KARNABAHAR İklim ve Toprak İstekleri
Karnabaharlar kışlık sebzeler grubunda yer alır. Her iklimde yetiştirilmesi mümkün değildir. Tohum ekiminden, taçların elde edilmesine kadar geçen süre, iklimsel etmenlerin etkisiyle çok değişkendir. Karnabaharlar fazla sert ve soğuk iklimlerden hoşlanmaz. Daha çok nemli, ılıman iklimlerden hoşlanır. Karnabahar yetiştiriciliğinde iklim koşulları içinde sıcaklık birinci derecede, ışık şiddeti ve nem ikinci derecede etkili rol oynar. Gün uzunluğunun etkisi üzerinde henüz kesin bir şey bilinmemektedir.
Cetvel 11.1. Karnabaharın bölgelere ve yıllara göre ekiliş alanı ve üretim miktarı
__________________________________________________ __________________________
Yıllar
__________________________________________________ ___________________________
1992 1994 1996 1998 2000
Bölgeler Alan Verim Alan Verim Alan Verim Alan Verim Alan Verim
__________________________________________________ ___________________________
1. Bölge 31 280 39 690 90 1.431 100 1.500 169 2.802
2. Bölge 2.403 46.263 2.548 51.407 2.894 58.792 2.782 57.719 2.852 57.040
3. Bölge 464 7.809 457 7.450 448 8.645 524 9.655 642 12.271
4. Bölge 1.008 15.120 1.145 17.902 1.002 15.624 834 12.868 1.000 16.998
5. Bölge - - - - - - - - - -
6. Bölge - - - - - - - - - -
7. Bölge 4 28 5 51 53 508 77 758 105 889
8. Bölge - - - - - - - - - -
9. Bölge - - - - - - - - - -
__________________________________________________ ____________________________
Toplam 3.906 69.500 4.194 77.500 4.434 85.000 4.317 82.500 4.768 90.000
__________________________________________________ ____________________________
Kaynak: Tarım Bakanlığı İstatistikleri
Ilıman iklimlerde, tek yıllık karnabahar çeşitleri belirli sayıda yaprak oluşturduktan sonra generatif devreye geçer. Bu çeşitlerde taç oluşumu için gerekli maksimum sıcaklık 20-25oC, optimum 15-20oC civarındadır ve 10-25oC arasındaki sıcaklıklarda ise taç oluşumu yönünden ortaya çıkan farklılıklar pek önemli değildir. Ancak 20oC’nin üzerindeki sıcaklıklarda, çoğunlukla taçların kalitesi bozulur. Tropik iklimlerde ise, bitkiler vejetatif devrede kaldığı bildirilmektedir. Ayrıca 20oC’nin biraz üzerinde normal büyüklükte taç oluşturan çeşitler de bulunmaktadır. Karnabaharın 10oC’nin altındaki sıcaklıklarda taç bağlama özelliği düşer ve düşük sıcaklıklarda çabuk vernalizasyon meydana gelip, taç oluşmadan, bitkilerde erken fide döneminde çiçeklenmeye kaçar. Yazlık çeşitlerle, kışlık çeşitler arasında geçit durumunda bulunan sonbahar çeşitlerinde taç oluşumu için gerekli sıcaklık isteği, yazlık çeşitler kadar fazla değildir. Özellikle geçci çeşitler, 10oC’nin altındaki sıcaklıklarda generatif faza çabuk geçer. Erkenci çeşitlerin yüksek sıcaklık istekleri, geççi çeşitlerden daha fazladır. Karnabaharda generatif faza geçişte, bitkilerin belli bir büyüklüğü alması ve düşük sıcaklıkların etki yapması rol oynar. Bu nedenle kışlık çeşitleri geç ekmemek gerekir. Çünkü bu sayede bitkiler taç oluşturur ve vejetatif devrede kalır. Karnabaharda erkencilik faktörü, çeşitlerin generatif faza geçmek için istedikleri düşük sıcaklık sürelerinin farklı olmasından ileri gelmektedir. Bu nedenle de hasat tarihi çoğunlukla vejetasyon periyodundaki sıcaklıklara bağlı kalmaktadır. NIEUWHOF’a (1969) göre, İngiltere’nin geçci çeşitleri Temmuz ve Ağustos aylarında ortalama sıcaklık 17oC, Eylül ve Ekim aylarında ise 16-12oC olduğunda gelişme başlar ve bitkiler Ocak ayında olgunlaşır. Bu aylardaki sıcaklıklar 1–2oC yükseldiğinde hasat, Şubat’a kadar uzamaktadır. Yaz ve sonbahar aylarındaki yüksek sıcaklıklar hasadı geciktirmektedir. Erkenci çeşitlerde de 20oC’nin üzerindeki sıcaklıklar generatif faza geçişi yavaşlatmasıyla hasatta gecikme görülmektedir.
Karnabaharda, bitki taç oluşturduktan sonra sıcaklık yükselirse, vejetatif gelişme hızlanır. Bunun sonucu olarak çiçek saplarının üzerindeki brakteler hızla büyür ve tacın üzeri yapraklı bir hal alır. Bu tip taçların pazar satış değerleri azdır (Şekil 11.6). Bunun yanında sıcaklığın maksimumun altında olması da generatif faza geçişi yavaşlattığından, bitkide bir takım aksaklıklar ortaya çıkarabilir. Örneğin bitkide taç oluşmayabilir ve oluşan taçta sürekli vejetatif tomurcuklar oluşabilir. Ancak bu kötü özellikler, ıslah çalışmaları yönünden avantajlı olabilmektedir. Çünkü bu vejetatif tomurcuklu bitkiler 20oC’nin altındaki sıcaklıklara alındıklarında, hemen çiçek salkımı verip, çiçek açabilmektedir. Taç oluşumu için gerekli minumum sıcaklık gereksinimi bilinmekle birlikte, diğer bazı bilinmeyen faktörlerin devreye girmesiyle değişik durumlar ortaya çıkabilmektedir (Şekil 11.7).
Karnabaharda generatif faza geçiş için, belirli süre düşük sıcaklıkta kalması gerektiği, birçok araştırma sonucunda ortaya konmuştur. Yapılan çalışmalara göre karnabaharda tohumların üşütülmesi (vernalizasyon) taç oluşumu yönünden etkili olmamaktadır (PARKINSON 1952, NAINE 1959, NIEUWHOF 1969, WIEBE 1975 b.). Yine bazı araştırıcıların, taç oluşumu ve çiçeklenme üzerinde düşük sıcaklığın olumlu etkilerinin olduğunu belirten araştırma sonuçları bulunmaktadır. Bu araştırmalarda, fide devresindeki düşük sıcaklıkların etkisi çeşit, sıcaklık düzeyi ve süresi ile bitkinin gelişme düzeyine bağlı olarak değişmektedir. Örneğin, PARKINSON (1952) göre 6–7 yapraklı fidelerin 1–3oC’de 15 gün, LESHEM ve STEINER (1968) göre 4oC’de 21 gün, SALTER ve WARD (1972) göre 2oC’de 2 hafta ve WIEBE (1975 a) göre 12oC’de 7 gün üşütülmesi, taç oluşumunun daha erken meydana gelmesine etkili olmaktadır. Taç oluşumu için gerekli düşük sıcaklık, dış koşullarda ekim ve dikim zamanı ayarlanarak karşılanabilmektedir. Sıcaklık yalnız generatif faza geçişte değil, aynı zamanda bitkinin hem vejetatif hem de generatif gelişmesi üzerinde etkili olmaktadır. Erkenci çeşitlerin fidelerinin 0oC’nin biraz üzerindeki sıcaklıklarda bile çok yavaş da olsa büyüdükleri ve yaprak taslaklarını geliştirdikleri bilinmektedir.
Şekil 11.6. Çiçeklenme sırasında vejetatif tomurcukların meydana gelmesi
Şekil 11.7. Karnabaharda taç oluşumundan sonraki yüksek sıcaklıklarda ana
tacın oluşmaması ve yaprak koltuklarında taç oluşumları
Karnabahar fideleri donmadan –10oC’nin üzerindeki sıcaklıklara dayanabilir. Ancak düşük sıcaklıkta kalma süresi arttıkça dayanıklılık azalır. Ayrıca fide yetiştirme dönemindeki sıcaklıkların yükselip azalması, yani düzensiz bir sıcaklık rejimi, taçların kalitesinin bozulması yönünden etkilidir. Bu koşullarda yetiştirilen bitkiler, ufak yapraklı ve gevşek taçlar oluşturur ve bu tip taçlar da erken çiçeklenebilir. Düşük sıcaklıktan zarar görmüş bitkilerin yaprakları sarı-beyaz bir renktedir. Fide dönemindeki düşük sıcaklıkların etkisiyle ortaya çıkan diğer bir durum da körlüktür. Bu tip bitkilerde, büyüme ucu zararlandığından yalnızca yaprak oluşumu meydana gelir, taç oluşmaz. Bazı durumlarda gövde üzerindeki koltuk altlarındaki yan tomurcukların sürmesiyle gevşek ve ufak yapılı taçlar elde edilebilir. Kör bitkilerin yaprakları, fazla miktarda karbonhidrat depoladıklarından, normal yapraklardan daha kalın ve sert yapılıdır. Körlük, özellikle sonbahar ve kış dikimlerinde ortaya çıkar. Bunun yanı sıra, birkaç yapraklı devredeki bitkiler 0oC’nin altındaki sıcaklıklarda belli bir süre kalırsa, yine körlük ortaya çıkar. Bu nedenle karnabahar fidelerinin yetiştirildiği yastıklarda, sıcaklık kontrolüne önem verilmelidir. Fidelerin gelişmesi için gerekli optimum sıcaklık başlangıçta 23oC, daha sonra ise 17–20oC civarındadır. 30oC’de de bitkiler büyümeye devam eder. Ancak bu istenmeyen bir sıcaklık seviyesidir ve bitkileri vegetatif devrede kalmaya zorlar. Geçci çeşitlerin fideleri 14–26oC arasındaki sıcaklıkları ister ve bu sıcaklılar, bunların gelişmelerinde bir duraklama meydana getirmez.
Karnabaharda oluşan yaprakların sayısı da önemli ölçüde sıcaklığa bağlıdır. Daha önce de belirtildiği gibi karnabahar, yüksek sıcaklıklarda vejetatif devrede kalır. Bu koşullardaki bitkiler bir yetişme döneminde 100 kadar yaprak üretebilir. Bitki generatif devreye geçtiğinde bu fazla yaprak oluşumu ürünün hasadını geciktirir. Hasat dönemine gelmiş karnabahar taçları, fidelere göre düşük sıcaklıklara karşı daha duyarlıdır. Taçların olgunlaşma döneminde sıcaklığın 0oC’nin altına düşmesi arzu edilmez. Sıcaklığın düşmesi sonucu taç yüzeyi havlı bir yapı kazanır. Düşük sıcaklığın devam etmesiyle, bu tip taçların beyaz renginde morlaşma meydana gelir ve pazar değeri kaybolur. Karnabaharın don zararı görmüş taçları, belirli bir süre sonra dip kısımdan itibaren çürür. Ayrıca bitkilerin gövde kısmı içinde bulunan öz, düşük sıcaklıklara karşı duyarlıdır. Karnabahar taç oluş döneminde 15–20oC sıcaklıklardan hoşlanır ve çiçeklenme döneminde sıcaklığın 25oC’nin üzerine çıkmasını istemez. Sıcaklığın yükselmesi halinde, taç üzerindeki çiçek sapları normal şekliyle uzayamaz ve oluşan çiçek tomurcukları vejetatif tomurcuk haline dönüşür. Çiçeklenen bitkilerin çiçek organları anormal gelişir, döllenme noksanlıkları ortaya çıkar. Bu durum düşük tohum veriminin en belirgin sebebidir. Daha öncede belirttiğimiz gibi, karnabaharda gün uzunluğunun etkisi belirlenmemiştir. Esasında karnabahar nötr gün bitkisi kabul edilmektedir. Buna karşılık nemden hoşlanır. Özellikle taç oluşumu döneminde topraktaki suyun fazla olmasını ister. Çiçeklenme döneminde fazla yağışlı ve rüzgarlı havaları sevmez. Karnabahar, hemen hemen her toprakta yetiştirilebilir. Eğer bitkilerin büyümeleri yavaşsa taç oluşumu hızlanır, fakat bitkilerde küçük yapraklar gelişir ve bunun sonucunda küçük, gevşek taç oluşur. Büyüme hızlıysa taç oluşumu gecikir ve taç yapraklı ve gevşek bir hal alır. Karnabaharın toprak üstündeki büyümesine bakarak, yetiştirilen toprağın karnabahar yetiştiriciliğine uygun olup olmadığı saptanabilir. Orta ağır bünyeli, verimli topraklarda iyi bir sulamayla, güzel bir yetiştiricilik yapılabilir. Hafif topraklarda bitkiler kuraklığa karşı duyarlıdır. Ayrıca bazen sıcaklığın yükselmesi halinde, bu topraklar üzerinde gevşek yapılı taçlar meydana gelir. Ağır topraklarda başlangıçta büyüme yavaştır. Fakat bitkiler yeterli yaprak oluşturursa, kaliteli ürün elde edilebilir. Bununla birlikte ağır topraklarda şiddetli yağışlar arzu edilmez. Özellikle kış dönemi yetiştiriciliğinde fazla suya karşı iyi bir drenaj yapılması gereklidir. Karnabahar yüksek toprak asitliğine karşı oldukça duyarlıdır. Toprak pH’ı 5,5–6,6 arasında olması iyi sonuç verir. Toprak reaksiyonu nötre yaklaştığında bor noksanlığı nedeniyle verimde düşme görülür. Taçlarda bozulma ve şekil deformasyonu ortaya çıkar. Düşük pH’da ise manganın toksik etkisinden ve molibden noksanlığından ortaya çıkan gelişme bozukları meydana gelir.
Prof. Dr. Atila Günay Özel Sebze Yetiştiriciliği Kitabı II. Bölüm
Karnabaharlar kışlık sebzeler grubunda yer alır. Her iklimde yetiştirilmesi mümkün değildir. Tohum ekiminden, taçların elde edilmesine kadar geçen süre, iklimsel etmenlerin etkisiyle çok değişkendir. Karnabaharlar fazla sert ve soğuk iklimlerden hoşlanmaz. Daha çok nemli, ılıman iklimlerden hoşlanır. Karnabahar yetiştiriciliğinde iklim koşulları içinde sıcaklık birinci derecede, ışık şiddeti ve nem ikinci derecede etkili rol oynar. Gün uzunluğunun etkisi üzerinde henüz kesin bir şey bilinmemektedir.
Cetvel 11.1. Karnabaharın bölgelere ve yıllara göre ekiliş alanı ve üretim miktarı
__________________________________________________ __________________________
Yıllar
__________________________________________________ ___________________________
1992 1994 1996 1998 2000
Bölgeler Alan Verim Alan Verim Alan Verim Alan Verim Alan Verim
__________________________________________________ ___________________________
1. Bölge 31 280 39 690 90 1.431 100 1.500 169 2.802
2. Bölge 2.403 46.263 2.548 51.407 2.894 58.792 2.782 57.719 2.852 57.040
3. Bölge 464 7.809 457 7.450 448 8.645 524 9.655 642 12.271
4. Bölge 1.008 15.120 1.145 17.902 1.002 15.624 834 12.868 1.000 16.998
5. Bölge - - - - - - - - - -
6. Bölge - - - - - - - - - -
7. Bölge 4 28 5 51 53 508 77 758 105 889
8. Bölge - - - - - - - - - -
9. Bölge - - - - - - - - - -
__________________________________________________ ____________________________
Toplam 3.906 69.500 4.194 77.500 4.434 85.000 4.317 82.500 4.768 90.000
__________________________________________________ ____________________________
Kaynak: Tarım Bakanlığı İstatistikleri
Ilıman iklimlerde, tek yıllık karnabahar çeşitleri belirli sayıda yaprak oluşturduktan sonra generatif devreye geçer. Bu çeşitlerde taç oluşumu için gerekli maksimum sıcaklık 20-25oC, optimum 15-20oC civarındadır ve 10-25oC arasındaki sıcaklıklarda ise taç oluşumu yönünden ortaya çıkan farklılıklar pek önemli değildir. Ancak 20oC’nin üzerindeki sıcaklıklarda, çoğunlukla taçların kalitesi bozulur. Tropik iklimlerde ise, bitkiler vejetatif devrede kaldığı bildirilmektedir. Ayrıca 20oC’nin biraz üzerinde normal büyüklükte taç oluşturan çeşitler de bulunmaktadır. Karnabaharın 10oC’nin altındaki sıcaklıklarda taç bağlama özelliği düşer ve düşük sıcaklıklarda çabuk vernalizasyon meydana gelip, taç oluşmadan, bitkilerde erken fide döneminde çiçeklenmeye kaçar. Yazlık çeşitlerle, kışlık çeşitler arasında geçit durumunda bulunan sonbahar çeşitlerinde taç oluşumu için gerekli sıcaklık isteği, yazlık çeşitler kadar fazla değildir. Özellikle geçci çeşitler, 10oC’nin altındaki sıcaklıklarda generatif faza çabuk geçer. Erkenci çeşitlerin yüksek sıcaklık istekleri, geççi çeşitlerden daha fazladır. Karnabaharda generatif faza geçişte, bitkilerin belli bir büyüklüğü alması ve düşük sıcaklıkların etki yapması rol oynar. Bu nedenle kışlık çeşitleri geç ekmemek gerekir. Çünkü bu sayede bitkiler taç oluşturur ve vejetatif devrede kalır. Karnabaharda erkencilik faktörü, çeşitlerin generatif faza geçmek için istedikleri düşük sıcaklık sürelerinin farklı olmasından ileri gelmektedir. Bu nedenle de hasat tarihi çoğunlukla vejetasyon periyodundaki sıcaklıklara bağlı kalmaktadır. NIEUWHOF’a (1969) göre, İngiltere’nin geçci çeşitleri Temmuz ve Ağustos aylarında ortalama sıcaklık 17oC, Eylül ve Ekim aylarında ise 16-12oC olduğunda gelişme başlar ve bitkiler Ocak ayında olgunlaşır. Bu aylardaki sıcaklıklar 1–2oC yükseldiğinde hasat, Şubat’a kadar uzamaktadır. Yaz ve sonbahar aylarındaki yüksek sıcaklıklar hasadı geciktirmektedir. Erkenci çeşitlerde de 20oC’nin üzerindeki sıcaklıklar generatif faza geçişi yavaşlatmasıyla hasatta gecikme görülmektedir.
Karnabaharda, bitki taç oluşturduktan sonra sıcaklık yükselirse, vejetatif gelişme hızlanır. Bunun sonucu olarak çiçek saplarının üzerindeki brakteler hızla büyür ve tacın üzeri yapraklı bir hal alır. Bu tip taçların pazar satış değerleri azdır (Şekil 11.6). Bunun yanında sıcaklığın maksimumun altında olması da generatif faza geçişi yavaşlattığından, bitkide bir takım aksaklıklar ortaya çıkarabilir. Örneğin bitkide taç oluşmayabilir ve oluşan taçta sürekli vejetatif tomurcuklar oluşabilir. Ancak bu kötü özellikler, ıslah çalışmaları yönünden avantajlı olabilmektedir. Çünkü bu vejetatif tomurcuklu bitkiler 20oC’nin altındaki sıcaklıklara alındıklarında, hemen çiçek salkımı verip, çiçek açabilmektedir. Taç oluşumu için gerekli minumum sıcaklık gereksinimi bilinmekle birlikte, diğer bazı bilinmeyen faktörlerin devreye girmesiyle değişik durumlar ortaya çıkabilmektedir (Şekil 11.7).
Karnabaharda generatif faza geçiş için, belirli süre düşük sıcaklıkta kalması gerektiği, birçok araştırma sonucunda ortaya konmuştur. Yapılan çalışmalara göre karnabaharda tohumların üşütülmesi (vernalizasyon) taç oluşumu yönünden etkili olmamaktadır (PARKINSON 1952, NAINE 1959, NIEUWHOF 1969, WIEBE 1975 b.). Yine bazı araştırıcıların, taç oluşumu ve çiçeklenme üzerinde düşük sıcaklığın olumlu etkilerinin olduğunu belirten araştırma sonuçları bulunmaktadır. Bu araştırmalarda, fide devresindeki düşük sıcaklıkların etkisi çeşit, sıcaklık düzeyi ve süresi ile bitkinin gelişme düzeyine bağlı olarak değişmektedir. Örneğin, PARKINSON (1952) göre 6–7 yapraklı fidelerin 1–3oC’de 15 gün, LESHEM ve STEINER (1968) göre 4oC’de 21 gün, SALTER ve WARD (1972) göre 2oC’de 2 hafta ve WIEBE (1975 a) göre 12oC’de 7 gün üşütülmesi, taç oluşumunun daha erken meydana gelmesine etkili olmaktadır. Taç oluşumu için gerekli düşük sıcaklık, dış koşullarda ekim ve dikim zamanı ayarlanarak karşılanabilmektedir. Sıcaklık yalnız generatif faza geçişte değil, aynı zamanda bitkinin hem vejetatif hem de generatif gelişmesi üzerinde etkili olmaktadır. Erkenci çeşitlerin fidelerinin 0oC’nin biraz üzerindeki sıcaklıklarda bile çok yavaş da olsa büyüdükleri ve yaprak taslaklarını geliştirdikleri bilinmektedir.
Şekil 11.6. Çiçeklenme sırasında vejetatif tomurcukların meydana gelmesi
Şekil 11.7. Karnabaharda taç oluşumundan sonraki yüksek sıcaklıklarda ana
tacın oluşmaması ve yaprak koltuklarında taç oluşumları
Karnabahar fideleri donmadan –10oC’nin üzerindeki sıcaklıklara dayanabilir. Ancak düşük sıcaklıkta kalma süresi arttıkça dayanıklılık azalır. Ayrıca fide yetiştirme dönemindeki sıcaklıkların yükselip azalması, yani düzensiz bir sıcaklık rejimi, taçların kalitesinin bozulması yönünden etkilidir. Bu koşullarda yetiştirilen bitkiler, ufak yapraklı ve gevşek taçlar oluşturur ve bu tip taçlar da erken çiçeklenebilir. Düşük sıcaklıktan zarar görmüş bitkilerin yaprakları sarı-beyaz bir renktedir. Fide dönemindeki düşük sıcaklıkların etkisiyle ortaya çıkan diğer bir durum da körlüktür. Bu tip bitkilerde, büyüme ucu zararlandığından yalnızca yaprak oluşumu meydana gelir, taç oluşmaz. Bazı durumlarda gövde üzerindeki koltuk altlarındaki yan tomurcukların sürmesiyle gevşek ve ufak yapılı taçlar elde edilebilir. Kör bitkilerin yaprakları, fazla miktarda karbonhidrat depoladıklarından, normal yapraklardan daha kalın ve sert yapılıdır. Körlük, özellikle sonbahar ve kış dikimlerinde ortaya çıkar. Bunun yanı sıra, birkaç yapraklı devredeki bitkiler 0oC’nin altındaki sıcaklıklarda belli bir süre kalırsa, yine körlük ortaya çıkar. Bu nedenle karnabahar fidelerinin yetiştirildiği yastıklarda, sıcaklık kontrolüne önem verilmelidir. Fidelerin gelişmesi için gerekli optimum sıcaklık başlangıçta 23oC, daha sonra ise 17–20oC civarındadır. 30oC’de de bitkiler büyümeye devam eder. Ancak bu istenmeyen bir sıcaklık seviyesidir ve bitkileri vegetatif devrede kalmaya zorlar. Geçci çeşitlerin fideleri 14–26oC arasındaki sıcaklıkları ister ve bu sıcaklılar, bunların gelişmelerinde bir duraklama meydana getirmez.
Karnabaharda oluşan yaprakların sayısı da önemli ölçüde sıcaklığa bağlıdır. Daha önce de belirtildiği gibi karnabahar, yüksek sıcaklıklarda vejetatif devrede kalır. Bu koşullardaki bitkiler bir yetişme döneminde 100 kadar yaprak üretebilir. Bitki generatif devreye geçtiğinde bu fazla yaprak oluşumu ürünün hasadını geciktirir. Hasat dönemine gelmiş karnabahar taçları, fidelere göre düşük sıcaklıklara karşı daha duyarlıdır. Taçların olgunlaşma döneminde sıcaklığın 0oC’nin altına düşmesi arzu edilmez. Sıcaklığın düşmesi sonucu taç yüzeyi havlı bir yapı kazanır. Düşük sıcaklığın devam etmesiyle, bu tip taçların beyaz renginde morlaşma meydana gelir ve pazar değeri kaybolur. Karnabaharın don zararı görmüş taçları, belirli bir süre sonra dip kısımdan itibaren çürür. Ayrıca bitkilerin gövde kısmı içinde bulunan öz, düşük sıcaklıklara karşı duyarlıdır. Karnabahar taç oluş döneminde 15–20oC sıcaklıklardan hoşlanır ve çiçeklenme döneminde sıcaklığın 25oC’nin üzerine çıkmasını istemez. Sıcaklığın yükselmesi halinde, taç üzerindeki çiçek sapları normal şekliyle uzayamaz ve oluşan çiçek tomurcukları vejetatif tomurcuk haline dönüşür. Çiçeklenen bitkilerin çiçek organları anormal gelişir, döllenme noksanlıkları ortaya çıkar. Bu durum düşük tohum veriminin en belirgin sebebidir. Daha öncede belirttiğimiz gibi, karnabaharda gün uzunluğunun etkisi belirlenmemiştir. Esasında karnabahar nötr gün bitkisi kabul edilmektedir. Buna karşılık nemden hoşlanır. Özellikle taç oluşumu döneminde topraktaki suyun fazla olmasını ister. Çiçeklenme döneminde fazla yağışlı ve rüzgarlı havaları sevmez. Karnabahar, hemen hemen her toprakta yetiştirilebilir. Eğer bitkilerin büyümeleri yavaşsa taç oluşumu hızlanır, fakat bitkilerde küçük yapraklar gelişir ve bunun sonucunda küçük, gevşek taç oluşur. Büyüme hızlıysa taç oluşumu gecikir ve taç yapraklı ve gevşek bir hal alır. Karnabaharın toprak üstündeki büyümesine bakarak, yetiştirilen toprağın karnabahar yetiştiriciliğine uygun olup olmadığı saptanabilir. Orta ağır bünyeli, verimli topraklarda iyi bir sulamayla, güzel bir yetiştiricilik yapılabilir. Hafif topraklarda bitkiler kuraklığa karşı duyarlıdır. Ayrıca bazen sıcaklığın yükselmesi halinde, bu topraklar üzerinde gevşek yapılı taçlar meydana gelir. Ağır topraklarda başlangıçta büyüme yavaştır. Fakat bitkiler yeterli yaprak oluşturursa, kaliteli ürün elde edilebilir. Bununla birlikte ağır topraklarda şiddetli yağışlar arzu edilmez. Özellikle kış dönemi yetiştiriciliğinde fazla suya karşı iyi bir drenaj yapılması gereklidir. Karnabahar yüksek toprak asitliğine karşı oldukça duyarlıdır. Toprak pH’ı 5,5–6,6 arasında olması iyi sonuç verir. Toprak reaksiyonu nötre yaklaştığında bor noksanlığı nedeniyle verimde düşme görülür. Taçlarda bozulma ve şekil deformasyonu ortaya çıkar. Düşük pH’da ise manganın toksik etkisinden ve molibden noksanlığından ortaya çıkan gelişme bozukları meydana gelir.
Prof. Dr. Atila Günay Özel Sebze Yetiştiriciliği Kitabı II. Bölüm

