MANTAR Kompost Karışımına Giren Maddeler ve Özellikleri
Kompost karışımına giren yukarıdaki maddelerden ülkemiz için şu anda önemli olan bir kaçının özelliklerini sırasıyla inceleyelim.
a. At gübresi : Bulunduğu zaman beğenilerek kullanılan bir maddedir. At gübresi dışkı, sıvı (idrar), yataklık samandan (altlık) ibarettir. Sıvı miktarı % 60-65, kuru madde miktarı ise % 35-40'tır. Kuru maddenin % 90'nı yataklık, % 10'nu dışkı kısmı oluşturur. Dışkı ve sıvı kısımda oldukça zengin besin maddeleri vardır. Özellikle azot, bunun dışında değişik mineral maddeleri (fosfor, potasyum), vitaminleri, enzimleri taşır. Ayrıca ortamın fermantasyonunu sağlayacak mikroorganizmalar bulunur. At gübresi içindeki maddeler, mantar büyümesi için gerekli ve yeterli olduğundan, içine herhangi bir katkı maddesi ilave etmeden de mantar yetiştiriciliğinde kullanılabilir. Ancak günümüzde metrekareden alınan ürün miktarı ne kadar arttırılırsa, yapılan yüksek yatırım o kadar rahat karşılandığından, at gübresi içine katkı maddelerinin konulması verim ve kaliteyi o derecede artırmaktadır. At gübresinin kullanılmasında dikkat edilecek bazı noktalar vardır. Atın yediği yemlerin bileşimi, altına serilen yataklığın durumu besin maddesi miktarı üzerine etkilidir. Atlar günlük 3-6 kg yulaf, arpa gibi kuvvetli yemlerle besleniyor, ayrıca yeme 5-10 kg kuru ot karıştırılıyor ve altına buğday veya çavdar sapından yataklık seriliyorsa, bu at gübresi kıymetli bir malzemedir. Bu bakımdan yarış atlarının gübreleri daha çok tercih olunur. Ancak yarış atlarının sağlıklı kalması için veya hastalandıklarında tedavi amacıyla kullanılan bazı ilaç ve hormon gibi artıklar gübre içine karışacak olursa, bunların bazıları mantar misellerinin gelişmesine kısıtlayıcı (inhibitör) etkisi söz konusu olabilir. Atların fazla yeşil yem, pancar parçaları ile beslenmesi, at gübresinin değerini mantar üretimi açısından düşürür. Yine bu gübrelerle yapılmış mantar yetiştirme ortamlarında Beyaz alçı (Oospora fimicola), Kahverengi alçı (Papulaspora byssina) hastalıklarının çıkmasına ve zarar yapmasına sebep olabilir. Genellikle çiftliklerden alınan at gübrelerinde bu durum daha sık görülebilir.
Altlık materyali, her at için günlük 3-6 kg civarındadır. Bu miktarın 3 kg'ın altına düşmemesi gerekir. Altlık ile beraber dışkı miktarı günlük 6-10 kg bulur. Kullanılacak at gübresi mümkün olduğu kadar taze olmalıdır. Dört haftadan eski gübre özelliğini büyük ölçüde kaybetmektedir. Gübreyi uzun süre bekletmek zorunluluğu varsa, gübre ince tabaka halinde yığılmalı ve hemen kurutulmalıdır. Böylece gübrede fermantasyon işlemi durdurulduğundan, özelliklerinin kaybolması önlenmiş olur. Tekrar kullanılmak istendiğinde yeniden ıslatılır. Eğer günlük gübre miktarı yeterli değilse, düzgün bir yerde yığın yapılmalıdır. Gelen gübreler üst üste atılmalı ve kullanımdan önce güzelce karıştırılıp, bir örnek hale getirilmelidir. Böylece farklı günlerde gelen ve farklı özellikler gösteren gübrenin benzer yapıya kavuşturulması sağlanır. Bu işlem yapılmaz ise, ileride fermantasyon, pastörizasyon ve kompostun olgunlaştırılması düzgün yapılamaz, değişken özellik gösteren kompost yüzünden, üretim odalarının bazı yerinde iyi, bazı yerinde düşük verim meydana gelir.
b. İnek, Domuz ve Koyun gübresi : Bu gübreler mantar üretiminde oldukça az kullanılır. Bunun nedeni, yapılarının mantar üretimine tam uygun olmamasıdır. Daha çok at gübresine veya samana karıştırılarak, kompost içinde katkı maddesi gibi görev alır. Domuz ve inek gübresi sulu ve içinde dışkı kısmı fazla olan soğuk gübrelerdir. Bu bakımdan kompost yaparken dikkatli davranmak gerekir. Fazla su ve kompakt yapı, yığında hemen anaerob koşulların meydana gelmesine neden olur. Fermantasyon mantar için istenen düzeyin dışına çıkar ve bu kompost mantar üretiminde kullanılamaz. Kötü özellikleri sap ilave edilerek düzeltilebilir.
c. Sentetik materyal : Genelde at gübresinin özellikleri ve içinde bulunan maddeler dikkate alınarak sentetik materyalin karışımı yapılmaya çalışılır. Buna en uygun materyal tahıl saplarıdır. Fakat her türlü sap, mantar üretimine elverişli değildir. En fazla buğday, çavdar ve pirinç (çeltik) sapları kullanılır. Çünkü bu materyallerin I. fermantasyon sırasında yapıları çabuk bozulmaz, kaba yapıları ilerde kompostun sıkışıp havasız hale gelmesini önler. Halbuki arpa ve yulaf samanı çabuk parçalanarak, küçük parçalara ayrılır, sıkışır, havasız kalır ve I. fermantasyonun istenen şekilde cereyan etmesini engeller. Yine bu materyallerden yapılmış komposttaki besin maddeleri mantar üretimi sırasında çabuk bittiğinden, verim az ve hasat zamanı kısa olur. Dış ülkelerde, özellikle uzak doğuda çeltik üretimi fazla olduğundan, çeltik saplarının öncelikle değerlendirilmesi düşünülür. Ancak çeltik saplarının fermantasyonu daha uzun sürede meydana gelir. Kompost daha sıkışık yapıdadır. Son yıllarda yapılan araştırmalarda bir çok bitki materyalinin kompost yapılmasında kullanılabileceği ortaya konulmuştur. Nitekim ana materyal olmasa bile ayçiçeği; mısır sap ve koçanları; pamuk ve susamın gövde, dal, yaprak, çiçek koza kalıntıları; buğday, çavdar ve çeltik sapları ile belirli oranlarda karıştırılabilir.
Lignin, selülöz ve hemiselülöz sapların en önemli kısımlarıdır. Bu maddeler hücre duvarları içinde yer alır. I. fermantasyon sırasında bu maddeler parçalanır ve ileride mantarın besin maddesi kaynağını oluşturur. Bu bakımdan mantar kompostunda bir bitki materyaline yer verirken, onun yapısı ve içerdiği maddelerin bilinmesi gerekir. Değişik bitkilere ait bu bilgilere kitabın arka bölümlerinde yer verilmiştir.
d. Katkı maddeleri : Katkı maddeleri organik, inorganik ve tampon maddeler olarak üçe ayrılır. Organik maddeler içinde hayvansal kökenli olanlar, tavuk, güvercin, koyun, sığır, domuz gübresi, kan ve kemik unu, mezbaha artıkları (rumen) dır. Tavuk gübresi kuru ve yaş şekliyle en fazla kullanılanıdır. Burada önemli olan husus, gübrenin mümkün olduğu kadar çok küçük parçalar halinde komposta karıştırılmasıdır. Topak parçalar, I.fermantasyondaki aktarmalar sırasında parçalanıp tam ufaltılamadığından, pastörizasyonda uygulanan sıcaklık, topağın iç noktasına kadar ulaşamamakta, hastalık ve zararlılar ölmeden kalmakta ve ilerde üretim sırasında buradan ortama tekrar yayılmaktadır.
Son yılarda kan ve kemik unu yanında, mezbaha artıklarına da kompost yapımında yer verilmeye başlanmıştır. Ancak mezbaha artıkları kullanılırken I.fermantasyonda dikkatli davranmak ve katılan maddelerin tam parçalanıp parçalanmadığını kontrol etmek gerekir.
Bitkisel kökenli organik katkı maddeleri kepek, malt artığı, pancar küspesi veya melası, pirinç kavuzları, çay bitkisi artıkları (özellikle çay yapımı sırasında değerlendirilemeyip kalan, çevreyi kirleten atık kısımlar), keten tohumu ve unu, ayçiçeği artıkları, pamuk bitkisi tohumları (çiğit) ve bitkisel artıkları, soya küspesi ve bitki artıkları, değirmen artıkları, fındık kabukları ve zürüfu, ağaç yongası ve talaşı, yapraklar, şeker kamışı sapları, mısır koçanı, lahana, karnabahar, bezelye ve fasulye gibi sebze artıkları, hint yağı tohumları sayılabilir. Burada sayılmayan fakat çevremizde kompost yapımına uygun olan diğer maddeler de araştırılıp konabilir. Bu maddelerden şu anda en çok kullanılanları kepek, keten tohumu ve unu, pamuk tohumluğu, malt artığı, üzüm posası, pancar küspesi veya melasıdır.
İnorganik maddeleri azotlu, fosforlu ve potaslı ticaret gübreleri oluşturur. En çok azotlu gübreler ve azotlu gübreler içinden de başta amonyum nitrat, daha sonra amonyum sülfat ve üre kullanılır. Amonyum nitrat'ın I.fermantasyon sırasında tümü parçalanır. Halbuki amonyum sülfat'ta, sülfat ortada kalır ve kompostun pH'nın asidik olmasına yol açar. Bu yüzden de amonyum sülfat kullanıldığında, pH'ı ayarlamak için mutlaka kireç kullanılması gerekmektedir.
Tampon maddeler daha çok kompost pH 'nı ayarlamakta rol oynar. Bunun yanında, kompost yapımı sırasında materyali aktarırken birbirine yapışmasını engeller, su tutma kapasitesini arttırır. Üretim sırasında, mantarın metabolizması için gerekli olan kalsiyumu içerir (Mantarın yapısı incelendiğinde, bünyesinde bol miktarda kalsiyum oksalat kristallerinin bulunduğu saptanır). Kompostun yağlı görünüşünü matlaştırır. Kireç, pH'ı düşük çıkan materyallerde (kompost yaparken fosforlu gübrelerden sülfat kökü içeren ve komposta asidik yapı kazandıran üzüm posası katılması ve kompost pH'ının örnek (pH=5,0-6,0) düşmesi gibi durumlarda, alçı ve mermer tozu normal pH'lı materyallerde kullanılır.
Kompost karışımına giren yukarıdaki maddelerden ülkemiz için şu anda önemli olan bir kaçının özelliklerini sırasıyla inceleyelim.
a. At gübresi : Bulunduğu zaman beğenilerek kullanılan bir maddedir. At gübresi dışkı, sıvı (idrar), yataklık samandan (altlık) ibarettir. Sıvı miktarı % 60-65, kuru madde miktarı ise % 35-40'tır. Kuru maddenin % 90'nı yataklık, % 10'nu dışkı kısmı oluşturur. Dışkı ve sıvı kısımda oldukça zengin besin maddeleri vardır. Özellikle azot, bunun dışında değişik mineral maddeleri (fosfor, potasyum), vitaminleri, enzimleri taşır. Ayrıca ortamın fermantasyonunu sağlayacak mikroorganizmalar bulunur. At gübresi içindeki maddeler, mantar büyümesi için gerekli ve yeterli olduğundan, içine herhangi bir katkı maddesi ilave etmeden de mantar yetiştiriciliğinde kullanılabilir. Ancak günümüzde metrekareden alınan ürün miktarı ne kadar arttırılırsa, yapılan yüksek yatırım o kadar rahat karşılandığından, at gübresi içine katkı maddelerinin konulması verim ve kaliteyi o derecede artırmaktadır. At gübresinin kullanılmasında dikkat edilecek bazı noktalar vardır. Atın yediği yemlerin bileşimi, altına serilen yataklığın durumu besin maddesi miktarı üzerine etkilidir. Atlar günlük 3-6 kg yulaf, arpa gibi kuvvetli yemlerle besleniyor, ayrıca yeme 5-10 kg kuru ot karıştırılıyor ve altına buğday veya çavdar sapından yataklık seriliyorsa, bu at gübresi kıymetli bir malzemedir. Bu bakımdan yarış atlarının gübreleri daha çok tercih olunur. Ancak yarış atlarının sağlıklı kalması için veya hastalandıklarında tedavi amacıyla kullanılan bazı ilaç ve hormon gibi artıklar gübre içine karışacak olursa, bunların bazıları mantar misellerinin gelişmesine kısıtlayıcı (inhibitör) etkisi söz konusu olabilir. Atların fazla yeşil yem, pancar parçaları ile beslenmesi, at gübresinin değerini mantar üretimi açısından düşürür. Yine bu gübrelerle yapılmış mantar yetiştirme ortamlarında Beyaz alçı (Oospora fimicola), Kahverengi alçı (Papulaspora byssina) hastalıklarının çıkmasına ve zarar yapmasına sebep olabilir. Genellikle çiftliklerden alınan at gübrelerinde bu durum daha sık görülebilir.
Altlık materyali, her at için günlük 3-6 kg civarındadır. Bu miktarın 3 kg'ın altına düşmemesi gerekir. Altlık ile beraber dışkı miktarı günlük 6-10 kg bulur. Kullanılacak at gübresi mümkün olduğu kadar taze olmalıdır. Dört haftadan eski gübre özelliğini büyük ölçüde kaybetmektedir. Gübreyi uzun süre bekletmek zorunluluğu varsa, gübre ince tabaka halinde yığılmalı ve hemen kurutulmalıdır. Böylece gübrede fermantasyon işlemi durdurulduğundan, özelliklerinin kaybolması önlenmiş olur. Tekrar kullanılmak istendiğinde yeniden ıslatılır. Eğer günlük gübre miktarı yeterli değilse, düzgün bir yerde yığın yapılmalıdır. Gelen gübreler üst üste atılmalı ve kullanımdan önce güzelce karıştırılıp, bir örnek hale getirilmelidir. Böylece farklı günlerde gelen ve farklı özellikler gösteren gübrenin benzer yapıya kavuşturulması sağlanır. Bu işlem yapılmaz ise, ileride fermantasyon, pastörizasyon ve kompostun olgunlaştırılması düzgün yapılamaz, değişken özellik gösteren kompost yüzünden, üretim odalarının bazı yerinde iyi, bazı yerinde düşük verim meydana gelir.
b. İnek, Domuz ve Koyun gübresi : Bu gübreler mantar üretiminde oldukça az kullanılır. Bunun nedeni, yapılarının mantar üretimine tam uygun olmamasıdır. Daha çok at gübresine veya samana karıştırılarak, kompost içinde katkı maddesi gibi görev alır. Domuz ve inek gübresi sulu ve içinde dışkı kısmı fazla olan soğuk gübrelerdir. Bu bakımdan kompost yaparken dikkatli davranmak gerekir. Fazla su ve kompakt yapı, yığında hemen anaerob koşulların meydana gelmesine neden olur. Fermantasyon mantar için istenen düzeyin dışına çıkar ve bu kompost mantar üretiminde kullanılamaz. Kötü özellikleri sap ilave edilerek düzeltilebilir.
c. Sentetik materyal : Genelde at gübresinin özellikleri ve içinde bulunan maddeler dikkate alınarak sentetik materyalin karışımı yapılmaya çalışılır. Buna en uygun materyal tahıl saplarıdır. Fakat her türlü sap, mantar üretimine elverişli değildir. En fazla buğday, çavdar ve pirinç (çeltik) sapları kullanılır. Çünkü bu materyallerin I. fermantasyon sırasında yapıları çabuk bozulmaz, kaba yapıları ilerde kompostun sıkışıp havasız hale gelmesini önler. Halbuki arpa ve yulaf samanı çabuk parçalanarak, küçük parçalara ayrılır, sıkışır, havasız kalır ve I. fermantasyonun istenen şekilde cereyan etmesini engeller. Yine bu materyallerden yapılmış komposttaki besin maddeleri mantar üretimi sırasında çabuk bittiğinden, verim az ve hasat zamanı kısa olur. Dış ülkelerde, özellikle uzak doğuda çeltik üretimi fazla olduğundan, çeltik saplarının öncelikle değerlendirilmesi düşünülür. Ancak çeltik saplarının fermantasyonu daha uzun sürede meydana gelir. Kompost daha sıkışık yapıdadır. Son yıllarda yapılan araştırmalarda bir çok bitki materyalinin kompost yapılmasında kullanılabileceği ortaya konulmuştur. Nitekim ana materyal olmasa bile ayçiçeği; mısır sap ve koçanları; pamuk ve susamın gövde, dal, yaprak, çiçek koza kalıntıları; buğday, çavdar ve çeltik sapları ile belirli oranlarda karıştırılabilir.
Lignin, selülöz ve hemiselülöz sapların en önemli kısımlarıdır. Bu maddeler hücre duvarları içinde yer alır. I. fermantasyon sırasında bu maddeler parçalanır ve ileride mantarın besin maddesi kaynağını oluşturur. Bu bakımdan mantar kompostunda bir bitki materyaline yer verirken, onun yapısı ve içerdiği maddelerin bilinmesi gerekir. Değişik bitkilere ait bu bilgilere kitabın arka bölümlerinde yer verilmiştir.
d. Katkı maddeleri : Katkı maddeleri organik, inorganik ve tampon maddeler olarak üçe ayrılır. Organik maddeler içinde hayvansal kökenli olanlar, tavuk, güvercin, koyun, sığır, domuz gübresi, kan ve kemik unu, mezbaha artıkları (rumen) dır. Tavuk gübresi kuru ve yaş şekliyle en fazla kullanılanıdır. Burada önemli olan husus, gübrenin mümkün olduğu kadar çok küçük parçalar halinde komposta karıştırılmasıdır. Topak parçalar, I.fermantasyondaki aktarmalar sırasında parçalanıp tam ufaltılamadığından, pastörizasyonda uygulanan sıcaklık, topağın iç noktasına kadar ulaşamamakta, hastalık ve zararlılar ölmeden kalmakta ve ilerde üretim sırasında buradan ortama tekrar yayılmaktadır.
Son yılarda kan ve kemik unu yanında, mezbaha artıklarına da kompost yapımında yer verilmeye başlanmıştır. Ancak mezbaha artıkları kullanılırken I.fermantasyonda dikkatli davranmak ve katılan maddelerin tam parçalanıp parçalanmadığını kontrol etmek gerekir.
Bitkisel kökenli organik katkı maddeleri kepek, malt artığı, pancar küspesi veya melası, pirinç kavuzları, çay bitkisi artıkları (özellikle çay yapımı sırasında değerlendirilemeyip kalan, çevreyi kirleten atık kısımlar), keten tohumu ve unu, ayçiçeği artıkları, pamuk bitkisi tohumları (çiğit) ve bitkisel artıkları, soya küspesi ve bitki artıkları, değirmen artıkları, fındık kabukları ve zürüfu, ağaç yongası ve talaşı, yapraklar, şeker kamışı sapları, mısır koçanı, lahana, karnabahar, bezelye ve fasulye gibi sebze artıkları, hint yağı tohumları sayılabilir. Burada sayılmayan fakat çevremizde kompost yapımına uygun olan diğer maddeler de araştırılıp konabilir. Bu maddelerden şu anda en çok kullanılanları kepek, keten tohumu ve unu, pamuk tohumluğu, malt artığı, üzüm posası, pancar küspesi veya melasıdır.
İnorganik maddeleri azotlu, fosforlu ve potaslı ticaret gübreleri oluşturur. En çok azotlu gübreler ve azotlu gübreler içinden de başta amonyum nitrat, daha sonra amonyum sülfat ve üre kullanılır. Amonyum nitrat'ın I.fermantasyon sırasında tümü parçalanır. Halbuki amonyum sülfat'ta, sülfat ortada kalır ve kompostun pH'nın asidik olmasına yol açar. Bu yüzden de amonyum sülfat kullanıldığında, pH'ı ayarlamak için mutlaka kireç kullanılması gerekmektedir.
Tampon maddeler daha çok kompost pH 'nı ayarlamakta rol oynar. Bunun yanında, kompost yapımı sırasında materyali aktarırken birbirine yapışmasını engeller, su tutma kapasitesini arttırır. Üretim sırasında, mantarın metabolizması için gerekli olan kalsiyumu içerir (Mantarın yapısı incelendiğinde, bünyesinde bol miktarda kalsiyum oksalat kristallerinin bulunduğu saptanır). Kompostun yağlı görünüşünü matlaştırır. Kireç, pH'ı düşük çıkan materyallerde (kompost yaparken fosforlu gübrelerden sülfat kökü içeren ve komposta asidik yapı kazandıran üzüm posası katılması ve kompost pH'ının örnek (pH=5,0-6,0) düşmesi gibi durumlarda, alçı ve mermer tozu normal pH'lı materyallerde kullanılır.


Comment