SALATA VE MARUL 3.Botanik Özellikleri
SALATA VE MARUL 3.1. Bitki Oluşumu
Salata ve Marul tek yıllık bitkidir. Hasat olgunluğu 2-4 ay arasında değişir. Kendi haline bırakıldığında, erken ve geççi oluşlarına göre yetiştirildiklerinde ve ılımlı iklimlerde çiçeklenmeleri farklılık gösterir. Erken yetiştirilenler bir yıl içinde çiçek açıp tohum verirken, geç yetiştirilenlerde, sert iklimlerde, bitkiler kışı geçirip ertesi yıl tohum verme özelliği de gösterir. Normal koşullarda tohumun çimlenmesi ile beraber ince bir kazık kök oluşumu meydana gelir. Daha sonra kazık kök kalınlaşmaya ve etrafında saçak kökler teşekkül etmeye başlar. Yapraklar önce açık durumdadır. Bu durum 5-10 yaprak teşekkül edinceye kadar devam eder. Daha sonra baş yapanlarda yapraklar kapanmaya başlar ve duruma göre gevşek veya sıkı bir baş oluşur. Baş yapmayan yaprak tipi salatalarda çok sayıda yaprağın bir araya gelmesi ile meydana çıkan demet görünümü hasıl olur. Salatalarda kısa günde vejetatif organ teşekkülü süreklilik gösterir. Uzun gün koşullarının ortaya çıkması ile bitkilerde gövdelenme başlar ve çiçek sapı ve çiçeklenme ortaya çıkar. Çiçeklenme daha çok 40 gün süreyle, 17-18 saat gün uzunluğunda sonra ortaya çıkar. Gün uzunluğunu 11-14 saat olduğunda, çiçeklenmeye etki süresi biraz daha uzayarak 60-70 güne çıkar. Yazlık çeşitlerde çiçeklenmeye geçiş 100-110 günde vuku bulur. Çiçeklenmenin sonunda tohumlar olgunlaşır ve rüzgar yardımı ile etrafa dağılır. Tohum oluşturan bitkilerin görevleri sona ermiştir. Kış soğuğu ile hayatlarını yitirir. Yeni tohumlar yeni bitkileri meydana getirmek üzere toprağa karışır ve çimlenme sıcaklığını bekler. Ertesi yıl sürerek hayat çemberinin tamamlanmasını sağlar.
SALATA VE MARUL 3.2. Kökler
Salata ve marul, kazık köklü bitkiler grubundandır. Kazık kök bir besin deposu görevini görür. Boyu 5-10 cm’i bulan kazık kökün etrafında, bol miktarda dallanan tali kökler meydana gelir. Bu kökler birinci derecede tali köktür. Yan kök değildir. Daha doğrusu bir kökün dallanması ile meydana gelmez. Hepsi yalın, kendine özgüdür. Yan kök oluşumu ancak yaşlanmış köklerde ortaya çıkar ve dip kısımlarda görülür. Köklerin büyük çoğunluğu 20-30 cm derinliğinde toplanmıştır. Yana doğru yayılmaları da 25-30 cm civarındadır. Köklerin yayıldığı alan, besin maddesince zengin, havalanan üst toprak sathıdır. Böylece salata yüzlek köklü sebzeler grubuna girer. Aslında geri kalan köklerin %10-20’si 50-70 cm derinliğe ve birkaç kök de bazen, 100-150 cm derinliğe inebilir. Salatalar dönüme 400-600 kg kök kalıntısı bırakır. Sık dikim yapıldığından, toprağın üst tabakasının her tarafını kök doldurur. Böylece salata kökleri, toprağı işleyen ve furda yapı kazandıran bir özelliğe sahiptir ve salatalar kendisinden sonra gelen bitkilere iyi bir toprak bırakır.
SALATA VE MARUL 3.3. Yapraklar
Salata çeşitlerinde, oldukça büyük yaprak farklılığı vardır. Yapraklar büyüklük bakımından küçük, orta ve büyük olarak kısımlara ayrılır. Yaprağın eni ile boyu arasındaki uzunluk farkı, yaprağın formunu ortaya çıkarır. Nitekim, Şekil 28.1’de görüldüğü gibi en ile boy anı ise yuvarlak, en boya nazaran biraz büyükse geniş yuvarlak ve boya nazaran en fazlaysa, basık yuvarlak şekli meydana gelir.. Bunun dışında boy, enden biraz büyükse orta uzun, boy enden çok büyükse uzun yapraklar oluşur.
Marul yapraklarının şekli, sap kısmında ince ve yukarı doğru uzun oval bir görünüm kazanır ve böylece büyük uzun yapraklar meydana gelir.
Salata yapraklarında damarlar, belirli ve dışarıya çıkmış olduğu gibi, belirsiz de olabilir. Özellikle yaprak ayası ve damarların alt ve üst kısımlarında ki tüylülük önemli bir özelliktir. Tüyler ince, belirsiz, az, sık, ince veya kalın, belirli ve sıktır. Diğer bir önemli husus, yaprağın düz veya kıvırcık oluşudur. Kıvırcıklılık, düzden başlayarak, hafif kıvırcık, orta kıvırcık ve kuvvetli kıvırcıklığa kadar gider (Şekil 28.2 ve 28.3). Kıvırcık salata yapraklarında, yaprağın gövde ekseni ile yaptığı açıya göre yaprağın durumu da önemlidir. Yaprak yatık, hafif dik veya dik durabilir.
Şekil 28.1. Salata yaprak şekilleri
Yaprak rengi yeşilden başlayarak koyu kırmızıya kadar gider, fakat esas renk yeşildir. Yeşil renk; koyu yeşil, yeşil, açık yeşil, sarı-yeşil, gri yeşil gibi farklılıklar gösterir. Ayrıca bazı antosiyanlı hücrelerinin yoğunluğuna göre farklı tonlarda kırmızı renk teşekkül eder. Antosiyan hücrelere eşit ve yoğun dağıtılmışsa renk kırmızı veya koyu kırmızıdır. Yer yer hücreler antosiyan ihtiva etmiyorsa açık kırmızı, antosiyan ihtiva eden hücreler gruplar halinde toplanmışsa benekli kırmızılık meydana gelir.
Şekil 28.2. Kıvırcık yapraklı ve yaprak kenarları dişli salata çeşidi
Şekil 28.3. Yaprakları düz ve kenarları dişsiz salata çeşidi.
Yaprakların kenarlarındaki dişlerde çeşitlere göre düz, çentikli, dişli, testere dişli gibi farklılıklar gösterir.
SALATA VE MARUL 3.4. Baş
Lahanalarda olduğu gibi bazı salata çeşitleri, sürgünün ucuna doğru internodi uzunluğunun kısalması ve yaprakların açılmasının kısıtlanması ile baş bağlarlar. Bazılarında ise baş meydana gelmez, bir rozet veya demet teşkil eder.
Baş bağlayan çeşitlerde baş gevşek ve sıkı yapıdadır. Başlar, küçük orta, büyük veya çok büyüktür. Baş şekline göre, yassı, yassı yuvarlak, yuvarlak, uzun yuvarlaktır (Şekil 28.4).
Şekil 28.4. Salatalarda baş şekilleri
Marullarda baş oluşumu salatalardan farklıdır. Bunlarda başlar genellikle uzun elips şeklindedir. Bunun dışında uzun ters yumurta şeklinde de başlar meydana gelebilir (Şekil 28.5).
Ayrıca baş, kendisini çeviren dış yaprakların içine gömülü olabilir veya bu yapraklar altta kalarak baş dışarıda, yukarıda kalır. Başın rengi kendisini meydana getiren yaprakların rengine göre değişir. Yalnız burada bir farklılık başın iç kısmına doğru rengin açılmasıdır. Renk açılması çeşitlere göre fazla açık (beyaz), açık yeşil ve çeşidin normal rengi şeklindedir.
Şekil 28.5. Marul
BREMER ve arkadaşları (1962), salatalarda baş teşekkülünün nasıl meydana geldiğini, BREMER ve GRARICI isimli araştırıcıların 1929 senesinde yaptıkları araştırmaya göre şu şekilde izah etmektedir. Kısa günde baş teşekkül eden ve uzun günde çiçeklenen Kaiser Treib çeşidi yetiştirildiğinde, bu bitkiler grubu arasında baş teşekkül etmeyen ve rozet yaprak meydana getiren bir bitki selekte edilmiştir. Bu bitkiye “Kurstagrossette I” adı verilmiştir. Bulunan bu tip, özelliğini diğer nesillere aynen iletmiş ve sabit bir karaktere sahip olduğunu göstermiştir. Bu şekilde baş bağlayan veya rozet yaprak teşkil eden iki ayrı çeşit (baş bağlama bakımından gurup) ortaya çıkmıştır. Bu iki grup arasında genetikle ilgili çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar sonunda rozet yaprak teşekkül etmenin dominant bir karakter olduğu tespit edilmiş ve (K) harfi ile, buna karşılık baş teşekkül etmenin resesif karakter olduğu ve (k) harfi ile gösterilmiştir. Yalnız baş teşekkülü üzerine gün uzunluğunun etkisi bulunmaktadır ve (T) uzun günde çiçeklenme geni, (K) genini baskı altına alabilmektedir. Kısa günde rozet teşkil eden bir bitkinin genetik konstrüksiyonu (TTKK)’dır. Bunun melezlemedeki karşıtı resesif (ttkk) olursa, mendel kanunlarına göre F2’deki açılma formül oranı 12: 3: 1’e göre,
1. TTKK Baş teşekkül etmez uzun günde çiçeklenir
2. TtKK Baş teşekkül etmez uzun günde çiçeklenir
3. TTKk Baş teşekkül etmez uzun günde çiçeklenir
4. TtKk Baş teşekkül etmez uzun günde çiçeklenir
_________________________________________
9 Adet
1. TTkk Baş teşekkül eder uzun günde çiçeklenir
2. Ttkk Baş teşekkül eder uzun günde çiçeklenir
_________________________________________
3 Adet
1. ttKK Baş teşekkül etmez uzun günde neutral
2. ttKk Baş teşekkül etmez uzun günde neutral
_________________________________________
3 Adet
1. ttkk Baş teşekkül eder uzun günde neutral
_________________________________________
1 Adet
Yani 12 adet uzun günde çiçeklenen baş veya rozet teşkil eden, 3 adet çiçeklenmeyen rozet teşkil eden ve 1 adette çiçeklenmeyen baş bağlayan fertler elde olunur. Uzun günde baş veya rozet teşekkülünün ortaya çıkışı sadece indivulerin dörtte birinde gelişmekte, çünkü T homo veya heterizigot faktörünü ihtiva eden bitkilerin ¾’ü erken çiçeklenmektedir. Kısa gün kültüründe (T) faktörü etkisini kaybetmektedir. Böylece (K) rozet yaprak teşekkülü ile (k) baş teşekkülü arasındaki oran 3/1 olmaktadır.
Başın teşekkülü için, genetik konstrüksiyonda, sadece rozet yaprak teşekkülü (K)’nın noksan olması gerekmez, aynı zamanda erken çiçeklenme (T) faktörünün ya hiç olmaması yada kısa gün altında tutulması ve etkisiz hale getirilmesi gereklidir. Uzun günde sadece (ttkk) genetik konstrüksiyonuna sahip bitkiler çiçeklenmeden baş teşkil eder. Kısa günde ise (TTkk) ve (Ttkk) formülüne sahip bitkiler baş bağlar. Gerek yaprak gerekse başın renginin meydana gelişinde irsiyetin büyük etkisi vardır. BREMER (1931) renk üzerine yaptığı çalışmalarda değişik yeşil rengin kalıtımını incelemiştir. Bu amaçla yeşil renkli Kaiser Treib ve sarı-yeşil renkli Rudolfa Liebling çeşitleri ele alınmıştır. Yapılan melezlemede yeşil rengin kalıtımı monofaktöriyal ve yeşil rengin sarı renge dominant olduğu saptanmıştır. BREMER yeşil renk için dominant (G) ve sarı yeşil için resesif (g) harflerini kullanmıştır. THOMPSON (1938) ve LENANDER (1951) de BREMER’in elde ettiği sonucu bulmuştur. Yeşil renk gibi, antosiyanin kalıtımı üzerinde de ERNST-SCHWARSEN BACH (1936), DURST (1938), THOMPSON (1938) gibi araştırıcılar çalışmıştır. Antosiyan ihtiva eden Big Boston, Mayköing ve L. Scariola’nın bir formu ile, antosiyan ihtiva etmeyen Paris White Cos ve Grand Rapids çeşitleri arasında yapılan melezlemede, F1’de dominant faktör olarak fazla antosiyan teşekkülü çıkmış ve antosiyan ihtiva etmeme resesif kalmıştır. F2 deki açılımda 3 antosiyan ve 1 antosiyan ihtiva etmeyen şekli oluşmuştur. Paris White Cos arasındaki melezlemesinde ise durum değişmiş ve F2 açılımında 21 antosiyan ihtiva eden, 34 etmeyen fertler meydana gelmiştir. Ancak burada bifaktoriyal bir açılma vardır (DURST 1938). Ernst-scwarzenbach yaptığı diğer bir çalışmada bifaktoriyal açılımı 9:7 nispeti bulunmuştur. THOMPSON (1938) yaptığı çalışmalarda, antosiyan teşekkülü için bitkide (C) ve (Ta) genlerinin bulunması gerektiğini ortaya koymuştur. Yeşil rengin teşekkülü resesif olup (c) ve (ta) ile gösterilmektedir. (R) geni antosiyanın miktarı, yani kesifliliği ile ilgili bir gendir. (C) ve (Ta) genlerinin kırmızı renginin meydana gelmesine etki yapar. (R) karşısında, resesif olan (r1) alleli, (C) ve (Ta) ile beraber olunca beneklilik meydana gelir. (R) ve (r1) karşısında resesif olan (r) alleli ise (C) ve (Ta) ile beraber açık kırmızı renk teşekkül ettirir. Burada (R), (r) ve (r1) genlerinin müşterek allel serisi olduğu bulunur. Bu allel grubu bitkide antosiyanın teşekkülü, dağılımı ve intensitesi üzerine etki yapar.
Yukarıdaki araştırmacıların çalışmalarını dikkate alan BREMER ve arkadaşları (1962) için salatalarda renk teşekkülünde mümkün olan kombinasyonlar Cetvel 28.1’de verilmiştir. Bu tabloda görüldüğü gibi, eğer iki ebeveynin de (C) ve (R) için homogizot dominant ise, monofaktoriyal 3:1’lik açılma meydana gelir. Ebeveynleri (Ccrrtata) ve (CCRRTaTa) karakterlerine sahip ve bunlar arasında bir melezleme yapılmışsa, açılma nispeti 27 kırmızı, 9 açık kırmızı ve 29 yeşildir. Bu verasetin komandite tarzı yukarıda DURST ve ERNST-SCWARSENBACH’ın bulduğu 9:7’lik bifaktoriyel açılmanın izahını mümkün kılmaktadır (BREMER ve arkadaşları 1963).
SALATA VE MARUL 3.5. Çiçek
Yukarıda da açıkladığımız gibi, salatalarda gövdenin uzaması kısıtlandığından boya kaçma meydana gelmez ve bitki vejetatif devrede uzun müddet kalır. Bitkinin generatif devreye geçebilmesi yani çiçek açıp tohum vermesi, bitkide meydana gelen bu kısıtlamanın ortadan kaldırılmasına bağlıdır. Bu kısıtlama birçok araştırıcının da saptadığı gibi, genetik yapıyla beraber, yetişme anında süren gün uzunluğu (fotoperyodizm) ile yakından ilgilidir. Kışın ve ilkbaharda erkenci yetişen çeşitlerin hemen gövdelendiği ve çiçek tomurcukları teşekkül ettirdiği görülür (BREMER 1929). Normalde 70-90 günde çiçek açan Kaiser Treib ve Lepperman gibi çeşitler, yaz aylarında 17-18 saat gün uzunluğuna maruz kalırsa çiçeklenmeye 40 gün sonra başlamaktadır (BREMER ve arkadaşları 1962). Oysa bu çeşitler kısa günde (11-14 saat) yetiştirilirse çiçeklenme süreleri 60 güne kadar uzatılabilmektedir.
Cetvel 28.1. Salatalarda renk teşekkül kombinasyonları
SALATA VE MARUL 3.1. Bitki Oluşumu
Salata ve Marul tek yıllık bitkidir. Hasat olgunluğu 2-4 ay arasında değişir. Kendi haline bırakıldığında, erken ve geççi oluşlarına göre yetiştirildiklerinde ve ılımlı iklimlerde çiçeklenmeleri farklılık gösterir. Erken yetiştirilenler bir yıl içinde çiçek açıp tohum verirken, geç yetiştirilenlerde, sert iklimlerde, bitkiler kışı geçirip ertesi yıl tohum verme özelliği de gösterir. Normal koşullarda tohumun çimlenmesi ile beraber ince bir kazık kök oluşumu meydana gelir. Daha sonra kazık kök kalınlaşmaya ve etrafında saçak kökler teşekkül etmeye başlar. Yapraklar önce açık durumdadır. Bu durum 5-10 yaprak teşekkül edinceye kadar devam eder. Daha sonra baş yapanlarda yapraklar kapanmaya başlar ve duruma göre gevşek veya sıkı bir baş oluşur. Baş yapmayan yaprak tipi salatalarda çok sayıda yaprağın bir araya gelmesi ile meydana çıkan demet görünümü hasıl olur. Salatalarda kısa günde vejetatif organ teşekkülü süreklilik gösterir. Uzun gün koşullarının ortaya çıkması ile bitkilerde gövdelenme başlar ve çiçek sapı ve çiçeklenme ortaya çıkar. Çiçeklenme daha çok 40 gün süreyle, 17-18 saat gün uzunluğunda sonra ortaya çıkar. Gün uzunluğunu 11-14 saat olduğunda, çiçeklenmeye etki süresi biraz daha uzayarak 60-70 güne çıkar. Yazlık çeşitlerde çiçeklenmeye geçiş 100-110 günde vuku bulur. Çiçeklenmenin sonunda tohumlar olgunlaşır ve rüzgar yardımı ile etrafa dağılır. Tohum oluşturan bitkilerin görevleri sona ermiştir. Kış soğuğu ile hayatlarını yitirir. Yeni tohumlar yeni bitkileri meydana getirmek üzere toprağa karışır ve çimlenme sıcaklığını bekler. Ertesi yıl sürerek hayat çemberinin tamamlanmasını sağlar.
SALATA VE MARUL 3.2. Kökler
Salata ve marul, kazık köklü bitkiler grubundandır. Kazık kök bir besin deposu görevini görür. Boyu 5-10 cm’i bulan kazık kökün etrafında, bol miktarda dallanan tali kökler meydana gelir. Bu kökler birinci derecede tali köktür. Yan kök değildir. Daha doğrusu bir kökün dallanması ile meydana gelmez. Hepsi yalın, kendine özgüdür. Yan kök oluşumu ancak yaşlanmış köklerde ortaya çıkar ve dip kısımlarda görülür. Köklerin büyük çoğunluğu 20-30 cm derinliğinde toplanmıştır. Yana doğru yayılmaları da 25-30 cm civarındadır. Köklerin yayıldığı alan, besin maddesince zengin, havalanan üst toprak sathıdır. Böylece salata yüzlek köklü sebzeler grubuna girer. Aslında geri kalan köklerin %10-20’si 50-70 cm derinliğe ve birkaç kök de bazen, 100-150 cm derinliğe inebilir. Salatalar dönüme 400-600 kg kök kalıntısı bırakır. Sık dikim yapıldığından, toprağın üst tabakasının her tarafını kök doldurur. Böylece salata kökleri, toprağı işleyen ve furda yapı kazandıran bir özelliğe sahiptir ve salatalar kendisinden sonra gelen bitkilere iyi bir toprak bırakır.
SALATA VE MARUL 3.3. Yapraklar
Salata çeşitlerinde, oldukça büyük yaprak farklılığı vardır. Yapraklar büyüklük bakımından küçük, orta ve büyük olarak kısımlara ayrılır. Yaprağın eni ile boyu arasındaki uzunluk farkı, yaprağın formunu ortaya çıkarır. Nitekim, Şekil 28.1’de görüldüğü gibi en ile boy anı ise yuvarlak, en boya nazaran biraz büyükse geniş yuvarlak ve boya nazaran en fazlaysa, basık yuvarlak şekli meydana gelir.. Bunun dışında boy, enden biraz büyükse orta uzun, boy enden çok büyükse uzun yapraklar oluşur.
Marul yapraklarının şekli, sap kısmında ince ve yukarı doğru uzun oval bir görünüm kazanır ve böylece büyük uzun yapraklar meydana gelir.
Salata yapraklarında damarlar, belirli ve dışarıya çıkmış olduğu gibi, belirsiz de olabilir. Özellikle yaprak ayası ve damarların alt ve üst kısımlarında ki tüylülük önemli bir özelliktir. Tüyler ince, belirsiz, az, sık, ince veya kalın, belirli ve sıktır. Diğer bir önemli husus, yaprağın düz veya kıvırcık oluşudur. Kıvırcıklılık, düzden başlayarak, hafif kıvırcık, orta kıvırcık ve kuvvetli kıvırcıklığa kadar gider (Şekil 28.2 ve 28.3). Kıvırcık salata yapraklarında, yaprağın gövde ekseni ile yaptığı açıya göre yaprağın durumu da önemlidir. Yaprak yatık, hafif dik veya dik durabilir.
Şekil 28.1. Salata yaprak şekilleri
Yaprak rengi yeşilden başlayarak koyu kırmızıya kadar gider, fakat esas renk yeşildir. Yeşil renk; koyu yeşil, yeşil, açık yeşil, sarı-yeşil, gri yeşil gibi farklılıklar gösterir. Ayrıca bazı antosiyanlı hücrelerinin yoğunluğuna göre farklı tonlarda kırmızı renk teşekkül eder. Antosiyan hücrelere eşit ve yoğun dağıtılmışsa renk kırmızı veya koyu kırmızıdır. Yer yer hücreler antosiyan ihtiva etmiyorsa açık kırmızı, antosiyan ihtiva eden hücreler gruplar halinde toplanmışsa benekli kırmızılık meydana gelir.
Şekil 28.2. Kıvırcık yapraklı ve yaprak kenarları dişli salata çeşidi
Şekil 28.3. Yaprakları düz ve kenarları dişsiz salata çeşidi.
Yaprakların kenarlarındaki dişlerde çeşitlere göre düz, çentikli, dişli, testere dişli gibi farklılıklar gösterir.
SALATA VE MARUL 3.4. Baş
Lahanalarda olduğu gibi bazı salata çeşitleri, sürgünün ucuna doğru internodi uzunluğunun kısalması ve yaprakların açılmasının kısıtlanması ile baş bağlarlar. Bazılarında ise baş meydana gelmez, bir rozet veya demet teşkil eder.
Baş bağlayan çeşitlerde baş gevşek ve sıkı yapıdadır. Başlar, küçük orta, büyük veya çok büyüktür. Baş şekline göre, yassı, yassı yuvarlak, yuvarlak, uzun yuvarlaktır (Şekil 28.4).
Şekil 28.4. Salatalarda baş şekilleri
Marullarda baş oluşumu salatalardan farklıdır. Bunlarda başlar genellikle uzun elips şeklindedir. Bunun dışında uzun ters yumurta şeklinde de başlar meydana gelebilir (Şekil 28.5).
Ayrıca baş, kendisini çeviren dış yaprakların içine gömülü olabilir veya bu yapraklar altta kalarak baş dışarıda, yukarıda kalır. Başın rengi kendisini meydana getiren yaprakların rengine göre değişir. Yalnız burada bir farklılık başın iç kısmına doğru rengin açılmasıdır. Renk açılması çeşitlere göre fazla açık (beyaz), açık yeşil ve çeşidin normal rengi şeklindedir.
Şekil 28.5. Marul
BREMER ve arkadaşları (1962), salatalarda baş teşekkülünün nasıl meydana geldiğini, BREMER ve GRARICI isimli araştırıcıların 1929 senesinde yaptıkları araştırmaya göre şu şekilde izah etmektedir. Kısa günde baş teşekkül eden ve uzun günde çiçeklenen Kaiser Treib çeşidi yetiştirildiğinde, bu bitkiler grubu arasında baş teşekkül etmeyen ve rozet yaprak meydana getiren bir bitki selekte edilmiştir. Bu bitkiye “Kurstagrossette I” adı verilmiştir. Bulunan bu tip, özelliğini diğer nesillere aynen iletmiş ve sabit bir karaktere sahip olduğunu göstermiştir. Bu şekilde baş bağlayan veya rozet yaprak teşkil eden iki ayrı çeşit (baş bağlama bakımından gurup) ortaya çıkmıştır. Bu iki grup arasında genetikle ilgili çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar sonunda rozet yaprak teşekkül etmenin dominant bir karakter olduğu tespit edilmiş ve (K) harfi ile, buna karşılık baş teşekkül etmenin resesif karakter olduğu ve (k) harfi ile gösterilmiştir. Yalnız baş teşekkülü üzerine gün uzunluğunun etkisi bulunmaktadır ve (T) uzun günde çiçeklenme geni, (K) genini baskı altına alabilmektedir. Kısa günde rozet teşkil eden bir bitkinin genetik konstrüksiyonu (TTKK)’dır. Bunun melezlemedeki karşıtı resesif (ttkk) olursa, mendel kanunlarına göre F2’deki açılma formül oranı 12: 3: 1’e göre,
1. TTKK Baş teşekkül etmez uzun günde çiçeklenir
2. TtKK Baş teşekkül etmez uzun günde çiçeklenir
3. TTKk Baş teşekkül etmez uzun günde çiçeklenir
4. TtKk Baş teşekkül etmez uzun günde çiçeklenir
_________________________________________
9 Adet
1. TTkk Baş teşekkül eder uzun günde çiçeklenir
2. Ttkk Baş teşekkül eder uzun günde çiçeklenir
_________________________________________
3 Adet
1. ttKK Baş teşekkül etmez uzun günde neutral
2. ttKk Baş teşekkül etmez uzun günde neutral
_________________________________________
3 Adet
1. ttkk Baş teşekkül eder uzun günde neutral
_________________________________________
1 Adet
Yani 12 adet uzun günde çiçeklenen baş veya rozet teşkil eden, 3 adet çiçeklenmeyen rozet teşkil eden ve 1 adette çiçeklenmeyen baş bağlayan fertler elde olunur. Uzun günde baş veya rozet teşekkülünün ortaya çıkışı sadece indivulerin dörtte birinde gelişmekte, çünkü T homo veya heterizigot faktörünü ihtiva eden bitkilerin ¾’ü erken çiçeklenmektedir. Kısa gün kültüründe (T) faktörü etkisini kaybetmektedir. Böylece (K) rozet yaprak teşekkülü ile (k) baş teşekkülü arasındaki oran 3/1 olmaktadır.
Başın teşekkülü için, genetik konstrüksiyonda, sadece rozet yaprak teşekkülü (K)’nın noksan olması gerekmez, aynı zamanda erken çiçeklenme (T) faktörünün ya hiç olmaması yada kısa gün altında tutulması ve etkisiz hale getirilmesi gereklidir. Uzun günde sadece (ttkk) genetik konstrüksiyonuna sahip bitkiler çiçeklenmeden baş teşkil eder. Kısa günde ise (TTkk) ve (Ttkk) formülüne sahip bitkiler baş bağlar. Gerek yaprak gerekse başın renginin meydana gelişinde irsiyetin büyük etkisi vardır. BREMER (1931) renk üzerine yaptığı çalışmalarda değişik yeşil rengin kalıtımını incelemiştir. Bu amaçla yeşil renkli Kaiser Treib ve sarı-yeşil renkli Rudolfa Liebling çeşitleri ele alınmıştır. Yapılan melezlemede yeşil rengin kalıtımı monofaktöriyal ve yeşil rengin sarı renge dominant olduğu saptanmıştır. BREMER yeşil renk için dominant (G) ve sarı yeşil için resesif (g) harflerini kullanmıştır. THOMPSON (1938) ve LENANDER (1951) de BREMER’in elde ettiği sonucu bulmuştur. Yeşil renk gibi, antosiyanin kalıtımı üzerinde de ERNST-SCHWARSEN BACH (1936), DURST (1938), THOMPSON (1938) gibi araştırıcılar çalışmıştır. Antosiyan ihtiva eden Big Boston, Mayköing ve L. Scariola’nın bir formu ile, antosiyan ihtiva etmeyen Paris White Cos ve Grand Rapids çeşitleri arasında yapılan melezlemede, F1’de dominant faktör olarak fazla antosiyan teşekkülü çıkmış ve antosiyan ihtiva etmeme resesif kalmıştır. F2 deki açılımda 3 antosiyan ve 1 antosiyan ihtiva etmeyen şekli oluşmuştur. Paris White Cos arasındaki melezlemesinde ise durum değişmiş ve F2 açılımında 21 antosiyan ihtiva eden, 34 etmeyen fertler meydana gelmiştir. Ancak burada bifaktoriyal bir açılma vardır (DURST 1938). Ernst-scwarzenbach yaptığı diğer bir çalışmada bifaktoriyal açılımı 9:7 nispeti bulunmuştur. THOMPSON (1938) yaptığı çalışmalarda, antosiyan teşekkülü için bitkide (C) ve (Ta) genlerinin bulunması gerektiğini ortaya koymuştur. Yeşil rengin teşekkülü resesif olup (c) ve (ta) ile gösterilmektedir. (R) geni antosiyanın miktarı, yani kesifliliği ile ilgili bir gendir. (C) ve (Ta) genlerinin kırmızı renginin meydana gelmesine etki yapar. (R) karşısında, resesif olan (r1) alleli, (C) ve (Ta) ile beraber olunca beneklilik meydana gelir. (R) ve (r1) karşısında resesif olan (r) alleli ise (C) ve (Ta) ile beraber açık kırmızı renk teşekkül ettirir. Burada (R), (r) ve (r1) genlerinin müşterek allel serisi olduğu bulunur. Bu allel grubu bitkide antosiyanın teşekkülü, dağılımı ve intensitesi üzerine etki yapar.
Yukarıdaki araştırmacıların çalışmalarını dikkate alan BREMER ve arkadaşları (1962) için salatalarda renk teşekkülünde mümkün olan kombinasyonlar Cetvel 28.1’de verilmiştir. Bu tabloda görüldüğü gibi, eğer iki ebeveynin de (C) ve (R) için homogizot dominant ise, monofaktoriyal 3:1’lik açılma meydana gelir. Ebeveynleri (Ccrrtata) ve (CCRRTaTa) karakterlerine sahip ve bunlar arasında bir melezleme yapılmışsa, açılma nispeti 27 kırmızı, 9 açık kırmızı ve 29 yeşildir. Bu verasetin komandite tarzı yukarıda DURST ve ERNST-SCWARSENBACH’ın bulduğu 9:7’lik bifaktoriyel açılmanın izahını mümkün kılmaktadır (BREMER ve arkadaşları 1963).
SALATA VE MARUL 3.5. Çiçek
Yukarıda da açıkladığımız gibi, salatalarda gövdenin uzaması kısıtlandığından boya kaçma meydana gelmez ve bitki vejetatif devrede uzun müddet kalır. Bitkinin generatif devreye geçebilmesi yani çiçek açıp tohum vermesi, bitkide meydana gelen bu kısıtlamanın ortadan kaldırılmasına bağlıdır. Bu kısıtlama birçok araştırıcının da saptadığı gibi, genetik yapıyla beraber, yetişme anında süren gün uzunluğu (fotoperyodizm) ile yakından ilgilidir. Kışın ve ilkbaharda erkenci yetişen çeşitlerin hemen gövdelendiği ve çiçek tomurcukları teşekkül ettirdiği görülür (BREMER 1929). Normalde 70-90 günde çiçek açan Kaiser Treib ve Lepperman gibi çeşitler, yaz aylarında 17-18 saat gün uzunluğuna maruz kalırsa çiçeklenmeye 40 gün sonra başlamaktadır (BREMER ve arkadaşları 1962). Oysa bu çeşitler kısa günde (11-14 saat) yetiştirilirse çiçeklenme süreleri 60 güne kadar uzatılabilmektedir.
Cetvel 28.1. Salatalarda renk teşekkül kombinasyonları


Comment