fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

DOMATES Gübreleme

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • DOMATES Gübreleme

    DOMATES Gübreleme

    Tarla tarımına oranla, serde gübre gereksinmesi oldukça yüksektir. Çünkü serde vejetasyon süresi daha uzun vede ekonomik koşullar daha uygun ve m²’ye verim de yüksektir. SPITHOST, bir bitkiyi ele alarak toplam meyvelerde % 54, yapraklarda % 34 ve gövde ve dallarda % 12 kuru madde bulunduğuna işaret eder. Buna göre bitkinin özellikle meyvelerin oluşturma anında besin maddesi isteği, en yüksek seviye çıkar (HOSSLIN STEIB ve MAPPES, 1964). DİLLİNGEN (1956), domatesin kül analizlerine bakarak, 4000 kg/dek ürün alındığında, toprakta saf halde 11 kg/dek azot, 2,5 kg/dek fosfor ve 15 kg/dek potasyum, 13 kg/dek kalsiyum bulunması gerektiğine işaret etmektedir. Bu besin maddeleri dikimden önce toprağa verilmeli ve hasat sırasında bitki kullanılabilmelidir. HOSSLIN, STEIB ve MABBES (1964), domatesin toprakta istemiş olduğu besin maddesi oranlarını

    / N/ P / K/
    Fide döneminde / 1 / 1 / 2/
    Hasat öncesi / 1 / 1 / 1/
    Hasat sonrası/ 1 / 0,5 / 0,5 /olmasını önerir.

    Genç bitki döneminde fosfora ve potasyuma olan gereksinme fazladır. Özellikle yapay ışıklandırma yapılan genç fidelerde, bu istek kendini daha fazla hissettirir. Fosfor noksanlığı yaprakların kenar ve alt kısımlarının mor rengi alması ile kendini gösterir. Bu belirti kotiledon yapraklardan itibaren belirlenebilir. Fosfor noksanlığı, çoğu kez topraktaki fosfor azlığından değil, toprak sıcaklığının düşük olmasından ileri gelir. Düşük sıcaklıkta bitkinin fosfor alımı durmaktadır. Bu durumda toprağa gübre vermek yerine, toprağın ısıtılmak ve bitkilere fosforlu yaprak gübresi atmak gerekir.
    KOET ve REVESTIJIN’e göre toprak sıcaklığı ile fosfor alımı arasındaki bağ Cetvel 36.2’de verilmiştir (HOSSLIN, STEIB ve MAPPES, 1964). Cetvelde görüldüğü gibi toprak sıcaklığı en az 15°C'de bulundurulmalıdır. Fosfor noksanlığında, amonyum fosfatlı gübreler çabuk etkiye sahiptir. Bu ise vejetatif gelişmeyi kuvvetlendirir. Generatif gelişmeyi kısıtlar. Tabi vejetatif gelişmede bir müddet devam eder, sonra onda da durma başlar.

    Cetvel 36.2. Toprak sıcaklığına göre fosfor alımı

    Toprak sıcaklığıCo/ Radio aktivite/
    12/ 256/
    14/ 774/
    16/ 1095/
    18/ 2134/

    Genç bitkiler, sağlıklı ve devamlı gelişme içersinde olmalı, fakat asla kartlaştırılmamalı veya gereğinden fazla vegetatif büyümeye yöneltilmemelidir. Aksi halde ürün miktarı düşer ve verimde gecikme meydana gelir. Dikimden hemen sonra, bitkilere azotlu gübreler verilmemelidir. Toprak analizlerine göre fosfor ve potasyum verilir. 100 gr toprakta 120 mg P2O5 ve 90 mg K2 bulunmalıdır. Gübre verilmesi esas olarak toprak analizleri ve bitki ihtiyacına göre yapılır. Fazla ve gereksiz gübrenin verilmesi toprak tuzluluğu arttırır ve topraktaki fazla tuz, domates bitkilerinde yaprak ve sürgün ucu kıvrılması meydana getirir. Ayrıca çiçek dökümü ortaya çıkar, meyveler irileşmez. Fide gübrelenmesinde genellikle 1:1:1,5 oranı kullanılır ve bu orana göre m² ye toplam 60 gr gübre hesap edilir. Bu miktar her 14 günde bir tekrarlanabilir. Bitkiler yaşlandıkça magnezyum noksanlığı kendini gösterir. Magnezyum noksanlığında, yaprak damar araları açık renk alır, damarlar yeşil renkli kalır. Magnezyum, magnezi olarak verilebilir. Toprağa direkt atılabileceği gibi, sulandırılmış % 0,5’lik çözeltisi bitkilere püskürtülebilir. Gelişme ilerledikçe, özellikle hasat sırasında besin maddesine olan ihtiyaç artar. Azot miktarının azlığı tepe sürgünün açık olması ve cılız büyümesi, bitkinin orta ve alt yapraklarının açık sarı renk alması ile anlaşılabilir. Yukarıdaki gübreler arasındaki oran 3-4 haftada bir m²’ye ve 60 gr hesabıyla yapılır. Ürün devresinde toplam gübreleme, m²’ye 50-100 gr ve ek gübreleme olarak 30-60 gr amonyum sülfat atılır. Domates bitkilerindeki besin noksanlıkları ve alınması gereken önlemler aşağıda verilmiştir.
    Azot : Azot noksanlığı simptomu orta yapraklarda başlamakta ve sonra sürgüne sıçramaktadır. Simptomun oluşumu, önce orta ve kısmen dip yaprakların aynı oranda açık renge dönüşmesi ve sararmasıyla ile belli olur ve sonra sararmanın üst genç yapraklara doğru geçmesiyle kendini tam gösterir. Azot noksanlığının başlangıcında, yaprak damarlarında ve yaprakların alt yüzünde kuvvetli bir anthosiyan (erguvan rengi bir değişme) teşekkülü olmaktadır. Bu renk değişimi kısa bir zamanda tüm yaprak yüzeyini kaplamakta, renk değişiminden sonra, yapraklar sararmakta ve sararmayı takiben yaprak ve yaprak sapları bej kahverengi bir renge dönüşmektedir. Bu durum yaprakların kurumasına yol açmakta ve sürgünde de belirtisini devam ettirmektedir. Körpe yapraklarda ise, kuruma yaprak kenarlarından başlayıp, yaprağın dip kısmına doğru yayılmaktadır. Azot noksanlığı, çiçeklenme ve meyve teşekkülüne de olumsuz yönde etki yapmaktadır. Azot noksanlığı olan bitkilerin ilk çiçeklerinin meyveleri küçük olmakta ve normal iriliğine erişmeden olgunlaşmaktadır. İkinci ve üçüncü çiçek devresinde çiçekler teşekkül etmekte, fakat teşekkül eden çiçeklerin çok az bir kısmı açılabilmektedir. Tomurcukların çoğu kurumakta yada dökülmektedir. Bu çiçeklenme (ikinci ve üçüncü devre) döneminde çok az sayıda oluşan meyveler ufak kalmakta, erken olgunlaşmakta ve ekşi tat almaktadır. Azot noksanlığında, meyve dip çürüklüğüne rastlanılmaz. Azot noksanlığına, yetersiz yada yanlış gübreleme yapılması, gübreleme yapılmaması, atılan gübrelerin özellikle kumlu, turba ve turba-kum özelliği olan topraklarda fazla sulamadan dolayı yıkanması, neden olur. Azot noksanlığında, bitkilere 5-10gr/m² hesabıyla sıvı azotlu gübre püskürtülmeli, kumlu toprağa, kalsiyum veya potasyum nitrat gibi inorganik karakterli bir azotlu gübre 20 gr/m² hesabıyla atılmalıdır. Saksılardaki genç bitkilere (fidelere) % 5’lik bir kalsiyum nitrat eriyiği, yaklaşık 10 ml/saksı: 50-100 gm/N/bitki olacak şekilde verilmelidir
    Fosfor : Fosfor noksanlığı görülen bitkiler, sürgünlerindeki hafif gelişme durgunluğu ile ayırt edilir. Fosfor noksanlığının aşırı derecede olması halinde, önceleri yaşlı yapraklarda, daha sonra bütün yapraklarda simptom kendisini belli eder. Koyu yeşil renkli yaprakların özellikle alt yüzeylerinde kuvvetli anthosiyan oluşumuna ve kızıl veya erguvan renkli bir değişimine neden olmaktadır. Yapraklar küçük, sert ve kenarları aşağı kıvrık bir durum almaktadır. Simptom oluşumunun daha ileri devresinde ilk yapraklar da ayrıca leke şeklinde ve farklı büyüklükte sararmalar ortaya çıkmaktadır. Daha sonra bu lekeler sarı-kahverengi nekrozlara dönüşmekte ve bu yapraklar zamanından önce dökülmektedir. Fosfor noksanlığı olan bitki meyvelerinin alt kısımları, siyah bir renk aldığı görülür. Bir süre sonra tüm meyve yüzeyine yayılan bu siyah renk, halka şeklinde kendini belli etmektedir. Fosfor noksanlığı olan bitkilerde, aynı anda kalsiyum noksanlığı da tespit edilebilir. Bu yüzden meyvelerde görülen bu belirtinin fosfor veya kalsiyum noksanlığından mı ileri geldiğini kesin saptamak oldukça güçtür. Yetersiz fosforlu gübrelemesi, toprakta fosforun alınması güç fosfor şekline dönüşmesi, bitki kökünün kusurlu gelişmesi, toprakta sıcaklığı 15°C'nin altına düşmesi, fosfor noksanlığına neden olmaktadır. Fosfor noksanlığının giderilmesi için, Süperfosfat veya diğer fosfat tuzlarıyla, metrekareye P2O5 olarak 50 gr gübreleme önerilmektedir. Saksı içindeki genç bitkiler, fosfor noksanlığında, bu gübrenin % 5’lik eriyiğiyle veya 100-200 mg P2O5 /bitki olacak şekilde sulanmalıdır
    Potasyum : Potasyum noksanlığı, önce yaprak kenarlarının açık bir renk alması ile kendini belli eder. Kısa bir süre sonra yaprak kenarlarında ufak klorotik lekeler görülmeye başlar. Bu lekeler zamanla sararır ve kenardan başlamak üzere daha sonra yaprağın bütünüyle kurumasına yol açar. Aynı zamanda yaprak yüzeyinde leke şeklinde klorozlar meydana gelir. Bu lekelerin bazıları kısa bir süre içinde negrotik bir hal alır. Daha kuvvetli olan yaprak damarları ise bir süre yeşil renklerini koruyabilir. Potasyum noksanlığındaki yaprak zararlanması, kısa bir zaman içinde bütün yaşlı yapraklara geçer. Simptomun ileri devresinde sadece sürgün uçlarından normal yeşil renk görülür. Hıyar bitkilerinde olduğu gibi, domates bitkilerinin potasyum noksanlığında özellikle yoğun güneş ışığında, solgunluk belirtileri gözlenir. Domates bitkisinde, magnezyum noksanlığının meydana getirdiği zararlanmanın da aynı belirtileri ortaya koyması, zararlanmanın magnezyum veya potasyum noksanlığından mı kaynaklandığının tespiti, ancak yapraklardaki belirtilerin başlangıç devresinde mümkündür. Yeteri kadar potasyum almayan bitkilerin meyveleri, zamansız olgunlaşmakta ve aroma bakımından hoşa gitmeyen bir tadı olmaktadır. Yetersiz veya zamansız gübreleme yapılması, potasyumun toprakta sabitleşmesi veya fazla sulama ve yağışlarda yıkanmanın meydana gelmesi, potasyum noksanlığının nedenleridir. Potasyum noksanlığının giderilmesi için, toprağın herhangi bir potasyum gübresiyle 100gr/m² K2O5 olacak şekilde gübrelenmesi veya bitkilere % 2’lik potasyum sülfat eriyiği püskürtülmesi önerilir. Türkiye topraklarında yeteri kadar potasyum olduğundan, potasyum noksanlığı çok ender hallerde ortaya çıkacağını, burada belirtmekte yarar vardır.
    Kalsiyum : Kalsiyum noksanlığının meydana getirdiği ilk belirti, genç yapraklarda görülür. Henüz koyu yeşil renkte olan normal yapraklarda, önce yaprak kenarı sarı yeşil bir renk alır. Sürgün ucunda yeni oluşan yapraklar küçük kalır, iyi teşekkül etmez veya kenarları kıvrık bir şekil alır. Sararan bu yaprakların kenarlarından itibaren nokta şeklinde kahverengi negrotik lekeler meydana gelir, bu lekeler birleşir, yaprağın tamamını kaplar ve sonuçta yaprakların ölmesine yol açar. Bu durum, henüz sürgünün uç kısmındaki yapraklarda görülürken, bitkinin orta yerindeki yaprakların kenarlarından başlayıp ortaya doğru yayılan sarımsı kızıl renkte lokal bir renk değişimi ortaya çıkar. Önceleri yeşil rengini koruyan, fakat çoğunlukla cılız kalan yaprak sapları, daha sonra canlılıklarını kaybeder ve yapraklar dallara yapışmış gibi bükülür. Orta yapraklarda görülen bu belirtilerin yanı sıra, esasa olarak sürgün ucunun kuruması veya ölmesi kalsiyum noksanlığının en kesin belirtisidir. Bir diğer belirti, yeterli kalsiyum alamayan bitkilerin oluşmuş meyvelerinde siyah renkli dip çürüklük görüntüsüdür. Kalsiyum noksanlığında, bitki kökleri genelde çok cılız kalır ve rengi kahverengine döner. Yeterli kireç katılmamış turba subsratında, çok kuvvetli potasyum, amonyum veya magnezyum gübresi yüzünden, bitkinin kalsiyum alma yada depolama özelliğinin engellenmesi, fazla nemlilikten dolayı terleme yeteneğinin azalması kalsiyum noksanlığına neden olur. Kalsiyum noksanlığının giderilmesi için, turba substratının metrekaresine 4 kg kalsiyum karbonat verilmesi ve bitkilere % 75’lik kalsiyum nitrat eriyiğinin püskürtülmesi, meyve dip çürüklüğü hastalığının olabildiğince azaltır. Ayrıca haftada 2 defa % 0,15’lik kalsiyum klorid veya kalsiyum asetat eriyiği veya %0,25’lik kalsiyum nitrat eriyiğinin bitkilere püskürtülmesi önerilir.
    Magnezyum : Magnezyum noksanlığı belirtisi, domates bitkilerinin yapraklarında ortaya çıkar ve belirti yaprak ayasında, yaprak ucundan, yaprağın sapına doğru ilerleyen renk açılmaları şeklinde belirir, yaprakta solgunluk meydana gelir ve sarılık negrotik lekeler halini almaya başlar. Yaprak damarları, renk bakımından sararan Mesophyll’den tamamen ayrılacak şekilde, bir müddet daha yeşil renklerini korur. Magnezyum noksanlığının başlangıç devresinde yaprakların kenar kısmında yaklaşık 5 mm genişliğinde yeşil bir şerit meydana gelir. Sürekli magnezyum noksanlığı yaprakların solmasına, kurumasına ve böylece zamanından önce dökülmesine yol açar. Zararlanmanın bu devresi, potasyum noksanlığına benzemektedir. Bu yüzden noksanlığın ilk devresine çok dikkat etmek gerekir. Başlangıç döneminde yaprak kenarında oluşan yeşil şerit sadece magnezyum noksanlığında ortaya çıkar. Magnezyum noksanlık belirtileri kısa sürede bütün yapraklara yayılır. Bitkilerin bol meyveli olması, simptomun yayılışını daha çabuklaştırır. Magnezyum noksanlığı, toprakta fazla potasyumun bulunması, yalnızca azota yönelik gübreleme yapılması, sonucunda ortaya çıkar. Magnezyum noksanlığı maksimum seviyede olması halinde, magnezyum sülfat 30-40 gr/m2 MgO olacak şekilde atılır. Mangan sülfatın susuz olanı metrekareye 90-120 gr, sulu olanı 180-240 gr önerilir. En etkilisi % 2-5’lik magnezyum sülfat eriyiğini bitkilere püskürtmek ve püskürtmeyi birkaç kez tekrarlamaktır.
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: DOMATES Gübreleme

    seramda yetiştirdiğim domatesim 3_4.ci maçada ama birden domatesin tepesi tomurcuklandı yumuldu koca yapraklar kıvrılıyor bana yardımcı olurmusunuz

    Comment


    • #3
      Cevap: DOMATES Gübreleme

      zafer gürbüz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
      seramda yetiştirdiğim domatesim 3_4.ci maçada ama birden domatesin tepesi tomurcuklandı yumuldu koca yapraklar kıvrılıyor bana yardımcı olurmusunuz
      Sebepleri,cins özelliği,gece gündüz sıcaklık farkının fazla olması veya fosforlu gübreyi çok kullanmanızdan olabilir.

      Resim ekleyebilirmisiniz.

      Comment

      Working...
      X