Toprak Tepkimesi (pH)
Bir toprağın hidrojen iyonları konsantrasyonunun negatif logaritması pH veya toprak reaksiyonu veya toprak tepkimesi adını alır. Toprak reaksiyonu asit, nötr ve bazik (alkali) olmak üzere 3 şekilde ortaya çıkar. Toprak çözeltisindeki serbest hidrojen (H) iyonları konsantrasyonu, hidroksil (OH) iyonları konsantrasyonundan daha fazla ise çözelti asittir. Bunun tersi durumunda çözelti bazik veya alkali, H ve OH iyonlarının eşit olduğu durumda ise nötr' dür. Toprak pH' sı 0 ile 14 arasında derecelenen ıskalada gösterilir ve bu ıskalada 7 nötr noktasıdır. Nötr noktadan aşağıya doğru asitlik derecesi, yukarıya doğru ise baziklik derecesi artış gösterir. Genelde 14-8.7 arası kuvvetli alkali, 8,7-8,3 arası alkali, 8,3-7,7 arası orta alkali, 7,7-7,3 arası hafif alkali, 7,3-6,7 arası nötr, 6,7-6,3 hafif asit, 6,3-5,7 arası orta asit, 5,7-5,2 arası kuvvetli asit ve 5,2-0 arası ise çok kuvvetli asitdir.
Toprak çözeltisinde H ve OH iyonlarının dağılışı düzgün değildir. Hidrojen iyonları, hidroksil iyonlarına göre toprak tarafından daha fazla tutulur. Özellikle hidrojen iyonları toprak kolloidlerinin yüzey civarında fazla, kolloidleri çevreleyen suların dış yüzeylerinde azdır. Oysa bu su yüzeyinde hidroksil iyonlarının miktarı yüksektir. Bunun sonucu olarak asit bir toprakta, sızan drenaj suları kuvvetli asit, nötr veya hafif alkali bir reaksiyon gösterebilir.
Toprak pH' nm iki önemli etkisi vardır. Bunlar, a.Topraklarm mikrobiyal aktivitesine olan etkisi,
b.Toprakların kimyasal özelliklerinin ve besin maddelerinin oluşması ile bunların bitkiler tarafından alınabilmesine olan etkisidir.
Toprak bünyesine bağlı kalarak toprak pH' sı bazı değişiklikler gösterebilirse de bu kesin bir kural değildir.
Kil bünyeli topraklarda 6,6-7,4
Kum bünyeli topraklarda 6,2-7,0
Killi-kumlu topraklarda 5,8-6,6
%5 humus içeren topraklarda 5,3-6,2
değerlerinde pH analiz edilebilir.
Hidrojen iyonları, topraktaki besin maddelerinin su içinde erimesine, solüsyon haline geçmesine ve eriyikte bulunan bitki besin maddelerinin bitkilerce absorbe edilmesine de yardımcı olur. Özellikle demir ve manganın alınması buna güzel bir örnektir. Demir ve manganın, toprak pH1 nın 4,5' dan 8.0' e doğru çıkması durumunda eriyebilirlikleri yavaşlar. Buna karşılık nitrat ve amonyağın kullanımı toprak pH' mn 6,5-7,0' nin üzerinde olduğu koşullarda kolaylaşır ve çabuklaşır. Fosfor toprakta güç eriyen bir elementtir. Fosfor ve bileşiklerinin toprak pH' sı 6,5 civarında iken dirençleri azalır ve suda eriyebilirlikleri çabuklaşır. Bu durum da onların alınmalarını kolaylaştırır. Genel bir kural olarak, açıkta yetiştirilen bitkiler için pH düzeyinin 7,0 ve 7,0' nin biraz üzeri (7,3-7,5 gibi), serada yetiştirilen bitkiler için ise 7,0 ve 7,0' nin biraz altında (6,3-6,7 gibi) olması tercih edilir.
Toprak pH' nın yükselmesi ve azalması durumlarında bazı önlemler alınarak, bitkiler için ideal olan sınırlara geri getirilir. Türkiye topraklarının çoğunluğu kireçli olduğundan, pH değerleri genelde yüksektir. Bu bakımdan genelde ülkemizin tarım topraklarında daha çok pH değerinin nasıl düşürüleceği üzerinde durulur (Doğu Karadeniz yöresi toprakları hariç).
Toprak pH' nın yükselmesi durumunda (yani alkali olması), toprağa elementel toz kükürt uygulaması yapılır. Kükürt uygulaması yapıldığında iyi sonuç alınması için, aşağıdaki prensipler uygulanmalıdır.
a.Toprak sıcaklığı 20°C nin üstünde olmalıdır. Isıtılmayan seralarda
kükürt uygulaması ancak yaz aylarında yapılabilir. Isıtılan seralarda ise
istenilen zamanda uygulama gerçekleştirilebilir. Çünkü kükürdün
bitkilere zararlı bir etkisi bulunmadığından, kükürdün toprakta
parçalanması ve etki yaptığı dönemde karantina uygulamasına gerek
yoktur. Uygulama sonrası hemen yetiştiriciliğe geçilebilir. Hatta çok
gerekli ise, bitkiler toprakta yetişirken, bitki sıra aralarına kükürt
uygulaması yapılabilir. Bu uygulama aynı zamanda topraktaki mantari
ve bakteriyel bitki hastalıklarını da yok edilmesi açısından yarayışlıdır.
b.Kükürt uygulaması sırasında, toprakta yeteri kadar nem
bulunmalıdır. Nemi az topraklar önce sulanmak, sonra toprak tava
geldiğinde kükürt uygulanmalıdır.
c.Toprakta kükürt bakterileri bulunmalıdır (1 g toprakta 50 bin adet
bakteri). Eğer toprakta yeteri kadar organik madde varsa bakteri de
mevcuttur. Bakteriler, organik gübreleme yapılmış toprakta, gerekli
sıcaklığı ve enerjiyi bulup çalışabilirler. Toprakta yeteri kadar bakteri
yoksa, organik gübrelere bakteri aşılanarak, bunlar toprağa karış
tırılmalıdır.
d.Atılacak kükürt miktarı toprağın bünyesine ve bitki cins ve türüne
göre değişir. Kökü derine gitmeyen bitkilerde daha az kükürt kullanılır.
Toprak pH' nı 8,5' dan 7,5' a yani 1 birim düşürmek için 20 cm
derinliğinde 1 dekar araziye hafif bünyeli toprakta 40 kg, orta bünyeli toprakta 50 kg ve ağır bünyeli toprakta 60 kg kükürt, 250-500 kg iyi yanmış ahır gübresine karıştırılarak uygulanmalıdır. Toz kükürt toprak üzerine serpilerek de atılır. Daha sonra pulluk veya belle toprağın 20 cm derinliğine karıştırılır. pHr yi 2 birim düşürmek istediğimizde ise 2 misli kükürt kullanmalıdır. Bir yıl içerisinde 1-2 dereceden fazla pH1 yi düşürmek doğru değildir. Çünkü, kullanılan kükürt miktarı toprakta çok fazla artacağından, diğer besin maddelerinin alınmasına ters etki meydana getirebilir.
Toprakta pH' nın azaldığı, yani toprağın asit özellik kazanmaya başladığı durumda pH1 yi yükseltmek için toprağa kalsiyum içeren azotlu ve fosforlu gübreler veya doğrudan kireç (CaCO3) ve (MgCO3) uygulaması yapılmalıdır. Böylece asit pH yavaş yavaş yukarıya doğru yükseltilir. Pulluk derinliğine veya 20 cm derinliğinde 1 dekar toprağa 25-50 kg arasında kireç uygulandığında, toprağın pH' sı 1 birim yükseltilmiş olur. Toprağın çok alkali düzeye yükseltilmesi istenmez. Toprağı alkali durumdan asit duruma doğru kaydırmak, asitten alkaliye doğru kaydırmaktan daha zor bir işlemdir.
Toprak pH' nın analiz edilmesinde elektrometrik ve kolorimetrik
iki yöntem kullanılır.
Elektrometrik yöntemde pH metre adı verilen elektrikli bir aletten yararlanılır. pH1 sı tayin edilen çözeltinin hidrojen iyonları konsantrasyonu ile aletin elektrodunun hidrojen iyonları konsantrasyonu dengeye getirilir. Alette okunan rakam pH' yi verir.
Kolorimetrik yöntem basit ve kolay olmasına karşılık, hassasiyet veya güvenirlik derecesi daha azdır. Bu yöntemde indikatörler kullanılır. ?ndikatörler değişik pH değerlerinde değişik renkler meydana getirir. Toprak çözeltisine damla damla indikatör katılır ve çözelti karıştırılır. Meydana gelen renk karşılığı pH değeri daha önceden basılmış indikatör renk değerleri ile karşılaştırılıp pH değeri saptanır. Son yıllarda özel hazırlanmış kağıt indikatörler geliştirilmiştir. Bunlar çözelti içine sokularak, kağıtta meydana gelen renk değişmesi, yine renk ıska-lasındaki değerlerle karşılaştırılır ve pH değeri bulunur.
Bir toprağın hidrojen iyonları konsantrasyonunun negatif logaritması pH veya toprak reaksiyonu veya toprak tepkimesi adını alır. Toprak reaksiyonu asit, nötr ve bazik (alkali) olmak üzere 3 şekilde ortaya çıkar. Toprak çözeltisindeki serbest hidrojen (H) iyonları konsantrasyonu, hidroksil (OH) iyonları konsantrasyonundan daha fazla ise çözelti asittir. Bunun tersi durumunda çözelti bazik veya alkali, H ve OH iyonlarının eşit olduğu durumda ise nötr' dür. Toprak pH' sı 0 ile 14 arasında derecelenen ıskalada gösterilir ve bu ıskalada 7 nötr noktasıdır. Nötr noktadan aşağıya doğru asitlik derecesi, yukarıya doğru ise baziklik derecesi artış gösterir. Genelde 14-8.7 arası kuvvetli alkali, 8,7-8,3 arası alkali, 8,3-7,7 arası orta alkali, 7,7-7,3 arası hafif alkali, 7,3-6,7 arası nötr, 6,7-6,3 hafif asit, 6,3-5,7 arası orta asit, 5,7-5,2 arası kuvvetli asit ve 5,2-0 arası ise çok kuvvetli asitdir.
Toprak çözeltisinde H ve OH iyonlarının dağılışı düzgün değildir. Hidrojen iyonları, hidroksil iyonlarına göre toprak tarafından daha fazla tutulur. Özellikle hidrojen iyonları toprak kolloidlerinin yüzey civarında fazla, kolloidleri çevreleyen suların dış yüzeylerinde azdır. Oysa bu su yüzeyinde hidroksil iyonlarının miktarı yüksektir. Bunun sonucu olarak asit bir toprakta, sızan drenaj suları kuvvetli asit, nötr veya hafif alkali bir reaksiyon gösterebilir.
Toprak pH' nm iki önemli etkisi vardır. Bunlar, a.Topraklarm mikrobiyal aktivitesine olan etkisi,
b.Toprakların kimyasal özelliklerinin ve besin maddelerinin oluşması ile bunların bitkiler tarafından alınabilmesine olan etkisidir.
Toprak bünyesine bağlı kalarak toprak pH' sı bazı değişiklikler gösterebilirse de bu kesin bir kural değildir.
Kil bünyeli topraklarda 6,6-7,4
Kum bünyeli topraklarda 6,2-7,0
Killi-kumlu topraklarda 5,8-6,6
%5 humus içeren topraklarda 5,3-6,2
değerlerinde pH analiz edilebilir.
Hidrojen iyonları, topraktaki besin maddelerinin su içinde erimesine, solüsyon haline geçmesine ve eriyikte bulunan bitki besin maddelerinin bitkilerce absorbe edilmesine de yardımcı olur. Özellikle demir ve manganın alınması buna güzel bir örnektir. Demir ve manganın, toprak pH1 nın 4,5' dan 8.0' e doğru çıkması durumunda eriyebilirlikleri yavaşlar. Buna karşılık nitrat ve amonyağın kullanımı toprak pH' mn 6,5-7,0' nin üzerinde olduğu koşullarda kolaylaşır ve çabuklaşır. Fosfor toprakta güç eriyen bir elementtir. Fosfor ve bileşiklerinin toprak pH' sı 6,5 civarında iken dirençleri azalır ve suda eriyebilirlikleri çabuklaşır. Bu durum da onların alınmalarını kolaylaştırır. Genel bir kural olarak, açıkta yetiştirilen bitkiler için pH düzeyinin 7,0 ve 7,0' nin biraz üzeri (7,3-7,5 gibi), serada yetiştirilen bitkiler için ise 7,0 ve 7,0' nin biraz altında (6,3-6,7 gibi) olması tercih edilir.
Toprak pH' nın yükselmesi ve azalması durumlarında bazı önlemler alınarak, bitkiler için ideal olan sınırlara geri getirilir. Türkiye topraklarının çoğunluğu kireçli olduğundan, pH değerleri genelde yüksektir. Bu bakımdan genelde ülkemizin tarım topraklarında daha çok pH değerinin nasıl düşürüleceği üzerinde durulur (Doğu Karadeniz yöresi toprakları hariç).
Toprak pH' nın yükselmesi durumunda (yani alkali olması), toprağa elementel toz kükürt uygulaması yapılır. Kükürt uygulaması yapıldığında iyi sonuç alınması için, aşağıdaki prensipler uygulanmalıdır.
a.Toprak sıcaklığı 20°C nin üstünde olmalıdır. Isıtılmayan seralarda
kükürt uygulaması ancak yaz aylarında yapılabilir. Isıtılan seralarda ise
istenilen zamanda uygulama gerçekleştirilebilir. Çünkü kükürdün
bitkilere zararlı bir etkisi bulunmadığından, kükürdün toprakta
parçalanması ve etki yaptığı dönemde karantina uygulamasına gerek
yoktur. Uygulama sonrası hemen yetiştiriciliğe geçilebilir. Hatta çok
gerekli ise, bitkiler toprakta yetişirken, bitki sıra aralarına kükürt
uygulaması yapılabilir. Bu uygulama aynı zamanda topraktaki mantari
ve bakteriyel bitki hastalıklarını da yok edilmesi açısından yarayışlıdır.
b.Kükürt uygulaması sırasında, toprakta yeteri kadar nem
bulunmalıdır. Nemi az topraklar önce sulanmak, sonra toprak tava
geldiğinde kükürt uygulanmalıdır.
c.Toprakta kükürt bakterileri bulunmalıdır (1 g toprakta 50 bin adet
bakteri). Eğer toprakta yeteri kadar organik madde varsa bakteri de
mevcuttur. Bakteriler, organik gübreleme yapılmış toprakta, gerekli
sıcaklığı ve enerjiyi bulup çalışabilirler. Toprakta yeteri kadar bakteri
yoksa, organik gübrelere bakteri aşılanarak, bunlar toprağa karış
tırılmalıdır.
d.Atılacak kükürt miktarı toprağın bünyesine ve bitki cins ve türüne
göre değişir. Kökü derine gitmeyen bitkilerde daha az kükürt kullanılır.
Toprak pH' nı 8,5' dan 7,5' a yani 1 birim düşürmek için 20 cm
derinliğinde 1 dekar araziye hafif bünyeli toprakta 40 kg, orta bünyeli toprakta 50 kg ve ağır bünyeli toprakta 60 kg kükürt, 250-500 kg iyi yanmış ahır gübresine karıştırılarak uygulanmalıdır. Toz kükürt toprak üzerine serpilerek de atılır. Daha sonra pulluk veya belle toprağın 20 cm derinliğine karıştırılır. pHr yi 2 birim düşürmek istediğimizde ise 2 misli kükürt kullanmalıdır. Bir yıl içerisinde 1-2 dereceden fazla pH1 yi düşürmek doğru değildir. Çünkü, kullanılan kükürt miktarı toprakta çok fazla artacağından, diğer besin maddelerinin alınmasına ters etki meydana getirebilir.
Toprakta pH' nın azaldığı, yani toprağın asit özellik kazanmaya başladığı durumda pH1 yi yükseltmek için toprağa kalsiyum içeren azotlu ve fosforlu gübreler veya doğrudan kireç (CaCO3) ve (MgCO3) uygulaması yapılmalıdır. Böylece asit pH yavaş yavaş yukarıya doğru yükseltilir. Pulluk derinliğine veya 20 cm derinliğinde 1 dekar toprağa 25-50 kg arasında kireç uygulandığında, toprağın pH' sı 1 birim yükseltilmiş olur. Toprağın çok alkali düzeye yükseltilmesi istenmez. Toprağı alkali durumdan asit duruma doğru kaydırmak, asitten alkaliye doğru kaydırmaktan daha zor bir işlemdir.
Toprak pH' nın analiz edilmesinde elektrometrik ve kolorimetrik
iki yöntem kullanılır.
Elektrometrik yöntemde pH metre adı verilen elektrikli bir aletten yararlanılır. pH1 sı tayin edilen çözeltinin hidrojen iyonları konsantrasyonu ile aletin elektrodunun hidrojen iyonları konsantrasyonu dengeye getirilir. Alette okunan rakam pH' yi verir.
Kolorimetrik yöntem basit ve kolay olmasına karşılık, hassasiyet veya güvenirlik derecesi daha azdır. Bu yöntemde indikatörler kullanılır. ?ndikatörler değişik pH değerlerinde değişik renkler meydana getirir. Toprak çözeltisine damla damla indikatör katılır ve çözelti karıştırılır. Meydana gelen renk karşılığı pH değeri daha önceden basılmış indikatör renk değerleri ile karşılaştırılıp pH değeri saptanır. Son yıllarda özel hazırlanmış kağıt indikatörler geliştirilmiştir. Bunlar çözelti içine sokularak, kağıtta meydana gelen renk değişmesi, yine renk ıska-lasındaki değerlerle karşılaştırılır ve pH değeri bulunur.


Comment