fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Göllendirme (Tava) Sulama Yöntemi

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Göllendirme (Tava) Sulama Yöntemi

    Göllendirme (Tava) Sulama Yöntemi

    Göllendirme sulama yönteminde, toprak şeddelerle sınırlanan eğimsiz alan*lar oluşturulur ve bu alanlarda su kısa sürede göllendirilir. Su zamanla toprağa sızarak bitki kök bölgesinde depolanır. Suyun göllendirilmesi tava yada karıklar içerisinde yapılır.4.3.2.1. Tavalarda Göliendfrme

    Bu yöntemde sulanacak alan içerisinde etrafı şeddelerle çevrilmiş eğimsiz dikdörtgen tavalar oluşturulur. Belirli bir kaynaktan serbest akış yada boru ile düşük bir basınç altında iletilen su, bir yada birkaç yerden tava içerisine alınır. Tavaya verilen suyun debisi kısa zamanda tüm tavayı kaplayacak kadar büyük olmalıdır.

    Tava sulama yöntemiyle birçok kültür bitkisi sulanabilir. Genellikle açıkta tarımı yapılan hububat, yonca, çayır bitkileri, çeltik vb. sık ekilen bitkilerin sulan*masında kullanılır. Yöntem ayrıca, meyve ağaçlan, şeker pancarı, mısır, pamuk gibi toprak yüzeyine yakın kısımlarının su ile temasında sakınca olmayan bitki*lerde de uygulanabilir. Sera koşullarında tava sulama yöntemi daha çok yaprak*lan yeşil olarak tüketilen ve yerde sürünmeyen, dik büyüyen sebzelerin sulan*masında kullanılmaktadır.

    Tavalarda göllendirme sulama yönteminin uygulandığı durumda yüksek sulama randıman! elde edilebilmesi için toprağın su alma hızının yüksek olma*ması ve tavaların eğimsiz olması gerekir. Tava boyunca izin verilen yükseklik farkı, her sulamada uygulanacak net sulama suyu miktarının yansından fazla olma*malıdır. Dolayısıyla favaların bu koşulu sağlayacak şekilde tesviyesi gerekir.

    Tava sulama yönteminde, düşük maiîyetle yüksek su uygulama randımanı elde edilebilir. Sistemin işletilmesinde kalifiye olmayan işçiler kullanılabilir. İyi tesviye yapılırsa oldukça büyük tavalar oluşturulabilir. Tavaların etrafı-şeddelerle çevrili olduğundan yüzey akışı bulunmamakta ancak,, oldukça yüksek olan derine sızım kayıplarını en aza indirmek için kontrollü sulama yapılması gerekmektedir. Aksi durumda mutlak bir toprak altı drenaj sistemi kurulmalıdır. Bu sulama yöntemi ile sulama suyunun tuz konsantrasyonunun yüksek olduğu yada belirli düzeyde tuz içeren topraklar bitkide herhangi bir sorun yaratmadan sulanabilir ve etkin bir yıkama gerçekleştirilebilir.

    Tava sulama yönteminde randıman artışı herşeyden önce tavaların eğimsiz olmasına bağlı olduğundan iyi bir arazi tesviyesi yapılması gerekmektedir. Tavaya uygulanacak suyun debisi fazla olduğundan tava başlangıcından erozyonu önlemek için suyun tavaya alındığı noktada öze! yapılar gerekebilir.

    Karıklarda Göllendirme

    Göllendirme sulama yönteminin bîr diğer uygulanış şekii ise, özellikle sıraya ekilen veya dikilen tarla bitkileri ve sebzelerin sulanmasında kullanılan, karıklarda göllendirme yöntemidir. Bu yöntemde bitki sıra aralarına açılan eğimsiz karıkların sonları kapatılarak kısa sürede gölieneceK şekilde karıklara su verilir. Karıkta göllenen su zamanla toprağa sızarak bitki kök bölgesinde depolanır. Özellikle sebze bitkilerinin sulanması amacıyla oluşturulan kısa karıkların özel olarak projelenmesine gerek yoktur. Ancak, tarla bitkileri için açılan uzun karık*ların projelenmesi, karık yöntemine ilişkin projeleme kriterlerine uygun olmalıdır.

    Göliendirme sulamanın fayda ve zararlarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.

    a. Bahçede bol ve güçlü (debisi yüksek) bir su bulunmalıdır.

    b. Bu güçlü su % 0,5-1 eğimde, yavaş akışla kanallardan akıtılıp, tavalara doldu*
    rulmalıdır.

    c. Tavalara su doldurulduğundan, yerde sürünen bitkiler su içinde kaiır. Bu
    durumda bitkilerde mantari ve bakteriyel hastalık çıkabilir, nemli veya çamurlu
    toprakla temas eden bitki ve meyve kısımları çürüyebilir. Bu bakımdan tavada
    daha çok dik büyüyen veya sırığa alınan bitkiler yetiştirilmelidir.

    d.Suyun 10-25 cm yüksekliğinde yığılması, toprak üzerinde basınç yaparak top*
    rağı sıkıştırır. Bu durum, toprağın havasız kalmasına, toprak yüzünde kaymak
    tabakası oluşmasına, sıcaklığın düşmesine neden olur. İnce bünyeli, killi ve
    milli topraklarda bu etki, kaba yapılı kumlu topraklardan fazladır. Bu bakım*
    dan tava sulama yapılması durumunda havuç, turp, şalgam, pancar ve kereviz
    gibi kökleri ve patates, yer elması gibi yumruları, soğan ve sarımsak gibi
    soğanlan yenen sebzelerde şekil bozuklukları, irileşmenin azalması gibi bazı
    kalite kriterleri île verimde aksaklıklar ortaya çıkar. Yani kalite ve verim büyük
    ölçüde düşer. Bu bakımdan soğanları, kökleri ve yumruları yenen sebzeler
    tavada yetiştirilmemelidir.

    e.Drenaj sorununun olduğu koşullarda verilen fazla su toprakta çoraklaşma ve.
    tuzlanma meydana getirebilir.

    f. Su kanallardan akarken, eğer kanallar iyi temszlenmenıişse, kenarlarında yetişen
    yabancı otların tohumlarını beraberinde sürükleyerek, tavalara getirir. Yabancı
    ot tohumlan burada çimlenerek, kültür bitkilerine zarar verir. Bunlann çapa
    yaparak önlenmesi gerekir. Bu yüzden tava sisteminde yabancı ot kontrolü
    daha zor ve daha fazla yapılır, Bir bakıma işçilik masrafları artar.

    g.Eğimli arazîlerde sulama düzgün yapılamaz. Eğim % 2'nin üzerine çıkarsa, ara*
    zinin mutlaka tesviye edilmesi veya teraslanması gerekir.

    h. Bol su isteyen sebzeler için ideai bîr sulama şeklîdir.

    i.Toprağı bir süre havasız bıraktığından, bazı toprak canlılarının ölmesine neden olur. Bu durum, bir bakıma faydalı, bir bakıma zararlı etkiler doğurabilir.

    k. Tesis kurma giderleri az, sulamanın yapılış şekli kolay, ancak sulama işçiliği fazladır.

    i. Arazide yapılan su arkları ve yürüme yollan, yetiştirme alanının küçülmesine, yani arazi kaybına neden olur.


    Karık sulama yöntemi, yüksek su tutma kapasitesine sahip, suyun yanal ve düşey hareketine izin veren orta-ağır bünyeli topraklar için çok uygundur. Ağır bünyeli topraklarda da etkin bir şekilde kullanılabilir. Bu tip topraklarda derine sızma az olduğundan küçük debide suyu uzun süre uygulamak gerekir. Ağır bünyeli topraklarda karık uzunluğu fazla alınabilir. Hafif bünyeli toprakların sulan*masında karık boylan kısa olacağından bu yöntem pek tercih edilmez.

    Karıklar erozyon oluşturmayacak eğimde olmalıdır. Bu nedenle karık eği*minin genellikle % l'den az olması istenir. Ancak, özellikle açıkta tarım yapılan alanlarda, yağış nedeniyle oluşan erozyon tehlikesinin olmadığı yerlerde eğim % 3'e kadar çıkarülabilir.

    Bu yöntemle, uygun bir arazi tesviyesi ve iyi işletme koşullarında yüksek su uygulama randımanı elde edilebilir. Projeleme, sistem düzeni ve işletme şeklinde önemli değişiklikler yapılmaksızın birbiri ardına farklı özellikteki bitkiler ekilebilir.

    Karık ve çiziler mevcut çiftlik araçları ile açılabilir. Eğer aşın arazi tesviye*sine gerek yoksa ilk yatırım masrafları oldukça düşüktür. Yüzey akışı nedeniyle kaymak tabakası oluşturan topraklar, su karıkların yan yüzlerinden toprak içeri*sine girdiğinden bu yöntemle kolaylıkla sulanabilir. Hatta bu tip topraklarda karık sulama yöntemi tercih edilmelidir. Su bitkinin gövde ve dallarına değmediğinden, böylelikle suyun neden olduğu hastalıklar engellenir. Özellikle açıkta tarım yapılan alanlarda karık sulama yöntemi, etkin bir yüzey drenajı yapmaya da uygundur. Aşırı yağışların oluşturduğu yüzey akışı karıklar aracılığıyla tarla parselinin altın*daki drenaj kanalına iletilir.

    Karık sulama yönteminde eş bir su dağılımı elde etmek için karıklara su alınmasının çok iyi bir şekilde düzenlenmesi gerekir. Bu işlem işletme masra*flarını arttırabilir.

    Toprak yada sulama suyu tuzlu ise, suda eriyen tuzlar karık sırtlarına taşınır ve burada yoğunlaşır. Dolayısı île bitkiye zarar verir ve verimde azalma görüle*bilir. Hafif bünyeli topraklarda yana doğru su hareketi az olduğundan, karık aralığı iyi saptanmazsa karıklar arasında tam ıslanmayan alanlar oluşabilir. Düzgün bir karık eğimi elde etmek için arazi tesviyesi birçok koşulda zorunludur.

    Karık sulama yönteminde suyun yatay doğrultudaki hareketi hafif bünyeli topraklarda az, ağır bünyeli topraklarda ise daha fazladır. Bu nedenle karık aralık*ları hafif bünyeli topraklarda 50 - 60 cm. kadar olurken ağır bünyeli topraklarda 150 cm.'ye kadar çıkarılabilir. Uygulamada genellikle her bitki sıra arasına bir karık açılır. Sıra aralığı 50 - 60 cm.'den daha az olan sık sıralı bitkiler için karıklar arasında iki yada daha fazla bitki sırası olabilir. Bu koşulda çizi sulama yöntemi de kullanılabilir.

    Karık sulama yönteminde, karık başlangıcında sonuna oranla daha çok su girmektedir. Bunun nedeni; karık başlangıcında suyun toprağa girme süresinin.
    karık sonunda toprağa girme süresinden karık sonuna uiaşma süresi kadar daha fazla olmasıdır (?ekil 11).

    Yeterli bir sulama açısından, kök bölgesinde depolanması istenen su mik*tarının, başka bir deyişle her sulamada uygulanacak net sulama suyu miktarının toprağa girme süresi kadar su karık sonunda akmalıdır. Bunun sonucu, karık başlangıcında istenenden daha fazla su toprağa girecek, diğer yandan su net sula*ma suyunun toprağa girme süresi kadar karıktan dışarı akacaktır. Dolayısı ile karık sonunda istenen su miktarını bitki kök bölgesinde depolayabilmek için bir kısım suyun derine sızması, bir kısmının da yüzey akışla karıktan çıkması söz konusu olacaktır. Kapalı karıklarda yüzey akışı olmadığından, yalnızca bitki kök bölgesinde depolanan su ve derine sızan su vardır

    Tn = Net infiltrasyon süresi, dakika,

    Dn = Her sulamada uygulanacak net sulama suyu miktarı, cm. ve

    K,n = Eklemeli su alma eşitliği sabiteleridir.

    Kapalı karıklarda yüzey akış yoluyla su kaybı yaşanmamakta buna karşın derine sızım kaybı oldukça yüksek çıkmaktadır. Bunun önlenmesi için karıklara su uygulamasında bazı modifikasyonlara gidilmektedir. Örneğin, suyun karık sonuna ulaşmasıyla karık debisinin belirli oranda azaltılması yada özellikle açıkta tarım yapılan alanlarda, karıklara suyun kesikli akış (surge flovv) şeklinde uygulan*ması vb. gibi.

    Sera koşullarında tava yaparak göllendîrme sulama yerine onun biraz daha iyi şekli olan tahta veya kank yapmak ve sızdırma sulama şeklini kullanmak daha iyidir. Tahta ve karıklarda, su arklara verildiğinden toprağa sızarak girer. Suyun toprağın her tarafına ulaşabilmesi için tahta ve karıkların genişlikleri belirli bir büyüklüğü aşmamalıdır. Bu bakımdan tahtalar en fazla 1,20 -1,50 m genişlikte yapılır. Suyun tahtanın orta kışına ulaşması için karık derinliği ve genişliği biraz arttırılmalıdır. Karıklarda genişlik en fazla 0,80 m olduğundan ve su karığın iki tarafından verildiğinden karık derinliği ve genişliği daha azdır. Bu azalma karık genişliği düştükçe daha da azalır. Ortalama kank genişliği 0,30-0,50 m ve derin*liği 0,15-0,30 m olmalıdır. Karık sulama gerek dışarıdaki yetiştiricilikte ve gerekse örtü altı tarımında geniş çapta kullanılmaktadır. Karık sulamanın da iyi ve düzgün yapılabilmesi için toprak eğiminin % 0,2 ile 1 arasmda olması gerekir. % 2 den fazla eğimli olan arazilerde erozyon meydana gelir. JENSEL ve TEKİNEL (1972), % 3 eğimle kadar olan arazilerde karık boyları kısa tutulmak kaydıyla karık sula*ma yapılabileceğini belirtmektedir. Karık uzunluğunun belirlenmesinde toprağın yapısı, bir sulamada verilecek su miktarı büyük ölçüde ve öncelikle etkili olmak*tadır. Genel olarak kumlu, tinlı-kumlu, çakıllı topraklarda karık boylan kısa tutu*lur. Sebze bahçelerinde kank boylan normalde 5-15 m olup, en fazla 50 m ye kadar çıkar. Karıklara verilecek suyun debisi 0,07 i/sn den başlar 1-1,5 l/sn'ye kadar çıkar (TEKİMEL ve ÇEVİK 1979). Tarla tarımında karık boylan daha uzun yapılabilir. Nitekim KORUKÇU ve ÖNE? (1979) toprak yapısına bağlı kalarak, karık eğimine ve sulama suyu debisine göre karık uzunluğunu çizelge 7'deki gibi ver*mektedir. Söz konusu çizelge incelendiğinde, karık eğimi artıkça, suyun debi*sinin azaldığı ve karık boylarının kısaldığı görülmektedir.

    Tava sistemindeki salma suya karşılık, karık sisteminde karığa daha az su verilir. Suyun ayarlanması ve her bitkiye eşit oranda su verilmesi daha kolaydır. Ancak bu yöntemle verilen su miktarının fazla olması nedeniyle toprak nispeten soğur. Seralardaki sulamada, karığın bir tarafına bir sulamada, diğer tarafına diğer sulamada su vermek bu sorunu kısmen çözer ve ayrıca gidiş gelişler de, hasat sırasında ve bakım işlerinde kuru olan karık rahatça kullanılabilir. Ayrıca bu şekilde sulama yapmak, fazla nemden dolayı oluşan toprak hastalıklarının yayılmasını da önler.

    Karıklara verilecek debi, karık eğimine bağlı kalarak, toprakta erozyona neden olmayacak şekilde sınırlandırılmalıdır. Erozyon yaratmadan karıklara verile*cek en yüksek akış debileri aşağıdaki formülden hesaplanır,

    Q = 0.64/ S Eşitlikte;

    Q = Suyun debisi (İt/sn) S = Karık eğimi (%)

    Kaynak: Sera Bitkilerinin Sulanması

    Prof.Dr. Atila GÜNAY – Doç.Dr. M.Ali UL
Working...
X