Ürünün temizlenmesi ve yıkanması
Bu işlem ürünün iyi bir görünüş kazanması, üzerinde bulunan toz, kir, böcek ve artıkları, kimyasal madde kalıntısı gibi maddelerin uzaklaştırılması için yapılır. Her ne kadar havuz içine dökülmüş ürün*lerde bir ön yıkama ve temizleme yapılmışsa da, daha sonraki bu esas temizleme ve yıkamayı yapmak gereklidir. Zaten kuru uygulama yapıl*mak durumunda olan ürünlerde ise temizleme zaten zorunludur. Temizleme kuru ve suyla yıkama olarak iki şekilde yapılır.
Kuru temizlemeye girecek ürünlerin bazısı dönerek, elekli bant*lardan geçirilirken kuvvetli hava akımına maruz bırakılır ve böylece temizlenmeleri sağlanır. Diğer bazısı kuru fırçalanır. Fırçalamada, fırça telleri yumuşak olmalı, dönüş hızı 200 devir/dak aşmamalıdır. Bu temizlemede ürünün mum tabakası bozulmaz, ürün üzerinde kalır. Yıkamayla meydana gelecek olumsuzluklar, kuru temizlemede ortaya çıkmaz. Kavun, karpuz, soğan, sarımsaklarda ve düzgün şekilli sebze*lerde daha çok kuru temizlemeğe gidilir.
Suyla yıkayarak temizlemede, ürün dönerek fırçalı bant üzerinden geçirilirken üzerine su püskürtülür veya ürün havuz içine alınır ve havuzda suyu karıştırıcı döner kanatlar, döner sonsuz vidalar, döner parmaklı fırçalar yardımıyla hareket ettirilerek temizlenir.
Temizlemede yalnız su kullanılmış ise ürünün kabuk kısmı pek zedelenmez ve hatta mum tabakası bozulmaz. Bu durumda ek bir mumlama yapılmaz. Sulama suyu içine daha iyi temizleme elde etmek üzere sabun, deterjan ve mikroorganizmalardan arındırmak için dezen*fektan katılmışsa, bu kimyasallar kabuğu zedeleyebilir ve mum tabaka*sını azaltabilir. O zaman temizlemeden sonra mumlama yapmak gerekir.
Sabun ve deterjan (Na-metasilikat, trisodyumfosfat) suya %0,5-l oranında katılır. Suyun sıcaklığı 10-20°C de tutulur. Suyun sıcaklığı arttığında mikroorganizma çoğalması görülür. Suyun, tankın temizliği için pH sı 7-8 olan suya 40-60 ppm aktif klor içeren Na-hipoklorit, pH sı 11-12 olan suya 100 ppm SOPP katılır. Klor sudaki organik maddelere bağlandığından miktarı giderek azalır. Bu bakımdan dozun sabit kalması için sürekli klor takviyesi yapılır.
Sabunla ve deterjanla yıkanmış ürün daha sonra sadece suyla çalkalanır ve durulanır. Üstündeki sabun ve deterjan alınır. Sünger merdanelerden geçirilip, ılık hava püskürtülerek kurutulur.
Ürünün mumlanması
Bazı ürünlerin yıkama sonrası kabuk kısmındaki mum tabakası kaybolur ve kabuk zedelenebilir, açık yaralar, çatlaklar ortaya çıkabilir. Bunlar ürünün su kaybını arttırır ve aynca üründe enfeksiyon noktaları oluşturabilir. Bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak ve ürüne parlaklık ve gösterişlilik kazandırmak amacıyla mumlama yapılır. Mumlama ile küçük yaralar ve çatlaklar kaybolur. Su kaybı ve enfeksiyon ihtimali azalır. Fakat mumlama kabuk yüzeyinden iç kısma gaz geçirgenliğini azaltır. Bu hızlı solunum yapan ürünlerde, ürün içinde karbondioksit birikmesine ve oksijen azalmasına yol açar. Solunum yavaşlar ve solu*num bozuklukları meydana gelir. Nitekim mumlama hıyarlarda benek*lenmeye, domateslerde olgunlaşmanın yavaşlamasına, patateslerde iç kararmasına sebep olabilir. Ayrıca mumlama sonrası kabuk yüzeyinden uzaklaştırılamamış ve stoma, lentisel ve küçük yaralar içinde saklı kalmış mantari ve bakteriyel organizmalar buralarda gelişerek hastalık yapar ve çürümeye sebebiyet verir. Bunları önlemek üzere yıkama suyuna ve mum içine fungusit, bakterisit katılır. Bu maksatla botran, dowicide (SOPP) A, 2-aminobütan, TBZ karıştırılır. Mumlama kavun*larda, hıyarlarda, biberlerde, patateslerde ve diğer bazı sebzelerde rahatlıkla uygulanabilir.
Balmumu, Şeker pancarı mumu, Karnauba mumu su kaybını azaltmakta, doğal reçine, gomalak reçinesi ve sentetik termoplastik terpen reçinesi ürüne parlaklık vermek, zeytin, pamuk yağı ve parafin muma yumuşaklık vermede kullanılır. Dikkat edilirse mumlamada kullanılan maddeler bir emülsiyon karışımıdır. Bu emülsiyonun sulan*dırılması için ayrıca oleik asit ve trietanolamin' den birisi tercih edilir.
Mumlama yapılacak ürünün üzeri kuru olmalı ve mumlama sıcak bir ortamda yapılmalıdır. Sıcaklık 60-80°C arasında değişir. Bunun için mumlama kapalı bir ortamda veya kabinde yapılır. Ürünler döner fırçalı bantla sıcak kabin içinden geçerken sıvı halde emülsiyon püskürtülmesi en pratik şekildir. Bir çok işletmede bu sistem kullanılır. Püskürtme ile mumlama dışında yine en yaygın kullanılan ikinci sistem batırılarak ve fırçalanarak uygulamadır. Katı ve köpük halindeki mumlar fırçalama
yoluyla ürün üzerine yayılır. Bantların hızı ve dakikada atılan mum miktarı ayarlanarak, mumlamada mum kalınlığı ve dozu ayarlanır. Miktarları ürünün özelliğine göre değişir. Mumlama sonrası ürünün üzerindeki mumun kısa süre içinde, iyice kurutulması gerekir. Bu, ürün bant üzerinden akarken 50-70°C de sıcak hava sirkülasyonu verilerek kuruma sağlanır. Kurutma tam ve kısa süre içinde olmazsa ürün birbirine yapışır, etrafa bulaşır ve kirlenmelere yol açar.
Ürünün sınıflandırılması ve boylanması
Ayıklama, yıkama, temizleme ve mumlama ile ürün artık pazara yollanacak hale gelmiştir. Bundan sonra ürünün yollanacağı Pazar isteklerine göre sınıflara ve boylara ayrılması, yani bir örnekliğin oluşturulması gerekir. Bu işlemler küçük işletmelerde işçiler tarafından yapılır. Büyük işletmelerde bu işlemleri yapabilecek alet ve makineler kullanılır. Ancak bunların çalışması sırasında da işçiler tarafından değişik kademelerde kontroller yapılır.
Piyasaya arz edilecek ürünlerin sınıflandırılmasına Ekstra, I. Sınıf, II. Sınıf ve dökme dört kalite sınıfı uygulanır. Bantlar üzerinden ürün döndürülerek geçirilir ve her işçi kendi kalite sınıfındaki ürünü ayırıp yanındaki diğer banda koyar. Böylece her sınıf için ayrı bantlar oluşur. Bu bantlar boylama yapacak işçilerin önüne gelir. Bu işçiler de boyları sınıflara ayırır, sonra ürün ambalajlanma kısmına geçer.
Sınıflamada renk, şekil ve büyüklük esas alınır. Ürünün cins ve çeşidine göre bunlardan birisi öncelik alır. Ancak işçilerin gözlerinden kaçan ufak tefek hatalar oluşabilir. Bunlar ambalajlama sırasında kısmen tekrar kontrol edilebilir. Daha iyi sınıflama yapmak için bazı otomatik sistemler devreye sokulmaya çalışılmaktadır. Kabuğun, etin rengini ve rengin dalga boyunu dikkate alarak, kabuk üzerine ışık yansıtıcıları konulmakta ve böylece renge göre sınıf ayrımları gerçek*leştirilmektedir. Bu konu özellikle domateslerde önem kazanır. Çünkü domateslerin olgunluğu renklerine göre belirlenir ve uzak pazarlara en açık renkliler, yakın pazara koyu renkliler gönderilir. Ayrıca saklama sırasında da renk ayrımına göre ürünlerin saklama sıcaklığı ayarlanır. Patateslerde iç kararması renk ayrımı ile tespit edilmektedir.
Boylamada ürünlerin ağırlığı ve büyüklüğü esas alınır ve bir örneklik sağlanır. Küçük paketleme evlerinde işçinin avuç içi ve parmaklan ölçü olarak kullanılır. Bunun yanında metalden, tahtadan hazır*lanmış çember, halkalar ve aralıklı çubuklardan yararlanılır. Genelde Hıyar, kavun, karpuz, patates, soğan, lahana turp, havuç, marul ve kıvırcıklar elle boylanır.
Boylama, büyük paketleme evlerinde, ürünün ağırlığı ve iriliği dikkate alınarak otomatik makinelerle yapılmaktadır.
Ürünün ağırlığına göre boylanması. Şekli düzgün olmayan ve nazik yapılı sebzelerde kullanılır. Ürün, ağırlığı ölçen kefeler grubuna girer. Kefeler değişik ağırlık gruplarına önceden ayarlanır. Burada kefe*ler üzerine ürün geldiğinde, kefenin ağırlığında olan ürünlerde kefe eği*lir ve ürünü kefenin altındaki banda boşaltır. Hafif olanlar, ta ki kendi ağırlığı ile bandı eğebildiği kefenin üzerine gelinceye kadar ilerlemeye devam eder. Bunun için önce en ağır ürünler için kefeler ayarlanır ve giderek kefelerdeki ağırlık miktarı azaltılır. Böylece önce ağır ve büyük olan ürünler, giderek daha küçük ve hafif olan ürünler birbirinden ayrılmış olur. Bazen bir kefeye küçük birkaç ürün oturabilir ve kefe eğilip ürünleri boşaltabilir. Ancak bu ufak ürünler büyük ürünler arasından, ambalajlama yapan işçiler tarafından kolayca ayırt edilip, hemen dışlanır.
Ürünün iriliğine göre boylanması. Şekli düzgün olan sebzelerde kullanılır. Elek tipi ayırıcılarda, ürün banttan elekler üzerine gelir, eleklerde sarsılarak ilerler ve elekler üzerinde çaplara göre bulunan deliklerden önce küçük çaptaki deliklerden küçük boylar ve giderek büyük çaptaki deliklerden büyük ürünler altlarındaki bantlara düşer. Bir diğer şekil aralığı dardan genişe doğru açılan bant sistemi veya yukarıdan aşağıya doğru aralığı daralan merdane sistemidir.
Son yıllarda tuşlu boylama yapan makineler geliştirilmiştir. Tuşlar merdane üzerinde belirli yüksekliklere ayarlanır. Bu sistemde, önce iri boylar, daha sonra küçük boylar ayrılır. Bunun için başlangıçta tuşların merdane ile arası açık, giderek kısalır. Yine son yıllarda bilgisayar sistemiyle çalışan otomatik ayarlayıcılar da devreye girmiştir.
Ambalajlama veya paketleme
Kalite sınıflarına ayrılmış, boylanmış ürünün pazara gönderilmesi için değişik kaplar içine konma olayına ambalajlama veya paketleme denir. Ambalajlama yaparken aşağıdaki hususlar göz önünde bulundu*rulur.
- Ambalaj kabı, içine konan ürüne uygun olmalı ve ürünü iyi
korumalıdır.
- Ambalaj kabı kolay taşınabilmeli, taşıma sırasında mekanik
zararlardan ve çalıntıya karşı ürünü korumalı ve su kaybını
arttırmamalıdır.
- Ambalaj kabı iyi bir havalandırmaya ve soğutmaya sahip
olmalı, içindeki ürün temiz ve sağlıklı kalmalıdır.
- Kolay hazırlanmalı, içine ürün kolay doldurulmalı, sıkıca
yerleştirilmeli ve kapatılmalıdır.
- Taşıma ve istiflemeye (yüklemeye) uygun olmalı, ürün akışını ve
dağıtımını kolaylaştırmak, her türlü darbede sağlam kalabil-
melidir.
Mümkün olduğu kadar hafif olmalı ve brüt ağırlığı net ağırlığının %10 u geçmemelidir.
- ?çine ithalatçı ve tüketiciye uyacak miktarda ürün almalıdır.
- Ürünün satışını ve sürümünü teşvik edecek, gerektiğinde
reklam aracı olacak şekilde gösterişli olmalıdır.
- Boşken kolay taşınmalı, az yer işgal etmeli
- Her yerde, her zaman bulunabilmeli, fiyatı ucuz olmalıdır.
Ambalajlar, "üretim yerinden işleme merkezine kadar olan ambalaj kabı" ve "pazarlamada kullanılan ambalaj kabı" olarak ikiye ayrılır.
Ürünün paketleme evlerine taşınması konusu işlenirken üretim yerinden işleme merkezine kadar kullanılan kaplar hakkında bilgi verilmişti. Hatırlatmak üzere, bu kaplar, bahçe kasaları, paletli kasalar, özel taşıyıcı kaplar ve diğer kaplar olarak dörde ayrılmaktaydı.
Pazarlamada kullanılan ambalaj kaplan tel dikişli veya çivili tahta sandık veya kasalar, sazdan, kamıştan ve tahtadan örülmüş sandık ve sepetler, oluklu mukavvadan yapılmış karton kutular, plastik kaplar, plastik, jüt, kanaviçeden imal edilmiş file, torba ve çuvallar veya kom*bine ambalaj kaplarıdır.
Sandık, kasalar ve sepetler. Kasalar veya sandıklar çeşitli ağaç*lardan yapılır. Kasalar ve sandıkların tutturulması çivi veya del dikişle olur. Bu kaplar hem dış ambalaj kabı (tüketici ambalaj kaplarını bir arada tutar ve taşımada paletlere uygun büyüklüktedir.) ve hem de tüketici ambalaj kabı olarak kullanılır.
Tahta kasa ve sandıkların istiflemeye karşı dirençleri yüksektir. Havalandırmaya, soğutmaya uygun olup, nemden etkilenmeleri azdır. Ağırdırlar, boş iken fazla yer kaplarlar. Daha çok dış ambalaj kabı olarak kullanılır. Fiyatları ucuzdur.
Tahta kasaların ve sandıkların yerini son yıllarda mukavva kutu*lar ve sert plastik kasa ve sandıklar almaktadır.
Sepetler. ?nce çıta tahtadan, ince ağaç dallarından, sazdan, kamıştan ve kartonlardan örülmüş kaplardır. Daha çok tüketici ambalaj kabıdır ve pazara dış ambalaj kabı içine konarak yollanır, çilek, kuş konmaz, ravent, yaprak salatası, bürüksel lahanası, kantalop kavunu gibi değerli ve nazik ürünlerin ambalajlanmasında kullanılır. Kabın albenisi yüksek olduğundan kabın fiyatını ve dolayısıyla ürünün fiya*tını da yükseltir.
Plastik kutu ve sandıklar. Sert plastikten yapılmışlardır. Küçük olanları ürünü pazara yollamada kullanılır. Büyük boyutlu olanları dış ambalaj kabı olarak kullanılır. Çok kere kullanılabilir. Her türlü soğutmaya, havalandırmaya ve yıkamaya karşı kullanışlıdır. Fiyatları yüksektir.
Çuval ve torbalar. Kağıt, keten, kenevir, pamuk, plastik lif ve örtüden yapılır. Büyüklükleri çok çeşitlidir. 100-5000 g'ma kadar olan*ların yanında 20-25 kg olanları da vardır. File tipinde olanlar soğan, patates, havuç, turp, pancar gibi kaba yapılı sebzelerin ambalajlan*masında kullanılır. Kağıt ve plastik örtüden yapılmış torbalarda ürünün havalanması için delikler açılır. Delik açılmadığı zaman torba içinde nem fazla yükselir, havalandırma azalır ve mantari, bakteriyel hastalık*ların ortaya çıkmasına neden olur. 5 kg'lık patates torbasına 30-50 adet, 1-2 kg'lık soğan torbasına 20-30 adet, 300-500 gr'lık ıspanak ve fasulye torbasına 2-4 delik açmak yeterlidir. Son yıllarda çok ucuz olan PE torbalar geniş çapta kullanıma girmiş bulunmaktadır.
Ambalajlama işlemi
Yıkanmış, temizlenmiş, sınıflanmış ve boylanmış ürünler yukarıda belirtilen ambalaj kaplarına pazara sunulmak üzere doldurulur. Ambalaj kaplarına ürünün konulması dökme ve düzgün sıralama olarak iki şekilde gerçekleştirilir.
Ürünün dökme olarak ambalaj kabına doldurulması
Ürünün ambalaj kabına dökme olarak doldurulması, elle veya otomatik makinalarda rast gele yapılır. Ancak kap içine, ürünün belli bir adeti veya ağırlığı konur.
Elle doldurmada işçiler, sınıflaması ve boylaması yapılmış ürün*lerin bulunduğu tezgah veya bant başında genellikle ayakta veya hafifçe oturarak çalışır. Önlerinde bulunan ürünü kabın içine, ağzına kadar doldurur. Bazı ürünleri doldurmadan önce kağıda sarar, sonra kabın içine koyar. Bazense kap içine önce kağıt, talaş gibi maddeleri koyup daha sonra ürünleri bu materyal içine yerleştirir. Elle kapların doldu*rulması fazla işçilik alır. Ancak kaliteli ürünlerde elle doldurma halen kullanılmaktadır.
Elle doldurma zaman aldığı ve pahalı olduğundan, paketleme evle*rinde otomatik doldurma daha çok tercih edilir. Otomatik makinelerde doldurmada, ambalaj kapları bant üzerinde ürünün sınıflama ve boyla*masının yapıldığı kısma gelir. Burada kaplar içine ürün doldurulur. Ancak ürünün iyice yerleşmesi ve kap içine muntazam dolması için, kap bir vibratör yardımıyla sallanır.
Elle veya otomatik doldurmada aşırı doldurulmuş kaplar yastık -lanmış (eğimli) bir kapakla kapatılır. Zamanla kap içine yerleşen ürün kendi ağırlığıyla sıkıştığından, ilerde bu fazla doldurma sayesinde kap içinde boşluk kalmaz. Belli bir süre sonra kapakta halen şişkinlik varsa, istiflemede bu şişkin kısımlar yana getirilir. Böylece üzerine diğer kapların baskısı gelmez.
Ürünün düzgün olarak ambalaj kabına yerleştirilmesi
Düzgün sıralama sofralık değeri, satış fiyatı yüksek ve fazla dayanıklığı olmayan ürünlerde ve daha çok ele yapılır. Sınıflanmış ve boylanmış ürünleri işçiler tek tek alarak kap içine sıralar. Sıralama, sıravari veya diyagonal olmak üzere iki şekilde olur. Ürünler kap içine bir, iki veya üç kat doldurulur. Sıravari yerleştirmede birinci katta ürünlerin birinci sırası yanına hemen ikinci sıra yerleştirilir. Daha sonraki katlarda ürünler üst üste gelir. Diyagonalde ise birinci kat dizilir. Ürünlerin ikinci sırası dizilirken, ikinci sıra daha önce dizilen birinci sıranın aralarına konur. Böylece ikinci katta ürünler, birinci kat ürünlerin sıra aralarına yerleştirilir. Bu sistemde yük daha dengeli dağılır ve değişik ambalaj kaplanna ürünlerin yerleştirilmesi daha kolay olur.
Ürünler ambalaj kabına yerleştirildikten sonra, ambalajın albeni*sini artırmak için üstü jelatinli kağıtla örtülür. Böylece ambalajın içi dışarıdan görülür. Ayrıca firma ile ilgili bazı yazılarda yazılabilir. Ancak konulan basılı kağıtların veya yazılan yazıların ürünle temas etmemesi gerekir. Ambalaj kabında mutlaka yazılması gereken bilgiler, ambalaja konan ürünün özellikleri, sınıfı, boylaması, net ve brüt ağırlıkları ve bazı ürünler için kullanılma tarihidir.
Kaynak: Sera Ürünlerinin Pazarlanması
Prof.Dr.Atilla GÜNAY - Prof.Dr. Mehmet BÜLBÜL
Bu işlem ürünün iyi bir görünüş kazanması, üzerinde bulunan toz, kir, böcek ve artıkları, kimyasal madde kalıntısı gibi maddelerin uzaklaştırılması için yapılır. Her ne kadar havuz içine dökülmüş ürün*lerde bir ön yıkama ve temizleme yapılmışsa da, daha sonraki bu esas temizleme ve yıkamayı yapmak gereklidir. Zaten kuru uygulama yapıl*mak durumunda olan ürünlerde ise temizleme zaten zorunludur. Temizleme kuru ve suyla yıkama olarak iki şekilde yapılır.
Kuru temizlemeye girecek ürünlerin bazısı dönerek, elekli bant*lardan geçirilirken kuvvetli hava akımına maruz bırakılır ve böylece temizlenmeleri sağlanır. Diğer bazısı kuru fırçalanır. Fırçalamada, fırça telleri yumuşak olmalı, dönüş hızı 200 devir/dak aşmamalıdır. Bu temizlemede ürünün mum tabakası bozulmaz, ürün üzerinde kalır. Yıkamayla meydana gelecek olumsuzluklar, kuru temizlemede ortaya çıkmaz. Kavun, karpuz, soğan, sarımsaklarda ve düzgün şekilli sebze*lerde daha çok kuru temizlemeğe gidilir.
Suyla yıkayarak temizlemede, ürün dönerek fırçalı bant üzerinden geçirilirken üzerine su püskürtülür veya ürün havuz içine alınır ve havuzda suyu karıştırıcı döner kanatlar, döner sonsuz vidalar, döner parmaklı fırçalar yardımıyla hareket ettirilerek temizlenir.
Temizlemede yalnız su kullanılmış ise ürünün kabuk kısmı pek zedelenmez ve hatta mum tabakası bozulmaz. Bu durumda ek bir mumlama yapılmaz. Sulama suyu içine daha iyi temizleme elde etmek üzere sabun, deterjan ve mikroorganizmalardan arındırmak için dezen*fektan katılmışsa, bu kimyasallar kabuğu zedeleyebilir ve mum tabaka*sını azaltabilir. O zaman temizlemeden sonra mumlama yapmak gerekir.
Sabun ve deterjan (Na-metasilikat, trisodyumfosfat) suya %0,5-l oranında katılır. Suyun sıcaklığı 10-20°C de tutulur. Suyun sıcaklığı arttığında mikroorganizma çoğalması görülür. Suyun, tankın temizliği için pH sı 7-8 olan suya 40-60 ppm aktif klor içeren Na-hipoklorit, pH sı 11-12 olan suya 100 ppm SOPP katılır. Klor sudaki organik maddelere bağlandığından miktarı giderek azalır. Bu bakımdan dozun sabit kalması için sürekli klor takviyesi yapılır.
Sabunla ve deterjanla yıkanmış ürün daha sonra sadece suyla çalkalanır ve durulanır. Üstündeki sabun ve deterjan alınır. Sünger merdanelerden geçirilip, ılık hava püskürtülerek kurutulur.
Ürünün mumlanması
Bazı ürünlerin yıkama sonrası kabuk kısmındaki mum tabakası kaybolur ve kabuk zedelenebilir, açık yaralar, çatlaklar ortaya çıkabilir. Bunlar ürünün su kaybını arttırır ve aynca üründe enfeksiyon noktaları oluşturabilir. Bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak ve ürüne parlaklık ve gösterişlilik kazandırmak amacıyla mumlama yapılır. Mumlama ile küçük yaralar ve çatlaklar kaybolur. Su kaybı ve enfeksiyon ihtimali azalır. Fakat mumlama kabuk yüzeyinden iç kısma gaz geçirgenliğini azaltır. Bu hızlı solunum yapan ürünlerde, ürün içinde karbondioksit birikmesine ve oksijen azalmasına yol açar. Solunum yavaşlar ve solu*num bozuklukları meydana gelir. Nitekim mumlama hıyarlarda benek*lenmeye, domateslerde olgunlaşmanın yavaşlamasına, patateslerde iç kararmasına sebep olabilir. Ayrıca mumlama sonrası kabuk yüzeyinden uzaklaştırılamamış ve stoma, lentisel ve küçük yaralar içinde saklı kalmış mantari ve bakteriyel organizmalar buralarda gelişerek hastalık yapar ve çürümeye sebebiyet verir. Bunları önlemek üzere yıkama suyuna ve mum içine fungusit, bakterisit katılır. Bu maksatla botran, dowicide (SOPP) A, 2-aminobütan, TBZ karıştırılır. Mumlama kavun*larda, hıyarlarda, biberlerde, patateslerde ve diğer bazı sebzelerde rahatlıkla uygulanabilir.
Balmumu, Şeker pancarı mumu, Karnauba mumu su kaybını azaltmakta, doğal reçine, gomalak reçinesi ve sentetik termoplastik terpen reçinesi ürüne parlaklık vermek, zeytin, pamuk yağı ve parafin muma yumuşaklık vermede kullanılır. Dikkat edilirse mumlamada kullanılan maddeler bir emülsiyon karışımıdır. Bu emülsiyonun sulan*dırılması için ayrıca oleik asit ve trietanolamin' den birisi tercih edilir.
Mumlama yapılacak ürünün üzeri kuru olmalı ve mumlama sıcak bir ortamda yapılmalıdır. Sıcaklık 60-80°C arasında değişir. Bunun için mumlama kapalı bir ortamda veya kabinde yapılır. Ürünler döner fırçalı bantla sıcak kabin içinden geçerken sıvı halde emülsiyon püskürtülmesi en pratik şekildir. Bir çok işletmede bu sistem kullanılır. Püskürtme ile mumlama dışında yine en yaygın kullanılan ikinci sistem batırılarak ve fırçalanarak uygulamadır. Katı ve köpük halindeki mumlar fırçalama
yoluyla ürün üzerine yayılır. Bantların hızı ve dakikada atılan mum miktarı ayarlanarak, mumlamada mum kalınlığı ve dozu ayarlanır. Miktarları ürünün özelliğine göre değişir. Mumlama sonrası ürünün üzerindeki mumun kısa süre içinde, iyice kurutulması gerekir. Bu, ürün bant üzerinden akarken 50-70°C de sıcak hava sirkülasyonu verilerek kuruma sağlanır. Kurutma tam ve kısa süre içinde olmazsa ürün birbirine yapışır, etrafa bulaşır ve kirlenmelere yol açar.
Ürünün sınıflandırılması ve boylanması
Ayıklama, yıkama, temizleme ve mumlama ile ürün artık pazara yollanacak hale gelmiştir. Bundan sonra ürünün yollanacağı Pazar isteklerine göre sınıflara ve boylara ayrılması, yani bir örnekliğin oluşturulması gerekir. Bu işlemler küçük işletmelerde işçiler tarafından yapılır. Büyük işletmelerde bu işlemleri yapabilecek alet ve makineler kullanılır. Ancak bunların çalışması sırasında da işçiler tarafından değişik kademelerde kontroller yapılır.
Piyasaya arz edilecek ürünlerin sınıflandırılmasına Ekstra, I. Sınıf, II. Sınıf ve dökme dört kalite sınıfı uygulanır. Bantlar üzerinden ürün döndürülerek geçirilir ve her işçi kendi kalite sınıfındaki ürünü ayırıp yanındaki diğer banda koyar. Böylece her sınıf için ayrı bantlar oluşur. Bu bantlar boylama yapacak işçilerin önüne gelir. Bu işçiler de boyları sınıflara ayırır, sonra ürün ambalajlanma kısmına geçer.
Sınıflamada renk, şekil ve büyüklük esas alınır. Ürünün cins ve çeşidine göre bunlardan birisi öncelik alır. Ancak işçilerin gözlerinden kaçan ufak tefek hatalar oluşabilir. Bunlar ambalajlama sırasında kısmen tekrar kontrol edilebilir. Daha iyi sınıflama yapmak için bazı otomatik sistemler devreye sokulmaya çalışılmaktadır. Kabuğun, etin rengini ve rengin dalga boyunu dikkate alarak, kabuk üzerine ışık yansıtıcıları konulmakta ve böylece renge göre sınıf ayrımları gerçek*leştirilmektedir. Bu konu özellikle domateslerde önem kazanır. Çünkü domateslerin olgunluğu renklerine göre belirlenir ve uzak pazarlara en açık renkliler, yakın pazara koyu renkliler gönderilir. Ayrıca saklama sırasında da renk ayrımına göre ürünlerin saklama sıcaklığı ayarlanır. Patateslerde iç kararması renk ayrımı ile tespit edilmektedir.
Boylamada ürünlerin ağırlığı ve büyüklüğü esas alınır ve bir örneklik sağlanır. Küçük paketleme evlerinde işçinin avuç içi ve parmaklan ölçü olarak kullanılır. Bunun yanında metalden, tahtadan hazır*lanmış çember, halkalar ve aralıklı çubuklardan yararlanılır. Genelde Hıyar, kavun, karpuz, patates, soğan, lahana turp, havuç, marul ve kıvırcıklar elle boylanır.
Boylama, büyük paketleme evlerinde, ürünün ağırlığı ve iriliği dikkate alınarak otomatik makinelerle yapılmaktadır.
Ürünün ağırlığına göre boylanması. Şekli düzgün olmayan ve nazik yapılı sebzelerde kullanılır. Ürün, ağırlığı ölçen kefeler grubuna girer. Kefeler değişik ağırlık gruplarına önceden ayarlanır. Burada kefe*ler üzerine ürün geldiğinde, kefenin ağırlığında olan ürünlerde kefe eği*lir ve ürünü kefenin altındaki banda boşaltır. Hafif olanlar, ta ki kendi ağırlığı ile bandı eğebildiği kefenin üzerine gelinceye kadar ilerlemeye devam eder. Bunun için önce en ağır ürünler için kefeler ayarlanır ve giderek kefelerdeki ağırlık miktarı azaltılır. Böylece önce ağır ve büyük olan ürünler, giderek daha küçük ve hafif olan ürünler birbirinden ayrılmış olur. Bazen bir kefeye küçük birkaç ürün oturabilir ve kefe eğilip ürünleri boşaltabilir. Ancak bu ufak ürünler büyük ürünler arasından, ambalajlama yapan işçiler tarafından kolayca ayırt edilip, hemen dışlanır.
Ürünün iriliğine göre boylanması. Şekli düzgün olan sebzelerde kullanılır. Elek tipi ayırıcılarda, ürün banttan elekler üzerine gelir, eleklerde sarsılarak ilerler ve elekler üzerinde çaplara göre bulunan deliklerden önce küçük çaptaki deliklerden küçük boylar ve giderek büyük çaptaki deliklerden büyük ürünler altlarındaki bantlara düşer. Bir diğer şekil aralığı dardan genişe doğru açılan bant sistemi veya yukarıdan aşağıya doğru aralığı daralan merdane sistemidir.
Son yıllarda tuşlu boylama yapan makineler geliştirilmiştir. Tuşlar merdane üzerinde belirli yüksekliklere ayarlanır. Bu sistemde, önce iri boylar, daha sonra küçük boylar ayrılır. Bunun için başlangıçta tuşların merdane ile arası açık, giderek kısalır. Yine son yıllarda bilgisayar sistemiyle çalışan otomatik ayarlayıcılar da devreye girmiştir.
Ambalajlama veya paketleme
Kalite sınıflarına ayrılmış, boylanmış ürünün pazara gönderilmesi için değişik kaplar içine konma olayına ambalajlama veya paketleme denir. Ambalajlama yaparken aşağıdaki hususlar göz önünde bulundu*rulur.
- Ambalaj kabı, içine konan ürüne uygun olmalı ve ürünü iyi
korumalıdır.
- Ambalaj kabı kolay taşınabilmeli, taşıma sırasında mekanik
zararlardan ve çalıntıya karşı ürünü korumalı ve su kaybını
arttırmamalıdır.
- Ambalaj kabı iyi bir havalandırmaya ve soğutmaya sahip
olmalı, içindeki ürün temiz ve sağlıklı kalmalıdır.
- Kolay hazırlanmalı, içine ürün kolay doldurulmalı, sıkıca
yerleştirilmeli ve kapatılmalıdır.
- Taşıma ve istiflemeye (yüklemeye) uygun olmalı, ürün akışını ve
dağıtımını kolaylaştırmak, her türlü darbede sağlam kalabil-
melidir.
Mümkün olduğu kadar hafif olmalı ve brüt ağırlığı net ağırlığının %10 u geçmemelidir.
- ?çine ithalatçı ve tüketiciye uyacak miktarda ürün almalıdır.
- Ürünün satışını ve sürümünü teşvik edecek, gerektiğinde
reklam aracı olacak şekilde gösterişli olmalıdır.
- Boşken kolay taşınmalı, az yer işgal etmeli
- Her yerde, her zaman bulunabilmeli, fiyatı ucuz olmalıdır.
Ambalajlar, "üretim yerinden işleme merkezine kadar olan ambalaj kabı" ve "pazarlamada kullanılan ambalaj kabı" olarak ikiye ayrılır.
Ürünün paketleme evlerine taşınması konusu işlenirken üretim yerinden işleme merkezine kadar kullanılan kaplar hakkında bilgi verilmişti. Hatırlatmak üzere, bu kaplar, bahçe kasaları, paletli kasalar, özel taşıyıcı kaplar ve diğer kaplar olarak dörde ayrılmaktaydı.
Pazarlamada kullanılan ambalaj kaplan tel dikişli veya çivili tahta sandık veya kasalar, sazdan, kamıştan ve tahtadan örülmüş sandık ve sepetler, oluklu mukavvadan yapılmış karton kutular, plastik kaplar, plastik, jüt, kanaviçeden imal edilmiş file, torba ve çuvallar veya kom*bine ambalaj kaplarıdır.
Sandık, kasalar ve sepetler. Kasalar veya sandıklar çeşitli ağaç*lardan yapılır. Kasalar ve sandıkların tutturulması çivi veya del dikişle olur. Bu kaplar hem dış ambalaj kabı (tüketici ambalaj kaplarını bir arada tutar ve taşımada paletlere uygun büyüklüktedir.) ve hem de tüketici ambalaj kabı olarak kullanılır.
Tahta kasa ve sandıkların istiflemeye karşı dirençleri yüksektir. Havalandırmaya, soğutmaya uygun olup, nemden etkilenmeleri azdır. Ağırdırlar, boş iken fazla yer kaplarlar. Daha çok dış ambalaj kabı olarak kullanılır. Fiyatları ucuzdur.
Tahta kasaların ve sandıkların yerini son yıllarda mukavva kutu*lar ve sert plastik kasa ve sandıklar almaktadır.
Sepetler. ?nce çıta tahtadan, ince ağaç dallarından, sazdan, kamıştan ve kartonlardan örülmüş kaplardır. Daha çok tüketici ambalaj kabıdır ve pazara dış ambalaj kabı içine konarak yollanır, çilek, kuş konmaz, ravent, yaprak salatası, bürüksel lahanası, kantalop kavunu gibi değerli ve nazik ürünlerin ambalajlanmasında kullanılır. Kabın albenisi yüksek olduğundan kabın fiyatını ve dolayısıyla ürünün fiya*tını da yükseltir.
Plastik kutu ve sandıklar. Sert plastikten yapılmışlardır. Küçük olanları ürünü pazara yollamada kullanılır. Büyük boyutlu olanları dış ambalaj kabı olarak kullanılır. Çok kere kullanılabilir. Her türlü soğutmaya, havalandırmaya ve yıkamaya karşı kullanışlıdır. Fiyatları yüksektir.
Çuval ve torbalar. Kağıt, keten, kenevir, pamuk, plastik lif ve örtüden yapılır. Büyüklükleri çok çeşitlidir. 100-5000 g'ma kadar olan*ların yanında 20-25 kg olanları da vardır. File tipinde olanlar soğan, patates, havuç, turp, pancar gibi kaba yapılı sebzelerin ambalajlan*masında kullanılır. Kağıt ve plastik örtüden yapılmış torbalarda ürünün havalanması için delikler açılır. Delik açılmadığı zaman torba içinde nem fazla yükselir, havalandırma azalır ve mantari, bakteriyel hastalık*ların ortaya çıkmasına neden olur. 5 kg'lık patates torbasına 30-50 adet, 1-2 kg'lık soğan torbasına 20-30 adet, 300-500 gr'lık ıspanak ve fasulye torbasına 2-4 delik açmak yeterlidir. Son yıllarda çok ucuz olan PE torbalar geniş çapta kullanıma girmiş bulunmaktadır.
Ambalajlama işlemi
Yıkanmış, temizlenmiş, sınıflanmış ve boylanmış ürünler yukarıda belirtilen ambalaj kaplarına pazara sunulmak üzere doldurulur. Ambalaj kaplarına ürünün konulması dökme ve düzgün sıralama olarak iki şekilde gerçekleştirilir.
Ürünün dökme olarak ambalaj kabına doldurulması
Ürünün ambalaj kabına dökme olarak doldurulması, elle veya otomatik makinalarda rast gele yapılır. Ancak kap içine, ürünün belli bir adeti veya ağırlığı konur.
Elle doldurmada işçiler, sınıflaması ve boylaması yapılmış ürün*lerin bulunduğu tezgah veya bant başında genellikle ayakta veya hafifçe oturarak çalışır. Önlerinde bulunan ürünü kabın içine, ağzına kadar doldurur. Bazı ürünleri doldurmadan önce kağıda sarar, sonra kabın içine koyar. Bazense kap içine önce kağıt, talaş gibi maddeleri koyup daha sonra ürünleri bu materyal içine yerleştirir. Elle kapların doldu*rulması fazla işçilik alır. Ancak kaliteli ürünlerde elle doldurma halen kullanılmaktadır.
Elle doldurma zaman aldığı ve pahalı olduğundan, paketleme evle*rinde otomatik doldurma daha çok tercih edilir. Otomatik makinelerde doldurmada, ambalaj kapları bant üzerinde ürünün sınıflama ve boyla*masının yapıldığı kısma gelir. Burada kaplar içine ürün doldurulur. Ancak ürünün iyice yerleşmesi ve kap içine muntazam dolması için, kap bir vibratör yardımıyla sallanır.
Elle veya otomatik doldurmada aşırı doldurulmuş kaplar yastık -lanmış (eğimli) bir kapakla kapatılır. Zamanla kap içine yerleşen ürün kendi ağırlığıyla sıkıştığından, ilerde bu fazla doldurma sayesinde kap içinde boşluk kalmaz. Belli bir süre sonra kapakta halen şişkinlik varsa, istiflemede bu şişkin kısımlar yana getirilir. Böylece üzerine diğer kapların baskısı gelmez.
Ürünün düzgün olarak ambalaj kabına yerleştirilmesi
Düzgün sıralama sofralık değeri, satış fiyatı yüksek ve fazla dayanıklığı olmayan ürünlerde ve daha çok ele yapılır. Sınıflanmış ve boylanmış ürünleri işçiler tek tek alarak kap içine sıralar. Sıralama, sıravari veya diyagonal olmak üzere iki şekilde olur. Ürünler kap içine bir, iki veya üç kat doldurulur. Sıravari yerleştirmede birinci katta ürünlerin birinci sırası yanına hemen ikinci sıra yerleştirilir. Daha sonraki katlarda ürünler üst üste gelir. Diyagonalde ise birinci kat dizilir. Ürünlerin ikinci sırası dizilirken, ikinci sıra daha önce dizilen birinci sıranın aralarına konur. Böylece ikinci katta ürünler, birinci kat ürünlerin sıra aralarına yerleştirilir. Bu sistemde yük daha dengeli dağılır ve değişik ambalaj kaplanna ürünlerin yerleştirilmesi daha kolay olur.
Ürünler ambalaj kabına yerleştirildikten sonra, ambalajın albeni*sini artırmak için üstü jelatinli kağıtla örtülür. Böylece ambalajın içi dışarıdan görülür. Ayrıca firma ile ilgili bazı yazılarda yazılabilir. Ancak konulan basılı kağıtların veya yazılan yazıların ürünle temas etmemesi gerekir. Ambalaj kabında mutlaka yazılması gereken bilgiler, ambalaja konan ürünün özellikleri, sınıfı, boylaması, net ve brüt ağırlıkları ve bazı ürünler için kullanılma tarihidir.
Kaynak: Sera Ürünlerinin Pazarlanması
Prof.Dr.Atilla GÜNAY - Prof.Dr. Mehmet BÜLBÜL

