fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Tohumların Çeşitli Maddelerle Kaplanması ve Bantlanması / Tohumların İç Özellikleri / Tohumlarda Aranacak Özellikler / Tohum / Tohum ve Tohumla Üretim / SEBZELERDE YETİŞTİRME TEKNİĞİ /

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Tohumların Çeşitli Maddelerle Kaplanması ve Bantlanması / Tohumların İç Özellikleri / Tohumlarda Aranacak Özellikler / Tohum / Tohum ve Tohumla Üretim / SEBZELERDE YETİŞTİRME TEKNİĞİ /

    Tohumların Çeşitli Maddelerle Kaplanması ve Bantlanması / Tohumların İç Özellikleri / Tohumlarda Aranacak Özellikler / Tohum / Tohum ve Tohumla Üretim / SEBZELERDE YETİŞTİRME TEKNİĞİ / SEBZECİLİK

    Dünyamız, hızla artan nüfus karşısında giderek küçülmektedir. Yıllar önceden beri başı boş bırakılmış alanlar, bugün birer hazine haline gelmiştir. Yerleşim alanları her geçen gün, tarımsal alanların yerini işgal ederek, göğe doğru yükselen binalar ve fabrikalar bu verimli toprakları yok etmektedir.
    Bir de bunların çevre kirliliğini arttırması ve doğanın biyolojik dengesini bozması, ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Mevcut tarım alanları, dünya nüfusunu besleyemez hale gelmiştir. Günümüzde beslenme noksanlığı, artık açlık haline gelmiştir ve birçok geri kalmış ülkede sayısız insan açlık yüzünden ölmektedir. Bilim adamları bu soruna devamlı çare aramakta ve tarım alanının miktarı daha fazla arttırılamadığına göre, birim alanda verimi ve kaliteyi yükseltecek tedbirler üzerinde durmaktadır. Dolayısıyla her geçen gün değişik uygulamalar devreye girmektedir. Bu çalışmalarla, topraklı tarım yanında, topraksız tarım da devreye sokulmuştur ve böylece topraklı tarıma göre 2-4 kat fazla ürün elde edilmiştir. Son yıllarda daha kaliteli ve sağlıklı ürün yetiştirmek üzere, organik tarıma başlanmıştır. Bilindiği gibi, bitki yetiştirmenin ilk temel noktası tohumdur. İyi bir tohum olmadığı sürece, yetiştirme ve bakım koşulları ne kadar iyileştirilirse iyileştirilsin, verim ve kaliteyi istenen seviyeye yükseltmek pek mümkün olmaz. Bu nedenle, bir yandan yetiştirme tekniği geliştirilirken, asıl olarak çeşitlerin ıslah edilmesi, verimin arttırılması, kalitenin yükseltilmesine gidilmekte ve ayrıca tohumluğun en iyi şekilde kullanımı için gayret sarf edilmektedir. Birçok ülkede tohumculuk için büyük projeler hazırlanmakta ve yatırımlar yapılmaktadır.
    Cetvel 20.4. Ekilecek tohum miktarı (HÖSSLİN, MAPPES ve STEİB 1964)
    Sebzeler Bir gram 1000 bitki Direk tohum Fide yetiştiricilinde
    tohumlukta için ekilecek ekiminde Yastığa atılacak
    tohum sayısı tohum miktarı kullanılacak tohum miktarı
    (gr) tohum miktarı ( gr/m)
    (Kg/ha)
    Yaprak lahana 300 9-10 - 4-8
    Karnabahar 400 8-9 - 4-8
    Alabaş 350 7-8 - 4-8
    Brüksel lahanası 350 7-8 - 8-10
    Marul 350 8-10 - 2-4
    Baş lahana 1200 2-3 0,8-1,0 1-4
    Kıvırcık salata 700 2-4 0,8-2,0 1-3
    Tere 600 - - -
    Ispanak 90 - 80 -
    Havuç 900 - 2-7 -
    Kereviz 3000 1,1-1,2 - 3-6
    Maydanoz 700 - 8 -
    Kırmızı pancar 50 - 18 -
    Fındık turpu 100 - 15 50
    Bayır turpu 100 - 50 3-4
    Soğan 300 - 14-70 15
    Pırasa 350 5 - 4-5
    Fasulye 1,5-2,5 - 120-180 -
    Bakla 0,5-0,9 - 200-500 -
    Bezelye 3-8 - 200-500 -
    Hıyar 40 55 2 -
    Domates 320 5 - 3-6
    İyi bir çeşit ve onun tohumluğu elde edildikten sonra, ikinci aşama her tohumdan bitki elde etmek ve ondan yararlanmaktır. Tohumun ekiminden başlayarak, çimlenmesi, sürmesi, büyümesi, verimi, hasadı ve tekrar tohum alınmasına kadar geçen süreçte, birçok teknik uygulamalar yapılmaktadır. Bu uygulamalar, her bitki tür ve çeşidinde küçük veya büyük değişkenlikler ortaya çıkartabilir. Sebzelerin tohumlarını ele alacak olursak, tür ve çeşitlere göre tohumlar büyük veya çok küçük; şekilleri muntazam veya girintili çıkıntılı; yüzeyleri dikenli, tüylü veya dikensiz, tüysüz; düz, parlak veya mat olduğunu görürüz. Bu kadar çeşitliliğe sahip tohumları ekmek için hiç şüphesiz değişik tohum ekme mibzerlerinin geliştirilmesi gerekir. Nitekim günümüzde ayarlanabilen, çok hassas olarak en küçük ve en şekilsiz tohumları dahi eken mibzerler yanında tüylü ve tüysüzler, şekli bozuk olanlar için de mibzerler geliştirilmiştir. Bir işletmenin, senede bir kez her sebze çeişid için ayrı kullanmak zorunda kalabileceği, her biri çok pahalı mibzerleri satın alması ve kullanması ekonomik olmamaktadır. Büyük işletmelerde belki bu, bir dereceye kadar tolere edilebilir, ama ülkemizde % 70-80 oranında bulunan küçük aile işletmeleri için yıkımdır.
    Hangi tohum kullanılırsa kullanılsın, tohum ekimi için iyi bir tarla hazırlığına gereksinim vardır. Bunun için toprak tavında işlenmeli ve çok güzel ufalanmalıdır. Kesekli bir tarlada tohumlar, kesekler arasına yuvarlanır ve çok derine kaçar veya toprak yüzeyine yakın kalır, tohumun yüzünü toprak saramaz, bu kısımda nem az olduğundan çimlenemez. Bu ve buna benzer daha bir çok sebepten, tohum ekimine iyi hazırlanmamış bir tarlada, tohumları bazısı hiç çimlenemez, çimlenseler bile sürerek toprak yüzüne çıkamaz. Böylece tarladaki bitki sayısını azalır, tarlada yer yer boşluklar kalır, gübreleme, sulama, mücadele ve diğer bakım işleri yeterince ve bitkiler arasında eşit olacak şekilde yapılamaz, verimi büyük ölçüde düşer. Tohum ekiminden sonra toprakta kaymak tabakası oluşursa, tohum ekimi ne kadar iyi yapılırsa yapılsın ve atılan tohumların hepsi toprakta çimlenirse çimlensin, bunları büyük bir çoğu kaymak tabakasını delip toprak yüzüne çıkamaz. Bu sayılan konulara, daha başkaları da eklenebilir. Bunlara da çözüm getirecek bazı alternatifler vardır. Bu alternatiflerden birisi, hiç şüphesiz tohumların çeşitli maddelerle kaplanmasıdır. Tohumlar kaplanarak, birbirine benzer hale getirilmektir. Nitekim tohumlar çeşitli maddelerle kaplanarak, küçük tohumlar irileştirilmekte, tüylü tohumlar tüysüz hale getirilmekte ve şekilsiz tohumlar şekillendirilmektedir. Tohum kaplama fazla bir masraf getirmediğinden, kaplanmış tohumlar tek bir mibzerle atılarak küçük işletmelere bile, büyük kolaylık sağlanmaktadır. Tohum kaplamacılığına Türkçede “kaplanmış tohum” (GÜNAY 1977); Almanca’da “samenkörnern”, “samenknaeueln”, “samengranulaten”, “piliersaat” (LOWEG 1966); İngilizce’de “pellet” (SMED 1974) adı verilir.
    Kaplama tohumculuk II. Dünya Savaşında, yani 1940’lı yıllarda Amerika’da geliştirilmiştir. Daha sonraki yıllarda, buradan Avrupa’ya sıçramıştır. 1950’li yıllardan itibaren pratik olarak kullanılmaya başlanmıştır (SMED 1974). Günümüzde hemen hemen bütün ülkelerde, başta A.B.D. olmak üzere, Almanya, Danimarka, Hollanda, Macaristan, Çekoslovakya, Fransa, İtalya, Rusya, Japonya, Avustralya gibi ülkelerde yaygınlaşmıştır. Ülkemizde bu konuda ilk araştırmalar, tarafımızdan yapılmış ve başarılı sonuçlar alınmıştır. Bu sonuçlar daha sonra Tarım Bakanlığı’na ve Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğü’ne intikal ettirilmiştir. Ne yazık ki Tarım Bakanlığı konuyla ilgilenmemiş ve verilen tohumları denemeye bile almamıştır. Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğü ise olaya sahip çıkmış ve bu konuda çalışmalar yaparak, şu anda % 25-30 oranında kaplanmış tohum kullanır hale gelmiştir. 1980 senesinde bizim Yalova’da kurduğumuz Özel Tohum Kaplama Anomin Şirketi, iki yıl çalışmış ve domates, havuç, pırasa, soğan tohumlarını kaplayarak piyasaya vermiş ve yılda 4-6 ton kaplanmış tohum üretmiştir. Ancak bu şirket, yönetimdeki anlaşmazlıklar sebebiyle 2-3 sene sonra kapanmıştır. Şimdi bir çok kaplanmış sebze tohumu, yurtdışından milyonlarca döviz karşılığı getirilmekte ve kullanılmaktadır. Güney Bölgelerimizde yaygın halde yetiştiriciliği yapılan yerli kıvırcık ve marul çeşidi tohumları, ülkemizde kaplanamadığı için dış ülkelere yollanmakta ve orada kaplatılıp yurda geri getirilmekte ve binlerce dolar heba edilmektedir. Kaplanmış tohum kullanılmasının birçok nedenler vardır. Bu nedenleri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:
    a. Kaplanmış tohumlar, en adi tohum ekim makineleriyle bile ekilebilir. Sıra arası ve sıra üzerinde bir örneklik sağlanarak, birim alandaki bitki adedi istenen düzeyde tutulur.
    b. Sıraya ekim yapıldığından ve muntazam sıralar elde edildiğinden ot alma ve mücadelesi, bitkilerdeki seyreltme işlemi başarıyla yapılır. Devreye çapa makineleri sokulabildiğinden gider azaltılır.
    c. Kaplanmamış normal tohumlar, ister serpme, ister mibzerle ekilsin kullanılan tohum miktarı yüksektir. Kaplanmış tohumlarda, tohumlar tek tek ve hepsi istenen derinliğe bırakıldığından kullanılan tohum miktarı düşer. Sebze tohumlarının satın alma fiyatı çok yüksek olduğundan, bu işlemle daha az kullanılıp tasarruf sağlanır. Hemen hemen her atılan tohumdan bitki elde edilebilir.
    d. Kaplama sırasında tohum etrafına nem çekici, çimlenmeyi hızlandırıcı, hastalık ve zararlılarla mücadele edici maddeler konulabildiğinden, her tohum hem erken hem de iyi bir şekilde çimlenir ve sürer.
    e. Kaplama sırasında kullanılacak aktif kömür, herbisitlere karşı tohumu korur. Böylece otla mücadele daha kolay ve tehlikesiz yapılır.
    f. Kaplama maddesi içine, hastalık ve zararlılara karşı fungisit ve insektisitler konabilir. Bu da hastalık ve zararlılarla savaşı kolaylaştırır.
    g. Tohumların çimlenme sonrası topraktan istedikleri besin maddeleri kaplama sırasında verildiğinden ve bu maddeler bitkinin hemen yanı başında bulunduğundan, bitkiler daha çabuk ve kuvvetli büyür.
    h. Tarlada, aynı anda toprak yüzüne çıkan ve eşit kuvvette büyüyen bitkiler, erkencilik, aynı anda hasada gelme özelliğine sahiptir. Bu hasat sayısını azaltıp, giderleri düşürür.
    i. İşlerin bir çoğu makineyle yapılabilir. Bu yüzden işçilik masrafları düşer.
    j. Ürünün aynı zamanda olgulaşması ve hasadı, konserveye üretimde fabrikaların kampanya süresini daha iyi ayarlamasına neden olur.

  • #2
    Cevap: Tohumların Çeşitli Maddelerle Kaplanması ve Bantlanması / Tohumların İç Özellikleri / Tohumlarda Aranacak Özellikler / Tohum / Tohum ve Tohumla Üretim / SEBZELERDE YETİŞTİRME TEK

    Tohumlar baskıyla (sıkıştırarak) veya döndürerek kaplanır. Şekil 20.19’da döndürerek kaplama yapan ve laboratuvarlarda kullanılan bir kaplama makinesi, Şekil 20.20’de bu makinede kaplanmış ve kaplanmamış havuç tohumları verilmiştir. Kazanda döndürerek kaplama daha çok kullanılır. Belli bir süre içinde aletin büyüklüğüne göre 5-10-50 kg tohum kaplanır. Belli bir sıcaklığa kadar ısıtılan, belli bir hızda döndürülen ve meyilde tutulan kazan içine belli miktarda tohum konur. Kazanda döndürülürken, tohumların üzerini hafif şekilde nemlendirecek ve kaplama maddesini tohum üzerine yapışmasını sağlayacak, çok az miktarda sıvı maddesi püskürtülür.
    Şekil 20.19. Laboratuvarda kullanılan tohum kaplama makinesi (GÜNAY 1977).
    Şekil 20.20. Kaplanmış ve kaplanmamış havuç tohumları (GÜNAY 1977)
    Bu madde tohumların yüzeyini sarınca, toz halindeki kaplama maddesi azar azar nemli tohumların üzerine serpilir ve maddenin tohumlar üzerine yapışması sağlanır. Sonra biraz daha sıvı püskürtülür ve yine kaplama maddesi atılır. Bu işlem tekrarlanarak tohumlar istenen büyüklüğe getirilir. Daha sonra tohumların kurutulması, yüzeyinin düzeltilmesi ve parlatılması işlemine geçilir. Kaplama işlemi bitince tohumlar kazandan eleklere alınıp boylaması yapılır, torbalanır ve etiketlenerek satışa hazır hale getirilir. Kazanda döndürerek kaplamada, tohumun şekli genelde yuvarlaktır, ancak bazen hafif ovalde olabilir.
    İkinci kaplama şekli sıkıştırarak kaplamadır. Bu kaplamada tohum şekli yuvarlak, hap şeklinde basık ve silindirik olur. Ayrıca drajede yapılabilir. Sıkıştırarak kaplamada, kaplama makinesinin yuvasına önce biraz nemli kaplama maddesi konur, sonra bunun içine tohum bırakılır ve daha sonra tekrar kaplama maddesi konup tümü sıkıştırılarak tohum şekillendirilir. Bu sistemde, çok yuvası olan bir aletle, seri halde tek tek tohum kaplanır.
    Kaplama maddeleri çok çeşitlidir. Ancak her akla gelen maddeyi kaplamada kullanmak mümkün değildir. Her kullanılacak madde, denemeler sonucu ortaya çıkartılır. Kullanılacak kaplama maddesi, tohumun canlılığına, çimlenme ve sürme gücüne zararlı etki yapmamalıdır. Ayrıca kaplama sonrası, tohumlar kullanılıncaya kadar geçecek sakla döneminde tohumun canlılığını bozacak herhangi kısıtlayıcı etkisi bulunmamalıdır. Tohumlar toprağa atıldığında, kaplama maddesi nemi az bir toprakta bile suyu çekip, tohuma su verip, kolaylıkla dağılabilmeli ve kaplama maddesinden istenen diğer yardımcı hizmetleri tohuma sunabilmelidir. HOVEVEN ve BRANOSE (1966), ZINK (1967), SOOTER (1967), GEERS (1970), ROBINSON ve JOHNSON (1970), HARRIOTT (1970) ve GÜNAY (1977) gibi bir çok araştırıcı, kaplama maddesi olarak vermikulit, bentonit, bahçe toprağı, kum, torf, perlit, odun talaşı, kompost, aktif kömür tozu gibi maddeleri ve bunların değişik karışımlarını kullanmaktadır. Ayrıca sıvı ve toz gübrelerde, fungisit ve insektisitlere yer vermektedir (Tohum kaplamacılığı konusunda daha fazla bilgi için GÜNAY (1977) bakınız).
    Kaplanmış tohum üzerinde çok değişik araştırmalar yapılmıştır. Biz ülkemizde yapılan iki ve yurtdışından yapılan üç araştırma sonucunu vererek kaplama tohumun özelliklerini yansıtmaya çalışalım. IŞIK (1972) yurt dışarıdan getirtilen kaplanmış tohumları ele alarak, bunların çimlenme ve sürme güçlerini saptamıştır (Cetvel 20.5 ve 20.6).
    GÜNAY ve ŞENİZ (1977), bentonit, bahçe toprağı, kompost, perlit, talaş ve kömür tozu gibi maddeleri değişik oranlarda karıştırarak domates ve havuç tohumlarını kaplamıştır. Kaplanmış tohumlarda, tohum sayısı, boş tohum miktarı, yabancı madde durumu, tohum ağırlığı, tohumların suda çözünme süresi, tohumların çimlenme süresi ve gücü, ayrıca NAA, GA3 uygulamaları yaparak bu maddelerin etkisini tespit etmiştir. Sonuçta, kaplanmış tohumlardaki boş ve tohum dışında yabancı madde içeren tohumların sayısı % 3-5 civarında kalmıştır. 500 gr bentonit + 3000 gr bahçe toprağı karışımı kaplamasında, kaplanmış tohumun ağırlığı en fazla olmuş ve bir tohumun ağırlığı ortalama 5,9 gr gelmiştir. 300 gr kompost + 100 gr talaş karışımı kaplamasında, kaplanmış tohumlar en hafif olmuş ve bir tohumun ağırlığı ortalama 2,6 gr gelmiştir. Kaplanan tohumun çapı 0,36-0,49 mm arasında değişmiştir. Kaplanmış tohumun en çabuk suda çözünmesi ve kaplama sonrası saklamada en uzun süre dayanması bir arada ele alındığında 300 gr kompost + 150 gr kum; 300 gr kompost + 150 gr kum + 50 gr talaş ve 300 gr kompost + 100 gr talaş karışımları tercih edilmelidir. Kaplanmış tohumluğun çimlenme ve sürmesi % 20-90 arasında tespit edilmiştir. Kontrolde (kaplanmamış tohumda) bu oran % 92’dir. En kötü çimlenme ve sürme bahçe toprağını karışımlar kullanılmasıyla ortaya çıkmıştır. İlk 7 günde kaplanmamış tohumlar % 8-10 arasında çimlenirken, kaplanmış tohumlar % 60-61 oranında çimlenmiştir. NAA’nın 50 ppm dozu çimlenmeyi % 82’ye çıkarmıştır. GA3’ün dozları yükseldikçe çimlenme oranı düşmüştür. Nitekim, 10 ppm GA3 dozunda tohumların çimlenme oranı % 84 iken, bu oran 100 ppm GA3 dozunda % 57’ye inmiştir.
    Cetvel 20.5. Kaplanmış tohumların çimlenme durumu (IŞIK 1972)
    Sebzeler Çimlenmede Çimlenmede Çimlenmede
    3. gün % 7. gün % 12. gün %
    Bürüksel lahanası 55 46 23
    Beyazbaş lahana 40 7 3
    Karnabahar 25 19 16
    Havuç 100 20 6
    HARRİOTT (1970), vermukulit, polyvinil acetat ile yaptığı tabletlere 1x1 mm silindir, 1,25x0,65 mm; 1,25x0,45 mm ve 2,00x0,65 mm disk; 1,25x0,75 ve 1,25x0,45 mm konik şekilleri vermiştir. Bu kaplanmış tohumlarla yaptığı çalışma Cetvel 20.7’de verilmiştir. ZİNK (1967), kereviz tohumlarını 0,16-0,20 ve 0,24-0,28 mm çapında iki büyüklükte bentonitle kaplamıştır ve ikinci gruptaki kaplanmış tohum ağırlığı, birinci gruba nazaran 10 kat artmıştır. Kaplanmış tohumu çimlendirme denemesinde, 21,8 günde, birinci gurubun çimlenmesi, ikinci gruba göre % 40 artmış ve en fazla çimlenme 22,3 günde meydana gelmiştir. Bu sonuçlara göre, fazla kaplama maddesi kullanmak ve tohumun çapını büyütmek, çimlenmeyi geciktirmiştir.
    Cetvel 20.6. Kaplanmış ve kaplanmamış tohumlarda sürme yüzdesi (IŞIK 1972)
    Sebzeler Sürme gücü %’si Sürme gücü %’si Sürmenin azalma
    Kaplanmamış kaplanmış ( %’si)
    Bürüksel lahanası 92 81 11
    Beyaz baş lahana 78 71 7
    Karnabahar 86 81 5
    Kıvırcık salata 70 58 12
    Pırasa 70 61 9
    Havuç 87 61 26
    CROWDER (1979), soğan tohumlarının kaplanması sırasında, kaplama materyaline Thriam ve Mercurous chloride ilave ettiğini ve bu sayede soğanlarda çimlenme sonrası meydana gelen mantari hastalıkların ve beyaz çürüklüğün kontrol altına aldığını yazmaktadır. Kaplama yanında, bantlanmış tohumlar giderek kullanılmaktadır. Bantlanmış tohum, yumuşak, katlanabilen, dayanıklı ve çimlendirme koşullarında eriyebilen, şerit haline getirilmiş maddeler üzerine tohumların konulmasıyla elde edilir. Bu sisteme Almanca’da “samenband” İngilizce’de “Seed tape” adı verilir (ROOS 1979).
    Cetvel 20.7. Değişik şekil ve büyüklükteki kaplanmış kıvırcık salata tohumlarında
    ekim zamanının sulama şeklinin tohumların sürmesine etkisi (HARRİOTT 1970).
    Sulama Sürme
    Ekim zamanı Tabletin Tabletin Şekli yüzdesi
    Büyüklüğü (mm) şekli
    1966 ilkbaharı 0,00 x 1,00 Silindir Karık 80
    1966 sonbaharı 1,25 x 0,75 Konik “ 55
    1966 sonbaharı 1,25 x 0,45 “ “ 60
    1967 ilkbaharı 1,25 x 0,45 “ “ 89
    1967 ilkbaharı 1,25 x 0,45 “ “ 92
    1967 sonbaharı 1,25 x 0,45 “ Yağmurlama 83
    1968 sonbaharı 1,25 x 0,45 Disk “ 89
    1968 ilkbaharı 1,25 x 0,45 “ “ 73
    1969 ilkbaharı 2,00 x 0,45 “ “ 95
    1969 sonbaharı 2,00 x 0,45 “ “ 85
    Şekil 20.21’de bizi elle yaptığımız ve Almanya’da fabrikasyon yoluyla yapılmış bant şekilleri verilmiştir.
    Şekil 20.21. Üsten üç sıra elle bizim yaptığımız ve altta iki sıra Almanya’da
    fabrikasyon yapılmış bantlar
    Aslında tohumların şerit üzerine yapıştırılması fikri çok eskidir. Zamanımızdan 3000 yıl öncesine kadar gider. Eski Mısır’da bazı tohumların papirus şeritler üzerine bazı yapıştırıcılarla yapıştırıldığı ve bu şekildeki tohumların ekildiği yazılıdır. Fakat bilinçli bir şekilde, bu konudaki ilk çalışmalar A.B.D. de ele alınmıştır. İlk bantlanmış tohum, 1898 yılında, özel bir firma tarafından piyasaya sürülmüş ve o yıllarda patenti alınmıştır (ANONYMUS 1968). Günümüzde kağıt, rafya, keten, kauçuk, çeşitli şekerler, plastik, bazı sentetik ve ip gibi çeşitli maddeler bant yapımında kullanılmaktadır. Bant yapımında kullanılan maddeler, toprakta zararlı kalıntı bırakmamalıdır. Ancak kaplanmış tohumlara karşın, bantlama tohumun maliyeti daha yüksektir. Bu yüzden, ev bahçelerinde amatör kişiler tarafından kullanımı yaygındır. Özellikle çiçek tohumlarının kaplaması bu yolla yapılmaktadır. Bir diğer kaplama şekli, draje kaplamadır. İlaç sanayinde kullanılan drajelere benzer drajeler yapılır ve tohum bu draje içine konur. Pratikte fazla önemi yoktur.
    Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay

    Comment

    Working...
    X