fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Türkiye Topraklarından Yaralanma Oranları

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Türkiye Topraklarından Yaralanma Oranları

    Topraklarımızdan faydalanma oranı daha çok iklim ve yer şekilleri özelliklerine bağlıdır. Ülkemizde yüksek dağlık kesimler geniş alan kaplar. Dik yamaçlar çoktur. Buralarda topraktan faydalanma çok kısıtlıdır. Buna göre ülkemiz arazisinin % 36 ‘sı ekili-dikili alan, % 32’si çayır ve otlak, % 26 ‘sı orman ve % 6’sı diğer alanlar (yerleşim birimleri , tarıma elverişsiz çıplak kayalıklar gibi) dır.

    Not: Tarımdaki makinalaşmanın etkisiyle çayır ve otlakların alanı daralırken, tarım alanlarımız genişlemektedir.


    Bölge Yüzölçümüne Göre Ekili Dikili Alanların Oranları:

    1. Marmara Bölgesi: %30

    2. İç Anadolu Bölgesi: %27

    3. Ege Bölgesi: %24

    4. G.Doğu Anadolu Bölgesi: %20

    5. Akdeniz Bölgesi: %18

    6. Karadeniz Bölgesi: %16

    7. Doğu Anadolu Bölgesi: %10

    Türkiye’de Tarımı Etkileyen Faktörler:

    1. Sulama: Türkiye tarımında en büyük sorun sulama sorunudur. Tarımda sulama ihtiyacının en fazla olduğu bölgemiz G.Doğu Anadolu Bölgesi iken , bu sorunun en az olduğu bölgemiz Karadeniz Bölgesidir.

    Akarsularımızın derin vadilerden akması ve rejimlerinin düzensiz olmasından dolayı sulamada yeterince faydalanamıyoruz. Bunun için mutlaka akarsular üzerindeki baraj sayısı artırılmalıdır.

    Sulama Sorunu Çözüldüğünde;

    Üretim artar.

    Nadas olayı ortadan kalkar.

    Tarımda iklime bağlılık büyük oranda azalır.

    Üretimde süreklilik sağlanır.

    Üretim dalgalanmaları önlenir.

    Daha önce sebze tarımı yapılmayan bir yerde sebze tarımı da yapılmaya başlanır.

    Tarım ürün çeşidi artar.

    Köyden Kente göçler azalır. Yılda birden fazla ürün alınabilir. Bu konuda en şanslı bölgemiz Akdeniz, en şanssız bölgemiz Doğu Anadolu Bölgesidir

    2.Gübre Kullanımı: Tarımda sulama sorunu çözüldükten sonra üretimi daha da artırmak için gübre kullanımı artırılmalıdır.

    Ülkemizde hayvancılığın gelişmiş olması tabii gübre imkanını oluşturmaktadır. Ancak yurdumuzda tabii gübrenin yakacak olarak kullanılması bu olumlu durumu ortadan kaldırmaktadır. Ülkemizde üretilen suni gübre yeterli olmadığı için ithal (Fas, Tunus, Cezayir gibi ülkelerden) etmekteyiz. Bu da maliyeti artırdığından çiftçilerimiz yeterince gübre kullanamamaktadır.

    Gübre ihtiyacı, tabii gübrenin yakacak olmaktan kurtarılması ve gübre fabrikalarının artırılması ile karşılanabilir.

    3.Tohum Islahı: Sulama ve gübre sorunu çözüldükten sonra verimi daha da artırmak için kaliteli tohum kullanılmalıdır. Ülkemizde kalite tohum üretme konusunda devlet üretme çiftlikleri ve tohum ıslah istasyonları çalışmalar yapmaktadır. Ancak kaliteli tohum ithali devam etmektedir.

    4.Makine Kullanımı: Ürünün zamanında ekimi, hasadı ve yüksek verim için makine kullanımı şarttır. Ancak makine kullanımı yurdumuzda yeterli ölçüde gelişmemiştir. Sebepleri:

    Makine kullanıma elverişsiz alanların varlığı,

    Makine kullanımının ekonomik olmadığı küçül alanların varlığı,

    İş gücünün bazı bölgelerde daha ucuz olması,

    Makine fiyatlarının çiftçinin alım gücünün üstünde olması

    5.Zirai Mücadele: Tarımdaki hastalıkların, yabani otların ve haşerelerin meydana getireceği üretim düşüklüğünü önlemek için ilaçlı mücadele şarttır. Zirai mücadelede daha çok ilaç kullanılmaktadır.

    6.Toprak Bakımı: Tarla yağışlardan önce sürülmeli , yabancı otlardan arındırılmalıdır. Erozyona karşı korunmalıdır.

    7.Toprak Analizi: Toprak analizleri ile en iyi verim alınabilecek ürün belirlenir. Ayrıca toprağın ihtiyacı olan mineraller tespit edilerek kullanılacak gübre belirlenir.

    8.Destekleme Alımı ve Pazar: Verimi etkilemez. Üretim miktarını etkiler. Çiftçi ürettiği malı pazarda zarar etmeden satabilmelidir. Çiftçinin elverişsiz piyasa şartlarından olumsuz etkilenmemesi için devlet bazı ürünlerde destekleme alımı yapmaktadır (Destekleme alımı: Devletin çiftçinin malını belirli bir taban fiyat üzerinden alması olayıdır.) Destekleme alımı yapılan ürünler: Pamuk, tütün (2002 yılından itibaren kaldırıldı), Ş.Pancarı, buğday,çay, fındık, K.Üzüm, K.İncir, K.Kayısı, Haşhaş gibi dayanıklı ve sanayiye dayalı ürünlerdir.

    ***Destekleme alımı yapılan ürünlerin üretiminde dalgalanmalar az olur ve fiyatı sürekli artar.

    9 Çiftçi eğitilmeli ve kredi desteği sağlanmalıdır.

    TARIM İŞLEME METODLARI

    1. İntansif (Modern-Yoğun) Tarım Metodu: Nüfusa göre ekili dikili alanların sınırlı olduğu ülkelerde uygulanır. Birim alandan alınan verim çok yüksektir. Ör. Hollanda, Danimarka, Japonya, İsveç ve İsrail gibi ülkelerde bu tür tarım metodu uygulanmaktadır. Yurdumuzda ise Akdeniz ve Ege Bölgelerinde uygulanan seracılık faaliyetleri intansif tarım metoduna örnektir.

    2. Ekstansif (ilkel-Kaba-Yaygın ) Tarım Metodu: Nüfusa göre tarım alanlarının fazla olduğu ülkelerde uygulanan tarım metodudur. Birim alandan alınan verim düşüktür. Üretim miktarında iklimin etkisi vardır. Yurdumuzda uygulanan tarım metodu genelde bu şekildedir.

    Not: İntansif tarım metodu ile ekstansif tarım metodu arasındaki en önemli fark birim alandan alınan verimdir.

    3. Nadas Tarım Metodu: Verimi en düşük tarım medodudur. Tamamen iklime bağlılık gösterir. Yağışın az, sulamanın yetersiz olduğu alanlarda uygulanır. Türkiye'de nadas tarımının en fazla uygulandığı bölge İç Anadolu Bölgesidir. Nadas olayı en az Karadeniz bölgesinde uygulanır.

    Nadas, toprağın su ve mineral kazanmasını sağlamak amacıyla boş bırakılmasıdır.

    4. Plantasyon Tarım Metodu: Tropikal kuşakta ticari amaçla çok geniş alanlarda bir veya bir kaç çeşit ürün yetiştirmeye dayalı tarım metodudur. Ör: Brezilya'da; çay, kahve ve muz, Seylan (Srilenka)'da; çay , Malezya'da; kauçuk gibi.

    TARIMI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

    iklim (Sıcaklık, Yağış miktarı, Yağış rejimi)

    Yükselti (Sıcaklığı etkilediği için)

    Denize göre konum (iklimi etkilediği için ) :Yağış isteği fazla olan ve düşük kış sıcaklıklarına karşı dayanıksız bitkiler deniz etkisindeki yerlerde yetişir.
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: Türkiye Topraklarından Yaralanma Oranları

    Üstat: Bence en önemlisi insan eğitimidir. Çiftcilerimzi ve insanlarımızı en iyi şekilde eğitilmeliyiz.Öyle her önüne gelene çiftci belgesi verilmemeli.Bu Konuda Ziraat odası gibi, meslek odalarına çiftcilerimizi eğitmek düşüyor.Yapılacak sınav sonucunda çiftci belgesi verilmesi ve bu belgeli çiftcilerimize devletin imkanlarını genişletmesi,hem bu meslek odasına ilgiyi artıracak hemde bilinçli insanların yetişmesine vesile olacaktır. tabi bu benim şahsi görüşüm bu görüş,başka şekillerde tarışılabilir.esenlikler dileğimle.

    Comment


    • #3
      Cevap: Türkiye Topraklarından Yaralanma Oranları

      Sayın ubeyd çiftçi eğitilmeli demişsiniz zaten 50 bine yakın eğitilmiş çiftçi var bence eğitimli olanlardan faydalanan kaç tane var onu sormak lazım
      Birde ben bu terimi açmak istiyorum çiftçi zaten eğitimlidir ve kendini geliştirir. Siz herhalde burada çiftçi derken köylüyü kasteddiniz. Çünkü antalya fuarında siz vardınız bunu zaten gördünüz eğitime ihtiyacı olan zaten çiftçi değil köylü oda zaten eğitimi ve bilgiyi kabullenmez bu gömlek ona dar gelir. Antalya ya firmalar adam getirmişler gezsin diye adam gelir gelmez sahili veya kampları soruyor o zaten kendine göre biliyorki. Ayrıca verdiğiniz aydınlatıcı bilgiler için teşekkür ederim saygılarımla

      Comment

      Working...
      X