ÇİLEK Yetiştirme Tekniği
Tohumdan fide elde edilerek yeni tesislerin kurulması mümkünse de, bu az uygulanan bir yöntemdir. Daha çok ana bitkinin kollarında köklenme ile meydana gelen küçük bitkiler sökülüp, bunlardan fide elde edilir ve yeni tesis kurulmasında bunlar kullanılır. Çileklerde her ne kadar kendine döllenme meydana gelirse de, bunun yanında yabancı döllenmeye oldukça sık rastlanır. Bu yüzden çeşitlerde açılmalar meydana gelerek, bu çeşitlerin tohumlarını kullanmak, çeşit özelliğinin korunmasında sakıncalar yaratır. Bunun içinde tohumla üretim pek yapılmaz. Tohum üretimde, çeşidin tipik özelliğini taşıyan ve ilk meydana gelen iri meyveler bitki üzerinde bırakılır. Bu meyvelerde çekirdeklerin tam olması beklenir. Sonra hasat edilip çekirdekleri çıkartılır. Yıkanır ve kurutulur. Elde olunan çekirdekler 120 cm genişliğinde 2-3 m boyunca önceden hazırlanan ve bol ahır gübresi verilmiş soğuk yastıklara 10-20 cm sıra arası mesafede sıraya ekilir. Bitkiler 1-2 yapraklı olunca, önce 10 cm aralıkla seyreltilir. Sonra 2-3 ay beklenir ve bu sürede bitkiler 5-7 yapraklı fide haline gelir. Bu fidelerin sökümünden iki gün öncesi yastık sulanır. İki gün sonra keskin bir bıçakla fidelerin önce sıra arası 10-15 cm derinliğinde kesilir. Toprak yumuşak değilse kesme işlemi zorlaşır. Eğer yeterli düzeyde yastığa ahır gübresi verilmişse kesme işlemi kolayca yapılır. Sonra sıra üzerleri kesilir. Fide küreği ile her fide dört köşe bir toprak tabakası ile beraber alınır. Kasalara konur ve dikim yerine götürülür.
Çileklerde üretim esas olarak vejetatif yolla gerçekleştirilir. Bunun için iki yöntem mevcuttur. Birinci yöntemde daha önce üretim yapılan yetiştirme yerinde istenen bitkiler seçilir, işaretlenir. İlkbaharda bunlar sürgün verdiklerinde bunların toprağa temas ettiği boğumlar üzerinde genç bitkilerin (stolonların) oluşması beklenir. İyi gelişmiş fide elde etmek için, bir bitkide meydana gelen stolonların 4-6 tanesi bırakılır, diğerleri kopartılır. Sonbahar veya kışa kadar beklenir. İyi gelişmiş stolonların yakın mesafeler için kökleri topraklı, uzak mesafeler için kökler topraksız sökülür. Toprak hastalıklarının bulunduğu yerlerde topraksız söküm uygulanmalı ve bitkilerin kökleri ilaçlanmalı, dezenfekte edilmeli, sonra demet yapılıp kökler nemli bezle, yosunla sarılmalıdır. Daha sonra dikim yapılacağı yere gönderilmelidir.
İkinci yöntemde, sonbahar ayında çilek tarlası gezilip kuvvetli gelişmiş bitkiler sökülür. Bunlar bol ahır gübresi ile hazırlanmış soğuk yastıklara 40-60 cm sıra arası mesafelerde dikilir. İlkbaharda bu bitkilerden çıkan kolların toprakla temas ettiği yerlerde genç bitkiler oluşur. Yine her bitki üzerinde 4-6 adet genç bitki bırakılır. Sayı artar ise, kuvvetli fide elde etme şansı azalır. Sonbaharda ana bitki ile genç bitkilerin irtibat yerleri kesilir. Sökülür ve topraklı veya topraksız olarak yukarıda anlatılan şekilde dikim yerine gönderilir.
Yukarıda anlatılan fide üretim şekilleri en sık kullanılan yoldur. Bunun dışında bazı hallerde kullanılan diğer üretme şekilleri mevcuttur. Bunlardan bir tanesi toprak altı gövdesinden çeliklenmedir. Çileğin toprak altı gövdesi birkaç gövdeden oluşur. Bu oluşan gövdeler ayrıldığında, her biri bir bitki meydana getirir. Bir kök gövdesinden 2-10 arasında fide elde etmek mümkündür.
Diğer bir üretim şekli olarak yaprak çelikleri kullanılmaktadır. Bu yolla üretim, termoterapi uygulayarak virüssüz bitki elde etmede tercih görür. Ayrıca çok sayıda fide talebi olduğunda başvurulur. Köklenmenin iyi ve çabuk yapılabilmesi, işletmede sisleme (mist propagation) sisteminin olmasını şart koşar. Genç yapraklar, orta yaşlı yapraklar, sapları ile koparılır. Dip kısmına bir iki çizik atarak yara dokusu oluşturulur, böylece bu yara dokusun kısımdan köklenme çabuk meydana gelir. Köklenmeyi hızlandırmak üzere köklendirme hormonunu kullanılır ve yaprakların dip kısmı hormona batırılır. En çok kullanılan hormon Indol Bitürik Asit olup, bunun 1000-2000 ppm’lik dozu kullanılır. İşlem görmüş yapraklar sisleme tesisindeki perlit yataklarına dikilir. Bu durumda dikilen yaprakların % 40-60’ından köklü fide elde olunur.
Vejetatif üretimde yeni uygulamaya konulan doku kültürleri, meristem, kallus, anter, hücre ve generatif üremeye dayalı tohum ve embriyon kültürleri de invitro koşullarda yeni bitkiler elde etmeye hizmet eder. Bu üretim yolları aynı zamanda ıslah çalışmalarında (çeşit, mukavemet, hastalık ve zararlılara dayanım) yararlanılan yollardır.
Çilek yetiştirilecek yerin seçilmesi önem kazanır. Ürünün taze veya konserve için değerlendirilmesi söz konusu ise, konserve fabrikalarının bulunduğu yerler öncelik alır. Taze tüketimde büyük şehir kenarları öncelikle tercih görür. Bu yoksa nakliye durumu gözden geçirilir. Çünkü, işletme gerek pazara ve gerekse fabrikalara ne kadar yakın olur ve ürün ne kadar çabuk istenen yere ulaşılırsa değerlendirilmesi o kadar sağlıklı ve kaliteli yapılır. Burada gerekirse uçakla kargo taşımacılık bile düşünülür. Ancak hava yoluyla taşımacılık daha çok turfanda üretimde önem kazanır. Büyük alanlarda çilek üretiliyor ise, bilhassa toplama zamanı ortaya çıkan büyük işçilik gereksinimi karşılayacak yerler aranmalıdır. Aksi halde ucuz ve kaliteli işçi temin edilmemesi sorun yaratır. Gerektiğinde 8-10 yaşında çocuklar bile çalıştırılabilir. Aile işletmelerinde işçi sorunu o kadar önemli değildir. Çünkü üretim alanı aile fertlerinin çalışma gücüne göre tespit edilmiştir. Daha önce iklim ve toprakla ilgili konuları anlatmış olmamıza rağmen burada bir kere daha vurgulamakta yarar vardır. Tabiatıyla iklim ve daha sonra toprak özellikleri sıraya girer. Her ne kadar çileğin her iklimde yetiştirilen çeşitleri varsa da, çileğin turfandacılığının birkaç gün erken olgunlaşmasının fiyat üzerindeki etkisi, normal üretiminde dönüme verim artış miktarı ve kalite yüksekliği bakımından uygunluğu ele alınmalıdır. Bu durum toprak içinde geçerlidir. Kumlu-tınlı toprakların ve bol organik gübreleme yapılması koşuluyla ilk tercihi oluşturduğu unutulmamalıdır. Ayrıca arazi düz veya meyilli olabilir. Düz araziler tarım yapmayı kolaylaştırdığı için tabiatıyla başta aranan yerlerdir. Turfandacılık söz konusu olduğunda güneye meyilli araziler ön plana çıkar. İklimi ılık, hafif nemli vadiler yine ön planda seçilecek yerlerdir.
Tesis kurulurken, dikim öncesi toprağın 40-60 cm gibi derin bir işlemeye tabi tutulması faydalıdır. Bu bir noktadan toprağın kirizma yapılması anlamına gelir. En kötü koşullarda 30 cm derinliğinde, pullukla boyuna ve enine iki sürüm yapılmalıdır. Daha sonra toprağın üzerine organik gübre serpilip, toprak tekrar sürülür ve organik gübre toprağa karıştırılır. Bundan sonra ticaret gübresi atılır ve bu sefer toprak 10-15 cm derinliğinde bir kez daha işlenir. Çileğin daha çok azotlu gübreden hoşlandığı ve sadece organik gübre ve azotlu ticaret gübresi verilmesi halinde bunun çilek bitkisine yeterli olacağı söylenirse de, hiç olmazsa ilk tesis sırasında fosforlu ve potaslı gübre atmakta fayda vardır. Bu gübreler atıldıktan sonra fidelerin dikim yerleri hazırlanır, hazırlanan yerlerin üzeri tırmıkla ufalanır, düzeltilir, hafif bastırılır ve fide dikilecek hale getirilir. Fidelerin dikim yerleri karıklar (masuralar), tahtalardır. Karıklara, 20-40 cm’lik tekli dikim veya 60-80 cm’lik iki sıralı dikim şekli uygulanır. İki karık arasında 10-20 cm derinliğinde 30-40 cm genişliğinde sulama arkı bulunur. Bu karıkların üzerine fideler direkt toprağa dikilebileceği gibi, önce karığın üzerine siyah naylon örtü çekip sonra bu naylon örtü üzerinde fidelerin dikileceği mesafelerde küçük delikler açılır, sonra fideler buradan toprağa dikilir. Siyah naylonlar erkencilik bakımından toprağı ısıtır ve ot mücadelesini azaltır veya yok eder, ürünün toprakla temasını kesip, temiz topraksız hasadını sağlar. Karık sistemi meyilli arazilerde meyile paralel açılır. Küçük arazilerde ve aile işletmelerinde uygulanır. Karık üzerinde bitkilere verilecek mesafeler 30 x 30, 20 x 40, 30 x 50, 40 x 60 cm’dir. Kuvvetli gelişen çeşitlerde mesafeler daha geniş tutulur. Tahtalar karıkların daha geniş şeklidir ve genişlikleri 100-120 cm yapılır. Eğer siyah naylon örtüyle kaplanacaksa, naylon örtünün genişliği esas alınır. Bir tahta üzerinde 3-4-5 sıra dikim yapılır. Avrupa’da bu tahtayı hazırlayan ve aynı anda siyah naylonu seren aletler geliştirilmiştir. Böylece bu sistem, büyük arazilerde ve büyük işletmelerde kullanılır. Plastik örtüde fidelerin dikileceği dikim yerleri + şeklinde kesilir. Fideler buradan toprağa dikilir.
Yağmurlama sulama yapılan düz taban arazilerde bir diğer sistem, düzeltilmiş tarla üzerine 120 cm genişlikte 3-5’li sıralar içinde çilek fidelerini dikmek, her 120 cm’de 30-50 cm mesafede yürüme yolu bırakmak ve bu tesisin boyunu arazi boyuna kadar uzatmak mümkündür. Bu şekil büyük tarla ziraatında uygulanır.
Son yıllarda serler içinde verimin en yüksek seviyeye çıkartılması, yerden azami tasarruf için, topraksız yetiştiricilik uygulamasına başlanmıştır. Burada su kültürü veya kasa sistemi uygulanır. Kasa sisteminde, genişliği 20-30 cm, uzunluğu 120-150 cm ve yan yüksekliği 15-20 cm olan plastik kasalara harçlı toprak doldurulur. Çilek fideleri bu kasalara dikilir. Sonra kasalar, serin doğu batı istikametinde kurulmuş boyu ser boyu kadar, genişliği dipte 160 cm, üstte sıfırlanan üçgen piramit şeklinde yapılmış tezgahların her iki yüzeyine yerden 20 cm yükseklikten itibaren konulan 8-15 adet rafa yerleştirilir. Böylece tezgahın iki yüzüne 16-30 adet kasa yerleştirilmiş olur. Halbuki tezgahın yerde kapladığı alan piramidin dibinde 160 cm olup, bu alana 20-30 cm genişliğinde kasalar konsa 5-8 adet sığabilir. Oysa yukarı doğru yapılan tezgahlara 16-30 adet kasa yerleştirilmektedir. Böylece aynı serde sadece yer kazancından 2-5 misli olduğundan alınan ürün miktarı da o kadar yüksek olur. Diğer taraftan topraksız yetiştiricilikte veya su kültüründe bitki besleme azami seviyeye çıkarıldığından bundan kaynaklanan 2-3 kat fazla ürün de söz konusudur. Toplam ürün satışı normal yetiştiriciliğe göre 4-20 misli artmaktadır. Serlerde normal yer üzerindeki yetiştiricilikte verim 2-4 ton arasında oynarken, raf sisteminde 4-20 ton arasında ürün alınabilmektedir. Su kültüründe kasa içinde su dolaştırılmaktadır. Bunun için en üst kasadan itibaren alt kasaya doğru, kasalar boru ile birbirine monte edilmekte, suyun kasalardan birden boşalmaması için boru belli bir kalınlıkta yapılmaktadır. En son kasanın hortumu gübre tankına monte edilmektedir. Tabiatıyla tankere gelen su bir sulama motoruyla tekrar en üst kasaya verilmektedir. Gübre tankı, sistemde su kültürü için besin maddelerinin ayarlanmasına hizmet eder. Tanka monte edilmiş su motoru vasıtasıyla, besi suyu kasalar arasında dolaştırılır ve havalandırılarak tanka dönüşüm yapılır. Yani kasalarda su devamlı devridaim yapmakta, aynı zamanda kendiliğinden havalanmaktadır. Kasa üzerine sert plastik levhalar (Poli üretan levhalar) konur. Levhaların üzerine, fidelerin yetiştirileceği aralıklarda delikler açılır. Fidelerin bu deliklerden kökleri geçirilip suya sokulur. Böylece dikim yapılır. Bitkiler plastik levha üzerinde yayılır. Kökler su kültürü içinde gelişir. Çilek yetiştiriciliği, kendi başına müstakil tarımı yapabildiği gibi, meyve, bağ, sebze, çiçek gibi diğer kültür bitkileri arasında ara ziraat şeklinde de uygulanabilir.
Fidelerin dikim zamanı, sonbahar, kış ve ilkbahar aylarıdır. Sonbahar ve kış uygulaması ılımlı, ilkbahar uygulaması kışı sert geçen yerlerde tatbik edilir. Fide dikiminden sonra en büyük sorun ot mücadelesidir. Dikkat edilmezse yabani otlar çabuk büyüyerek çilek fidelerini örter ve onların gelişmesini engeller. Bu yüzden fideler gelişip toprak yüzünü iyice kaplayıncaya kadar, kesin ot mücadelesi yapılmalıdır. Kış döneminde otlar gelişemediğinden sonbahar sonu veya kışın yapılan dikimlerde çilek fideleri ot rekabetinden kurtulur, daha rahat büyür ve ileride ilkbaharda meydana gelecek yabani otlara daha kolay karşı koyar. Çilek yetiştirilecek yerde, fide dikiminden önce tarlada sıkı bir ot mücadelesi gerçekleştirmek gerekir. Gerekirse otlar kimyasal veya hormonal ilaçlarla yok edilir. Daha sonra çıkanlar mekanik mücadele ile ortadan kaldırılır. En güzeli köklenip, toplanıp tarladan uzaklaştırılmasıdır. Ayrıca toprak üzerine siyah plastik sermek, yabani ot tohumları çimlenip toprak yüzüne çıksalar bile, güneş ışığı alamadıkları için, plastik altında gelişemeyerek ölür.
Fideler dikilirken eğer kök boğazı yukarıda kalırsa yüzlek, toprağın içinde kalırsa derin dikilmiş olur. Her iki dikim şeklide yanlıştır. Normal dikimde kök boğazı toprak yüzünde kalmalıdır. Dikim sonrası kaymak tabakası kırılması, ot mücadelesi, sulama, hastalık ve zararlılarla mücadelesi yapılır. Sulama yaz aylarında kurak devrelerde uygulanır. Senelik yağışın yıl içinde muntazam dağılan ve ortalama 700-800 mm yağış alan yerlerde sulama yapılmaz. Suyun azalması meyve iriliğini büyük ölçüde düşürür. Sulama toprak üzerinden karık ve tahtaların arasında bulunan arklardan sızdırma şeklinde verilir. Suyun arklardan taşıp, çilek bitkileri ve meyveleri ıslatmasına izin verilmemelidir. Aksi halde bitkilerde ve meyvelerde çürüme, mantari ve bakteriyel hastalık meydana gelir. Yağmurlama sulama düz ve meyilli arazilerde, tahta ve karık yapılmayan işletmelerde kullanılır.
Bitkinin su ihtiyacı ve bölge koşulları dikkate alınarak bir vejetasyon boyunca 3-8 defa su verilir. Sulamaya, en son yağmurdan 15-20 gün sonra başlanır ve 15-25 gün aralıkla devam edilir. Sonbahar sonunda sulama kesilir. Bu uygulama, bitkilerin kışa biraz sertleşmiş olarak girmesi için yapılır. Bazı ülkelerde sonbaharın ilk ayına gelindiğinde çilek bitkilerinin tepeleri kesilmektedir. Bu işlemden amaçlanan, kök boğazı ve yapraklara arız olan zararlıları ve hastalıkları ortadan kaldırmak ve mücadele etmektir. Tepe kesme hasattan birkaç gün sonra uygulanır. Fazla geç kalınırsa yeni oluşacak sürgün ve çiçek tomurcukları zararlanabilir. Tepe kesmeden başka, kolların kesilmesi de yapılır. Kol kesilmesi dikim şekline göre uygulanır. Aralıkların bozulmaması için meydana gelen kolların belli bir bölümü kesilip atılır. Gerek kol kesme ve gerek tepe vurma yapılmışsa, sonbahar toprak işlemesi daha kolay gerçekleştirilir.
Tohumdan fide elde edilerek yeni tesislerin kurulması mümkünse de, bu az uygulanan bir yöntemdir. Daha çok ana bitkinin kollarında köklenme ile meydana gelen küçük bitkiler sökülüp, bunlardan fide elde edilir ve yeni tesis kurulmasında bunlar kullanılır. Çileklerde her ne kadar kendine döllenme meydana gelirse de, bunun yanında yabancı döllenmeye oldukça sık rastlanır. Bu yüzden çeşitlerde açılmalar meydana gelerek, bu çeşitlerin tohumlarını kullanmak, çeşit özelliğinin korunmasında sakıncalar yaratır. Bunun içinde tohumla üretim pek yapılmaz. Tohum üretimde, çeşidin tipik özelliğini taşıyan ve ilk meydana gelen iri meyveler bitki üzerinde bırakılır. Bu meyvelerde çekirdeklerin tam olması beklenir. Sonra hasat edilip çekirdekleri çıkartılır. Yıkanır ve kurutulur. Elde olunan çekirdekler 120 cm genişliğinde 2-3 m boyunca önceden hazırlanan ve bol ahır gübresi verilmiş soğuk yastıklara 10-20 cm sıra arası mesafede sıraya ekilir. Bitkiler 1-2 yapraklı olunca, önce 10 cm aralıkla seyreltilir. Sonra 2-3 ay beklenir ve bu sürede bitkiler 5-7 yapraklı fide haline gelir. Bu fidelerin sökümünden iki gün öncesi yastık sulanır. İki gün sonra keskin bir bıçakla fidelerin önce sıra arası 10-15 cm derinliğinde kesilir. Toprak yumuşak değilse kesme işlemi zorlaşır. Eğer yeterli düzeyde yastığa ahır gübresi verilmişse kesme işlemi kolayca yapılır. Sonra sıra üzerleri kesilir. Fide küreği ile her fide dört köşe bir toprak tabakası ile beraber alınır. Kasalara konur ve dikim yerine götürülür.
Çileklerde üretim esas olarak vejetatif yolla gerçekleştirilir. Bunun için iki yöntem mevcuttur. Birinci yöntemde daha önce üretim yapılan yetiştirme yerinde istenen bitkiler seçilir, işaretlenir. İlkbaharda bunlar sürgün verdiklerinde bunların toprağa temas ettiği boğumlar üzerinde genç bitkilerin (stolonların) oluşması beklenir. İyi gelişmiş fide elde etmek için, bir bitkide meydana gelen stolonların 4-6 tanesi bırakılır, diğerleri kopartılır. Sonbahar veya kışa kadar beklenir. İyi gelişmiş stolonların yakın mesafeler için kökleri topraklı, uzak mesafeler için kökler topraksız sökülür. Toprak hastalıklarının bulunduğu yerlerde topraksız söküm uygulanmalı ve bitkilerin kökleri ilaçlanmalı, dezenfekte edilmeli, sonra demet yapılıp kökler nemli bezle, yosunla sarılmalıdır. Daha sonra dikim yapılacağı yere gönderilmelidir.
İkinci yöntemde, sonbahar ayında çilek tarlası gezilip kuvvetli gelişmiş bitkiler sökülür. Bunlar bol ahır gübresi ile hazırlanmış soğuk yastıklara 40-60 cm sıra arası mesafelerde dikilir. İlkbaharda bu bitkilerden çıkan kolların toprakla temas ettiği yerlerde genç bitkiler oluşur. Yine her bitki üzerinde 4-6 adet genç bitki bırakılır. Sayı artar ise, kuvvetli fide elde etme şansı azalır. Sonbaharda ana bitki ile genç bitkilerin irtibat yerleri kesilir. Sökülür ve topraklı veya topraksız olarak yukarıda anlatılan şekilde dikim yerine gönderilir.
Yukarıda anlatılan fide üretim şekilleri en sık kullanılan yoldur. Bunun dışında bazı hallerde kullanılan diğer üretme şekilleri mevcuttur. Bunlardan bir tanesi toprak altı gövdesinden çeliklenmedir. Çileğin toprak altı gövdesi birkaç gövdeden oluşur. Bu oluşan gövdeler ayrıldığında, her biri bir bitki meydana getirir. Bir kök gövdesinden 2-10 arasında fide elde etmek mümkündür.
Diğer bir üretim şekli olarak yaprak çelikleri kullanılmaktadır. Bu yolla üretim, termoterapi uygulayarak virüssüz bitki elde etmede tercih görür. Ayrıca çok sayıda fide talebi olduğunda başvurulur. Köklenmenin iyi ve çabuk yapılabilmesi, işletmede sisleme (mist propagation) sisteminin olmasını şart koşar. Genç yapraklar, orta yaşlı yapraklar, sapları ile koparılır. Dip kısmına bir iki çizik atarak yara dokusu oluşturulur, böylece bu yara dokusun kısımdan köklenme çabuk meydana gelir. Köklenmeyi hızlandırmak üzere köklendirme hormonunu kullanılır ve yaprakların dip kısmı hormona batırılır. En çok kullanılan hormon Indol Bitürik Asit olup, bunun 1000-2000 ppm’lik dozu kullanılır. İşlem görmüş yapraklar sisleme tesisindeki perlit yataklarına dikilir. Bu durumda dikilen yaprakların % 40-60’ından köklü fide elde olunur.
Vejetatif üretimde yeni uygulamaya konulan doku kültürleri, meristem, kallus, anter, hücre ve generatif üremeye dayalı tohum ve embriyon kültürleri de invitro koşullarda yeni bitkiler elde etmeye hizmet eder. Bu üretim yolları aynı zamanda ıslah çalışmalarında (çeşit, mukavemet, hastalık ve zararlılara dayanım) yararlanılan yollardır.
Çilek yetiştirilecek yerin seçilmesi önem kazanır. Ürünün taze veya konserve için değerlendirilmesi söz konusu ise, konserve fabrikalarının bulunduğu yerler öncelik alır. Taze tüketimde büyük şehir kenarları öncelikle tercih görür. Bu yoksa nakliye durumu gözden geçirilir. Çünkü, işletme gerek pazara ve gerekse fabrikalara ne kadar yakın olur ve ürün ne kadar çabuk istenen yere ulaşılırsa değerlendirilmesi o kadar sağlıklı ve kaliteli yapılır. Burada gerekirse uçakla kargo taşımacılık bile düşünülür. Ancak hava yoluyla taşımacılık daha çok turfanda üretimde önem kazanır. Büyük alanlarda çilek üretiliyor ise, bilhassa toplama zamanı ortaya çıkan büyük işçilik gereksinimi karşılayacak yerler aranmalıdır. Aksi halde ucuz ve kaliteli işçi temin edilmemesi sorun yaratır. Gerektiğinde 8-10 yaşında çocuklar bile çalıştırılabilir. Aile işletmelerinde işçi sorunu o kadar önemli değildir. Çünkü üretim alanı aile fertlerinin çalışma gücüne göre tespit edilmiştir. Daha önce iklim ve toprakla ilgili konuları anlatmış olmamıza rağmen burada bir kere daha vurgulamakta yarar vardır. Tabiatıyla iklim ve daha sonra toprak özellikleri sıraya girer. Her ne kadar çileğin her iklimde yetiştirilen çeşitleri varsa da, çileğin turfandacılığının birkaç gün erken olgunlaşmasının fiyat üzerindeki etkisi, normal üretiminde dönüme verim artış miktarı ve kalite yüksekliği bakımından uygunluğu ele alınmalıdır. Bu durum toprak içinde geçerlidir. Kumlu-tınlı toprakların ve bol organik gübreleme yapılması koşuluyla ilk tercihi oluşturduğu unutulmamalıdır. Ayrıca arazi düz veya meyilli olabilir. Düz araziler tarım yapmayı kolaylaştırdığı için tabiatıyla başta aranan yerlerdir. Turfandacılık söz konusu olduğunda güneye meyilli araziler ön plana çıkar. İklimi ılık, hafif nemli vadiler yine ön planda seçilecek yerlerdir.
Tesis kurulurken, dikim öncesi toprağın 40-60 cm gibi derin bir işlemeye tabi tutulması faydalıdır. Bu bir noktadan toprağın kirizma yapılması anlamına gelir. En kötü koşullarda 30 cm derinliğinde, pullukla boyuna ve enine iki sürüm yapılmalıdır. Daha sonra toprağın üzerine organik gübre serpilip, toprak tekrar sürülür ve organik gübre toprağa karıştırılır. Bundan sonra ticaret gübresi atılır ve bu sefer toprak 10-15 cm derinliğinde bir kez daha işlenir. Çileğin daha çok azotlu gübreden hoşlandığı ve sadece organik gübre ve azotlu ticaret gübresi verilmesi halinde bunun çilek bitkisine yeterli olacağı söylenirse de, hiç olmazsa ilk tesis sırasında fosforlu ve potaslı gübre atmakta fayda vardır. Bu gübreler atıldıktan sonra fidelerin dikim yerleri hazırlanır, hazırlanan yerlerin üzeri tırmıkla ufalanır, düzeltilir, hafif bastırılır ve fide dikilecek hale getirilir. Fidelerin dikim yerleri karıklar (masuralar), tahtalardır. Karıklara, 20-40 cm’lik tekli dikim veya 60-80 cm’lik iki sıralı dikim şekli uygulanır. İki karık arasında 10-20 cm derinliğinde 30-40 cm genişliğinde sulama arkı bulunur. Bu karıkların üzerine fideler direkt toprağa dikilebileceği gibi, önce karığın üzerine siyah naylon örtü çekip sonra bu naylon örtü üzerinde fidelerin dikileceği mesafelerde küçük delikler açılır, sonra fideler buradan toprağa dikilir. Siyah naylonlar erkencilik bakımından toprağı ısıtır ve ot mücadelesini azaltır veya yok eder, ürünün toprakla temasını kesip, temiz topraksız hasadını sağlar. Karık sistemi meyilli arazilerde meyile paralel açılır. Küçük arazilerde ve aile işletmelerinde uygulanır. Karık üzerinde bitkilere verilecek mesafeler 30 x 30, 20 x 40, 30 x 50, 40 x 60 cm’dir. Kuvvetli gelişen çeşitlerde mesafeler daha geniş tutulur. Tahtalar karıkların daha geniş şeklidir ve genişlikleri 100-120 cm yapılır. Eğer siyah naylon örtüyle kaplanacaksa, naylon örtünün genişliği esas alınır. Bir tahta üzerinde 3-4-5 sıra dikim yapılır. Avrupa’da bu tahtayı hazırlayan ve aynı anda siyah naylonu seren aletler geliştirilmiştir. Böylece bu sistem, büyük arazilerde ve büyük işletmelerde kullanılır. Plastik örtüde fidelerin dikileceği dikim yerleri + şeklinde kesilir. Fideler buradan toprağa dikilir.
Yağmurlama sulama yapılan düz taban arazilerde bir diğer sistem, düzeltilmiş tarla üzerine 120 cm genişlikte 3-5’li sıralar içinde çilek fidelerini dikmek, her 120 cm’de 30-50 cm mesafede yürüme yolu bırakmak ve bu tesisin boyunu arazi boyuna kadar uzatmak mümkündür. Bu şekil büyük tarla ziraatında uygulanır.
Son yıllarda serler içinde verimin en yüksek seviyeye çıkartılması, yerden azami tasarruf için, topraksız yetiştiricilik uygulamasına başlanmıştır. Burada su kültürü veya kasa sistemi uygulanır. Kasa sisteminde, genişliği 20-30 cm, uzunluğu 120-150 cm ve yan yüksekliği 15-20 cm olan plastik kasalara harçlı toprak doldurulur. Çilek fideleri bu kasalara dikilir. Sonra kasalar, serin doğu batı istikametinde kurulmuş boyu ser boyu kadar, genişliği dipte 160 cm, üstte sıfırlanan üçgen piramit şeklinde yapılmış tezgahların her iki yüzeyine yerden 20 cm yükseklikten itibaren konulan 8-15 adet rafa yerleştirilir. Böylece tezgahın iki yüzüne 16-30 adet kasa yerleştirilmiş olur. Halbuki tezgahın yerde kapladığı alan piramidin dibinde 160 cm olup, bu alana 20-30 cm genişliğinde kasalar konsa 5-8 adet sığabilir. Oysa yukarı doğru yapılan tezgahlara 16-30 adet kasa yerleştirilmektedir. Böylece aynı serde sadece yer kazancından 2-5 misli olduğundan alınan ürün miktarı da o kadar yüksek olur. Diğer taraftan topraksız yetiştiricilikte veya su kültüründe bitki besleme azami seviyeye çıkarıldığından bundan kaynaklanan 2-3 kat fazla ürün de söz konusudur. Toplam ürün satışı normal yetiştiriciliğe göre 4-20 misli artmaktadır. Serlerde normal yer üzerindeki yetiştiricilikte verim 2-4 ton arasında oynarken, raf sisteminde 4-20 ton arasında ürün alınabilmektedir. Su kültüründe kasa içinde su dolaştırılmaktadır. Bunun için en üst kasadan itibaren alt kasaya doğru, kasalar boru ile birbirine monte edilmekte, suyun kasalardan birden boşalmaması için boru belli bir kalınlıkta yapılmaktadır. En son kasanın hortumu gübre tankına monte edilmektedir. Tabiatıyla tankere gelen su bir sulama motoruyla tekrar en üst kasaya verilmektedir. Gübre tankı, sistemde su kültürü için besin maddelerinin ayarlanmasına hizmet eder. Tanka monte edilmiş su motoru vasıtasıyla, besi suyu kasalar arasında dolaştırılır ve havalandırılarak tanka dönüşüm yapılır. Yani kasalarda su devamlı devridaim yapmakta, aynı zamanda kendiliğinden havalanmaktadır. Kasa üzerine sert plastik levhalar (Poli üretan levhalar) konur. Levhaların üzerine, fidelerin yetiştirileceği aralıklarda delikler açılır. Fidelerin bu deliklerden kökleri geçirilip suya sokulur. Böylece dikim yapılır. Bitkiler plastik levha üzerinde yayılır. Kökler su kültürü içinde gelişir. Çilek yetiştiriciliği, kendi başına müstakil tarımı yapabildiği gibi, meyve, bağ, sebze, çiçek gibi diğer kültür bitkileri arasında ara ziraat şeklinde de uygulanabilir.
Fidelerin dikim zamanı, sonbahar, kış ve ilkbahar aylarıdır. Sonbahar ve kış uygulaması ılımlı, ilkbahar uygulaması kışı sert geçen yerlerde tatbik edilir. Fide dikiminden sonra en büyük sorun ot mücadelesidir. Dikkat edilmezse yabani otlar çabuk büyüyerek çilek fidelerini örter ve onların gelişmesini engeller. Bu yüzden fideler gelişip toprak yüzünü iyice kaplayıncaya kadar, kesin ot mücadelesi yapılmalıdır. Kış döneminde otlar gelişemediğinden sonbahar sonu veya kışın yapılan dikimlerde çilek fideleri ot rekabetinden kurtulur, daha rahat büyür ve ileride ilkbaharda meydana gelecek yabani otlara daha kolay karşı koyar. Çilek yetiştirilecek yerde, fide dikiminden önce tarlada sıkı bir ot mücadelesi gerçekleştirmek gerekir. Gerekirse otlar kimyasal veya hormonal ilaçlarla yok edilir. Daha sonra çıkanlar mekanik mücadele ile ortadan kaldırılır. En güzeli köklenip, toplanıp tarladan uzaklaştırılmasıdır. Ayrıca toprak üzerine siyah plastik sermek, yabani ot tohumları çimlenip toprak yüzüne çıksalar bile, güneş ışığı alamadıkları için, plastik altında gelişemeyerek ölür.
Fideler dikilirken eğer kök boğazı yukarıda kalırsa yüzlek, toprağın içinde kalırsa derin dikilmiş olur. Her iki dikim şeklide yanlıştır. Normal dikimde kök boğazı toprak yüzünde kalmalıdır. Dikim sonrası kaymak tabakası kırılması, ot mücadelesi, sulama, hastalık ve zararlılarla mücadelesi yapılır. Sulama yaz aylarında kurak devrelerde uygulanır. Senelik yağışın yıl içinde muntazam dağılan ve ortalama 700-800 mm yağış alan yerlerde sulama yapılmaz. Suyun azalması meyve iriliğini büyük ölçüde düşürür. Sulama toprak üzerinden karık ve tahtaların arasında bulunan arklardan sızdırma şeklinde verilir. Suyun arklardan taşıp, çilek bitkileri ve meyveleri ıslatmasına izin verilmemelidir. Aksi halde bitkilerde ve meyvelerde çürüme, mantari ve bakteriyel hastalık meydana gelir. Yağmurlama sulama düz ve meyilli arazilerde, tahta ve karık yapılmayan işletmelerde kullanılır.
Bitkinin su ihtiyacı ve bölge koşulları dikkate alınarak bir vejetasyon boyunca 3-8 defa su verilir. Sulamaya, en son yağmurdan 15-20 gün sonra başlanır ve 15-25 gün aralıkla devam edilir. Sonbahar sonunda sulama kesilir. Bu uygulama, bitkilerin kışa biraz sertleşmiş olarak girmesi için yapılır. Bazı ülkelerde sonbaharın ilk ayına gelindiğinde çilek bitkilerinin tepeleri kesilmektedir. Bu işlemden amaçlanan, kök boğazı ve yapraklara arız olan zararlıları ve hastalıkları ortadan kaldırmak ve mücadele etmektir. Tepe kesme hasattan birkaç gün sonra uygulanır. Fazla geç kalınırsa yeni oluşacak sürgün ve çiçek tomurcukları zararlanabilir. Tepe kesmeden başka, kolların kesilmesi de yapılır. Kol kesilmesi dikim şekline göre uygulanır. Aralıkların bozulmaması için meydana gelen kolların belli bir bölümü kesilip atılır. Gerek kol kesme ve gerek tepe vurma yapılmışsa, sonbahar toprak işlemesi daha kolay gerçekleştirilir.

