TOPRAK VE TOPRAK OLUŞUMU
Toprak bitkilerin üzerinde barındığı bir yerdir. Bunun içindir ki toprak "Arzın dış tabakasını kaplayan, kaya ve organik maddelerin türlü ayrışma ürünlerinin karışımından meydana gelen, içerisinde ve üzerinde geniş bir canlı alemini barındıran , bitkilere durak yeri, besin kaynağı olan, belli oranda su ve hava içeren üç boyutlu bir varlık" olarak tarif edilir (Akalan, 1977). Oldukça karmaşık bir yapı gösteren toprak, fiziksel bir kitle olarak incelenirse; birbiriyle iç içe girmiş 3 ayrı fazdan oluştuğu görülür. Bunlar; katı, sıvı ve gaz fazlarıdır. Toprağın hacim olarak yaklaşık % 50' sini oluşturan katı faz, mineral kısım (% 45) ve organik kısım (bitki ve hayvan artıkları % 5) dan ibarettir. Sıvı faz toprak hacminin % 25' ni oluşturur. Alt katlardaki suyun artışına paralel olarak bu oran artabilir. Gaz fazı ise yine % 25' lik bir hacim işgal eder. Organik topraklara ülkemizde az ve daha çok Sibirya gibi soğuk yörelerde rastlamak olasıdır. Türkiye' de topraklarının hemen tamamı mineral orijinlidir.
Toprak esas olarak 4 ana bileşenden meydana gelmektedir. Bunlar;
- Mineral maddeler,
- Organik maddeler,
-Su
- Havadır.
Mineral ve organik maddeler toprağın katı kısımlarını oluşturur. Bu oluşum yıkıcı, ayrıştırıcı ve zarar verici olduğu kadar, aynı zamanda yapıcı ve bütünleştirici bir sürü olaylar sonucu ortaya çıkar. Genelde toprak, ana kayaların ve organik maddelerin parçalanması sonucunda meydana gelir. Oluşan toprak, iklim, bitki örtüsü, bitkisel ve hayvansal artıklar, topografya, toprağın özellikleri ve zaman gibi faktörlerin etkileri altında bir çok fiziksel, kimyasal ve biyolojik değişikliklere uğrayarak değişik karakterler kazanır. Nitekim dünyanın oluşumu sonrası, ana kayalar çeşitli etmenler karşısında parçalanmış, sonuçta çeşitli büyüklükte mineral parçalar ortaya çıkmıştır. Bu parçaların bir kısmı yağmur suları ile erimiş ve yıkanıp gitmiştir. Kalan küçük parçacıklar ve taneler çeşitli ayrışma olayları sonucunda kısmen yalın, kısmen birbirleri ile birleşerek yeni bileşikler meydana getirmiştir.
Toprak bitkilerin üzerinde barındığı bir yerdir. Bunun içindir ki toprak "Arzın dış tabakasını kaplayan, kaya ve organik maddelerin türlü ayrışma ürünlerinin karışımından meydana gelen, içerisinde ve üzerinde geniş bir canlı alemini barındıran , bitkilere durak yeri, besin kaynağı olan, belli oranda su ve hava içeren üç boyutlu bir varlık" olarak tarif edilir (Akalan, 1977). Oldukça karmaşık bir yapı gösteren toprak, fiziksel bir kitle olarak incelenirse; birbiriyle iç içe girmiş 3 ayrı fazdan oluştuğu görülür. Bunlar; katı, sıvı ve gaz fazlarıdır. Toprağın hacim olarak yaklaşık % 50' sini oluşturan katı faz, mineral kısım (% 45) ve organik kısım (bitki ve hayvan artıkları % 5) dan ibarettir. Sıvı faz toprak hacminin % 25' ni oluşturur. Alt katlardaki suyun artışına paralel olarak bu oran artabilir. Gaz fazı ise yine % 25' lik bir hacim işgal eder. Organik topraklara ülkemizde az ve daha çok Sibirya gibi soğuk yörelerde rastlamak olasıdır. Türkiye' de topraklarının hemen tamamı mineral orijinlidir.
Toprak esas olarak 4 ana bileşenden meydana gelmektedir. Bunlar;
- Mineral maddeler,
- Organik maddeler,
-Su
- Havadır.
Mineral ve organik maddeler toprağın katı kısımlarını oluşturur. Bu oluşum yıkıcı, ayrıştırıcı ve zarar verici olduğu kadar, aynı zamanda yapıcı ve bütünleştirici bir sürü olaylar sonucu ortaya çıkar. Genelde toprak, ana kayaların ve organik maddelerin parçalanması sonucunda meydana gelir. Oluşan toprak, iklim, bitki örtüsü, bitkisel ve hayvansal artıklar, topografya, toprağın özellikleri ve zaman gibi faktörlerin etkileri altında bir çok fiziksel, kimyasal ve biyolojik değişikliklere uğrayarak değişik karakterler kazanır. Nitekim dünyanın oluşumu sonrası, ana kayalar çeşitli etmenler karşısında parçalanmış, sonuçta çeşitli büyüklükte mineral parçalar ortaya çıkmıştır. Bu parçaların bir kısmı yağmur suları ile erimiş ve yıkanıp gitmiştir. Kalan küçük parçacıklar ve taneler çeşitli ayrışma olayları sonucunda kısmen yalın, kısmen birbirleri ile birleşerek yeni bileşikler meydana getirmiştir.
1

