LAHANA Anavatanı ve Tarihçesi (Lahana ve Grubu Sebzeler için)
Bugün yetiştirilmekte olan Beyaz baş, Kırmızı baş Lahanalar, Karnabahar, Yaprak Lahanası, Brüksel Lahanası ve Alabaş gibi bütün lahana grubu sebzelerin yabani formu, Brassica oleracea var. Oleracea L.’dir. Bazı yazarlara göre ise halen Brassica oleracea var. Silvestris’tir. Yabani lahana formunu daha çok, Batı Avrupa sahillerinde ve Akdeniz çevresinde görmek mümkündür. Eski devirlerde yaprağı yenen lahana formu yanında, tohumları yağ içeren formu da kullanılmıştır. Bugünkü lahana kültür formlarının büyük değişkenliği, kendine kısırlıkla gelişen karşılıklı melezleme ve mutasyonlar sonucudur. Yeşil Yaprak Lahanası, Brüksel Lahanası, Beyaz ve Kırmızı baş Lahanaların anavatanı Atlantik kıyılarıdır. Wirsing Lahanası (kıvırcık yapraklı baş lahana) Kuzey Akdeniz ülkelerinden; Karnabahar Doğu Akdeniz ve Alabaş Orta Akdeniz ülkelerinden çıkmıştır.
JUNGES (1959), yaptığı araştırmalarda ise Alabaşın Orta Akdeniz değil, Atlantik kıyılarında çıktığı üzerinde tahminler yürütmektedir. Yine GÜNAY (1974) yaptığı çalışmalarda Alabaşın, çok eski devirlerden beri Doğu Anadolu Bölgesi’nde “Taş Kelem” adıyla yetiştirilmekte olduğunu ve bu bölgede yabanilerinin bulunduğunu belirtmektedir. Aslında lahana grubu sebzelerin anavatanı Avrupa’nın kuzey sahil bölgeleri, İngiltere, İrlanda, Akdeniz çevresi, Fransa, İspanya, İtalya, Asya’nın doğusu ile Çin ve Anadolu’dur. (HEGI 1919, GLEISBERG 1939, SHOEMAKER 1947, LIZGUNOVA 1951, MAC GILLIVRAY 1953, DILLINGEN 1956, EKİNCİ 1956, ORAMAN 1961, RUNDFELT 1962, APAN 1965, ORAMAN 1970).
Yabani Lahanayı Brassica oleracea var. Silvestris L.olarak kabul eden DILLINGEN (1956), önce yaprak lahanası Brassica oleracea var. Acephala’nın ortaya çıktığını, bu lahanadan dört alt varyetenin daha sonra geliştiğini kaydetmektedir (Cetvel 10.1). Nitekim yaprak lahanasında dallanmanın gerilemesi ve çiçek, yaprak ve gövde deformasyonunun ortaya çıkması sonucu, üç değişik form oluşmuştur. Çiçek sapı, çiçek deformasyonuyla Karnabahar; boğum arası büyümenin kısıtlanmasıyla Baş ve Yaprak lahanalar, Brüksel Lahanası; gövde deformasyonu ve gövdenin depo organı haline dönüşmesiyle Alabaş meydana gelmiştir. Dünya üzerinde geniş bir yayılma sahası gösteren lahananın çok eski bir geçmişi vardır. Yabani lahanalar M.Ö. 2500 yıllından beri bilinmekte, yaprakları ve tohumları kullanılmaktadır (BİELKA 1969).
Lahana, eski yunanlılar ve mısırlılarca kutsal bir bitki olarak tanınır (ORAMAN 1961). M.Ö. 1800-1000 yıllarında Danimarka’da yetiştiriciliği yapılmıştır (SHOEMAKER 1947). Avrupa da kullanımı çok eski yıllara kadar gider. Yetiştirilmesi en fazla orta çağda önem kazanmış ve günümüze kadar gelmiştir. Halen Avrupa’nın en önemli sebzeleri arasında yer alır. Amerika’ya sömürge devrinin başında, Avrupa’dan götürülmüştür (THOMPSON ve KELLY 1957).
Bugün yetiştirilmekte olan Beyaz baş, Kırmızı baş Lahanalar, Karnabahar, Yaprak Lahanası, Brüksel Lahanası ve Alabaş gibi bütün lahana grubu sebzelerin yabani formu, Brassica oleracea var. Oleracea L.’dir. Bazı yazarlara göre ise halen Brassica oleracea var. Silvestris’tir. Yabani lahana formunu daha çok, Batı Avrupa sahillerinde ve Akdeniz çevresinde görmek mümkündür. Eski devirlerde yaprağı yenen lahana formu yanında, tohumları yağ içeren formu da kullanılmıştır. Bugünkü lahana kültür formlarının büyük değişkenliği, kendine kısırlıkla gelişen karşılıklı melezleme ve mutasyonlar sonucudur. Yeşil Yaprak Lahanası, Brüksel Lahanası, Beyaz ve Kırmızı baş Lahanaların anavatanı Atlantik kıyılarıdır. Wirsing Lahanası (kıvırcık yapraklı baş lahana) Kuzey Akdeniz ülkelerinden; Karnabahar Doğu Akdeniz ve Alabaş Orta Akdeniz ülkelerinden çıkmıştır.
JUNGES (1959), yaptığı araştırmalarda ise Alabaşın Orta Akdeniz değil, Atlantik kıyılarında çıktığı üzerinde tahminler yürütmektedir. Yine GÜNAY (1974) yaptığı çalışmalarda Alabaşın, çok eski devirlerden beri Doğu Anadolu Bölgesi’nde “Taş Kelem” adıyla yetiştirilmekte olduğunu ve bu bölgede yabanilerinin bulunduğunu belirtmektedir. Aslında lahana grubu sebzelerin anavatanı Avrupa’nın kuzey sahil bölgeleri, İngiltere, İrlanda, Akdeniz çevresi, Fransa, İspanya, İtalya, Asya’nın doğusu ile Çin ve Anadolu’dur. (HEGI 1919, GLEISBERG 1939, SHOEMAKER 1947, LIZGUNOVA 1951, MAC GILLIVRAY 1953, DILLINGEN 1956, EKİNCİ 1956, ORAMAN 1961, RUNDFELT 1962, APAN 1965, ORAMAN 1970).
Yabani Lahanayı Brassica oleracea var. Silvestris L.olarak kabul eden DILLINGEN (1956), önce yaprak lahanası Brassica oleracea var. Acephala’nın ortaya çıktığını, bu lahanadan dört alt varyetenin daha sonra geliştiğini kaydetmektedir (Cetvel 10.1). Nitekim yaprak lahanasında dallanmanın gerilemesi ve çiçek, yaprak ve gövde deformasyonunun ortaya çıkması sonucu, üç değişik form oluşmuştur. Çiçek sapı, çiçek deformasyonuyla Karnabahar; boğum arası büyümenin kısıtlanmasıyla Baş ve Yaprak lahanalar, Brüksel Lahanası; gövde deformasyonu ve gövdenin depo organı haline dönüşmesiyle Alabaş meydana gelmiştir. Dünya üzerinde geniş bir yayılma sahası gösteren lahananın çok eski bir geçmişi vardır. Yabani lahanalar M.Ö. 2500 yıllından beri bilinmekte, yaprakları ve tohumları kullanılmaktadır (BİELKA 1969).
Lahana, eski yunanlılar ve mısırlılarca kutsal bir bitki olarak tanınır (ORAMAN 1961). M.Ö. 1800-1000 yıllarında Danimarka’da yetiştiriciliği yapılmıştır (SHOEMAKER 1947). Avrupa da kullanımı çok eski yıllara kadar gider. Yetiştirilmesi en fazla orta çağda önem kazanmış ve günümüze kadar gelmiştir. Halen Avrupa’nın en önemli sebzeleri arasında yer alır. Amerika’ya sömürge devrinin başında, Avrupa’dan götürülmüştür (THOMPSON ve KELLY 1957).

