SOĞANIN Beslenme ve İnsan Sağlığı Bakımından Önemi / SEBZECİLİK
Soğan, insan beslenmesinde özel yeri olan bir sebzedir. Soğanın büyümesi sırasında asimilasyon fazlası maddeler, rezerve organ olan soğan başında toplanır. Soğan % 8 şeker içerir (FRITZ ve STOLZ 1973). Şekerler Glukoz ve Sakkoroz'dur. Soğanda bol miktarda eterik yağlar bulunur. Soğana kendine özgü kokuyu veren madde, Allyl süphid yağıdır. Bu yağ, soğanın yabani hayvanlar tarafından yenilmesini önler. Soğanın beslenme yönünden değerini BIELKA (1969), 100 gr soğanda % 10 kuru madde, % 90 su olarak vermektedir. Bu kuru madde içinde 11 mg C vitamini, 20 mg Ca, 0.2 mg Fe bulunmaktadır. Bir Alman dergisinde ise, so*ğanda 32 mg Ca, 45 mg P2O5, 0,5 mg Fe, 130 mg K2O ve 15 mg Mg bulunduğu yazılıdır. Ayrıca soğanda A vitamini 50 I.E; B1 vitamini 0,05 mg; B2 vitamin 0,05 mg; Niacin eseri miktarda; C vitamini 9 mg kadardır (ANONISMUS 1960). GRAEE’ye (1970) göre 100 gr soğanda 1,2 gr protein, 0,1 gr yağ, 8,9 gr şekerli maddeler, 8 gr su, 12 gr kuru madde, 30 mg kalsi*yum bulunur ve 42 gr kalori verir. Diğer taraftan insan sağlığı bakımından soğan, hekimlikte çok önemli bir sebze olup, pişirilerek bütün, kesilmiş, ezilmiş halde kullanılır. Ayrıca tazesi sıkılarak elde edilen su, çeşitli rahatsızlıklara karşı ilaç olarak da kullanılmaktadır. Mide ve dalak ağrılarında, idrar tutukluklarında, ne*fes borusu iltihabı ve ses kısıklığında, kandaki şeker miktarının düşürülmesinde, böbrekten taş ve kum dökülme*sinde, nasır, çıban ve dolama tedavisinde, kolera ve verem hastalığının iyileştirilmesinde geniş ölçüde kullanılır. Yemeklerde, çiğ olarak yenildiğinde, zihin açıklığı, zindelik verir. Kanı kuvvetlendirdiği dikkate alınarak, insan sağlığında kan yapıcı olarak uzun zamandan beri ba*şarıyla kullanılmıştır. Büyüme çağındaki çocuklar için enerji kaynağı olduğu, sindirimi kolaylaştırdığı, bağırsaklar*da dezenfektan rol oynadığı ve insana rahat bir uyku ver*diği birçok literatürde belirtilmektedir. Ayrıca bünyesinde kükürt nedeniyle, kanda antiseptik etki yaptığı; astım bronşit, grip gibi hastalıklarla, bademcik iltihaplarına karşı da*yanıklılığı arttırdığı da bilinmektedir.
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay
Soğan, insan beslenmesinde özel yeri olan bir sebzedir. Soğanın büyümesi sırasında asimilasyon fazlası maddeler, rezerve organ olan soğan başında toplanır. Soğan % 8 şeker içerir (FRITZ ve STOLZ 1973). Şekerler Glukoz ve Sakkoroz'dur. Soğanda bol miktarda eterik yağlar bulunur. Soğana kendine özgü kokuyu veren madde, Allyl süphid yağıdır. Bu yağ, soğanın yabani hayvanlar tarafından yenilmesini önler. Soğanın beslenme yönünden değerini BIELKA (1969), 100 gr soğanda % 10 kuru madde, % 90 su olarak vermektedir. Bu kuru madde içinde 11 mg C vitamini, 20 mg Ca, 0.2 mg Fe bulunmaktadır. Bir Alman dergisinde ise, so*ğanda 32 mg Ca, 45 mg P2O5, 0,5 mg Fe, 130 mg K2O ve 15 mg Mg bulunduğu yazılıdır. Ayrıca soğanda A vitamini 50 I.E; B1 vitamini 0,05 mg; B2 vitamin 0,05 mg; Niacin eseri miktarda; C vitamini 9 mg kadardır (ANONISMUS 1960). GRAEE’ye (1970) göre 100 gr soğanda 1,2 gr protein, 0,1 gr yağ, 8,9 gr şekerli maddeler, 8 gr su, 12 gr kuru madde, 30 mg kalsi*yum bulunur ve 42 gr kalori verir. Diğer taraftan insan sağlığı bakımından soğan, hekimlikte çok önemli bir sebze olup, pişirilerek bütün, kesilmiş, ezilmiş halde kullanılır. Ayrıca tazesi sıkılarak elde edilen su, çeşitli rahatsızlıklara karşı ilaç olarak da kullanılmaktadır. Mide ve dalak ağrılarında, idrar tutukluklarında, ne*fes borusu iltihabı ve ses kısıklığında, kandaki şeker miktarının düşürülmesinde, böbrekten taş ve kum dökülme*sinde, nasır, çıban ve dolama tedavisinde, kolera ve verem hastalığının iyileştirilmesinde geniş ölçüde kullanılır. Yemeklerde, çiğ olarak yenildiğinde, zihin açıklığı, zindelik verir. Kanı kuvvetlendirdiği dikkate alınarak, insan sağlığında kan yapıcı olarak uzun zamandan beri ba*şarıyla kullanılmıştır. Büyüme çağındaki çocuklar için enerji kaynağı olduğu, sindirimi kolaylaştırdığı, bağırsaklar*da dezenfektan rol oynadığı ve insana rahat bir uyku ver*diği birçok literatürde belirtilmektedir. Ayrıca bünyesinde kükürt nedeniyle, kanda antiseptik etki yaptığı; astım bronşit, grip gibi hastalıklarla, bademcik iltihaplarına karşı da*yanıklılığı arttırdığı da bilinmektedir.
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay

