fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Artık Ulusal Fındık Konseyi'nin dışında fındıkla ilgili muhatap aranmamalı

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Artık Ulusal Fındık Konseyi'nin dışında fındıkla ilgili muhatap aranmamalı

    Türkiye, fındıkta dünya piyasalarında sahip olduğu imkânları, ideal ölçülerde fırsata dönüştürerek değerlendirememektedir.
    Dünya fındık üretim ve ihracatının yüzde 75-80'ini elinde bulunduran bu ülke, özellikle arzda oluşan fazlalık ve piyasa şartlarında istikrarlı politikalara sahip olmaması nedeniyle, yok yere sıkıntılar yaşamaktadır.
    Bu sıkıntı, sadece bugünün değil, bundan 73 yıl öncesinin bile sorunuydu.
    1935'de yapılan Birinci Fındık Şurasında zamanın Ekonomi Bakanı Celal Bayar'ın açış konuşmasına baktığınız zaman sorunların üç aşağı beş yukarı hemen hemen aynı olduğunu görürsünüz.
    Bugün 700 bin hektarı aşan fındık alanları, ortalama 600 bin tonunun üzerinde bir üretim, 2.5milyar dolarlık bir hacim, yaklaşık yıllık 1.5 milyar dolarlık bir ihracat ile fındık sadece Karadeniz için değil tüm ülke ve dünya için önemli bir sanayi ürünüdür.
    Normal koşullarda 750-800 bin tona kadar kabuklu fındık üretiminin yapılabildiği Türkiye'nin, hedefi şimdilerde gerçekleşen yıllık 500 bin ton kabuklu fındığı değil, üretimin tamamını satma hedefi olmalıdır. Bu hedef, Türkiye'de yılda asgari 2 milyar dolarlık bir ihracat girdisi anlamına gelecektir.
    Ancak bunun için, üretimden satış, hatta tüketim aşamasına kadar fındıkla ilgili birlikte hareket edeceğimiz politikalar oluşturulması gerekir. Bunun yolu da, tüm kesimlerin asgari müşterekte değil, azamisinde birleşmesidir.
    Bugüne kadar, yani Temmuz 2007'de kuruluşunu tamamladığımız, 12 Ocak'ta da ilk genel kurul toplantısını yaptığımız Ulusal Fındık Konseyi'nin sektöre girişine dek, adeta herkes kendi çıkarına göre, "ağzı olan konuşuyor" misali hareket etti.
    Ulusal Fındık Konseyi ile bir araya geldik. Yönetim Kurulu'nu oluşturan üyelere baktığımız zaman, herkesim temsil ediliyor diyebiliriz.
    Ziraat Odaları, Fiskobirlik, üretici birlikleri, sanayiciler, ihracatçılar… Artık herkes tek bir çatı altında. "Kol kırılır yen içinde" diyerek, fındık sektöründe herkes için en iyinin oluşumunu içeride sağlayacağız. Dışarıya yansıyan ise, tek ses, tek politika olacaktır.
    Bu son şanstır. Bundan sonra hiç kimse, Ulusal Fındık Konseyi'nin dışında fındıkla ilgili muhatap aramayacaktır, aramaması gerekir.
    Ulusal Fındık Konyesi çatısı altında oluşturulacak politikalarla, 15 yıl önce ihracatımızın yüzde 15'ini oluşturan, bugün ise yüzde 35'e kadar yükselen işlenmiş fındık satışımızın yakın bir gelecekte yüzde 50'lilerin üzerine çıkacağını umut ediyoruz. Çıkmalıdır. Çünkü, katma değeri yüksek işlenmiş fındık ihracatı, hem döviz anlamında artı yaratacak, hem de bunun için kurulacak entegre tesislerle istihdam sağlayacaktır.
    Burada üretici bazında çok önemli bir konu da, Sayın Başbakan'ın eylem planında açıkladığı, Doğrudan Gelir Desteği yerine ürüne dayalı katkının yapılacak olmasıdır. Ürüne dayalı desteğin, prim sistemi ile direk olarak üreticiye verilecek para olduğunu düşünüyoruz.

    Sebahattin Arslantürk

    (Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı/Ulusal Fındık Konseyi Kurucular Kurulu Başkanı)

    referans
Working...
X