fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Hıyar

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Hıyar

    Bölüm : SPERMATOPHYTA
    Alt Bölüm : ANGİNOSPERMAE
    Sınıf : DİCOTYLEDONEAE
    Takım : CUCURBİTALES
    Familya : CUCURBİTACEAE
    Cins ve Tür : Cucumis Sativus L. : HIYAR
    Cucurbita pepo L. : SAKIZ KABAĞI
    Cucurbita moshata L. : BAL KABAĞI
    Cucurbita maxima L. : KESTANE KABAĞI
    Cucumis melo L. : KAVUN
    Citrullus vulgaris L. : KARPUZ

    24. HIYAR

    Latincesi : Cucumis sativus L.
    Almancası : Gurke
    İngilizcesi : Cucumber
    Fransızcası : Concombre (Concombe)
    İtalyancası : Cetriuolo
    Rusçası : O’gorjez (ogurtzydlinno)

    HIYAR 1. Anavatanı ve Tarihçesi

    Hıyarın anavatanı konusunda inceleme yapan araştırıcılar, bu kültür bitkisinin Çin, Hindistan, İran ve Anadolu’yu içine alan bir bölgeden dünyaya yayıldığı konusunda fikir birliği içindedir. DİLLİNGEN (1956), Cucumis chinensis pang, cucumis sativus L. ve Luffa Cylindrica M. Roem için Çin’in dağlık bölgelerini, Cucumis sativus L. subspantasaticus gabejev (Anadolu hıyarları) ve Cucumis flexuosus L. için Ön Asya’yı anavatan olarak göstermektedir. DEKAN-DOL adlı araştırıcı, hıyarın anavatanından birisinin “Hindistan” olduğunu belirtir. Gerçekten Kuzey Hindistan’da yabani hıyar Cucumis hardwickii royle alef’e halen rastlamak mümkündür. Bu türün, kültüre alınmış diğer türlerden meyvesinin ufaklığı ve acılığı ile ayırt edildiği söylenir (GABEYEN, 1951). Hıyarın, anavatanından ne zaman ve ne şekilde diğer memleketlere yayıldığı henüz tam aydınlanmamıştır. Bununla beraber, aşiret göçlerinin bu yayılmada etken olduğu düşünülebilir. Meyvelerinin sulu olması ve çiğ yenebilmesi nedeni ile, insanların çok eski tarihlerden itibaren dikkatini çekmiştir. Nitekim Macaristan’ın Sziliachom şehrinde yapılan kazılarda, küller arasında tarih öncesi devrine ait olduğu sanılan hıyar tohumları bulunmuştur (DİLLİNGEN, 1956). Diğer taraftan hıyar yetiştiriciliğinin Hindistan’da M.Ö. 3000 sene önceye uzandığı araştırıcılar tarafından tahmin edilmektedir. En eski belgeler Mısır’da ortaya çıkartılmıştır. Theben’de KAHUN’un mezarında bulunan vesikalarda hıyar ve diğer Cucurbitaceae familyası bitkilerinin M.Ö. 2000-1788 de yetiştirildiği anlaşılmaktadır (DİLLİNGEN, 1956).
    M.Ö. 600 senelerinde Hıyar, Anadolu’dan Yunanistan’a geçmiştir. Romalılar hıyarın yayılmasında etken rol oynamıştır. Gerek işgalleri altındaki kolonilere ve gerekse diğer ticaret yaptıkları ülkelere taşımışlardır. Avrupa ülkelerine hıyarın girmesi 9. yüzyılda olmuştur. Önce Fransa, sonra Almanya’da hıyar yetiştiriciliği başlamıştır. İngiltere’ye 14. yüzyılda girmiş, Amerika’ya kıtanın keşfinden sonra Avrupalılar tarafından sokulmuştur. Florida yerlileri hıyarı 1539’da tanımışlardır (SHOMAKER 1949, THOMSON ve KELLY 1957). Anadolu, hıyarın anavatanından birisi olduğundan, çok eski devirlerden beri tanındığını, yetiştiriciliğinin yapıldığını söylemek yanlış olmaz. DİLLİNGEN’e (1956) göre, cucumis sativus L. subsantasiaticus gabajes’sin anavatanı Anadolu’dur. Anadolu’da çalışmalar yapan ZHUKOVSKY tarafından 112 örnek toplanmıştır. Bunlar gracilis (antasiaticus) formuna dahildir. Batı ülkelerinde “Cocombre vert long Turquige” şeklinde isimlendirilen ve “Türk Hıyarı” olarak bilinen bir cins var ise de botanik literatürde bunun hakkında bir kayıta rastlanmamıştır. Bununla beraber Alefeld adlı araştırıcı, bunun Cucumis sativus turcicus var pollidus olduğunu yazmıştır (ANANİMUS, 1866). Bu hıyar üzerinde verilen botanik bilgilerde, meyvelerin dikensiz olduğu söylenmektedir. Oysa meyvelerin dikenli olması, en karakteristik özelliğidir. Osmanlılar devrinde, özellikle Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinden sonra kurulan birçok nadide bahçeler arasında, özellikle Beykoz’daki Tokat bahçesinde meyve ve çiçek yetiştiriciliği yanı sıra sebzelerde geniş bir şekilde yer almıştır. O devirde Arnavut, Bulgar ve Makedonya asıllı bahçıvanlar, İstanbul’un Çengelköy, Maltepe, Kartal, Pendik, Kemerburgaz ve Langa bostanlarında 1960’lı yıllara kadar, çok meşhur Çengelköy, Langa ve Maltepe hıyarlarını yetiştirmişler, fakat şehrin bundan sonra süratle büyümesi ve bu alanların yerleşime ve fabrikalara ayrılmasıyla bu yetiştirme alanları ve çeşitleri yok olmuştur (GÜNAY, 1964).
Working...
X