fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

TURP Botanik Özellikleri

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • TURP Botanik Özellikleri

    TURP Botanik Özellikleri
    TURP 3.1. Bitki Oluşumu

    Fındık, bayır ve kestane turpları tohum ile üretilir. Tohumlar çimlendikleri zaman önce bir kazık kök ve sonrada kotiledon yapraklarla beraber hızlı bir hipokotil büyümesi olur. Bir zaman sonra esas yapraklar ortaya çıkar.

    Fındık turplarında 3–5 yaprak oluştuğunda, kökün üst 1/3’lük ve esas olarak hipokotilin alt 2/3’lük kısmında besin maddeleri toplanması başlar, başlangıçta beyaz veya hafif pembe olan renk, kırmızıya döner. 1,5–2 ay içinde çapı 4–6 cm’e ulaşan bir yumru ve 8–10 yapraklı bir bitki görünümü kazanır (Şekil 16.1). Bu devrede yumru sert ve tadı kekremsidir. Giderek yumru çapı artar ve yumru içi bir yandan lifleşir bir yandan koflaşır. Erken ilkbahar tohum ekimlerinde 3–4 ay içinde çiçek sürgünü meydana gelerek bitki çiçeklenir ve tohum bağlar. Geç sonbahar ekimlerinde bitki yumru gövde ve rozet yapraklarıyla kışlar. Ertesi sene ilkbaharda çiçeklenme meydana gelir ve tohum oluşur. Tohumlar olgunlaştıktan sonra bitkiler ölür.


    Şekil 16.1. Turplarda büyüme ve gelişme. Hy. Hipokotil, W. Kök, CO. Kotiledon
    yaprak, L. Yapraklar, Sw. Yan kökler (DILLINGEN, 1956)

    Bayır ve kestane turpları, aynı fındık turpunda olduğu gibi gelişim gösterir. Yalnızca bunların yumru oluşturmasında kestane turpunun tersi bir durum ortaya çıkar ve hipokotilin alt 1/3’lük ve kökün üst 2/3’lük kısmında besin maddeleri toplanarak yumru oluşur ve yumru oluşma zamanı daha uzun bir dönemi kapsar. Erkenci bayır ve kestane turplarında süre 2–3 aydır ve geççi turplarda süre 3–5 ayı bulur. Şubat ve Mart aylarında erken ekilen turplar, meydana gelebilecek donlardan ve sonbaharda ekilen geçci turplar, kış soğuklarından vernalize olur veya soğukla beraber, kısa günden uzun güne geçişten etkilenerek yumru yapmadan veya çok küçük yumrular oluşturarak çiçeklenmeye geçer. Bu durum ürün yetiştirmek açısından olumsuz, tohum almak açısından ise olumlu bir gelişmedir. Yetiştirici ürün almak istiyorsa, erken ekimlerde düşük sıcaklığa karşı dikkatli olmalıdır. Bunun için ya ekim zamanı geçe alınmalı ve donlar kalktıktan sonra tohum ekimi yapılmalı veya bitkiler özellikle soğuktan korunmalıdır.

    TURP 3.2. Kök

    Turplar, kazık köklü bitkiler grubundandır. Tohum çimlendikten sonra kazık kök bazı çeşitlerde 3–5 cm, bazı çeşitler 10–15 cm derinliğe kadar çabuk bir büyüme gösterir. Bu dönem renk beyazdır. Zamanla yumru oluşumu başladığında kökün hipokotil ile birleştiği üst kısımda besin maddeleri toplanır ve şişme başlar. Bazı çeşitlerde kökün üst kısmından itibaren 1/3, bazen 2/3’üne yakın kısmı yumru haline dönüşür. Yumru haline dönüşen kök kısımdan da, bazı çeşitlerde yan kökler meydana gelir (Şekil 16.1 ve 16.2). Yan kökler ürünün kalitesini düşürür. Esasta kazık kökün uç kısmından yan kökler çıkar. Bu köklerin fındık turplarında belirgin olmamasına karşın, kestane ve bayır turpunda tam oluştuğu gözlenir.


    Şekil 16.2. Taşlı ve sert topraklarda kökün çatallanması ve yumru kalitesinin düşmesi.

    Kök ve yumru oluşumu arasında periyodik bir bağlantı bulunur. Kök oluşumu belli bir büyüklüğe gelinceye kadar yumru gelişmez, sonra yumru gelişmesi başlar, bu sefer kök gelişmesi belli bir süre sonra durur, sonra tekrar kök gelişmesi hızlanır ve yumru gelişmesi durur. Kökün derinliği, fındık turplarında 10–15 cm, bayır ve kestane turplarında 30–50 cm’e kadar iner. Yana yayılma 5–10 cm arasındadır. Toprak durumunun iyi olmaması, toprak içindeki taşlar ve sert parçalar veya toprak alt tabakasının sert ve çok killi olması, köklerde çatallanmalar meydana getirir. Bu tip turplarda kalite düşer.

    TURP 3.3. Yumru

    Yumru, sadece hipokotilin kalınlaşmasından meydana gelebileceği gibi, hipokotil ve kökün bir kısmıyla birlikte de oluşur. Hipokotili kısa olanlarda, yumru sadece hipokotilden meydana gelir. Fındık turplarında yumru oluşumu çok erken başlarken, bayır ve kestane turplarında daha geçtir. Turpun oluşumu sekonder enine kalınlaşma ile ortaya çıkar. Primer kabuk kısmı çoğu kez, iç sekonder gelişme hızına ulaşamadığında çatlayabilir. Turplarda primer kabuk, içte beyaz renkli sekonder et kısım kolayca ayırt edilir. Yumru etli interselular parankima hücrelerinden meydana gelir ve başlangıçta bu hücrelerin içi dolgun ve gevrektir. Odunlaşma elementleri az bulunur, ancak yaşlanma ilerledikçe odunlaşma ve koflaşma ortaya çıkar. Turp yumrusu değişik formda meydana gelir (Şekil 16.3) ve yumru formuna çok değişik faktörlerin etkisi vardır. Turp, genç bir bitki iken hipokotilin uzunluğuna bakarak yumru formunu saptamak mümkündür.
    Şöyle ki : Yumru formu,
    ______________________________________________

    Hipokotil Turp formu
    ______________________________________________

    2 cm. Basık yuvarlak
    2 – 3 cm. Yuvarlak
    3 – 4 cm. Uzun yuvarlak, oval
    5 – 6 cm. Uzun konik veya uzun silindirik
    _______________________________________________

    Yumrunun kabuk rengi bayır turplarında siyahtır. Kestane turplarında beyaz, fındık turplarında kırmızıdır. Fakat bazı fındık turplarında renk, üst taraf yarıya kadar kırmızı, yarıdan sonrası beyaz veya tersi, üstü beyaz, altı kırmızıdır. Hepsinin genel et rengi beyazdır. Bazı fındık turplarında et içinde yer yer kırmızı lekeler veya çizgiler meydana gelebilir.


    Şekil 16.3. Değişik turp yumruları
    Yumrunun şekli yuvarlak, basık yuvarlak, uzun yuvarlak, uzun konik, uzun silindiriktir. Fındık turplarında bütün bu şekiller görülürken, bayır turpları genelde yuvarlak, basık yuvarlak veya uzun yuvarlak; kestane turpları yuvarlak, uzun yuvarlak, uzun konik şekiller daha belirgindir.
    Fındık turplarında yumrunun şekline, tohum ekim derinliğinin, bitki sıklığının, büyük etkisi olmaktadır. Genelde yuvarlak bir çeşidin tohumları derine atıldıkça şekil yuvarlaktan uzun silindirik veya uzun konik şekle dönüşür. Yuvarlak tipler bitki sıklığı arttıkça uzun bir görünüş kazanır. Tabi burada hipokotilin şekli de büyük etkendir. Genel olarak turplarda yumru çapı 2–50 cm ve uzunluğu 2-50 cm arasında büyük değişiklik gösterir. Nitekim, fındık turplarında yumru çapı 3–6 cm, uzunluğu 2–3 cm’den başlayıp uzun konik turplarda 10–15 cm’e kadar çıkar. Bayır turplarında çap 5–15 cm, boy 5–20 cm arasındadır. Kestane turplarında normal yumru 5–10 cm çapında ve 7–15 cm boyundadır. Yalnız bazı Doğu Asya kökenli turplarda çap ve boy 30–50 cm’e kadar çıkabilmektedir. SIRKS (1957), 2 cm çapında 100 cm uzunluğunda ve SINSKAJJA (1931) 30 kg ağırlığa kadar ulaşan turpların varlığından söz etmektedirler. Bizde yetiştirilen fındık turplarında ağırlık, küçük yuvarlak tipler 5–40 gr, uzun tipler 120-150 gr, kestane turplarında 150–1000 gr ve bayır turplarında 200–1500 gr arasında oynamaktadır. Yumru büyüklüğü üzerine, ekilen tohumun büyüklüğünün de etkili olduğu gözlenmiştir. Aynı çeşidin tohumları kalibre edilirse, büyük tohumlar daha erkenci ve iri yumrular meydana getirmektedir (DILLINGEN 1956). Odunlaşma ve koflaşma çeşit özelliği olup, seleksiyonla bu konuda iyileşme meydana getirilebilmektedir (Şekil 16.4). Turpların kekremsi tadını, içindeki hardal yağı oranı belirler. Bu konuda SCHUPHAN’ın (1937, 1938, 1941) yaptığı çalışmalarda, hardal yağı (Allyl) oranını uzun beyaz kestane turplarında % 0,0185, oval sarımsı erkenci yaz kestane turplarında % 0,0149 ve kestane turpu Non plus Ultra’da % 0,0057 olarak saptamıştır. Aynı yazar bayır turplarının, kestane turplarından daha kesif tatta olduğunu, çünkü daha fazla hardal yağı içerdiğini belirtir. Yine uzun yumru formunda olan çeşitlerin, yabani forma yakın tipler olabileceğinden, yuvarlaklara karşın daha kesif tatda olduğu açıklanmaktadır.


    Şekil 16.4. Fındık turpunda koflaşma ve odunlaşma (enine ve boyuna kesit).

    TURP 3.4. Yaprak

    Yapraklar, yumru üzerinden dairesel biçimde çıkar. Dairenin en iç kısmında genç yapraklar bulunur. Uzun bir sap üzerinde, yapraklar birleşik yaprak görünümünde olup, parçalı, kabarcıklı, tüylü bir yapıya sahiptir. Yaprak kenarları belirgin dişlidir.Bayır ve kestane turplarında yumru ağırlığının, yapraklara oranı 1/1 iken, fındık turplarında 3/1 dir. Erkenci turplarda, geççi turplara oranla yaprak sayısı ve büyüklüğü azalır.

    TURP 3.5. Çiçek ve Kapsül

    Bitki belli bir büyüklüğü aldığı sırada, bazı çeşitlerde düşük sıcaklığın, bazı çeşitlerde uzun günün ve yine bazı çeşitlerde düşük sıcaklık ve uzun günün müştereken etkisi ile vejetatif devreden, generatif devreye geçiş olur ve çiçek sürgünü oluşumu başlar. Nitekim PARK, PYO ve BYOUNG’a (1976) göre, 4–5oC’de düşük sıcaklıkta, 16 saat gibi uzun bir ışıklanmaya bırakılan fideler, kolayca çiçeklenmeye geçmektedir. Fakat bu faktörler içinde en etkilisi düşük sıcaklık olmaktadır. Erken çiçeklenmeye GA (Gibberellin asit) gibi hormon uygulamalarının da etkisi vardır. Erken çiçeklenme (çiçek sapına kalkma) ile beraber, turp yumrusunun irileşmesi durur ve hatta yumru hiç teşekkül bile etmeyebilir (TALAY 1983). Nitekim Şekil 16.5’te genç devrede çiçeğe kalkan bir turp bitkisinde bu durum açıkça görülmektedir. Çiçek sapı uzaması 60–150 cm arasındadır. Sap dallanır ve alt kısmında yapraklar varken, çiçek taşıyan dalların üst kısmında yaprak bulunmaz. Sürgünün üzerinde, kısa bir sapla sürgüne bağlanan çiçekler, tek başına veya birkaçı bir arada oluşur ( Şekil 16.6 ve 16.7 ).


    Şekil.16.5. Genç turp bitkisinde yumru yapmadan sapa ve çiçeğe kalkma
    (sağda), normal yumru oluşturan bitkiler (solda).
    Çiçekler 4 çanak yaprak, 4 taç yaprak, 6 erkek organ ve 2 karpelli dişi organdan meydana gelir. Çanak yapraklar açık yeşil, yeşil sarı renkli olup, altta birleşmiş üste doğru hafif sivrilmiştir. Taç yapraklar beyaz, sarı beyaz, sarı, beyaz menekşe renklidir. Taç yaprakların dip kısımları ince, üst tarafları yuvarlak ve geniştir. Erkek organların uzun bir sapı vardır. ?kişer ikişer gruplaşmış bir görünüme sahiptir. Dişi organ uzun, dip kısmđ kalın, uç kısmı incedir. ?ki karpelli olup, bir baklada 5 – 15 adet tohum bulunur (Şekil 16.8).


    Şekil 16.6. Turp çiçeği ve kapsülün değişik büyüme devreleri


    Şekil 16.7. Kestane turpu çiçekleri

    Turplarda yabancı döllenme hakimdir. Çünkü çiçekler erdişi olmasına karşın, çiçek açıldığında, erkek organların çiçek tozları olgunlaşmasını henüz tamamlamamışken, dişi organ döllenme olgunluğundadır. Bu bakımdan tozlama, aynı bitki veya değişik bitkiler üzerindeki değişik zamanlarda çiçek açan çiçeklerin erkek organlarından, arı ve böcekler tarafından alınan çiçek tozlarının dişicik tepesine taşınmasıyla gerçekleşir. Çiçek tozları oda sıcaklığında 4–5 gün canlılığını saklar. Çiçek tozları % 5–35’lik şeker çözeltilerinde % 25–30 çimlenme gösterir (SING ve TIWARI 1974). Döllenme en iyi 15–20oC meydana gelir. Sıcaklık 30oC’nin üzerine çıkınca, sitigma ve polen tozları kurumakta, dölleme ve döllenme özelliği yitirilmektedir. Çeşit safiyetini muhafaza için, döllenme sırasında izolasyon yapılmalıdır. Bunun için, bitkiler tel ve bez kafeslere alınmalı veya mesafe izolasyonu ile çeşitler arasında en az 500–1000 m mesafe bırakmalıdır. Kültür turplarıyla, yabani turp bitkileri arasında çabuk ve kolay melezlenme meydana gelir. Bu bakımdan çevrede yabani turp ve hardal gibi bitkilerin bulunmaması gerekir. Tohum alınacak yerde mutlaka yani yabancı ot mücadelesi yapılmalıdır.


    Şekil 16.8. Turp kapsülü ve içindeki tohumlar

    Döllenmeden sonra bakla oluşumu meydana gelir (Şekil 16.6 ve 16.8). Bakla uzunluğu 3–7 cm, genişliği dipte 0,5–1 cm, ortada 0,5–0,3 cm olup ucu sivridir. Baklalar olgunlaştığında kolay çatlayıp, içindeki tohumlar dökülmez. Bu bakımdan tohum hasadında erken davranmamalı, tohumların iyice olgunlaşması beklenmelidir.

    TURP 3.6. Tohum

    Tohumlar kapsül içinde dağınık durumda yer alır, şekilleri ve büyüklüğü düzensiz bir görünümdedir (Şekil 16.8). Tohumlar 2,5–4,0 mm uzunluğa, 2,0–3,0 mm genişliğe ve 1,5–2,5 mm kalınlığa sahiptir. Renkleri açık sarı, sarı kahverengidir. Bazen sarı kahverengi yanında morumsu kahverengi bir ton meydana gelebilir. Tohumların bin dane ağırlığı 6,5–10 gr’dır. Tohumluğun 1gr’da 100–160 tane tohum bulunur ve bir litre ağırlığı 600–750 gr’dır. Tohumlarda minimum temizlik % 92 ve minimum çimlenme gücü % 85 olmalıdır. Tohumlar çimlenmeye ekimden 2–3 gün sonra başlar ve laboratuvarda çimlendirme denemelerine 10 gün süreyle devam edilir. Çimlenmede optimal sıcaklık 15–20oC’dir. Tarlada, normal koşullarda, ekimden 7–15 gün sonra sürme meydana gelir. Toprakta sıcaklık 4oC’yi bulduğunda, tohumların çimlenmesi başlar. Tohumların canlılığını koruma süresi 4–6 yıldır.
Working...
X