YEMEKLİK KIRMIZI PANCAR Çiçek
Vejetatif gelişmesini tamamlamış bir pancar bitkisi, her an generatif gelişmeye geçebilir. Generatif devreye ge*çiş için özel bir gelişme ve büyüme devresi mevcut değildir. Yaprak oluşumu ve devamı vejetatif gelişmenin bir ölçüsüdür. Yaprak oluşumunun durması ve çiçek sürgününün görülmesi ise generatif gelişmenin bir simgesidir. Tohum, fide veya gelişmiş bir dönemde düşük sıcaklıkların etkisi, yani vernalizasyon, çiçeklenmeye geçiş için yeterli bir nedendir. Çiçek sürgün oluşumu başlamış ve hatta çiçeklenmiş bitkiler devernalize olabilir. Yani generatif gelişmedeki çiçeklenme durarak, vejetatif gelişme tekrar başlaya*bilir. Devernalize olmuş bir bitkinin çiçek sürgününde, yeniden yapraklar oluşmaya başlar. Vejetatif devreden, generatif devreye geçmeye en etkili faktör sıcaklık ve daha sonra gün uzunluğudur. Sıcaklık bit*kinin büyüme konisine etki yaparak başkalaşım meydana ge*tirir. Gün uzunluğu ise yapraklar üzerine etkili olur. Uzun gün ve düşük sıcaklık çiçeklenmeyi hızlandırır. Yüksek sı*caklık ve kısa gün vernalizasyonu önler, devernalizasyon mey*dana getirir. Sıcaklık 1-10°C arasında olduğunda, vernalizasyon et*kisi meydana getirir. Vernalizasyonun için en uygun sıcaklık 5-7°C arasıdır. Sıfır ve sıfır derecenin altındaki sıcaklıkların vernalizasyona etkisi hemen hemen yok gibidir. Düşük sıcaklıkla vernalize olmuş ve başkalaşım meydana gelmiş ve çiçek sapı henüz oluşmaya başlamış bir pancar bitkisi, daha sonra sıcaklığın hemen 13oC’nin üstüne çıkmasıyla, deverna*lize olur, çiçeklenme durur ve çiçek sürgünü konisinde yapraklar meydana gelir. Işık altında gelişen bitkilerde, sıcaklık ile ışık arasın*da interraksiyon mevcuttur. Nitekim 10°C’in altında kural olarak kısa günde vernalizasyon meydana gelir. Bir Amerikan çeşidi olan Crosby’de, 10-16°C sıcaklıkta ve 8 saat gün uzunluğunda çiçeklenme meydana gelmezken, aynı sıcaklıkta ve gün uzunluğunun 9-12 saate çı*kartılmasıyla çiçeklenme meydana gelir (CHROBOCZEK 1934). Diğer bir Amerikan çeşidi, 16-18°C de 15 saat ışık*lanma ile çiçek oluşturmazken, aynı sıcaklık derecesinde fakat 18 saat ışıklanmada çiçek*lenme meydana getirmiştir. STEINBERG ve GARNER’ın (1936) yaptığı bir başka denemede, 23°C de 18 saatlik ışıklandırmada çi*çeklenme meydana gelmezken, 24 saatlik ışıklandırmada çiçeklenme ortaya çıkmıştır. Bu deneme sonuçlarından, düşük sıcalık yanında gün uzunluğun da çiçeklenmeye etkili bir faktör olduğu saptanır.
Dışarıda, bahçede yetiştirilen genç pancar bitkileri, kış ve ilkba*harın hafif soğuklarından etkilenerek vernalize olabilir, bunun aksi ya*z aylarının yüksek sıcaklığı devernalizasyon etkisi gösterir. Bu ba*kımdan vernalizasyon süresinin saptanması gerekir. Bir de*nemede pancar bitkisi 6-8°C de 50 günde % 100 çiçeklenme meydana getirmiştir (STOUT 1946). Ayrıca bir haftalık genç bitkiler yaşlılara karşın vernalizasyondan daha az etkilen*miştir. Bu durum önce CHROBOCZEK (1934) ve sonra da WELLENSIEK ve HAKKARAT (1955) tarafından da sap*tanmıştır. CURTH (1955) göre 4. aydan 9. aya kadar yaşlı bitki*ler farklı durumlar göstermiştir. Bitkiler yaşlandıkça vernalizasyona karşı etkinlik artmıştır. Fidelerin yaşlılığı yanında, ver*nalizasyonu uygulama zamanı ve süresini seçmekte de çiçeklenmeye etkili olmaktadır. Çimlenmeye tabi tutulmamış kuru tohumlar düşük sı*caklıkta vernalize olmaz. Tohumlar iyice ıslatılıp, çimlenmeye başlayınca vernalize olur. En iyi ve kolay vernalizasyon tohumla yapılır. Vernalizasyon sıcaklığı 0,5-4°C ve süresi de 30-40 gün arasında olmalıdır (WIEBOSCH 1945). Erken çiçeklenme genetik bir özellik taşır. Bu yüzden seleksiyonla erken çiçeklenme yönünden farklılık gös*teren tipler seçilmiştir. Pancarda erken çiçeklenme istenme*yen bir özellik olduğundan, seleksiyonda geç çiçeklenen fertlerin (bitkilerin) seçimi yapılır. MUNERATI (1931), şeker pancarında normal kültür form*larından, homojen tek senelik tipleri ıslah etmiştir. Bu bitki*ler, ilkbaharda ekilip aynı yıl içinde yazın çiçek açabilir. Bir yıl içinde çiçek açmak homojen bir özellik olup, iki yılda çiçek açmaya karşı dominanttır. F1 bitkiler, bir yıllık ebeveynden biraz geç çiçeklenir, fakat birinci senede çiçek açar. Daha sonraki yıllarda birinci yılda geç çiçeklenen formlar ortaya çıkar. MUNERATI, bir yıllık tipi A.B.D. tek*rar araştırmaya alınmış ve aynı sonuç orada da bulunmuştur. Bir yıllık özelliğe B geni adı verilmiştir. Bir yıllık pancarın strüktürü BB ve iki yıllığın ise bb olarak göstermiştir. BB formu için çiçeklenmede soğuklamaya gerek yoktur. Yalnız uzun bir gelişme periyo*du ister. Gün uzunluğu belirli bir süreyi bulunca çiçeklen*me başlar. Kısa günde çiçeklenme meydana gelmez ve bir se*nelik özelliği kaybolur. bb bitkileri buna karşın soğuklama ister. Tek başına uzun güne (fotoperiyota) maruz kalsa da, çiçek*lenme meydana getirmez. Bu grubun bazı genotipleri 23°C de çok az veya hiç çiçek sapı oluşturmaz, yine sürekli ışıklamada çiçek meydana gelmez (A BEGG 1936, STOUT 1945, OWEN 1954). BB ve Bb bitkileri tar*la koşullarında aynı morfolojik şekil gösterdiğinden birbirlerinden ayırt edilmesi zordur. Çünkü 23°C de ve devamlı ışıkta BB ile Bb bitkileri aynı zamanda çiçeklenir, bb bitkileri çiçek açmayarak farklılık gösterir. Yalnız BB bitkileri, Bb den daha çabuk çiçek açar, Bb nin çiçek açması gecikir. Ancak böylece ikisi arasında bir ayrım yapmak olanağı, ortaya çıkar.
Yukarıdaki erken çiçeklenme dışında, ıslah edilmiş pancarlarda normal halde çiçeklenme ikinci yılda gerçekleşir ve çiçek sapı ikinci yıl meydana gelir. Pancarların hasadından sonra tohumluk için ayrılan pancarlar, depolarda kış süresince saklanır. Bunlar, ikinci yıl dikimlerinden sonra, önce ilk sene olduğu gibi rozet yaprakları meydana getirir, sonra yeni hakiki yaprakların teşek*kül eder ve nihayet bunların oluşumu durur ve sonunda çiçek sürgünü ortaya çıkar. Çiçek sür*günü üzerinde küçük dar yapraklar vardır. Bunların koltuk*larından yan sürgünler oluşur ve sürer. Diğer yan sür*günlerin de meydana gelmesiyle çiçek sürgünü dallanır. Esas sürgünün ve yan sürgünün tepesinde, taşıyıcı yaprağın kol*tuğunda çiçekler başak şeklinde sıralanır. Çiçekler çok küçük (1-2 mm kadar), hemen hemen belli olmayan çiçek sa*pına sahiptir. Bazen kısmen belli olan ve 3-4 mm uzunlukta çiçek sapına bulunanlar da vardır. Pancar çiçeği erdişidir ve 5 çanak yaprak, 5 erkek organ ve l dişi organdan oluşur. Taç yapraklar duruma uğramıştır (Şekil 8.4).
Şekil 8.4. Pancarın çiçek diyagramı, tohum yumağı, çiçek görünüşü.
Çiçeğin en önemli özelliği, çanak yaprağın çiçek*lenme sonrası büyümesine devam ederek tohumun üzerini ta*mamen örtmesidir. Çanak yaprağın, gelişerek ve mantarlaşarak oluşturduğu meyveye, bazen tohum denirse de, botanik anlamda bu bir meyvedir. Bir yumakta 2-7 arasında tohum bulunur. Vejetatif sürgünün yan tarafında taşıyıcı yaprak primodyumu bulunur. Bu taşıyıcı yaprak koltuğunda çiçek primodyumu oluşur. Çiçek oluşumu yaprak koltuğundaki büyüme konisindeki meristem hücrelerinin, çiçek sürgü*nün gelişmesi sırasında başkalaşım geçirerek çiçek primordiumlarına dönüşmesiyle gerçekleşir. Tarlada çiçeklenme zamanı Haziran’da başlar ve son*bahara kadar uzar. Esas çiçeklenme Temmuz’da olur. Tohum hasadı Ağustos sonu Eylül başıdır. Daha sonra bitkiler ölür. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, şayet sıcaklık, ışık ve diğer şartlar bitkinin yeniden vejetatif gelişmesini teşvik ederse, çiçeklenen ve tohum veren bitkiler tekrar vejetatif büyü*meye dönebilir. Çiçek sapı üzerinde rozet yapraklar oluşur. Bu durumu, de*vamlı serde üretilen bitkilerde gözlemek mümkündür. Bir çiçek sürgünü üzerinde tepe ve yan çiçekler çok kısa saplı ve bitişik durumda çiçek açar. Böylece yan yana 2-7 adet çiçek bir arada meydana gelir. Bunları birbirinden ayır*ması oldukça zordur. Bu öğe, pancarlara poligerm bir özellik kazandırır. Eğer ekim anında bu tohum yumağı kırılmaz ve tohumlar bir birinden ayrılmazsa, daha öncede belirttiğimiz gibi, birkaç bitki bir arada mey*dana gelir. Islah yolu ile çiçekleri birbirinden ayrı ve hasat edildiğinde tek tohum veren pancarlar ıslah edilmiştir. Bun*lara «Monogerm» adı verilir.
Pancar tipik rüzgarla döllenen bir bitkidir. Çok miktar*da ve bir arada bulut gibi dağılan çiçek tozu dağılması meydana gelir. Bu çi*çek tozları hava akımı ile kilometrelerce uzağa dağılır. Çiçek tozları, 750 m yükseklikte, hatta 1500 m ve daha da yükseklerde gözlenebilir. Yalnız bunların tozlamada fazlaca önemi yoktur (MEIER ve ARTSCHWAGER 1938, ARCHIMOWITSCH 1949). Şayet insan ve hayvanlar çiçeklere dokunur veya havada dolaşan polen tozu bulutuna rastlarsa, polenler insan ve hayvanlarca da kolayca tanışılabilir (SHAN 1916, ARCHIMOWITSCH 1949). Fakat esas taşınma rüzgar vasıtasıyla olur. Pancar yabancı döllemelidir. Çünkü, kendine uyuş*mazlık gösterir. Çiçekler protandris'tir. Dişi tepesi, çiçek açılmadan önce döllenme kabiliyetine sahiptir. Esasta toz*lanma olanağı bakımından çeşitler iki gruba ayrılır, ilk ve büyük grup kendine uyuşmazdır, ikinci grupta %0 ile % 10 arasında kendine döllemelidir. Bu durum, OWEN (1942) adlı araştırıcı tarafından şeker pancarında tespit edilmiş, mutasyon sonu ortaya çıkmış, genetik bir özelliktir. Polenler, 2oC’de ve az nemli ortamda, bir hafta süreyle muhafaza edilebilir. Normal oda koşullarında saklama süresi l gündür (CHARETSJKO ve SAVITSKAJA 1931).
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay
Vejetatif gelişmesini tamamlamış bir pancar bitkisi, her an generatif gelişmeye geçebilir. Generatif devreye ge*çiş için özel bir gelişme ve büyüme devresi mevcut değildir. Yaprak oluşumu ve devamı vejetatif gelişmenin bir ölçüsüdür. Yaprak oluşumunun durması ve çiçek sürgününün görülmesi ise generatif gelişmenin bir simgesidir. Tohum, fide veya gelişmiş bir dönemde düşük sıcaklıkların etkisi, yani vernalizasyon, çiçeklenmeye geçiş için yeterli bir nedendir. Çiçek sürgün oluşumu başlamış ve hatta çiçeklenmiş bitkiler devernalize olabilir. Yani generatif gelişmedeki çiçeklenme durarak, vejetatif gelişme tekrar başlaya*bilir. Devernalize olmuş bir bitkinin çiçek sürgününde, yeniden yapraklar oluşmaya başlar. Vejetatif devreden, generatif devreye geçmeye en etkili faktör sıcaklık ve daha sonra gün uzunluğudur. Sıcaklık bit*kinin büyüme konisine etki yaparak başkalaşım meydana ge*tirir. Gün uzunluğu ise yapraklar üzerine etkili olur. Uzun gün ve düşük sıcaklık çiçeklenmeyi hızlandırır. Yüksek sı*caklık ve kısa gün vernalizasyonu önler, devernalizasyon mey*dana getirir. Sıcaklık 1-10°C arasında olduğunda, vernalizasyon et*kisi meydana getirir. Vernalizasyonun için en uygun sıcaklık 5-7°C arasıdır. Sıfır ve sıfır derecenin altındaki sıcaklıkların vernalizasyona etkisi hemen hemen yok gibidir. Düşük sıcaklıkla vernalize olmuş ve başkalaşım meydana gelmiş ve çiçek sapı henüz oluşmaya başlamış bir pancar bitkisi, daha sonra sıcaklığın hemen 13oC’nin üstüne çıkmasıyla, deverna*lize olur, çiçeklenme durur ve çiçek sürgünü konisinde yapraklar meydana gelir. Işık altında gelişen bitkilerde, sıcaklık ile ışık arasın*da interraksiyon mevcuttur. Nitekim 10°C’in altında kural olarak kısa günde vernalizasyon meydana gelir. Bir Amerikan çeşidi olan Crosby’de, 10-16°C sıcaklıkta ve 8 saat gün uzunluğunda çiçeklenme meydana gelmezken, aynı sıcaklıkta ve gün uzunluğunun 9-12 saate çı*kartılmasıyla çiçeklenme meydana gelir (CHROBOCZEK 1934). Diğer bir Amerikan çeşidi, 16-18°C de 15 saat ışık*lanma ile çiçek oluşturmazken, aynı sıcaklık derecesinde fakat 18 saat ışıklanmada çiçek*lenme meydana getirmiştir. STEINBERG ve GARNER’ın (1936) yaptığı bir başka denemede, 23°C de 18 saatlik ışıklandırmada çi*çeklenme meydana gelmezken, 24 saatlik ışıklandırmada çiçeklenme ortaya çıkmıştır. Bu deneme sonuçlarından, düşük sıcalık yanında gün uzunluğun da çiçeklenmeye etkili bir faktör olduğu saptanır.
Dışarıda, bahçede yetiştirilen genç pancar bitkileri, kış ve ilkba*harın hafif soğuklarından etkilenerek vernalize olabilir, bunun aksi ya*z aylarının yüksek sıcaklığı devernalizasyon etkisi gösterir. Bu ba*kımdan vernalizasyon süresinin saptanması gerekir. Bir de*nemede pancar bitkisi 6-8°C de 50 günde % 100 çiçeklenme meydana getirmiştir (STOUT 1946). Ayrıca bir haftalık genç bitkiler yaşlılara karşın vernalizasyondan daha az etkilen*miştir. Bu durum önce CHROBOCZEK (1934) ve sonra da WELLENSIEK ve HAKKARAT (1955) tarafından da sap*tanmıştır. CURTH (1955) göre 4. aydan 9. aya kadar yaşlı bitki*ler farklı durumlar göstermiştir. Bitkiler yaşlandıkça vernalizasyona karşı etkinlik artmıştır. Fidelerin yaşlılığı yanında, ver*nalizasyonu uygulama zamanı ve süresini seçmekte de çiçeklenmeye etkili olmaktadır. Çimlenmeye tabi tutulmamış kuru tohumlar düşük sı*caklıkta vernalize olmaz. Tohumlar iyice ıslatılıp, çimlenmeye başlayınca vernalize olur. En iyi ve kolay vernalizasyon tohumla yapılır. Vernalizasyon sıcaklığı 0,5-4°C ve süresi de 30-40 gün arasında olmalıdır (WIEBOSCH 1945). Erken çiçeklenme genetik bir özellik taşır. Bu yüzden seleksiyonla erken çiçeklenme yönünden farklılık gös*teren tipler seçilmiştir. Pancarda erken çiçeklenme istenme*yen bir özellik olduğundan, seleksiyonda geç çiçeklenen fertlerin (bitkilerin) seçimi yapılır. MUNERATI (1931), şeker pancarında normal kültür form*larından, homojen tek senelik tipleri ıslah etmiştir. Bu bitki*ler, ilkbaharda ekilip aynı yıl içinde yazın çiçek açabilir. Bir yıl içinde çiçek açmak homojen bir özellik olup, iki yılda çiçek açmaya karşı dominanttır. F1 bitkiler, bir yıllık ebeveynden biraz geç çiçeklenir, fakat birinci senede çiçek açar. Daha sonraki yıllarda birinci yılda geç çiçeklenen formlar ortaya çıkar. MUNERATI, bir yıllık tipi A.B.D. tek*rar araştırmaya alınmış ve aynı sonuç orada da bulunmuştur. Bir yıllık özelliğe B geni adı verilmiştir. Bir yıllık pancarın strüktürü BB ve iki yıllığın ise bb olarak göstermiştir. BB formu için çiçeklenmede soğuklamaya gerek yoktur. Yalnız uzun bir gelişme periyo*du ister. Gün uzunluğu belirli bir süreyi bulunca çiçeklen*me başlar. Kısa günde çiçeklenme meydana gelmez ve bir se*nelik özelliği kaybolur. bb bitkileri buna karşın soğuklama ister. Tek başına uzun güne (fotoperiyota) maruz kalsa da, çiçek*lenme meydana getirmez. Bu grubun bazı genotipleri 23°C de çok az veya hiç çiçek sapı oluşturmaz, yine sürekli ışıklamada çiçek meydana gelmez (A BEGG 1936, STOUT 1945, OWEN 1954). BB ve Bb bitkileri tar*la koşullarında aynı morfolojik şekil gösterdiğinden birbirlerinden ayırt edilmesi zordur. Çünkü 23°C de ve devamlı ışıkta BB ile Bb bitkileri aynı zamanda çiçeklenir, bb bitkileri çiçek açmayarak farklılık gösterir. Yalnız BB bitkileri, Bb den daha çabuk çiçek açar, Bb nin çiçek açması gecikir. Ancak böylece ikisi arasında bir ayrım yapmak olanağı, ortaya çıkar.
Yukarıdaki erken çiçeklenme dışında, ıslah edilmiş pancarlarda normal halde çiçeklenme ikinci yılda gerçekleşir ve çiçek sapı ikinci yıl meydana gelir. Pancarların hasadından sonra tohumluk için ayrılan pancarlar, depolarda kış süresince saklanır. Bunlar, ikinci yıl dikimlerinden sonra, önce ilk sene olduğu gibi rozet yaprakları meydana getirir, sonra yeni hakiki yaprakların teşek*kül eder ve nihayet bunların oluşumu durur ve sonunda çiçek sürgünü ortaya çıkar. Çiçek sür*günü üzerinde küçük dar yapraklar vardır. Bunların koltuk*larından yan sürgünler oluşur ve sürer. Diğer yan sür*günlerin de meydana gelmesiyle çiçek sürgünü dallanır. Esas sürgünün ve yan sürgünün tepesinde, taşıyıcı yaprağın kol*tuğunda çiçekler başak şeklinde sıralanır. Çiçekler çok küçük (1-2 mm kadar), hemen hemen belli olmayan çiçek sa*pına sahiptir. Bazen kısmen belli olan ve 3-4 mm uzunlukta çiçek sapına bulunanlar da vardır. Pancar çiçeği erdişidir ve 5 çanak yaprak, 5 erkek organ ve l dişi organdan oluşur. Taç yapraklar duruma uğramıştır (Şekil 8.4).
Şekil 8.4. Pancarın çiçek diyagramı, tohum yumağı, çiçek görünüşü.
Çiçeğin en önemli özelliği, çanak yaprağın çiçek*lenme sonrası büyümesine devam ederek tohumun üzerini ta*mamen örtmesidir. Çanak yaprağın, gelişerek ve mantarlaşarak oluşturduğu meyveye, bazen tohum denirse de, botanik anlamda bu bir meyvedir. Bir yumakta 2-7 arasında tohum bulunur. Vejetatif sürgünün yan tarafında taşıyıcı yaprak primodyumu bulunur. Bu taşıyıcı yaprak koltuğunda çiçek primodyumu oluşur. Çiçek oluşumu yaprak koltuğundaki büyüme konisindeki meristem hücrelerinin, çiçek sürgü*nün gelişmesi sırasında başkalaşım geçirerek çiçek primordiumlarına dönüşmesiyle gerçekleşir. Tarlada çiçeklenme zamanı Haziran’da başlar ve son*bahara kadar uzar. Esas çiçeklenme Temmuz’da olur. Tohum hasadı Ağustos sonu Eylül başıdır. Daha sonra bitkiler ölür. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, şayet sıcaklık, ışık ve diğer şartlar bitkinin yeniden vejetatif gelişmesini teşvik ederse, çiçeklenen ve tohum veren bitkiler tekrar vejetatif büyü*meye dönebilir. Çiçek sapı üzerinde rozet yapraklar oluşur. Bu durumu, de*vamlı serde üretilen bitkilerde gözlemek mümkündür. Bir çiçek sürgünü üzerinde tepe ve yan çiçekler çok kısa saplı ve bitişik durumda çiçek açar. Böylece yan yana 2-7 adet çiçek bir arada meydana gelir. Bunları birbirinden ayır*ması oldukça zordur. Bu öğe, pancarlara poligerm bir özellik kazandırır. Eğer ekim anında bu tohum yumağı kırılmaz ve tohumlar bir birinden ayrılmazsa, daha öncede belirttiğimiz gibi, birkaç bitki bir arada mey*dana gelir. Islah yolu ile çiçekleri birbirinden ayrı ve hasat edildiğinde tek tohum veren pancarlar ıslah edilmiştir. Bun*lara «Monogerm» adı verilir.
Pancar tipik rüzgarla döllenen bir bitkidir. Çok miktar*da ve bir arada bulut gibi dağılan çiçek tozu dağılması meydana gelir. Bu çi*çek tozları hava akımı ile kilometrelerce uzağa dağılır. Çiçek tozları, 750 m yükseklikte, hatta 1500 m ve daha da yükseklerde gözlenebilir. Yalnız bunların tozlamada fazlaca önemi yoktur (MEIER ve ARTSCHWAGER 1938, ARCHIMOWITSCH 1949). Şayet insan ve hayvanlar çiçeklere dokunur veya havada dolaşan polen tozu bulutuna rastlarsa, polenler insan ve hayvanlarca da kolayca tanışılabilir (SHAN 1916, ARCHIMOWITSCH 1949). Fakat esas taşınma rüzgar vasıtasıyla olur. Pancar yabancı döllemelidir. Çünkü, kendine uyuş*mazlık gösterir. Çiçekler protandris'tir. Dişi tepesi, çiçek açılmadan önce döllenme kabiliyetine sahiptir. Esasta toz*lanma olanağı bakımından çeşitler iki gruba ayrılır, ilk ve büyük grup kendine uyuşmazdır, ikinci grupta %0 ile % 10 arasında kendine döllemelidir. Bu durum, OWEN (1942) adlı araştırıcı tarafından şeker pancarında tespit edilmiş, mutasyon sonu ortaya çıkmış, genetik bir özelliktir. Polenler, 2oC’de ve az nemli ortamda, bir hafta süreyle muhafaza edilebilir. Normal oda koşullarında saklama süresi l gündür (CHARETSJKO ve SAVITSKAJA 1931).
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay

