Tam rekabet şartlan
Serbest rekabet sisteminde, arz ve talebin karşılıklı etkisi ile tek bir fiyatın teşekkül edebilmesi için, orada, tam rekabet şartlarının bulunması gerekir. Aksi takdirde piyasada tek bir fiyat oluşamaz. Bu koşullar şöyle özetlenebilir.
1) Piyasaya çıkarılan mallar kalite itibariyle aynı olmalıdır. Böylelikle satıcı, aynı mal için değişik fiyat isteyemez. Ambalajların çeşitli olduğu durumlarda bu şart tahakkuk edemeyecektir. Bununla beraber durumun böyle olduğu düşünülür.
2) Piyasada mübadeleye konu olan maldan arzulanan miktarda
satın almak mümkün olmalı ve satın alınacak miktarın az veya çoklu*
ğuna göre fiyatta bir değişiklik olmamalıdır. Aksi takdirde piyasada fiyat
tek olmayacaktır. Bu şart piyasada yoksa dahi kabul edilir.
3) Piyasada gizlilik bulunmayıp, her şey aleni, açık olacaktır, yani
alıcı ve satıcı, diğerlerinin ne fiyat istediği veya verdiğinden bilgi sahibi
olabilecektir. Bu koşul da piyasalarda var sayılır.
4) Tam rekabet şartları arasında en önemlisi, piyasada alıcı ve
satıcının mahdut, diğer bir deyimle tek olmayıp, çok sayıda bulunma*
sıdır. Şayet piyasada tek alıcı veya satıcı yahut az sayıda alıcı veya satıcı
mevcutsa, bunların arasında tam rekabet olmayacak ve fiyat, bunların
isteklerine göre gerçekleşecektir. Bu şartın da tahakkuk edebilmesi için,
piyasaya giriş ve çıkışın serbest olması ve aynı zamanda meslek seçme
hürriyetinin de bulunması lazımdır. Her zaman bu koşulun da mevcu*
diyeti kabul olunur (Açıl, 1984).
. Piyasa dengesi
Serbest piyasada, piyasa fiyatının nasıl teşekkül ettiği aşağıdaki Çizelge 7 yardımıyla incelenebilir.

Bu piyasada domatesin fiyatı, kilosu 600.000 TL olunca dengeye gelecektir. Arz ve talep miktarlarında olacak bir değişiklik fiyat üzerine tesir yaparak onun aşağı veya yukarıya hareket etmesine ve denge fiyatının bozulmasına neden olacaktır.
A piyasasında domates fiyatının teşekkül ettiği noktayı şekilden daha açık olarak anlamak mümkündür. Şekil .2'de aynı yatay eksen üzerinde arz ve talep miktarları, dik eksende ise fiyatlar gösterilmiştir. Talep tablosundan talep miktarları grafiğe aksettirilirse T ile gösterilen talep eğrisi, arz tablosundan da arz miktarları grafiğe aksettirilirse A ile gösterilen arz eğrisi bulunur. İşte arz ve talep eğrilerinin birbirini kestik*leri M noktasına denge noktası adı verilir ve piyasada fiyat bu noktada teşekkül eder. Bu fiyata da denge fiyatı ismi verilir (Açıl 1984).
Arz miktarı sabitken talebin artması fiyatlarda yükselmeye, talep miktarı sabitken arzın artması ise fiyatlarda düşüşe neden olur. Diğer koşullar aynı kaldığı hallerde, arz ve talebin, fiyat üzerindeki etkileri çizelge 8'deki gibi özetlenebilir.
Açıklanmış olan bu koşullar neticesinde piyasada bozulan denge*nin yeniden kurulması için bir zamanın geçmesi gerekir. Ele alman devrenin uzun veya kısa oluşuna göre, denge de farklı bir durum gösterir; çünkü arzın, talebe uymasında zamanın rolü büyüktür. Bu bakımdan, çok kısa devre, kısa devre ve uzun devre piyasa dengeleri ortaya çıkar


Kaynak: Sera Ürünlerinin Pazarlanması
Prof.Dr.Atilla GÜNAY - Prof.Dr. Mehmet BÜLBÜL
Serbest rekabet sisteminde, arz ve talebin karşılıklı etkisi ile tek bir fiyatın teşekkül edebilmesi için, orada, tam rekabet şartlarının bulunması gerekir. Aksi takdirde piyasada tek bir fiyat oluşamaz. Bu koşullar şöyle özetlenebilir.
1) Piyasaya çıkarılan mallar kalite itibariyle aynı olmalıdır. Böylelikle satıcı, aynı mal için değişik fiyat isteyemez. Ambalajların çeşitli olduğu durumlarda bu şart tahakkuk edemeyecektir. Bununla beraber durumun böyle olduğu düşünülür.
2) Piyasada mübadeleye konu olan maldan arzulanan miktarda
satın almak mümkün olmalı ve satın alınacak miktarın az veya çoklu*
ğuna göre fiyatta bir değişiklik olmamalıdır. Aksi takdirde piyasada fiyat
tek olmayacaktır. Bu şart piyasada yoksa dahi kabul edilir.
3) Piyasada gizlilik bulunmayıp, her şey aleni, açık olacaktır, yani
alıcı ve satıcı, diğerlerinin ne fiyat istediği veya verdiğinden bilgi sahibi
olabilecektir. Bu koşul da piyasalarda var sayılır.
4) Tam rekabet şartları arasında en önemlisi, piyasada alıcı ve
satıcının mahdut, diğer bir deyimle tek olmayıp, çok sayıda bulunma*
sıdır. Şayet piyasada tek alıcı veya satıcı yahut az sayıda alıcı veya satıcı
mevcutsa, bunların arasında tam rekabet olmayacak ve fiyat, bunların
isteklerine göre gerçekleşecektir. Bu şartın da tahakkuk edebilmesi için,
piyasaya giriş ve çıkışın serbest olması ve aynı zamanda meslek seçme
hürriyetinin de bulunması lazımdır. Her zaman bu koşulun da mevcu*
diyeti kabul olunur (Açıl, 1984).
. Piyasa dengesi
Serbest piyasada, piyasa fiyatının nasıl teşekkül ettiği aşağıdaki Çizelge 7 yardımıyla incelenebilir.

Bu piyasada domatesin fiyatı, kilosu 600.000 TL olunca dengeye gelecektir. Arz ve talep miktarlarında olacak bir değişiklik fiyat üzerine tesir yaparak onun aşağı veya yukarıya hareket etmesine ve denge fiyatının bozulmasına neden olacaktır.
A piyasasında domates fiyatının teşekkül ettiği noktayı şekilden daha açık olarak anlamak mümkündür. Şekil .2'de aynı yatay eksen üzerinde arz ve talep miktarları, dik eksende ise fiyatlar gösterilmiştir. Talep tablosundan talep miktarları grafiğe aksettirilirse T ile gösterilen talep eğrisi, arz tablosundan da arz miktarları grafiğe aksettirilirse A ile gösterilen arz eğrisi bulunur. İşte arz ve talep eğrilerinin birbirini kestik*leri M noktasına denge noktası adı verilir ve piyasada fiyat bu noktada teşekkül eder. Bu fiyata da denge fiyatı ismi verilir (Açıl 1984).
Arz miktarı sabitken talebin artması fiyatlarda yükselmeye, talep miktarı sabitken arzın artması ise fiyatlarda düşüşe neden olur. Diğer koşullar aynı kaldığı hallerde, arz ve talebin, fiyat üzerindeki etkileri çizelge 8'deki gibi özetlenebilir.
Açıklanmış olan bu koşullar neticesinde piyasada bozulan denge*nin yeniden kurulması için bir zamanın geçmesi gerekir. Ele alman devrenin uzun veya kısa oluşuna göre, denge de farklı bir durum gösterir; çünkü arzın, talebe uymasında zamanın rolü büyüktür. Bu bakımdan, çok kısa devre, kısa devre ve uzun devre piyasa dengeleri ortaya çıkar


Kaynak: Sera Ürünlerinin Pazarlanması
Prof.Dr.Atilla GÜNAY - Prof.Dr. Mehmet BÜLBÜL




Comment