fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

PATLICAN Botanik Özellikleri

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • PATLICAN Botanik Özellikleri

    PATLICAN Botanik Özellikleri
    PATLICAN 3.1. Bitki Oluşumu

    Patlıcan tropik bölgelerde çalı formda büyülen çok senelik, mutedil ve soğukça bölgelerde tek yıllık bir bitkidir. Sera koşullarında, mutedil iklimlerde ufak boylu ve ağır gelişen varyeteler bile kısmen azmanlaşır. Bu bakımdan çeşitlerin bölgelere göre göstereceği reaksiyonlar aynı olmayabilir. Botanik özelliklerde büyük sapmalar meydana gelebilir.
    DAUNAY (1982) Fransa’da Avignon’da yaptığı çalışmalarda farklı kökenli çeşitlerin farklı morfolojik özellikler gösterdiğini saptamıştır. Tropik bölgeden getirtilen çeşitlerin büyümesi yavaşlamış, bitkiler küçük ve kompakt bir habitüs meydana getirmiş, verimleri oldukça düşmüştür. Oysa bu çeşitler kendi geldikleri ülkelerde kuvvetli bir büyüme ve oldukça yüksek verim gücüne sahiptir. Çin ve Japon çeşitlerinde aşırı bir erkencilik gözlenmiştir. Bunun yanında Akdeniz çevresinden getirilen çeşitler, orta erkenci görünümde, kuvvetli bir gelişme ile beraber iyi verim vermiştir. Akdeniz’den gelen çeşitlerin Avigon’a çok elverişli olduğu saptanmıştır. Bu bilgiler memleketimizin güney Akdeniz bölgesi için geçerli olabilir.
    Patlıcanlarda tohumların çimlenmesiyle beraber bir kazık kök oluşur. Ancak büyümenin ilerleyen devrelerinde meydana gelen yan kökler, kazık kök kadar kuvvetli gelişir ve patlıcan kökleri saçak köklü bir hal alır. Patlıcan bitkisinin toprak üstü organları kuvvetli gelişir ve gövde odunsu bir yapıya sahiptir. Bitkilerde dallanma, ana gövde 5-12 yaprağı bulduğu zaman başlar. Yan dallar çiçek tomurcuğu oluşumu sonrası ilk yaprak koltuklarından çıkar. Bitkide çiçeklenme kademeli bir oluşum içindedir. Meyveler tabii halde bırakıldığında irileşir. Tohum bağladığında meyve rengi sarı kahverengine döner.
    Bitki mutedil iklimlerde kış soğuklarının başlamasıyla yapraklarını döker. Eğer kış aylarında don olmazsa, odunsu gövde ölmez ve ertesi sene sıcakların başlamasıyla tekrar sürer. Bu böyle 5-10 yıl devam edebilir ve patlıcan aynen bir çalı gibi gelişir. Kışı don yapan yerlerde bitkiler ölür. Yeni bir hayat meyvelerdeki tohumların toprağa dökülmesi ve sürmesiyle olur. Bu bakımdan patlıcanlardaki hayat çemberi yaşam koşullarına göre tek yıl veya çok yıl şeklinde ortaya çıkar.

    PATLICAN 3.2. Kök

    Tohumun çimlenmesiyle beraber kazık kök 3-5 cm boy alınca, yan köklerin oluşumu başlar ve kazık kökün büyümesi 8-15 cm bulunca durur (Şekil 35.5). Yan kökler hızla gelişerek derinlere ve yanlara doğru uzanır. Yan kökler 80-100 cm derinliğe ve çevreye yayılabilir. Köklerin % 70-80’i normalde toprağın 5-40 cm derinine iner. Kalan kökler toprağın 100-150 cm derinliğine ulaşır. Kökler bol dallıdır ve yan dallar üzerinde sayısız emici kıllar bulunur (Şekil 35.6).

    PATLICAN 3.3. Gövde, Dal ve Yaprak

    Tohum çimlenmesiyle beraber önce kök, daha sonra sürgün ucu yani kotiledon yapraklar gelişmeye başlar. Kotiledon yapraklar iki adet ve etli, uzun oval şekillidir. Üzerlerinde tüyler bulunur (Şekil 35.5). Daha sonra sürgün ucu büyümesine devam ederek ilk esas yapraklar meydana gelir (Şekil 35.7). Gövdede, 5-12 yaprak meydana gelinceye kadar dallanma meydana gelmez. Genellikle bitki 5-12 yaprak büyüklüğünü aldıktan sonra sürgün ucundaki vejetatif büyüme tomurcuk değişime uğrayarak, generatif çiçek tomurcuğuna dönüşür. Bu arada büyüme durduğundan çiçeğin hemen altındaki yaprak koltuğundaki vejetatif tomurcuk sürerek bir yan dal meydana getirir. Yan dal büyümesine devam eder. Bu esnada ana sürgündeki çiçek tomurcuğunun yanında da yeni bir sürgün tomurcuğu oluşur. Bunun da büyümesiyle genç bitkide ikinci bir dal daha meydana gelir. Çiçek tomurcuğu bu ikinci yan dal üzerinde kalır. Böylece bitki iki dallı bir görünüm kazanır. Bu iki yan dal üzerinde de, çeşitlere bağlı kalmak üzere 2., 4. yapraktan sonra yukarıda anlatılan olaylar tekrar meydana gelerek bitki dört dallı bir görünüm kazanır ve her yan dalda birer çiçekten iki çiçek daha oluşarak, bitkide 4 dal 3 çiçek bulunur. Böylece her daldan ilerde tekrar 2 yan dal meydana çıkar. Gerek dal sayı ve gerekse çiçek sayısı bu dallanma şekline bağlı olarak, patlıcanlarda dikotonik bir dallanma meydan gelir (BRUNAND 1973).
    Bazı varyetelerde 5., 12. yapraktan sonra yukarıda anlatılan üst dallanma ile beraber, daha sonra altta önce yan dal meydana getirmeyen 5., 12. yaprak koltuklarındaki tomurcuklar da sürerek, bitkinin alt tarafında da yan dal meydana gelir (Şekil 35.8). Bitkideki dallanma, bitkinin ileriki döneminde iyice karışır ve artık başta belirtilen çift dallanma kolay ayırt edilemez. Böylece bitkinin genel habitüs yapısı yayvan, çok yayvan, toplu, uzun toplu, uzun görünüm kazanır.


    Şekil 35.5. Genç bir fidede kazık ve yan kök oluşumu


    Şekil 35.6. Köklerin ilerki büyüme devresindeki gelişmesi


    Şekil 35.7. Genç bir patlıcan bitkisinde yapraklar.


    Şekil 35.8. Alt dallanma

    Patlıcanın dallanması, yapraklanması ve çiçeklenmesi ile ilgili daha geniş bilgi almak isteyenler için, FILOV (1959), PATEL ve SHAN (1977), TER MANUEL YANTS (1977 ve 1981) ayrıntılı bilgi vermektedir.
    Patlıcanın gövdesi bu familya içinde bulunan diğer türlere göre daha kuvvetlidir. Özün çevresinde kuvvetli bir odun dokusu meydana gelir. Gövde ve yaprakların üzerinde tüyler bulunur. Tüylerin yapısı domatesindekinden farklı olup, yıldız şeklindedir. Dokunulduğunda kaşıntı verir. Gövdenin rengi çeşitlere göre değişir. Yeşilden başlayarak, antosiyanın değişik oranıyla renk mor ya da menekşe rengine kadar dönüşebilir. Yapraklar, dar ve küçükten başlayarak, ince uzun ve büyük genişe kadar değişik varyasyonlar gösterir. Genelde yaprak bütün, sap ve yaprak ucu dar, orta kısım daha geniştir. Bazı çeşitlerde yaprak parçalı olabilir. Yaprak kenarları genelde düzdür. Yaprak rengi yeşilden başlayarak antosiyanın değişik ölçülerde hücre içinde birikmesiyle, yeşil mora kadar değişim gösterir. Yaprak üzeri küçük tüylü, yaprak alt yüzü daha iri tüylüdür. Yaprak damarları oldukça belirgindir. Yaprak gövdeye yuvarlak bir sapla birleşir ve sapın uzunluğu ortalama 5-10 cm’dir (Şekil 35.9). Damar ve sap üzerindeki tüyler daha kalın ve biraz dikenimsidir.


    Şekil 35.9. Patlıcanın yaprakları, çiçeği ve meyvesi

    PATLICAN 3.4. Çiçek ve Meyve

    Çiçeklenme, bitkinin yetiştirildiği mevsime göre değişir. Sıcak zamanlarda çiçeklenme daha erken meydana gelir. Ayrıca çeşitler arasında da çiçeklenme bakımından farklar bulunur. Japon ve Akdeniz çeşitleri, tropik çeşitlere göre erkencidir. Bu farklılık 3-4 haftalık bir süreye kadar çıkabilir. İlk çiçeklenme, genel olarak tohum ekiminden 70-90 gün sonra görülür. Daha sonraki çiçeklenmede, yukarıda belirtilen farklılıklar giderek kaybolur. Çiçeklenme zamanı arasındaki farklılığın iki nedeni vardır.
    a) İlk çiçekten önce oluşan yaprak sayısı birinci nedendir. Çeşitler ortalamasına göre 9-12 yapraktan sonra ilk çiçek meydana gelir. Fakat Çin çeşidi LIU YEQIE’ de 5-7 yaprakta ilk çiçek görülür (DAUNAY 1982).
    b) İkinci neden yapraklar arasındaki oluşum zaman farkıdır (Plastoktor). Bu özellik DAUNAY’a (1982) göre;

    Ekim ile ilk çiçek açma zamanı arasındaki süre (gün)
    P = --------------------------------------------------------------------
    İlk çiçekten önce açılmış yaprak sayısı

    formülü ile hesaplanır. Bulunan değerler formüle rağmen tahmindir. Çünkü formülde çiçeklenme için gerekli süre hesaba katılmamaktadır. Her bir yaprağın oluşumu için gerekli gün sayısı (P) çeşitlere göre değişir. Bu süre ortalama 6-12 gün arasındadır.
    İlk çiçek 5-12 yapraktan sonra meydana gelir. Sonra dallanmaya bağlı olarak 2’nin katları olarak çoğalır. Çiçekler genelde 2-3 çiçekli salım şeklinde oluşmasına karşılık, çoğu kez bunların yalnızca 1-2 adedi meyve bağlar (Şekil 35.9 ve 35.10).


    Şekil 35.10. Patlıcanda salkım şeklinde çiçeklenme ve bir çiçek

    Patlıcan çiçekleri erdişidir. 5 adet çanak yaprak, oldukça iri yapıda, yeşil veya mora kadar değişen renkte üstü tüylü ve dikenlidir. Çanak yapraklar ilerde dökülmeden meyve üzerinde kalır. Çanak yaprak sayısı bazen 7-8 kadar çıkabilir. Çiçekteki 5 adet taç yaprak açık mavi, veya açık mor renklidir. Taç yaprak sayısı da değişebilmektedir. Bazen sayı 8’e kadar çıkabilir. Taç yaprak ayrı ayrı oluşabildiği gibi genel karakter olarak birleşik yapıda bir bütünlük gösterir (Şekil 35.10).
    Patlıcanın erkek organları sarı renkli ve birleşik durumludur. Anterlerin üzerinde açılma veya çatlama bulunur. Aslında uç kısımdan açılmaya başlar. Bu özellik solanum cinsini, Lycopersicon’dan ayıran en belirgin karakterdir (MEISSAEN 1975). Çiçekteki erkek organ sayısı 5-6 adettir. Dişi organın etrafı erkek organlarca çevrilidir. ESER’e (1978) göre, dişi organ domateslerde olduğu gibi erkek organlara göre üç değişik durumludur (Şekil 35.11).
    Dişi organ tepeciği erkek organlardan ne kadar yüksekte bulunursa, yabancı döllenme oranı o kadar artar. Kendine döllenme % 50-80 civarındadır. Erkek organlar çiçek açılmadan önce döllenme olgunluğuna gelir. Çiçek tam açıldığında erkek organlar en aktif devrededir. Duruma göre bu aktivite çiçek açılımından 1-2 gün sonraya kadar devam eder. Dişi organ çiçek açıldıktan 1-2 gün sonra döllenme olgunluğundadır (MACİT 1966). Çiçek açılması sırasında erkek organla dişi organ arasında dölleme ve döllenme zamanı bakımın bir fark olmamasına karşın, patlıcanda meyve tutumunun her zaman istenen düzeyde olmadığı görülür. Meyve tutumunun azalması daha çok kendini kış aylarında, örtü altı tarımında gösterir. Bu dönemde ışık yoğunluğunun azalmasıyla beraber sıcaklığın düşüşü, rutubetin yüksek düzeyde olması, bitkinin fotosentez yapımını olumsuz yönde etkilemekte, üretilen besin maddeleri vejetatif ve generatif organlar arasında dengeli bir büyüme için yeter olmamakta ve meyve tutumu azalmaktadır. Yaz aylarında, normal yetiştirme devrelerinde, açıkta yapılan yetiştiricilikte bitki beslenmesi daha düzgün olmaktadır. Böylece bitkide norma düzeyde içsel maddeler oluşmakta ve meyve tutumunda bir anormallik görülmektedir (MAİER ve Arkadaşları 1962, MAGUID 1966, KHARE ve Arkadaşları 1970, MACİT VE ÖZTOP 1973, MACİT ve ESER 1974).


    Şekil 35.11. Patlıcan çiçeği

    ESER (1978) serde yaptığı patlıcan yetiştiriciliğinde meyve bağlamaya etkili fizyolojik nedenleri incelerken, patlıcanların Kasım, Mart ayı arasında hiç meyve tutumu göstermediğini, bu devrede bitkideki kuru madde miktarının 200-250 mg/dm² olduğunu, buna karşın yaz aylarında doğal meyve tutumu gösteren bitkilerde 500-550 mg/dm² ye yükseldiğini tespit etmiştir. Bitki gelişmesinin zayıfladığı tuzlu, fazla nemli, besin maddesi az topraklarda da çiçek tutumunun azalması, bitki içsel maddelerinin oluşmasının önem kazandığını göstermektedir. Zaten ışık, sıcaklık ve nem gibi klimatik koşulların kötüleşmesiyle çiçek tutumunu azalması da bu ortamlarda, içsel maddelerin iyi oluşmamasından ortaya çıkmaktadır. Yine zayıf gelişmiş bitkilerde çiçeklerin zayıf olduğu ve zayıf çiçeklerde erkek organdan çok dişi organın iyi gelişmediği ve bu çiçeklerde meyve tutumunun meydana gelmediği görülür (MANTANG, 1936). Meyve tutumunda özellikle auxinlerin önemli rol oynadığı tespit edilmiştir (MORRBY 1967, MORRIS ve THOMAS 1968). Bu konuda ESER (1978), yaz ve kış aylarında üretilen patlıcanlarda, ocak ayında 3. gelişim devresindeki (antisis) çiçekler hariç, diğer devrelerdeki çiçeklerde auxin benzeri madde aktivitesi saptamıştır. Kış aylarında auxin aktivitesi oldukça azalmış ve % 9-16’lık bir büyüme artışı gösterirken, yaz aylarında çoğalmış ve % 22-30’luk bir büyüme düzeyine ulaşmıştır. Şu halde kış aylarında bitkide meydana gelen meyve tutumunun azalmasını önlemek için, dışardan bazı içsel maddelerin uygulanmasıyla hormonal seviye düzenlenebilirse, meyve tutumu normal düzeye getirilebilir. Nitekim bu konuda çeşitli zamanlarda değişik ülkelerde, değişik maddeler kullanılarak patlıcanların meyve tutumunu artırıcı yollar aranmıştır (AVIEL 1970, MACİT ve GOTZ 1970, BAYRAKTAR ve Arkadaşları 1973). Ot öldürücü 2.4-D ile beraber, Thomatotone 4-CPA, Thompson Fix Tablet, pptomato set ve Tomato Fix adlı preperatların patlıcan yetiştiriciliğinde meyve tutumu, meyve ağırlığı ve meyve boyuna etkili olduğu saptanmıştır (BAYRAKTAR ve Arkadaşları 1973, MACİT ve ESER 1974). Türkiye’de serde patlıcan üretiminde eskiden en çok 2-4 D (2.4-dichtorophenoxy acetic acid)’nin 2.5 ppm yoğunluğundaki çözeltisi çiçeklere püskürtme veya bandırma şeklinde tatbik edilmektedir. Fakat 2.4-D insan sağlığı açısından zararlı olduğu gerekçesiyle bir çok ülkede kullanımı giderek yasaklandığı unutulmamalıdır.
    Patlıcan meyvelerinin şekli oldukça farklılık gösterir (Şekil 35.1, 35.2 ve 35.4). Uzun ince sivri uçlu, uzun silindirik küt uçlu, uzun, uzun ince sivri uçlu, uzun basık yumurta, yuvarlak, basık yuvarlak formları vardır. Uzunluk 10 cm’den başlar 50-60 cm’e kadar çıkar. Uzun ve ince çeşitlerde çap 4-6 cm, yuvarlak çeşitlerde 15-35 cm’dir. Uzun çeşitlerde meyve ağırlığı 100-200 g arasında oynarken, yuvarlak çeşitlerde 300-2000 gr’a kadar çıkar. Anormal durumlarda 800-1000 g’dır. Patlıcan meyvesinin üstü düz ve parlaktır. Renk beyazdan başlar koyu mora kadar değişir. Meyve kabuğunda menekşe ve mor renk bulunabilir. Renk meyve eti rengi ile epidermis rengi arasında belirginleşir (Cetvel 35.1).

    Cetvel 35.1. Patlıcan meyve eti ve epidermisine göre hasat sırasında meyvelerde meydana gelen renk değişimi

    Meyve eti ve
    epidermis rengine Yeşil Beyaz
    göre  ►


    Renksiz/ Açık yeşil meyve / Beyaz meyve
    Mor / Kahverengi meyve / Mor meyve
    Menekşe / Siyah meyve / Menekşe rengi meyve
    Menekşe çizgili / Kahverengi ve yeşil çizgili meyve/ Menekşe rengi meyve

    Meyve üzerinde çanak yapraklar dökülmeden kalır. Çanak yapraklar bu dönemde yeşil veya antosiyanlıdır. Üzerleri tüylü dikenli olabilir. Meyvelerin içi doludur. Tohumların çevresinde boşluk bulunmaz. Meyve eti yeşil olan çeşitlerde tat biraz acıdır. Bunların hazmı da güçtür. Patlıcanlarda, domateslerdeki solanine yakın yapıda olan stereol (-SH çekirdekli) alkoloidi bulunur.

  • #2
    Cevap: PATLICAN Botanik Özellikleri

    PATLICAN 3.4. Tohum

    Tohumluğa bırakılmış patlıcan, hasat edilenlerden çok daha büyüktür. Bir patlıcan meyvesinde MACİT’e (1969) göre, 500-5000 adet tohum bulunur. Patlıcan tohumları açık sarımtırak renkli, disk şeklinde ortası kalın kenar kısımları incedir (Şekil 35.12).


    Şekil 35.12. Patılıcan tohumları

    Bir kenar hafif içeri çekilmiştir. Uzunluğu 2-4 mm, kalınlığı 0,5-1 mm’dir. 1 gram tohumlukta 150-350 adet tohum bulunur. 1000 dane tohumun ağırlığı 3,5-5,6 gr’dır. 1 litre tohum 500-650 gr gelir. Tohumlar çimlenme gücü 4-6 yıl muhafaza eder. Tohumların çimlenme gücü % 55-70 arasında değişir. Tohumluğun temizliği % 96, kullanılma değeri % 65-70’tir. Tohumlar optimal sıcaklık 25-30°C’de 16 gün müddetle çimlenmeye bırakılır. Hasattan sonraki ilk altı ay içinde tohumların çimlenmesinde bazı sorunlar olabilir. Çimlenme kısıtlanmasını gidermek üzere, tohumları buzdolabında 4-6°C sıcaklıkta birkaç gün tutmak yeterlidir. Çimlenme kısıtlanması hemen kırılır ve tohumlar rahatlıkla çimlenir.

    Comment

    Working...
    X