KEREVİZ Botanik Özellikleri
KEREVİZ 3.1. Bitki Oluşumu
Kök kerevizinde, tohum çimlenmesinden sonra, kökte hızlı bir primer büyüme devresi başlar. Bu anda, zayıf bir kök gelişmesi yanında kuvvetli yaprak gelişmesi söz konusudur. Yaprak sayısı belli bir adeti bulunca, sap ve yapraklar belirgin bir büyüklüğü alınca, kökün boyuna uzaması bu sırada bitmiş ve böylece primer safhada son bulmuş olur. Daha sonra kökün yavaş yavaş enine büyümesi başlar ve kök yumrusu kalınlaşır. Bu devrede kerevizin sekonder büyüme devresidir (RAUH 1950). Yumru, daha önce belirtilen üç kısım, primer sürgün bazalı, hypokotil ve kök dip kısmı, etli hücrelerden meydana gelir (Şekil 19.1).
Bu etli ve beyaz sarımsı renkli yenen kısmında, sayısız iletken boru demetleri bulunur (BECKER 1962). Genç primer büyüme devresinde, bu üç kısım birbirinden kolaylıkla ayrılır. Önce primer sürgün dip kısmının enine büyümesi başlar. Bu sırada yumru basıktır. Daha sonra hypokotil ve kökün dip kısmında enine büyümesi ve depo maddelerinin toplanması meydana gelir. Giderek kökün dip kısmı ve hypokotil belirginliğini kaybeder ve bir bütün oluşturur. Dolgun yumrularda ise artık bu organlar birbirinden ayırt edilemez, sadece sürgün bazalı biraz belirgin kalır. Bu durumda bitki, kışlama dönemine girecek hale gelmiştir. Üst yapraklar kurur. Yumru üzerinde yeni oluşan küçük rozet yapraklar kalır. Bitki kışı bu şekilde geçirir. Ertesi sene ilkbaharında yumruda bulunan besin maddeleri ile bitki sapa kalkar, çiçek açar ve yaz aylarında tohumlarını olgunlaştırır. Ağustos sonunda itibaren tohumları dökülen bitki kurur ve ölür.
Yaprak kerevizde hayat devresi, kök kerevizinden biraz farklıdır. Yaprak kerevizinde tohum çimlenmesinden sonra ince uzun iğ gibi ve üst tarafta kalınlığı 2-3 cm, toprak derinliğine doğru giderek incelen kazık bir kök meydana gelirken, üst tarafta uzun, kalın saplı yapraklar oluşur. Böylece yaprak kerevizinin sadece primer sürgün kısmı tam gelişir. Kışa doğru ihtiyar yapraklar kurur ve solar veya soğuktan zarar görerek yok olur. Primer sürgün kısmında rozet yapraklar meydana gelir ve bitki bu şekilde kışlar. Ertesi yıl sapa kalkıp, çiçeklenip, tohum bağlayıp yine ölür. Böylece gerek kök ve gerekse yaprak kerevizleri iki senelik bitkiler grubuna girer.
Şekil 19.1. Kök kerevizinde solda yumru ve kökler N. dökülmüş yaprak izleri, Hy. Hypokotil, sağda yumrunun enine kesiti V. primer büyüme konisi, sp. Primer sürgün bazalı, Hy. Hypokotil, W. Kök bazalı, W. Etli kökler, R. Kabuk, Kb. Kambiyum, Ho. Odunsu etli kısım (RAUH 1950).
Kesme kerevizde, hem kök ve hem de sap istenen oranda gelişmemiştir. Yabani kerevizlere yakın bir görünümdedir. Ayrıca sap üzerinde yapraklar iki taraflı sıralanmış ince tüysüz görünümdedir. Diğer iki kerevize karşın soğuklardan fazla etkilenmez.
KEREVİZ 3.2. Kök
Gelişmiş bitkilerde kök, yaprak bazalının alt kısmında meydana gelir. Ana kazık bir kökten sonra, her bir kök ayrı, yani yalın köktür. Kök kerevizinde kökler daha kalın ve etlidir. Yaprak kerevizinde daha ince ve iğ şeklindedir. Bu kökler üzerinden ince ufak ve besin maddesini alacak kılcal kökler çıkar. Ana kökler, çok ender hallerde yan kökler meydana getirir. Kökler daha çok diklemesine toprak içine girer. Yana yayılma oldukça azdır. Köklerin derine gidişi 1–1,5 m’yi bulur. Bununla beraber köklerin büyük bir çoğunluğu 20–30 cm derinlikte toplanmıştır. Köklerin yana yayılması en fazla 30–40 cm’dir. Genelde 10–20 cm içinde kalır. Kereviz oldukça fazla kök artığı bırakan ve toprağı organik maddece zenginleştiren bir sebzedir. Bu bakımdan yetiştirilmesi sırasında ahır gübresi atılmasını istemeyen, ancak toprakta organik madde bulunmasını isteyen bitkiler, kerevizden sonra yetiştirilmelidir.
KEREVİZ 3.3. Sap ve Yapraklar
Kerevizde yaprak ve sapları, primer sürgün kısmından çıkar. En iç kısımda en genç yapraklar bulunur. Dıştaki eskiyen yaprak ve saplar, zamanla ölür ve düşer. Ancak bunların izleri, kök kerevizinin primer sürgünün yumruyu oluşturan kısmı üzerinde kalır (Şekil 19.1). Kök kerevizinde yaprak sapı, dip kısımda 1–2 cm kalınlığında uca doğru giderek incelir. Rengi yeşil, açık yeşildir. Sapın dipten itibaren 15–25 cm den sonra yaprak ayası başlar. Yapraklar bileşik yaprak halinde sap üzerine karşılıklı veya ayrı konumlu ikişer ikişer ve uçta bir adet olarak sıralanır (Şekil 19.2). Yaprak kerevizinde, yaprakların çıktığı kısımda sapta bir değişiklik meydana gelir ve sap daha kalın, etli ve biraz daha uzundur. Dip kısmında 3–4 cm olan genişlik, yaprak ayasının oluştuğu kısma doğru biraz incelir (Şekil 19.3 ve 19.4). Sapın rengi açık yeşil, sarı ve beyazdır. Sapların beyaz olması arzu edildiğinden, beyazlatma sapları toprak içine gömme ve bu kısımların karanlıkta bırakıp etiyolleştirilmesiyle elde edilir. Sap uzunluğu 30 – 40 cm kadar çıkar.
Kök kerevizinde yaprak sapının üst yüzü hafif oluklu ve parlaktır. Yaprak kerevizi sapında, sapın üst yüzey içeri çökmüş ve bir oluk halini almıştır. Alt yüzü yuvarlaktır. Oluk dip kısımda daha belirgin üst tarafta giderek kaybolur. Yaprak ayaları sapın uç kısmında bulunur. Bazı çeşitlerde yaprak ayası, ana sapa, ince uzun yaprak sapı ile bağlanır. Yaprak ayasının dip kısmı ince, uç kısım geniş parçalıdır. Yaprakların kenarları belirgin dişlidir. Yaprağın üst yüzü parlak, tüysüz; alt yüzü mat, bazı yabani tiplerde çok veya az tüylüdür. Yaprak rengi koyu yeşil, açık yeşil, sarı yeşildir.
Şekil 19.2. Kök kerevizinde sap ve yapraklar (DİLLİNGEN 1956).
KEREVİZ 3.4. Yumru
Yaprak kerevizinde yumru meydana gelmez, yumru sadece kök kerevizinde meydana gelir. Yumrunun üst kısmından saplar çıkar. Sapların yaşlanması ve dökülmesiyle yumrunun üst kısmında yaprak saplarının izleri kalır. Böylece yumrunun üstü girintili ve çıkıntılıdır. Dip tarafı hafif yuvarlak olup, tamamı köklerle kaplıdır. (Şekil 19.5). Yumru tam olgunlaştığında sap ve kök arasında belirgin bir açıklık meydana gelir. Yumru, sarımsı açık yeşil, sarımsı açık kahverengi, sarımsı kül renklidir.
Yumru yuvarlak, düz ve ters topaç, uzun, silindirik gibi değişik formlar gösterir (Şekil 19.5). Yumrunun formu çeşit farklılığından ileri geldiği gibi, ekim sıklığı da formun değişmesine etken olur. Nitekim Şekil 19.6’da sıra aralığı daraltıldıkça sağdan sola doğru yumruların küçülmesi rahatça görülmektedir.
Şekil 19.3. Genç bitkilerde yaprak ve saplar
Şekil 19.4. Yaprak kerevizleri
Şekil 19.5. Kök kerevizinde yumru şekilleri (BECKER 1962).
Yumrunun ağırlığı, kök gelişme devresinin uzunluğuna, toprak yapısına, iklim koşullarına, su düzeyine ve çeşit özelliğine göre değişir. 100 gr’dan başlar 1000 gr’a kadar çıkar. Ortalama 200–400 gr arasında oynar.
Yumrular, besin maddelerinin toplanmasıyla meydana gelir. Bazı çeşitlerde olgunluğa yakın yumruda koflaşma ve içinde yer yer boşalma görülür (Şekil 19.7). Bu tip yumruların pazar değeri azalır. Bu durumun neden meydana geldiği saptanamamış ve bir çeşit özelliği olarak bakılmaktadır.
Şekil 19.6. Sıra aralığı daraldıkça sağdan sola yumruların küçülmesi
Şekil 19.7. Kök kerevizinde yumru içinde meydana gelen koflaşma ve
boşalmalar (BECKER 1962).
KEREVİZ 3.5. Çiçek
Kereviz birinci yıl vejetatif gelişmesini tamamlar. İkinci yıl bitkinin soğuklama gereksinmesini tamamlamasıyla, çiçek sürgünü oluşumu başlar. Çiçek sürgünü 80–100 cm yüksekliği bulur ve sürgünün dip kısmında yaprak yer alır. Sürgünün yaprak koltuklarından yan sürgünler çıkar. Çiçek tomurcukları bir merkezden dallanma meydana getirerek, şemsiye şeklinde bir çiçek kümesi oluşturur (Şekil 19.8).
Şekil 19.8. Kerevizde çiçek sürgünleri ve çiçekler
Çiçek kümesi düz, iç veya dış bükey bir formdadır. Çiçek kümesi içinde sayısız çiçekler bulunur. Çiçek kümesini teşkil eden çiçeklerin, rengi başlangıçta yeşil, sonra sarımsı beyaza dönüşür. Bu sırada küme üzerindeki çiçekler açmıştır. Tohumların olgunlaştığı dönemde kümenin rengi sarı kahverengi olur. Kereviz çiçekleri erdişidir. Bir çiçekte, 5 adet küçük yeşil çanak, 5 adet beyaz renkli taç yaprak ve taç yaprakların birleşim noktalarına yakın yerden 5 adet erkek organ çıkar. Erkek organ sapları ince, takkeler iridir. Çiçeği en orta yerinde, geniş dişicik tepeciği bulunan 2 karpelli dişi organ yer alır (Şekil 19.9). Her karpelde 10–14 adet küçük sarımsı veya kurşuni kahverenginde tohumlar oluşur. Çiçekleri erdişi olmasına karşın, kerevizde yabancı döllenme meydana gelir. Çünkü erkek organlar, dişi organdan daha önce olgunlaşır ve çiçek tozlarını etrafa yayar. Dişi olgunlaştığında, çevrede bulunan diğer yeni açmış çiçeklerin olgunlaşan erkek organlardan, arı ve böceklerin taşıdığı çiçek tozları ile döllenir ve tohum oluşturur.
Şekil 19.9. Kereviz çiçekleri (BECKER 1962).
Melezleme çalışmalarında, erkek organlar erken olgunlaştığı için, kastre edilmelerine gerek olmadığı söylenirse de, bu pek doğru değildir. Melezleme çalışmalarında tozlama 9–11 saatleri arasında yapılırsa en iyi sonuç alınır. Çiçekler açınca kastre edilmeli ve çiçekler izolasyona alınmalıdır. Kastrasyondan 5–8 gün sonra dişiler döllenme olgunluğuna geldiğinden bu süre beklenip, sonra döllenme yapılmalıdır (BECKER 1962). Kerevizlerde 2n=22 adet kromozom bulunur.
KEREVİZ 3.6. Tohum
Kereviz tohumları oldukça ufak ve kendine özgü kokusu vardır. Tohumlar 1–1,5 mm uzunlukta, 0,5–0,75 mm genişlikte ve 0,5–0,75 mm kalınlıktadır (Şekil 19.10). Tohumların içinde yağ bulunur. Tohumların bin dane ağırlığı 0,35–0,50 gr arasındadır. Bir gram tohumlukta, 2100–3000 adet arasında tohum vardır. Bir litre tohumluk 450–530 gr olup, bir kilogram tohumluk 2,0–2,2 litredir. Tohumların çimlenme gücü % 60–80 arasındadır. En düşük çimlenme gücünün % 75 olması istenir. Temizlik oranı % 85–95 ve tohumluğun kullanma değeri % 65–75’tir. Tohumlar, çimlenme özelliklerini 4–6 yıl saklar. WORK ve CAREW’a göre, uygun şartlarda saklanan tohumluk 15 yıl sonra % 50 çimlenebilmektedir (BAYRAKTAR 1970), Tohumların çimlenmesi 20–30oC optimal sıcaklıkta 14–15 gün sonra biter. Toprakta sürme daha uzun zamanda meydana gelir. Toprakta tohumların çimlenmeye başlaması için minimum 4oC sıcaklık olmalıdır. Kerevizde tohum ekiminden, hasada kadar geçen gün sayısı, erkenci kök kerevizi çeşitlerinde 75–100 gün, geçci kök kerevizlerinde 100–150 hafta ve yaprak kerevizlerinde 50-100 gündür.
Şekil 19.10. Kereviz tohumları (Sol yandaki işaret = 1 mm ) (BİELKA 1969)
KEREVİZ 3.1. Bitki Oluşumu
Kök kerevizinde, tohum çimlenmesinden sonra, kökte hızlı bir primer büyüme devresi başlar. Bu anda, zayıf bir kök gelişmesi yanında kuvvetli yaprak gelişmesi söz konusudur. Yaprak sayısı belli bir adeti bulunca, sap ve yapraklar belirgin bir büyüklüğü alınca, kökün boyuna uzaması bu sırada bitmiş ve böylece primer safhada son bulmuş olur. Daha sonra kökün yavaş yavaş enine büyümesi başlar ve kök yumrusu kalınlaşır. Bu devrede kerevizin sekonder büyüme devresidir (RAUH 1950). Yumru, daha önce belirtilen üç kısım, primer sürgün bazalı, hypokotil ve kök dip kısmı, etli hücrelerden meydana gelir (Şekil 19.1).
Bu etli ve beyaz sarımsı renkli yenen kısmında, sayısız iletken boru demetleri bulunur (BECKER 1962). Genç primer büyüme devresinde, bu üç kısım birbirinden kolaylıkla ayrılır. Önce primer sürgün dip kısmının enine büyümesi başlar. Bu sırada yumru basıktır. Daha sonra hypokotil ve kökün dip kısmında enine büyümesi ve depo maddelerinin toplanması meydana gelir. Giderek kökün dip kısmı ve hypokotil belirginliğini kaybeder ve bir bütün oluşturur. Dolgun yumrularda ise artık bu organlar birbirinden ayırt edilemez, sadece sürgün bazalı biraz belirgin kalır. Bu durumda bitki, kışlama dönemine girecek hale gelmiştir. Üst yapraklar kurur. Yumru üzerinde yeni oluşan küçük rozet yapraklar kalır. Bitki kışı bu şekilde geçirir. Ertesi sene ilkbaharında yumruda bulunan besin maddeleri ile bitki sapa kalkar, çiçek açar ve yaz aylarında tohumlarını olgunlaştırır. Ağustos sonunda itibaren tohumları dökülen bitki kurur ve ölür.
Yaprak kerevizde hayat devresi, kök kerevizinden biraz farklıdır. Yaprak kerevizinde tohum çimlenmesinden sonra ince uzun iğ gibi ve üst tarafta kalınlığı 2-3 cm, toprak derinliğine doğru giderek incelen kazık bir kök meydana gelirken, üst tarafta uzun, kalın saplı yapraklar oluşur. Böylece yaprak kerevizinin sadece primer sürgün kısmı tam gelişir. Kışa doğru ihtiyar yapraklar kurur ve solar veya soğuktan zarar görerek yok olur. Primer sürgün kısmında rozet yapraklar meydana gelir ve bitki bu şekilde kışlar. Ertesi yıl sapa kalkıp, çiçeklenip, tohum bağlayıp yine ölür. Böylece gerek kök ve gerekse yaprak kerevizleri iki senelik bitkiler grubuna girer.
Şekil 19.1. Kök kerevizinde solda yumru ve kökler N. dökülmüş yaprak izleri, Hy. Hypokotil, sağda yumrunun enine kesiti V. primer büyüme konisi, sp. Primer sürgün bazalı, Hy. Hypokotil, W. Kök bazalı, W. Etli kökler, R. Kabuk, Kb. Kambiyum, Ho. Odunsu etli kısım (RAUH 1950).
Kesme kerevizde, hem kök ve hem de sap istenen oranda gelişmemiştir. Yabani kerevizlere yakın bir görünümdedir. Ayrıca sap üzerinde yapraklar iki taraflı sıralanmış ince tüysüz görünümdedir. Diğer iki kerevize karşın soğuklardan fazla etkilenmez.
KEREVİZ 3.2. Kök
Gelişmiş bitkilerde kök, yaprak bazalının alt kısmında meydana gelir. Ana kazık bir kökten sonra, her bir kök ayrı, yani yalın köktür. Kök kerevizinde kökler daha kalın ve etlidir. Yaprak kerevizinde daha ince ve iğ şeklindedir. Bu kökler üzerinden ince ufak ve besin maddesini alacak kılcal kökler çıkar. Ana kökler, çok ender hallerde yan kökler meydana getirir. Kökler daha çok diklemesine toprak içine girer. Yana yayılma oldukça azdır. Köklerin derine gidişi 1–1,5 m’yi bulur. Bununla beraber köklerin büyük bir çoğunluğu 20–30 cm derinlikte toplanmıştır. Köklerin yana yayılması en fazla 30–40 cm’dir. Genelde 10–20 cm içinde kalır. Kereviz oldukça fazla kök artığı bırakan ve toprağı organik maddece zenginleştiren bir sebzedir. Bu bakımdan yetiştirilmesi sırasında ahır gübresi atılmasını istemeyen, ancak toprakta organik madde bulunmasını isteyen bitkiler, kerevizden sonra yetiştirilmelidir.
KEREVİZ 3.3. Sap ve Yapraklar
Kerevizde yaprak ve sapları, primer sürgün kısmından çıkar. En iç kısımda en genç yapraklar bulunur. Dıştaki eskiyen yaprak ve saplar, zamanla ölür ve düşer. Ancak bunların izleri, kök kerevizinin primer sürgünün yumruyu oluşturan kısmı üzerinde kalır (Şekil 19.1). Kök kerevizinde yaprak sapı, dip kısımda 1–2 cm kalınlığında uca doğru giderek incelir. Rengi yeşil, açık yeşildir. Sapın dipten itibaren 15–25 cm den sonra yaprak ayası başlar. Yapraklar bileşik yaprak halinde sap üzerine karşılıklı veya ayrı konumlu ikişer ikişer ve uçta bir adet olarak sıralanır (Şekil 19.2). Yaprak kerevizinde, yaprakların çıktığı kısımda sapta bir değişiklik meydana gelir ve sap daha kalın, etli ve biraz daha uzundur. Dip kısmında 3–4 cm olan genişlik, yaprak ayasının oluştuğu kısma doğru biraz incelir (Şekil 19.3 ve 19.4). Sapın rengi açık yeşil, sarı ve beyazdır. Sapların beyaz olması arzu edildiğinden, beyazlatma sapları toprak içine gömme ve bu kısımların karanlıkta bırakıp etiyolleştirilmesiyle elde edilir. Sap uzunluğu 30 – 40 cm kadar çıkar.
Kök kerevizinde yaprak sapının üst yüzü hafif oluklu ve parlaktır. Yaprak kerevizi sapında, sapın üst yüzey içeri çökmüş ve bir oluk halini almıştır. Alt yüzü yuvarlaktır. Oluk dip kısımda daha belirgin üst tarafta giderek kaybolur. Yaprak ayaları sapın uç kısmında bulunur. Bazı çeşitlerde yaprak ayası, ana sapa, ince uzun yaprak sapı ile bağlanır. Yaprak ayasının dip kısmı ince, uç kısım geniş parçalıdır. Yaprakların kenarları belirgin dişlidir. Yaprağın üst yüzü parlak, tüysüz; alt yüzü mat, bazı yabani tiplerde çok veya az tüylüdür. Yaprak rengi koyu yeşil, açık yeşil, sarı yeşildir.
Şekil 19.2. Kök kerevizinde sap ve yapraklar (DİLLİNGEN 1956).
KEREVİZ 3.4. Yumru
Yaprak kerevizinde yumru meydana gelmez, yumru sadece kök kerevizinde meydana gelir. Yumrunun üst kısmından saplar çıkar. Sapların yaşlanması ve dökülmesiyle yumrunun üst kısmında yaprak saplarının izleri kalır. Böylece yumrunun üstü girintili ve çıkıntılıdır. Dip tarafı hafif yuvarlak olup, tamamı köklerle kaplıdır. (Şekil 19.5). Yumru tam olgunlaştığında sap ve kök arasında belirgin bir açıklık meydana gelir. Yumru, sarımsı açık yeşil, sarımsı açık kahverengi, sarımsı kül renklidir.
Yumru yuvarlak, düz ve ters topaç, uzun, silindirik gibi değişik formlar gösterir (Şekil 19.5). Yumrunun formu çeşit farklılığından ileri geldiği gibi, ekim sıklığı da formun değişmesine etken olur. Nitekim Şekil 19.6’da sıra aralığı daraltıldıkça sağdan sola doğru yumruların küçülmesi rahatça görülmektedir.
Şekil 19.3. Genç bitkilerde yaprak ve saplar
Şekil 19.4. Yaprak kerevizleri
Şekil 19.5. Kök kerevizinde yumru şekilleri (BECKER 1962).
Yumrunun ağırlığı, kök gelişme devresinin uzunluğuna, toprak yapısına, iklim koşullarına, su düzeyine ve çeşit özelliğine göre değişir. 100 gr’dan başlar 1000 gr’a kadar çıkar. Ortalama 200–400 gr arasında oynar.
Yumrular, besin maddelerinin toplanmasıyla meydana gelir. Bazı çeşitlerde olgunluğa yakın yumruda koflaşma ve içinde yer yer boşalma görülür (Şekil 19.7). Bu tip yumruların pazar değeri azalır. Bu durumun neden meydana geldiği saptanamamış ve bir çeşit özelliği olarak bakılmaktadır.
Şekil 19.6. Sıra aralığı daraldıkça sağdan sola yumruların küçülmesi
Şekil 19.7. Kök kerevizinde yumru içinde meydana gelen koflaşma ve
boşalmalar (BECKER 1962).
KEREVİZ 3.5. Çiçek
Kereviz birinci yıl vejetatif gelişmesini tamamlar. İkinci yıl bitkinin soğuklama gereksinmesini tamamlamasıyla, çiçek sürgünü oluşumu başlar. Çiçek sürgünü 80–100 cm yüksekliği bulur ve sürgünün dip kısmında yaprak yer alır. Sürgünün yaprak koltuklarından yan sürgünler çıkar. Çiçek tomurcukları bir merkezden dallanma meydana getirerek, şemsiye şeklinde bir çiçek kümesi oluşturur (Şekil 19.8).
Şekil 19.8. Kerevizde çiçek sürgünleri ve çiçekler
Çiçek kümesi düz, iç veya dış bükey bir formdadır. Çiçek kümesi içinde sayısız çiçekler bulunur. Çiçek kümesini teşkil eden çiçeklerin, rengi başlangıçta yeşil, sonra sarımsı beyaza dönüşür. Bu sırada küme üzerindeki çiçekler açmıştır. Tohumların olgunlaştığı dönemde kümenin rengi sarı kahverengi olur. Kereviz çiçekleri erdişidir. Bir çiçekte, 5 adet küçük yeşil çanak, 5 adet beyaz renkli taç yaprak ve taç yaprakların birleşim noktalarına yakın yerden 5 adet erkek organ çıkar. Erkek organ sapları ince, takkeler iridir. Çiçeği en orta yerinde, geniş dişicik tepeciği bulunan 2 karpelli dişi organ yer alır (Şekil 19.9). Her karpelde 10–14 adet küçük sarımsı veya kurşuni kahverenginde tohumlar oluşur. Çiçekleri erdişi olmasına karşın, kerevizde yabancı döllenme meydana gelir. Çünkü erkek organlar, dişi organdan daha önce olgunlaşır ve çiçek tozlarını etrafa yayar. Dişi olgunlaştığında, çevrede bulunan diğer yeni açmış çiçeklerin olgunlaşan erkek organlardan, arı ve böceklerin taşıdığı çiçek tozları ile döllenir ve tohum oluşturur.
Şekil 19.9. Kereviz çiçekleri (BECKER 1962).
Melezleme çalışmalarında, erkek organlar erken olgunlaştığı için, kastre edilmelerine gerek olmadığı söylenirse de, bu pek doğru değildir. Melezleme çalışmalarında tozlama 9–11 saatleri arasında yapılırsa en iyi sonuç alınır. Çiçekler açınca kastre edilmeli ve çiçekler izolasyona alınmalıdır. Kastrasyondan 5–8 gün sonra dişiler döllenme olgunluğuna geldiğinden bu süre beklenip, sonra döllenme yapılmalıdır (BECKER 1962). Kerevizlerde 2n=22 adet kromozom bulunur.
KEREVİZ 3.6. Tohum
Kereviz tohumları oldukça ufak ve kendine özgü kokusu vardır. Tohumlar 1–1,5 mm uzunlukta, 0,5–0,75 mm genişlikte ve 0,5–0,75 mm kalınlıktadır (Şekil 19.10). Tohumların içinde yağ bulunur. Tohumların bin dane ağırlığı 0,35–0,50 gr arasındadır. Bir gram tohumlukta, 2100–3000 adet arasında tohum vardır. Bir litre tohumluk 450–530 gr olup, bir kilogram tohumluk 2,0–2,2 litredir. Tohumların çimlenme gücü % 60–80 arasındadır. En düşük çimlenme gücünün % 75 olması istenir. Temizlik oranı % 85–95 ve tohumluğun kullanma değeri % 65–75’tir. Tohumlar, çimlenme özelliklerini 4–6 yıl saklar. WORK ve CAREW’a göre, uygun şartlarda saklanan tohumluk 15 yıl sonra % 50 çimlenebilmektedir (BAYRAKTAR 1970), Tohumların çimlenmesi 20–30oC optimal sıcaklıkta 14–15 gün sonra biter. Toprakta sürme daha uzun zamanda meydana gelir. Toprakta tohumların çimlenmeye başlaması için minimum 4oC sıcaklık olmalıdır. Kerevizde tohum ekiminden, hasada kadar geçen gün sayısı, erkenci kök kerevizi çeşitlerinde 75–100 gün, geçci kök kerevizlerinde 100–150 hafta ve yaprak kerevizlerinde 50-100 gündür.
Şekil 19.10. Kereviz tohumları (Sol yandaki işaret = 1 mm ) (BİELKA 1969)

