fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Yağmurlama Sulama Yöntemi

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Yağmurlama Sulama Yöntemi

    Yağmurlama Sulama Yöntemi

    Yağmurlama sulama yöntemi suyun kaynaktan belli bir basınç altında alındığı, kapalı bir sistemle sulanacak alana dek iletildiği ve sonra atmosfere doğal yağışa benzer şekilde damlacıklar halinde püskürtüldüğü sulama şeklidir. Yüzey sulama yöntemlerinde sorun olabilen topoğrafik ve her türlü toprak koşullarında başarıyla uygulanabilmektedir. İlk yağmurlama sistemleri 20. yüzyılın başlangıcında yeşil alanların sulanmasında kullanılmıştır. Yağmurlama sulama ülkemizde de özellikle son yıllarda yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Dış ülkelerde ise, özellikle sera işletmelerinde çok eski yıilardan beri uygulanmaktadır. Günümüzde dünyadaki sulanır alanların yaklaşık % 5'i bu yöntemle sulanmaktadır. Bu alanların büyük bir bölümü ise gelişmiş ülkelerde bulunmaktadır, Yağmurlama sulama, su ile gübrenin rahatça verileceği güzel bir sistemdir. İstenirse gübreleme sulamadan ayrılarak, normal şekilde de yapılabilir. Yağmurlama sisteminin, yüzeysel sulama karşısında büyük üstünlükleri vardır. Ancak yağmurlama sulamanın bir çok üstünlükleri yanında bazı sakıncaları da bulunur. Bunlar kısaca özetlenecek oiursa;
    a. Yeraltı ve yerüstü kaynaklardan alınan su küçük miktarlarda ve sürekli olarak
    etkin şekilde kullanılabilir.

    b. Karmaşık bünye ve profile sahip sorunlu yada tesviye yapılamayacak ölçüde
    sığ toprakların sulanması sağlanır.

    c. Az ve sık sulama yapılabilir.

    d. Yapay gübreler sulama suyu ile birlikte başarılı bir şekilde doğrudan ve bitki*
    nin kolaylıkla alabileceği formda kök bölgesine verilebilir,

    e. Mekanik' ve otomatik yağmurlama sistemleri, işgücüne çok az gerek duyarlar
    ve kolay işletilirler,

    f. Sulama yapılan yerin iklimi kısmen değiştirebilir. Sıcak zamanlarda, çevredeki
    yüksek sıcak düşürebildiği gibi, soğuk zamanlarda da sıcaklığı yükseltebilir.
    Ortamın nem oranı arttırılabilir.

    g. Tohumların çimlendirilmesinde ve fidelerin seyreltilmesinde etkin olarak kul*
    lanılabilir.

    h. Tuzlu toprakların yıkanması yüzey sulama yöntemlerine oranla çok daha pra*tik olarak gerçekleştirilebilir.

    i. Yağmurlama sistemlerinin doğru planlanıp işletilmeleri ile yüksek sulama randımanlarına ulaşılabilir.

    j. Tava, karık vb oluşumlara gerek olmadığından arazi kullanımı maksimumdur.

    k. Yağmurlama sulamanın üstten yapılması durumunda, su bitkileri yıkar. Üstlerindeki tozlan alarak, bitkilerin daha iyi solunum yapmasını sağlar.

    1. Düzgün tarım alanlarında yağmurlama yönteminin yüzey sulamaya göre ilk yatırını ve işietme giderleri daha yüksektir.

    m. Tuzun yapraklar tarafından absorbe edilmesinden dolayı, tuzlu su kullanılması bazı sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.

    n. Yağmurlama infiltrasyon hızı 3 mm/saat'ten küçük olan topraklar için uygun değildir.

    o. Suyun yapraklarda damlacıklar şeklinde tutulması, bazı bitki hastalıklarına ve yaprak yanıklıklarına neden olur ve bitkilerin döllenme biyolojilerine kötü etki edebilir.

    p. Bitki yüzeyine uygulanan Haç ve yaprak gübreleri yıkanabilir.

    Yağmurlama sulamada su istenirse bitki üzerinden, istenirse toprak üzerin*den verilir. Bitki üzerinden yağmurlama yapıldığında, özellikle kapalı alanlarda iklime de etki yaratılır. Sıcak zamanlarda su kolayca buharlaşır. Buharlaşmak için suyun enerjiye gereksinimi vardır. Bunu, çevrenin ısısını alarak yapar ve çevrenin böylece soğumasına sebep oiur. Bu soğutma işlemi kuru ve sıcak yaz günlerinde, serada büyük fayda sağlar. Dışlarda yetiştirilen ve sıcaklardan dolayı erken çiçeklenmeye Kaçan ıspanah, kıvırcık gibi bitkilerde kısmen de olsa çiçeklenmeyi geciktirir.

    Bu olayın tam tersi olarak, özellikle don olayının görüldüğü soğuk kış gece*lerinde, gerek sera gerekse de açık alanlarda yetiştirilen bitkilerin zarar görme*mesi için yağmurlama sulama sistemi kullanılarak dondan korunma oldukça yaygın bir uygulamadır. Ülkemizin özellikle Akdeniz kıyı bölgesinde bulunan sera*larda sera çatısına boydan boya yerleştirilen yağmurlama başlıkları, don olayının meydana gelebileceği durumlarda çalıştırılarak sera içerisindeki bitkilerin don*ması engellenebilmektedir. Yukarıda suyun buharlaşırken çevreden ısı aldığı belir*tilmişti, don olayında ise bunun tam tersi bir durum yaşanmaktadır. Diğer bir ifa*deyle su donarken çevreye ısı vermekte ve böylece ortam sıcaklığını arttırmaktadır. Artan ortam sıcaklığı ise sera içerisindeki bitkilerin donmasını engellemektedir.

    Yüzey suîama yöntemlerine oranla yağmurlama sulama uygulamasının ve*rimde önemli ölçüde artışlara neden olduğu birçok araştırma sonucu saptan*mıştır. Örneğin bu konuda Almanya'da yapılan ve birçok bitkiyi kapsayan 6 yıllık denemenin sonuçlarına göre, yağmurlama sulama yöntemi uygulaması ile sebze*lerdeki verim artışları % 30 ile % 63 arasında gerçekleşmiştir. Belirtilen verim artışı, ön kültürde %20, esas kültürde % 27 ve son kültürde %63 düzeyindedir. Toprakta kıştan kalan nemlilik olduğundan en az etki ön kültürde ortaya çıkmıştır. Bu iiğinç denemeye ilişkin sonuçlar Çizelge 8'de verilmiştir

    Bu yönden özellikle yapraklan tüketilen bitkilerde ve kısmen de kök sebzelerinde lifsiz ve gevşek dokulu sebzeler elde edilmiştir

    Bilinçsizce yapılan bir yağmurlama, şüphesiz çok zararlı sonuçlar da vere*bilir. Kurak ve sıcak zamanda bitkilere aniden soğuk bir suyu yağmurlama olarak vermek, örneğin domateste meyve, havuç ve turpta ise yumru çatlaması meydana getirir. Yağmurlama sulama sıcak ve çok güneşli günlerde sabah güneş doğduktan hemen sonra, akşam ise gün batımından biraz önce uygulanmalıdır, Bulutlu günlerde, günün istenilen herhangi bir döneminde sulama yapılabilir.

    Norma! koşullar altında yağmurlama sulama ile verilen suyun büyük bîr bölümü toprak içerisine girerek bitki kök bölgesinde depolanır. Bir bölümü ise gerek bitki gerekse de toprak yüzeyinden buharlaşarak atmosfere geri döner. Uygulama sırasında su damlacıklarının büyüklüğü ve toprak üzerine vuruş hızı ile özellikle üst toprak yapısı arasında çok önemli bir ilişki vardır. Belirtilen etkenler sonucu sulama ile üst toprak yapısı bozulabilir. Bu zararlı etki bitkilerin henüz toprak yüzünü kaplamadığı dönemde daha fazla olmakta, bitkiler büyüdükçe giderek azalmaktadır. Bunun dışında organik maddece fakir, ağır killi topraklarda zararlamanın etkisi daha büyüktür.

    Kumlu bünyeli topraklarda aşırı derecede yağmurlama yapılması özellikle topraktaki bitki besin maddelerinin yıkanmasına neden olur. Yıkanma sırasında sadece besin maddesi kaybı olmaz, toprağın koiloida! kil kısmı da daha derinlere gider. Belirtilen olumsuzluktan dolayı yağmurlama sulama uygulanan işletmelerde yetiştirilen bitkilerde özellikle azot ve kısmen potasyum noksanlığı meydana gelebilir.

    Yağmurlama sulamada dikkat edilecek noktalardan birisi de gereğinden fazla gübreleme yapılması koşulunda toprağın devamlı nemli kalmasına da bağiı olarak toprak tuzluluğunun ortaya çıkabiimesidir.

    Yağmurlama sulamada su verme ve gübreleme birbirini tamamlamaktadır. Her iki gelişim faktörünün bir arada kullanılması, karşılıklı birbirlerinin etkisini çoğaltmaktadır. Çünkü yeterli derecede gübre verildiğinde, yağmurlama ile veri*len besin içerikli su daha çabuk kök bölgesine gitmekte ve toprak çözeltisi olarak bitki tarafından hemen alınmaktadır. Etki verilen gübre miktarına göre değişebil*mektedir. Bu yönden bazı bitkilere yönelik yapılan bir araştırmanın sonuçlan Çizelge 9'da verilmiştir



    Çizelge 9'dan görüldüğü gibi, yağmurlama sulama ile birlikte yüksek düzeyde azotlu gübre uygulaması, üründe dikkat çekecek kadar fazla artışlara neden olmak*tadır. Zaten ekonomik nedenlerden yağmurlama yapan işletmelerde bitkilerin ge*reksinim duyduğu besin maddelerinin aksatılmadan verilmesi zorunludur. Böylece pahalı işletme aracı olan yağmurlama sulamanın etkisi, besin maddeleri noksan-lığıyla bitki gelişmesini kısıtlamamalıdır.

    Yağmurlama sulama pahalı olmasına karşın, verim ve kalitede sağlanan artışlar uygulama şansını önemli ölçüde arttırmaktadır. Açıkta tarım yapılan koşul*larda yağmurlama sulama uygulamasının verimliliği kurak bölgelerde, yağışlı bölge*lere oranla daha fazladır. Seralardaki etkisi ise suyun maliyeti ile yakından ilişkilidir. Suyun para ile satın alındığı koşullarda su ücretleri oldukça önemlidir. Suyun özel bir kuyu, kaynaktan, şehir şebekesinden veya ortak bir tesisten alınmasına bağlı olarak fiyat durumu çok değişiklik gösterir. İşletme içinde derin bir kuyu açarak suyu bedavaya getirmek en akıllıca yoldur. Küçük işletmelerde kooperatif yolu ile yapılan yağmurlama tesisleri daha ekonomik olur. Kuyu ve pompa istasyonları ve ana dağıtım boruları ortak yapıldığından ve işletmeye sadece işletme içindeki yan ana boru, iateral ve yağmurlama başlıkları maliyeti kaldığından yatırım giderleri büyük ölçüde düşürülmüş olur.

    Yağmurlama sisteminin, değişik toprak ve bitki çeşitlerine kolayca uyum sağlamasından dolayı, çok sayıda farklı tipi bulunmaktadır. Ancak genel olarak bîr yağmurlama sisteminde ?ekil 12'de gösterilen temel öğeler yer almaktadır. Bun*lar, su kaynağı ve pompa birimi, iletim, ana, yan ana ve laterallerin yer aldığı boru hatları ile suyun uygulanmasına hizmet eden yağmurlayıcılar olarak sıralanabilir

    Daha öncede belirtildiği gibi, yağmurlama sulama yönteminde suyun doğal yağışa benzer şekilde önce atmosfere püskürtülmesi daha sonra ise toprağa girişinin sağlanabilmesi için belli bir basınca gerek vardır.

    Bir yağmurlama ünitesi pompa, ana ve tali borular, başlık ve memelerden oluşur. Pompa, sisteme basınçlı su sağlar. Basınçlı su varsa, ayrıca sisteme pompa ilave etmeğe gerek kalmaz. Pompa, rezervuar, nehir, kuyu veya göl gibi herhangi bir kaynaktan suyu çeker ve sistem içerisine verir. Sulama suyu, yüzeysel bir kay*naktan sağlanıyorsa ve su yüzeyi pompadan 8 m'den daha az mesafede bulunu*yorsa santrifüj, yeraltından alınıyorsa yada su düzeyi sürekli değişiyorsa derin kuyu pompalan kullanılır. Oüç kaynağı olarak, elektrik motorları, içten yanmalı motor*lar yada uygun ise traktörlerden yararlanılabilir. Sulama suyunun içerisinde asılı durumda toprak, bitki artıkları vb. fiziksel partiküller olması durumunda yağmurlama başlıklarının tıkanmasının önlenmesi ve sistemin etkin olarak çalışabilmesi bakımın*dan suyun süzülerek sisteme verilmesi gerekmektedir. Bu amaçla pompa çıkışında su sisteme verilmeden önce filtrelerin kullanılması gerekir.

    Borular (ana, yan ana ve lateral} suyu taşır, ana ve yan ana borular bahçe veya sera içine getirir. Lateraller ise arazi üzerinde suyun dağılımını sağlar. Boru*lar çelik, asbestli çimento, alüminyum yada çoğunlukla plastik (PVC ve PE) mal*zemeden üretilir. Ana boru koşullara göre toprak yüzeyine döşenebilîr yada toprak altına gömülebilir. Yağmurlama sulama uygulamasında kullanılan boruların çabuk paslanmamaları, kırılmamaları, eğilip bükülmemeleri gerekir ve bu özellik*leri yanında ucuz olmaları istenir. Lateral borular suyu ana yada yan ana borudan alarak yağmurlayıcılara aktaran borulardır. Sabit yada hareketli olabilirler. Ana boru ile benzer materyalden yapılmışlardır. Yalnız daha küçük çaplıdırlar. Lateral boru üzerine belirli aralıklarla yerleştirilen başlıklardan su doğa! yağışa benzer şekilde alana uygulanır. Uygulamada suyun verilmesinde laterai borular üzerine açılan deliklerden de yararlanılmaktadır.

    Yağmurlama sulama sistemleri hareket durumlarına göre taşınır, yan taşınır ve sabit olmak üzere üç şekilde sınıflandırılabilir. Taşınır sistemde pompa da da*hil olmak üzere yağmurlamada kullanılan tüm üniteler sökülüp bir yerden bir yere rahatlıkla nakledilir ve orada tekrar monte edilir. Yarı taşınan yağmurlama siste*minde pompa ve ana borular sabit yapılmıştır. Sadece lateraller ve üzerindeki başlıklar yer değiştirebilir. Sabit sistemde ünitenin hepsi yerinde kalır. Bir yerden bir yere taşınamaz.

    Yağmurlama sistemlerinde lateral boru üzerindeki delik, tabanca, başlık ve memeler belirli bir basınç altında, belirli miktar suyu, belirli bir sürede, belirli bir alanın sulanması için atar. Seralarda daha çok memeli ve delik boru yağmurlama sistemleri kullanılır. Tabanca ve başlık sistemlerini uygulama olanağı sınırlıdır. Açıkta tarım yapılan koşullarda her dört şekilde rahatlıkla kullanılabilir. Taşınabilir sistemler ekonomik olmaları nedeniyle daha çok tercih edilir. Yağmurlama

    Kaynak: Sera Bitkilerinin Sulanması

    Prof.Dr. Atila GÜNAY – Doç.Dr. M.Ali UL

  • #2
    Cevap: Yağmurlama Sulama Yöntemi

    başlıkları dönüş hızlarına, çalışma basınçlarına ve fırlatma açılarına göre sınıflan*dırılabilir. Sistemin verimli çalışabilmesi için uygun başlık seçimi büyük önem taşımaktadır. O nedenle yağmurlayıcı, sistemin en önemli öğesi sayılır. Perfor*mansı tüm sistemin randımanını ve etkinliğini belirler. Bunun için toprağın infil-trasyon hızı başta olmak üzere, sulanacak bitki, işletme basıncı vb özellikler ol*dukça önemlidir. Örneğin seçilen başlığın dönme hızı o şekilde ayarlanmalıdır ki, ikinci kez aynı noktaya (yere) gelinceye kadar, ilk verilen su toprak tarafından tamamen emilebilsin.

    Taşınabilir sistemlerde iki ünite kullanılır. Bunlardan birisi arazi üzerine monte edilip çalışırken, ikincisi sökülüp yeni yerine götürüiür ve monte edilir, İkinci ünitenin sökülüp, taşınıp, montesi sırasında geçen zaman içinde, diğer ünite suyu verme işlemini tamamlamış olur. Kurulan ünite sulamaya başladığında, sulama işlemi bitmiş olan sökülüp, taşınıp monte edilir. Böylece arazide birbiri ardına sulama yaparak, sulama aralıksız gerçekleştirilir ve çalışma kolaylığı sağlanır. Başlık*ların, atma mesafesi sulamayı yapan kişi tarafından da ayarlanabilir. Başlıkların optimum işletme basıncı 1-2 atmosfer ise düşük, 3-4 atmosfer ise orta ve 4 atmos*ferden fazla ise yüksek basınçlı olarak sınıflandırılır.

    Delik ve memelerde su, hep aynı ayarda atılır. Ancak suyun basıncının art*ması veya azalması, yine de suyun atış mesafesini azaltır veya çoğaltır. Delikli borular hafif, taşınabilir ve 50-100 mm çapındaki borulara suyun dışarıya akışını sağlamak amacıyla uygun şekilde ve değişik açılarda delikler açılarak elde edilir. Delik çaplan 1-2 mm dolaylarındadır. Delikli borular su alma hızı yüksek olan topraklar için uygun bir sulama aracı olarak kabul edilmektedir. Boruların çabuk tıkanmaları, en önemli sakıncalarındandır. Su yüksek basınç altında serpinti şek*linde toprağa uygulanır, O nedenle çoğu zaman bunlara serpinti hatları da denil*mektedir. Anılan sistemin birbirinden farklı sabit serpinti hatlan, sarkaç ser*pinti hatlan ve hareketli serpinti hatlan olmak üzere üç tipi bulunmaktadır.

    Sabit serpinti hatları, 1,5-5,0 atm basınç altında çalışırlar ve kısmen dar, 5-15 m genişliğinde ve 200 m'ye kadar uzunlukta bir toprak şeridini sularlar. Yağ*murlama hızı 10-30 mm/saat arasında değişir. Bu sistemler geniş alanlardan çok bahçe bitkilerinin sulanmasında kullanılır.

    Sarkaç serpinti hatlan daha çok küçük boyutlu bahçelerin sulanmasında kullanılır. Hafif ve 25-50 mm çapındaki borulara 1-2 mm çapında memeler 0,6-1,5 m aralıklarla yerleştirilir. Lateraller bitkiden daha yüksek boydaki dayanaklar üzerine 3-5 m aralıklarla oturtulur. Dayanaklar, lateralin 100°'lik bir açı içerisinde dönmesine ve borunun her iki yanının da sulanmasına olanak sağlar. İşletme basıncı 1-1,5 atm., lateral aralığı 7,5-15 m arasında değişir.

    Memeler ve delikli borularla sulama, saatte 17 mm'nin üzerinde yapılırsa kuvvetli, 17-5 mm'e arasında ise orta ve 5 mm'nin altında yapılırsa zayıf yağmurlama adını alır. Kuvvetli yağmurlama, geçirgenliği yüksek topraklarda ve toprağın üstünün bitkiler tarafından tamamen örtülü olduğu koşullarda yapılır. Verilen bol ve kuvvetli suyun toprağı kuvvetle aşındırma ve özellikle üst toprak katmanının yapısını bozma olasılığı vardır. Daha çok tarla tarımında ve büyük çayır veya çim kaplı arazilerde kullanılır. Orta yağmurlayıcılar sebze bahçelerinde daha çok kul*lanılmaktadır. Yeterli su kapasitesine sahiptir. Toprak çıplak bile olsa fazla zararlı etki meydana getirmez. Zayıf yağmurlayıcılar ise, daha çok seralarda kullanılır. Tarla arazisinde sabit sistemlerde veya yağmurlama sisteminin uzun süre arazi üzerinde kalmasında sakınca bulunmayan kültürlerde uygulanır. Zayıf yağmurla*mada daha uzun sürede daha az su, hiçbir zarar vermeyecek şekilde toprağa verilir.

    Döner başlıklar yağmurlama sulamada en geniş biçimde kullanılan araçlar*dır. Bunlar lateral boyunca eşit aralıklarla yerleştirilen yükselticiler üzerinde yer alırlar. Yağmurlayıcılar, basınç altındaki suyun ince bir delikten veya memeden huzme halinde atmosfere girmesi île meydana gelen basınçla çalışır. Su huzmesi atmosfer içerisinde yoi alırken yerçekiminin etkisiyle küçük damlacıklar haline gelir ve doğal yağmur gibi toprak (yada bitki) yüzeyine düşer. Yağmurlayıcı, kendi eksenine dik konumdaki yatay bir doğrultuda döner ve dairesel bir ıslatma deseni oluşturur (Şekil 13). Islatılan dairenin dış sınırı ile yağmurlayıcı arasındaki uzaklık, fırlatma mesafesi olarak tanımlanır. Kimi yağmurlayıcılar, anılan dairenin yalnızca bir kesimini ıslatacak özellikte üretilirler. Bu başlıklar uygulamada geniş bir şekilde kullanılır.


    daha çok tarla bitkilerinin sulanması amaçlı)'lik ve 10-14° (bahçe bitkilerinin sulanması amaçlı)'lik olmak üzere iki farklı tipte üretilirler. Yağmurlayıcılarda eğer iki çıkış varsa bunlardan biri suyu daha uzağa gönderir diğeri ise yağmurlayıcının yakınındaki alanın sulanmasında görev alır. Döner yağmurlayıcılar, iri çaplı çıkış ve küçük uygulama hızları kullandıklarından dolayı tıkanmalara karşı sabit meme*lere göre daha üstün özelliklere sahiptirler, Çarpmalı yağmurlayıcılarda başlık, memeden basınç altında çıkan su huzmesi ve sallayıcı kola bağlı yay aracılığıyla dönüş hareketini gerçekleştirir. Çarpmalı yağmurlayıcılar su huzmesinin çıktığı bir veya iki meme içerirler (Şekil 14). Bu amaçla çok sayıda farklı meme tipi geliş*tirilmiştir.

    Yağmurlama sırasında toprak yüzü bitki ile kaplı değilse, damla iriliğine dik*kat edilmeli ve her sulamada sudan tasarruf adına 10 mm'den fazla su kullanıl*mamalıdır. İri damlalar özellikle çıplak topraklarda suyun profil içine girmesini önleyen yüzey kabuğunun oluşumunda en önemli etkendir. Damla iriliği başlık tipi yanı sıra işletme basıncı ile de ilişkilidir, işletme basıncı arttıkça, uygulanan su hacmi ve küçük damla yüzdesi artar, iri damla miktarı azalır. Benzer şekilde, meme çapının daralması da küçük damla miktarını arttırır. Buradan, damla iri*liğine püskürtme açısının etkisinin oldukça sınırlı olduğu söylenebilir.


    verilecek su miktarı 20 mın'ye çıkartılabilir. Su gereksinimi fazla olan bitkilerde bu sınır 30 mm'ye kadar yükseltilebilir.

    Bitkilerin geliştikleri dönemlerde suyun bir seferde fazla ve biraz daha uzun aralıklarla verilmesi tercih edilir. Bu durum, özellikle tam ve yan taşınabilir sistemlerde sık sık taşıma yapılmasını ortadan kaldırır. İşçilik masraflarını düşürür. Her yağmurlamadan birkaç gün sonra çapa yapılması, suyun topraktan buharlaşarak uzaklaşmasını önlediğinden, bir çapa bazen bir sulama yerine geçebilir.

    Yağmurlama öncesi ticari gübrelerinin serpilerek arazi üzerine dağıtılması ve sonra yağmurlama yapılması, bu gübrelerin verilme şeklini ve gübrelerin toprağa girişini kolaylaştırır ve bitkiler tarafından daha çabuk alınmasını sağlar. Ancak yağmurlama sistemlerinde bu amaçla gübre tankından da yararlanılabilir. Gübre tankı içerisinde suda erir forma dönüştürülen ticari gübreler sulama suyu ile birlikte belirli bir debide sisteme verilir. Besin maddeleri erimiş durumda olduğundan bitkiler tarafından alınmaları çok daha kolay olmaktadır. Gübre tank*larının gereksinime göre değişen farklı boyut ve tipleri bulunmaktadır. Tankın içerisinde suyun hareketini, giriş ve çıkış noktaları arasında oluşan basınç farkı sağlamaktadır.

    Sulama suyunun yüzey kaynaklarından sağlandığı sistemlerde bazen atık ayırma ekipmanı kullanılmaktadır. Bu ekipman aracılığıyla sulama suyu, kum, yabancı ot tohumu, yaprak, sap, yosun ve diğer atıklardan arındırılarak sisteme verilir.

    Dışarıdaki yetiştiricilikte kuru ve sıcak yaz günlerinde yağmurlamanın gece yapılmasında fayda vardır. Gece buharlaşma az olduğundan verilen suyun hemen tamamı, bitki tarafından alınacak şekilde toprağa girer. Gündüz yakıcı güneş ışıklan altında ve özellikle öğle saatlerinde yağmurlama yapılması bitki büyümesi ve gelişmesi bakımından sakıncalıdır. Bitkilerde çoğu kez fizyolojik rahatsızlıklar meydana getirir. Seralarda suyun akşam üzeri veya sabah erken saatlerde veril*mesi daha uygun olur.

    Daha öncede belirtildiği gibi yağmurlama sulama sadece bitkilerin su gereksinimini karşılamak için kullanılmaz, aynı zamanda yağmurlama suyunun içersine ticari gübre katarak, besin eriği yapıldığında bitki üzerinden ve topraktan veya toprak üzerinden gübreler de verilmiş olur. Suda eriyen azot, potas ve özellikle rnikro elementlerin bitki üzerinden verilmesinde fayda vardır. Gübrelerin istenen şekilde ve miktarda verilebilmesi için, yağmurlama sistemine gübre tankı ve tank içindeki besin eriğini sulama suyuna ilave eden karıştırıcıları monte edilir. Genel uygulama şekli olarak, gübreler verilmeden önce kısa bir periyot sadece su uygu*lanır, daha sonra gübre tankı ve karıştırıcı devreye sokularak gübre ve su ortak olarak verilir. Eğer verilen gübrenin dozu yüksekse, gübrelerin bitki üstünde kalması, bitkileri yakabilir. Bunu önlemek üzere, sulamanın sonuna doğru gübre tankı ve karıştırıcısı tekrar devreden çıkartılıp, hafif bir sulama daha yapılarak., bitki üstünde kalan gübre artıkları yıkanır. Zayıf gübre dozlarında ve mikro ele*mentlerin bitkiye verilmesinde yıkama işlemini yapmaya gerek yoktur. Yapılırsa atılan gübrenin etkisi yok edilmiş olur.

    Yağmurlamanın diğer bir faydası, bitkileri yüksek veya düşük sıcaklık karşı*sında korumaktır. Bu uygulama dış tarla koşullarında yapılabileceği gibi, özellikle seralarda uygulanan bir yöntemdir. Seralarda yüksek sıcaklığın düşürülmesinde, gölgeleme ve havalandırma ile beraber yağmurlama yapılması, verilen suyun sera içinde buharlaşması sırasında, buharlaşmak için suyun istediği enerjiyi sera havasından alarak, sera havasındaki sıcaklığın düşmesine yardımcı olur. Bu konu*da geniş bilgi ser kliması kitabından sağlanabilir. Yağmurlama sulama istenirse güneşli günlerde istenirse içinden örtü malzemesini yıkayacak veya dışından örtü malzemesi üzerinden akacak şekilde yapılabilir. Bu uygulama düşük sıcaklığın meydana geldiği donlu zamanlarda yapılırsa, suyun bitki üzerinde ve sera dışında donması sırasında,, içindeki sıcaklığı çevreye vererek çevre sıcaklığı yükseltilir. Bitkilerin üstünün donmuş su tabakası ile kaplanması, bitki hücrelerinin don*masını önler. Ancak bitki üzerine su uygulaması, don başlaman önce başlayıp, don bittikten ve bitki üzerinde oluşan donmuş su tabakası tamamen çözüldükten sonraya kadar devam eder.

    Seralarda yağmurlama sulama uygulamasında daha çok mini tip (micro sprinkler) yağmurlama başlıkları kullanılmaktadır. Söz konusu başlıklar sabit ve döner olmak üzere iki farklı şekilde çalışırlar. Bunlardan sabit tipte olanlar sahip oldukları nominal çalışma basınçlarından daha yüksek basınçta çalıştırılarak, sulama dışında, sera içi sıcaklık ve nem düzeyinin kontrolü amacıyla şişleme amaçli olarak ta kullanılmaktadır. Bunlardan sabit tip mini yağmurlama başlıkla*rının ıslatma çapı 1-4 m, döner tip mini yağmurlama başlıklarının ıslatma çapı ise 4-10 m arasında değişebilmektedir.

    Sabit ve döner tip mini yağmurlama başlıkları karşılaştırıldığında, sabit başlıkların döner başlıklara göre;

    a. Damla hacmi, dolayısıyla ıslatma çapı düşüktür,

    b. Dairenin yanı sıra, duruma göre standart olmayan bir ıslatma deseni oluşturu*
    labilir,

    c. Damla hacminin küçük olması nedeniyle sürüklenmeye uygundur. Bu nedenle
    dağılım üniformluğu zayıftır,

    d. Düşük yağmurlama hızı elde etmek olanaksızdır,

    e. islatma çapını arttırmak için özellikle seralarda asılı laterallerde üst kısmı
    aşağıya getirilerek kullanılabilir,

    f. İklim kontrolü ve kökiendirme amacı yanında ıslatma çapının az olması gere*
    ken koşullar için daha uygundur.



    Mini yağmurlama sulama başlıkları çalışma basıncı, başlık debisi ve yağmurlama hızına bağlı olarak Çizelge 10'da görüldüğü gibi sınıflandırılabilir.


    Yüzey sulama yöntemleri yada normal tip yağmurlama sistemleri ile karşılaştırıldığında mini yağmurlama başlıklarının avantaj ve kullanımını kısıtlayan etmenler aşağıdaki gibi sıralanabilir.

    a. Sulama suyundan tasarruf sağlar,

    b. Başlık ve basınç değişimi ile ıslatma alanı değiştirilebilir,

    c. Çalışma basıncı ve sistem debisi daha düşüktür,

    d. Etkin bir projelemeyle tuzluluk kontrolü sağlanabilir,

    e. Genelde etkin filtrasyona gereksinim vardır,

    f. Mekanik bozulmalar sorun yaratabilir.

    Uygulamada basınç düzenleyicin ve basınç düzenleyicisiz olmak üzere ayrıca iki tip mini yağmurlama başlığı kullanılmaktadır. Bunlardan basınç düzenleyicin başlıkların diğerlerine göre fayda ve sakıncaları aşağıdaki gibi sıralanabilir.

    Basınç düzenleyicin başlık kullanımının faydalan;

    a. Değişen topoğrafik koşullar altında debi üniformitesi sağlar,

    b. Daha uzun laterai kullanımını olanaklı kılar,

    c. Başlığın ömrünü uzatır,

    d. Daha küçük çaplı iaterai kullanılabilir,

    e. Islatma çapının üniform olması nedeniyle sulamanın kontrolü kolaylaşır,

    f. Sulanan alanın, ıslatma deseninin ve damla hacminin modifikasyonunu
    kolaylaştırır.

    Basınç düzenleyici başlık kullanımının sakıncaları;

    a. Düzenleyici ek enerji kullanımını gerektirir,

    b. Diğerine göre oldukça pahalıdır,

    c. Düzenleyici olası sorunlara eklenen yeni bir olgudur,

    d. Yüksek basınç gereksinimi polietilen borunun ömrünü kısaltır

    Kaynak: Sera Bitkilerinin Sulanması

    Prof.Dr. Atila GÜNAY – Doç.Dr. M.Ali UL

    Comment

    Working...
    X