fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Bitkilere yer hazırlamak amacıyla yapılan toprak işlemesi

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Bitkilere yer hazırlamak amacıyla yapılan toprak işlemesi

    BİTKİLERE YER HAZIRLAMAK AMACIYLA YAPILAN TOPRAK İŞLEMESİ
    Toprakta bitkilerin bulunmadığı devrede yapılan toprak işlemesidir. Bu işleme şekli; zaman, işleme derinliği ve işin şekline göre değişik şekillerde uygulanır.
    Zamana Bağlı Toprak İşlemesi
    Zamana bağlı toprak işlemesi açıkta ve serada sonbahar ve ilkbahar aylarında yapılmasına göre kendi arasında ikiye ayrılır.
    Sonbahar toprak işlemesi bitkiler tarladan kaldırıldıktan sonra toprağın bitki artıklarından temizlenmesi, derin sürülerek bunların toprağa karıştırılması ve oluşturulacak büyük kesekler nedeniyle kış yağışlarının depolanmasını sağlamak üzere yapılır. Seralarda ise bitki artıkları sökülüp atıldığından sadece toprakta kalan köklerin parçalanması ve toprağı işleyerek bir sonraki bitkiye yer hazırlanması için yapılan bir işlemdir. Bu bakımdan oldukça önemlidir. Toprak 20-40 cm derinlikte sürülür. Bu işleme derinliği her sene biraz azaltılır veya çoğaltılır. Toprağın hep aynı derinlikte işlenmesi sonucu bir müddet sonra toprağın işlenmeyen alt tabakalarında, toprağın sürülmesi sırasında basılması ve sıkıştırılmasıyla sertleşmiş, taşlaşmış ve geçirimsiz bir katman oluşacaktır. Bu tabakaya veya katmana "Taban Oluşması" veya "Taban Taşı" adı verilir. İşte derinliğin her yıl değiştirilmesiyle toprakta taban oluşumu önlenir. Açık arazilerdeki topraklar derin sürülecekse dikkatli davranmak ve canlılığı yeterli düzeyde olmayan alt toprağı üste çıkartmamak gerekir. Alt katmanları sıkışmış olan topraklarda derin toprak işlemesi pulluğun arkasına takılan taban demiri vasıtasıyla olduğu yerde yırtılarak parçalanmak, üst kısımlar pullukla devrilerek işlenmelidir. Belleme yapılacaksa,kısmen basit kirizma uygulanmalı (yapılış şekli ilerde anlatılacaktır), alt toprak alta, üst toprak ise üste aktarılmalıdır. Yani toprak tabakaları yer değiştirmemelidir. Seralar bundan sonra bitki dikimine hazırlanır. Sonbahar mevsiminde dışarıda yapılan toprak işlemesinde, toprak büyük kesekler ve boşluklar halinde bırakıldığından, kışın yağan yağışlar rahatça bu boşluklardan toprak içine girer ve toprak tarafından emilir. Havanın soğuması ve ısınması durumuna göre, meydana gelen soğuklarda topraktaki su donar ve genleşir, böylece topraktaki büyük keseklerin parçalanmasına sebep olur.

    Ayrıca ilkbahara doğru havalar ısınmaya başladığı zaman, toprak içinde yeterli derecede su ve sıcaklık bulan mikroorganizmalar organik maddeleri besin olarak kullanır ve çürütür. Böylece organik maddeler bitkiler tarafından alınabilecek kolloidal yapıya yani humusa dönüşür. Toprak fazla suyunu kaybederken belli bir tava ulaşır, kabarır ve yumuşak bir görünüm kazanır. Bu fiziksel, biyolojik ve kimyasal olaylar toprağın gençleşmesine, yapısının düzelmesine, bitki yetiştirmeye uygun bir ortam halini almasına neden olur. Bunun için, sonbahar toprak işlemesine, toprağın yapısını düzeltmek için yapılan toprak işlemesi adı da verilir. Ancak toprağın bu duruma gelmesi için sonbahar işlemesi sırasında toprağın fazla ıslak olmaması ve toprakta kerpiçleşme meydana getirilmemesi gerekir. Yani toprak tavlı iken işlenmelidir. Kerpiçleşen, sertleşen toprak kış aylarının etkisine rağmen kolay kolay parçalanmaz. Bu tip topraklar kışın istenilen şekilde tava gelmez, yapısı bozuk kalır ve bu tip topraklara bitkisel üretim için sorunlu toprak gözüyle bakılır.
    Zamana bağlı ikinci toprak işlemesi, ilkbahar veya yaz aylarının
    her hangi bir döneminde bitkiye yer hazırlamak amacı ile yapılır. Bu toprak işlemesi 15-25 cm derinliktedir. Toprak işleme sırasında sürülür, bitki artıkları temizlenir, varsa kesekleri kırılır, taban geçirilerek bastırılır, parselasyon işlemi yapılır, tırmıklanır ve düzeltilerek tohum ekmeye ve fide dikmeye hazır hale getirilir. Dolayısıyla bu toprak işlemesine, bitkiye yer hazırlamak için yapılan toprak işlemesi adı da verilir.
    Seralarda toprak işlemesi, daha çok ilkbahar ve yaz aylarında yapılan toprak işlemesine benzer. Dışarıda yapılan sonbahar toprak işlemesi seralarda uygulanmaz ve o topraklarda görülen olaylar serada meydana gelmez. Ancak zaman olarak serlerde sonbaharda da toprak, bitkiye yer hazırlamak için işlenir.


    Derinliğe Bağlı Toprak İşlemesi
    Derinliğe bağlı olarak yapılacak toprak işlemesi, derin toprak işlemesi (kirizma olarak 60-150 cm derinlikte), yüzlek toprak işlemesi (sürme ve belleme olarak 10-30 cm derinlikte) olarak ikiye ayrılır.
    Derin toprak işlemesi aynı zamanda kirizma olarak da adlandırılır. Kirizma, sebze bahçelerini ve seraları kurmadan önce, yani bahçe ilk tesis edilirken toprak profili açıldıktan sonra mutlaka uygulanır. Kirizmadan sonra sebze bahçesi tanzim edilir veya seralar kurulur. İlerleyen yıllarda kirizma, her 5-10 senede bir toprağın durumuna bakılarak, onu gençleştirmek ve ıslah etmek üzere tekrarlanabilir. Görüldüğü gibi kirizma sürekli olmayan ve duruma göre yapılması gereken bir toprak işlemesidir.
    Kirizma 60-150 cm derinlikte ve daha çok insan gücüyle yapılır. Çok geniş alanlarda kirizma yüksek masraf gerektirdiği için uygulanamaz. Bunun yerini 60-80 cm' lik makina gücüyle yapılan derin sürüm alır. Mekanizasyonla yapılan kirizma daha ekonomik bir şekle dönüştürülür ve büyük sahaların da işlenmesi sağlanır. Yukarıdaki ifadelerden kirizmanın insan ve makina gücüyle gerçekleştirilebileceği rahatlıkla anlaşılabilir. İnsan gücü kullanıldığında kazma (taşçı ve kökçü kazmalar), kürek, bel (çatal ve kürek bel), balyoz, değişik boyda ve kalınlıkta çiviler, küskü ve manivela gibi el aletlerinden yararlanılır. Mekanizasyonda ise paletli veya lastik tekerlekli traktörler (genellikle paletli ve gücü yüksek olanlar tercih edilir) arkasına taban demiri ( kaz burnu veya kaz ayağı) ve pulluk birlikte takılarak toprak işlenir.
    İnsan gücü ile kirizma daha düzenli ve istenilen şekilde gerçekleşir. Ancak bu işlem uzun zaman alır ve fazla iş gücü kullanıldığından çok masraflıdır. Toprak istenirse devrilerek, istenirse aktarılarak işlenir. İşleme sırasında toprakta istenmeyen kök, dal gibi yabancı bitki artıklarını, kaya ve taş parçalarını ayıklamak mümkündür. Makinalı işleme sırasında pullukla toprağın yalnız üst kısımları devrilir, alt kısımları ise kaz ayaklan veya derin kazıcılar ile yırtılır. İnsan gücündeki çeşitlilik burada yoktur, toprakta ayıklama ve temizleme yapılamaz, en büyük özelliği ekonomik olmasıdır.
    Kirizma, genelde arazinin boş olduğu dönemlerde ve toprak tavında iken; açık tarım arazilerinde ise (yani tarlalarda) sonbahar, kışı ılık geçen yerlerde kış ve ilkbahar başlangıcında, seralarda ise seranın sıcak olduğu ve boş kaldığı yaz aylarında uygulanır. Toprağın mutlaka tavında olması istenir. Çok kuru, sert ve çok ıslak topraklarda kirizma yapılması önerilmez. Kuru topraklarda kazma işlemi çok zordur. Islak topraklarda yapılacak kirizma çamurlaşmaya, sıkışmaya ve bu nedenle de daha kötü toprak koşullarının oluşmasına neden olacaktır. Her iki durumda da kirizma uzun zaman alır ve maliyetin yükselmesine sebep olur.

    Kirizma, basit ve çapraz olmak üzere iki şekilde uygulanır. Basit kirizmada toprağın 20-40 cm veya 60 cm1 lik üst tabakası üstte, onun altındaki 20-40 veya 20-60, 20-80, 20-100 cm1 lik alt toprak tabakaları altta işlenir (dikkat bundan sonra kirizma anlatılırken tekrar derinlik ölçüleri verilmeyecek üst ve alt tabaka olarak atıf yapılacaktır). Çapraz kirizmada ise alt tabaka üste, üst tabaka ise alta alınır. Kirizmada gerek işlenecek toprak derinliğini ve gerekse kirizma şeklini bazı faktörler belirler. Bu faktörler şöyle sıralanabilir,
    a.İklim koşulları: Soğuk ve yağışı bol olan yerlerde, yüzlek, sıcak ve
    kuru topraklarda derin kirizma uygulanır. Bunun yanı sıra yağışın bol
    olduğu yerler ile toprak alt katmanlarının kötü olduğu koşullarda bu
    durumu düzeltmek ve drenajı sağlamak bakımından yine derin kirizma
    uygulamak olasıdır.

    b.Toprak koşulları: Toprak alt katmanlarının düzgün ve kuru yapılı
    olduğu yerlerde derin ve çapraz kirizma yapılır. Alt katmanların fazlaca
    killi, kireçli, kumlu ve taş içerdiği, taban suyu düzeyinin toprak
    yüzeyine yakın olduğu koşullarda yüzlek ve basit kirizma uygulanır.

    Kirizma yaparken topraktaki biyolojik yaşam da dikkate alınmalıdır. Eğer toprağın alt katmanlarında canlılık yok ise cansız veya biyolojik aktivitenin olmadığı bu kısmı yukarı çıkartıp, canlı kısmı aşağıya indirerek, derin ve çapraz kirizma yapmak, toprakta tümüyle canlılığının kaybolmasına yol açabilir. Bu gibi durumlarda basit kirizma ile canlı olan üst tabakayı üstte, cansız olan alt tabakayı ise altta işlemek, ancak her sene sonbaharda bol ahır gübresiyle gübreleme yaparak ve toprağı her sene biraz daha derin işleyerek alt katlardaki cansız tabakayı canlı hale sokmak daha sonra çapraz ve derin kirizmaya geçmek gerekir.
    c.Bitki cins ve türü: Bitki cins ve türleri, değişik kök yapılarına,
    derinliğine ve topraktaki besin maddelerinden yararlanma gücüne
    sahiptir. Derin köklü ve çok yıllık bitkilerde kirizma derin yapılır. Yüzlek
    köklü ve yıllık bitkilerde derin işleme yapılmasına gerek yoktur.
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: Bitkilere yer hazırlamak amacıyla yapılan toprak işlemesi

    Kirizmayı insan gücü kullanarak yapmak istiyorsak, kirizmada kullanılacak işçi sayısı dikkate alınmalıdır. Her işçiye 1 m genişliğinde bir parça bırakılır. Eğer bu iş için 10 işçi çalıştınlacaksa, işleme alanı 10 m genişliğinde parsellere ayrılır. Parsel sayısı mutlaka iki ve ikinin katları olacak şekilde çift olmalıdır. Kirizma yaparken birinci parselin ön kısmında kirizma ağız çukuru açılır. Buradan çıkan toprak, hemen birinci parselin ön kısmına yığılır. Birinci parsel sona kadar işlendiği zaman, arka kısımda bir çukur kalır. İkinci parselin işlenmesine, çukur kalan birinci parselin sonundan başlanır. Yine ağız açılır ve çıkan toprak ikinci parselin önüne yığılır. İkinci parsel bittiğinde yine son tarafında boşluk kalır. Bu şekilde diğer parsellerin de kirizması tamamlanır. Sonra birinci parselin ön tarafındaki yığılmış toprak, ikinci parselin sonunda açık kalan çukura, ikinci parselin önünde biriken toprak da, birinci parselin sonunda kalan çukura doldurulur. Üçüncü ile 4.(3 + 4 ) ve 5. İle 6. parseller (5 + 6) ve varsa diğer çift yapılmış parsellerde de aynen 1. ve 2. parsellerdeki uygulama işlemi gerçekleştirilir. Böylece arazide yığılmış toprakların taşınması ve açılmış çukurların doldurması en kısa yoldan kolayca yapılmış ve arazi normal şekline dönüştürülmüş olur. Yukarıda belirttiğimizin aksine, arazi tek sayıda parsellere ayrılacak olursa, sonda tek kalan bir parselin başında yığın, sonunda boşluk kalır ve bu nedenle çok uzun bir yoldan yığılan toprağın boşluğa çekilmesi gerekir. Toprak, taşıma sırasında ağır yüklü taşıtlar tarafından ezileceği için sıkışır ve kirizmanın faydalılık derecesi aza indirgenir. Ayrıca oldukça yüklü taşıma masrafı da ortaya çıkar.
    Basit kirizmada önce 75 cm genişlikte ve birinci parsel genişliğinde, üst ve alt tabaka çıkarılacak derinlikte bir çukur açılır. Sonra geriye gidilerek ikinci bir 75 cm genişliğinde, ama sadece üst tabaka kazılarak öndeki yığının üzerine atılır. Böylece birinci parselin baş tarafında basamak şeklinde kirizma ağız çukuru kazılmış olur. Bundan sonra basamağın bulunduğu alt tabaka kazılır ve ön taraftaki boş kısmına atılarak, çukurda basamak terse döndürülür. Tekrar geriye gidilerek, 75 cm genişliğindeki üst tabaka toprak kazılarak, daha önce kazılan ve öndeki çukurun altına yığılan alt toprağın üstüne atılır. Dikkat edilirse, yapılan işlemle alt toprak altta ön boşluğun altına ve onun da üzerine gerideki üst toprak üste gelecek şekilde atılmış, yani alt toprak altta, üst toprak üstte işlenmiş olur. Bu işlem birinci parsel sonuna kadar götürülür. Böylece birinci parsel sonunda bir boşluk kalır. Şimdi ikinci parsele, birinci parselin sonundan başlanarak, kirizma ağızlığı açılır ve çıkarılan toprak ikinci parselin önüne yığılır. İkinci parselde kirizma bitirildiğinde yine son tarafta çukur kalacaktır. Üçüncü ve diğer parsellerde de kirizma işlemi bitirildiğinde yığılan topraklar çukur kalan kısımlara ; birinci parselin yığını ikinci parselin çukuruna, ikinci parselin yığını birinci parselin çukuruna doldurulur ve diğer parsellerde de aynı uygulama yapılır.
    Çapraz kirizmada, birinci parselin başında 100 cm genişliğinde, üst ve alt kat toprağı çıkartılır, parselin önüne yığılır. Sonra geriye gidilerek yine 100 cm genişliğinde üst toprak kazılıp, öndeki çukurun altına doldurulur. Üst tabaka tamamen kazılıp, çukurun alt kısmına doldurulduktan sonra, kazılan yerin alt tabakası kazılıp, yığın yapılan çukurun üst kısmına atılır. Böylece ikinci kazılan kısmın üst tabakası birinci çukurun altına, ikinci çukurun alt tabakası birinci çukurun üst kısmına konmuş, birinci çukur doldurulmuş ve ikinci kısım çukur haline getirilmiş olur. Parselin sonuna kadar toprak çapraz şekilde işlenir. Parsel sonunda 1 m genişliğinde bir boşluk kalır. İkinci ve diğer parsellerin kazılması tamamlanınca, çukur yerlere yığınlar doldurulur ve toprak kirizmadan önceki durumuna getirilir.
    Makine gücü kullanılıyorsa, özellikle paletli traktörlerin arkasına, yapılacak toprak derinliği işlemesine göre, eğer 40-60 cm derinlik isteniyorsa, sadece pulluk takılır. Arazinin bir kenarından başlanarak tarla sürülür ve toprak bir tarafa devrilerek işlenir. Daha sonra ilk sürülen çizgilere dik olacak şekilde ikinci bir işleme yapmakta fayda vardır. Daha derin toprak işleme yapılacaksa, traktörün arkasına önce pulluk daha sonra güçlü bir kaz ayağı takılır. Toprağın sürülmesi esnasında pulluk üst toprağı devirirken kaz ayağı da alt toprağı yırtarak işler. Böylece alt toprak altta, üst toprak üstte işlenmiş olur.
    Derinliğe bağlı toprak işlemesinin ikincisi sürme veya bellemedir. Bu toprak işlemesi, bitki artıklarını toprağa karıştırmak, bir sebze çeşidinden sonra ikinci bir sebze çeşidine yer hazırlamak üzere mevsimin herhangi bir zamanında 10 - 20 cm derinliğinde yapılan insan gücü kullanılıyorsa belleme, pulluk takılmış traktörle makina gücü kullanılarak yapılıyorsa sürme şeklindedir. Bu açıklamadan anlaşıldığı gibi, belleme veya sürmenin belli bir zamanı yoktur. Bununla beraber kışı sert geçen yerlerde sonbaharda bitkiler hasat edilip tarladan sökülüp atıldıktan sonra ve ilkbaharda yeniden bitkilere yer hazırlamak üzere iki önemli zaman dilimi gösterilebilir. Sürme ve belleme yapılacaksa toprağın tavda olmasına dikkat edilmelidir. Islak sürülen topraklarda çamurlaşma ve topaklaşma meydana gelir. Dikkat edilmez ve ikinci bir işleme ile bunlar zamanında kırılmazsa, toprak bu şekilde kurur ve işlenmesi kolay olmayan , ufalanması zor, tohum ve fide dikmeye uygun olmayan bir yapıya girer. Toprağın strüktürü (yapısı) bozulur.

    Comment


    • #3
      Cevap: Bitkilere yer hazırlamak amacıyla yapılan toprak işlemesi

      İşin Şekline Bağlı Toprak İşlemesi
      Bu toprak işlemesi altı değişik şekilde uygulanır.
      Bunlardan birincisi kurutmadır. Doğal olarak, kendiliğinden kurumayan topraklarda yapılır. Özellikle su basan, drenajı iyi olmayan, geç kuruyan ve çamurlu topraklarda, tarlayı ekim ve dikime bir an önce hazırlamak için kurutma işlemi uygulanır. Kurutmadaki amaç, topraktaki fazla suyu uzaklaştırıp toprağın bir an önce tava gelmesini sağlamaktır. Kurutma ile beraber toprağın havalandırılması, ısınması da yapılmış olur.
      Toprak kurutmanın birkaç yolu vardır. Devamlı su tutmayan ıslak bir toprakta 20-30 cm derinliğinde sürme veya belleme yapılması, toprağın büyük kesekler halinde devrilmesi, toprakta büyük boşluklar bırakılması, toprağın havalandırılmasına, ısınmasını sağlayarak kurumasına ve daha çabuk tava gelmesine sebep olur. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi bu ilk işlemeden sonra toprak kontrol edilmeli ve tam kuruma veya kerpiçleşme meydana gelmeden önce toprak tava geldiğinde ikinci bir belleme veya sürme işlemi daha yapılmalıdır.
      Devamlı ıslak kalan ve drenajı iyi olmayan topraklarda sürme işlemi yaparak toprağı kurutmak geçici bir önlemdir. Burada asıl amaç, ıslaklığa neden olan olayı ortadan kaldırmaktır. Devamlı ıslak topraklarda suyun akıtılarak, su düzeyinin kök bölgesinin altına düşürülmesi gerekir. Bunu en kolay gerçekleştirme yolu hendek açmaktır. Arazi yapısına bağlı olarak, 50-200 m aralıklarla, arazinin boyu veya genişliğinde, 1-3 m genişlikte ve 1-3 m derinlikte hendekler açılır. Topraktaki fazla su bu hendeklere sızar ve topraktaki su düzeyi düşer. Hendeklerdeki sızan sular bir tahliye kanalı ile ortamdan uzaklaştırılır. Hendeklerde biriken taban sularının normal şekilde tahliye kanalarına verilmesi her zaman mümkün olmayabilir. O zaman hendeklerdeki suyu atmak için su motorları kullanmak mecburiyeti ortaya çıkabilir ve su motorlarıyla biriken sular ana tahliye kanalına pompalanır. Hendek açmak basit ve ucuz bir yöntemdir. Ancak bitki üretilecek alanlann azalmasına ve yer kaybının ortaya çıkmasına neden olur. Yer kaybını önlemek amacıyla toprak altına drenaj boruları döşenir. Bunun için toprağın geçirgenlik durumuna göre, toprakta 5-10-20 m' de bir, arazi boyu veya genişliğinde 50-100 cm genişliğinde ve 100-150 cm derinliğinde çukurlar açılır. Bu çukurların tabanına, çapları 10-30 cm' ye kadar değişen, üstünde yarısına kadar 1-2 cm çapında küçük delikleri bulunan künk veya plastik borular yerleştirilir. Boruların üstündeki deliklerin zamanla toprakla tıkanmaması için, boruların üstüne önce her biri 5-10 cm kalınlıkta sırayla kaba çakıl, kaba kum ve ince kum konur. Daha sonra çukur tamamen toprak ile doldurulur. Böylece belli derinlikte ve aralıktaki drenaj boruları toprağın altına yerleştirilmiş olur. Boruların ağzı tahliye kanalına birleştirilir. Topraktaki fazla su, boruların üstündeki deliklerden borulara akarak oradan tahliye borusuna geçer. Böylece topraktaki fazla su dışarı atılıp, toprağın kuruması sağlanır. Kurutma kumlu topraklardan çok, ıslak, ağır killi ve organik topraklarda uygulanması gereken önemli bir iştir.
      İkinci uygulama olan toprağın sürülmesi ve bellenmesi yukarıda yüzlek toprak işlemesinde ele alındığı için, burada tekrarlanmayacaktır.
      Toprak sürüldükten ve bellendikten sonra büyük kesekler halindedir. Üçüncü işleme şekli bunların kırılması ve ufalanmasıdır. Tohum ekimi ve fide dikimi için bu keseklerin kırılması, bastırılması, ufaltılması, içindeki bitki artıklarının, taşların tırmıklanarak temizlenmesi gerekir.
      Kesekler kırılmadan önce organik gübreleme yapılacaksa bu gübreler, gübre dağıtıcı römorklara konularak, traktörle çekilerek araziye fırlatılarak dağıtılır. Bu olanak yoksa römorklarla çekilen gübre belirli aralıklarla tarlada yığılır. Daha sonra insan gücü ile kürek kullanılarak toprağın yüzeyine serpilir. İstenirse gübre dolu römork çekilirken, römork üzerinde bulunan iki kişi tarafından kürekle gübre tarlaya saçılır. Organik gübrelerle beraber aynı zamanda ticaret gübreleri de verilebilir. Ticaret gübreleri elle veya özel gübre atıcıları ile serpilir. Ancak bu durumda toprağın her tarafına gübre atıldığından fazla gübre kullanılır ve gübreler pahalı olduklarından masrafı arttırır. Bu bakımdan ticaret gübreleri daha çok tohum ekimi veya fide dikimi sırasında uygulanır. Ticaret gübrelerinin toprağa verilmesi yukarıda sözü edilen işlemlerden önce veya sonra sıra altına veya sıra yanlarına verilebilir. Gübreler atılır atılmaz, 10-20 cm derinliğinde bir işleme ile toprağa karıştırılır. Özellikle azotlu gübrelerin toprağa hemen karıştırılması gerekir. Bu işlem aynı zamanda keseklerin de kısmen kırılmasını sağlar. Traktör arkasına bağlanabilir silindir veya ağaçtan bir kütük (taban tahtası), kaz ayağı, diskaro ve tırmık kesekler
      üzerinden çekilerek kırılır. Toprağın üzerine bir ağırlıkla bastırmak veya toprağı diskaro ve tırmık arasından geçirmek, iri parçaların kırılmasını, ufalanmasını sağlar ve toprağın bastırılmasına yol açar. Toprağın fazla yumuşak ve boşluklu olması tohum ekiminde tohumların boşta kalmasına, toprakla temas etmeyerek veya su alamayarak çimlenememesine neden olur. Fide dikiminde kökler boşta kalır, toprakla temas etmez ve kurur. Sulama sonrası bu boşluklar yer yer çökerek arazinin düzgünlüğünü bozar, daha sonraki sulamaların düzensiz olmasına sebebiyet verir. Bu yüzden her türlü toprak işlemesinden sonra toprağı yeterince bastırmak, arzu edilen bir uygulamadır.
      Küçük alanlarda ve özellikle seralarda taban geçirmek, tırmık ve diskaro çekmek mümkün olmayabilir. Bu durumda traktör arkasına freze takmakla daha iyi sonuç almak mümkündür.
      İşletmede insan gücü kullanılacaksa toprağı çapalamak, toprağı kaz­mak veya tezekler üzerine tokmakla vurarak kırmak da mümkündür.
      Dördüncü işlem, arazinin yetiştirilecek bitkilere uygun hale
      getirilmesidir. Açık alanlarda yetiştirilecek bitkilere daha çok salma (taşırma), sızdırma ve kısmen yağmurlama ve damlama, seralarda ise damlama ve yağmurlama sulama yapmak daha doğrudur. Salma ve sızdırma sulamada arazinin belli bir şekle sokulması, tahta ve tava yapılması gerekir. Yağmurlama ve damlama sulamada arazi düz olarak işlenir. Ancak ülkemizde salma ve sızdırma sulama şekilleri daha yaygındır. Son yıllarda yağmurlama ve damlama sulama da kullanıl­maya başlamıştır.
      Salma sulamada tavalar kullanılır. Su tarlaya arklar içinde gelir. Tava şeklinde, bitkilerin yetiştikleri yer ile, su arkı tabanı aynı hizada, ancak tavanın dört kenarı 20-30 cm toprakla yükseltilmiş durumdadır. Tavanın boyutları standart ölçülerde yapılır. Genişlik 1,20 m' den başlar 3-5 m' ye kadar çıkabilir. Uzunluk çoğu zaman genişliğin 2 katı olarak alınır. Genişlik 1,20 m ise, uzunluk 2,40 m yapılır. Su tavanın içine doldurulur ve bitkiler su içinde kalır. Bu bakımdan bu sulama tipi salma sulama adını alır. Bu sulama sistemi gövdesi uzun olan ve yerde sürünmeyen, dik büyüyen ve bol sudan hoşlanan bitkilere uy­gulanmalıdır. Su toprağın üzerine 20-30 cm yükseklikte yığılarak ve­rildiğinden, bir basınç yapar ve toprağı sıkıştırır. Fazla su kullanılması ve toprağın sıkışması yüzünden seralarda pek kullanılması önerilmez. Toprağın soğumasına, havasız kalmasına sebebiyet verdiğinden bitkilerde büyüme ve gelişmeyi durdurur, erkenciliği geciktirir.
      Sızdırma sulamada tahta ve karıklar kullanılır. Karıklar tekli karık
      (tekli masura) ve çiftli karıklıdır (at nalı masura). Bitkilerin yetiştiği yer, sulama arkı tabanından yüksekte bulunur, yani toprak balık sırtı gibi yükseltilmiştir.
      Ülkemizdeki seralarda tekli karıklar yaygın olarak kullanılır. Karıkların genişliği 40-60-80 cm arasında değişir. Uzunluğu toprak yapısına bağlıdır. Bununla beraber seralarda, sera genişliği veya sera uzunluğu olarak sınırlanır. Tarlada, geçirgenliği az killi topraklarda tekli karıkların uzunluğu 50-200 m kadar çıkarülabilir. Kumlu ve geçirgenliği fazla olan toprakta karık uzunluğu kısaltılır.
      Çiftli karıklarda uzunluk kısa olup, 5-20 m' e kadardır. Çiftli karık iç içe geçmiş bir at nalı görünümündedir. Su baştan verildiğinde döne döne karığın sonuna kadar gider. Bunun için de boyları kısa tutulur. Karık sulamada su, yükseltilmiş iki karığın arasına verildiğinden, burada birikerek ve toprağa sızarak girer. Bunun için bu yöntem sızdırma sulama adını alır. Tavadaki salma sulamaya karşılık, karık sulamada daha az su kullanılır. Bu sulama tipinde toprağın sıkışması, havasız kalması söz konusu değildir.
      Tahta, karıkların daha geniş şeklidir. Karık genişliği arttığından karıktaki balık sırtı görünüm, yerini düzeltilmiş bir düzlüğe bırakır. Burada da su, tahtanın iki yanındaki karığa verilir ve sızma şeklinde toprağa girer. Su hiçbir zaman tahtanın üzerine çıkarılmaz. Su sızarak toprağa girdiğinden tahtanın genişliği en fazla 1,20-1,50 m arasında yapılır. Boyu daha çok 5-10-20 m ve bazen 50 m' ye kadar çıkarülabilir.
      Karık ve tahta üzerinde sudan az hoşlanan sebzeler yetiştirilir. Su her seferinde azar azar verildiğinden daha kısa aralıklarla tatbik edilir. Su, toprağa sızarak girdiğinden toprağı sıkışürmaz, bitkiler su içinde kalmaz. Bu bakımdan seralarda kullanılmalarında herhangi bir sakınca yoktur. Küçük ve ekonomik gücü az olan işletmelerde mecburen kullanılır. Ancak yağmurlama ve damlama sulamada olduğu gibi suyu istenilen miktarda vermek pek mümkün değildir. Suyun kısıtlı olduğu yerlerde kullanılması zorunludur.
      Tavalar çoğu zaman insan gücü ile yapılır. Karıklar ve tahtalar insan gücü ile yapılabildiği gibi, kanal veya boğaz doldurma pullukları ile çok kolay gerçekleştirilir. Eğer kanal ve boğaz doldurma pullukları yoksa, tekli pullukla toprak bir gidişte bir tarafa ve bir de dönüşte öbür taraf devrilerek karık meydana getirilir.

      Parselasyon işi bazen tırmıklamadan önce, bazen de sonra yapılır. Ancak parselasyondan sonra da tekrar kaba bir tırmıklama yapılmasında fayda vardır. Tırmıklama ile topraktaki taş, çakıl, gibi büyük parçalar, çeşitli bitki artıkları toplanır, Toprağın tesviyesi veya düzeltilmesi yapılır. Arazi tamamen tohum ekimi ve fide dikimi için uygun hale getirilir.
      Son bir toprak işleme şekli, üretim sonunda tarlada kalan artıkların temizlenmesi, toprağın tekrar sürülmesi veya bellenmesidir. Çoğu kez tarlada kalan artıklar toplanıp atılmaz. Bunlar belleme veya sürme sırasında toprağa karıştırılarak yeşil gübreleme yapılır. Ancak toprağa gömülen bitkilerin çürümesi için bir süre beklemek gerekir. Aksi halde toprağa karıştırılmış ve çürümemiş bu bitkilerdeki hastalık ve zararlıların daha sonra yetiştirilecek bitkilere zarar verici etkisi olabilir. Özellikle seralarda ekonomik nedenler yüzünden sürekli aynı bitkinin yetiştirilmesi durumunda bu işlemin yapılmaması, yapılmasından daha yararlıdır. Bu durumda bitkiler hasat sonrası toplanır. Ancak toplanamayan ve toprakta kalan kökçüklerin çürümesi için toprak işlenir. Bir sonraki bitkisel üretime hazır hale getirilir.

      Comment

      Working...
      X