DOMATES İklim ve Toprak İstekleri
Domates sıcaktan hoşlanan bir sebze çeşididir. Ortalama sıcaklığın 20-25°C arasında olmasını ister. Sıcaklığın büyüme ve gelişme devrelerine etkisi üzerinde çeşitli araştırmalar yapılmıştır. İlk etkisi, domates tohumlarının çimlenmesi üzerindedir. Bu dönemde sıcaklık 10°C’nin altında olmamalıdır. Tohumlar çimlenip, genç bitkiler toprak yüzüne çıkıp kotiledon yapraklar yatay durum aldığında çimlenme ve sürme tamamlanmış olur. Bitki toprak yüzüne çıktıktan 1-2 hafta sonra büyüme ucunda 1-2 yaprak taslağı görmek mümkündür. Sıcaklığın ve çevre koşullarının etkisi bu dönemden sonra artar. Domates fidelerinin 10-30 günlük süresi, birçok araştırıcı tarafından kritik devre olarak kabul edilir (LEWIS 1953, MACİT 1977). Bu dönem domatesi ilk vejetatif devreden generatif devreye geçiş zamanıdır ve domates yetiştiriciliğinde oldukça önemlidir. Çünkü, bu devrede vejetatif gelişmeden, generatif gelişme devresine geçilmezse, daha sora bu devreye tekrar geçebilmek için 20-30 güne gerek duyulur. Özellikle örtü altı tarımında bu gecikme erkenciliği ortadan kaldırır. Bu yüzden birçok araştırıcı, bu kiritik devreyi çeşitli şekillerde tanınlayarak ve budevrede bitkiye bazı uygulamalar yaparak, bu devrenin kaçırılmamasını temin etmeye, daha iyi ve erken ürün almanın yollarını arar. Bu dönemde bitki üzerinde sadece yapraklar bulunduğundan, bir çok araştırıcı bitkideki yaprak sayısı ile devreyi belirlemeğe çalışmıştır.
ROODENBURG (1947) sıcaklığın düşmesi ile ilk çiçeklenmeye kadar olan devrede yaprak sayısının azaldığını, WITWER ve TEAUPNER (1956), 10-13 °C sıcaklıkta, 18-21°C sıcaklığa karşın yaprak sayısını az, fakat daha erken çiçek oluştuğunu saptamıştır. Ayrıca bitki boyu kısa, gövde kalın ve yan sürgünler daha kuvvetle sürmektedir. Bir noktada düşük sıcaklık veya vernalizasyon bitkide erken çiçeklenmeyi sağlamaktadır. Nitekim CALVERT (1965), yüksek sıcaklıkların çiçek oluşumunu geciktireceğini, sürgün ucunun vejetatif büyümesini devam ettireceğini vurgulamaktadır. HUSSEY (1963) de, bu konuya değinerek, asimilat maddeleri ile büyüme ucu arasında bir rekabetin meydana geldiğini, bunu saptamak üzere düşük ve yüksek sıcaklıklarda, bitkinin yaprakları kopartarak sürgün ucunun büyümesini sağlamıştır. 25°C’de, büyümenin 6 ve 9. günlerinde, sürgün ucu büyümesi ilk 2 yaprağı kopartılan bitkilerde, yaprakları kopartılmayanlara karşın 10 kat artmıştır. 15°C’de bu artış ancak 1,3 kat olmuştur. Böylece, sürgün ucu ile ilk iki yaprağın asimilat maddeleri arasında güçlü bir yarışma meydana gelmiştir. Yüksek sıcaklıkta bu rekabetle kotiledonlarda üretilen asimilatlar ilk yapraklara, bu yapraklar kopartılırsa sürgüne taşımaktadır.
Domateslerin kritik devresinde, sıcaklığın düzeyi salkım şeklini de etkilemektedir. Düşük sıcaklıkta bileşik salkım, yüksek sıcaklıkta basit salkım şekli meydana gelmektedir (KOÇYİĞİT, 1980). Sıcaklık, çiçek salkımı üzerinde çiçeğin oluşumuna ve eşey organların fonksiyonlarına da etkilidir. Düşük sıcaklıklarda polen tozunun canlılık yüzdesi azalmakta ve kötü bir biçimde çimlenerek, döllenme yapmamaktadır. Ayrıca düşük sıcakta dişi tepesi uzayarak, erkek organ anterlerin üstüne çıkmakta ve doğal döllenme ortadan kalkmaktadır. 10°C’de gelişen bir yumurtalık, 18°C’de oluşan polenlerle döllendiği zaman güzel bir meyve tutumu meydana gelir. Buna karşın 10°C’de oluşan polenlerle, 18°C’de gelişen bir yumurtalık döllendiğinde sonuç ilki kadar olumlu değildir. Şu halde, polen tozunun etkisi bu konuda daha açıktır. Diğer taraftan, çiçek tozunun oluşumu sırasında redüksiyon bölünme 20-25°C’de çiçeklenmeden 10 gün önce meydana gelmektedir. Bu dönemde ekstrem sıcaklıklar olacak olursa, çiçek tozlarının dejenerasyonuna yol açmakta ve döllenme oranını azaltmaktadır (WAHORI 1965). Invitro koşullarda yapılan denemelerde çiçek tozlarının en iyi 21-26°C arasında çimlendiği, bundan düşük ve yüksek sıcaklığın oranı azalttığı tespit edilmiştir (SMITH ve COCHRAK 1935, DEMSEY 1970). Düşük ve yüksek sıcaklıklarda ayrıca polen tüpü uzaması yavaş olduğundan, bu durum dişi organ üzerinde olumsuz etki yapmakta ve dişi organ stili esmerleşmekte ve çiçek dökülmektedir (NISCHT 1953). Normal sıcaklıkta polen tozları, 24 saat içinde ovariuma ulaşmaktadır. JUDKINS (1939), 18-27°C sıcaklıklarda 24 saat sonra dişicik borusu kesildiğinde % 37 ve 72 saat sonra kesildiğinde % 70 meyve tutumu meydana geldiğini bulmuştur. LATERROT (1973), serde yetiştirilen Monomycer domatesinde 18 saat sonra dişicik borusu kesildiğinde bu çiçeklerde meyvenin döllenmiş olduğunu, bunlardan çok sayıda çekirdekli meyve alarak sağlanmıştır. Çeşitlerin sıcaklığa duyarlılığı farklıdır. 10°C’de Puck çeşidinde % 60-80’e yakın polen taşınması ve % 2,5 oranında polen çimlenmesi tespit edilmiştir (HORNY ve DABENY 1956). Fertilitesi 20-25°C’de % 60 olan iki ebeveynin melezlenmesinden elde olunan hybrit’in fertilitesi 20-25°C’de % 90 bulunmuştur (SINK 1975). Gece sıcaklık düşürülmesinin partenokarp meyve sayısı üzerine etkisi vardır. Meyve tutumundan 68 gün önceki düşük sıcaklıklar partenokarp meyve sayısını çoğaltmıştır (PREIL 1973). VAN GAALEN, değişik ayları dikkate alarak, domateslerin gece ve gündüz sıcaklık isteklerinin değişeceğini, gece sıcaklığının 11-18°C, gündüz sıcaklığının 17-26°C arasında bulunacağını (Cetvel 36.1), ışık miktarına bağlı olarak sıcaklık miktarının düzeltilmesi gerektiğini ve ışık arttıkça sıcaklık miktarının da yükseltileceğini belirtmektedir (HOSLIN, STEIB ve MAPPES 1964). Domateslerde gündüz ile gece sıcaklığı arasında 6-8 °C sıcaklık farkı bulunması, çiçeklenmeyi hızlandırdığı gibi, bitki büyüme ve gelişmesini olumlu yönde etkilemektedir. Serde sıcaklık hiçbir zaman 10°C’nin altına düşürülmemeli, 35°C’nin üzerine çıkartılmamalıdır. Her ne kadar 10°C’nin altında ve 35°C’nin üzerinde bitkiler yaşamlarının sürdürürse de verimlilik, çiçek tomurcuğu teşekkülünün durması, döllenmenin bozulması ve yapılmaması ile azalır. Partonekarp meyveler ise istenen büyüklüğü alamaz, üzüm veya ceviz tanesi büyüklüğünde kalır.
Cetvel 36.1. Domateslerde önerilen gece ve gündüz sıcaklıkları
Aylar/ Gece sıcaklığı Co/ Gündüz sıcaklığı Co/
Ocak/ 11-13/ 17-19/
Şubat/ 12-14/ 20-22/
Mart/ 14-16/ 22-24/
Nisan/ 16-18/ 24-26/
Domates sıcaktan hoşlanan bir sebze çeşididir. Ortalama sıcaklığın 20-25°C arasında olmasını ister. Sıcaklığın büyüme ve gelişme devrelerine etkisi üzerinde çeşitli araştırmalar yapılmıştır. İlk etkisi, domates tohumlarının çimlenmesi üzerindedir. Bu dönemde sıcaklık 10°C’nin altında olmamalıdır. Tohumlar çimlenip, genç bitkiler toprak yüzüne çıkıp kotiledon yapraklar yatay durum aldığında çimlenme ve sürme tamamlanmış olur. Bitki toprak yüzüne çıktıktan 1-2 hafta sonra büyüme ucunda 1-2 yaprak taslağı görmek mümkündür. Sıcaklığın ve çevre koşullarının etkisi bu dönemden sonra artar. Domates fidelerinin 10-30 günlük süresi, birçok araştırıcı tarafından kritik devre olarak kabul edilir (LEWIS 1953, MACİT 1977). Bu dönem domatesi ilk vejetatif devreden generatif devreye geçiş zamanıdır ve domates yetiştiriciliğinde oldukça önemlidir. Çünkü, bu devrede vejetatif gelişmeden, generatif gelişme devresine geçilmezse, daha sora bu devreye tekrar geçebilmek için 20-30 güne gerek duyulur. Özellikle örtü altı tarımında bu gecikme erkenciliği ortadan kaldırır. Bu yüzden birçok araştırıcı, bu kiritik devreyi çeşitli şekillerde tanınlayarak ve budevrede bitkiye bazı uygulamalar yaparak, bu devrenin kaçırılmamasını temin etmeye, daha iyi ve erken ürün almanın yollarını arar. Bu dönemde bitki üzerinde sadece yapraklar bulunduğundan, bir çok araştırıcı bitkideki yaprak sayısı ile devreyi belirlemeğe çalışmıştır.
ROODENBURG (1947) sıcaklığın düşmesi ile ilk çiçeklenmeye kadar olan devrede yaprak sayısının azaldığını, WITWER ve TEAUPNER (1956), 10-13 °C sıcaklıkta, 18-21°C sıcaklığa karşın yaprak sayısını az, fakat daha erken çiçek oluştuğunu saptamıştır. Ayrıca bitki boyu kısa, gövde kalın ve yan sürgünler daha kuvvetle sürmektedir. Bir noktada düşük sıcaklık veya vernalizasyon bitkide erken çiçeklenmeyi sağlamaktadır. Nitekim CALVERT (1965), yüksek sıcaklıkların çiçek oluşumunu geciktireceğini, sürgün ucunun vejetatif büyümesini devam ettireceğini vurgulamaktadır. HUSSEY (1963) de, bu konuya değinerek, asimilat maddeleri ile büyüme ucu arasında bir rekabetin meydana geldiğini, bunu saptamak üzere düşük ve yüksek sıcaklıklarda, bitkinin yaprakları kopartarak sürgün ucunun büyümesini sağlamıştır. 25°C’de, büyümenin 6 ve 9. günlerinde, sürgün ucu büyümesi ilk 2 yaprağı kopartılan bitkilerde, yaprakları kopartılmayanlara karşın 10 kat artmıştır. 15°C’de bu artış ancak 1,3 kat olmuştur. Böylece, sürgün ucu ile ilk iki yaprağın asimilat maddeleri arasında güçlü bir yarışma meydana gelmiştir. Yüksek sıcaklıkta bu rekabetle kotiledonlarda üretilen asimilatlar ilk yapraklara, bu yapraklar kopartılırsa sürgüne taşımaktadır.
Domateslerin kritik devresinde, sıcaklığın düzeyi salkım şeklini de etkilemektedir. Düşük sıcaklıkta bileşik salkım, yüksek sıcaklıkta basit salkım şekli meydana gelmektedir (KOÇYİĞİT, 1980). Sıcaklık, çiçek salkımı üzerinde çiçeğin oluşumuna ve eşey organların fonksiyonlarına da etkilidir. Düşük sıcaklıklarda polen tozunun canlılık yüzdesi azalmakta ve kötü bir biçimde çimlenerek, döllenme yapmamaktadır. Ayrıca düşük sıcakta dişi tepesi uzayarak, erkek organ anterlerin üstüne çıkmakta ve doğal döllenme ortadan kalkmaktadır. 10°C’de gelişen bir yumurtalık, 18°C’de oluşan polenlerle döllendiği zaman güzel bir meyve tutumu meydana gelir. Buna karşın 10°C’de oluşan polenlerle, 18°C’de gelişen bir yumurtalık döllendiğinde sonuç ilki kadar olumlu değildir. Şu halde, polen tozunun etkisi bu konuda daha açıktır. Diğer taraftan, çiçek tozunun oluşumu sırasında redüksiyon bölünme 20-25°C’de çiçeklenmeden 10 gün önce meydana gelmektedir. Bu dönemde ekstrem sıcaklıklar olacak olursa, çiçek tozlarının dejenerasyonuna yol açmakta ve döllenme oranını azaltmaktadır (WAHORI 1965). Invitro koşullarda yapılan denemelerde çiçek tozlarının en iyi 21-26°C arasında çimlendiği, bundan düşük ve yüksek sıcaklığın oranı azalttığı tespit edilmiştir (SMITH ve COCHRAK 1935, DEMSEY 1970). Düşük ve yüksek sıcaklıklarda ayrıca polen tüpü uzaması yavaş olduğundan, bu durum dişi organ üzerinde olumsuz etki yapmakta ve dişi organ stili esmerleşmekte ve çiçek dökülmektedir (NISCHT 1953). Normal sıcaklıkta polen tozları, 24 saat içinde ovariuma ulaşmaktadır. JUDKINS (1939), 18-27°C sıcaklıklarda 24 saat sonra dişicik borusu kesildiğinde % 37 ve 72 saat sonra kesildiğinde % 70 meyve tutumu meydana geldiğini bulmuştur. LATERROT (1973), serde yetiştirilen Monomycer domatesinde 18 saat sonra dişicik borusu kesildiğinde bu çiçeklerde meyvenin döllenmiş olduğunu, bunlardan çok sayıda çekirdekli meyve alarak sağlanmıştır. Çeşitlerin sıcaklığa duyarlılığı farklıdır. 10°C’de Puck çeşidinde % 60-80’e yakın polen taşınması ve % 2,5 oranında polen çimlenmesi tespit edilmiştir (HORNY ve DABENY 1956). Fertilitesi 20-25°C’de % 60 olan iki ebeveynin melezlenmesinden elde olunan hybrit’in fertilitesi 20-25°C’de % 90 bulunmuştur (SINK 1975). Gece sıcaklık düşürülmesinin partenokarp meyve sayısı üzerine etkisi vardır. Meyve tutumundan 68 gün önceki düşük sıcaklıklar partenokarp meyve sayısını çoğaltmıştır (PREIL 1973). VAN GAALEN, değişik ayları dikkate alarak, domateslerin gece ve gündüz sıcaklık isteklerinin değişeceğini, gece sıcaklığının 11-18°C, gündüz sıcaklığının 17-26°C arasında bulunacağını (Cetvel 36.1), ışık miktarına bağlı olarak sıcaklık miktarının düzeltilmesi gerektiğini ve ışık arttıkça sıcaklık miktarının da yükseltileceğini belirtmektedir (HOSLIN, STEIB ve MAPPES 1964). Domateslerde gündüz ile gece sıcaklığı arasında 6-8 °C sıcaklık farkı bulunması, çiçeklenmeyi hızlandırdığı gibi, bitki büyüme ve gelişmesini olumlu yönde etkilemektedir. Serde sıcaklık hiçbir zaman 10°C’nin altına düşürülmemeli, 35°C’nin üzerine çıkartılmamalıdır. Her ne kadar 10°C’nin altında ve 35°C’nin üzerinde bitkiler yaşamlarının sürdürürse de verimlilik, çiçek tomurcuğu teşekkülünün durması, döllenmenin bozulması ve yapılmaması ile azalır. Partonekarp meyveler ise istenen büyüklüğü alamaz, üzüm veya ceviz tanesi büyüklüğünde kalır.
Cetvel 36.1. Domateslerde önerilen gece ve gündüz sıcaklıkları
Aylar/ Gece sıcaklığı Co/ Gündüz sıcaklığı Co/
Ocak/ 11-13/ 17-19/
Şubat/ 12-14/ 20-22/
Mart/ 14-16/ 22-24/
Nisan/ 16-18/ 24-26/


Comment