KARNABAHAR
Karnabaharın anavatanı, sınıflandırılması ve diğer bazı genel özelliklere ait bilgiler, baş tarafta lahanalar grubu sebzelerin genel özellikleri içinde verilmiştir.
KARNABAHAR 1. Botanik Özellikler
KARNABAHAR 1.1. Bitki Oluşumu
Karnabaharlar çoğunlukla tohumların doğrudan tarlaya ekilmesi veya fideyle, az miktarda yaprak, dal ve taç çelikleriyle üretilir. Tohumun çimlenmesinden sonraki gelişme lahanalardaki gibidir. Ancak karnabaharlarda, lahanalardan farklı olarak generatif devreye geçiş, önce taç oluşturma ve sonra çiçeklenme şeklinde, iki kademede olur. İlk kademede, karnabaharlarda çeşitlere göre değişen 4-5 haftalık vejetatif devre sonrası bir sap üzerinde 15-20 adet yaprak meydana gelir. Bu sırada tepe kısmındaki vejetatif büyüme ucu başkalaşım geçirerek küçük bir çiçek sürgünü tablası oluşturur. Bu oluşumla, generatif gelişmenin ilk devresi başlamış olur. Daha sonra çiçek sapları ve onlar üzerinde çok sayıda çiçek tomurcukların meydana getirecek primordimulardan oluşan etli bir baş (taç) ortaya çıkar. Böylece birinci generatif gelişme devresi tamamlanmış olur. Bu etli taç, karnabaharın yenen kısmıdır. Normal büyüme ve gelişme koşullarında bu tacın şekli bozulmadan belli bir süre kalır ve çeşit özelliğine göre taç belli bir iriliğe ulaşır. Bu gelişme sürecinde ilk oluşan yapraklar tacın üzerini örter, tacı dış etkilerden korur ve ikinci generatif gelişme devresini, yani çiçeklenmeyi geciktirir. Karnabaharlarda, lahanalardan farklı olarak, taç üzerindeki çiçek primordiumlarının gelişip çiçek açmaları ve tam anlamıyla generatif devreye geçebilmeleri için sıcaklığa, ışığa ve diğer bazı çevre koşullarına gereksinim vardır. Vakitli ve geççi çeşitlerde, düşük sıcak en bariz etkiyi gösterirken, erkeci çeşitlerde ise ışık şiddeti ve süresi ön plana çıkar. Olgunlaşan ve belli bir süre sonra hasat edilmeyen sıkı yapılı taçlar, zamanla sapın sürmeye geçmesiyle, giderek gevşek bir yapı kazanır, şekli ve sıkılığı bozulur. Değişimin sebebi, çiçeklenmeyi teşvik edici faktörlerin tacı etkilemesidir. Saplar üzerindeki çiçek primordium taslakları büyümesine devam ederek çiçek tomurcukları meydana gelir. Böylece çiçek salkımlarını taşıyan çiçek sapları uzar, üzerlerinde çiçekler meydana gelir ve bir müddet sonra bu çiçekler açmaya başlar. Salkımlar üzerindeki çiçeklerin döllenmesi sonucu oluşan baklalardan ise, karnabahar tohumları elde edilir. Tohumlamadan sonra bitkiler genelde ölür. Böylece karnabaharların hayat devresi çiçeklenme koşullarına ve çeşitlerin buna karşı reaksiyonlarına göre bir yıl veya iki yıl içinde tamamlanmış olur.
KARNABAHAR 1.2. Kök ve Gövde
Karnabahar, kazık köklüdür. Kök ve gövdenin yapısı, lahanalara benzer. Ankara koşullarında yetiştirilen Winner osena çeşidinde, kök boyu 28–30 cm ve gövde uzunluğu ise 32–35 cm olarak tespit edilmiştir (YANMAZ ve Arkadaşları 1981). Karnabaharlarda köklenme çabuk olur. Nitekim, karnabahar çeliklerinin köklendirilmesi sırasında bol miktarda saçak kök meydana gelir. Kökler derin ve yumuşak topraklarda 100-120 cm, ağır topraklarda ise 30-50 cm derinliğe kadar inebilir. Ancak köklerin büyük çoğunluğu 10-30 cm derinlikte yer alır. Kökler, lahanalara göre biraz daha narin yapılı olup, olumsuz toprak koşullarından daha çabuk rahatsız olur. Kökün diğer özellikleri lahanalara benzediğinden, daha fazla bilgi alınmak istendiğinde, o konuya bakılmalıdır.
KARNABAHAR 1.3. Yaprak
Karnabaharın yaprakları genellikle dar, beyzi (oval) şekilde, uzuncadır. Genç yaprakların sapları, hemen hemen sapsız denecek kadar kısadır. Olgun yapraklarda saplar belirginleşir, ancak bazı lahana çeşitlerinde görülen uzun saplar karnabaharda meydana gelmez. Yaprakların büyüklüğü, normal olarak taç kısmının dibinden yukarı doğru azalır. İç kısımdaki yapraklar daha küçüktür. Normal bir yaprakta uzunluk 20-40 cm, genişlik 10-30 cm arasındadır. İç yapraklar taç kısmının üzerine örterek, tacı güneş ışınlarından ve sıcaktan korur. Ancak yaprakların içe doğru bükülmesinin gerçekleşip gerçekleşmemesi daha çok bir çeşit özelliği ve kısmen de çevre koşuludur. Geççi çeşitlerin iç yaprakları, erkenci çeşitlere göre tacın üzerini örtmeye daha çok meyillidir. Karnabaharda en içteki genç yaprakların rengi beyazımsı sarı, sarı yeşil, dışa doğru biraz olgunlaşmış yaprakların rengi yeşil ve koyu yeşildir. Olgun en dış yaprakların rengi koyu gri ve maviye yakın koyu yeşildir. Karnabaharda yaprak sayısı, taç oluşumuna başlayıncaya kadarki gelişme süresiyle ilişkilidir. Yani bu süre, birinci generatif devresiyle ilgili olup, bu devrenin başlamasıyla karnabaharlarda yaprak oluşumu durur. Erkenci çeşitlerde, geççi çeşitlere oranla daha az sayıda yaprak meydana gelir. Karnabaharlarda çeşit özelliğine bağlı kalarak, ilk taç oluşumuna kadar geçen sürede yaklaşık 10–30 yaprak meydana gelir. Bu sayı, Yanmaz ve Arkadaşlarına (1983) göre, 25–60 arasında bulunabileceği şeklindedir.
KARNABAHAR 1.4. Taç ve Çiçekler
Karnabaharın yenilebilen kısmını oluşturan tacın morfolojik yapısı tartışma konusu olmuştur. Taçların vejetatif mi, yoksa çiçeğe ait bir organ mı olduğu konusunda değişik fikirler bulunmaktadır. Bu konuda çalışan COUPER, tacın çok sayıda aşırı irileşmiş dallardan meydana geldiğini ve dolayısıyla taç üzerinde çiçeğe ait hiçbir organın görülmediğini, buna karşılık HORNE taç üzerinde çiçek organlarına rastlandığını belirtmektedir (SADIK 1962). Bu konuda SADIK (1962) ise tacı, saplar üzerindeki tanecik veya kabarcıklar olarak tarif etmekte, bunların işlevi olmayan çiçeklerin kalınlaşıp şekil değiştirmesiyle oluştuğunu, esas çiçeklerin ise taç üzerindeki dallardan çıktığını bildirmekte olduğunu vurgular. Aynı araştırıcı tacın kısa boğum aralarına sahip olan sürgün, dal ve brakte sisteminden oluştuğunu açıklamaktadır. Karnabaharda tohumların ekiminden çiçeklerin açılmasına kadar geçen safhaları tespit etmek üzere yaptığı araştırmada GÜNAY (1972), yukarıda karnabaharların bitki oluşumu sırasında anlattığımız fikirleri ortaya koyan bir bulgu elde etmiş ve taçtan kesitler alarak bu bulguyu ortaya çıkarmıştır (Şekil 11.1,11.2,11.3, 11.4 ve 11.5). Araştırmadaki bulguları kısaca özetlersek, karnabaharlarda ilk generatif devreye geçiş sırasında tepe noktasındaki vejetatif büyüme ucu genişler ve düzleşir.
Başkalaşımın oluşmasıyla, tepe büyüme ucunun çevresinde oluşan yaprak taslakları artık normal yapraklar gibi gelişemez küçük kalır. Yaprak taslaklarının koltuklarında sap taslakları belirginleşir ve saplar üzerinde çok sayıda primordiumdan meydana gelen etli taç kısmının oluşumu başlar.
Şekil 11.1. Karnabaharda taç oluşumu ve tacın irileşmesi
Şekil 11.2. Karnabahar sürgün konisinden alınan kesitlerde en baştaki vejetatif
büyüme konisi, ortadaki ve en sondaki başkalaşım sonrası tacın oluşumu
Şekil 11.3. Taç oluşumu
Taç normal büyüklüğünü alıncaya kadar bu oluşum devam eder. Yani önce 1., 2., 3. oluşumun başlangıcı meydana gelir, sonra diğer yan saplar meydana gelerek taç gelişir. İkinci generatif devrenin başlamasıyla önce saplar uzar ve daha sonra sapların etli yapısı üzerindeki primordiumlar çiçek salkımlarına ve sonra salkımlardakilerde çiçek tomurcuklarına dönüşür.
Karnabaharların taç büyüklüğü 20–50 cm arasında değişir. Ağırlıkları ise çeşidin özelliğine göre 0,5–2 kg arasındadır. Tacın büyüklüğü, sıklığı, ağırlığı ve kalitesi üzerinde iklim ve yetiştirme koşullarının etkisi büyüktür. Tacın rengi beyaz, kirli beyaz veya sarı tonlardadır. Fakat, güneş ışığı alan yerlerde sütlü sarıya veya kahverengine doğru dönüşür. Rengi dönmüş ve gevşek bir yapı gösteren taçlar, pazarlanabilme özelliğini kısmen yitirir. Taçlar hasat sonrası sıklığını, çeşit özelliğine ve çevre koşullarına bağlı olarak 2–3 hafta koruyabilir. Karnabaharların bir kısmı taç oluşumu için, bir kısmı çiçeklenme için, bir kısmı da hem taç oluşumu hem de çiçeklenme için düşük sıcaklığa gereksinme duyar. Örneğin, Snowball M. çeşidinde taç oluşması ve üzerindeki çiçek primordiumlarının çiçek tomurcuğuna dönüşmesi, f. Primordium çeşidinde çiçeklerin oluşumu düşük sıcaklık olmaksızın meydana geldiği halde, çiçeklenme için düşük sıcaklık gerekmektedir. Buna karşılık February early March çeşidi hem taç oluşumu ve hem de çiçeklenme için düşük sıcaklık istemektedir (SADIK 1962).
Şekil 11.4. Çiçek tomurcuklarında çiçek organlarını gelişmesine ait kesitler
Şekil 11.5. Tam gelişmiş çiçek kesiti
Karnabaharda çiçeklenme, büyük ölçüde yetiştirme sırasındaki sıcak ritmine bağlıdır. Bu nedenle özellikle birbirini izleyen düşük ve yüksek sıcaklıklarla, karnabaharların çiçek tomurcukları yaprak tomurcuğu haline dönüştürebilmekte ve bu durumdaki bitkilerde çiçeklenme meydana gelmemektedir. Çiçeklenme meydana gelenlerde ise, çiçek organları tam gelişememekte ve döllenme gerçekleşememektedir. Karnabahar çiçeklerinin yapısı diğer lahanagillerde olduğu gibidir. Çiçeklerin rengi açık ve koyu sarı arasında değişir. Erkek organların sayısı iklim koşullarının etkisiyle değişebilir. Ankara Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünde yapılan bir çalışmada Winner Osena karnabahar çeşidinde ortalama 5 adet erkek organa rastlanmıştır. Bazen erkek organları dumura uğramış, erkek kısır bitkilerle de karşılaşılmaktadır. İşte bu durum yukarıda belirttiğimiz sıcaklığın etkisinden kaynaklanmaktadır. Karnabaharda çiçekler, braktelerin koltuklarından çıkan çiçek saplar üzerinde bulunur. Diğer lahanagillerde çiçekler ana çiçek sapı üzerinde dizili oldukları halde, karnabaharlarda ana çiçek sapı dallanmış bir durumdadır. Çiçek saplarının boyları kısa olup 60–90 cm’dir (BAYRAKTAR 1976). Çiçeklenme süresi 30 gündür (YAZGAN 1974), ancak çiçeklenme zamanında sıcaklığın düşmesiyle bir süre uzayabilmekte ve sıcaklığın artmasıyla kısalabilmektedir. Karnabaharlarda hem aynı bitkide, hem de farklı bitkilerde çiçeklenme periyodik olarak meydana geldiğinden, tozlanma ve döllenme sırasında büyük problemler ortaya çıkabilir. Bu da tohum veriminin düşmesine neden olur. Ayrıca sıkı taç oluşturan çeşitlerin çiçeklenmesi, gevşek taç geliştirenlere göre daha geç ve uzun sürelidir (NIEUWHOF ve GARRETSEN 1961).
KARNABAHAR 1.5. Meyve ve Tohum
Meyve bakla şeklindedir. Yalnız baklanın boyu, genel lahana grubu özelliklerine göre biraz kısa ve genişlikleri de azdır. Çiçeklerin açılmasından 3–4 hafta sonra tohumlar oluşur ve bakla maksimum uzunluğuna ulaşır. Bir bakla içinde 5–15 arasında tohum bulunur. Ankara’da yapılan bir çalışmada erkenci bir çeşit olan Brio çeşidinde 1–17 adet, orta erkenci Winner osena çeşidinde ise 1-28 adet arasında tohum bulunduğu saptanmıştır (YANMAZ ve Arkadaşları 1983). Bakla içinde oluşan tohum sayısı, döllenme sırasındaki sıcaklığa, yağış miktarına ve böcek aktivitesine bağlıdır. Kötü çevre koşullarında, karnabaharda boş bakla oluşum oranı büyük ölçüde artabilmektedir. Karnabahar tohumları şekil ve renk olarak lahana tohumlarına benzer, ancak biraz daha küçüktür. Tohumlar oval veya yuvarlak, 2–3 mm çapında ve başlangıçta açık kahverengidir. Daha sonra kırmızı – kahverengine dönüşür. Tohumların 1000 tane ağırlığı 3 gr’dır. Tohumluğun 1 gr’daki dane sayısı 315–317 adettir (NIEUWHOF 1969). Karnabaharlarda tohum verimi çeşitlere, çiçeklenme sırasındaki sıcaklıklara, yağış durumuna, ekim ve dikim zamanına, verilen aralık ve mesafelere, tacın büyüklüğüne ve sıklığına, yetiştirme sırasındaki gübreleme ve mücadele işlemlerine, tohumların hasat ve harman yöntemlerine göre farklılık gösterir. Bitki başına ortalama tohum verimi 5 gr kadarsa da, bitki başına 15–25 gr tohum elde etmek mümkündür (YANMAZ 1983). Buna göre hektardan alınacak tohum miktarı ortalama 150 kg, en yüksek 300 kg ve en düşük 100 kg’dır (GARRETSEN 1977). Tohum verimi, taç kalitesiyle de ilişkili olup, sıkı taç oluşturan bitkiler, gevşek olanlara göre daha az tohum vermektedir. JENSMA (1957), yaptığı çalışmalarda sıkı taç oluşturan bitkiler arasında bitki başına 9,4 gr, gevşek taçlı olanlarda ise 15,6 gr tohum verenlere rastlanmıştır. Bunun nedeni, gevşek taç oluşturan bitkilerin, sıkı taçlılardan daha hızlı gelişmeleri, daha erken çiçeklenmeleri ve daha fazla çiçek salkımı vermeleridir.
Prof. Dr. Atila Günay Özel Sebze Yetiştiriciliği Kitabı II. Bölüm
Karnabaharın anavatanı, sınıflandırılması ve diğer bazı genel özelliklere ait bilgiler, baş tarafta lahanalar grubu sebzelerin genel özellikleri içinde verilmiştir.
KARNABAHAR 1. Botanik Özellikler
KARNABAHAR 1.1. Bitki Oluşumu
Karnabaharlar çoğunlukla tohumların doğrudan tarlaya ekilmesi veya fideyle, az miktarda yaprak, dal ve taç çelikleriyle üretilir. Tohumun çimlenmesinden sonraki gelişme lahanalardaki gibidir. Ancak karnabaharlarda, lahanalardan farklı olarak generatif devreye geçiş, önce taç oluşturma ve sonra çiçeklenme şeklinde, iki kademede olur. İlk kademede, karnabaharlarda çeşitlere göre değişen 4-5 haftalık vejetatif devre sonrası bir sap üzerinde 15-20 adet yaprak meydana gelir. Bu sırada tepe kısmındaki vejetatif büyüme ucu başkalaşım geçirerek küçük bir çiçek sürgünü tablası oluşturur. Bu oluşumla, generatif gelişmenin ilk devresi başlamış olur. Daha sonra çiçek sapları ve onlar üzerinde çok sayıda çiçek tomurcukların meydana getirecek primordimulardan oluşan etli bir baş (taç) ortaya çıkar. Böylece birinci generatif gelişme devresi tamamlanmış olur. Bu etli taç, karnabaharın yenen kısmıdır. Normal büyüme ve gelişme koşullarında bu tacın şekli bozulmadan belli bir süre kalır ve çeşit özelliğine göre taç belli bir iriliğe ulaşır. Bu gelişme sürecinde ilk oluşan yapraklar tacın üzerini örter, tacı dış etkilerden korur ve ikinci generatif gelişme devresini, yani çiçeklenmeyi geciktirir. Karnabaharlarda, lahanalardan farklı olarak, taç üzerindeki çiçek primordiumlarının gelişip çiçek açmaları ve tam anlamıyla generatif devreye geçebilmeleri için sıcaklığa, ışığa ve diğer bazı çevre koşullarına gereksinim vardır. Vakitli ve geççi çeşitlerde, düşük sıcak en bariz etkiyi gösterirken, erkeci çeşitlerde ise ışık şiddeti ve süresi ön plana çıkar. Olgunlaşan ve belli bir süre sonra hasat edilmeyen sıkı yapılı taçlar, zamanla sapın sürmeye geçmesiyle, giderek gevşek bir yapı kazanır, şekli ve sıkılığı bozulur. Değişimin sebebi, çiçeklenmeyi teşvik edici faktörlerin tacı etkilemesidir. Saplar üzerindeki çiçek primordium taslakları büyümesine devam ederek çiçek tomurcukları meydana gelir. Böylece çiçek salkımlarını taşıyan çiçek sapları uzar, üzerlerinde çiçekler meydana gelir ve bir müddet sonra bu çiçekler açmaya başlar. Salkımlar üzerindeki çiçeklerin döllenmesi sonucu oluşan baklalardan ise, karnabahar tohumları elde edilir. Tohumlamadan sonra bitkiler genelde ölür. Böylece karnabaharların hayat devresi çiçeklenme koşullarına ve çeşitlerin buna karşı reaksiyonlarına göre bir yıl veya iki yıl içinde tamamlanmış olur.
KARNABAHAR 1.2. Kök ve Gövde
Karnabahar, kazık köklüdür. Kök ve gövdenin yapısı, lahanalara benzer. Ankara koşullarında yetiştirilen Winner osena çeşidinde, kök boyu 28–30 cm ve gövde uzunluğu ise 32–35 cm olarak tespit edilmiştir (YANMAZ ve Arkadaşları 1981). Karnabaharlarda köklenme çabuk olur. Nitekim, karnabahar çeliklerinin köklendirilmesi sırasında bol miktarda saçak kök meydana gelir. Kökler derin ve yumuşak topraklarda 100-120 cm, ağır topraklarda ise 30-50 cm derinliğe kadar inebilir. Ancak köklerin büyük çoğunluğu 10-30 cm derinlikte yer alır. Kökler, lahanalara göre biraz daha narin yapılı olup, olumsuz toprak koşullarından daha çabuk rahatsız olur. Kökün diğer özellikleri lahanalara benzediğinden, daha fazla bilgi alınmak istendiğinde, o konuya bakılmalıdır.
KARNABAHAR 1.3. Yaprak
Karnabaharın yaprakları genellikle dar, beyzi (oval) şekilde, uzuncadır. Genç yaprakların sapları, hemen hemen sapsız denecek kadar kısadır. Olgun yapraklarda saplar belirginleşir, ancak bazı lahana çeşitlerinde görülen uzun saplar karnabaharda meydana gelmez. Yaprakların büyüklüğü, normal olarak taç kısmının dibinden yukarı doğru azalır. İç kısımdaki yapraklar daha küçüktür. Normal bir yaprakta uzunluk 20-40 cm, genişlik 10-30 cm arasındadır. İç yapraklar taç kısmının üzerine örterek, tacı güneş ışınlarından ve sıcaktan korur. Ancak yaprakların içe doğru bükülmesinin gerçekleşip gerçekleşmemesi daha çok bir çeşit özelliği ve kısmen de çevre koşuludur. Geççi çeşitlerin iç yaprakları, erkenci çeşitlere göre tacın üzerini örtmeye daha çok meyillidir. Karnabaharda en içteki genç yaprakların rengi beyazımsı sarı, sarı yeşil, dışa doğru biraz olgunlaşmış yaprakların rengi yeşil ve koyu yeşildir. Olgun en dış yaprakların rengi koyu gri ve maviye yakın koyu yeşildir. Karnabaharda yaprak sayısı, taç oluşumuna başlayıncaya kadarki gelişme süresiyle ilişkilidir. Yani bu süre, birinci generatif devresiyle ilgili olup, bu devrenin başlamasıyla karnabaharlarda yaprak oluşumu durur. Erkenci çeşitlerde, geççi çeşitlere oranla daha az sayıda yaprak meydana gelir. Karnabaharlarda çeşit özelliğine bağlı kalarak, ilk taç oluşumuna kadar geçen sürede yaklaşık 10–30 yaprak meydana gelir. Bu sayı, Yanmaz ve Arkadaşlarına (1983) göre, 25–60 arasında bulunabileceği şeklindedir.
KARNABAHAR 1.4. Taç ve Çiçekler
Karnabaharın yenilebilen kısmını oluşturan tacın morfolojik yapısı tartışma konusu olmuştur. Taçların vejetatif mi, yoksa çiçeğe ait bir organ mı olduğu konusunda değişik fikirler bulunmaktadır. Bu konuda çalışan COUPER, tacın çok sayıda aşırı irileşmiş dallardan meydana geldiğini ve dolayısıyla taç üzerinde çiçeğe ait hiçbir organın görülmediğini, buna karşılık HORNE taç üzerinde çiçek organlarına rastlandığını belirtmektedir (SADIK 1962). Bu konuda SADIK (1962) ise tacı, saplar üzerindeki tanecik veya kabarcıklar olarak tarif etmekte, bunların işlevi olmayan çiçeklerin kalınlaşıp şekil değiştirmesiyle oluştuğunu, esas çiçeklerin ise taç üzerindeki dallardan çıktığını bildirmekte olduğunu vurgular. Aynı araştırıcı tacın kısa boğum aralarına sahip olan sürgün, dal ve brakte sisteminden oluştuğunu açıklamaktadır. Karnabaharda tohumların ekiminden çiçeklerin açılmasına kadar geçen safhaları tespit etmek üzere yaptığı araştırmada GÜNAY (1972), yukarıda karnabaharların bitki oluşumu sırasında anlattığımız fikirleri ortaya koyan bir bulgu elde etmiş ve taçtan kesitler alarak bu bulguyu ortaya çıkarmıştır (Şekil 11.1,11.2,11.3, 11.4 ve 11.5). Araştırmadaki bulguları kısaca özetlersek, karnabaharlarda ilk generatif devreye geçiş sırasında tepe noktasındaki vejetatif büyüme ucu genişler ve düzleşir.
Başkalaşımın oluşmasıyla, tepe büyüme ucunun çevresinde oluşan yaprak taslakları artık normal yapraklar gibi gelişemez küçük kalır. Yaprak taslaklarının koltuklarında sap taslakları belirginleşir ve saplar üzerinde çok sayıda primordiumdan meydana gelen etli taç kısmının oluşumu başlar.
Şekil 11.1. Karnabaharda taç oluşumu ve tacın irileşmesi
Şekil 11.2. Karnabahar sürgün konisinden alınan kesitlerde en baştaki vejetatif
büyüme konisi, ortadaki ve en sondaki başkalaşım sonrası tacın oluşumu
Şekil 11.3. Taç oluşumu
Taç normal büyüklüğünü alıncaya kadar bu oluşum devam eder. Yani önce 1., 2., 3. oluşumun başlangıcı meydana gelir, sonra diğer yan saplar meydana gelerek taç gelişir. İkinci generatif devrenin başlamasıyla önce saplar uzar ve daha sonra sapların etli yapısı üzerindeki primordiumlar çiçek salkımlarına ve sonra salkımlardakilerde çiçek tomurcuklarına dönüşür.
Karnabaharların taç büyüklüğü 20–50 cm arasında değişir. Ağırlıkları ise çeşidin özelliğine göre 0,5–2 kg arasındadır. Tacın büyüklüğü, sıklığı, ağırlığı ve kalitesi üzerinde iklim ve yetiştirme koşullarının etkisi büyüktür. Tacın rengi beyaz, kirli beyaz veya sarı tonlardadır. Fakat, güneş ışığı alan yerlerde sütlü sarıya veya kahverengine doğru dönüşür. Rengi dönmüş ve gevşek bir yapı gösteren taçlar, pazarlanabilme özelliğini kısmen yitirir. Taçlar hasat sonrası sıklığını, çeşit özelliğine ve çevre koşullarına bağlı olarak 2–3 hafta koruyabilir. Karnabaharların bir kısmı taç oluşumu için, bir kısmı çiçeklenme için, bir kısmı da hem taç oluşumu hem de çiçeklenme için düşük sıcaklığa gereksinme duyar. Örneğin, Snowball M. çeşidinde taç oluşması ve üzerindeki çiçek primordiumlarının çiçek tomurcuğuna dönüşmesi, f. Primordium çeşidinde çiçeklerin oluşumu düşük sıcaklık olmaksızın meydana geldiği halde, çiçeklenme için düşük sıcaklık gerekmektedir. Buna karşılık February early March çeşidi hem taç oluşumu ve hem de çiçeklenme için düşük sıcaklık istemektedir (SADIK 1962).
Şekil 11.4. Çiçek tomurcuklarında çiçek organlarını gelişmesine ait kesitler
Şekil 11.5. Tam gelişmiş çiçek kesiti
Karnabaharda çiçeklenme, büyük ölçüde yetiştirme sırasındaki sıcak ritmine bağlıdır. Bu nedenle özellikle birbirini izleyen düşük ve yüksek sıcaklıklarla, karnabaharların çiçek tomurcukları yaprak tomurcuğu haline dönüştürebilmekte ve bu durumdaki bitkilerde çiçeklenme meydana gelmemektedir. Çiçeklenme meydana gelenlerde ise, çiçek organları tam gelişememekte ve döllenme gerçekleşememektedir. Karnabahar çiçeklerinin yapısı diğer lahanagillerde olduğu gibidir. Çiçeklerin rengi açık ve koyu sarı arasında değişir. Erkek organların sayısı iklim koşullarının etkisiyle değişebilir. Ankara Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünde yapılan bir çalışmada Winner Osena karnabahar çeşidinde ortalama 5 adet erkek organa rastlanmıştır. Bazen erkek organları dumura uğramış, erkek kısır bitkilerle de karşılaşılmaktadır. İşte bu durum yukarıda belirttiğimiz sıcaklığın etkisinden kaynaklanmaktadır. Karnabaharda çiçekler, braktelerin koltuklarından çıkan çiçek saplar üzerinde bulunur. Diğer lahanagillerde çiçekler ana çiçek sapı üzerinde dizili oldukları halde, karnabaharlarda ana çiçek sapı dallanmış bir durumdadır. Çiçek saplarının boyları kısa olup 60–90 cm’dir (BAYRAKTAR 1976). Çiçeklenme süresi 30 gündür (YAZGAN 1974), ancak çiçeklenme zamanında sıcaklığın düşmesiyle bir süre uzayabilmekte ve sıcaklığın artmasıyla kısalabilmektedir. Karnabaharlarda hem aynı bitkide, hem de farklı bitkilerde çiçeklenme periyodik olarak meydana geldiğinden, tozlanma ve döllenme sırasında büyük problemler ortaya çıkabilir. Bu da tohum veriminin düşmesine neden olur. Ayrıca sıkı taç oluşturan çeşitlerin çiçeklenmesi, gevşek taç geliştirenlere göre daha geç ve uzun sürelidir (NIEUWHOF ve GARRETSEN 1961).
KARNABAHAR 1.5. Meyve ve Tohum
Meyve bakla şeklindedir. Yalnız baklanın boyu, genel lahana grubu özelliklerine göre biraz kısa ve genişlikleri de azdır. Çiçeklerin açılmasından 3–4 hafta sonra tohumlar oluşur ve bakla maksimum uzunluğuna ulaşır. Bir bakla içinde 5–15 arasında tohum bulunur. Ankara’da yapılan bir çalışmada erkenci bir çeşit olan Brio çeşidinde 1–17 adet, orta erkenci Winner osena çeşidinde ise 1-28 adet arasında tohum bulunduğu saptanmıştır (YANMAZ ve Arkadaşları 1983). Bakla içinde oluşan tohum sayısı, döllenme sırasındaki sıcaklığa, yağış miktarına ve böcek aktivitesine bağlıdır. Kötü çevre koşullarında, karnabaharda boş bakla oluşum oranı büyük ölçüde artabilmektedir. Karnabahar tohumları şekil ve renk olarak lahana tohumlarına benzer, ancak biraz daha küçüktür. Tohumlar oval veya yuvarlak, 2–3 mm çapında ve başlangıçta açık kahverengidir. Daha sonra kırmızı – kahverengine dönüşür. Tohumların 1000 tane ağırlığı 3 gr’dır. Tohumluğun 1 gr’daki dane sayısı 315–317 adettir (NIEUWHOF 1969). Karnabaharlarda tohum verimi çeşitlere, çiçeklenme sırasındaki sıcaklıklara, yağış durumuna, ekim ve dikim zamanına, verilen aralık ve mesafelere, tacın büyüklüğüne ve sıklığına, yetiştirme sırasındaki gübreleme ve mücadele işlemlerine, tohumların hasat ve harman yöntemlerine göre farklılık gösterir. Bitki başına ortalama tohum verimi 5 gr kadarsa da, bitki başına 15–25 gr tohum elde etmek mümkündür (YANMAZ 1983). Buna göre hektardan alınacak tohum miktarı ortalama 150 kg, en yüksek 300 kg ve en düşük 100 kg’dır (GARRETSEN 1977). Tohum verimi, taç kalitesiyle de ilişkili olup, sıkı taç oluşturan bitkiler, gevşek olanlara göre daha az tohum vermektedir. JENSMA (1957), yaptığı çalışmalarda sıkı taç oluşturan bitkiler arasında bitki başına 9,4 gr, gevşek taçlı olanlarda ise 15,6 gr tohum verenlere rastlanmıştır. Bunun nedeni, gevşek taç oluşturan bitkilerin, sıkı taçlılardan daha hızlı gelişmeleri, daha erken çiçeklenmeleri ve daha fazla çiçek salkımı vermeleridir.
Prof. Dr. Atila Günay Özel Sebze Yetiştiriciliği Kitabı II. Bölüm

