. Sıvı Ortamlar
Su kültüründe ilk yöntem besin eriyiğinin bir kap içine konması ve bu kaba bitkilerin bir destek yardımıyla oturtulması ve köklerinin besin eriyiği içine sokulmasıdır. Bu yönteme durgun su kültürü adı verilir. Yetiştiricilik başlangıçta betondan yapılmış özel kalıplar veya sera tabanının kazılarak çukur haline getirilmesi ve içinin plastikle döşenerek su geçirmez hale getirilmesiyle yapılmıştır. Daha sonra devreye plastik kovalar veya kanaletler girmiştir. Bu değiştirilmiş yeni sisteme tank kültürü adı verilmiştir.
Hazırlanan besin solüsyonu belli bir yerde saklanır. Zaman zaman kaplar içindeki besin eriyiği azaldıkça yenisi eklenir. Köklerin hava gereksinimi, özel hava pompaları ile besin eriyiğine hava basılarak sağlanır (Akvaryum pompaları gibi). Havalandırmanın sorun yaratması yüzünden durgun su kültürü terk edilmiştir. Havalandırma pompaları yerine, su motoru devreye sokularak besin suyuna hareket verilmiş ve bu hareket sırasında suyun havalanması sağlanmıştır. Suyun hareketi için bir depo yapılmış ve bu depoya besin eriyiği konulmuştur. Bir su motoru yardımı ile suyun kanallar içindeki hareketi sağlanmıştır. Böylece akan su kültürü ortaya çıkarılmıştır. Akan su kültürü zamanla besleyici film tekniğine (NFT) dönüştürülmüştür. Bu sistemde su çok ince bir tabaka olarak köklere verilmektedir. Ancak bu sistemlerin hepsinde bitki üst aksamı tele alınıp sabitleştirilirken, köklerin yerlerinde sabit durması sorun yaratmıştır. Bitki köklerinin daha rahat tutunmalarını sağlamak üzere kanallar içine kum veya çakıl konulmuş, besin eriyiği bu kum ve çakıl içinde dolaştırılmıştır. Bu durumda akan su kültürü kum veya çakıl kültürü olmuştur. Dikkat edilirse su kültürü sistemlerinde yatırım maliyeti oldukça yüksektir. Her işletmede rahatlıkla kullanılması mümkün değildir. İşletmede mutlaka elektrik bulunması mecburiyeti vardır. Küçük işletmelerde ve elektrik bulunmayan yerlerde su kültüründen yararlanılması zordur. Bir çok ülkede küçük işletme sayısının fazla olması ve elektrik bulunmayan yerlerde de yapılabilmesi amacıyla diğer bazı yeni sistemler geliştirilmiş ve su kültüründen katı ortamlara geçilmiştir. Ancak katı ortamlarda bitki yetiştiriciliğinin yine vazgeçilmez maddesi besin çözeltisi olmuştur.
6.2.2. Katı Ortamlar
Katı ortamların hazırlanmasında en pratik yöntem, çeşitli plastik kaplar içine steril toprak, perlit, torf, talaş, kum gibi maddelerin tek tek veya bunların değişik dozlardaki karışımlarının doldurulmasıdır. Ayrıca kova içersine konan maddenin cinsine göre besin eriyiği sulama suyu olarak verilir. Bu sistemin en büyük yararı, herhangi bir saksıda istenmeyen bir durum ortaya çıktığında, o saksının dışarıya alına¬bilmesi ve ortamdan rahatlıkla uzaklaştırılabilmesidir. Ayrıca bir kere kullanılan toprak kolayca dezenfekte edilmekte, tuzluluğu giderilmekte, ve defalarca kullanılabilmektedir. Küçük kovalar kullanıldığında fazla işçilik ortaya çıkmaktadır. Bu durumda bazen sera toprağı kazılarak çukurlar yapılmakta bu çukurun içerisine plastik örtüler serilmekte ve dış toprakla ilgisi kesilmekte sonra içine torf, toprak, kum, perlit ve benzeri maddelerden yapılan karışımlar doldurulmaktadır. Bunun diğer bir şekli toprak üzerinde yapılmaktadır. Bunun için betondan veya tahtadan kalıplar yapılarak içine plastik döşenmekte ve çeşitli toprak karışımları doldurulmaktadır. Bu konulan maddeler üzerinde bazen bir bazen de bir kaç yıl üst üste yetiştiricilik yapılabilmektedir. Ancak tuzlanma veya toprak yorgunluğu görülüyorsa konulan maddelerin değiştirilmesine gidilmektedir. Böylece her sene yapılacak işçilik mas¬rafları, çok senelere yayılarak daha ekonomik bir çalışma şekli ortaya çıkarılmaktadır. Bu yetiştirme sisteminde çukurların eni 60-120 cm, boyu 300-500 cm ve derinliği 20-30 cm' dir.Katı kültür ortamları içinde basan ile uygulanan diğer bir yöntem, sap ve saman gibi maddeler üzerinde besin eriyiğiyle sulama yaparak bitki yetiştirmektir. 1960' lı yıllardan sonra fazlaca kullanılmaya başlamıştır. Bitki kökleri, sap ve saman balyaları içinde yumuşak ve havalı bir ortam bulduklarından çok kuvvetli gelişmektedir. Ayrıca sap ve samanın zamanla çürümesi sırasında ortaya çıkan karbondioksit, bitkilerde karbondioksit gübrelemesi etkisi meydana getirmektedir.
Sap ve saman balyaları üzerinde yetiştiricilik konusunda Phartark aşağıdaki bilgileri vermektedir. 18 kg' lık saman balyası 10 günlük bir hazırlık döneminden geçirilir. İlk 2-3 gün suyla devamlı ıslatılır, dördüncü günü 169 g amonyum sülfat, 5. ve 6. günlerde suyla ıslatma, 7. günü 845 g amonyum sülfat, 10. günü 845 g amonyum sülfat, 236 g triple süper fosfat, 405 g potasyum nitrat balya başına verilir. Daha sonra balyalar sera içine götürülür, balyaların konacağı bölüme plastik örtü serilir ve üzerine balyalar birbiri arkasına eklenerek tek sıra halinde dizilir ve sonra balyalar üzerine bitkiler dikilir.
Ailen isimli araştırıcı balya hazırlama süresini 12 gün kabul eder. Her balya için 68 litre su kullanır. Hazırlama esnasında 3. güne kadar suyla ıslatılan balyalara, daha sonra besin maddeleri verilmeye başlanır. Her balyaya 1081 g amonyum nitrat, 405 g triple süper fosfat, 910 g potasyum nitrat ilave edilir ve kireç ile ortamın pH sı 5,5-5,7 arasında kontrol altına alınır.
İngiltere' de bir çalışma yapan Ellis, 13,5 kg' lik saman balyalarına konacak besin maddeleri miktarını 287 g kalsiyum nitrat, 185 g süper fosfat,, 314 g potasyum sülfat, 625 g magnezyum sülfat olarak vermektedir. Araştırıcı böyle hazırlanmış 1 dönüm seradan 10-12 ton domates ürünü alındığını bildirmektedir.
Fransa1 da çalışmalarda bulunan Syndicat, temel gübre olarak her balyaya % 15 lik kalsiyum nitrattan 750 g, % 45 îik triple süper fosfattan 300 g ve % 45 lik potasyum nitrattan 250 g verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Her balyada iki adet bitki bulunduğunda, bitki başına 5-6 kg domates alınmakta ve balya başına verim 10-12 kg arasında değişmektedir.
Saman balyaları üzerine bitkilerin tutunması için 5-10 cm kalınlığında harç konulmaktadır. İngiltere' de harç yerine torf serilir. Saman kullanılarak yapılan yetiştiricilikte en büyük problem sık sık bitkilerde su noksanlığının ortaya çıkmasıdır. Ayrıca zaman zaman mikro element noksanlıkları da görülebilir. Sık sık sulama yaparak ve sulama suyuna mikro element ilavesiyle sakıncalı durumlar ortadan kaldırılabilir. Mikro element noksanlığında bitki üzerine mikro elementlerce zengin yaprak gübreleri püskürtülmesi sorunu rahatlıkla çözebilir.
Dış ülkelerde saman balyası bulmak oldukça güçtür. Bu bakımdan saman balyası yerine geçecek bazı kimyasal karakterli yumuşak maddeler geliştirilmiş ve bunlar üzerinde yetiştiricilik yapılmaya çalışılmıştır. Bunlardan birisi ve en çok kullanılanı kaya yünüdür. 1970 yıllarında yetiştiricilikte kullanılmaya başlamıştır. Kaya yünlerinin etrafı beyaz veya siyah plastikle kaplanmış olarak, belirli boyutlarda piyasaya sürülür. Kalınlığı 5-15 cm, genişliği 10-30 cm ve uzunluğu 100 cm arasında değişir. Boyutlar, tohumdan fide elde etme veya üzerinde bitki yetiştirme ve yetiştirilecek bitkinin cins ve türüne göre değişir. Maliyetinin ucuzlatılması için, çok yıllık kullanımı konusunda araştırmalar yapılmaktadır. Halen 3-5 yıl kadar üzerinde bitki yetiştirilebilmektedir. Serada üretimde konulacakları yere önce siyah veya beyaz plastik örtüler serilir. Sonra kaya yünü levhaları yerleştirilir. Besin eriyiği ile su dipten veya damla sulama şeklinde verilir. (Bu konuda daha geniş bilgi için Topraksız yetiştiricilik kitabına bakınız.)
Su kültüründe ilk yöntem besin eriyiğinin bir kap içine konması ve bu kaba bitkilerin bir destek yardımıyla oturtulması ve köklerinin besin eriyiği içine sokulmasıdır. Bu yönteme durgun su kültürü adı verilir. Yetiştiricilik başlangıçta betondan yapılmış özel kalıplar veya sera tabanının kazılarak çukur haline getirilmesi ve içinin plastikle döşenerek su geçirmez hale getirilmesiyle yapılmıştır. Daha sonra devreye plastik kovalar veya kanaletler girmiştir. Bu değiştirilmiş yeni sisteme tank kültürü adı verilmiştir.
Hazırlanan besin solüsyonu belli bir yerde saklanır. Zaman zaman kaplar içindeki besin eriyiği azaldıkça yenisi eklenir. Köklerin hava gereksinimi, özel hava pompaları ile besin eriyiğine hava basılarak sağlanır (Akvaryum pompaları gibi). Havalandırmanın sorun yaratması yüzünden durgun su kültürü terk edilmiştir. Havalandırma pompaları yerine, su motoru devreye sokularak besin suyuna hareket verilmiş ve bu hareket sırasında suyun havalanması sağlanmıştır. Suyun hareketi için bir depo yapılmış ve bu depoya besin eriyiği konulmuştur. Bir su motoru yardımı ile suyun kanallar içindeki hareketi sağlanmıştır. Böylece akan su kültürü ortaya çıkarılmıştır. Akan su kültürü zamanla besleyici film tekniğine (NFT) dönüştürülmüştür. Bu sistemde su çok ince bir tabaka olarak köklere verilmektedir. Ancak bu sistemlerin hepsinde bitki üst aksamı tele alınıp sabitleştirilirken, köklerin yerlerinde sabit durması sorun yaratmıştır. Bitki köklerinin daha rahat tutunmalarını sağlamak üzere kanallar içine kum veya çakıl konulmuş, besin eriyiği bu kum ve çakıl içinde dolaştırılmıştır. Bu durumda akan su kültürü kum veya çakıl kültürü olmuştur. Dikkat edilirse su kültürü sistemlerinde yatırım maliyeti oldukça yüksektir. Her işletmede rahatlıkla kullanılması mümkün değildir. İşletmede mutlaka elektrik bulunması mecburiyeti vardır. Küçük işletmelerde ve elektrik bulunmayan yerlerde su kültüründen yararlanılması zordur. Bir çok ülkede küçük işletme sayısının fazla olması ve elektrik bulunmayan yerlerde de yapılabilmesi amacıyla diğer bazı yeni sistemler geliştirilmiş ve su kültüründen katı ortamlara geçilmiştir. Ancak katı ortamlarda bitki yetiştiriciliğinin yine vazgeçilmez maddesi besin çözeltisi olmuştur.
6.2.2. Katı Ortamlar
Katı ortamların hazırlanmasında en pratik yöntem, çeşitli plastik kaplar içine steril toprak, perlit, torf, talaş, kum gibi maddelerin tek tek veya bunların değişik dozlardaki karışımlarının doldurulmasıdır. Ayrıca kova içersine konan maddenin cinsine göre besin eriyiği sulama suyu olarak verilir. Bu sistemin en büyük yararı, herhangi bir saksıda istenmeyen bir durum ortaya çıktığında, o saksının dışarıya alına¬bilmesi ve ortamdan rahatlıkla uzaklaştırılabilmesidir. Ayrıca bir kere kullanılan toprak kolayca dezenfekte edilmekte, tuzluluğu giderilmekte, ve defalarca kullanılabilmektedir. Küçük kovalar kullanıldığında fazla işçilik ortaya çıkmaktadır. Bu durumda bazen sera toprağı kazılarak çukurlar yapılmakta bu çukurun içerisine plastik örtüler serilmekte ve dış toprakla ilgisi kesilmekte sonra içine torf, toprak, kum, perlit ve benzeri maddelerden yapılan karışımlar doldurulmaktadır. Bunun diğer bir şekli toprak üzerinde yapılmaktadır. Bunun için betondan veya tahtadan kalıplar yapılarak içine plastik döşenmekte ve çeşitli toprak karışımları doldurulmaktadır. Bu konulan maddeler üzerinde bazen bir bazen de bir kaç yıl üst üste yetiştiricilik yapılabilmektedir. Ancak tuzlanma veya toprak yorgunluğu görülüyorsa konulan maddelerin değiştirilmesine gidilmektedir. Böylece her sene yapılacak işçilik mas¬rafları, çok senelere yayılarak daha ekonomik bir çalışma şekli ortaya çıkarılmaktadır. Bu yetiştirme sisteminde çukurların eni 60-120 cm, boyu 300-500 cm ve derinliği 20-30 cm' dir.Katı kültür ortamları içinde basan ile uygulanan diğer bir yöntem, sap ve saman gibi maddeler üzerinde besin eriyiğiyle sulama yaparak bitki yetiştirmektir. 1960' lı yıllardan sonra fazlaca kullanılmaya başlamıştır. Bitki kökleri, sap ve saman balyaları içinde yumuşak ve havalı bir ortam bulduklarından çok kuvvetli gelişmektedir. Ayrıca sap ve samanın zamanla çürümesi sırasında ortaya çıkan karbondioksit, bitkilerde karbondioksit gübrelemesi etkisi meydana getirmektedir.
Sap ve saman balyaları üzerinde yetiştiricilik konusunda Phartark aşağıdaki bilgileri vermektedir. 18 kg' lık saman balyası 10 günlük bir hazırlık döneminden geçirilir. İlk 2-3 gün suyla devamlı ıslatılır, dördüncü günü 169 g amonyum sülfat, 5. ve 6. günlerde suyla ıslatma, 7. günü 845 g amonyum sülfat, 10. günü 845 g amonyum sülfat, 236 g triple süper fosfat, 405 g potasyum nitrat balya başına verilir. Daha sonra balyalar sera içine götürülür, balyaların konacağı bölüme plastik örtü serilir ve üzerine balyalar birbiri arkasına eklenerek tek sıra halinde dizilir ve sonra balyalar üzerine bitkiler dikilir.
Ailen isimli araştırıcı balya hazırlama süresini 12 gün kabul eder. Her balya için 68 litre su kullanır. Hazırlama esnasında 3. güne kadar suyla ıslatılan balyalara, daha sonra besin maddeleri verilmeye başlanır. Her balyaya 1081 g amonyum nitrat, 405 g triple süper fosfat, 910 g potasyum nitrat ilave edilir ve kireç ile ortamın pH sı 5,5-5,7 arasında kontrol altına alınır.
İngiltere' de bir çalışma yapan Ellis, 13,5 kg' lik saman balyalarına konacak besin maddeleri miktarını 287 g kalsiyum nitrat, 185 g süper fosfat,, 314 g potasyum sülfat, 625 g magnezyum sülfat olarak vermektedir. Araştırıcı böyle hazırlanmış 1 dönüm seradan 10-12 ton domates ürünü alındığını bildirmektedir.
Fransa1 da çalışmalarda bulunan Syndicat, temel gübre olarak her balyaya % 15 lik kalsiyum nitrattan 750 g, % 45 îik triple süper fosfattan 300 g ve % 45 lik potasyum nitrattan 250 g verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Her balyada iki adet bitki bulunduğunda, bitki başına 5-6 kg domates alınmakta ve balya başına verim 10-12 kg arasında değişmektedir.
Saman balyaları üzerine bitkilerin tutunması için 5-10 cm kalınlığında harç konulmaktadır. İngiltere' de harç yerine torf serilir. Saman kullanılarak yapılan yetiştiricilikte en büyük problem sık sık bitkilerde su noksanlığının ortaya çıkmasıdır. Ayrıca zaman zaman mikro element noksanlıkları da görülebilir. Sık sık sulama yaparak ve sulama suyuna mikro element ilavesiyle sakıncalı durumlar ortadan kaldırılabilir. Mikro element noksanlığında bitki üzerine mikro elementlerce zengin yaprak gübreleri püskürtülmesi sorunu rahatlıkla çözebilir.
Dış ülkelerde saman balyası bulmak oldukça güçtür. Bu bakımdan saman balyası yerine geçecek bazı kimyasal karakterli yumuşak maddeler geliştirilmiş ve bunlar üzerinde yetiştiricilik yapılmaya çalışılmıştır. Bunlardan birisi ve en çok kullanılanı kaya yünüdür. 1970 yıllarında yetiştiricilikte kullanılmaya başlamıştır. Kaya yünlerinin etrafı beyaz veya siyah plastikle kaplanmış olarak, belirli boyutlarda piyasaya sürülür. Kalınlığı 5-15 cm, genişliği 10-30 cm ve uzunluğu 100 cm arasında değişir. Boyutlar, tohumdan fide elde etme veya üzerinde bitki yetiştirme ve yetiştirilecek bitkinin cins ve türüne göre değişir. Maliyetinin ucuzlatılması için, çok yıllık kullanımı konusunda araştırmalar yapılmaktadır. Halen 3-5 yıl kadar üzerinde bitki yetiştirilebilmektedir. Serada üretimde konulacakları yere önce siyah veya beyaz plastik örtüler serilir. Sonra kaya yünü levhaları yerleştirilir. Besin eriyiği ile su dipten veya damla sulama şeklinde verilir. (Bu konuda daha geniş bilgi için Topraksız yetiştiricilik kitabına bakınız.)

