Organik Gübreler
Toprakta bulunan ve belirli oranda ayrışmış organik maddelere çoğunlukla humus adı verilir. Topraktaki humus hayvansal ve bitkisel kökenli olabilir. Bunlar doğal olarak toprakta bulunabilecekleri gibi, or¬ganik gübrelemeyle de toprağa kazandırılabilir. Bilindiği gibi toprakta yaşayan sayısız böceklerin, kurtların, solucanların, mikroorganiz¬maların, bakterilerin, mantarların, aktinomisetlerin, bitkilerin ve hay¬vanların canlı halde iken etrafa bıraktıkları çeşitli artıkları, dışkıları ve cansız durumdaki vücutları toprağa karışır ve parçalanarak toprağın or¬ganik maddesini oluşturur. Bazı topraklar tamamen organik yapıda olabilir. Ancak bunların yer yüzünde kapladığı alan dünya toprak parçasının % 5' ini geçmez. Geriye kalan büyük toprak parçası mineral yapıdadır. Ancak bu toprak içinde de belirli oranlarda organik madde bulunur. İçinde az veya hiç organik madde bulundurmayan çöller olduğu gibi, organik madde oranı % 15-20' ye kadar varan topraklara da rastlanır. Genelde toprakların organik madde kapsamı % 5-10 do¬layındadır. Topraktaki organik maddeler çok değişik safhalarda bu¬lunur. Organik gübrelemeyle değişik materyaller toprağa karıştıkla
rından kısa bir süre sonra toprak sıcaklığı, suyu, havası ve toprak canlılarının ve özellikle de mikroorganizmaların etkisi sonucunda parçalanmaya başlar. Zamanla parçalanmanın ilerlemesiyle organik ma¬teryalde bulunan besin maddeleri toprağa karışır ve bitkilerin ala¬bileceği duruma geçer. Bu durumdaki kısmen ayrışmış organik mad¬deye humus adı verilir. İlerleyen safhada humus, koloidal kile dönüşüm yapar ve topraklaşır, yani kaybolur. Böylece organik maddeler toprakta parçalanmamış, parçalanmaya başlamış (kısmen parçalanmış) ve parçalanması tamamlanmış olarak değişik safhalarda bulunur. Organik maddelerin parçalanması sırasında önemli miktarda karbondioksit, or¬ganik asitler meydana gelir. Bu maddeler suyla temas ettiklerinde or¬taya çıkan asitler, çevrelerindeki mineral maddeleri etkileyerek onların bitki besin maddesi haline dönüşmesine ve bitki tarafından daha kolay alınır duruma girmesine yardım eder.
Dışarıdan organik gübrelemeyle toprağa verilen değişik organik ma¬teryaller, insanlar tarafından toplanan ve belirli işlemlerden geçirilen ve kısmen yada az çok parçalanmasını tamamlamış durumdadırlar. Bu bakımdan topraktaki etkinlikleri daha çabuk ortaya çıkar. Bu materyal¬ler ilk özelliğini kaybetmiş, bileşimi çok değişik ve koyu kahve renklidir¬ler. Ancak söz konusu materyallerin topraktaki parçalanması kolloidal kil olana kadar devam eder. Toprağa verilen organik materyal kolloidal kil haline dönüştüğü andan itibaren organik madde özelliğini kaybeder.
Dikkat edilecek olursa gerek toprakta kendiliğinden oluşan ve ge¬rekse toprağa dışarıdan organik gübrelerle verilen organik maddeler toprakta sürekli kalmaz, bir süre sonra kaybolur. Bu bakımdan top¬rakların organik madde gereksinimleri hiçbir şekilde azalmaz ve sürekli desteklenmek ister.
Organik gübreler (sığır, koyun, tavuk vb) yapılarından kaynaklanan özellikleri nedeniyle toprağı ıslah edici gübrelerdir. Toprağın yapısını, sıcaklık, su tutma, havalanma gibi fiziksel özelliklerini, pH, tuzluluk, besin maddelerinin oluşumu, değişimi gibi kimyasal özelliklerini ve top¬rak canlılarının yaşamı ile ortaya çıkan toprağın biyolojik özelliklerini düzenler ve uygun şekle girmesine yardımcı olur (Bkz. Ser Toprakları ders notları). Bu esas özelliği yanında içerdikleri bazı besin maddeleri nedeniyle bitki beslenmesine de katkıda bulunur.
Organik gübreleri hayvan gübreleri, kompost, şehir atıkları, yeşil gübre, şerbet, insan dışkısı (fekal)-lağım sulan, kan tozu, deri tozu, boy-nuz-tırnak tozu, guano şeklinde sınıflandırmak mümkündür.
Serlerde Gübreleme
Prof Dr Atila GÜNEY - Doç Dr Cihat KÜTÜK
Toprakta bulunan ve belirli oranda ayrışmış organik maddelere çoğunlukla humus adı verilir. Topraktaki humus hayvansal ve bitkisel kökenli olabilir. Bunlar doğal olarak toprakta bulunabilecekleri gibi, or¬ganik gübrelemeyle de toprağa kazandırılabilir. Bilindiği gibi toprakta yaşayan sayısız böceklerin, kurtların, solucanların, mikroorganiz¬maların, bakterilerin, mantarların, aktinomisetlerin, bitkilerin ve hay¬vanların canlı halde iken etrafa bıraktıkları çeşitli artıkları, dışkıları ve cansız durumdaki vücutları toprağa karışır ve parçalanarak toprağın or¬ganik maddesini oluşturur. Bazı topraklar tamamen organik yapıda olabilir. Ancak bunların yer yüzünde kapladığı alan dünya toprak parçasının % 5' ini geçmez. Geriye kalan büyük toprak parçası mineral yapıdadır. Ancak bu toprak içinde de belirli oranlarda organik madde bulunur. İçinde az veya hiç organik madde bulundurmayan çöller olduğu gibi, organik madde oranı % 15-20' ye kadar varan topraklara da rastlanır. Genelde toprakların organik madde kapsamı % 5-10 do¬layındadır. Topraktaki organik maddeler çok değişik safhalarda bu¬lunur. Organik gübrelemeyle değişik materyaller toprağa karıştıkla
rından kısa bir süre sonra toprak sıcaklığı, suyu, havası ve toprak canlılarının ve özellikle de mikroorganizmaların etkisi sonucunda parçalanmaya başlar. Zamanla parçalanmanın ilerlemesiyle organik ma¬teryalde bulunan besin maddeleri toprağa karışır ve bitkilerin ala¬bileceği duruma geçer. Bu durumdaki kısmen ayrışmış organik mad¬deye humus adı verilir. İlerleyen safhada humus, koloidal kile dönüşüm yapar ve topraklaşır, yani kaybolur. Böylece organik maddeler toprakta parçalanmamış, parçalanmaya başlamış (kısmen parçalanmış) ve parçalanması tamamlanmış olarak değişik safhalarda bulunur. Organik maddelerin parçalanması sırasında önemli miktarda karbondioksit, or¬ganik asitler meydana gelir. Bu maddeler suyla temas ettiklerinde or¬taya çıkan asitler, çevrelerindeki mineral maddeleri etkileyerek onların bitki besin maddesi haline dönüşmesine ve bitki tarafından daha kolay alınır duruma girmesine yardım eder.
Dışarıdan organik gübrelemeyle toprağa verilen değişik organik ma¬teryaller, insanlar tarafından toplanan ve belirli işlemlerden geçirilen ve kısmen yada az çok parçalanmasını tamamlamış durumdadırlar. Bu bakımdan topraktaki etkinlikleri daha çabuk ortaya çıkar. Bu materyal¬ler ilk özelliğini kaybetmiş, bileşimi çok değişik ve koyu kahve renklidir¬ler. Ancak söz konusu materyallerin topraktaki parçalanması kolloidal kil olana kadar devam eder. Toprağa verilen organik materyal kolloidal kil haline dönüştüğü andan itibaren organik madde özelliğini kaybeder.
Dikkat edilecek olursa gerek toprakta kendiliğinden oluşan ve ge¬rekse toprağa dışarıdan organik gübrelerle verilen organik maddeler toprakta sürekli kalmaz, bir süre sonra kaybolur. Bu bakımdan top¬rakların organik madde gereksinimleri hiçbir şekilde azalmaz ve sürekli desteklenmek ister.
Organik gübreler (sığır, koyun, tavuk vb) yapılarından kaynaklanan özellikleri nedeniyle toprağı ıslah edici gübrelerdir. Toprağın yapısını, sıcaklık, su tutma, havalanma gibi fiziksel özelliklerini, pH, tuzluluk, besin maddelerinin oluşumu, değişimi gibi kimyasal özelliklerini ve top¬rak canlılarının yaşamı ile ortaya çıkan toprağın biyolojik özelliklerini düzenler ve uygun şekle girmesine yardımcı olur (Bkz. Ser Toprakları ders notları). Bu esas özelliği yanında içerdikleri bazı besin maddeleri nedeniyle bitki beslenmesine de katkıda bulunur.
Organik gübreleri hayvan gübreleri, kompost, şehir atıkları, yeşil gübre, şerbet, insan dışkısı (fekal)-lağım sulan, kan tozu, deri tozu, boy-nuz-tırnak tozu, guano şeklinde sınıflandırmak mümkündür.
Serlerde Gübreleme
Prof Dr Atila GÜNEY - Doç Dr Cihat KÜTÜK


Comment