fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

DOMATES Yetiştirme Tekniği

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • DOMATES Yetiştirme Tekniği

    DOMATES Yetiştirme Tekniği

    Domates yetiştiriciliğini, tarla yetiştiriciliği ve örtü altı yetiştiriciliği olarak ikiye ayırmamız gerekir. Tarla yetiştiriciliğinde, direkt tohum ekimi yanında, fide dikimi de yapılır. Fakat örtü altı yetiştiriciliğinde sadece fide dikimi esas alınır. Tarlaya direkt tohum ekimi daha çok sanayi domates üretiminde kullanılır, taze sofralık için fide yetiştirilir.
    Direkt tohum ekiminde, bulunduğumuz yerin iklim koşulları ve vejetasyon süresinin uzunluğu dikkate alınır. Direkte tohum ekimi yapılacaksa, üretim yapılan yerde domates meyvelerinin tümünün kızarması için 100-180 gün arasında bir yetiştirme periyoduna gereksinim vardır. Süre 100 günün altına inerse, direk tohumdan yetiştirilen domates tarlasında % 30-50 varan kızarmamış, olgunlaşmamış, yeşil renkli domates meyvesi kalır. Bu yüzden kısa yetiştirme devresi olan yerlerde, domatesin tohumdan fide oluncaya kadar geçen 40-60 günlük yetişme dönemi fide yetiştirme yerlerinde geçirilir ve gelişen fideler tarlaya dikilir. Böylece domatesin tam olgunlukta tarlada yetiştirilme süresi 40-120 güne kadar düşer.
    Tarlaya sonbahar döneminde 10-15 ton/dek ahır gübresinin verilmesi ve 30-40 cm’lik derin sürme veya bellemeyle gübrenin toprağa karıştırılması, tarlanın kışı bu şekilde geçirmesi domates yetiştiriciliğine olumlu etki yapar. Eğer bu olay gerçekleşmemiş ise, ilkbahar toprak işlemesinden önce 3-5 ton/dek iyi yanmış ahır gübresi ile beraber 10-20 kg/dek fosforlu, 15-30 kg potaslı gübre toprağa serpilir, 20-30 cm derinliğinde toprak sürülür veya bellenir, çapalanarak veya discharrow çekilerek toprağın büyük parçaları kırılır, tırmıklanarak iyice ufalanır, hafif taban geçirilerek toprak bastırılır ve tohum ekimine hazır hale getirilir. Toprak sıcaklığı 5-10°C olduğu an ekim yapılır. Bu arada ekim yapılacak yerde, don olayının bitmiş olması gerekir. Tohum ekiminde, sıra arası 80-100 cm ve sıra üzeri sık olacak şekilde, hassas mibzerle ve mibzer ayarının iyi yapılmasıyla dekara 50-70 gr arasında tohum atılır. Kaba mibzerle ve mibzer ayarının iyi yapılmamasında tohumluk ihtiyacı artar ve 100-200 gr’a kadar çıkar. Fazla tohum kullanımından kaçan bazı bahçıvanlar, 80-100 cm sıra arası ve 40-60 sıra üzeri olacak şekilde işaretlenen yerlere 5-6 tohum atar. Küçük yetiştirme alanlarında, işinin ehli bahçıvanlar, işaretlenen yerlere bir kürek yanmış gübre atar, sonra gübreyi 10-15 cm çapta ve 5-10 cm derinlikte karıştırılarak ocaklar yapar, her ocağa 4-6 adet tohum koyar. Bu durumda işçilik çoğalır, fakat tohum kullanımı azalır, bitkilerin topraktan çıkması kolaylaşır. İlk ot çapası, bitki yerleri bilindiğinden daha kolay olur.
    Bahçe yetiştiriciliği ve sera üretiminde, ekonomik açıdan direkt tohum ekimi yerine, yastık veya fide yetiştirme serlerinde tohum ekimi yapılarak fideler yetiştirilir, sonra da bu yetiştirilen fidelerin tarlaya veya sere çıkartılır. Yastıklarda fide üretimi, eskiden uygulanan bir yöntemdir. Yeni modern işletmelerde yastıkta fide üretimine gidilmez. Çünkü yastıklar fazla işçilik ister ve ekonomik açıdan sakınca yaratır. Ayrıca yastıklarda iklim koşullarının istendiği gibi ayarlanması, her zaman mümkün olmaz. Ülkemizde halen yastıkta yetiştiricilik yapıldığından bu üretimin nasıl yapılması gerektiği üzerinde duracağız. Fideler sıcak veya soğuk yastıkta yetiştirilir (Sıcak ve soğuk yastıklar için Genel Sebzecilik, Fide Yetiştiriciliği kısmına bakınız). Hazırlanan sıcak yastığın, yanmakta olan (fermente olan- ihtimar eden) at gübresi üzerine 10-15 cm harçlı toprak konur. Fidelerin yastıkta kalış süresi dikkate alınarak, 4x8, 4x10, 4x15, 8x8, 8x10, 10x10 luk sıra üzeri ve arası mesafelerde tohumlar harçlı toprağa 1-2 cm derinliğinde ekilir. Ekimin sıraya yapılması en doğru yoldur. Serpme ekim yapıp sonradan seyreltmek, sökülmeler sırasında yastıkta kalan fidelerin sarsılmasına ve büyüme şoku geçirmesine neden olur. Birçok durumda, tohumlar önce 40x60 cm boyutlarındaki tohum ekme kasalarına ekilir. Tohum kasalarında, fidelerin kotiledon yapraklarının tam geliştiği devresinde, yine yukarıda belirtilen aralıklarda sıcak yastıklara şaşırtılır. Bu sistem ilk sisteme göre daha sağlıklı fide elde edilmesini sağlar. Fidelerin yastıkta kaldığı süre boyunca sulaması, gübrelenmesi ve havalandırılması yapılır. Yetiştirme sırasında fideler sıkışıp boya kaçmamalıdır. Sıkışma başlamadan fideler arasından birer tanesi alınarak, fideler arası genişletilmelidir. Fideler sıcak yastıkta en fazla 10-12 hafta bırakılmalıdır. Fideler yastıktan alınmadan önce dış hava koşullarına yavaş yavaş alıştırılır. Bunun için sıcak yastık pencereleri önce öğlen saatlerinde 2-4 saat açık bırakılır. Sonra yavaş yavaş gün boyu pencereler açılır ve nihayet gecede açılarak bitkiler tamamen dış hava sıcaklığına alıştırılır. Fideler sökülmeden 1-2 gün önce yastık bolca sulanır ve bir daha su verilmez. Söküm sırasında toprak ne fazla yaş, ne de fazla kuru olmalıdır. Yaş toprak, fideler topraktan çıkartılırken elleme sırasında çamurlaşır ve dikim sonrası bu fidelerin köklerinin çoğunun bozulur. Kuru toprak, fidelerin çıkarılması sırasında ufalanır, kökleri çıplak bırakır. Fide köklerinin topraksız dikilmesi, fidenin dikiminden sonra 2-3 gün baygın kalmasına ve gelişme ve büyümenin durmasına, dolayısıyla erkenciliğin gecikmesine neden olur. Fideler sıcak yastıktan alınacakları zaman, keskin bir bıçakla fidelerin arasında eşit mesafe bırakılacak şekilde sıra üzeri ve sıra arasında kesilir. Böylece fideler birbirleriyle bağımsız hale gelir ve fideler, fide kaşığı, malası veya küçük bir kürek yardımıyla, kökleri topraklı olarak çıkartılabilir. Kökler ne kadar az zararlanırsa, tarlada sonuç o kadar başarılı olur (Şekil 36.6).



    Şekil 36.6. Gelişmiş bir domates fidesi

    Fidelerin yastıkta kalış süresi tohum ekim tarihine göre değişir. Tohum ekimi Ekim ve Kasım ayında yapılırsa 60-75 gün, Aralık, Ocak ve Şubat ayında yapılırsa 90-105 gün, Mart, Nisan ayında yapılırsa 45-60 gün ve Mayıs, Haziran ayında yapılırsa 30-45 gündür (Cetvel 36.3).
    Cetvel 36.3. Domateslerde fide süresinin dağılımı (gün)


    Tohum ekim zamanı Fide gelişme aralığı
    Ekim / Ocak / Mart / Haziran

    Tohum ekiminden şaşırtmaya kadar / 15 / 27 / 12 / 8
    Şaşırtmadan I. toprak
    değiştirmeye kadar/ 15 / 25 / 20 / 10
    (7 cm lik saksılara)
    I. Toprak değiştirmeden II.
    Toprak değiştirmeye kadar / 16 / 24/ 20 / 9
    (10-15 cm lik saksılara)
    II. Toprak değiştirmeden
    dikime kadar / 10/ 22 / 10 / 12


    Toplam /51 / 88 / 72 / 39

    Modern fide üretiminde fide yetiştirme serleri kullanılır. Tohum ekimi ya tohum kasalarına veya doğrudan saksılara yapılır. Saksıya ekim, çok büyük işletmelerde, fazla fide ile uğraşıldığında uygulanır. Amaç şaşırtmayı ortadan kaldırarak işçilik masrafını azaltmaktır. Normal işletmelerde tohum kasalarına tohum ekimi yapılır. Fideler, kotiledon yapraklar tam büyüklüğünü aldığı zaman, henüz göbek çatlatma meydana geldiğinde, yani tepe tomurcuğu sürüp ilk hakiki yaprak teşekkülü başladığı zaman şaşırtılır. Şaşırtma çeşitli saksılara yapılır. En çok kağıt ve plastik saksılar, ayrıca toprak ve kiremit saksılar da kullanılabilir. Çapı 10 ile 15 cm arasında çeşitli saksılar vardır. Sadece şaşırtma yapılacaksa 10-15 cm’lil saksılar kullanılır. Eğer şaşırtmadan başka, bir veya iki defa yer değiştirme işlemi düşünülüyorsa, önce 7 cm’lik saksılara şaşırtma yapılır, daha sonra 10 cm’lik saksılara birinci yer değiştirme, eğer istenirse ve fide uzun süre fide yetiştirme serinde kalacaksa 15 cm’lik saksılara ikinci değiştirme yapılır. Bu arada fidelerin toprağı hiçbir şekilde kökleri terk etmemeli, kökler zarar görmemelidir. Aksi halde bu yer değiştirme olmaz, şaşırtma olur. Cetveldeki verilen işlemler, birçok işletmede değişikliğe tabi tutularak

    Kasaya ekim - Saksıya şaşırtma - I.Yer değiştirme - Dikim
    Kasaya ekim – Saksılanma - Dikim şeklinde yapılabilir.

    En son şekilde (yani kasaya ekim – saksılama - dikimde) fide süresi oldukça kısalmaktadır. Mart ekiminde 62 günlük süre, genel işlemde 72 gündür. Yalnız son şekilde zaman kısalması fidelere geniş mesafeler bırakmakla gerçekleştirilir.
    Avusturya ve Belçika’da yapılan denemelere göre, bu basit metodun daha sonraki bitki gelişme ve verimi için hiçbir zararlı etkisi yoktur. Bilakis faydalı tarafları vardır. Öncelikle iş miktarı ve çalışma zamanında büyük tasarruf ve fidelerin yetiştirilmesinde erkencilik sağlanır. Fide yetiştirmede kullanılacak metot, her işletmenin kendi bünyesine uydurulmalıdır. Tohum ekimi, kasalara konan buharla dezenfekte edilmiş harçlı toprağa, m² ye 3-6 gr olarak yapılır. Normal çimlenme gücüne sahip 5 gr tohumdan ortalama 1000 adet şaşırtmaya uygun fide elde olunur. Tohumların çimlenmesi için 23-25°C hava sıcaklığına gereksinme vardır. Bu durumda toprak sıcaklığı 20°C civarında bulunur. Çimlenme sırasında ve sonrasında ışıklandırma yapılmalıdır. Böylece çabuk çimlenme ve büyüme meydana gelir. Yukarıda da belirtildiği gibi şaşırtma, fide kotiledon yaprakları tam büyüklüğü aldığı zaman yapılmalıdır. Şaşırtmada geç kalma süresi, en fazla ilk hakiki yaprak gelişmesidir. Daha büyük boya gelmiş fidelerin şaşırtması fazla kök zedelenmesine, kopmasına ve dolayısıyla şaşırtmada, yer değiştirmede veya fide dikiminde, bitki büyümesinin durmasına ve yetiştirme sırasında verim düşüklüğüne neden olur. Şaşırtmada, kotiledon yaprakları buruşuk, kopuk, küçük veya tam gelişmemiş ve zayıf olan fideler atılır. Zayıf fideler kullanılırsa, REINHOLD’a göre % 7 ürün azalması meydana gelir. Kotiledon yaprakları ne kadar az zararlanmış ise, ilk çiçek teşekkülü o kadar erken başlar ve erkencilik göze çarpar. Şaşırtmada kazık kökün ucu koptuğundan saç kök oluşumu kuvvetleneceği de unutulmamalıdır. Fideler, yer değiştirme sırasında toprağı ile sökülerek çıkartıldığından, yeniden saksılama da, bitki kökleri topraklı olarak büyük bir saksıya alınır ve boş kalan kısımlara yeniden harçlı toprak doldurulur. Fidelerin tarlaya dikiliş zamanı tam saptanamıyorsa, saksı değiştirmesinde büyük saksı kullanmak (15-20 cm) veya yastıklarda sıkışan fideleri seyreltmeye tabi tutmak, tohum ekimi öncesi sıra arası ve üzerini 15x15 veya 15x20 cm şeklinde yapmak gerekir.
    Son yıllarda mantari kök hastalıkları domates bitkilerinde geniş çapta zarar meydana getirmektedir. Topraktaki mantari hastalıkların buharla ve kimyasal ilaçlarla mücadelesi mümkün ise de, serlerde belirli süre karantina ekonomik olmaz, tarlada ise uygulamak mümkün değildir. Bu durumda, hastalıklara dayanıklı bazı anaç bitkiler üzerine domateslerin aşılanması en uygun yoldur. Hollanda’da Naaldiwidijk şehrinde, Brunisma tohum firması, domatesler için özel üç anaç geliştirmiştir. Bu anaçlar, yabani form Lycopersicon hirsutum’un bir kültür formu ile melezlenmesi sonucu elde olunmuştur.

    Anaç : Bu anaç Varticillium ve Didmella’ya karşı resistantır.
    Anaç KK: Verticillium ve Didymella karşı resistans ayrıca kök kurtlarına
    karşı da dayanıklıdır.
    Anaç KV: Diğer iki anaca oranla Verticillium ve Didymella’ya karşı daha
    fazla resistanstır.

    Domateslerin anaç üzerine aşılanmasında iki metot kullanılır.

    Birinci metot, hıyarlarda uygulanan metodun aynısıdır. Dilcikli İngiliz kalem aşısı gibi yapılır. Aşılamada anaçla kalem aynı kalınlıkta olmalıdır. Anaç gövdesi yukardan aşağı, kalem gövdesi aşağıdan yukarı doğru yarıya kadar kesilerek dil açılır. Kalemle anacın dilleri birbiri içine geçirilir ve kalemle anaç birbirine kaynaştırılır. Aşının etrafı alüminyum folya veya ıslatılmış rafya ile bağlanır. Aşı tuttuktan sonra kültür domatesi dipten, anaç üstten kesilir. Bu işlem için anaç kalem aynı saksıya şaşırtılır (Şekil 36.7).
    İkinci metot olan kakma aşı nadir kullanılır. Aşının tutma şansı daha düşüktür (Şekil 36.7).
    Son yıllarda üçüncü bir metot olan koltuk aşısı devreye girmiştir. Koltuk aşısını yapmak için, anacın yaprak koltuğundan gövde içine doğru kalın bir şişle 1-2 cm delinir. Bu deliğe 3-4 yapraklı domates bitki gövdesi kurşun kalemi gibi yontularak, ucu anacın yaprak koltuğunda açılan deliğe sokulur.


    Şekil 36.7. Domateslerde yapılan Dilcikli ve Kakma Aşı

    Domatese geniş sıra aralıklar verilmesi, bakım işlerini kolaylaştırır, hasadı basitleştirir ve çalışma gücünü kısıtlar. Buna karşın sıra üzeri mümkün olduğu kadar daraltılır ve sıra arasından kaybedilen yerin kazanılması sağlanır. Esasında domateslere geniş yer verilmesi birim alandaki verimin azalması demektir. Avrupa’da, metre kareye genellikle 3-4 bitki hesaplanır. Buna uygun olarak da 40x80 cm veya 35x80 cm’lik dikim aralığı uygulanır. Bitkilere verilen alan fazlalaştıkça bir bitkiden alınan ürün miktarı artar, erkencilik göze çarpar, meyvelerde irileşme görülür, buna karşın dönüme verimde azalma meydana gelir. Bitkilere verilen aralık çok daraltılırsa, bitkiler havasız kalır, mantari hastalıklar artar, erkencilik kaybolur. Bu bakımdan bitkiler arasında bırakılacak mesafe ne fazla geniş nede fazla sık olmalıdır. Fideler topraklı olarak dikilmelidir. Çekerek çıkartılmış, kökleri zedelenmiş fidelerde erkencilik gecikir ve verim düşer. Dikimde yapılacak her hata, sonuca olumsuz etki yapar. Dikimde, fide kökleri topraklı dikildiğinde, saksıya göre çukur kazılması işçiliği arttırır. Burada, çukur yarım kazmak ve saksının dibini açarak, fideyi saksıyla çukura oturtmaktır. Ancak saksının yarısını toprak üste bırakmanın faydası vardır. En başta işçilik azaldığından dikim ekonomik olur. Diğer önemli bir konu bitki kök boğazı topraktan yukarıda kaldığı için, topraktan gelecek kök boğazı hastalıklarına yakalanma şansı azaltılmış olur. Fide yetiştiriciliği kağıt saksı veya naylon torba yapılmışsa, saksıların yarıya kadar dip kısmının açılması kolay olur. Son yıllarda kullanıma giren toprak saksılar burada bu uygulama için en idealidir.

  • #2
    DEVAM: DOMATES Yetiştirme Tekniği

    Tarla yetiştiriciliğinde, sırık ve yer domatesleri için tarlada yapılacak tek sıra dikimde tahta ve masuraların (karıkların) en üst orta kısmına bir adet fide dikilir. Yer domatesleri için 80-100 cm sıra arası ve 50-70 cm sıra üzeri, sırık domatesler için 70-90 cm sıra arası ve 40-60 cm sıra üzeri mesafesi kullanılır. Çift sıra dikimde fideler tahtaya ve tahtanın iki kenar kısmına karşılıklı gelecek şekilde yerleştirilir. Açıkta yetiştiricilikte fide dikimi öncesi, don olayının kesinlikle bitmiş olmalıdır. Biraz erken dikim için don bitmeden dikim yapmak, meydana gelebilecek soğuktan fidelerin donarak ölmesine, yapılan bütün işlerin boşa gitmesine ve zarar edilmesine yol açar. Bu bakımdan rizikodan kaçınmakta fayda vardır. Serlerde fideler tek sıra veya çift sıralı dikilebilir. Antalya Sebzecilik Araştırma Enstitüsü’nde yapılan deneme sonuçlarına göre tavsiye edilen mesafeler, çift sıralarda 30x50-90 veya 40x45-100 cm, tek sıralarda 35x100 veya 40x100 cm dir. Bu mesafelerde dönümde bulunacak bitki sayısı 4-6 bin adettir. Tarlada yer domatesi yetiştiriciliğinde fide büyümesi ve gelişmesine herhangi bir müdahale yapılmaz ve bitkiler olduğu gibi tabi büyümesine bırakılır. İster serde ister açıkta yapılan yetiştiricilikte, sırık domatesleri boy attığı zaman kendi başına dik duramadığından, bir desteğe ihtiyacı vardır. Tarlada her bitki başına bir herek ve kamış sokulur. Bitki büyüdükçe bu hereğe bağlanır. Çok ender hallerde sıra üzerine belli aralıklarla kazık çakıp, bu kazıkları en üst ucuna gergi teli çekip, sonra bitki yanına çakılan kazığa sıkıca veya bitkinin toprak üstü kök boğazına gevşekçe bir ip tutturulur. Bu ip yukarıya çekilmiş bulunan gergi teline bağlanır ve bitki bu ipe sardırılır. Yetiştirilen sırık domatesleri, tek gövde üzerine budanır. Domates bitkilerinin tek gövdeye budanması, gövde yaprak koltuklarından çıkan yan sürgünlerin 1-2 yapraklı iken kopartılmasıyla yapılır. Böylece domates bitkileri ana gövde, yaprak, çiçek ve meyvelerden oluşur. Serde tek gövdeli yetiştirilen domateslerde sırığa alma işlemi ya domateslerin yanına dikilen çapları 2-3 cm geçmeyen odunlar, tahtalar ve kamış sırıklara (bu eski bir sistemdir) yada en çok kullanılan ipe alma ile yapılır. Sırık, domates kenarına sokularak dikildikten sonra, domates gövdesi sırığa ip veya rafya ile bağlanır. Bağlamada ipin gevşek tutulması, domates gövdesinin büyümesi sırasında sıkmaması içindir. Yalnız sırık gölgeleme yaptığı için, son yıllarda sırık kullanılmaktan kaçınılmaktadır. Domatesler ipe alınacaksa, önceden ser çatı alt kirişlerine, domates sıraları üstüne gelecek şekilde tel gerilir. Sonra domateslerin bağlanacağı iplerin bir ucu bu tele, diğer ucu, ya domateslerin yanına çakılan kazıklara, yada domatesin dip toprak üstü gövdesine bağlanır. Sonra ürünün en çok olduğu ve bu ürün ağırlığının bitkiyi aşağıya doğru çektiği devrede, aşağı kaymayacak şekilde domates gövdesi ipe sardırılır. Domates bitkileri serlerde 2-2,5 m’ye kadar boy alabilir. Kullanılacak sırıkların uzunluğu veya çekilecek tellerin yüksekliği, domatesin boyunu büyütmek istediğimiz yükseklik dikkate alınarak ayarlanmalıdır.
    Domateslerde budama, başta da belirtildiği gibi sadece koltukların alınması ve birde domatesin ana gövdesi sırık ucuna veya gergi teline geldiğinde uç alınması şeklinde yapılır. Yapılan denemeler gösterilmiştir ki, uç alma yapılmadığı takdirde verim, ucu alınanlara oranlara daha fazla olmaktadır. Uç alma ancak domates gövdesi sırık bitimine veya tel hizasına geldiği zaman, büyümeyi durdurmak ve üst tarafta meydana gelen meyveleri olgunlaştırmak ve irileştirmek için yapılırsa faydalı olabilmektedir. Diğer bir özel uç alma, domates bitkilerinde 3. veya 5. salkım oluştuğu zaman bitkinin tepesinin vurması şeklinde yapılır. Bu sistemde, domateslerde sadece 3-5. salkımdaki domatesler olgunlaştırılır. Bu sistemin amacı, domateslerin en fazla para getirdiği ve talebin en yüksek olduğu zaman aralığı için domates yetiştirmek ve domatesleri piyasaya çıkartmaktır. Domates bu sistemde seri çok kısa sürede terk eder ve yerini diğer bir kültüre bırakır. Hollanda’da yapılan bir araştırmalarda, domates yan sürgünlerin boyu 8-10 cm olduğunda ucunun alınması önerilmektedir. Daha önce ve sonra yapılan uç almanın verimi azalttığı kaydedilmektedir. Ayrıca, yan sürgünlerin çok küçükken ucunun alınması, bitkideki büyüme içgüdüsünden dolayı hemen diğer koltuklardaki yan sürgünlerin uyanmasına ve sürmesine neden olmakta, bu ise devamlı sürgün alma işlemini ortaya çıkarmaktadır. Sürgünlerin 8-10 cm’den daha fazla büyümesi, sıkışık bir dallanma meydana getirmekte ve meyvelerin ışık olmasını azaltıp, kızarmayı geciktirmektedir. Geç koltuk almada, yara büyük olduğundan, bu yararlardan bitkinin hastalık alma riski artmaktadır. Uç almanın 8-10 cm’den yapılması, yeni yan sürgün gelişmesi durdurulduğu gibi, bu kısa sürgünler bitkide sıkışıklık meydana getirmeden bitkide fotosentez artışı meydana getirerek, bitkinin verim artışını sağlamaktadır. Budamada, alt kartlaşmış yaprakların uzaklaştırılması da önerilecek bir husustur. Bunların alınması ile, bu yapraklara gidecek besin maddeleri meyvelere yöneltilmekte, meyveler irileştiğinden, bitkilerde verim artışı meydana gelmektedir. Ayrıca yıpranmış, kartlaşmış alt yapraklar çeşitli hastalıklar için enfeksiyon yeri olmaktadır. Bu yaprakların kopartılması, ser içi havalanması bakımından da önem taşımaktadır. Fakat alt yaprakların kopartılması hiçbir zaman gereğinden fazla olmamalıdır.
    Domateslerde verimin düşük olmasına, bitkinin beslenmesi dışında, çevre koşullarıyla irtibatlı olarak, bitkide çiçek tomurcuklarının sağlıksız, kötü teşekkül etmesi, çiçek tozlarının az miktarda oluşması, çiçek tozu dağılımının iyi olmaması ve dişi tepesinde çiçek tozlarının iyi çimlenmemesi gibi dört faktör etki yapar. Çiçek tomurcuklarının iyi teşekkül etmemesinde en önemli rolü, çevredeki sıcaklık oynar, Hollanda ve Almanya’da yapılan denemelerde, özellikle gece sıcaklığının çok yüksek olması, gece ile gündüz sıcaklığı arasında hiç fark bulunmaması veya bu farkın çok az olması, fazla azotlu gübre verilmesi ve ışık azlığı, çiçeklerin deforme olmasına, çiçeklenmenin durmasına neden olduğu tespit edilmiştir. Sıcaklık yanında azotlu gübre seviyesinin ve ışık miktarının önemi küçümsenemez. Işık miktarının azalması, asimilatların az teşekkül etmesine etki eder. Fazla azot, büyümeyi teşvik ederek çiçek teşekkülünü durdurur. Ayrıca toprağın buharla dezenfeksiyonundan sonra, topraktaki azotun serbest hale geçmesi, fazla azot gübreleme etkisi ortaya çıkartabilir. Çiçek tozunun az miktarda teşekkülü, özellikle fosfor noksanlığından ileri gelir ve çiçekler normal teşekkül etmesine rağmen, erkek organlarda hemen hemen hiç çiçek tozu teşekkül etmeyebilir. Bu durumda tozlanma meydana gelmez ve çiçekler ölür. Çiçekler tozlarının dağılımı ve dağılan çiçek tozlarının dişicik tepesinde çimlenememesi de verimi büyük ölçüde düşürür. Çiçek tozlarının iyi dağılmamasına ve çimlenememesine çevre hava sıcaklığı ve nemi etkilidir. Rutubetin % 50’nin altına ve % 80’in üzerine çıkması çiçek tozlarına zarar verir. Nemin % 50’nin altına düşmesi dişicik tepesi kurutur, % 80’in üzerine çıkması çiçek tozlarını birbirine yapıştırır ve erkek organı terk etmelerini önler ve çiçek tozlarının dağılmasını engeller. Laboratuvar denemeleri 10°C’den aşağı ve 36°C’den yukarı sıcaklıklarda çiçek tozlarının çimlenemediklerini göstermiştir. Çiçek tozları en iyi sıcaklık 20-25°C sıcaklıkta çimlenir. Serlerde nemlendirme, havalandırma ve ısıtma yardımı ile sıcaklık 20-25°C’de, nem % 60-65 civarında tutulmalıdır. Bu durum özellikle Mart, Nisan ve Mayıs aylarında önem kazanır. Çiçek tozlarının dağılımının iyi sağlanmasıyla verimde büyük ölçüde artış meydana getirilir (Cetvel 36.4.).
    Tozlanmaya yardım birkaç şekilde yapılabilir. Domateslerin bağlandığı telleri elle sabah, öğle ve akşam 5-6 kez sallamak, lastik hortumu iplere veya sırıklara vurarak domates sıraları arasında dolaşmak ve domatesleri sallamak, özel aletlerle yalnız çiçekleri saklamak ve çeşitli hormonlar kullanmaktır.
    Domateslerin bitki olarak sallanmasının büyük bir etkisi yoktur. Buna karşın, hiç sallanmayanlara göre verim ancak % 5 oranında arttırılabilir.

    Cetvel 36.4. Çiçek tozu dağılımının verime etkisi

    Comment


    • #3
      Devam: DOMATES Yetiştirme Tekniği

      Uygulama/ Verim( %) / Satılabilir meyve( %)/
      Çiçek tozlanmasına yardım edilmiş/ 80-90/ 96
      Çiçek tozlanmasına yardım edilmemiş/ 70-80/ 75

      Özel aletle, bir vibratörün çiçeklere dokundurulmasıyla çiçek salkımı sarsılır. Alet veya vibratör pille, akü ile veya şehir cereyanı ile çalışır. Alet üzerine monte edilmiş elektrik bobinlerinin devresine pil veya aküden ceryan verildiğinde mıknatıslama meydana gelir. Bobin devreye kesik kesik akım verilir. Böylece mıknatıs, bir demir çubuğu devamlı çekip bırakarak, onda titreşim yaratır. Titreşen çubuk çiçek salkımına temas ettirildiğinde, çiçek salkımı sallanır ve döllenme meydana gelir. Alet salkıma temas ettirilebileceği gibi, her çiçeğe temas ettirilebilir ve çiçekte döllenme meydana getirilebilir. Salkımı veya her çiçeği günde 1-2 defa sallamak işçiliği arttırırsa da % 10-20 verim artışı ortaya çıkar. Halk arasında daha çok hormonlama olarak geçen bitki büyümesini veya meyve verimini düzenleyiciler ile meyve teşekkülünün düzeltilmesi mümkündür. Yalnız bitkinin büyüme durumu dikkate alınarak, hormonun çiçeklere atılma zamanın ve dozunu iyi ayarlanması gerekir. Aksi halde düşük konsantrasyonlar boşuna ilaç masrafına, yüksek konsantrasyonlar ise, bozuk formlu, uzun biçimsiz ve içi boş meyvelerin teşekkülüne neden olur. Duraset ve Geweson son yıllarda geniş çapta kullanılan hormonlardır. Bizde eskiden 2-4D’nin 2,5 ppm’lik dozu bu amaçla kullanılmaktaydı. Dış ülkelerde, 2-4D’nin insan sağlığına zararlı etkisi bulunduğu, bu bakımdan kullanılmasının sakıncalı olduğu ortaya çıkartıldıktan sonra kullanımı yok denecek kadar azalmıştır. Onun yerine yeni çıkan büyüme düzenleyicileri devreye girmiştir. Bunların çoğu organik menşeli olup, kısa sürede parçalanmakta ve atık etki bırakmamaktadır. Böylece insan sağlığına kötü etki yapması ortadan kaldırılmaktadır.

      Comment

      Working...
      X