fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

SALATA VE MARUL Botanik Özellikleri

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • SALATA VE MARUL Botanik Özellikleri

    SALATA VE MARUL 3.Botanik Özellikleri
    SALATA VE MARUL 3.1. Bitki Oluşumu

    Salata ve Marul tek yıllık bitkidir. Hasat olgunluğu 2-4 ay arasında değişir. Kendi haline bırakıldığında, erken ve geççi oluşlarına göre yetiştirildiklerinde ve ılımlı iklimlerde çiçeklenmeleri farklılık gösterir. Erken yetiştirilenler bir yıl içinde çiçek açıp tohum verirken, geç yetiştirilenlerde, sert iklimlerde, bitkiler kışı geçirip ertesi yıl tohum verme özelliği de gösterir. Normal koşullarda tohumun çimlenmesi ile beraber ince bir kazık kök oluşumu meydana gelir. Daha sonra kazık kök kalınlaşmaya ve etrafında saçak kökler teşekkül etmeye başlar. Yapraklar önce açık durumdadır. Bu durum 5-10 yaprak teşekkül edinceye kadar devam eder. Daha sonra baş yapanlarda yapraklar kapanmaya başlar ve duruma göre gevşek veya sıkı bir baş oluşur. Baş yapmayan yaprak tipi salatalarda çok sayıda yaprağın bir araya gelmesi ile meydana çıkan demet görünümü hasıl olur. Salatalarda kısa günde vejetatif organ teşekkülü süreklilik gösterir. Uzun gün koşullarının ortaya çıkması ile bitkilerde gövdelenme başlar ve çiçek sapı ve çiçeklenme ortaya çıkar. Çiçeklenme daha çok 40 gün süreyle, 17-18 saat gün uzunluğunda sonra ortaya çıkar. Gün uzunluğunu 11-14 saat olduğunda, çiçeklenmeye etki süresi biraz daha uzayarak 60-70 güne çıkar. Yazlık çeşitlerde çiçeklenmeye geçiş 100-110 günde vuku bulur. Çiçeklenmenin sonunda tohumlar olgunlaşır ve rüzgar yardımı ile etrafa dağılır. Tohum oluşturan bitkilerin görevleri sona ermiştir. Kış soğuğu ile hayatlarını yitirir. Yeni tohumlar yeni bitkileri meydana getirmek üzere toprağa karışır ve çimlenme sıcaklığını bekler. Ertesi yıl sürerek hayat çemberinin tamamlanmasını sağlar.

    SALATA VE MARUL 3.2. Kökler

    Salata ve marul, kazık köklü bitkiler grubundandır. Kazık kök bir besin deposu görevini görür. Boyu 5-10 cm’i bulan kazık kökün etrafında, bol miktarda dallanan tali kökler meydana gelir. Bu kökler birinci derecede tali köktür. Yan kök değildir. Daha doğrusu bir kökün dallanması ile meydana gelmez. Hepsi yalın, kendine özgüdür. Yan kök oluşumu ancak yaşlanmış köklerde ortaya çıkar ve dip kısımlarda görülür. Köklerin büyük çoğunluğu 20-30 cm derinliğinde toplanmıştır. Yana doğru yayılmaları da 25-30 cm civarındadır. Köklerin yayıldığı alan, besin maddesince zengin, havalanan üst toprak sathıdır. Böylece salata yüzlek köklü sebzeler grubuna girer. Aslında geri kalan köklerin %10-20’si 50-70 cm derinliğe ve birkaç kök de bazen, 100-150 cm derinliğe inebilir. Salatalar dönüme 400-600 kg kök kalıntısı bırakır. Sık dikim yapıldığından, toprağın üst tabakasının her tarafını kök doldurur. Böylece salata kökleri, toprağı işleyen ve furda yapı kazandıran bir özelliğe sahiptir ve salatalar kendisinden sonra gelen bitkilere iyi bir toprak bırakır.

    SALATA VE MARUL 3.3. Yapraklar

    Salata çeşitlerinde, oldukça büyük yaprak farklılığı vardır. Yapraklar büyüklük bakımından küçük, orta ve büyük olarak kısımlara ayrılır. Yaprağın eni ile boyu arasındaki uzunluk farkı, yaprağın formunu ortaya çıkarır. Nitekim, Şekil 28.1’de görüldüğü gibi en ile boy anı ise yuvarlak, en boya nazaran biraz büyükse geniş yuvarlak ve boya nazaran en fazlaysa, basık yuvarlak şekli meydana gelir.. Bunun dışında boy, enden biraz büyükse orta uzun, boy enden çok büyükse uzun yapraklar oluşur.
    Marul yapraklarının şekli, sap kısmında ince ve yukarı doğru uzun oval bir görünüm kazanır ve böylece büyük uzun yapraklar meydana gelir.
    Salata yapraklarında damarlar, belirli ve dışarıya çıkmış olduğu gibi, belirsiz de olabilir. Özellikle yaprak ayası ve damarların alt ve üst kısımlarında ki tüylülük önemli bir özelliktir. Tüyler ince, belirsiz, az, sık, ince veya kalın, belirli ve sıktır. Diğer bir önemli husus, yaprağın düz veya kıvırcık oluşudur. Kıvırcıklılık, düzden başlayarak, hafif kıvırcık, orta kıvırcık ve kuvvetli kıvırcıklığa kadar gider (Şekil 28.2 ve 28.3). Kıvırcık salata yapraklarında, yaprağın gövde ekseni ile yaptığı açıya göre yaprağın durumu da önemlidir. Yaprak yatık, hafif dik veya dik durabilir.


    Şekil 28.1. Salata yaprak şekilleri

    Yaprak rengi yeşilden başlayarak koyu kırmızıya kadar gider, fakat esas renk yeşildir. Yeşil renk; koyu yeşil, yeşil, açık yeşil, sarı-yeşil, gri yeşil gibi farklılıklar gösterir. Ayrıca bazı antosiyanlı hücrelerinin yoğunluğuna göre farklı tonlarda kırmızı renk teşekkül eder. Antosiyan hücrelere eşit ve yoğun dağıtılmışsa renk kırmızı veya koyu kırmızıdır. Yer yer hücreler antosiyan ihtiva etmiyorsa açık kırmızı, antosiyan ihtiva eden hücreler gruplar halinde toplanmışsa benekli kırmızılık meydana gelir.


    Şekil 28.2. Kıvırcık yapraklı ve yaprak kenarları dişli salata çeşidi


    Şekil 28.3. Yaprakları düz ve kenarları dişsiz salata çeşidi.

    Yaprakların kenarlarındaki dişlerde çeşitlere göre düz, çentikli, dişli, testere dişli gibi farklılıklar gösterir.

    SALATA VE MARUL 3.4. Baş

    Lahanalarda olduğu gibi bazı salata çeşitleri, sürgünün ucuna doğru internodi uzunluğunun kısalması ve yaprakların açılmasının kısıtlanması ile baş bağlarlar. Bazılarında ise baş meydana gelmez, bir rozet veya demet teşkil eder.
    Baş bağlayan çeşitlerde baş gevşek ve sıkı yapıdadır. Başlar, küçük orta, büyük veya çok büyüktür. Baş şekline göre, yassı, yassı yuvarlak, yuvarlak, uzun yuvarlaktır (Şekil 28.4).


    Şekil 28.4. Salatalarda baş şekilleri

    Marullarda baş oluşumu salatalardan farklıdır. Bunlarda başlar genellikle uzun elips şeklindedir. Bunun dışında uzun ters yumurta şeklinde de başlar meydana gelebilir (Şekil 28.5).
    Ayrıca baş, kendisini çeviren dış yaprakların içine gömülü olabilir veya bu yapraklar altta kalarak baş dışarıda, yukarıda kalır. Başın rengi kendisini meydana getiren yaprakların rengine göre değişir. Yalnız burada bir farklılık başın iç kısmına doğru rengin açılmasıdır. Renk açılması çeşitlere göre fazla açık (beyaz), açık yeşil ve çeşidin normal rengi şeklindedir.


    Şekil 28.5. Marul

    BREMER ve arkadaşları (1962), salatalarda baş teşekkülünün nasıl meydana geldiğini, BREMER ve GRARICI isimli araştırıcıların 1929 senesinde yaptıkları araştırmaya göre şu şekilde izah etmektedir. Kısa günde baş teşekkül eden ve uzun günde çiçeklenen Kaiser Treib çeşidi yetiştirildiğinde, bu bitkiler grubu arasında baş teşekkül etmeyen ve rozet yaprak meydana getiren bir bitki selekte edilmiştir. Bu bitkiye “Kurstagrossette I” adı verilmiştir. Bulunan bu tip, özelliğini diğer nesillere aynen iletmiş ve sabit bir karaktere sahip olduğunu göstermiştir. Bu şekilde baş bağlayan veya rozet yaprak teşkil eden iki ayrı çeşit (baş bağlama bakımından gurup) ortaya çıkmıştır. Bu iki grup arasında genetikle ilgili çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar sonunda rozet yaprak teşekkül etmenin dominant bir karakter olduğu tespit edilmiş ve (K) harfi ile, buna karşılık baş teşekkül etmenin resesif karakter olduğu ve (k) harfi ile gösterilmiştir. Yalnız baş teşekkülü üzerine gün uzunluğunun etkisi bulunmaktadır ve (T) uzun günde çiçeklenme geni, (K) genini baskı altına alabilmektedir. Kısa günde rozet teşkil eden bir bitkinin genetik konstrüksiyonu (TTKK)’dır. Bunun melezlemedeki karşıtı resesif (ttkk) olursa, mendel kanunlarına göre F2’deki açılma formül oranı 12: 3: 1’e göre,

    1. TTKK Baş teşekkül etmez uzun günde çiçeklenir
    2. TtKK Baş teşekkül etmez uzun günde çiçeklenir
    3. TTKk Baş teşekkül etmez uzun günde çiçeklenir
    4. TtKk Baş teşekkül etmez uzun günde çiçeklenir
    _________________________________________
    9 Adet

    1. TTkk Baş teşekkül eder uzun günde çiçeklenir
    2. Ttkk Baş teşekkül eder uzun günde çiçeklenir
    _________________________________________
    3 Adet

    1. ttKK Baş teşekkül etmez uzun günde neutral
    2. ttKk Baş teşekkül etmez uzun günde neutral
    _________________________________________
    3 Adet

    1. ttkk Baş teşekkül eder uzun günde neutral
    _________________________________________
    1 Adet

    Yani 12 adet uzun günde çiçeklenen baş veya rozet teşkil eden, 3 adet çiçeklenmeyen rozet teşkil eden ve 1 adette çiçeklenmeyen baş bağlayan fertler elde olunur. Uzun günde baş veya rozet teşekkülünün ortaya çıkışı sadece indivulerin dörtte birinde gelişmekte, çünkü T homo veya heterizigot faktörünü ihtiva eden bitkilerin ¾’ü erken çiçeklenmektedir. Kısa gün kültüründe (T) faktörü etkisini kaybetmektedir. Böylece (K) rozet yaprak teşekkülü ile (k) baş teşekkülü arasındaki oran 3/1 olmaktadır.
    Başın teşekkülü için, genetik konstrüksiyonda, sadece rozet yaprak teşekkülü (K)’nın noksan olması gerekmez, aynı zamanda erken çiçeklenme (T) faktörünün ya hiç olmaması yada kısa gün altında tutulması ve etkisiz hale getirilmesi gereklidir. Uzun günde sadece (ttkk) genetik konstrüksiyonuna sahip bitkiler çiçeklenmeden baş teşkil eder. Kısa günde ise (TTkk) ve (Ttkk) formülüne sahip bitkiler baş bağlar. Gerek yaprak gerekse başın renginin meydana gelişinde irsiyetin büyük etkisi vardır. BREMER (1931) renk üzerine yaptığı çalışmalarda değişik yeşil rengin kalıtımını incelemiştir. Bu amaçla yeşil renkli Kaiser Treib ve sarı-yeşil renkli Rudolfa Liebling çeşitleri ele alınmıştır. Yapılan melezlemede yeşil rengin kalıtımı monofaktöriyal ve yeşil rengin sarı renge dominant olduğu saptanmıştır. BREMER yeşil renk için dominant (G) ve sarı yeşil için resesif (g) harflerini kullanmıştır. THOMPSON (1938) ve LENANDER (1951) de BREMER’in elde ettiği sonucu bulmuştur. Yeşil renk gibi, antosiyanin kalıtımı üzerinde de ERNST-SCHWARSEN BACH (1936), DURST (1938), THOMPSON (1938) gibi araştırıcılar çalışmıştır. Antosiyan ihtiva eden Big Boston, Mayköing ve L. Scariola’nın bir formu ile, antosiyan ihtiva etmeyen Paris White Cos ve Grand Rapids çeşitleri arasında yapılan melezlemede, F1’de dominant faktör olarak fazla antosiyan teşekkülü çıkmış ve antosiyan ihtiva etmeme resesif kalmıştır. F2 deki açılımda 3 antosiyan ve 1 antosiyan ihtiva etmeyen şekli oluşmuştur. Paris White Cos arasındaki melezlemesinde ise durum değişmiş ve F2 açılımında 21 antosiyan ihtiva eden, 34 etmeyen fertler meydana gelmiştir. Ancak burada bifaktoriyal bir açılma vardır (DURST 1938). Ernst-scwarzenbach yaptığı diğer bir çalışmada bifaktoriyal açılımı 9:7 nispeti bulunmuştur. THOMPSON (1938) yaptığı çalışmalarda, antosiyan teşekkülü için bitkide (C) ve (Ta) genlerinin bulunması gerektiğini ortaya koymuştur. Yeşil rengin teşekkülü resesif olup (c) ve (ta) ile gösterilmektedir. (R) geni antosiyanın miktarı, yani kesifliliği ile ilgili bir gendir. (C) ve (Ta) genlerinin kırmızı renginin meydana gelmesine etki yapar. (R) karşısında, resesif olan (r1) alleli, (C) ve (Ta) ile beraber olunca beneklilik meydana gelir. (R) ve (r1) karşısında resesif olan (r) alleli ise (C) ve (Ta) ile beraber açık kırmızı renk teşekkül ettirir. Burada (R), (r) ve (r1) genlerinin müşterek allel serisi olduğu bulunur. Bu allel grubu bitkide antosiyanın teşekkülü, dağılımı ve intensitesi üzerine etki yapar.
    Yukarıdaki araştırmacıların çalışmalarını dikkate alan BREMER ve arkadaşları (1962) için salatalarda renk teşekkülünde mümkün olan kombinasyonlar Cetvel 28.1’de verilmiştir. Bu tabloda görüldüğü gibi, eğer iki ebeveynin de (C) ve (R) için homogizot dominant ise, monofaktoriyal 3:1’lik açılma meydana gelir. Ebeveynleri (Ccrrtata) ve (CCRRTaTa) karakterlerine sahip ve bunlar arasında bir melezleme yapılmışsa, açılma nispeti 27 kırmızı, 9 açık kırmızı ve 29 yeşildir. Bu verasetin komandite tarzı yukarıda DURST ve ERNST-SCWARSENBACH’ın bulduğu 9:7’lik bifaktoriyel açılmanın izahını mümkün kılmaktadır (BREMER ve arkadaşları 1963).

    SALATA VE MARUL 3.5. Çiçek

    Yukarıda da açıkladığımız gibi, salatalarda gövdenin uzaması kısıtlandığından boya kaçma meydana gelmez ve bitki vejetatif devrede uzun müddet kalır. Bitkinin generatif devreye geçebilmesi yani çiçek açıp tohum vermesi, bitkide meydana gelen bu kısıtlamanın ortadan kaldırılmasına bağlıdır. Bu kısıtlama birçok araştırıcının da saptadığı gibi, genetik yapıyla beraber, yetişme anında süren gün uzunluğu (fotoperyodizm) ile yakından ilgilidir. Kışın ve ilkbaharda erkenci yetişen çeşitlerin hemen gövdelendiği ve çiçek tomurcukları teşekkül ettirdiği görülür (BREMER 1929). Normalde 70-90 günde çiçek açan Kaiser Treib ve Lepperman gibi çeşitler, yaz aylarında 17-18 saat gün uzunluğuna maruz kalırsa çiçeklenmeye 40 gün sonra başlamaktadır (BREMER ve arkadaşları 1962). Oysa bu çeşitler kısa günde (11-14 saat) yetiştirilirse çiçeklenme süreleri 60 güne kadar uzatılabilmektedir.


    Cetvel 28.1. Salatalarda renk teşekkül kombinasyonları

  • #2
    Cevap: SALATA VE MARUL Botanik Özellikleri

    Gen kombinasyonları Renk oluşumu
    R1 Kırmızı
    Ta r Benekli kırmızı
    r Açık kırmızı
    C --------------------------- ----------------------------
    R1 Yeşil
    ta r Yeşil
    r Yeşil
    R1 Yeşil
    Ta r Yeşil
    r Yeşil
    c -------------------------- ----------------------------
    R1 Yeşil
    Ta r Yeşil
    r Yeşil

    Comment


    • #3
      Cevap: SALATA VE MARUL Botanik Özellikleri

      Günün uzaması özellikle kışlık ve erkenci çeşitlerde kendini kuvvetle hissettirir. Buna karşın yazlık çeşitlerde gün uzunluğunun etkisi kısmen kalkmakta ve Wheelers Tom Trumb, Maikönig, Deacon ve Asistischer gibi yazlık çeşitlerde, uzun günün etkisi çiçeklenmeyi kısmen hızlandırmaktadır.
      DILLINGEN (1956), BREMER ve Arkadaşları (1962) salataların fotoperiyodizm karşısında gösterdikleri reaksiyonları dikkate alarak onları iki gruba ayırmıştır.
      Uzun gün salataları (Kış ve ilkbahar salataları): Bunların gövdelenmeleri ve çiçeklenmeleri gün uzunluğuna bağlıdır. Uzun gün çiçek açmayı hızlandırır. Kısa gün çiçeklenmeyi geriletir. Uzun gün salatalarının çiçeklenmesinde, sıcaklığın ve kuraklığın da rolü vardır. Bu rol direkt olmayıp, indirekttir. Sıcaklık ve kuraklık vejetatif gelişmeyi durdurur ve dolayısıyla çiçeklenme eğilimini geliştirir.
      Gün uzunluğuna nötr olan salatalar (Yaz salataları): Bunların gövdelenmesi ve çiçeklenmesinde gün uzunluğu etki yapmaz. Yazlık çeşitler kısa günde yetiştirilirse bunlarda gövdelenme meydana gelmez, yalnızca baş teşekkülü gecikir.
      Salatalarda boylanmanın meydana gelmesi ile, generatif devreye geçilmiş olunur. Çiçek sapı 0,5-1 m arasında yükselebilir. Aşağıdan yukarıya doğru sap üzerinde yapraklar vardır. Çiçek sürgünü üzerinde çiçekler demet halinde bulunur. Bu çiçek sürgünü 25 adete kadar çıkan değişik sayıda çiçek ihtiva ederler. Çiçekler sarı, açık sarı ve şayet antosiyan ihtiva ediyorsa kırmızı, sarı, kırmızı benekli, kırmızı-sarı renktedir. Çiçeklerin ihtiva ettiği taç yaprak sayısı çeşitlere göre değişik olup üç kısma ayrılmaktadır. Seyrek taç yapraklılar, sık yapraklılar ve çok sık taç yapraklılar. Taç yaprak sayısı 17’ye kadar çıkabilir. Çiçekler erdişidir ve genellikle kendi kendine döller. Çiçekler sabahları güneşli günlerde, saat 6-7 sırasında açılır. Bulutlu günlerde çiçeklerin açılması geç olur. Yağmurlu günlerde ise çiçekler açılmaz. Çiçekler genellikle öğleden birkaç saat önceye ve bazen öğleye kadar açık kalır. Öğleden sonra genellikle kapanır ve bir daha açılmaz. Çiçek açma, tohum bağlama devre şartları ile yakından ilgilidir. Yağışlı ve soğuk ilkbahar ve yaz aylarında çiçekler hiçbir zaman tam olgunlaşamaz ve tohum iyi teşekkül etmez. Bir bitkide, bir sürü çiçek meydana geldiği halde bu çiçeklerin açılmaması ve tohum vermemesi de olasıdır. Dolayısıyla çiçeklenmenin meydana geldiği zaman hüküm süren ilkim şartları, çiçeklenme bakımdan önemlidir. Çiçeklenme zamanı, çiçeklerin teşekkülü ve yine renkleri, salata çeşitlerine göre farklılık gösterir. Erkek organlar birbirleri ile birleşerek bir boru meydana getirir. Bu boru içerisinde dişi organ büyüyerek, boyuncuk ve tepecik dışarı çıkar. Dişiciğin bu boru içerisinde büyümesi, erkek organ keselerindeki polen tozlarının teşekkülü ile aynı zamana rastlar. Bu bakımdan dişi tepeciğinin üzerine polen tozlarının düşme olanağı artar ve kendini dölleme yüzdesi de çoğalmış olur. Çiçeklerin kendini dölleme oranı yüksek olmasına karşın salatalarda yabancı döllemede mevcuttur. Yabancı dölleme böceklerle meydana gelir. Yapılan çalışmalarda normal tarla şartlarında antosiyanlı ve yeşil renkli salatalar yan yana ekilir ve bunlardan alınan tohumdan yeni fertler elde edilirse, bu fertler % 25 antosiyan ihtiva eden yeşil renkli salataları oluşur (THOMPSON 1929). Birçok hallerde yabancı tozlama oranı % 10-30’a kadar çıkabilir. Nitekim memleketimizde pazarda satılan tohumlar yetiştirildiğinde, baş bağlayan bir çeşit içerisinde, baş bağlayan rozet teşkil eden fertlere rastlanması, tohum alınırken izelasyona gereken önem verilmediğinden, kültür çeşidinin çevredeki yabani hindiba ile melezlenmesinden ileri gelmiş olabilir ve bu yabancı döllemeye güzel bir örnek teşkil eder. Bir çeşidin saflığı korunmak istenirse, çiçekler parşömen kağıdından yapılmış torbalar içinde izole edilip tohum alınmalıdır. Bu şekilde tohum almada, kendi kendine döllenme meydana geldiğinden, çeşit saflığının bozulmaz. Salatalarda kendi kendine döllemeden ileri gelecek bozulma, depresyon (Inzucht) olayına pek rastlanmaz. Çiçeklenmeden 2-5 hafta sonra, ilkim şartlarına ve çeşit özelliğine bağlı olarak tohumlar olgunlaşır.

      Comment


      • #4
        Cevap: SALATA VE MARUL Botanik Özellikleri

        SALATA VE MARUL Tohum

        Tohumlar yassı ve uzunlamasında oluklu, uç tarafta bir çıkıntı vardır (Şekil 28.7). Çıkıntı bir kuşun gagasına benzer. Beyaz kıllardan teşekkül etmiştir. Tohumun dağılmasını sağlar. Tohumun, sarı, kül rengi siyah, kahverengi, sarı-kahve rengidir (THOMPSON 1943). Bu renk farlılığı çeşit teşhisinde kullanılacak bir husustur.



        Şekil 28.7. Salata tohumları ve tohumun çimlenmesi

        Tohum renginin kalıtımı, basit Mendel kanunlarında göre diğer nesillere geçmektedir. DURST bu durumu kontrol etmiş ve tohumları siyah olan L. Scariola ile, tohumları beyaz olan diğer bir çeşidi melezlenmiştir. Siyah rengin dominant olduğu bulunmuş ve siyah renge (W), beyaz renk içinde (w) harfleri kullanılmıştır (BREMER ve Arkadaşları, 1962). Daha sonraki çalışmalarda THOMPSON (1938) siyah, sarı ve beyaz renkli tohumlara sahip çeşitleri melezleyerek diğer bazı tohum renklerini determine eden genleri bulmuştur. Bu buluna karakter (Y) harfi ile gösterilmiştir. Her iki genide (YY), resesif olan (yy) beyaz tohumlu bir çeşitle melezlendiğinde, F2’deki açılım 9 siyah, 3 sarı ve 4 beyaz şeklinde olmuştur. Burada siyah tohumlu çeşidin gen konstrüksiyonu (WWYY) dir. Sarı renkli tohumların gen konstrüksiyonu (wwYY) dir.
        Tohum 3-4 mm uzunlukta, 0,8-1,0 mm genişlikte, 0,3-0,5 mm kalınlıktadır. Çimlenme gücüne ve bu gücü saklama süresine, tohumun olgunlaşması sırasındaki sıcaklık derecesi etki yapar. Ayrıca saklama koşullarının önemi de küçümsenemez. Bu yüzden tohumluğun çimlenme oranı % 50-95 arasında değişmektedir. Bu büyük farklılık, ayrıca çeşitlere göre değişiklikten de ileri gelmektedir. Çimlenmede sıcaklık 15-18°C’dir. Sıcaklık yükselecek olursa salata tohumlarının çimlenmediği görülür. Yani yüksek sıcaklık çimlenmeyi kısıtlayan bir faktördür. Bu faktörün ortadan kaldırılması yaz aylarındaki yetiştiricilik için önemlidir. Çimlendirme denemesi normal olarak 14-16 gün devam eder. Çimlenmede sıcaklık yanında ışığında etkisi büyüktür. Işık miktarı azaldıkça çimlenme oranında azalma meydana gelir. Tohumun 1000 dane ağırlığı 0,8-1,2 gr, 1 litre tohumluk 440-480 gr veya 1 kg tohum 2,1-3,1 litre arasında oynar. Bir dönümden 40-70 kg arasında tohumluk alınabilir (DILLINGEN, 1956).

        Comment

        Working...
        X