STANDARDIN TANIMI VE AMACI
Uluslararası ticarette yapılan, pazara yollanan malların belli özel*likte ve tiplerde bir örnek ve her partinin her ünitesi eş olan ürünlerden meydana gelmesi, aranılan koşuldur. Standart mal, özellikle bir amba*lajda bir örnek olan ve her zaman, her yerde eş değerdeki mallardır. Ürünler bu duruma getirilince, görülmeden, numunesi istenmeden, belli cins, sınıf ve tipi ve hatta bunların bir araya gelmesiyle tek bir isim ve numarayla alışveriş yapılan mallar diye de açıklayabiliriz. Piyasada çeşidi bulunmayan, gelişi güzel karıştırılmış çeşitler ve bunları sınıflan*dırılmamış boylanmamış ambalajları alıcı tarafından görülmeden ve analiz edilmeden satın alınmaz. Bu işlemlerin yapılması uzun zaman alır ve ürünün istenen zamanda satılma şansı kaybolur. Bir ürünün uluslararası ticarette yoğun bir talep bulması, ancak onun uluslararası bir standarda bağlı olmasıyla mümkündür. Günümüzde yurt içi ve yurt dışı pazarlarda günün her anında teleks, internet aracılığıyla tonlarca mal sipariş verilmekte ve satılmaktadır. Üründe hasat sonrasında bazı standartlar arandığı gibi, yetiştirme sırasında yapılan toprak işleme, gübreleme, zararlılarla mücadele gibi konularda verilecek gübre ve ilaç miktarı, uygulama zamanı belli standartlara göre yapılır. Çünkü, bun*ların üründe bakiye bırakması veya üründe insan sağlığı açısından iste*nenin üstünde oksalik asit, nitrat gibi maddeler oluşturması istenmez. Özellikle fazla su içeren nazik sebzeler standartlara uygun hazırlansa-lar bile, ürünün hasat edildiği andan pazarlamasına kadar geçen saf*hada meydana gelen sarsıntılar, sürtünmeler, ezilmeler, ortam sıcaklığı ve nemi standartlığı bozabilir. Bu bakımdan standartlık sadece ürünün sınıflanması, boylanması ve bir ambalaj kabında bir örneklik olarak değerlendirilmemeli, bütün yapılan işlemlerde o işin özelliğine göre standartlığın mevcut olması sağlanmalı ve bunun devam etmesine çaba gösterilmelidir.
Uluslararası ticareti düzenlemek ve standardın yararlarını elde etmek ancak bütün ülkelerin beraberce yapacağı çalışmalara bağlıdır. Nitekim bu konuda çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Tarım ürünlerinin standardizasyonu ile uğraşan teşkilatların bazısı, Uluslararası Standartlaşma Teşkilatı (ISO), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), Avrupa Ekonomik Komisyonu (EEC) ve Kodeks Alimentarius' tur. Ülkemizde önceleri sadece OECD standartları uygulanmıştır. Son yıllarda ISO standartları da kullanılmaya başlamıştır.
Ülkemizde standardizasyon konusundaki görev 18.11.1960 gün ve 132 sayılı yasayla değiştirilen 17.04.1981 gün ve 2449 sayılı yasa ile Türk Standartları Enstitüsü'ne verilmiştir. Türk Standartları Enstitüsü bu güne kadar yaş meyve ve sebze konusunda 45 adet standart hazırla*mıştır. Bunlardan 30 adeti sebze, 15 adeti meyve standardıdır. Ayrıca 5 adet baklagiller konusunda standart bulunmaktadır. Yurt içinde, sebze standartlarına uyma zorunluluğu getirilmemiştir. Yalnız yurt dışına ihraç edilecek yaş meyve ve sebzelerde 5 adet, baklagillerde 3 adet stan*dardın uygulanması mecburidir. Ürünlerin ihracat yönünden denetim*leri 1705 ve 3018 sayılı yasalar uyarınca Ticaret Bakanlığı Standardizasyon Dairesi Başkanlığı merkez ve illerdeki teşkilatı tarafından yapılmaktadır.
Standardizasyonun madde, mamul (ürün) ve hizmet gibi çok geniş alanlarda kullanılmasından ötürü, bazı esaslar konulmuş ve bunlara temel standartlar adı verilmiştir. Temel standartlara birimler, semboller, terimler, standart sayılar, teknik resim kaideleri ve benzerleri girer. Temel standartlar yapı karakterlerine ve uygulama alanına göre ikiye ayrılır. Yapı karakterine göre madde standartları, mamul (ürün) stan*dartları, metot standartları ve hizmet standartları olarak dörde ayrılır. Madde standartları meyve, sebze ve maden cevheri gibi maddelerin tabii özellikleri dikkate alınarak yapılan standartlardır.
Uygulama alanına göre standartlar, işletme, endüstriyel, ulusal, bölgesel ve milletlerarası standartlar olarak beşe ayrılır. İşletme stan*dartları işyerlerinin çalışma prensiplerini getirir. Bunlar her işletme için gizli kalır. Bu yüzden reçete olarak adlandırılır. Endüstriyel standartlar sanayi kuruluşlarının mamullerini, Ulusal standartlar kanuni kuruluş*ların milli sınırlar içindeki çalışmalarını, Bölgesel standartlar komşu ülkeler arasındaki ortak konularda, Uluslararası standartlar uluslar*arası kuruluşlara üye üretici ve tüketicilerin müştereken hazırladıkları ve uyguladıkları standartlardır. Bu konuda ISO bir örnektir.
Ürün standartları, ürünlerin derece özelliklerinin alıcılar ve satıcı*lar arasında bölgeden bölgeye, zamana göre benzer duruma getirilme*sidir. Ürün standartları ürünleri özellikleri dikkate alınarak çeşitli satıcı, alıcı ve pazarlayıcı kuruluşlar tarafından yapılır. Bu standart*larda bu yüzden bölgeden bölgeye bazı değişkenlikler ortaya çıkar. Hatta bazen ürünün pazardaki talebine ve fiyata göre aynı bölgede zamana bağlı değişim söz konusu olur. Bu durumda pazara giren üstün dereceli bir mal, bir anda pazarda bulunan veya sonradan gelen ikinci dereceli bir malla eş değer hale gelebilir. Alıcıların derece hakkındaki düşünce*leri zedelenebilir. Satıcılar arasında eşitsizlik doğabilir. Malların fiyatları düşürülür ve bu durumdan sakınmak için ürün standarlan yapılırken dikkatli davranmak gerekir. Özellikle tazelik, bayatlık, tüketime ve sanayiye uygunluk, irilik, ağırlık gibi sınıflama ve boylama, bunların sınır dereceleri, hangi sayılarda tutulacağı, fiyatlara etkisi ve meydana getireceği karlılık gibi çok değişik yönlerden değerlendirilir. Yetiştirici*lerde standartlar karşısında dikkatli olmalı, yetiştirilen ürünler arasında hangi çeşitleri seçeceğini ve onları hangi devreye sokacağını önceden düşünebilmelidir. Bölge çeşitleri içinden seçim yapmak oldukça zordur. Bazen bir, bazense birkaç çeşit üzerinde durulur. Eğer tek çeşit seçil*mişse, bu tek çeşit yapılan bütün masrafları karşılayabilmen ve kar getirmelidir.
Bütün bu anlatımlardan sonra standardizasyonun tanım ve ama*cını şöyle özetlenebilir: "Standardizasyon bir örneklik demektir." Bu
bakımdan bahçe ürünlerinin pazarlamasında tüketiciye sunulan ürün*lerde bir örneklik sağlamak standardın amacıdır. Memleketimizde ürün*lerin büyük bölümü uluslararası standarda yakın satılma)^ başlamıştır. Kanunen uygulama mecburiyeti olmamasına rağmen büyük pazarlama şirketlerinin ve marketlerin devreye girmesi yaş meyve ve sebzelerin küçük, gösterişli ambalajlar içinde satılmasını beraberinde getirmiş ve kendiliğinden standartlara uyma ortaya çıkmıştır.
Standartlaşmanın faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz.
a. Pazarlamada üretici, pazarlamacı ve tüketici arasında temel bir
dil oluşturmak, ürünlerin pazarlama kanalından geçişini ve
akışını kolaylaştırmak
b.Yukarıdaki üçlü arasındaki sürtüşmeleri azaltmak ve önlemek
Konu, tanım ve kapsam
0.1. Konu. Kavun standardı, kavunların tanımını, sınıflandırılma*sını ve özelliklerini, numune alma ve muayenelerini, piyasaya arz şekil*lerini kapsar.
0.2. Tanım. Kavun Kabakgiller (Cucurbitaceae) familyasına dahil Cucumis melo L. Türüne giren kültür bitkilerinin meyvesidir.
0.3. Kapsam. Kavun standardı piyasaya taze olarak arz edilen
kavunları kapsar.
Sınıflama ve Özellikleri
Ürünün özelliklerine göre sınıflandırılmasında değişik ayrımlar göz önünde tutulabilir. ?ekil, irilik, kabuk rengi, görünüş bozuklukları gibi ürünün dış kalitesini ve tat, lezzet, gevreklik, sertlik, sulu olma, iç bozukluklar gibi iç kalitesini gösterir. Bunların bazısı ağırlık, büyüklük gibi ölçülebilir. Ama bazısı tat, lezzet veya aroma kişiden kişiye değişe*bilen kıstaslardır. Standarda konacak özellikler mümkün olduğu kadar ölçülebilen değerler olmalıdır. Nitekim hazırlanan standartlarda bu husus dikkate alınarak aşağıdaki şekilde incelenmiştir.
1. Sınıflandırma. Kavunlar botanik sınıflandırma esasına göre çeşitlere, botanik özelliklerine göre sınıflara, ağırlıklarına ve çaplarına göre boylara ayrılır.
1.1. Çeşitler. Türkiye'de yetiştirilen kavun çeşitleri aşağıda veril*
miştir.
- Hasanbey
- Altınbaş
- Yuva
- Van (Kantalup, cep kavunu)
- Topatan
Diğer çeşitler kendi adları ile ve orijinleri belirtilerek piyasaya arz edilir.
1.2. Sınıflar. Kavunlar iki sınıfa ayrılır
- I. Sınıf
- II. Sınıf
1.3. Boylama. Kavunlar ağırlıklarına veya ekvatoral çaplarına göre boylara ayrılır. Ağırlıklarına göre boylama yapıldığında aşağıda verilen boylamada bir ambalaj kabındaki en büyük kavun o ambalaj kabındaki en küçük kavunun % 50'sinden daha ağır olamaz.
En az ve en çok ağırlık (kg)
0.500 - 0.750 Dahil
0.750- 1.000 "
1.000- 1.500 " i
1.500 - 2.250 "
2.250 - 3.000 "
3.000 den fazla
Çapa göre boylama yapıldığında bir ambalaj kabındaki en büyük kavun çap bakımından o ambalaj kabındaki en küçük kavundan %20 den daha büyük olamaz. Boylama I. Sınıf için zorunludur. II. Sınıfta ve dökme partilerde boylama aranmaz.
2. Özellikler. Kavunların genel ve sınıf özelliklerini içerir. Bunlara ilave olarak boylama, toleranslar birörneklik, ambalaj ve ambalaj malze*mesi, işaretleme muayeneye ait özelliklerdir.
2.1. Genel Özellikler. Kavunlar
- Bütün
- Sağlam
- Temiz (üzerinde görülebilir yabancı madde bulunmamalıdır.)
- Yeterince gelişmiş ve olgun
- Taze görünüşlü
- Çeşidine özgü şekil ve renkte olmalı (gelişme sırasında toprağa
temas eden - kısmındaki kabuk açık renkli olabilir.)
. - Yabancı tat ve koku bulunmamalı
- Anormal dış nem (ıslaklık) olmamalı
- Ürünün durumu pazara hazırlama ve ulaşım biçimi ve koşulla*
rına dayanıklı, gönderildikleri yerlerdeki pazar isteklerini karşılamaya
uygun özellikte bulunmalıdır.
2.2. Sınıf Özellikleri. Kavunlarda
I. Smıf.
Bu sınıfa iyi nitelikli kavunlar girer ve aranacak özellikler şunlar olmalıdır.
- Kavunlar iyi gelişmiş olmalıdır
- Üzerinde çatlak ve bereler bulunmamalıdır. Sap etrafında et kıs*
mına erişmeye 2 cm'den kısa çatlaklar özür sayılmaz.
- Olgunlaşıp hasat edildiğinde saplan kopmayıp meyve üzerinde
kalan çeşitlerde sapların uzunluğu 3 cm yi geçmemelidir.
II. Sınıf.
Bu sınıfa I. sınıfa girmeyen, fakat kavunların genel özelliklerine uyan kavunlar girer. Bunlarda ürünün genel görünüşü ve özelliklerini bozmayan aşağıdaki özürler bulunabilir.
- Hafif şekil bozukluğu f
- Kabuk ve et kısmındaki hafif renk bozukluğu
- Böcekler tarafından meydana getirilen hafif yüzeysel berelenmeler
6.2.3. Toleranslar
Tolerans, bir ambalaj kabı içinde bildirilen kalite ve sınıflara gir*meyen, ancak istenmeden yanlışlıkla karışmış hoş görülebilecek hatalı ürünün sayısı ve miktarı tespit etmek için kullanılır. Toleranslar Kaliteyi tespit eden sınıflarda boy, çap, ağırlık olarak ayrı ayrı ve birde bunları toplamı olarak verilir.
Bir ambalaj kabındaki kavunlarda sayıca veya ağırlıkça kabul edi*len sınıf ve boy toleransları aşağıda verilmiştir.
1. Sınıf Toleransları
1. Sınıf
Bu sınıf özelliklerine uymayan, fakat II. Sınıfa giren kavunların en çok % 10 oranına kadar tolerans tanınır.
II. Sınıf
Bu sınıfın özelliklerine veya genel özelliklere uymayan, fakat tüke*time elverişli şekli bozuk bulunan kavunlara, gözle görülebilir çürük*lükler hariç en çok % 10 oranına kadar tolerans tanınır.
2. Boy Toleransları
Bütün sınıflar için (ikinci sınıfta boylama isteğe bağlıdır) ambalaj üzerinde belirtilen ağırlık veya çaptan daha küçük veya büyük olup bir alt yahut boya girebilen kavunlara %10 oranına kadar tolerans tanınır. Ancak boylama ağırlığa göre yapılmışsa 0,5 kg dan, boylama ekvatoral çapa göre yapılmışsa çapı 10 cm den daha küçük kavunlara hiçbir şekilde tolerans tanınmaz.
6.2.4. Muayene ve örnek alma
Pazara gönderilen ürünün çeşidi, sınıfı, ambalajı ve boylanmış olanlarda ayrıca boyu ve ambalajları aynı olan ve bir seferde muayeneye sunulanlar bir parti sayılır ve muayene için örnekler partiden alınır. Dökme olarak pazara yollanan üründe çeşit ve sınıfı aynı olmak kaydı ile bunların yüklendikleri taşıyıcılar veya dolduruldukları konteynerler içindeki ürün bir parti kabul edilir. Eğer ürün ambalajlı ise, partiyi oluşturan ambalajın birimlerinin miktarına göre karşılarında gösterilen (n) sayıda ambalaj numune olarak partiden gelişi güzel ayrılır. Muayene bu numuneler üzerinde yapılır.
Dökme partilerden numune almak için partideki ürün sayısı veya kilogram olarak miktarı biliniyorsa bu miktarlardan biri, bunlar bilinmi*yorsa tahmin edilen sayı veya ağırlık (N) olarak kabul edilir ve yukarı*daki cetvelde verilen (N) in karşısındaki (n) miktarında ürün partinin çeşitli yerlerinden gelişi güzel ayrılarak bir araya getirilir. Muayeneler bu numuneler üzerinde yapılır

Kaynak: Sera Ürünlerinin Pazarlanması
Prof.Dr.Atilla GÜNAY - Prof.Dr. Mehmet BÜLBÜL
Uluslararası ticarette yapılan, pazara yollanan malların belli özel*likte ve tiplerde bir örnek ve her partinin her ünitesi eş olan ürünlerden meydana gelmesi, aranılan koşuldur. Standart mal, özellikle bir amba*lajda bir örnek olan ve her zaman, her yerde eş değerdeki mallardır. Ürünler bu duruma getirilince, görülmeden, numunesi istenmeden, belli cins, sınıf ve tipi ve hatta bunların bir araya gelmesiyle tek bir isim ve numarayla alışveriş yapılan mallar diye de açıklayabiliriz. Piyasada çeşidi bulunmayan, gelişi güzel karıştırılmış çeşitler ve bunları sınıflan*dırılmamış boylanmamış ambalajları alıcı tarafından görülmeden ve analiz edilmeden satın alınmaz. Bu işlemlerin yapılması uzun zaman alır ve ürünün istenen zamanda satılma şansı kaybolur. Bir ürünün uluslararası ticarette yoğun bir talep bulması, ancak onun uluslararası bir standarda bağlı olmasıyla mümkündür. Günümüzde yurt içi ve yurt dışı pazarlarda günün her anında teleks, internet aracılığıyla tonlarca mal sipariş verilmekte ve satılmaktadır. Üründe hasat sonrasında bazı standartlar arandığı gibi, yetiştirme sırasında yapılan toprak işleme, gübreleme, zararlılarla mücadele gibi konularda verilecek gübre ve ilaç miktarı, uygulama zamanı belli standartlara göre yapılır. Çünkü, bun*ların üründe bakiye bırakması veya üründe insan sağlığı açısından iste*nenin üstünde oksalik asit, nitrat gibi maddeler oluşturması istenmez. Özellikle fazla su içeren nazik sebzeler standartlara uygun hazırlansa-lar bile, ürünün hasat edildiği andan pazarlamasına kadar geçen saf*hada meydana gelen sarsıntılar, sürtünmeler, ezilmeler, ortam sıcaklığı ve nemi standartlığı bozabilir. Bu bakımdan standartlık sadece ürünün sınıflanması, boylanması ve bir ambalaj kabında bir örneklik olarak değerlendirilmemeli, bütün yapılan işlemlerde o işin özelliğine göre standartlığın mevcut olması sağlanmalı ve bunun devam etmesine çaba gösterilmelidir.
Uluslararası ticareti düzenlemek ve standardın yararlarını elde etmek ancak bütün ülkelerin beraberce yapacağı çalışmalara bağlıdır. Nitekim bu konuda çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Tarım ürünlerinin standardizasyonu ile uğraşan teşkilatların bazısı, Uluslararası Standartlaşma Teşkilatı (ISO), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), Avrupa Ekonomik Komisyonu (EEC) ve Kodeks Alimentarius' tur. Ülkemizde önceleri sadece OECD standartları uygulanmıştır. Son yıllarda ISO standartları da kullanılmaya başlamıştır.
Ülkemizde standardizasyon konusundaki görev 18.11.1960 gün ve 132 sayılı yasayla değiştirilen 17.04.1981 gün ve 2449 sayılı yasa ile Türk Standartları Enstitüsü'ne verilmiştir. Türk Standartları Enstitüsü bu güne kadar yaş meyve ve sebze konusunda 45 adet standart hazırla*mıştır. Bunlardan 30 adeti sebze, 15 adeti meyve standardıdır. Ayrıca 5 adet baklagiller konusunda standart bulunmaktadır. Yurt içinde, sebze standartlarına uyma zorunluluğu getirilmemiştir. Yalnız yurt dışına ihraç edilecek yaş meyve ve sebzelerde 5 adet, baklagillerde 3 adet stan*dardın uygulanması mecburidir. Ürünlerin ihracat yönünden denetim*leri 1705 ve 3018 sayılı yasalar uyarınca Ticaret Bakanlığı Standardizasyon Dairesi Başkanlığı merkez ve illerdeki teşkilatı tarafından yapılmaktadır.
Standardizasyonun madde, mamul (ürün) ve hizmet gibi çok geniş alanlarda kullanılmasından ötürü, bazı esaslar konulmuş ve bunlara temel standartlar adı verilmiştir. Temel standartlara birimler, semboller, terimler, standart sayılar, teknik resim kaideleri ve benzerleri girer. Temel standartlar yapı karakterlerine ve uygulama alanına göre ikiye ayrılır. Yapı karakterine göre madde standartları, mamul (ürün) stan*dartları, metot standartları ve hizmet standartları olarak dörde ayrılır. Madde standartları meyve, sebze ve maden cevheri gibi maddelerin tabii özellikleri dikkate alınarak yapılan standartlardır.
Uygulama alanına göre standartlar, işletme, endüstriyel, ulusal, bölgesel ve milletlerarası standartlar olarak beşe ayrılır. İşletme stan*dartları işyerlerinin çalışma prensiplerini getirir. Bunlar her işletme için gizli kalır. Bu yüzden reçete olarak adlandırılır. Endüstriyel standartlar sanayi kuruluşlarının mamullerini, Ulusal standartlar kanuni kuruluş*ların milli sınırlar içindeki çalışmalarını, Bölgesel standartlar komşu ülkeler arasındaki ortak konularda, Uluslararası standartlar uluslar*arası kuruluşlara üye üretici ve tüketicilerin müştereken hazırladıkları ve uyguladıkları standartlardır. Bu konuda ISO bir örnektir.
Ürün standartları, ürünlerin derece özelliklerinin alıcılar ve satıcı*lar arasında bölgeden bölgeye, zamana göre benzer duruma getirilme*sidir. Ürün standartları ürünleri özellikleri dikkate alınarak çeşitli satıcı, alıcı ve pazarlayıcı kuruluşlar tarafından yapılır. Bu standart*larda bu yüzden bölgeden bölgeye bazı değişkenlikler ortaya çıkar. Hatta bazen ürünün pazardaki talebine ve fiyata göre aynı bölgede zamana bağlı değişim söz konusu olur. Bu durumda pazara giren üstün dereceli bir mal, bir anda pazarda bulunan veya sonradan gelen ikinci dereceli bir malla eş değer hale gelebilir. Alıcıların derece hakkındaki düşünce*leri zedelenebilir. Satıcılar arasında eşitsizlik doğabilir. Malların fiyatları düşürülür ve bu durumdan sakınmak için ürün standarlan yapılırken dikkatli davranmak gerekir. Özellikle tazelik, bayatlık, tüketime ve sanayiye uygunluk, irilik, ağırlık gibi sınıflama ve boylama, bunların sınır dereceleri, hangi sayılarda tutulacağı, fiyatlara etkisi ve meydana getireceği karlılık gibi çok değişik yönlerden değerlendirilir. Yetiştirici*lerde standartlar karşısında dikkatli olmalı, yetiştirilen ürünler arasında hangi çeşitleri seçeceğini ve onları hangi devreye sokacağını önceden düşünebilmelidir. Bölge çeşitleri içinden seçim yapmak oldukça zordur. Bazen bir, bazense birkaç çeşit üzerinde durulur. Eğer tek çeşit seçil*mişse, bu tek çeşit yapılan bütün masrafları karşılayabilmen ve kar getirmelidir.
Bütün bu anlatımlardan sonra standardizasyonun tanım ve ama*cını şöyle özetlenebilir: "Standardizasyon bir örneklik demektir." Bu
bakımdan bahçe ürünlerinin pazarlamasında tüketiciye sunulan ürün*lerde bir örneklik sağlamak standardın amacıdır. Memleketimizde ürün*lerin büyük bölümü uluslararası standarda yakın satılma)^ başlamıştır. Kanunen uygulama mecburiyeti olmamasına rağmen büyük pazarlama şirketlerinin ve marketlerin devreye girmesi yaş meyve ve sebzelerin küçük, gösterişli ambalajlar içinde satılmasını beraberinde getirmiş ve kendiliğinden standartlara uyma ortaya çıkmıştır.
Standartlaşmanın faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz.
a. Pazarlamada üretici, pazarlamacı ve tüketici arasında temel bir
dil oluşturmak, ürünlerin pazarlama kanalından geçişini ve
akışını kolaylaştırmak
b.Yukarıdaki üçlü arasındaki sürtüşmeleri azaltmak ve önlemek
Konu, tanım ve kapsam
0.1. Konu. Kavun standardı, kavunların tanımını, sınıflandırılma*sını ve özelliklerini, numune alma ve muayenelerini, piyasaya arz şekil*lerini kapsar.
0.2. Tanım. Kavun Kabakgiller (Cucurbitaceae) familyasına dahil Cucumis melo L. Türüne giren kültür bitkilerinin meyvesidir.
0.3. Kapsam. Kavun standardı piyasaya taze olarak arz edilen
kavunları kapsar.
Sınıflama ve Özellikleri
Ürünün özelliklerine göre sınıflandırılmasında değişik ayrımlar göz önünde tutulabilir. ?ekil, irilik, kabuk rengi, görünüş bozuklukları gibi ürünün dış kalitesini ve tat, lezzet, gevreklik, sertlik, sulu olma, iç bozukluklar gibi iç kalitesini gösterir. Bunların bazısı ağırlık, büyüklük gibi ölçülebilir. Ama bazısı tat, lezzet veya aroma kişiden kişiye değişe*bilen kıstaslardır. Standarda konacak özellikler mümkün olduğu kadar ölçülebilen değerler olmalıdır. Nitekim hazırlanan standartlarda bu husus dikkate alınarak aşağıdaki şekilde incelenmiştir.
1. Sınıflandırma. Kavunlar botanik sınıflandırma esasına göre çeşitlere, botanik özelliklerine göre sınıflara, ağırlıklarına ve çaplarına göre boylara ayrılır.
1.1. Çeşitler. Türkiye'de yetiştirilen kavun çeşitleri aşağıda veril*
miştir.
- Hasanbey
- Altınbaş
- Yuva
- Van (Kantalup, cep kavunu)
- Topatan
Diğer çeşitler kendi adları ile ve orijinleri belirtilerek piyasaya arz edilir.
1.2. Sınıflar. Kavunlar iki sınıfa ayrılır
- I. Sınıf
- II. Sınıf
1.3. Boylama. Kavunlar ağırlıklarına veya ekvatoral çaplarına göre boylara ayrılır. Ağırlıklarına göre boylama yapıldığında aşağıda verilen boylamada bir ambalaj kabındaki en büyük kavun o ambalaj kabındaki en küçük kavunun % 50'sinden daha ağır olamaz.
En az ve en çok ağırlık (kg)
0.500 - 0.750 Dahil
0.750- 1.000 "
1.000- 1.500 " i
1.500 - 2.250 "
2.250 - 3.000 "
3.000 den fazla
Çapa göre boylama yapıldığında bir ambalaj kabındaki en büyük kavun çap bakımından o ambalaj kabındaki en küçük kavundan %20 den daha büyük olamaz. Boylama I. Sınıf için zorunludur. II. Sınıfta ve dökme partilerde boylama aranmaz.
2. Özellikler. Kavunların genel ve sınıf özelliklerini içerir. Bunlara ilave olarak boylama, toleranslar birörneklik, ambalaj ve ambalaj malze*mesi, işaretleme muayeneye ait özelliklerdir.
2.1. Genel Özellikler. Kavunlar
- Bütün
- Sağlam
- Temiz (üzerinde görülebilir yabancı madde bulunmamalıdır.)
- Yeterince gelişmiş ve olgun
- Taze görünüşlü
- Çeşidine özgü şekil ve renkte olmalı (gelişme sırasında toprağa
temas eden - kısmındaki kabuk açık renkli olabilir.)
. - Yabancı tat ve koku bulunmamalı
- Anormal dış nem (ıslaklık) olmamalı
- Ürünün durumu pazara hazırlama ve ulaşım biçimi ve koşulla*
rına dayanıklı, gönderildikleri yerlerdeki pazar isteklerini karşılamaya
uygun özellikte bulunmalıdır.
2.2. Sınıf Özellikleri. Kavunlarda
I. Smıf.
Bu sınıfa iyi nitelikli kavunlar girer ve aranacak özellikler şunlar olmalıdır.
- Kavunlar iyi gelişmiş olmalıdır
- Üzerinde çatlak ve bereler bulunmamalıdır. Sap etrafında et kıs*
mına erişmeye 2 cm'den kısa çatlaklar özür sayılmaz.
- Olgunlaşıp hasat edildiğinde saplan kopmayıp meyve üzerinde
kalan çeşitlerde sapların uzunluğu 3 cm yi geçmemelidir.
II. Sınıf.
Bu sınıfa I. sınıfa girmeyen, fakat kavunların genel özelliklerine uyan kavunlar girer. Bunlarda ürünün genel görünüşü ve özelliklerini bozmayan aşağıdaki özürler bulunabilir.
- Hafif şekil bozukluğu f
- Kabuk ve et kısmındaki hafif renk bozukluğu
- Böcekler tarafından meydana getirilen hafif yüzeysel berelenmeler
6.2.3. Toleranslar
Tolerans, bir ambalaj kabı içinde bildirilen kalite ve sınıflara gir*meyen, ancak istenmeden yanlışlıkla karışmış hoş görülebilecek hatalı ürünün sayısı ve miktarı tespit etmek için kullanılır. Toleranslar Kaliteyi tespit eden sınıflarda boy, çap, ağırlık olarak ayrı ayrı ve birde bunları toplamı olarak verilir.
Bir ambalaj kabındaki kavunlarda sayıca veya ağırlıkça kabul edi*len sınıf ve boy toleransları aşağıda verilmiştir.
1. Sınıf Toleransları
1. Sınıf
Bu sınıf özelliklerine uymayan, fakat II. Sınıfa giren kavunların en çok % 10 oranına kadar tolerans tanınır.
II. Sınıf
Bu sınıfın özelliklerine veya genel özelliklere uymayan, fakat tüke*time elverişli şekli bozuk bulunan kavunlara, gözle görülebilir çürük*lükler hariç en çok % 10 oranına kadar tolerans tanınır.
2. Boy Toleransları
Bütün sınıflar için (ikinci sınıfta boylama isteğe bağlıdır) ambalaj üzerinde belirtilen ağırlık veya çaptan daha küçük veya büyük olup bir alt yahut boya girebilen kavunlara %10 oranına kadar tolerans tanınır. Ancak boylama ağırlığa göre yapılmışsa 0,5 kg dan, boylama ekvatoral çapa göre yapılmışsa çapı 10 cm den daha küçük kavunlara hiçbir şekilde tolerans tanınmaz.
6.2.4. Muayene ve örnek alma
Pazara gönderilen ürünün çeşidi, sınıfı, ambalajı ve boylanmış olanlarda ayrıca boyu ve ambalajları aynı olan ve bir seferde muayeneye sunulanlar bir parti sayılır ve muayene için örnekler partiden alınır. Dökme olarak pazara yollanan üründe çeşit ve sınıfı aynı olmak kaydı ile bunların yüklendikleri taşıyıcılar veya dolduruldukları konteynerler içindeki ürün bir parti kabul edilir. Eğer ürün ambalajlı ise, partiyi oluşturan ambalajın birimlerinin miktarına göre karşılarında gösterilen (n) sayıda ambalaj numune olarak partiden gelişi güzel ayrılır. Muayene bu numuneler üzerinde yapılır.
Dökme partilerden numune almak için partideki ürün sayısı veya kilogram olarak miktarı biliniyorsa bu miktarlardan biri, bunlar bilinmi*yorsa tahmin edilen sayı veya ağırlık (N) olarak kabul edilir ve yukarı*daki cetvelde verilen (N) in karşısındaki (n) miktarında ürün partinin çeşitli yerlerinden gelişi güzel ayrılarak bir araya getirilir. Muayeneler bu numuneler üzerinde yapılır

Kaynak: Sera Ürünlerinin Pazarlanması
Prof.Dr.Atilla GÜNAY - Prof.Dr. Mehmet BÜLBÜL


Comment