Toprağın Organik Maddesi
Topraklarda az miktarlarda bulunan organik madde toprak verimliliğini arttırmanın yanı sıra toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri üzerine de önemli ölçüde etki yapar. Toprakların organik madde kaynağının esasını toprakta ayrışan bitki artıkları ile hayvansal canlı artıklardır. Ancak asıl kaynak bitkisel dokulardan oluşan bitki artıklarıdır. Toprağa karışan organik atıklar topraktaki mikroorganizmaların hücumuna uğrayarak hızla ayrışmaya başlar. Toprak organik maddesinin parçalanıp ayrışma işlemini gören toprak mikroorganizmalarının da çalışabilmesi için toprak nemi, sıcaklığı, pH1 sı, tuz içeriği vb. özelliklerinin ideal olması gereklidir.
Organik madde kavramı ile kullanılan bir diğer terim de Humus dur. Humus organik maddenin aktif olan kısmı, belirli bir kimyasal bileşimi bulunmayan, sürekli değişim içinde olan, organik maddenin ileri düzeyde ayrışmış olan kısmı olarak kabul edilir.
Bitkisel materyaller içinde farklı yüzdelerde çeşitli maddeler bulunmaktadır. Bunlardan şeker ve nişastalar % 1-5, proteinler % 1-15, ligninler % 10-30, yağ-balmumu-tanen-reçine % 1-8, sellüloz % 20-50, hemisellüloz ve poliuronidler % 10-20' dir.
Toprağa ilave edilen organik maddenin topraktaki etkileri şöyle sıralanabilir;
1. Organik madde, toprakta erozyon tehlikesini en aza indirger
2.Organik madde toprak canlıları için besin ve enerji kaynağı
vazifesini görür
3. Toprak sıcaklığının korunmasında yardımcı olur
4. Suyun topraktan buharlaşıp kaybolmasını önler
5.Organik maddenin ayrışması sonucu oluşan bazı yapıştırıcı
salgılar toprak sturuktürünün düzelmesine neden olur
6.Ayrışan organik maddenin içeriğinde bulunan bazı bitki besin
elementleri bitkilerin alabileceği forma dönüşür.
7. Toprakların su tutma kapasitesini arttırır.
8. Toprak pH' ki ani değişmeleri engeller.
9. Toprakların katyon değişim kapasitelerini arttırır ve besin
elementlerini tutarak topraktan yıkanıp gitmelerini engeller.
10. Topraktaki bazı elementlerin alınabilmeleri üzerine olumlu etkide
bulunur.
Açık tarım arazilerindeki mineral toprakların organik madde içerikleri genelde % 1-1.5 düzeylerinde ve oldukça düşüktür. Oysa sera üretiminin gerçekleştiği koşullarda yani sera topraklarında organik madde içeriğinin bu değerden 8-10 kat daha fazla olması gereklidir.
Topraktaki organik maddenin toprağa ilavesi yanında onun toprakta korunması ve devamlı olması için bazı önlemlerin de alınması gereklidir. İşlenen ve yoğun üretim yapılan seralarda bitkilerin kullandığı organik madde çok fazladır. Tüketilen bu organik maddenin tamamı toprağa geriye dönmez. Bu nedenle tüketilen organik maddenin, topraklarda belirli, bir düzeyin altına düşmemesine çaba sarf edilmelidir.
Toprağa her yıl peryodik olarak organik materyallerin ilavesi yanında yeşil gübreleme, toprağa azotlu gübrelerin verilmesi, diğer bitki besin elementlerinin topraklara gübre olarak verilmesi torf, turba, peat, orman altı artıkları ile çeşitli organik kökenli kompost materyallerinin de toprağa kazandırılması organik madde artışı açısından olumlu bir çalışmadır
Topraklarda az miktarlarda bulunan organik madde toprak verimliliğini arttırmanın yanı sıra toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri üzerine de önemli ölçüde etki yapar. Toprakların organik madde kaynağının esasını toprakta ayrışan bitki artıkları ile hayvansal canlı artıklardır. Ancak asıl kaynak bitkisel dokulardan oluşan bitki artıklarıdır. Toprağa karışan organik atıklar topraktaki mikroorganizmaların hücumuna uğrayarak hızla ayrışmaya başlar. Toprak organik maddesinin parçalanıp ayrışma işlemini gören toprak mikroorganizmalarının da çalışabilmesi için toprak nemi, sıcaklığı, pH1 sı, tuz içeriği vb. özelliklerinin ideal olması gereklidir.
Organik madde kavramı ile kullanılan bir diğer terim de Humus dur. Humus organik maddenin aktif olan kısmı, belirli bir kimyasal bileşimi bulunmayan, sürekli değişim içinde olan, organik maddenin ileri düzeyde ayrışmış olan kısmı olarak kabul edilir.
Bitkisel materyaller içinde farklı yüzdelerde çeşitli maddeler bulunmaktadır. Bunlardan şeker ve nişastalar % 1-5, proteinler % 1-15, ligninler % 10-30, yağ-balmumu-tanen-reçine % 1-8, sellüloz % 20-50, hemisellüloz ve poliuronidler % 10-20' dir.
Toprağa ilave edilen organik maddenin topraktaki etkileri şöyle sıralanabilir;
1. Organik madde, toprakta erozyon tehlikesini en aza indirger
2.Organik madde toprak canlıları için besin ve enerji kaynağı
vazifesini görür
3. Toprak sıcaklığının korunmasında yardımcı olur
4. Suyun topraktan buharlaşıp kaybolmasını önler
5.Organik maddenin ayrışması sonucu oluşan bazı yapıştırıcı
salgılar toprak sturuktürünün düzelmesine neden olur
6.Ayrışan organik maddenin içeriğinde bulunan bazı bitki besin
elementleri bitkilerin alabileceği forma dönüşür.
7. Toprakların su tutma kapasitesini arttırır.
8. Toprak pH' ki ani değişmeleri engeller.
9. Toprakların katyon değişim kapasitelerini arttırır ve besin
elementlerini tutarak topraktan yıkanıp gitmelerini engeller.
10. Topraktaki bazı elementlerin alınabilmeleri üzerine olumlu etkide
bulunur.
Açık tarım arazilerindeki mineral toprakların organik madde içerikleri genelde % 1-1.5 düzeylerinde ve oldukça düşüktür. Oysa sera üretiminin gerçekleştiği koşullarda yani sera topraklarında organik madde içeriğinin bu değerden 8-10 kat daha fazla olması gereklidir.
Topraktaki organik maddenin toprağa ilavesi yanında onun toprakta korunması ve devamlı olması için bazı önlemlerin de alınması gereklidir. İşlenen ve yoğun üretim yapılan seralarda bitkilerin kullandığı organik madde çok fazladır. Tüketilen bu organik maddenin tamamı toprağa geriye dönmez. Bu nedenle tüketilen organik maddenin, topraklarda belirli, bir düzeyin altına düşmemesine çaba sarf edilmelidir.
Toprağa her yıl peryodik olarak organik materyallerin ilavesi yanında yeşil gübreleme, toprağa azotlu gübrelerin verilmesi, diğer bitki besin elementlerinin topraklara gübre olarak verilmesi torf, turba, peat, orman altı artıkları ile çeşitli organik kökenli kompost materyallerinin de toprağa kazandırılması organik madde artışı açısından olumlu bir çalışmadır

