ÇİLEK İklim ve Toprak İstekleri
Çileğin kuru ve soğuk iklimlerden, tropik ve substropik iklimlere kadar oldukça değişken koşullara adapte olmuş yetiştirilen türleri vardır. Nitekim Ekvator’da, 3000-3500 m yükseklikte Ambato isimli çilek çeşidi, Akdeniz Bölgesinde, Florida’da, Japonya’da, Sibirya’da, Kuzey Avrupa ülkelerinde serlerde, ülkemizde de Marmara, Karadeniz, Ege Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesinde yaygın biçimde yetiştirilmektedir. Hele hibrit çeşitlerin ortaya çıkmasıyla, çileğin değişik iklim koşullarına adaptasyonu oldukça arttırılmıştır. Çileğin 120-180 günlük vejetasyon devresine gereksinimi vardır. Bu da ülkemizde çileğin Doğu Anadolu’da bazı vejetasyon devresi kısa olan yerleri hariç tutulursa, her tarafda yetiştirilebileceğini gösterir. Bununla beraber turfanda üretim için Akdeniz, konserve üretimi için Marmara ve Ege Bölgesi ideal yerlerdir. Ayrıca sayılan yerler ve diğer yerlerde sofralık üretim de yapılır. Sıcaklık çilek yetiştirmede ilk faktördür. Alaska’da kış aylarının eksi 50°C’ye düştüğü yerde, yine yazın gölgede sıcaklığı 45-50°C’ye ulaştığı Ekvator ve Avustralya’da çilek bulunur. Bu ekstrem koşullar ve bunlara uyan birkaç çeşit bir tarafa bırakılır ise, çilek çeşitlerinin çoğu normal olarak -2°C ile 30° arasındaki sıcaklıklarda hayatını en güzel şekilde götürür. Bitkinin hayati fonksiyonları 0°C’den itibaren başlar. Bitkilerde 2-4°C sıcaklıkta gözle görülür bir büyüme meydana gelir. İlkbaharda büyüme devresinde sıcaklığın yavaş yavaş düşmesi ve sonra uzun süre soğuk kalması ve hatta don meydana gelmesinden fazlaca etkilenmez. Buna karşın sıcaklığın 10°C’den ani eksi 2°C’ye düşmesi, yeni dal ve çiçekleri birden dondurur. Büyüme ve gelişmenin en iyi olduğu sıcaklık 17-25°C arasıdır ama, bir çok yazar bunu 22-24°C olarak kabul eder. Bu yüzden bölgelere ve çeşitlere bağlı olarak en iyi yetişme sıcaklığını ±5°C’lik bir farkla kabul görür. Gündüz sıcaklığı yanında, gece sıcaklığının 5-8°C’ye düşmesi gelişmede olumlu etki yaratmaktadır. Gün uzunluğu bakımından çeşitler arasında farklılık göze çarpar. Çilekler uzun gün ve kısa gün bitkisi olarak iki gruba ayrılmaktadır. Uzun gün, bitkide sürgün verip kol atmayı teşvik ederken, kısa gün çiçek tomurcuğu oluşturup meyve verimini arttırır. Bitkinin normal büyümesi ve verim vermesi için 10-16 saatlik bir gün uzunluğu yeterlidir. 11-18 saat gün uzunluğunda kol atma güzel meydana gelir. Çiçeklenme için 8-11 saatlik bir gün uzunluğu tercih edilir. Halbuki kısa gün uzunluğunda bitkinin kol atması yavaşlamakta ve hatta 8 saat gün uzunluğunda hemen hemen durmaktadır. Kol oluşumu ile çiçeklenme arasında gün uzunluğu bakımından ters bir ilişki ortaya çıkmaktadır. Yedi veren çeşitler gün uzunluğunu arzulayan çeşitler olarak bilinir. Bunlarda uzun günde de çiçeklenme meydana gelebilmektedir. Kültür bitkileri daha çok kısa gün bitkisidir. Bu çeşitlere Avrupa’da rastlanır. Çileklerin belli bir periyot dinlenme gereksinimleri vardır. Bazı çeşitlerde dinlenme sıcaklıkla, bazılarında gün uzunluğu ile kırılabilmektedir. Sıcaklıkla dinlenme, bitkileri 7°C’nin altındaki sıcaklarda tutmakla kırılabilmekte, yine 30°C’nin üstünde yüksek sıcaklıklarda tutmakla dinlenmesi kesilebilmektedir. Missionary ve Klodike çeşitleri gibi, bazı çeşitler dinlenme ihtiyacı duymazlar. Bu çeşitler gün uzunluğunun az olduğu ve sıcaklığın düşük bulunduğu sonbahar, kış ve erken ilkbaharında sürüp meyve verirlerken, aynı zamanda sıcak yaz aylarına uygunluk sağlayarak adapte olabilmekte ve meyve verebilmektedir (SHOEMAKER, 1955).
Gün uzunluğu ile sıcaklık arasında da bağlantı bulunur. Sıcaklığı 20-22°C’de, gün uzunluğunun 4-16 saat olması kol atmayı ve büyümeyi hızlandırır. WENT (1957), Marshalla çeşidinde, sıcaklığın 13-17°C’ler arasında olduğunda en iyi yaprak gelişmesi, sıcaklığın 5-10°C arasında ve devamlı ışıkta yıl boyu çiçeklenme, meyve verimi ve sıcaklığın 13°C’de ve 16 saat gün uzunluğunda çiçeklenmenin meydana gelmediği tespit etmiştir. Çiçek taslakları 13°C’de ancak 8 saat gün uzunluğunda meydana gelebilmiştir. Ser koşullarında bitkiler gün uzunluğunun iyice azaldığı sonbahar sonuna doğru dinlenme dönemine girmektedir. Bu serlere gün uzunluğunu ilave bir ışıklandırmayla dinlenme kırılmakta ve bitkiler büyümelerine ve verimlerine aynen devam etmektedir (DARROW, 1966). Bitkilerdeki dinlenme 7°C’nin altındaki sıcaklarda kırılabilmektedir.
Çilek yüzlek köklü bir bitkidir. 10-20 cm toprak derinliğinde bile gayet güzel gelişir. Bu yüzden de, serlerde raf şeklinde topraksız yetiştiricilik başarılı sonuçlar verir. Dış koşullarda toprak derinliğinin artması, tabiatıyla olumlu bir etkiye sahiptir, yüzlek topraklar ancak iyi bir besleme ve sulamayla iyi bir sonuç verebilir ve bu topraklar üzerinde yetiştiricilik oldukça bilgili ister. Toprak derinleştikçe sorunlar azalır. Toprağın kumlu-tınlı, tınlı, milli-tınlı olması arzu edilir. Kumlu-tınlı topraklarda erkenci verim, milli-tınlı topraklarda yüksek verim alınır. Toprağın killi ve ağır olması gelişmeyi yavaşlatır ve bu tip topraklara karşın kumlu ve taşlı toprakları seçmek daha doğru olur. Çünkü yapılacak organik gübreleme ile toprağı istenen düzeye çıkarmak mümkündür. Ağır toprakların ıslak olması ve topraktaki fazla su kök gelişmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu yüzden, topraktaki taban su seviyesi, kök bölgesinin altında kalmalı ve drenaj imkanı olan topraklar tercih edilir. Sulama suyunun ve yağmur sularının birikerek taban suyunu yükseltmesi arzu edilmez. Çilek yorgun topraklardan çok, taze, yeni açılmış toprakları tercih eder. Kumlu ve hafif taşlı topraklarda sürme işlemi kolaylaşır. Dikim erkene alınır. Bitkiler çabuk uyanıp sürer ve erkenci verim verir. Bu topraklarda bol miktarda organik madde kullanılmasında yarar vardır. Çilek kireçli topraklarda hemen kloroza yakalanır. Bu yüzden kireçli topraklar çilek yetiştiriciliğine pek uymaz. Ağır killi ve suyu tutan topraklar da çilekte geçici kloroza neden olur. Toprağın ısınması ve su miktarının azalması halinde, bu geçici kloroz hemen ortadan kalkar. MENGÜÇ ve Arkadaşları’na (1968) göre Lepold ve Degal çeşitleri kireçli topraklarda yetişebilmektedir. Toprak pH’ı 5.5-6.5 arasında değişebilir. Bu kumlu topraklarda pH 5.5-6.0, biraz ağır topraklarda 6.5-7.0 civarında olabilir. Organik gübre hem asit hem de bazik karakterli topraklarda tampon görevi gördüğünden, bol organik gübreleme ile pH’ı 5.0 ve 8.0 olan topraklarda bile sonuç alınabilir. Çilek biraz asidik topraktan hoşlanır. Bu bakımdan pH’ının 5.5-6.0 arasında kalması ideal kabul edilir.
Çileğin kuru ve soğuk iklimlerden, tropik ve substropik iklimlere kadar oldukça değişken koşullara adapte olmuş yetiştirilen türleri vardır. Nitekim Ekvator’da, 3000-3500 m yükseklikte Ambato isimli çilek çeşidi, Akdeniz Bölgesinde, Florida’da, Japonya’da, Sibirya’da, Kuzey Avrupa ülkelerinde serlerde, ülkemizde de Marmara, Karadeniz, Ege Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesinde yaygın biçimde yetiştirilmektedir. Hele hibrit çeşitlerin ortaya çıkmasıyla, çileğin değişik iklim koşullarına adaptasyonu oldukça arttırılmıştır. Çileğin 120-180 günlük vejetasyon devresine gereksinimi vardır. Bu da ülkemizde çileğin Doğu Anadolu’da bazı vejetasyon devresi kısa olan yerleri hariç tutulursa, her tarafda yetiştirilebileceğini gösterir. Bununla beraber turfanda üretim için Akdeniz, konserve üretimi için Marmara ve Ege Bölgesi ideal yerlerdir. Ayrıca sayılan yerler ve diğer yerlerde sofralık üretim de yapılır. Sıcaklık çilek yetiştirmede ilk faktördür. Alaska’da kış aylarının eksi 50°C’ye düştüğü yerde, yine yazın gölgede sıcaklığı 45-50°C’ye ulaştığı Ekvator ve Avustralya’da çilek bulunur. Bu ekstrem koşullar ve bunlara uyan birkaç çeşit bir tarafa bırakılır ise, çilek çeşitlerinin çoğu normal olarak -2°C ile 30° arasındaki sıcaklıklarda hayatını en güzel şekilde götürür. Bitkinin hayati fonksiyonları 0°C’den itibaren başlar. Bitkilerde 2-4°C sıcaklıkta gözle görülür bir büyüme meydana gelir. İlkbaharda büyüme devresinde sıcaklığın yavaş yavaş düşmesi ve sonra uzun süre soğuk kalması ve hatta don meydana gelmesinden fazlaca etkilenmez. Buna karşın sıcaklığın 10°C’den ani eksi 2°C’ye düşmesi, yeni dal ve çiçekleri birden dondurur. Büyüme ve gelişmenin en iyi olduğu sıcaklık 17-25°C arasıdır ama, bir çok yazar bunu 22-24°C olarak kabul eder. Bu yüzden bölgelere ve çeşitlere bağlı olarak en iyi yetişme sıcaklığını ±5°C’lik bir farkla kabul görür. Gündüz sıcaklığı yanında, gece sıcaklığının 5-8°C’ye düşmesi gelişmede olumlu etki yaratmaktadır. Gün uzunluğu bakımından çeşitler arasında farklılık göze çarpar. Çilekler uzun gün ve kısa gün bitkisi olarak iki gruba ayrılmaktadır. Uzun gün, bitkide sürgün verip kol atmayı teşvik ederken, kısa gün çiçek tomurcuğu oluşturup meyve verimini arttırır. Bitkinin normal büyümesi ve verim vermesi için 10-16 saatlik bir gün uzunluğu yeterlidir. 11-18 saat gün uzunluğunda kol atma güzel meydana gelir. Çiçeklenme için 8-11 saatlik bir gün uzunluğu tercih edilir. Halbuki kısa gün uzunluğunda bitkinin kol atması yavaşlamakta ve hatta 8 saat gün uzunluğunda hemen hemen durmaktadır. Kol oluşumu ile çiçeklenme arasında gün uzunluğu bakımından ters bir ilişki ortaya çıkmaktadır. Yedi veren çeşitler gün uzunluğunu arzulayan çeşitler olarak bilinir. Bunlarda uzun günde de çiçeklenme meydana gelebilmektedir. Kültür bitkileri daha çok kısa gün bitkisidir. Bu çeşitlere Avrupa’da rastlanır. Çileklerin belli bir periyot dinlenme gereksinimleri vardır. Bazı çeşitlerde dinlenme sıcaklıkla, bazılarında gün uzunluğu ile kırılabilmektedir. Sıcaklıkla dinlenme, bitkileri 7°C’nin altındaki sıcaklarda tutmakla kırılabilmekte, yine 30°C’nin üstünde yüksek sıcaklıklarda tutmakla dinlenmesi kesilebilmektedir. Missionary ve Klodike çeşitleri gibi, bazı çeşitler dinlenme ihtiyacı duymazlar. Bu çeşitler gün uzunluğunun az olduğu ve sıcaklığın düşük bulunduğu sonbahar, kış ve erken ilkbaharında sürüp meyve verirlerken, aynı zamanda sıcak yaz aylarına uygunluk sağlayarak adapte olabilmekte ve meyve verebilmektedir (SHOEMAKER, 1955).
Gün uzunluğu ile sıcaklık arasında da bağlantı bulunur. Sıcaklığı 20-22°C’de, gün uzunluğunun 4-16 saat olması kol atmayı ve büyümeyi hızlandırır. WENT (1957), Marshalla çeşidinde, sıcaklığın 13-17°C’ler arasında olduğunda en iyi yaprak gelişmesi, sıcaklığın 5-10°C arasında ve devamlı ışıkta yıl boyu çiçeklenme, meyve verimi ve sıcaklığın 13°C’de ve 16 saat gün uzunluğunda çiçeklenmenin meydana gelmediği tespit etmiştir. Çiçek taslakları 13°C’de ancak 8 saat gün uzunluğunda meydana gelebilmiştir. Ser koşullarında bitkiler gün uzunluğunun iyice azaldığı sonbahar sonuna doğru dinlenme dönemine girmektedir. Bu serlere gün uzunluğunu ilave bir ışıklandırmayla dinlenme kırılmakta ve bitkiler büyümelerine ve verimlerine aynen devam etmektedir (DARROW, 1966). Bitkilerdeki dinlenme 7°C’nin altındaki sıcaklarda kırılabilmektedir.
Çilek yüzlek köklü bir bitkidir. 10-20 cm toprak derinliğinde bile gayet güzel gelişir. Bu yüzden de, serlerde raf şeklinde topraksız yetiştiricilik başarılı sonuçlar verir. Dış koşullarda toprak derinliğinin artması, tabiatıyla olumlu bir etkiye sahiptir, yüzlek topraklar ancak iyi bir besleme ve sulamayla iyi bir sonuç verebilir ve bu topraklar üzerinde yetiştiricilik oldukça bilgili ister. Toprak derinleştikçe sorunlar azalır. Toprağın kumlu-tınlı, tınlı, milli-tınlı olması arzu edilir. Kumlu-tınlı topraklarda erkenci verim, milli-tınlı topraklarda yüksek verim alınır. Toprağın killi ve ağır olması gelişmeyi yavaşlatır ve bu tip topraklara karşın kumlu ve taşlı toprakları seçmek daha doğru olur. Çünkü yapılacak organik gübreleme ile toprağı istenen düzeye çıkarmak mümkündür. Ağır toprakların ıslak olması ve topraktaki fazla su kök gelişmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu yüzden, topraktaki taban su seviyesi, kök bölgesinin altında kalmalı ve drenaj imkanı olan topraklar tercih edilir. Sulama suyunun ve yağmur sularının birikerek taban suyunu yükseltmesi arzu edilmez. Çilek yorgun topraklardan çok, taze, yeni açılmış toprakları tercih eder. Kumlu ve hafif taşlı topraklarda sürme işlemi kolaylaşır. Dikim erkene alınır. Bitkiler çabuk uyanıp sürer ve erkenci verim verir. Bu topraklarda bol miktarda organik madde kullanılmasında yarar vardır. Çilek kireçli topraklarda hemen kloroza yakalanır. Bu yüzden kireçli topraklar çilek yetiştiriciliğine pek uymaz. Ağır killi ve suyu tutan topraklar da çilekte geçici kloroza neden olur. Toprağın ısınması ve su miktarının azalması halinde, bu geçici kloroz hemen ortadan kalkar. MENGÜÇ ve Arkadaşları’na (1968) göre Lepold ve Degal çeşitleri kireçli topraklarda yetişebilmektedir. Toprak pH’ı 5.5-6.5 arasında değişebilir. Bu kumlu topraklarda pH 5.5-6.0, biraz ağır topraklarda 6.5-7.0 civarında olabilir. Organik gübre hem asit hem de bazik karakterli topraklarda tampon görevi gördüğünden, bol organik gübreleme ile pH’ı 5.0 ve 8.0 olan topraklarda bile sonuç alınabilir. Çilek biraz asidik topraktan hoşlanır. Bu bakımdan pH’ının 5.5-6.0 arasında kalması ideal kabul edilir.

