fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Hasat öncesi dönem ve ürünlerin gelişmesini etkileyen faktörler

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Hasat öncesi dönem ve ürünlerin gelişmesini etkileyen faktörler

    HASAT ÖNCESİ DÖNEM VE ÜRÜNLERİN GELİŞMESİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
    Bitki karakteri, cins ve türlere göre her bitkinin kendi genetik yapısına bağlı olarak ortaya çıkar. Genetik yapılarının elverdiği ölçüde çevrelerine intibak eder ve en kötü koşullarda bile yaşayanları bulu*nursa, bu, o koşulların o bitkilerin minimum istekleri içinde bulunma*sından ileri gelir. Bitki karakterleri ancak ıslah yolu ile değiştirilebilir. Bu durumda ıslah edilmiş bitkilerle önceki bitkiler arasında genetik bakımdan farklılık oluşmuştur ve bu farklılıklar kalıtsaldır. Bazen bitkilerde kalıtsal olmayan değişimler ortaya çıkar. Bu değişimler dış koşulların etkisiyle ortaya çıkar. O koşulların değişmesiyle bitki tekrar eski, normal haline döner. Bu değişmeler kalıtsal değildir ve modifikas*yon olarak tanımlanmaktadır.

    Bitkilerin hasat öncesi dönemlerinde meydana gelen ve onların gelişmesini etkileyen faktörler, bitkilerin hasat sonrası dönemleri üzerinde de etkilidir. Eğer bir bitki iyi bir yetişme dönemi geçirmemişse, hasat sonrası bu bitkinin dayanma süresi yeterli olmaz, kalitesi istenen düzeye ulaşmadığı için pazarda alıcı bulma şansı azalır. Bitkilerin hasat öncesi gelişmelerine etki eden faktörler ekoloji içinde toplanabilir. Ekolojik faktörler iklim ve toprak olarak ikiye ayrılır. Bu konuda geniş bilgi ser bitkilerinin kliması dersinde verilmektedir. Bu yüzden bu konuya kısaca değineceğiz.

    EKOLOJİK FAKTÖRLER

    Bulunduğumuz yerin coğrafi konumu, yönü ve meyili iklim koşul*larının değişmesine etken olur. Bir mevkide bile farklılıklar ortaya çıkar. Bu bakımdan yetiştiricilik yaptığımız yerin özelliklerini iyi bilmemiz ve bu özelliklere uyacak cins ve türleri seçmemiz gerekir. Dışarıda yetiş*tirilen bitkilerin üzerine sıcaklık, ışık (güneşlenme), yağış, nem, rüzgar gibi iklim koşullarının direkt etkisi vardır. Bu faktörleri değiştirmemiz olanaksızdır. Serde oluşan sıcaklık, ışık, nem, hava hareketi ve havalan*dırma iklim faktörleri, dış iklim faktörlerinin etkisi altında kalarak oluşur. Ancak bunları suni yoldan değiştirme olanağımız vardır. İklimi değiştirmede hiç şüphesiz ekonomik kurallar geçerlidir. Yapılacak ısıtma, aydınlatma, havalandırma masraflarına rağmen bir karlılık ortaya çıkıyorsa, ancak o zaman bu uygulamalar yapılabilir. Karlılık her üründe ortaya çıkmayabilir. İşte, bu durumda uygun olan bitkilerin ve zamanın seçilmesi büyük önem kazanır.

    İklim koşullarının yaptığı etkiler üzerinde çok fazla örnek vardır. Vejetasyon süresi uzun yerlerde sebzecilik daha rahat yapılır. Her türlü sebzeyi üretme olanağı doğar. Optimal sıcaklık gelişmeyi çok yönlü etkiler. Sıcaktan hoşlanan sebzelerde sıcaklığın biraz artması, tohum*ların çimlenmesini hızlandırır, çiçek tomurcuklarının oluşumunu arttı*rır, döllenme ve döl tutma oranında fazlalaşma görülür, erkencilik mey*dana getirir, gelişme olgunlaşma süresini kısaltır, tat, koku ve aroma maddelerini geliştirir, Rengi koyulaştınr. Sıcaktan hoşlanmayan sebze*lerde ise, yüksek sıcaklıklar boya kaçma, erken çiçeklenme, lifleşme, koflaşma, odunlaşma meydana getirir. Bu sebzelerde sıcaklığın düşük olması kalitede yükselme meydana getirir. Düşük sıcaklıklar, sıcaktan hoşlanan sebzelerde büyüme ve gelişmeyi azaltır. Tomurcuk oluşumunu durdurur, çiçeklenmeyi geciktirir, tat, aroma maddelerini azaltır. Sıcak*lığın 15-25°C de seyrettiği, ışıklanmanın 6000-10000 lüks olduğu, nemin % 50-70 civarında bulunduğu ve rüzgar hızının 1-4 m/sn ara*sına olduğu yerlerde ve zamanlarda veya bu koşulların yaratıldığı ser*lerde sebzelerin hem kaliteleri ve hem de verimleri doruk noktasına doğru çıkar. Bu koşullardan aşağıya ve yukarı doğru sapmalar yukarıda belirttiğimiz sorunları ortaya çıkartarak, verim ve kaliteyi büyük ölçüde farklılaştırır.

    Işık, fotosentezi ve organik maddelerin yapımını hızlandırdığından bitkilerin büyüme gelişmeleri hızlanır. Renk maddelerinin oluşumunu etkiler. Ancak ışığı seven sevmeyen bitkilerde farklı tepkimeler ortaya çıkar. Kuşkonmazlarda ışık yeşil renk meydana getirdiği için istenmez. Ispanak, semizotu, marul ve kıvırcıklarda fazla ışık erken gövdelenme ve çiçeklenme meydana getirdiğinden pek istenmez.

    Nem ve su verim ve kalite üzerine etkendir. Ayrıca depolama süre*sini etkiler. Gevreklik ve odunlaşmayı ayarlar. Lifleşme ve koflaşma üzerinde rol oynar. Nemli bir iklimde yetişen lahanalar, kurak yerdeki lahanalara göre daha dayanıklıdır. Kışlık sarımsak ve soğanlarda sezon sonunun sıcak ve kuru olması arzulanır. Bu durum sarımsak ve soğan*ların depolanma güçlerini arttırır. Sıcak ve kuru hava, taze soğan ve sarmısaklarda yeme kalitesini büyük ölçüde düşürür. Bu tip ürünleri yerken ağızda liflerin varlığı ortaya çıkar ve insanların rahat çiğnemesi engellenir.

    Toprak, dış tarla koşullarında önemliyken, ser koşullarında giderek önemini yitirmektedir. Serler hem kurulması, hem de içersinde uygun koşulların yaratılması yani iklimlendirilmesi yönünden pahalı tesisler ve işletmecilik şekli olduğundan, bu tesisleri amortize edecek az bitki bulunduğundan, serlerde monokültür uygulanır. Monokültürle beraber, kısa süreden ürün alma arzusu serlerde fazla gübreleme ve sulamayı da beraberinde getirir. Bu durum ser topraklarının daha çabuk yorulmasına ve kullanılamaz hale gelmesine sebep olur. Yorul*muş toprakların ıslah edilme tedbirleri varsa da oldukça pahalıya mal olduğundan yapılmasından kaçınılır. Son yıllarda bu sakıncaları orta*dan kaldıran topraksız yetiştiricilik devreye sokulmuştur. Bu sayede mono kültürü bile yıllarca hiçbir sakınca olmadan uygulamak müm*kündür. Bu konuda geniş bilgi için topraksız yetiştiricilik ders kitabına bakınız.
    TÜR VE ÇEŞİTLER

    Günümüzde ıslah firmalarının çoğalması ve ülkemizde bu firma*ların tohum ve tohumluklarını satmak için karşılıklı yaptıkları kıyasıya mücadele, sebzecilikte ve özellikle ser sebzeciliğinde bir çok sebze çeşi*dini ortaya çıkarmaktadır. Domateslerde birkaç yıl içinde piyasaya yüz*lerce çeşit girdiğini söylesek, diğer sebzelerde ise bunun 5-25 arasında olduğunu vurgulasak yanlış olmaz. Özellikle ser sebzeciliğinde hastalık*lara ve zararlılara mukavemet, onlara yakalanmama önem taşır. Bunun yanında erkencilik, verim yüksekliği, kalite, düşük sıcaklıklarda yetişti-rilebilme, meyve tutumu ve olgunlaşma olanağı aranan vasıflardır. Bu onlara yapılacak bakım masraflarını düşürür. Bu koşullarda üretilen sebzelerin ister istemez hasat sonrası dayanma güçlerinde bir azalma meydana gelir. Eğer çeşidin bir de dayanma, yola gelme gücü yüksekse, o çeşit piyasada aranan ve beğeni kazanan çeşittir. Bu çeşitlerin tohumluğu oldukça pahalı ve çoğu hibrid çeşitlerdir.

    BAKIM İŞLERİ (BUDAMA, SEYRETLME, HORMONLAMA, İLAÇLAMA, GÜBRELEME VB.)Dışarıda ve serde yetiştiricilik yaparken çeşitli bakım işleri yapılır. Bakım, toprak işleme, sulama, gübreleme, ilaçlama, hormonlama, budama, bilezik ve uç alma, aşılama gibi işlemlerdir. Bu işlemler bitki tür ve çeşitlerine göre değiştiği gibi, zamana göre de değişir. Toprak, sulama, gübreleme ve özel yetiştiricilik derslerinde bu konular geniş çapta işlendiğinden biz burada kısa bir hatırlatma yapacağız.

    Bitkilerin yetiştirildiği yer toprak olduğunda, işe toprak hazır*lamakla başlanır. Toprağın yeter derinlikte işlenmesi, havalandırılması, içindeki zararlıların yok edilmesi gerekir. Toprak ne kadar iyi işlenirse, kökler o kadar iyi gelişir. Furda yapı kazanan bir toprak yeteri kadar su besin maddesi tutma özelliğine kavuşur, sıcak olur, içinde mikroorga*nizmalar gelişir ve canlı bir yapı kazanır, topraktaki besin maddelerinin oluşması ve değişime uğraması düzelir.

    Bitkilere verilecek sıra arası ve sıra üzeri mesafelerinin önemi büyüktür. Serde ne kadar fazla bitki bulunursa alınacak ürün miktarı o kadar artar. Ancak aşırı derecede bitki bulundurulması, havalanmayı ve beslenmeyi gerilettiğinden, ürün miktarı düşer, erkencilik geriler. Serde bitki sayısı azaldıkça yani bitkilere fazla aralık ve mesafe bırakıldıkça bitki başına verim yükselir, ancak dekara verim azalır. Serde bitkilere daha az aralık ve mesafe verip, bitki sayısı çoğaltıldıkça bitki başına verim azalır, fakat dekara verim artar.

    Serde bitkilerin dikim zamanı ve sene içindeki dağılımı önemlidir. Soğuk zamanlarda düşük sıcaklıkta yetişen bitkilere serde yer vermek,
    ısıtma masraflarını düşüreceği için iyi bir uygulamadır. Ayrıca kış aylarında sıcaklık yanında ışık miktarı da azalır. Bu bakımdan bu aylarda bitkiler daha dikkatli seçilmelidir. Gerektiğinde İlkbahar ve sonbahar iki ayrı yetiştirme dönemi olarak uygulamaya sokulmalı ve düşük sıcaklıktaki kış ve yüksek sıcaklıktaki yaz aylarında ser boş bırakılmalı veya bu devreler bitkilerin fide dönemine rastlatılmalıdır. Bir başka değişle ön, arka ve zamanında yetiştiricilik yapılmalıdır.

    Tek bitki yetiştiriciliği yanında ara kültürü ile bitki yetiştirme olanakları denenmelidir. Domates, hıyar, kavun, sırık fasulye gibi yüksek boylu bitkilerin alt kısmına alçak boylu ve çabuk büyüyüp, çabuk hasada gelen kıvırcık, fındık turpu gibi bitkiler konabilir.

    Su ve gübre, yetiştirilen bitkilerin beslenmesi için gereklidir. Özellikle serde kısa süre içinde hızlı bir büyüme ve gelişme istenir. Bu amaçla da gerektiğinde kesif bir sulama ve gübreleme uygulanır. Tabiatıyla bu uygulama yapılırken dikkatli olmak gerekir. Kullanılan gübrelerin bitki de meydana getireceği etkileri bilmemiz ve ona göre uygulama yapmamız gerekir. Gerektiğinden fazla veya az gübre ve su kullanımı bitkilerde zararlanma meydana getirir, toprak yapısının bozulmasına sebep olur. Ayrıca bitkilerin kalitesi bozulur, erkencilik geriler, verim düşer. Bitkilerin hasat sonrası dayanımları azalır. Fazla su toprağı havasız bırakır ve kökler oksijen alamadığı için iyi gelişemez. Az su ise büyümeyi durdurur. Gübreler içinde azot büyümeyi teşvik eder. Bitkinin sürgün vermesini, oluşan meyvelerin irileşmesini sağlar. Fazla kullanıldığında bitkilerde aşırı vegetatif büyüme meydana gelir. Meyve tutumu geriler. Fazla gübreleme yaprakları, sürgünleri yenen sebzelerde de ters etki meydana getirir. Dokular sertleşir, lifleşme ihti*mali çoğalır. Meyvelerde dayanımı azaltır. Renk oluşumu azalır. Özel*likle sarı ve kırmızı renk iyi teşekkül etmez. Olgunluğu geciktirir. Fosfor meyve tutumunu arttırır. Azlığında meyve miktarı çok azaldığından, bu meyvelerde irileşme meydana gelir. Bu bizi yanılgıya düşürmemelidir. Meydana gelen meyvelerde döküm ortaya çıkar. Olgunluk gecikir. Potasyum, aynı fosforda olduğu gibi meyve tutumu yanında, bitkilerin dış olaylara karşı direncini arttırır. Bitkideki su düzeni bozulur ve meyvelerde çatlama başlar. Dökümler ortaya çıkar. Bu ana besin elementleri yanında kalsiyum, magnezyum, bakır, bor, demir, çinko ve manganez gibi diğer elementlerin de azlığında ve fazlalığında bir çok aksaklıklar görülür.

    Budama bitkilerde vegetatif organlarla, generatif organlar arasında denge sağlamak ve bitkilere şekil vermek için uygulanır. Henüz vegetatif organlar tam gelişmemişse bitkilerin birden meyveyle yüklenmesi doğru değildir. Bitkide yeteri kadar organik madde oluşturulmadığından bitki, fazla meyveleri besleyemez. Gerektiğinde fazla meyveler toplanır, diğerlerinin daha iyi gelişmesine olanak sağlanır. Bitkilerin hastalıklı kısımları çıkartılır. Yaşlı ve fazla organlar alınır. Havalanmasını düzelt*mek üzere organların bazısı kesilerek çıkartılır.

    Bilezik ve uç alma bitkilerde fotosentez ürünlerinin kök ve sürgün*ler yerine, meyvelere gitmesini sağlar. Onların daha erken ve iyi gelişme*sine olanak verir. Domateslerde ve hıyarlarda uç almak koltuk sürgün*lerinin gelişmesini durdurmak ve bitkilere şekil vermek için kullanılır.

    Hormonlar meyve tutumunu artırmak, fazla meyveleri seyreltmek, olgunlaşmayı hızlandırmak için kullanılır. Isıtma yapılmayan serlerde düşük sıcaklıkta meyve oluşumu ve tutumu azalır. Uygulanan hormon*larla düşük sıcaklıkta bile bitkilerin çiçek açması ve döllenme olmadan meyve vermesi sağlanır. Ancak hormon kullanırken dikkatli davranıl-ması gerektiği unutulmamalıdır. İnsan sağlığına zarar vermeyen hormonların ve bunların dozlarının kullanımı önemlidir.

    Kaynak: Sera Ürünlerinin Pazarlanması

    Prof.Dr.Atilla GÜNAY - Prof.Dr. Mehmet BÜLBÜL
Working...
X