bitkiye bırakılan alan azalırsa, erkencilik ortadan kalkar, kalitede kısmi bir düşme meydana gelir, bir bitkideki verim düşerken, bu sefer parselde verim artar. Bu bakımdan tarlada bitki sayısı önem kazanır ve o bitki sayısını elde edecek kadar tohumun, tarlaya atılması gerekir. Tarlaya atılan her tohumun bitkiye dönüşeceği, hiçbir zaman varsayılmamalıdır. Bu tohumların bazı çimlenme gücünün yetersiz oluşundan, bir kısmı çimlenme ve sürme sırasında meydana gelen olaylardan, diğer bir kısmı hastalık ve zararlılardan ve nihayet bir kısmı da yaptığımız bakım çalışmaları sırasında heba olur. Bütün bu olumsuzlukları dikkate alarak, atılacak tohum miktarı hesaplanır. Tarlaya atılacak tohum miktarı birim alandaki bitki sayısı, tohumların kullanılma değeri ve tohumların çimlenme ve sürme gücü dikkate alınarak aşağıdaki formüle göre hesaplanır ve ayrıca buna toprak ve hava koşullarının, hayvansal zararlıların ve hastalıların yapacağı etkiye karşılık (çünkü bunların etkileri karşında meydana gelecek tohum azalması matematik olarak hesaplanamaz) hesaplanan tohum miktarının % 10-20’si arasında bir fazlalık ilave edilir.
    Birim alana Birim alanda istenen bitki sayısı
    atılacak tohum = ---------------------------------------------------------------------------
    miktarı (kg) 1 kg tohumlukta tohum x Tohumun çimlenme x Tohumun
    miktarı ve sürme gücü % saflık %
    Atılacak tohum miktarı, tohumun öncelikle çimlenme ve sürme gücüne göre fark eder ve yüksek çimlenme ve sürme gücü gösteren sebzelerde tohum miktarı azalır. Daha sonra tohumluğun saflığına bağlıdır. Bir kilogram tohumlukta bulunan tohum miktarı (sayısı), esasında tohumun bin tane ağırlığını da içererek miktarı belirlemede rol alır. Cetvel 20.4’te değişik sebzelerde kullanılacak tohum miktarı verilmiştir. Bu cetvel bakılarak, yukarıdaki formüle göre hesaplama yaparak ve sonra ikisi karşılaştırılarak, tohum ekme miktarı ortaya çıkartılabilir.
    Dikkat edilmesi gereken bir nokta, özellikle örtü altı yetiştiriciliğinde ve hibrit tohum kullanılmasında, tohumluğun fiyatı çok yüksek olmasından, her bir tohumun bile ziyanı, yok yere maliyetin yükselmesidir. Bu bakımdan her tohumdan bir bitki elde etmek gerekir.
    Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay

  • #2
    Cevap: Tohumların Ekim Zamanı, Yeri, Miktarı ve Derinliği / Tohum / Tohum ve Tohumla Üretim / SEBZELERDE YETİŞTİRME TEKNİĞİ / SEBZECİLİK

    Sn Hocam
    Tohum ekimi konusunda Kavrayamadığım bir nokta var. Yazınızda " tohumlar ağırlıklarının 2-4 katı derinliğe atılabilir" deniliyor. Ağırlık sözcüğü yerine boylarının 2-4 katı derinliğe ifadesi daha doğru gibi geliyor. Acaba yazım hatası mı var yoksa kavrayamadığım bir yöntem mi söz konusu.
    Lütfen !

    Comment


    • #3
      Cevap: Tohumların Ekim Zamanı, Yeri, Miktarı ve Derinliği / Tohum / Tohum ve Tohumla Üretim / SEBZELERDE YETİŞTİRME TEKNİĞİ / SEBZECİLİK

      Tohum ağırlıkları yanlış yazılmış. Doğrusu Tohum boyları olacaktır.

      Comment


      • #4
        Cevap: Tohumların Ekim Zamanı, Yeri, Miktarı ve Derinliği / Tohum / Tohum ve Tohumla Üretim / SEBZELERDE YETİŞTİRME TEKNİĞİ / SEBZECİLİK

        Benim de dikkatimi çekti, Hatırlatmöak istedim. Yazım hatası olabileceğini fark ettim. Sayın Çevresel sormuş zaten Teşekkürler.

        Comment


        • #5
          Cevap: Tohumların Ekim Zamanı, Yeri, Miktarı ve Derinliği / Tohum / Tohum ve Tohumla Üretim / SEBZELERDE YETİŞTİRME TEKNİĞİ / SEBZECİLİK

          birbay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
          Sn Hocam
          Tohum ekimi konusunda Kavrayamadığım bir nokta var. Yazınızda " tohumlar ağırlıklarının 2-4 katı derinliğe atılabilir" deniliyor. Ağırlık sözcüğü yerine boylarının 2-4 katı derinliğe ifadesi daha doğru gibi geliyor. Acaba yazım hatası mı var yoksa kavrayamadığım bir yöntem mi söz konusu.
          Lütfen !
          Evet,derinliğine olmalı bencede.

          Comment

          Working...
          X