ENGİNAR Beslenme ve İnsan Sağlığı Bakımından Önemi
Enginarın, önceleri dış etli yaprakları yenirken, daha sonra etli, gevrek, hoş aroması ve tadı olan çiçek tablası yenmeye başlanmıştır. Enginarın zeytinyağlı dolması, bakla ile beraber zeytinyağlı ve etli yemeği halk arasında beğenilerek yenir. İlkbahar aylarında piyasaya çıkması ile bilhassa Ege ve Marmara Bölgesi’nde kapışılarak alınır ve kullanılır.
Enginar üzerinde yapılan laboratuvar çalışmalarında 100 gr taze enginarın % 10-12 kuru madde ve % 88-90 su içerdiği görülür. Kuru madde içinde ağırlığı proteinler oluşturur. Yaklaşık 2-3 gr protein, 0,5-2 gr şekerli madde, 0,2-0,3 gr yağ bulunur. Enginar, B ve C vitamini bakımından zengin sayılır ve içeriğinde C vitamini 13 mg, B1 vitamini 0,18 mg, B2 vitamini 0,05 mg, Niacin 0,7 mg bulunur. Fazla olmamakla beraber A vitamini 200 I B olarak tespit edilmiştir. Enginarda yeteri derecede mineral maddeler vardır ve mineral maddelerin başında kalsiyum, daha sonra potasyum, magnezyum, fosfor, demir gelir.
Enginar çok eski yıllardan beri, halkın beslenmesi yanında insan sağlı açısından da kullanılmıştır. Eskiden idrar söktürme ve kum düşürmede büyük ölçüde enginardan yararlanılmıştır ve bu amaçla yaprakları kaynatılıp suyu içilmiştir. Bu durum, tıpta uzmanlarının dikkatini çekmiş ve daha sonra ilaç olarak kullanılmasına yol açmıştır. Şu anda tıpta enginar hülasası olan “civarın” yukarıdaki maksatla kullanılmaktadır (BAYRAKTAR 1970). Enginar safra kesesinin çalışmasını etkiler ve safra kesesi salgısını arttırır. Böylece karaciğer fonksiyonları daha düzenli hale getirir. Kandaki üre ve kollestrin miktarını düşürücü etkiye sahiptir. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarında kullanılabilir. Şeker hastaları için tavsiye edilir. Kemik hastalıklarının tedavisinde kullanılır (HERTWIG 1954, ORAMAN 1968, BAYRAKTAR 1970).
Enginarın, önceleri dış etli yaprakları yenirken, daha sonra etli, gevrek, hoş aroması ve tadı olan çiçek tablası yenmeye başlanmıştır. Enginarın zeytinyağlı dolması, bakla ile beraber zeytinyağlı ve etli yemeği halk arasında beğenilerek yenir. İlkbahar aylarında piyasaya çıkması ile bilhassa Ege ve Marmara Bölgesi’nde kapışılarak alınır ve kullanılır.
Enginar üzerinde yapılan laboratuvar çalışmalarında 100 gr taze enginarın % 10-12 kuru madde ve % 88-90 su içerdiği görülür. Kuru madde içinde ağırlığı proteinler oluşturur. Yaklaşık 2-3 gr protein, 0,5-2 gr şekerli madde, 0,2-0,3 gr yağ bulunur. Enginar, B ve C vitamini bakımından zengin sayılır ve içeriğinde C vitamini 13 mg, B1 vitamini 0,18 mg, B2 vitamini 0,05 mg, Niacin 0,7 mg bulunur. Fazla olmamakla beraber A vitamini 200 I B olarak tespit edilmiştir. Enginarda yeteri derecede mineral maddeler vardır ve mineral maddelerin başında kalsiyum, daha sonra potasyum, magnezyum, fosfor, demir gelir.
Enginar çok eski yıllardan beri, halkın beslenmesi yanında insan sağlı açısından da kullanılmıştır. Eskiden idrar söktürme ve kum düşürmede büyük ölçüde enginardan yararlanılmıştır ve bu amaçla yaprakları kaynatılıp suyu içilmiştir. Bu durum, tıpta uzmanlarının dikkatini çekmiş ve daha sonra ilaç olarak kullanılmasına yol açmıştır. Şu anda tıpta enginar hülasası olan “civarın” yukarıdaki maksatla kullanılmaktadır (BAYRAKTAR 1970). Enginar safra kesesinin çalışmasını etkiler ve safra kesesi salgısını arttırır. Böylece karaciğer fonksiyonları daha düzenli hale getirir. Kandaki üre ve kollestrin miktarını düşürücü etkiye sahiptir. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarında kullanılabilir. Şeker hastaları için tavsiye edilir. Kemik hastalıklarının tedavisinde kullanılır (HERTWIG 1954, ORAMAN 1968, BAYRAKTAR 1970).

