HIYAR Yetiştirme Tekniği
Hıyar yetiştiriciliği tarlada açıkta veya örtü altında yapılır. Hıyarın tarlada yetiştirilmesinde, tohumlar tarlaya doğrudan ekilir. Mevsim dışı, başka bir ifadeyle, ilk veya son turfanda yetiştiriciliğinde veya ser sebzeciliğinde, soğuk koşullar yüzünden, tohum ekimi yapılarak, fideler üretilir, daha sonra bu fideler dikimde kullanılır. Hıyar yetiştiriciliği için değişik yetiştirme metotları vardır. Bu metotlar esası askı veya yerde sürünen şekildir. Dışarıda yetiştiricilikte uygulanan yerde sürünme metodu aynen serlerde uygulanabilir. Ancak serde yerde sürünerek yetiştiricilik yapmak ekonomik değildir. Askıya alma şekli serde ve tarlada da kullanılabilir. Hıyar yetiştiriciliğinde kullanılacak tohumluğun 2–3 yıllık eski olmasında yarar vardır. Bu süre sırasında, tohum hastalıklarının bazılarının kendiliğinden ortadan kaybolması mümkündür (virüs gibi). Ayrıca 2–3 yıllık tohumların 1 yıllık tohumlara göre daha fazla ürün verdiği saptanmıştır (DILLINGEN 1956). Kullanacak tohumluğun 4 yıldan daha eski olması verim düşüklüğüne neden olur. Zaten 6. yıldan sonra tohumluk büyük ölçüde canlılığını yitirir ve kullanılma şansı oldukça azalır. Tarla yetiştiriciliğinde tohumlar tarlaya direkt atılır. Tohumlar ekilmeden önce iyi bir toprak hazırlığı yapmak gerekir. Tarla sonbaharda derin sürülmüş ise, ilkbaharda hava sıcaklığı 10oC’nin üzerine çıktığında, 0–15 cm derinliğinde yüzlek bir toprak işleme yapılır. İlkbaharda bir ön kültürden veya bir bitkiden sonra hıyar yetiştirilecekse, önce tarladaki artıklar temizlenir ve sonra 20–25 cm derinliğinde toprak işlenir. Bazen tarlada kalan artıklar temizlenmek yerine, artığın toprakta çabuk parçalanıp parçalanmayacağı dikkate alınarak, ya artıklar parçalanır yada parçalanmadan sürülerek toprağa gömülür, sonra 15-20 gün beklenir ve tarla tekrar sürülerek ve toprak iyice ufalanarak, tohum ekimine hazır hale getirilir.
Hıyar yerde süründüğü zaman, fazlaca kol atıp geniş bir kapladığından, her bir bitki 1–2 m²’lik bir alan ayrılmalıdır. Bu bakımdan sıra arasıda 1–2 m ve sıra üzeride 0,50–1 m mesafe bırakılır. Turşuluk hıyar yetiştiriciliğinde ve özel amaçlı üretimlerde sıra arası mesafeler 1–2 m iken, sıra üzeri mesafeleri 3–5 cm kadar düşürmek mümkündür (GÜNAY, 1972). Böylece bitkiler fazla dallanma meydana getirmez. Her bitki üzerinde eşit, az sayıda, fakat aynı olgunluk döneminde, fazla miktarda meyve bulunur. Bitkilerin bir seferde hasat makineleriyle hasadı yapılır, elde olunan ürün konserve fabrikalarına ve turşu imalatı yapılan işletmelere gönderilir.
Ülkemizde hıyar tohumlarının ekimi ocağa veya sıraya yapılır. Ocak ekiminde ocaklar arasında 50x100 cm mesafe bırakılır. Her ocak 20–25 cm çapında ve 10-20 cm derinliğinde işlenir ve sonra her ocağın üzerine çok iyi yanmış 1–2 avuç ahır gübresi atılır ve ocak tekrar 4–6 cm derinlikte yüzeysel karıştırılır, bir çeşit harçlı bir toprak yapılır. Sonra her ocağa 2–6 adet tohum bırakılır. Ocakta yetiştirilen bitkiler büyüdüğünde yerde sürünerek yayılır. Ancak bazı yetiştiriciler 4 ocağın orta yerine bir kazık dikerek ve her bitkinin kök boğazına bağladığı ipi, ortadaki kazığın üst ucuna bağlayarak, hıyar bitkileri büyüdüğü zaman onları bu ip üstüne sardırarak askıda yetiştiricilik yapar.
Tohum ekiminden sonra toprakta kaymak tabakası oluşması ihtimali varsa, ocağa daha fazla tohum sık aralıkla atılır. Böylece bitkiler toprak yüzüne çıkarken, müşterek direnç meydana getirip, kaymak tabakasını kırabilir. Aksi halde, sert bir kaymak tabakasını tek bir bitkinin delmesi veya kaldırması, sonra toprak yüzüne çıkması oldukça güçtür. Bu tip topraklarda tohumlar birde biraz derine atılacak olursa, çoğu kez çimlenen tohumların kaymak tabakası altında kaldığı ve bitkilerin toprağı delip toprak yüzüne çıkamadığı ve kaymak tabakası altında öldüğü görülür. Akıllı bahçıvanlar, toprağın kaymak tabakası bağlamaması için ya tohum ekiminden sonra toprağın yüzüne bir avuç daha yanmış gübre atarak, toprağın üzerinde kaymak tabakası oluşturmayacak koruyucu bir tabaka meydana getirir yada tohum ekiminden 4–6 gün sonra, tohumlar çimlenip toprak yüzüne çıkmasına yakın bir zamanda, hafif yağmurlama sulama yaparak toprağın kaymak tabakasını yumuşak tutar. Bahçe yetiştiriciliğinde ekim alanı fazla büyük olmadığından, kaymak tabakası olayını çözmek kolaydır. Fakat tarla yetiştiriciliğinde, geniş çapta üretim yapılan yerlerde, özellikle tohum ekiminden sonra yağışın meydana gelmesi kaymak tabakası oluşumunu hızlandırır ve bu kaymak tabakasını kırmak sorun yaratabilir. Hibrit tohum kullanıldığında, tohumluk fiyatı oldukça yüksek olduğundan, bitkilerin bir arda kuvvetlerini birleştirerek kaymak tabakasını kırması için fazla tohum kullanılması maliyeti arttırır. Yetiştirici bu durumda mümkün olduğunca her ocağa 1–2 tohum atmaya çalışır ve attığı bu tohumların kesinlikle toprak yüzüne çıkmasını ister. Bu bakımdan kaymak tabakası tarla yetiştiriciliğinde önemli problemdir.
Yağışı az, kıraç yerlerde, tohumların yeterli nemi bulup çimlenmesini ve toprak yüzüne çıkmasını sağlamak için, ocaklar 5–10 cm derinliğinde açılır ve tohumlar mümkün olduğu kadar nemli toprağa bırakılır. Aşırı yağış alan yerlerde bu işlemin tersi uygulanır. Ocaklar 10–15 cm. yüksekliğinde kümbet haline getirilir. Böylece aşırı ıslanan toprağın sıkışması, havasız kalması önlenir. Eğer toprak fazla sudan sıkışır ve toprak havasız kalırsa, çimlenen tohumlar kısa sürede fazla suyun yarattığı havasızlıktan çürür ve ölür. Ocak açmak ve tohum ekmek oldukça iş gücü harcamak ister. Bu yüzden yavaş yavaş terk edilmekte ve bunun yerine çizgiye ekim yapılmaktadır. Çizgiye ekim, sıra arası 1–2 m mesafede açılan çizgilere, sıra üzerinde 25–50–75–100 cm aralıkların biri maksada göre seçilerek 2–3 adet tohum 4–6 cm derinlikte ekilir. Çoğu kez çizgi açı olarak ya saban yada traktör arkasına takılan markörden yararlanılır. Derinliği 5-10 cm olarak açılan çizgiye, çizgi açıcının arkasında yürüyen bir işçi, her adımda bir 2-3 adet tohumu çizgi çukuruna atar ve ayağının ucu ile tohumun üzerini kapatır. Dış ülkelerde tohum ekimi tekli veya ikili mibzer ile yapılır ve çizgi üzerine her 5-10 cm de bir 1-2 adet tohum 4-6 cm derinliğine atılır. Aynı anda taban çekildiğinde tohum üstü kapatılıp, toprak hafifçe bastırılmış ve tohumun toprakla teması sağlanmış olur. Mibzerle ekimde fazlaca kullanılan diğer bir şekil, sıra üzerinde 5-10 cm ara ile sık, fakat tek tohum atarak yapılmaktadır.
Ekimden 5-10 gün sonra, toprak nemine, sıcaklığına bağlı kalarak tohumlar toprak yüzeyine çıkar. Birkaç gün içinde ilk hakiki yapraklar meydana gelir. Eğer fazla tohum atılmış ise, bu fazla sayıda bitkinin aynı yerde büyümesi mümkün değildir. Bunların seyreltilmesi gerekir. Küçük işletmelerde her bir bitki tek tek kontrol edilir. Kotiledon yaprağı ve ilk hakiki yaprakları normal büyüklükte ve düzgün olanlar arasından bir iki bitki ocakta veya sıra üzerinde bırakılır. Seyreltme sırasında kalan bitkilerin zedelenmemesine özen gösterilir. Tarla tarımında, mibzerle sıraya ekilmiş bitkiler, sıra üzerindeki seyreltilmesi döner çapa makinesiyle yapıldığında, makinenin çapaları, sıra üzerinde belli aralıkta bitki bırakarak, arada kalan bitkileri çapalayacak şekilde ayarlanır. Direkt tohum ekiminde tohumluğun ilaçlanmasında fayda vardır. Bu sayede ileride meydana gelecek birçok mantari ve bakteriyel hastalık önlenebilir. Seyreltmeden sonra, hafif bir ot çapası yapılır, aynı zamanda bitkilerin boğazları doldurulur. Bitkilerin sulanması boğaz doldurma sırasında açılan arktan yapılır. Yağmurlama sulama yapılacaksa ark yapmağa gerek yoktur. Ancak çapalama sırasında hafif bir boğaz doldurması yapmak yine faydalıdır. Sulama sırasında hıyar kök boğazının hiçbir şekilde ıslak kalması istenmez. Çünkü çok çabuk mantari enfeksiyona uğrar ve kök boğazı çürüklüğü meydana getirir. Bitkiler ilk su verilmesinden itibaren hızla büyümeye başlar. Duruma göre sulama ve çapalama devam eder. Sıra arası, bitkiler tarafından örtülmeye başlandığı an çapalamaya son verilir. Hıyarın su isteği fazladır. Özellikle meyve hasadı başladıktan sonra bu istek daha da artar. Başlangıçta 5-10 günde bir sulama yeterli iken meyve hasadı ile 2-3 gün ve hatta her hasattan sonra su vermek gerekebilir. Genelde suyun az ve sık verilmesinde yarar vardır. Bitkiler toprak yüzünde yayılarak kol atar. Genelde verilen mesafelere göre bir bitkide 2-6 ana kol ve bu ana kollar üzerinde 8-10 adet yan dal meydana gelir. Meyveler daha çok yan dallar üzerinde görülür. Bu bakımdan hıyarda yan dal oluşumu teşvik edilmelidir. Tarla tarımında bile ana gövdenin 5-7 boğum olduğu zaman uç tarafının alınmasında fayda vardır (küçük alanlar için). Çünkü uç alma yan dal oluşumunu teşvik eder ve aynı zamanda erkenci verim alınmasını sağlar. Bitkiler belli büyüklüğü aldığında önce erkek çiçekler sonra dişi çiçekler meydana gelir. Dişi çiçekler döllendikten 4-5 gün sonra meyve irileşmeye başlar ve yine 5-10 gün sonra meyveler hasat büyüklüğünü alır. Devamlı çiçeklenme ile hıyarda kök başına 4-20 adet hıyar kesilir.
Bir başka yetiştirme şekli 120-200 cm genişliğinde tahtalar hazırlanır. Tahtanın bir kenarına, bazen her iki kenarı sıra üzeri gibi kullanılıp, 20-40 cm de bir 2-4 tohum atılır. Bitkilerin sulanması tahtanın arklarına su vererek sızdırma şeklinde yapılır. Bitkiler tahta üzerinde yayıldığından, suyla temas etmediğinden, meyveler daha sıhhatli ve temiz olur.
Bazı dış ülkelerde yerde sürünen hıyar yetiştiriciliği yanında, serlerde kullanılan tek veya çift sıra hıyar yetiştirme sistemi tarla yetiştiriciliğinde de kullanılmaktadır. Örtü altı tarımında tüneller içinde tırfanda yetiştiricilik, tarla yetiştiriciliğindeki her sırayı plastik tünel içine alınması şeklidir. İlkbahar başında veya sonbaharda yapılan üretimlere uygulanır. Örtü altı tarımında esas olan serlerde üretimdir. Örtü altı tarımında başarı iyi bir fide yetiştirip, bunun dikilmesiyle elde edilir. Son yıllarda tarla yetiştiriciliğinde de tohum ekimi yerine fide dikimi yapılmaya başlamıştır. Bu bakımdan burada fide yetiştiriciliği de açıklanacaktır. Hıyar fideleri, fide yetiştirme serlerinde veya bizde daha olduğu gibi sıcak yastıklarda yetiştirilir. Dış ülkelerde bu amaçla özel fide yetiştirme serler kullanılır veya bir üretim seri bu amaca ayrılır. Bunun dışında sıcak yastıklar daha az kullanılır. Yetişen fideler buradan alınıp, örtü altına, tünellere, sıcak yastıklara ve üretim serlerine dikilir. Fide üretimi için, tohumlar ekilmeden önce 25-30°C sıcaklıktaki su içinde 24 saat bekletilir ve hafif çimlendirilir. Tohumda, kök ucu tohum kabuğu çatlatıp kendini gösterdiği an, tohumlar 5-7 cm çapında kiremit, toprak, plastik, plastik torba gibi çok değişik saksılara veya kasalar, sıcak yastıklara 7 x 7 cm aralıklarla ekilir. İlk önce çatlayan tohumların daha kuvvetli büyüdükleri ve daha fazla verim verdikleri tespit edilmiştir. Çatlamış tohumların ekiminde, bir tohum atmak amaca yeterlidir. Tohumlarda çatlatma işlemi yapılmamışsa, 2 tohum kullanılması uygundur. Fide yetiştirmede kullanılacak toprak, önceden buharla dezenfekte edilmeli veya kimyasal yolla steril hale getirilmelidir. Fide yetiştirmede kağıt saksılar en kullanışlı olanıdır. Kağıt saksı yerine, plastik, toprak saksılar ve naylon torbalar da kullanılabilir. Saksılara fide toprağı tam doldurulmamalıdır (Fazla fide yetiştiren işletmelerde tam doldurulur). Önce yarıya kadar toprak konur. Tohumlar çimlenip kotiledon yapraklar çıktıktan sonra, uzayan hypokotili örtecek şekilde saksı 1-2 seferde, saksı ağzına 0,5-1 cm. mesafe kalana kadar doldurulur. Fakat bu işlemfide yetiştirmek bakımından iyi olmasına karşın maliyeti artırır. Bu yüzden saksıların tamamı toprakla doldurulur. Çimlenmeden sonra saksılar kontrol edilmeli, kotiledon yaprakları muntazam olmayan saksılar derhal ayrılmalıdır. Bu bitkilerin yetiştirilmesi halinde hasat zamanı uzar ve ürün miktarı düşer. Tohum ekiminden sonra ortam sıcaklığı 25°C sıcaklıkta tutulur. Yapraklar meydana geldiği an sıcaklık 20-22°C’ye indirilir. Toprak ısıtması fide gelişmesini hızlandırır ve sağlıklı fideler elde edilmesini sağlar. Fide yetiştirme devresinde kuvvetli rutubet ve havanın fazla hareket etmesi istenmez. Sıcak hava ile ısıtılan serlerde, sıcak kuru havanın fideler üzerine direkt üflemesi, fide gelişmesine olumsuz etki yapar. Genç fidelerin gelişmesi hiçbir zaman yavaşlatılmamalıdır. Aksi halde ürün miktarında düşme görülür. Çimlenmeden 15-20 gün sonra fideler 7-10 cm çapındaki saksılara değiştirilmeli ve 10-15 gün sonra tohum ekiminde küçük saksı kullanılmış ise, fideler 10-15 cm çaplı saksılara aktarılmalıdır. Fidelerin fidelikte daha uzun süre beklemeleri gerektiğinde, saksıların çapı 15-20 cm’e kadar çıkartılmalıdır. Saksı değiştirmek, daha kaliteli fide elde etmek açısından iyi olmasına rağmen, maliyet arttırması bakımından pahalı ve sakıncalı olabilir. Bu durumda da ilk saksı büyüklüğü 7-10 cm kadar seçilir. Bitkiler büyüdüğünde bitkilerde sıkışma olursa, saksılar birbirinden uzaklaştırılarak bu sorun çözülür. Fidelerin 2-3 yapraklı devresinde kısa günde 8-10 saat ışıklandırma ile 10-15°C’de bir hafta tutulması ürün miktarında % 10-20 fazlalık sağladığı Japonya’da yapılan araştırmalarda saptanmıştır. Almanya’da yapılan denemelerde fide devresinde ek ışığın 25 gün müddetle 16-24 saat kullanılması, fide yetiştirme devresini 10-15 gün kısaltmakta ve verimi yükseltmektedir.
Fusarium hastalığına karşı tam dayanıklı hıyar çeşidi bulunamamıştır. Fusarium yüzünden zarara giren bir çok yetiştirici mevcuttur. Bitki büyümesi sırasında duraklama meydana gelmesi ve büyümenin aksaması, ileride fusarium etkisini daha şiddetlendirmekte, bitkileri kısa zamanda göçertmektedir. Fusarium’a karşı hıyarın bir anaç üzerinde yetiştirilmesi düşünülmüş ve Cucurbita ficifolia (incir yapraklı kabak) üzerine aşılanması mümkün olmuştur. Aşılama serde yetiştirilen ve sadece askıya alınan hıyarlarda olumlu sonuç vermektedir. Yerde sürünen hıyarlarda üst gövde toprakla temas ettiği için nodilerden (boğumlardan) kök teşekkül etmekte, aşılamanın bir anlamı kalmamakta ve bu köklerden hıyara hastalık bulaşmaktadır. Aşılamanın yapılabilmesi için hıyar ve kabak ayrı saksılara dikilir. Her iki bitkide kısa bir müddet az ışığa, kuvvetli sıcaklığa (30°C) maruz bırakılarak hypokotillerinin uzaması temin edilir ve hypokotilin 10 cm uzunluğa ulaşması, aşılama için uygun yükseklik olur. Aşılama kabak gövdesi yukarıdan aşağıya doğru yarıya kadar, hıyar gövdesi aşağıdan yukarı doğru yarıya kadar yanlamasına kesilir. Kesit uzunluğu 1-1,5 cm olmalıdır. Kesit yerleri, İngiliz kalem aşısında olduğu gibidir. Diller birbiri içine sokularak aşılama tamamlanır (?ekil 24.12). Aşılama yeri alüminyum folye ile sarılır veya rafya ile sıkmadan bağlanır. Folye bitkinin dik durmasında yardımcı ve işçilikten tasarruf sağlayıcıdır. Aşılamadan sonra bitkilerin bulunduğu ortamın sıcaklığı en az bir gün yüksek tutulur ve havalandırma azaltılır. Aşılamadan 10-12 gün sonra kaynama meydana gelir. Kaynamadan sonra, hıyarın alt kısmı tamamen kesilir. Anaç olan kabakta üst kısım, üzerine geçen hıyarın gelişmesini kuvvetlendirmek için birkaç gün olduğu gibi bırakılır, sonra kesilerek ortadan kaldırılır. Böylece dipte anaç bitki, üste üretimi yapılan hıyar çeşidinden oluşan aşılanmış bir bitki elde edilir. Aşılamanın ürün miktarı üzerinde olumsuz etkisi yoktur, hatta erkenciliği sağlaması bakımından faydalıdır. Yalnız fide yetiştirme devresi normale göre 8-10 gün uzamakta ve maliyet biraz artmaktadır.
Aşılamada bundan başka iki yöntem daha bulunur. Bunlardan birisi yarma aşıdır. Burada anaç olarak kullanılan kabak bitkisinin gövdesi toprak yüzünden 2-3 cm’den düz kesilir, sonra üst kısım ortadan 1-2 cm derinliğine kesilerek bir yarık açılır. Yetiştirilecek çeşidin 2-3 yapraklı bir sürgünü kesilir. Sürgünün dip kısmının iki yanı şevli kesilerek, bu şevli kesim yeri, anaç içindeki yarığa sokulur. Aşı yeri alüminyum folye ile sarılır. Yara yüzeyi fazla olduğu için az uygulanır. İkinci aşıya, koltuk veya kakma aşı adı verilir. Bu yöntemde 2-4 mm kalınlığında ucu sivri bir şiş ile anaç olacak kabak bitkisinin yaprak koltuğunda bir yuva açılır. Bu yuvaya uyacak kalınlıkta kalem olacak hıyar bitkisinin gövdesi kalem ucu gibi yontularak şekillendirilir ve sonra kabak bitkisinde açılan yuvaya sokulur. Daha basit ve kolay bir aşı şekli olduğundan son yıllarda fazla kullanılan bir aşı yöntemidir.
?ekil 24.12. Hıyarda aşılamanın yapılması
Hıyar yetiştiriciliği tarlada açıkta veya örtü altında yapılır. Hıyarın tarlada yetiştirilmesinde, tohumlar tarlaya doğrudan ekilir. Mevsim dışı, başka bir ifadeyle, ilk veya son turfanda yetiştiriciliğinde veya ser sebzeciliğinde, soğuk koşullar yüzünden, tohum ekimi yapılarak, fideler üretilir, daha sonra bu fideler dikimde kullanılır. Hıyar yetiştiriciliği için değişik yetiştirme metotları vardır. Bu metotlar esası askı veya yerde sürünen şekildir. Dışarıda yetiştiricilikte uygulanan yerde sürünme metodu aynen serlerde uygulanabilir. Ancak serde yerde sürünerek yetiştiricilik yapmak ekonomik değildir. Askıya alma şekli serde ve tarlada da kullanılabilir. Hıyar yetiştiriciliğinde kullanılacak tohumluğun 2–3 yıllık eski olmasında yarar vardır. Bu süre sırasında, tohum hastalıklarının bazılarının kendiliğinden ortadan kaybolması mümkündür (virüs gibi). Ayrıca 2–3 yıllık tohumların 1 yıllık tohumlara göre daha fazla ürün verdiği saptanmıştır (DILLINGEN 1956). Kullanacak tohumluğun 4 yıldan daha eski olması verim düşüklüğüne neden olur. Zaten 6. yıldan sonra tohumluk büyük ölçüde canlılığını yitirir ve kullanılma şansı oldukça azalır. Tarla yetiştiriciliğinde tohumlar tarlaya direkt atılır. Tohumlar ekilmeden önce iyi bir toprak hazırlığı yapmak gerekir. Tarla sonbaharda derin sürülmüş ise, ilkbaharda hava sıcaklığı 10oC’nin üzerine çıktığında, 0–15 cm derinliğinde yüzlek bir toprak işleme yapılır. İlkbaharda bir ön kültürden veya bir bitkiden sonra hıyar yetiştirilecekse, önce tarladaki artıklar temizlenir ve sonra 20–25 cm derinliğinde toprak işlenir. Bazen tarlada kalan artıklar temizlenmek yerine, artığın toprakta çabuk parçalanıp parçalanmayacağı dikkate alınarak, ya artıklar parçalanır yada parçalanmadan sürülerek toprağa gömülür, sonra 15-20 gün beklenir ve tarla tekrar sürülerek ve toprak iyice ufalanarak, tohum ekimine hazır hale getirilir.
Hıyar yerde süründüğü zaman, fazlaca kol atıp geniş bir kapladığından, her bir bitki 1–2 m²’lik bir alan ayrılmalıdır. Bu bakımdan sıra arasıda 1–2 m ve sıra üzeride 0,50–1 m mesafe bırakılır. Turşuluk hıyar yetiştiriciliğinde ve özel amaçlı üretimlerde sıra arası mesafeler 1–2 m iken, sıra üzeri mesafeleri 3–5 cm kadar düşürmek mümkündür (GÜNAY, 1972). Böylece bitkiler fazla dallanma meydana getirmez. Her bitki üzerinde eşit, az sayıda, fakat aynı olgunluk döneminde, fazla miktarda meyve bulunur. Bitkilerin bir seferde hasat makineleriyle hasadı yapılır, elde olunan ürün konserve fabrikalarına ve turşu imalatı yapılan işletmelere gönderilir.
Ülkemizde hıyar tohumlarının ekimi ocağa veya sıraya yapılır. Ocak ekiminde ocaklar arasında 50x100 cm mesafe bırakılır. Her ocak 20–25 cm çapında ve 10-20 cm derinliğinde işlenir ve sonra her ocağın üzerine çok iyi yanmış 1–2 avuç ahır gübresi atılır ve ocak tekrar 4–6 cm derinlikte yüzeysel karıştırılır, bir çeşit harçlı bir toprak yapılır. Sonra her ocağa 2–6 adet tohum bırakılır. Ocakta yetiştirilen bitkiler büyüdüğünde yerde sürünerek yayılır. Ancak bazı yetiştiriciler 4 ocağın orta yerine bir kazık dikerek ve her bitkinin kök boğazına bağladığı ipi, ortadaki kazığın üst ucuna bağlayarak, hıyar bitkileri büyüdüğü zaman onları bu ip üstüne sardırarak askıda yetiştiricilik yapar.
Tohum ekiminden sonra toprakta kaymak tabakası oluşması ihtimali varsa, ocağa daha fazla tohum sık aralıkla atılır. Böylece bitkiler toprak yüzüne çıkarken, müşterek direnç meydana getirip, kaymak tabakasını kırabilir. Aksi halde, sert bir kaymak tabakasını tek bir bitkinin delmesi veya kaldırması, sonra toprak yüzüne çıkması oldukça güçtür. Bu tip topraklarda tohumlar birde biraz derine atılacak olursa, çoğu kez çimlenen tohumların kaymak tabakası altında kaldığı ve bitkilerin toprağı delip toprak yüzüne çıkamadığı ve kaymak tabakası altında öldüğü görülür. Akıllı bahçıvanlar, toprağın kaymak tabakası bağlamaması için ya tohum ekiminden sonra toprağın yüzüne bir avuç daha yanmış gübre atarak, toprağın üzerinde kaymak tabakası oluşturmayacak koruyucu bir tabaka meydana getirir yada tohum ekiminden 4–6 gün sonra, tohumlar çimlenip toprak yüzüne çıkmasına yakın bir zamanda, hafif yağmurlama sulama yaparak toprağın kaymak tabakasını yumuşak tutar. Bahçe yetiştiriciliğinde ekim alanı fazla büyük olmadığından, kaymak tabakası olayını çözmek kolaydır. Fakat tarla yetiştiriciliğinde, geniş çapta üretim yapılan yerlerde, özellikle tohum ekiminden sonra yağışın meydana gelmesi kaymak tabakası oluşumunu hızlandırır ve bu kaymak tabakasını kırmak sorun yaratabilir. Hibrit tohum kullanıldığında, tohumluk fiyatı oldukça yüksek olduğundan, bitkilerin bir arda kuvvetlerini birleştirerek kaymak tabakasını kırması için fazla tohum kullanılması maliyeti arttırır. Yetiştirici bu durumda mümkün olduğunca her ocağa 1–2 tohum atmaya çalışır ve attığı bu tohumların kesinlikle toprak yüzüne çıkmasını ister. Bu bakımdan kaymak tabakası tarla yetiştiriciliğinde önemli problemdir.
Yağışı az, kıraç yerlerde, tohumların yeterli nemi bulup çimlenmesini ve toprak yüzüne çıkmasını sağlamak için, ocaklar 5–10 cm derinliğinde açılır ve tohumlar mümkün olduğu kadar nemli toprağa bırakılır. Aşırı yağış alan yerlerde bu işlemin tersi uygulanır. Ocaklar 10–15 cm. yüksekliğinde kümbet haline getirilir. Böylece aşırı ıslanan toprağın sıkışması, havasız kalması önlenir. Eğer toprak fazla sudan sıkışır ve toprak havasız kalırsa, çimlenen tohumlar kısa sürede fazla suyun yarattığı havasızlıktan çürür ve ölür. Ocak açmak ve tohum ekmek oldukça iş gücü harcamak ister. Bu yüzden yavaş yavaş terk edilmekte ve bunun yerine çizgiye ekim yapılmaktadır. Çizgiye ekim, sıra arası 1–2 m mesafede açılan çizgilere, sıra üzerinde 25–50–75–100 cm aralıkların biri maksada göre seçilerek 2–3 adet tohum 4–6 cm derinlikte ekilir. Çoğu kez çizgi açı olarak ya saban yada traktör arkasına takılan markörden yararlanılır. Derinliği 5-10 cm olarak açılan çizgiye, çizgi açıcının arkasında yürüyen bir işçi, her adımda bir 2-3 adet tohumu çizgi çukuruna atar ve ayağının ucu ile tohumun üzerini kapatır. Dış ülkelerde tohum ekimi tekli veya ikili mibzer ile yapılır ve çizgi üzerine her 5-10 cm de bir 1-2 adet tohum 4-6 cm derinliğine atılır. Aynı anda taban çekildiğinde tohum üstü kapatılıp, toprak hafifçe bastırılmış ve tohumun toprakla teması sağlanmış olur. Mibzerle ekimde fazlaca kullanılan diğer bir şekil, sıra üzerinde 5-10 cm ara ile sık, fakat tek tohum atarak yapılmaktadır.
Ekimden 5-10 gün sonra, toprak nemine, sıcaklığına bağlı kalarak tohumlar toprak yüzeyine çıkar. Birkaç gün içinde ilk hakiki yapraklar meydana gelir. Eğer fazla tohum atılmış ise, bu fazla sayıda bitkinin aynı yerde büyümesi mümkün değildir. Bunların seyreltilmesi gerekir. Küçük işletmelerde her bir bitki tek tek kontrol edilir. Kotiledon yaprağı ve ilk hakiki yaprakları normal büyüklükte ve düzgün olanlar arasından bir iki bitki ocakta veya sıra üzerinde bırakılır. Seyreltme sırasında kalan bitkilerin zedelenmemesine özen gösterilir. Tarla tarımında, mibzerle sıraya ekilmiş bitkiler, sıra üzerindeki seyreltilmesi döner çapa makinesiyle yapıldığında, makinenin çapaları, sıra üzerinde belli aralıkta bitki bırakarak, arada kalan bitkileri çapalayacak şekilde ayarlanır. Direkt tohum ekiminde tohumluğun ilaçlanmasında fayda vardır. Bu sayede ileride meydana gelecek birçok mantari ve bakteriyel hastalık önlenebilir. Seyreltmeden sonra, hafif bir ot çapası yapılır, aynı zamanda bitkilerin boğazları doldurulur. Bitkilerin sulanması boğaz doldurma sırasında açılan arktan yapılır. Yağmurlama sulama yapılacaksa ark yapmağa gerek yoktur. Ancak çapalama sırasında hafif bir boğaz doldurması yapmak yine faydalıdır. Sulama sırasında hıyar kök boğazının hiçbir şekilde ıslak kalması istenmez. Çünkü çok çabuk mantari enfeksiyona uğrar ve kök boğazı çürüklüğü meydana getirir. Bitkiler ilk su verilmesinden itibaren hızla büyümeye başlar. Duruma göre sulama ve çapalama devam eder. Sıra arası, bitkiler tarafından örtülmeye başlandığı an çapalamaya son verilir. Hıyarın su isteği fazladır. Özellikle meyve hasadı başladıktan sonra bu istek daha da artar. Başlangıçta 5-10 günde bir sulama yeterli iken meyve hasadı ile 2-3 gün ve hatta her hasattan sonra su vermek gerekebilir. Genelde suyun az ve sık verilmesinde yarar vardır. Bitkiler toprak yüzünde yayılarak kol atar. Genelde verilen mesafelere göre bir bitkide 2-6 ana kol ve bu ana kollar üzerinde 8-10 adet yan dal meydana gelir. Meyveler daha çok yan dallar üzerinde görülür. Bu bakımdan hıyarda yan dal oluşumu teşvik edilmelidir. Tarla tarımında bile ana gövdenin 5-7 boğum olduğu zaman uç tarafının alınmasında fayda vardır (küçük alanlar için). Çünkü uç alma yan dal oluşumunu teşvik eder ve aynı zamanda erkenci verim alınmasını sağlar. Bitkiler belli büyüklüğü aldığında önce erkek çiçekler sonra dişi çiçekler meydana gelir. Dişi çiçekler döllendikten 4-5 gün sonra meyve irileşmeye başlar ve yine 5-10 gün sonra meyveler hasat büyüklüğünü alır. Devamlı çiçeklenme ile hıyarda kök başına 4-20 adet hıyar kesilir.
Bir başka yetiştirme şekli 120-200 cm genişliğinde tahtalar hazırlanır. Tahtanın bir kenarına, bazen her iki kenarı sıra üzeri gibi kullanılıp, 20-40 cm de bir 2-4 tohum atılır. Bitkilerin sulanması tahtanın arklarına su vererek sızdırma şeklinde yapılır. Bitkiler tahta üzerinde yayıldığından, suyla temas etmediğinden, meyveler daha sıhhatli ve temiz olur.
Bazı dış ülkelerde yerde sürünen hıyar yetiştiriciliği yanında, serlerde kullanılan tek veya çift sıra hıyar yetiştirme sistemi tarla yetiştiriciliğinde de kullanılmaktadır. Örtü altı tarımında tüneller içinde tırfanda yetiştiricilik, tarla yetiştiriciliğindeki her sırayı plastik tünel içine alınması şeklidir. İlkbahar başında veya sonbaharda yapılan üretimlere uygulanır. Örtü altı tarımında esas olan serlerde üretimdir. Örtü altı tarımında başarı iyi bir fide yetiştirip, bunun dikilmesiyle elde edilir. Son yıllarda tarla yetiştiriciliğinde de tohum ekimi yerine fide dikimi yapılmaya başlamıştır. Bu bakımdan burada fide yetiştiriciliği de açıklanacaktır. Hıyar fideleri, fide yetiştirme serlerinde veya bizde daha olduğu gibi sıcak yastıklarda yetiştirilir. Dış ülkelerde bu amaçla özel fide yetiştirme serler kullanılır veya bir üretim seri bu amaca ayrılır. Bunun dışında sıcak yastıklar daha az kullanılır. Yetişen fideler buradan alınıp, örtü altına, tünellere, sıcak yastıklara ve üretim serlerine dikilir. Fide üretimi için, tohumlar ekilmeden önce 25-30°C sıcaklıktaki su içinde 24 saat bekletilir ve hafif çimlendirilir. Tohumda, kök ucu tohum kabuğu çatlatıp kendini gösterdiği an, tohumlar 5-7 cm çapında kiremit, toprak, plastik, plastik torba gibi çok değişik saksılara veya kasalar, sıcak yastıklara 7 x 7 cm aralıklarla ekilir. İlk önce çatlayan tohumların daha kuvvetli büyüdükleri ve daha fazla verim verdikleri tespit edilmiştir. Çatlamış tohumların ekiminde, bir tohum atmak amaca yeterlidir. Tohumlarda çatlatma işlemi yapılmamışsa, 2 tohum kullanılması uygundur. Fide yetiştirmede kullanılacak toprak, önceden buharla dezenfekte edilmeli veya kimyasal yolla steril hale getirilmelidir. Fide yetiştirmede kağıt saksılar en kullanışlı olanıdır. Kağıt saksı yerine, plastik, toprak saksılar ve naylon torbalar da kullanılabilir. Saksılara fide toprağı tam doldurulmamalıdır (Fazla fide yetiştiren işletmelerde tam doldurulur). Önce yarıya kadar toprak konur. Tohumlar çimlenip kotiledon yapraklar çıktıktan sonra, uzayan hypokotili örtecek şekilde saksı 1-2 seferde, saksı ağzına 0,5-1 cm. mesafe kalana kadar doldurulur. Fakat bu işlemfide yetiştirmek bakımından iyi olmasına karşın maliyeti artırır. Bu yüzden saksıların tamamı toprakla doldurulur. Çimlenmeden sonra saksılar kontrol edilmeli, kotiledon yaprakları muntazam olmayan saksılar derhal ayrılmalıdır. Bu bitkilerin yetiştirilmesi halinde hasat zamanı uzar ve ürün miktarı düşer. Tohum ekiminden sonra ortam sıcaklığı 25°C sıcaklıkta tutulur. Yapraklar meydana geldiği an sıcaklık 20-22°C’ye indirilir. Toprak ısıtması fide gelişmesini hızlandırır ve sağlıklı fideler elde edilmesini sağlar. Fide yetiştirme devresinde kuvvetli rutubet ve havanın fazla hareket etmesi istenmez. Sıcak hava ile ısıtılan serlerde, sıcak kuru havanın fideler üzerine direkt üflemesi, fide gelişmesine olumsuz etki yapar. Genç fidelerin gelişmesi hiçbir zaman yavaşlatılmamalıdır. Aksi halde ürün miktarında düşme görülür. Çimlenmeden 15-20 gün sonra fideler 7-10 cm çapındaki saksılara değiştirilmeli ve 10-15 gün sonra tohum ekiminde küçük saksı kullanılmış ise, fideler 10-15 cm çaplı saksılara aktarılmalıdır. Fidelerin fidelikte daha uzun süre beklemeleri gerektiğinde, saksıların çapı 15-20 cm’e kadar çıkartılmalıdır. Saksı değiştirmek, daha kaliteli fide elde etmek açısından iyi olmasına rağmen, maliyet arttırması bakımından pahalı ve sakıncalı olabilir. Bu durumda da ilk saksı büyüklüğü 7-10 cm kadar seçilir. Bitkiler büyüdüğünde bitkilerde sıkışma olursa, saksılar birbirinden uzaklaştırılarak bu sorun çözülür. Fidelerin 2-3 yapraklı devresinde kısa günde 8-10 saat ışıklandırma ile 10-15°C’de bir hafta tutulması ürün miktarında % 10-20 fazlalık sağladığı Japonya’da yapılan araştırmalarda saptanmıştır. Almanya’da yapılan denemelerde fide devresinde ek ışığın 25 gün müddetle 16-24 saat kullanılması, fide yetiştirme devresini 10-15 gün kısaltmakta ve verimi yükseltmektedir.
Fusarium hastalığına karşı tam dayanıklı hıyar çeşidi bulunamamıştır. Fusarium yüzünden zarara giren bir çok yetiştirici mevcuttur. Bitki büyümesi sırasında duraklama meydana gelmesi ve büyümenin aksaması, ileride fusarium etkisini daha şiddetlendirmekte, bitkileri kısa zamanda göçertmektedir. Fusarium’a karşı hıyarın bir anaç üzerinde yetiştirilmesi düşünülmüş ve Cucurbita ficifolia (incir yapraklı kabak) üzerine aşılanması mümkün olmuştur. Aşılama serde yetiştirilen ve sadece askıya alınan hıyarlarda olumlu sonuç vermektedir. Yerde sürünen hıyarlarda üst gövde toprakla temas ettiği için nodilerden (boğumlardan) kök teşekkül etmekte, aşılamanın bir anlamı kalmamakta ve bu köklerden hıyara hastalık bulaşmaktadır. Aşılamanın yapılabilmesi için hıyar ve kabak ayrı saksılara dikilir. Her iki bitkide kısa bir müddet az ışığa, kuvvetli sıcaklığa (30°C) maruz bırakılarak hypokotillerinin uzaması temin edilir ve hypokotilin 10 cm uzunluğa ulaşması, aşılama için uygun yükseklik olur. Aşılama kabak gövdesi yukarıdan aşağıya doğru yarıya kadar, hıyar gövdesi aşağıdan yukarı doğru yarıya kadar yanlamasına kesilir. Kesit uzunluğu 1-1,5 cm olmalıdır. Kesit yerleri, İngiliz kalem aşısında olduğu gibidir. Diller birbiri içine sokularak aşılama tamamlanır (?ekil 24.12). Aşılama yeri alüminyum folye ile sarılır veya rafya ile sıkmadan bağlanır. Folye bitkinin dik durmasında yardımcı ve işçilikten tasarruf sağlayıcıdır. Aşılamadan sonra bitkilerin bulunduğu ortamın sıcaklığı en az bir gün yüksek tutulur ve havalandırma azaltılır. Aşılamadan 10-12 gün sonra kaynama meydana gelir. Kaynamadan sonra, hıyarın alt kısmı tamamen kesilir. Anaç olan kabakta üst kısım, üzerine geçen hıyarın gelişmesini kuvvetlendirmek için birkaç gün olduğu gibi bırakılır, sonra kesilerek ortadan kaldırılır. Böylece dipte anaç bitki, üste üretimi yapılan hıyar çeşidinden oluşan aşılanmış bir bitki elde edilir. Aşılamanın ürün miktarı üzerinde olumsuz etkisi yoktur, hatta erkenciliği sağlaması bakımından faydalıdır. Yalnız fide yetiştirme devresi normale göre 8-10 gün uzamakta ve maliyet biraz artmaktadır.
Aşılamada bundan başka iki yöntem daha bulunur. Bunlardan birisi yarma aşıdır. Burada anaç olarak kullanılan kabak bitkisinin gövdesi toprak yüzünden 2-3 cm’den düz kesilir, sonra üst kısım ortadan 1-2 cm derinliğine kesilerek bir yarık açılır. Yetiştirilecek çeşidin 2-3 yapraklı bir sürgünü kesilir. Sürgünün dip kısmının iki yanı şevli kesilerek, bu şevli kesim yeri, anaç içindeki yarığa sokulur. Aşı yeri alüminyum folye ile sarılır. Yara yüzeyi fazla olduğu için az uygulanır. İkinci aşıya, koltuk veya kakma aşı adı verilir. Bu yöntemde 2-4 mm kalınlığında ucu sivri bir şiş ile anaç olacak kabak bitkisinin yaprak koltuğunda bir yuva açılır. Bu yuvaya uyacak kalınlıkta kalem olacak hıyar bitkisinin gövdesi kalem ucu gibi yontularak şekillendirilir ve sonra kabak bitkisinde açılan yuvaya sokulur. Daha basit ve kolay bir aşı şekli olduğundan son yıllarda fazla kullanılan bir aşı yöntemidir.
?ekil 24.12. Hıyarda aşılamanın yapılması


Comment