fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

anızların yakılması

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • anızların yakılması

    Anızların Yakılmaması
    Hasat sonunda tarlada kalan ürün artıklarının(anızların) yakılması, toprak için gerekli olan organik madde miktarını azaltıp; toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik dengesini bozarak verimsizleşmesine neden olmaktadır. Anız, toprağı tavında tutmakta ve özellikle meyilli arazilerde su ve rüzğar erozyonuna engel olmaktadır. Bunun yanında Anız yangınları tilki, kaplumbağa, yılan gibi doğal dengeyi koruyan hayvanların ölümüne ve dolayısıyla tarladaki ürüne zarar veren hayvanların çoğalmasına yol açmaktadır.Ayrıca anızların yakılması; çevredeki ağaç ve çalılara, komşu tarla ve bahçedeki ürünlere, çitlere, yerleşim bölgelerine zarar verdiği gibi, anız yangını nedeni ile hava kirlenmesinin yanısıra, yükselen dumanların karayollarında görüş mesafesini azaltarak can ve mal kayıplı trafik kazalarına yol açtığı bilinmektedir.

    Bu nedenle;
    Anızların yakılması 31.08.1956 tarih ve 6831 sayılı Orman Kanunun 76/D maddesi, 09.08.1983 tarih ve 2872 sayılı Çevre kanunu ve 16.12.1988 tarih ve 23555 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 1998/26 No'lu tebliğ gereğince yasaktır.
    Bu malumatı sadece bilginiz olsun diye yazdım. Ne yazıkki bu kadar zararına rağmen anız yakarak etrafına ve ormanlarımıza zarar veren kişiler olması insanı üzüyor.
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: anızların yakılması

    tesekkurler paylasım için, ulkemizde kara düzen gidiyor hayırlısı....

    Comment


    • #3
      Cevap: anızların yakılması

      bu yıl verımle beraber sap bollugu yasadık
      su gunlerde kım takar herkes anı yakıyor
      kolluk kuvvetlerı goz yumuyor ramazan dolayısıyla aksamları tarla surmeye gıdıyordum sahura kadar
      aksam anız yakıyorlar bır gun ıkı gun derken dayanamadım teknojı harıkası cep den asıldım 156 ya ıhbaarda bulunayım dıye karsıma cıkan nobetcı sb bılmem kım bana hayvancılıkla mı ugrasıyorsunda ıhbwr edıyorsun dedı ne dıyecegımı sasırdım

      Comment


      • #4
        Cevap: anızların yakılması

        Manas 12, Bu durum karşısında biz onlara ne diyelim ki?

        Comment


        • #5
          Cevap: anızların yakılması

          Sizde üslerini arayınız.Zira bu işin vebali var.Mübarek ramazan ayındayız.Yüce Rabbimiz zulmetmeyiniz buyurmuşlardır.Canlıları yakmak en büyük zulümdür.Ayrıca yaşadığınız ortamda ekolojik sistem değişiyor.Birisi sizin evinize,mülkünüze zarar verse derhal müdahale edersiniz değilmi?.ben hiç acımıyorum.Gerekirse bana o saatde telefonuma o şekilde cevap vereni amirlerine şikayet ederim.Neticede zamanında gelmeyen İtfaiyeyi belediye başkanına şikayet etdim.Oda anlayışlı karşıladı ve ilgileneceğini söyledi ve bana teşekkür etdi. sağlıcakla kalınız.

          Comment


          • #6
            Cevap: anızların yakılması

            Vazifesini yapmayıp sizi suçlar şekilde cevaplayan bir telefon görevlisini amirine şikayet etmek en doğrusu bence. Bu da zor değil. Aynı ademi arayıp, üstünü bağlamısını yoksa oraya çıkıp geleceğinizi söyleyiniz, bakın nasıl bağlıyorlar. O üstü de ilgilenmiyorsa en üste...

            Comment


            • #7
              Cevap: anızların yakılması

              maalesef devlet birimlerin çoğunda işler ehli olmayan cahil insanların elinde

              Comment


              • #8
                ANIZ NİÇİN YAKILIR?

                ANIZ NİÇİN YAKILIR?
                ( Yakmak yok etmektir.)
                ( Anız yakmak ise; cenneti cehennem ateşiyle tutuşturmaktır .)
                Anız niçin yakılır? Bilimsel olarak bu konu açıklanmadığı sürece yakma eylemi devam edecektir. O halde, anız yakanların bakış açısını bilmeden bu sorunu çözmek mümkün değildir. Anızı yakanlar kendilerine göre doğru bir iş yaptıklarına inanmaktadırlar. Gerçektende anız yakan çiftçilerin mantığı ile olaya bakınca doğruluğunu kabul etmek gerekir. Yalınız, bilimsel gerçekleri bilerek hareket edildiğinde anız, yakanların iddia ettiği gibi çok yararlı, yakmayın diyenlerin dediği gibi hiç yararı yoktur iddiası da doğru değildir.
                Anız yakmanın yarar ve zararlarını incelemeden önce farklı benzer örnekler vererek konuyu açıklayalım.
                Ateşin yakmasına, elektriğin çarpmasına ve kavurmasına rağmen insanlığın bugünkü eriştiği yüksek hayat düzeyi bu iki maddeden yararlanabilme ile sağlanmıştır. Bugün, bunları kullanırken olumsuzluklarını (yakmalarını, çarpmalarını ve kavurmalarını) hiç kimse düşünmemektedir. Genellikle ateşin ve bilhassa elektriğin yararları daima hatıra gelir.
                Ateş ve elektrikte olduğu gibi doğada bulunan bütün canlıların yararlı ve zararlı yönleri kişilerin yaklaşımına bağlı olarak değişmektedir. Örneğin; Kantaron, sarı kantaron, bin bir delik otu, kızıl ot denen ( Hypericum perforatum) bitkiyi taze olarak yiyen açık renkli hayvanlar temas eden yerlerinde şişkinlikler (ödem) meydana gelmektedir. Ayrıca, bunu kuru veya taze yiyen hayvanlarda ışığa karşı hassasiyet artarak vücutlarında kaşınma duygusu artar. Bu gibi hayvanlar güneş altında belli bir süre kalırsa kaşıntı başlar ve bulduğu ağaca, taşa, duvara sürtünerek vücudunda yaralar açılır. Hayvan besicileri bu bitkinin ot içerisinde ve otlatılan meralar da bulunmasını istemezler. Sarı kantarona hayvan besicilerinin bakış şekli zehirli ve zararlı oluşudur.
                Buna karşılık; çiçeklerinin iyi açtığı, güneşli günlerde toplanıp bir kavanoza doldurulur. Bunun üzerine gelecek şekilde zeytinyağı konur. Bu kavanoz 10?15 gün güneşli bir yerde bekletilir. Sonuçta, koyu kırmızı renk alır. Daha sonra süzülerek şişelere konur ve serin bir yerde bırakılır.
                Bu yağ gönül yanığı hariç güneş, ateş ve su yanıklarında kullanıldığı zaman hem acıyı kısa zamanda keser, hem de iz bırakmadan yanığı tedavi eder. Aynı yağ hemoroit ( basur) ağrılarına, iyi olmayan yaraların tedavisinde, mide rahatsızlıklarında da kullanıla bilinir. Bitkinin çay olarak da kullanılması durumunda birçok yararları vardır(1).
                Görüldüğü gibi sarı kantaron hayvan besicileri için zararlı bir bitki olurken, sağlık yönüyle kullanıldığında burada sayamadığımız birçok yararları vardır. Hani, son zamanlarda, Amerika?dan getirtilip pahalı olarak vatandaşlarımıza satılan Aloe vera ürünlerinden hiç de geri olmayan bir bitkidir. Buna benzer daha birçok bitkiyi saymak mümkündür.
                Bu örnek bize doğada bulunan her varlığın yararlı özellikleri ortaya çıkarıldıkça zararlarından daha kolay korunabileceğini göstermektedir. Burada tekrar konumuza dönerek anızın ne gibi yararları vardır?
                Anız yakmanın yararlarını maddeler halinde görelim.
                1-Anız yakma sürümü kolaylaştırır. Bir kültür alanında bulunan bitkiler toprağın işlenmesini az veya çok zorlaştırırlar. Anızın ( hububat hasadından sonra kalan bitki artıklarının) yakılması sonucu yapılacak toprak işleme daha kolay olur.
                2-Anız yakmayla saplar üzerinde ve toprağın 2?3 cm derinliğindeki hastalık etmenleri yok edilir. Böylece, bitki hastalıkları belli bir oranda azalır.
                3-Anız yakma ile saplar üzerinde ve toprağın 2?3 cm derinliğindeki zararlıların yumurta, larva, pupa ve erginleri de yok edilir. Bitki zararlıları belli oranda böylece ortadan kalkar.
                4-Anız yakma ile toprak üzerine düşen ve toprağın 2?3 cm derinliğindeki bütün yabancı ot tohumları yok edilir. Böylece, yabancı otların artışı belli oranda azaltılır.
                Bu faydaları görünce, o halde anız yakmak iyidir gibi bir düşünce olabilir. Hal böyleyken niçin anız yakmayı önermiyoruz? Anız yakılarak kısmen yukarda sayılan yararlar sağlanabilir.
                Sonuçta; Alınabilecek 100 YTL varsa bunun anız yakılarak ancak 10?20 YTL yarar sağlanabilir. Geriye kalan 80?90 YTL kaybımız olur. Bütün marifet bunu bilen ve buna inanan insanların anız yakarak % 10?20 karı yerine yakmadığı zaman karının %80?90 olacağını göstermek ve inandırmaktır.
                Hani, milli şairlerimizden Namık Kemal?in Hürriyet Kasidesinde ? Ne mümkün zulm ile bidât ile imhâ-yı hürriyet. Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten ? dediği gibi; Eğer anız yakmanın faydadan çok zarar verdiğini inandırabilirsek hiçbir güç çiftçiye anız yaktıramaz. Bütün sorun bunun inandırıcı şekilde anlatılmasıdır.
                Çiftçilik bir gönül mesleği olmasa bunu yapacak insanları bulmak bu kadar kolay olmazdı. Çiftçi, anızı yakarak geçim kaynağı olan toprağı fakirleştirip, öldürdüğünü bir gösterebilsek bütün sorunu çözeriz. .
                Anız yakmanın Zararları nelerdir? Şimdi sırası ile bunları görelim.
                1.Anız yakmayla toprak verimliliği azalır. Toprak verimliliği üretimi etkileyen en önemli etkendir. Her çiftçi toprağının verimli olmasını ister ve bunun gayreti içerisinde bulunur. Toprak verimli oldukça daha sağlıklı ve daha bol üretim yapılır. O halde bir toprağın verimliliği neye bağlıdır? Yahut ta verimli bir toprağın özelliği nedir? Bir toprakta ne kadar çok ve çeşitli türde bitkisel ve hayvansal canlı yaşıyorsa toprağın verimliliği de buna bağlı olarak o derecede yüksektir. Diğer bir ifade ile toprağın verimliliği içerisinde barındırdığı canlı türlerine ve bunların miktarına bağlıdır.
                Anız yakılırken toprağın yüzeyinde ve 2?3 cm derinliğinde ki bütün canlılar yok edilmektedir. Verimli bir toprakta canlıların en yoğun olduğu kısım burasıdır. Anız yakılırken özellikle toprak verimliliğini oluşturan canlılar da önemli miktarda ortadan kalkmaktadır. Anız yakılan yerlerde toprağın tekrar eski haline gelmesi için uzun zamana ihtiyaç duymaktadır.
                2. Anız yakma ile toprak canlılarının beslenme ortamı veya besleneceği organik artıklar ortadan kalkar. Doğada yaşayan canlıların hayatı birbirine bağlıdır. Bir canlının yok olması ona bağlı olarak 40 canlının yaşantısını olumsuz etkiler. Doğada canlıların etkilenmesi bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlıdır.
                Zincirin halkası koptu mu? Bu ilişkilerde koparak o canlının yaşantısı belli oranda tehlikeye girer.
                Canlılar doğada beslenirken organik maddelerden bir sıra halinde yararlanırlar. Her canlı genellikle organik maddedeki enerjiyi parçalanmanın bir aşamasında alır. Örneğin, insanlar, küçük ve büyük baş hayvanlar aldıkları gıdanın büyük bir kısmını sindiremeden atık (dışkı) şeklinde dışarı atarlar.
                Köye giden herkesin gördüğü, tavukların hayvan dışkısı üzerinde eşelendiği, insan dışkısını yediğidir. Tavukların sindirim sistemi insan ve hayvanların sindiremediği atıklarındaki enerjiyi alacak şekildedir. Tavuğun sindiremediğini, büyük böcekler, böceklerin sindiremediğini daha küçük böcekler sindirirler. En sonunda da solucanlar ve mikroorganizmalar organik maddeleri oluşturan mineral elementlere dönüştürürler. Bu mineral elementleri bitkiler tekrar özümlemede kullanarak organik maddeyi oluştururlar. Her canlı organik maddenin parçalanmasında ki bir aşamada rol alır. Buna doğal döngü denir.
                Acaba, bitkilerin ihtiyacı olan besin elementlerini ticari (inorganik) gübrelerle telafi edemez miyiz? Böylece toprağın verimini artırıp, ürün alımını çoğaltamaz mıyız? İlk bakışta niçin olmasın sorusu akla geliyor? Olur, olur da yanlış olur. Ticari gübre ile bitkisel ürün belli oranda artar. Buna karşılık tat, hoş koku ve diğer önemli özelliklerinden kayıplar olur. Ticari gübrelerin en önemli zararı, toprağın verimini ve yapısını bozmasıdır. Ticari gübreler, bitkinin alacağı mineral element haline getirtildiği için toprak canlıları bunu gıda olarak kullanamazlar. Ticari gübre sadece bitkinin alacağı şekilde bir yapıya sahiptir.
                Bir toprağın verimi, içinde barındırdığı canlıların miktar ve tür zenginliğine bağlıdır. Bunların çoğalması, toprağın yeterli miktarda organik madde içermesine bağlıdır. Organik madde yeterli olmayınca toprak canlıları hem miktar, hem de tür olarak azaldığından toprak fakirleşecektir.
                Bitkiler organik maddelerin ayrışması ile meydana gelen besin elementlerini daha sağlıklı alabilmektedirler. Zira organik maddeler çeşitli canlı türleriyle farklı aşamalarda parçalanarak bitkinin yararlanacağı şekle dönüşmektedir. Organik maddelerin parçalanması esnasında her canlı bir taraftan ihtiyacı olan enerjiyi elde ederken, diğer taraftan da salgıladıkları maddelerle toprağı bitkilerin en iyi gelişeceği özelliklere kavuşturmaktadırlar.
                Diğer taraftan, toprakta bulunan yeterli organik maddeler makro moleküler etki göstererek toprağı pH sının (reaksiyonunun ) ani değişimini önlerler. Böylece, pH nın ani değişimiyle meydana gelecek zar arlanmalardan biyolojik hayatı korurlar. Ticari gübrelerin doğrudan doğruya veril mesi durumunda da toprak canlıları besleneceği organik maddeleri bulamamaktadırlar. Yine, ticari gübrelerin ölçüsüz kullanılmaları da toprak verimini artıran canlılara zehir etkisi yapmaktadır. Diğer taraftan da toprağın fiziksel yapısını bozmaktadırlar.
                Ticari gübreler toprakta eksik olan besin elementlerini tamamlasalar dahi, toprak verimliliğini oluşturan canlıların kullanmalarına uygun olmadıklarından, verimliliği artıramamaktadırlar. Belli bir zaman sonra toprak fakirleşmektedir. Bu sebepten, anızlar ile bağ, bahçe ve tarladaki organik artıklar yakılmayarak kom post olarak tekrar toprağa verilmelidir.
                3.Toprak canlılarının bıraktığı birçok maddelerle (atık maddeler ve enzimlerle) oluşturulan yaşam ortamı yanarak yok olur. Toprak içerisinde yaşayan çeşitli canlılar salgıladıkları ve bıraktıkları artıklarla toprağı bitkiler ve kendileri için bir yaşam ortamı oluştururlar. Anız yakıldığı zaman bu ortam yanarak
                yok olur. Toprağın üst kısmında bulunan bu tabaka insan ve hayvanlardaki deri tabakası gibidir. Derinin yanması derecesinde insan ve hayvan ne kadar acı çekiyorsa, toprak içerisindeki canlıların çektiği acı bundan daha az olmamaktadır.
                Nasıl ki insan belli ölçü dışında yanınca bunun izlerini taşıyor veya hayatını kaybediyorsa toprakta aynı şekilde acı çeker veya yaşanmaz bir duruma gelir. Anız yakıp kar edeceğini düşünen vatandaşlarımızın kendilerine ve bulundukları topluma ne kadar kötülük yaptıklarını göstermek ve öğretmek gerekir.
                Bunu bir örnekle açıklayalım. Anız yakmadan önce verimli bir toprağı kazıp avucumuz içerisine aldığımızda kendine özgü bir kokusunun olduğunu, yine avucumuz içerisinde tuttuğumuzda kendine özgü bir yumuşaklığın olduğunu görürüz. Aynı toprağı anız yakıldıktan sonra avucumuz içerisine alırsak un gibi toz şeklini aldığını görürüz. İşte, bu un şekline dönüşmüş olan toprak ilk elimize aldığımız toprağın özelliğini taşımadığı sürece bundan yeteri kadar yararlanamayız. Burada yanan yerler deride yanan kısımlar gibi daima o yanığın izini taşırlar.
                4. Anız yakılmadığında toprak yel ile üfürülerek, sel ile süpürülerek erozyona (taşınmaya) uğramaz. Bitki artıkları gerek toprak yüzeyini örterek ve gerekse kökleriyle toprağı kucaklayarak yelin üfürmesine, selin süpürmesine mani olur. Anız yakıldığında ise toprağı koruyacak bir engel kalmaz. Yakılan anızın artığı olan külün içerdiği mineral elementlerde yine rüzgâr ve su ile taşınarak uzaklaşır.
                Anız artıkları özellikle yağmur damlalarının darbe etkisi ile toprak parçacıklarının birbirinden ayrılmalarını, daha doğrusu parçalanıp taşınmalarını engellerler. Anızın toprağa gömülmesi ise toprağın hava-su dengesini düzenleyerek gerek bitkiler ve gerekse topraktaki diğer canlılar için iyi bir ortamın hazırlanmasını sağlarlar.
                Organik maddece zengin topraklarda suyun giriş ve hareketi daha uygun olmaktadır. Bu da, gerek bitkilerin gelişmesi ve gerekse toprağın korunması (erozyon) bakımından son derece önemli rol oynamaktadır. Doğada erozyon insan müdahalesi olmadığı sürece sorun oluşturmamaktadır. Erozyonu meydana getiren en önemli faktör bitki örtüsünün yok olmasıdır. Bu nedenle doğada erozyona fazla rastlanmaz. Erozyon, insanların kültür bitkisi yetiştirmek için diğer bitkileri ortadan kaldırdıkları tarım alanlarında meydana gelmektedir. Doğaya bilinçsizce yapılan müdahaleler ne kadar çoksa, erozyonun şiddeti de o kadar fazladır.
                5. Anız yakma toprak yorgunluğunu artırır. Doğada toprak yorgunluğuna rastlanmaz. Zira, doğadaki bütün canlılar sosyal bir dayanışma içerisinde olduklarından birinin artığını diğeri gıda olarak kullanır. Böylece toprak yorgunluğu oluşturacak maddeler ortadan kalkar. Toprak yorgunluğu ya çok az veya hiç oluşmaz.
                Toprak yorgunluğu; bir ortamda yetişen kültür bitkisi için toprağın uygun özelliğini kaybetmesidir. Bir kültür bitkisi için ortamın bozulmasının 3 sebebi vardır.
                1. Tek kültür bitkisi yetiştirilen ortamda bitkinin artıkları birikerek o bitki için zehirli bir ortam oluştururlar. ( Her canlının atığı kendisi için zehirdir
                2. Tek bir kültür bitkisi yetiştirildiğinde o bitkiye özel hastalık ve zararlılar çoğalarak olumsuz etki yaparlar.
                3. Tek bir kültür bitkisi yetiştirildiğinde topraktaki mineral elementlerin alınımı tek yönlü olduğundan toprak besin elementi dengesi bozulur. Bu şartlardan biri veya hepsi birden toprak yorgunluğunu oluştururlar.
                Anız yakmayla toprak yüzeyinden itibaren 2?3 cm derilikte bulunan ve toprak canlılarının en yoğun olduğu kısımda ki canlılar önemli ölçüde zarar görürler. Toprak ne kadar çok ve çeşitli canlı barındırırsa o kadar az toprak yorgunluğu oluşur. Bu durum da toprakta zehirli madde birikimi azalır, hastalık ve zararlıların artışı tek yönlü olmayacağından etkileri azalır ve topraktaki besin dengesi bozulmaz. Bu durumda da
                Toprak yorgunluğu oluşmaz.
                Anız yakma ile topraktaki canlılar yeteri kadar beslenme olanağı bulamadıklarından miktar ve çeşitliliği azalmaktadır. Bu durum hem toprağın verimden düşmesine, hem de toprak yorgunluğunun daha kolay oluşmasını sağlayacaktır. Sonuçta, üretim olumsuz olarak etkilenecektir.
                6. Anız yakma toprağın yağışlarla sıkışmasını ve suyun toprak içerisinde birikmesini önler. Anız yakılmadığı zaman, yağmur damlaları saplar üzerine düşerek darbe etkileri ortadan kalkar. Yağmur damlaları sapların kök boğazından köklerin oluşturduğu kanallarda birikir. Aksi halde, Yakılan anızlarla birlikte köklerin açtığı kanallarda çökeceğinden yağmur sularının toprakta tutulması mümkün olmayacaktır. Böylece, toprak üzerine düşen yağmur akış haline geçerek verimli toprağı da sürükleyip götürecektir.
                7. Anız yakma doğal dengeyi bozar. Anız yakılmasıyla doğada yaşayan birçok canlının beslenme, barınma ve korunma ortamı yok olacağından, doğal yaşam tehlikeye girecektir.
                Bir ülkenin doğal zenginliği yaban hayatının çeşitliliğine ve çokluğuna bağlıdır. Anız içerisinde birçok canlılar barınır. Bu canlılar beslenme zincirinin halkalarını oluşturduğu için ortadan kalkması diğer canlıların yaşamını olumsuz etkiler. Unutulmamalıdır ki bir ortamdan bir canlının kaybolması buna bağlı olarak 40 tür canlıyı etkilemektedir. Anızın yakılması ile bütün bu canlıların yaşam ortamı da ortadan kalkar. Sonuçta da, insan kendi yaşam ortamını bozarak çeşitli hastalıklara yakalanma olasılığı artarak, sağlığı bozulur.
                Yaban hayatının olmadığı yerde, insan yaşantısı tehlikeye girer ve insanlarda doğal özelliklerini kaybederler. Bir ortamda ne kadar çok ve çeşitli türde bitki yetişirse, buralarda su şırıltısı, kuş cıvıltısı, arı ve böcek vızıltısı eksik olmaz. Yani, insan da dâhil bütün canlılar için sağlıklı bir ortam oluşur. Anız yakma bu ortamın oluşmasını önleyen etmenlerden birisidir. Diğer bir ifade ile cenneti cehennem ateşi ile tutuşturmaktır.
                8. Orman yangınlarının çıkmasına sebep olurlar. Bugün ülkemizdeki orman yangınlarının büyük çoğunluğu anız yakmalardan meydana gelmektedir. Genellikle orman yangınları olduğunda büyük orman alanları yok olup gitmektedir. Buraların tekrar orman haline getirilmesi hem uzun bir zamana, hem de büyük masraflara mal olmaktadır.
                Anız yakanlar hem ülkeyi hem kendilerini fakirleştirdiklerinden habersizdirler. Diğer taraftan, bu vatandaşlarımızın bütününün inançlı olduğunu düşünüyoruz. İnançlı insanların kendilerine ve başkalarına zarar vermemesi gerekir. Hal böyleyken, anız yakarak hem ülkeyi, hem kendini zararlara sokarken sayısız canlıyı yakarak yok etmeyi nasıl açıklayabiliriz? Bu olsa olsa anızın bilincinde olmadan yakıldığını düşünmek zorundayız.
                9. Anızla birlikte çok zaman diğer komşu tarla ve bahçeleri de yakılmaktadır. Her yıl anız yakımı dolayısıyla mahkemelik olan vatandaş sayımız az olmasa gerektir. Bununla ilgili birçok örnekler vermek mümkündür.
                10. Anız yakmalarla zaman zaman yerleşim alanları da yanabilmektedir. Televizyonlarımızda yaz aylarında anız dolayısıyla tamamen yanmış köy haberleri azımsanmayacak kadar çok gösterilmektedir.
                Konuyu özetlersek:
                Anızın yakılmasının yararları
                1. Sürümü kolaylaştırır
                2.Sap ve bitki artıkları üzerinde ki hastalıklar yok edilir.
                3. Saplar, bitki artıkları ve toprak yüzeyine yakın yerde barınan zararlıların yumurta, larva, pupa ve erginleri yok edilir.
                4. Toprak üzerine düşen yabancı ot tohumlarını yok eder.
                Anızın yakılmasının zararları
                1. Toprak verimliliği azalır.
                2. Toprak canlılarının beslenme ortamı yok edilir.
                3. Toprak canlılarının bıraktığı birçok maddelerle oluşturulan yaşam ortamı yakılarak yok edilir.
                4. Toprak yel ile üfürülerek, sel ile süpürülerek erozyona (taşınarak) uğrar.
                5. Toprak yorgunluğu artar.
                6. Toprak yağmur suları ile taşınır ve toprak içerisinde köklerin açtığı kanallar çöktüğü için su depolanmaz.
                7. Doğal denge bozulur.
                8. Orman yangınlarının çıkmasına sebep olurlar.
                9. Anızla birlikte çok zaman diğer komşu tarla ve bahçeleri de yakılmaktadır.
                10. Anız yakmalarla zaman zaman yerleşim alanları da yanabilmektedir.
                Sonuç olarak; uygulamalı bilimlerde ekonomik olmayan hiçbir deney sonucunun pratikte yeri bulunmamaktadır. Gelişmiş ülkelerde bu konu çiftçilere çeşitli kanallarla anlatılarak, gösterilerek ikna edildiği için anız yakma diye bir sorun bulunmamaktadır. Ülkemizde kanunlarla ve polisiye önlemlerle anızın yakılması önlenmeye çalışılmaktadır. Çiftçilerimiz, anız yakmanın faydadan çok zararlı olduğu konusunda ikna edilmeleri gerekir. Çiftçilerimiz kendi uygulamalarında anız yakmanın yararlarını gördüğü için ceza almayı göze alarak yakmaya devam etmektedirler. Bunun sonucunda, hem çiftçi, hem ülke kaybetmektedir. Bu konu bir an önce yoğun olarak bir kampanya şeklinde gündeme getirilip işlenmelidir.
                Anız yakma yerine göre % 10?15 oranında yarar sağlarken, anız yakmamanın getirisi %85?90 olmaktadır. Çiftçilerimiz anız yakarak alacağı ürünün büyük bir kısmını bir yıl önceden kaybetmektedirler. Kaybolan sadece ürünün miktarı değil, kalitesi ve toprağın verimliliğidir.
                Anız yakma, çiftçilerimize konunun açık olarak anlatılamamasından kaynaklanmaktadır. Hiçbir çiftçi emeğinin ucuza gitmesine ve havaya savrulmasını istemez. Bir yıl süresince ailece verdiği emeğin anız yakarak boşa gittiğinin bilincine varırsa hiçbir güç çiftçiye anız yaktıramaz. Yeter ki anız yakmanın zararları anlatılabilsin. Bu konuda ilk önce eğiticilerin eğitilmeleri gerekmektedir.
                Her yıl yaz ortalarından sonbahar sonlarına kadar yakılan anızlarla ülke ve çiftçi yüz milyonlarca lira (YTL ) kayba uğramaktadır. Bu konunu açıklığa kavuşturulması sadece devletin değil hepimizin görevi olmalıdır.
                Çiftçilerle konuşurken, eskiden tarlalarımızdan daha çok ürün alıyorduk ifadesini sık duymak mümkündür. Onlara söylenecek tek bir söz var. ? Anızını yakma, yaktırma,ve mümkün olduğu kadar az ticari gübre kullanmalısınız.? Denmelidir.
                Yakmak yok etmektir. Diğer bir ifade ile ?Cennete cehennem ateşi ile girip tutuşturmaktır. Cenneti tutuşturanlarla anızı yakanlar sonuçta ayni işi yapmaktadırlar. Yalınız, cenneti tutuşturan bilerek, anızı yakanlar bilinçsizce davranırlar. Bu nedenle yanan sadece anız değil, Ülkenin doğal zenginlikleridir. Ülke yanarken, doğal zenginlikleri bilinçsizce kaybolurken seyirci kalmaya ve bunu hoş görmeye hiç kimsenin hakkı olmamalıdır. Saygılarımızla.
                Prof. Dr. Zeki ÖZER
                Öğr. Gör. E. Arzu ELİBÜYÜK

                Comment


                • #9
                  Cevap: anızların yakılması

                  ANZ NİÇİN YAKILIR
                  Mecburiyetten
                  adam üst üste aynı tarlaya buğday ekemek zorunda kalır
                  toprak işlemesi buğday sapı ile çok zor işlenir
                  bu bakımdan yaılarak rahat tohum yatağa hazırnır
                  aslında çiftçi herkesten iyi bili sap demeksaman demek gübre demek gelecek demek
                  ama sağolsun fukaralık zamanı öteliyor

                  Comment


                  • #10
                    Cevap: anızların yakılması

                    Berhüdar ol.!!!

                    Comment


                    • #11
                      Cevap: anızların yakılması

                      Anız yakmanın, tarımın sürdürülebilirliğini tehlikeye attığını anladım bilmem doğrumu,
                      Peki anız yakma kullanılacak alternatif bir çözüm söz konusumu ?

                      Comment


                      • #12
                        Cevap: anızların yakılması

                        Yazılanlara göre anız yakmanın tarımın sürdürülebilirliğini etkilediğini anlıyorum bilmem doğrumu, peki anız yakma yerine alternatif bir çözüm varmıdır ?

                        Comment


                        • #13
                          Cevap: anızların yakılması

                          jeolex Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                          Yazılanlara göre anız yakmanın tarımın sürdürülebilirliğini etkilediğini anlıyorum bilmem doğrumu, peki anız yakma yerine alternatif bir çözüm varmıdır ?
                          anızın daha çabuk çüremesi için sentetik gübre atılıp sürülmesi gerektiğini duymuştum
                          ama hangi gübre atılıp sürülceği aklıma gelmiyor
                          toprak analizi çerçevesinde analiz yapan uzmanlardan bilgi alabilirsin

                          Comment

                          Working...
                          X