BİBER Beslenme ve İnsan Sağlığı Bakımından Önemi
Biber, soframızda taze olarak kullanıldığı gibi, çeşitli zeytinyağlı yemekleri yapılır. Biber kızartması en çok aranan yemek arası veya içki sofralarının baş mezesidir. Biberden yapılan salça, yemeklere renk, tat verir. Turşusu sevilerek yenir. Toz halinde çeşitli yemeklere katılır. Taze hali kadar ve hatta daha fazla toz hali kullanılır. Ayrıca biber suyunun son yıllarda sofra ve sanayide geniş ölçüde yer bulmaktadır. Biberin 100 gr da % 85-92 su, % 8-15 kuru madde bulunur ve 20 gr kalori verir. Ayrıca kuru maddenin 1gr’ı protein, 0,1gr’ı yağ, 4gr’ı karbonhidratlar, 1gr’ı kalsiyum, 1gr’ı kalsiyum, 1gr’ı fosfor, 2gr’ı da demir içerir (WORK, 1950). Aynı yazara göre 100 gr biberde 3500 I.B.A vitamini, 21 mg B1 vitamini, 84 mg B2 vitamini, 88 mg C vitamini bulunur. Biberde, sebzelerde ender rastlanan P vitamini tespit edilmiştir. P vitamini kan dolaşımını uyarır ve kan basıncını ayarlar (KRATZ, 1957). Biber tohumlarındaki yağ miktarı % 25-30 kadar ulaşır (DILLINGEN, 1956).
Biberde Capsaicin (C18H28NO3) alkoloidi bulunur (DILLINGEN, 1956). Suyu sıkıldığında ve bu su vücudun ağrıyan yerlerine sürüldüğünde, ağrıyı dindirir. Romatizmaya iyi gelir. Yalnız bu işlem bilinçsizce yapılırsa tehlikeli olabilir. Cildi hassas kişilerde sürülen yerde kızarma, şişme ve hatta alerji meydana getirebilir. İlaç sanayinde biberden elde olunan capsicin maddesi çeşitli romatizmal ilaçların yapımında kullanılmaktadır. Hepimizin bildiği ve sporcuları maç öncesi adale ısıtmakta kullandığı Kapsolin adı altındaki ilacın ana maddesini biber suyu oluşturmaktadır. Biber son yıllarda Pleuritis ve Angina pectorise karşı ilaç gibi kullanılabilmektedir (HERTWING, 1954). Biber çiğ olarak yendiğinde sinir, mide ve salgı bezlerini uyararak, onların iyi çalışmasını temin eder. Deniz tutmasına iyi gelir. Ayrıca acı biberler sıcak bölgelerde çeşitli mide ve bağırsak rahatsızlıkları (ishal) için iyi bir koruyucu ve dezenfektandır. Bu yüzden güney ve güneydoğu illerimizde ve diğer sıcak ülkelerde büyük çapta tüketilir.
Biber, soframızda taze olarak kullanıldığı gibi, çeşitli zeytinyağlı yemekleri yapılır. Biber kızartması en çok aranan yemek arası veya içki sofralarının baş mezesidir. Biberden yapılan salça, yemeklere renk, tat verir. Turşusu sevilerek yenir. Toz halinde çeşitli yemeklere katılır. Taze hali kadar ve hatta daha fazla toz hali kullanılır. Ayrıca biber suyunun son yıllarda sofra ve sanayide geniş ölçüde yer bulmaktadır. Biberin 100 gr da % 85-92 su, % 8-15 kuru madde bulunur ve 20 gr kalori verir. Ayrıca kuru maddenin 1gr’ı protein, 0,1gr’ı yağ, 4gr’ı karbonhidratlar, 1gr’ı kalsiyum, 1gr’ı kalsiyum, 1gr’ı fosfor, 2gr’ı da demir içerir (WORK, 1950). Aynı yazara göre 100 gr biberde 3500 I.B.A vitamini, 21 mg B1 vitamini, 84 mg B2 vitamini, 88 mg C vitamini bulunur. Biberde, sebzelerde ender rastlanan P vitamini tespit edilmiştir. P vitamini kan dolaşımını uyarır ve kan basıncını ayarlar (KRATZ, 1957). Biber tohumlarındaki yağ miktarı % 25-30 kadar ulaşır (DILLINGEN, 1956).
Biberde Capsaicin (C18H28NO3) alkoloidi bulunur (DILLINGEN, 1956). Suyu sıkıldığında ve bu su vücudun ağrıyan yerlerine sürüldüğünde, ağrıyı dindirir. Romatizmaya iyi gelir. Yalnız bu işlem bilinçsizce yapılırsa tehlikeli olabilir. Cildi hassas kişilerde sürülen yerde kızarma, şişme ve hatta alerji meydana getirebilir. İlaç sanayinde biberden elde olunan capsicin maddesi çeşitli romatizmal ilaçların yapımında kullanılmaktadır. Hepimizin bildiği ve sporcuları maç öncesi adale ısıtmakta kullandığı Kapsolin adı altındaki ilacın ana maddesini biber suyu oluşturmaktadır. Biber son yıllarda Pleuritis ve Angina pectorise karşı ilaç gibi kullanılabilmektedir (HERTWING, 1954). Biber çiğ olarak yendiğinde sinir, mide ve salgı bezlerini uyararak, onların iyi çalışmasını temin eder. Deniz tutmasına iyi gelir. Ayrıca acı biberler sıcak bölgelerde çeşitli mide ve bağırsak rahatsızlıkları (ishal) için iyi bir koruyucu ve dezenfektandır. Bu yüzden güney ve güneydoğu illerimizde ve diğer sıcak ülkelerde büyük çapta tüketilir.

