fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Soya tarımı

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Soya tarımı

    SOYA TARIMI


    Çesit Seçimi :
    Daha önce de belirtildigi gibi, soya çesitleri, 13 ayri olgunluk grubuna ayrilmistir. Dünyanin kuzey bölgelerinde, “000”, “00” ve “0” grubundaki soya çesitleri uyum saglarken, kuzeyden güneye gidildikçe, “I”, “II” ve “III” gruptaki çesitlerin daha iyi uyum sagladiklari görülmektedir. Daha da asagilarda, “IV”, “V” ve “VI” gruptaki çesitler ve sonuçta ekvator bölgesinde ise, “VII”, “VIII”, “IX” ve “X” gruba dahil soya çesitleri en iyi uyumu saglamislardir. Ülkemiz açisindan ise, Trakya bölgesinden baslayarak Çukurova bölgesine kadar uzanan alanlar için, “0” grubu ile “V” grup arasindaki olgunluk grubuna dahil çesitler rahatlikla yetistirilebilir. Bir bölge için uygun çesit seçiminde, o bölgenin soya yetistirmeye elverisli toplam gün sayisinin bilinmesinde fayda vardir. Eger, tarima elverisli günlerin sayisi sinirli ise, o bölge için erkenci çesitlerin seçilmesi daha uygun olacaktir. Yine ayni sekilde, bu süre çok uzun ise, daha geççi çesitlerin seçilmesi gerekmektedir. Örnegin, yetisme dönemi sinirli olan Trakya bölgesi için, “00”, “0” ve “I” gruptaki soya çesitleri uygun iken, Karadeniz bölgesinde, “II” ve “III” gruptaki soya çesitleri ve Çukurova bölgesi için de, “III”, “IV” ve “V” gruptaki soya çesitlerinin seçilmesi daha uygun olacaktir. Bir bölge için çesidin yanlis seçilmesi, o çesidin o bölgede olgunlasmasini tamamlayamamasina neden olabilir. Bu nedenle, çesit seçiminde çok dikkatli davranilmali, eger var ise, o bölgedeki tarimsal kuruluslarin yürütmüs oldugu deneme ve çiftçi sartlarinda kurmus oldugu demonstrasyon çalismalarindan elde edilen sonuçlar çok iyi degerlendirilmeli ve bunlardan faydalanilmalidir.
    Toprak Istegi ve Toprak Hazirligi :
    Soya, toprak istegi bakimindan çok da seçici bir bitki degildir. Hemen hemen her türlü toprakta rahatlikla yetisebilir. Ancak, diger bazi bitki türlerinde de oldugu gibi, geçirgenligi iyi, suyu göllendirmeyen, fakat su tutma kapasitesi iyi, toprak pH’ si 5.5-7.0 arasinda olan tinli topraklar, soya tarimi için ideal topraklardir. Eger, bugday veya sonbaharda (yaz dönemi sonu) hasadi yapilan diger bir bitkiden sonra ekilecekse, tarla sonbaharda pullukla 20 cm derinlikte sürülerek birakilmalidir. Mart veya Nisan aylarinda, tarla yüzeyinde gelisen yabanci otlarin durumuna göre, bu tip otlarin yok edilmesi için 2. bir toprak isleme, daha yüzlek olarak yapilir. Daha sonra, ekim zamanina yakin bir dönemde, gerekli ekim öncesi gübreler ve eger varsa, yabanci ot ilaçlari da topraga karistirilarak, diskaro ve diger yüzeysel isleyen aletlerle tohum yatagi hazirligi yapilmalidir.
    Gübreleme :
    Soya bitkisi, köklerinde olusturdugu nodüller içerisinde bulunan rhizobium japonicum bakterileri yardimiyla, toprak havasinda bulunan serbest azotu, baglayarak yarayisli hale getirebilmektedir. Diger bir ifadeyle, kendi ihtiyaç duydugu azotunu kendisi üretebilmektedir. Bu nedenle, soya tariminda, azotlu gübrelemeye pek ihtiyaç duyulmamaktadir. Ancak, bitkilerin nodüllerini olusturuncaya kadar geçecek süre içerisinde ihtiyaç duyabilecegi az miktarda bir azotlu gübre uygulamasi ekimden önce yapilabilir. Bunun miktari, dekara 3-5 kg saf azotu geçmemelidir. Asiri yapilan azotlu gübre uygulamasinin, bitkilerde olusacak nodüllerin sayisini ve bakterilerin topraktaki havanin serbest azotunu baglamadaki etkinliklerini önemli derecede azalttigi bilinmektedir. Yine, bu miktarda azotun yaninda bir miktar da fosforlu gübre uygulamasi yapilmalidir. Bu amaçla, kompoze bir gübre olan diamonyum fosfat-DAP (% 18 N-% 46 P) ideal bir gübre olarak düsünülebilir. Yine, toprakta potasyum eksikligi söz konusu ise, potasyum içeren gübreler de uygulanmalidir. Soya bitkisi, her ne kadar azotlu gübre uygulamasina ihtiyaç göstermiyorsa da, fosfor ve potasyum ihtiyaçlari çok fazladir. Genel bir kural olarak, soya tariminda, ideal bir tane verimi için, saf olarak dekara 3-5 kg N (azot), 8-10 kg P (fosfor) ve 10-12 kg K (potasyum) gübresinin ekimden önce topraga karistirilmasi gerekmektedir. Burada, en önemli konu, tüm gübreleme isleminden önce, bir toprak tahlilinin yaptirilmasi gerekmektedir. Tahlil sonucuna göre, en uygun gübreleme sekli belirlenmelidir. Genel olarak, ülkemiz topraklari, özellikle potasyum açisindan zengin durumdadir. Bu nedenle, potasyum uygulamasi pek gerekmeyebilir. Azot, fosfor ve potasyum gibi ana besin maddelerinin yaninda, bazen, bazi iz elementlerin de eksikligi söz konusu olabilir. Bu durumda, eksikligi görülen bu elementlerin, yaprak gübrelemesi seklinde üstten uygulama ile bitkiye verilmesi gerekebilir.
    Bakteri Asilamasi :
    Daha önce de deginildigi gibi, soya bitkisi, köklerinde olusturdugu nodüller içerisinde, simbiyotik (ortak) olarak yasayan ve soya bitkisine özgü Rhizobium japonicum bakterileri yardimiyla toprak havasinda bulunan serbest azotu (% 79 N) baglayarak yararli hale getirebilmekte ve kendi azot ihtiyacini karsilayabilmektedir. Diger bir ifadeyle, bu isi bedavaya, hiçbir girdi gerektirmeden yapmaktadir. Bu nedenle, eger bir tarlada soya tarimi yapilacak ise, ve o alanda daha önceden hiç soya yetistirilmemisse, ekimden önce soya tohumlarinin bakteri ile asilanmasi gerekmektedir. Ancak, sunu da belirtmek lazim ki, soyanin bakteri ile asilanmasi, tane veriminde ekstra bir artis saglamamaktadir. Asilamanin en büyük amaci, soyanin ihtiyaç duydugu veya duyacagi azot elementinin hiçbir ekstra girdiye gerek olmadan, bedava olarak temin edilmesidir. Asilama yapilmadan, ancak bitkinin ihtiyaci olan azotlu gübrelemenin disaridan uygulanmasi ile de, ideal tane verimi almak mümkündür. Ancak bu uygulama, ekstra bir girdiyle yapilacagindan, üretim maliyetinde bir artisa neden olacaktir. Bu nedenle, eger ihtiyaçlar bedava olarak temin ediliyorsa, neden asilama yapilmasin? Asilama için, ekimden hemen önce, tohumlar bir beton zemin üzerine veya bir plastik veya metal fiçi içerisine konarak, bir miktar su çok ince sekilde püskürtülerek nemlendirilir (tohumlar islatilmamalidir). Her 100 kg tohum için, 1 litre su çok ince zerrecikler halinde püskürtülerek kullanilmalidir. Yeterince nemlendirilen tohumlar, üzerine gerekli miktarda bakteri ilave edilerek iyice karistirilir. Genellikle, 100 kg tohuma 150-200 g bakteri yeterli olmaktadir. Asilama yapilan tohumlar bekletilmeden hemen ekilmelidir. Ertesi güne birakilmamalidir. Asilama yapildiktan en geç 4 saat içerisinde, hazirlanan tohumlar ekilmelidir. Eger, diger güne kalacaksa, ayni sekilde tekrar asilama yapmak gerekir. Asilamada kullanilacak bakteriler, kullanilacagi zamana kadar, günes görmeyen, gölge ve serin bir ortamda saklanmalidir. Aksi takdirde, bakteriler canliligini kaybeder ve asilamadan beklenen fayda gerçeklesemez. Burada dikkat edilmesi gereken bir konu da, bakteri asilamasi yapildiktan sonra veya ayni anda hem bakteri hem de fungisid (mantar öldürücü tohum ilaci) uygulamasi yapilmamalidir. Eger, hem bakteri hem de fungusid uygulamasi yapilacak olursa, bakteriler bundan zarar görür ve yine asilamadan beklenen yarar gerçeklesemez. Ayrica, bakteri ile asilanmis tohumlar, bakterilerin canliliklarini korumasi için hiçbir surette kireç veya inorganik gübrelerle temas etmemelidir. Diger bir asilama yöntemi ise, daha önce soya yetistirilmis bir tarlanin üstten 15-20 cm derinliginden alinan topragin, ilk defa soya yetistirilecek tarla yüzeyine serpilerek direkt olarak topragin asilanmasidir. Bunun yaninda, soya geçmisi olan bir tarladan alinan topragin, ekilecek olan soya tohumlari ile karistirilmasi da bir çesit asilama yerine geçecektir.
    Ekim Zamani :
    Soya, yazlik bir baklagil bitkisidir. Bu nedenle, ekimi bahar ayinda yapilir. Normal olarak, iyi ve zamaninda bir çimlenme ve çikis için, toprak sicakliginin 10-12 oC olmasi durumunda ekim yapilmalidir. Bu zaman ise, eger I. ürün (ana ürün) olarak ekilecekse, bölgelerimize göre degismekle beraber, Nisan ayinin son haftasi ile Mayis ayinin ilk yarisi arasindaki dönemdir. II. Ürün olarak ise, Trakya bölgesinde Haziran ayinin ikinci yarisinda, hatta güney illerimizde çok erkenci çesitler Temmuz ayi içerisinde de ekilebilir. Ikinci ürün olarak ekilecekse, ekimin zamaninda yapilmasi gerekir. Eger, ekimde herhangi bir gecikme olursa, olgunlasma dönemi ve dolayisiyla hasat, yagisli bir döneme denk gelebilir. Bu da, ürün kaybina neden olabilir. Ekim islemi, mümkün oldugunca yeterli toprak tavinda yapilmalidir. Çünkü, soya bitkisi, misira göre daha hassastir. Misir tohumu, tane agirliginin % 30’u kadar nemi bulunca çimlendigi halde, soya tohumu çimlenebilmesi için kendi agirliginin % 50’si kadar nem’e ihtiyaç duymaktadir. Ekim derinligi olarak, toprak yapisina da bagli olarak, 2.5-5.0 cm arasi en uygun derinliktir. Daha derine ekimler, çikisi yavaslatacaktir. Toprak sicakligi henüz optimum dereceye ulasmadan erken ekim yapilacaksa, biraz daha sig ekim tercih edilebilir.
    Sira Arasi Mesafesi :
    Soya, degisik sira araliklari kullanilarak ekilmektedir. Bazi ülkelerde ve ayni ülkelerin degisik bölgelerinde, 20-25 cm den baslayarak 100 cm’e kadar degisebilen sira arasi mesafeleri kullanilarak soya tarimi yapilmaktadir. Genis sira araliklari kullanilarak ekim yapildigi zaman, özellikle sira arasi 40-45 cm ve üzerinde, yabanci ot kontrolünün mekanik olarak yapilmasi daha kolay hale gelmektedir. Ancak, genis sira araliklarinda devamli çikis gösterecek olan yabanci otlarin araliksiz olarak mücadelesi ekstra bir maliyet getirecektir. Dar sira araliklarinda yapilan ekimler nedeniyle, soya bitkisi ile yabanci ot birbirleriyle rekabete giremeyeceginden, yabanci otlar soya tarafindan erken dönemde bastirilacak ve ekstra bir yabanci ot mücadelesi gerekmeyecektir. Yapilan hemen hemen tüm çalismalarda, soya veriminin, dar sira araliklarinda (25-40 cm) daha yüksek oldugu belirlenmistir. Genelde dar siralarin kullanilmasi, tane verimi açisindan tavsiye edilmektedir. Çünkü, dar sira araliklarinda, sira aralarinin erken dönemde soya tarafindan kapatilmasi nedeniyle, günes isigindan daha fazla faydalanma söz konusudur. Bu durum, fotosentezi olumlu yönde etkileyerek, bitki tarafindan olusturulacak ve depolanacak kuru madde miktarini arttirarak tane verimini yükseltecektir. Yine dar siralara yapilan ekimler sonucu, artan bitki boyu ile birlikte, toprak seviyesi ile alt bakla arasindaki mesafe de artacak ve hasat kayiplari en aza inecektir. Bu da, elde edilecek tane verimini olumlu etkileyecektir. Elde bulunan alet ve makine imkanlarina göre, 60-70 cm sira arasi kullanilabilecegi gibi, kisa-orta boylu çesitler seçilerek, 25-40 cm sira araligi da kullanilarak yatma problemi önlenmis veya azaltilmis olur. Trakya bölgesinde ayçiçegi ekimlerinde kullanilan pünömatik (havali) mibzerler ve yine güney bölgelerimizde pamuk ve diger ürünlerin ekiminde kullanilan mibzerler, soya ekimi için de rahatlikla kullanilabilir. Bu makinelerde, sira arasini 25-30 cm’e kadar indirmek de mümkündür.
    Tohumluk Miktari :
    Dekara atilacak tohumluk miktari, kullanilacak sira araligina ve seçilen çesidin bin tane agirligina göre degisiklik gösterir. Eger, 25-40 cm sira araligi kullanilacaksa, çesidin bin tane agirligina göre, 6-12 kg tohumluk; eger 60-70 cm sira araligi kullanilacaksa yine çesidin bin tane agirligina bagli olarak 3.5-6.0 kg tohumluk yeterli olacaktir. Sira üzeri mesafesi, hem dar sira hem de genis sira araligi ekimlerinde 5 cm olmalidir. Ancak, dar sira araligindaki ekimlerde, çesitlere bagli olarak, yatmayi önlemek veya en azindan azaltmak amaciyla, sira üzeri mesafesi bir miktar arttirilabilir. Diger bir konu ise, kullanilacak tohumlugun hastaliksiz ve yabanci otlardan temizlenmis ve sertifikali olmasina dikkat etmek gerekir. Ayrica, tohum kabugu çatlamis veya baska nedenlerle zarar görmüs tohumlar kullanilmamalidir. Aksi takdirde, buralardan enfeksiyon kapmasi çok kolay oldugundan, tohumlarin çürümesi söz konusudur ve sonuçta çikis problemleri yasanabilir.
    Sulama :
    Soya, yazlik bir bitki oldugundan, gelismesini yaz döneminin sicak zamanlarinda da sürdürür. Bu nedenle, toprakta yeterli nem ister. Toprakta yeterli nem bulunmasi, soya bitkisinin gelismesi ve optimum tane verimi için çok önemlidir. Gerekli olan bu nem, yagislarla saglanabildigi gibi, yagislarin yetersiz oldugu durumlarda da, sulama ile saglanmalidir. Soya bitkisi, fide döneminde, çiçeklenme öncesi dönemde, bakla olusum ve bakla dolum (tane dolum) dönemlerinde olmak üzere dört ayri dönemde, su stresine hassastir. Bu dönemlerin herhangi birinde meydana gelebilecek bir su stresi (kuraklik), gelismeyi ve verimi olumsuz yönde etkileyecektir. Eger bu dönemlerde, yeterli yagis alinabiliyor ise, sulamaya gerek duyulmadan soya yetistirilmesi mümkündür. Yagislar yetersiz veya dagilimi düzensiz ise diger bir ifadeyle, su ihtiyacinin fazla oldugu dönemlerde yagis alinamiyorsa, mutlaka sulama suyu ile gerekli toprak neminin saglanmasi gerekmektedir. Sulama, yagmurlama seklinde yapilabilecegi gibi, karik usulü (sira aralarina su verilmesi) veya uygun yerlerde tava seklinde de yapilabilir.
    Bakim :
    Soya tariminda en önemli bakim isleri, yabanci otlarla, hastalik ve zararlilarla mücadeledir. Soya ekiminden önce, çikis öncesi herbisitler (yabanci ot öldürücüler) kullanilabildigi gibi, çikis sonrasi yesil aksama uygulanabilecek herbisitler de mevcuttur. Ekim öncesi veya ekimden hemen sonra çikis öncesi herbisitler uygulanmis olsa dahi, sulanan bir bitki oldugundan ileri dönemlerde yabanci ot çikisi olacaktir. Daha önce de deginildigi gibi, eger ekimler 25-40 cm sira araliginda yapilmissa, yabanci ot mücadelesi pek problem olmayacaktir. Çünkü, dar sira araliklarinda soya bitkisi sira aralarini daha erken dönemlerde kapatarak, sira aralarindan çikabilecek yabanci otlari bastiracaktir. Eger, ekim 60-100 cm gibi genis sira araliklarinda yapilmis ise, sira aralarini mekanik olarak islemek kolay oldugundan, soya bitkileri fide döneminde iken ve henüz çok fazla boylanmadan bir-iki kez sira aralarini çapalayarak yabanci otlarin gelisimi önlenmelidir. Sira aralarinin çapalanmasi, yabanci otlari yok ettigi gibi, topragi da havalandirarak soya gelisimini olumlu yönde etkiler. Soyada, hem dar yaprakli hem de genis yaprakli yabanci otlari görmek mümkündür. Çapalamanin yapilamayacagi durumlarda, otlarin yogunluguna göre seçilecek bir herbisit ile ilaçlama yapilmasi gerekir. Bu amaçla, belirli siralarda traktör için daha genis aralar birakilarak, ilaçlama isleri problemsiz olarak yapilabilir. Ekim öncesi topraga karistirilarak kullanilan ilaçlara, tek yillik dar yaprakli otlar ile küçük tohumlu bazi genis yaprakli otlar için kullanilan Dinitroanilines grubundan “Treflan”, ve genis yaprakli otlar için kullanilan Imidazolinones grubundan “Pursuit”, örnek olarak verilebilir. Treflan, ekimden hemen sonra henüz çikislar baslamadan da uygulanabilir. Pursuit, çikis sonrasi da kullanilabilir. Sulfonyl üreas grubundan, “Classic”, hem çikis öncesi hem de çikis sonrasinda olmak üzere iki dönemde genis yaprakli yabanci otlar için kullanilabilir. Ayni sekilde, Acetaniliades grubundan, “Dual” ve “Lasso”, hem çikis öncesi hem de çikis sonrasinda dar yaprakli otlar için uygulanabilir. Yine, özellikle genis yaprakli otlarin mücadelesinde etkili bir sekilde kullanilan Benzonthiadiazole grubundan “Basagran”, çikis sonrasinda yabanci otlarin yesil aksamina uygulanabilir. Burada bahsedilen herbisitler, soya tariminda, degisik dönemlerde ve zamanlarda kullanilabilecek ilaçlara birkaç örnek teskil etmektedir. Ilaç isimleri, zaman zaman üretici firmalara ve kullanilan etkili maddelere göre bazi degisiklikler gösterebileceginden veya piyasaya daha etkili yeni ilaçlar sürülebileceginden, yukarida örnek olarak verilen bazi ilaçlari piyasada bulmak mümkün olmayabilir. Bu nedenle, herbisit kullanmadan veya satin almadan önce, piyasada arastirma yapmak veya ilgili kuruluslara danismak gerekir. Burada, sunu da unutmamak gerekir ki, özellikle bu tip herbisitlerin yanlis kullanilmasi, bitkilerde geri dönüsü imkansiz bazi zararlar meydana getirebileceginden, kullanirken çok dikkat edilmesi, zamaninda ve tavsiye edilen uygun dozlarda ve aletlerle uygulanmasina özen gösterilmelidir. Hastalik ve zararlilar için, belirli araliklarla tarla kontrol edilerek herhangi bir hastalik gelisimi ve zararlilarin varligi gözlenmelidir. Bitki özsuyunu emen yaprak bitleri gibi bazi böceklerin, virüs tasiyicilari olduklari unutulmamali ve görüldüklerinde veya görülmeden önce tedbir olarak bitkiler ilaçlanmalidir. Diger zararlilar ve ortaya çikabilecek bazi hastaliklar için zamaninda mücadele yapilmasina özen gösterilmelidir. Zararlilar olarak, kirmizi örümcek, kokulu yesil böcek, çekirge, yesil kurt, ve özellikle Akdeniz ve Ege sahil bölgelerinde beyaz sinek, pamuk yaprak kurdu ve pamuk çizgili yaprak kurdu, soya bitkisine en fazla zarar veren böcekler olarak sayilabilir. Önemli hastaliklar olarak ise, tohum, fide, kök, sap ve bakla çürüklükleri, antraknoz, yaprak yanikliklari, tomurcuk yanikligi, nematod ve virüs hastaliklari sayilabilir. Tarla içerisinde, virüs bulasmis birkaç bitki görüldügünde, tasinmayi önlemek için bu bitkiler hemen sökülerek tarladan uzaklastirilmali, ya derin gömülmeli ya da yakilarak imha edilmelidir.
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: Soya tarımı

    Hasat :
    Soya bitkisi, çesitlere ve bölgelere bagli olarak ekimden itibaren yaklasik 90 gün içerisinde olgunlugunu tamamlayarak hasada uygun hale gelmektedir. Bazi çesitlerde, bu süre, 120-140 güne, hatta 150 güne kadar da uzayabilir. Hasat zamani gelmis soya bitkisinde, yapraklar sararip kurumaya ve dökülmeye baslar. Özellikle, alt kisimdaki baklalar içerisindeki taneler oldukça sertlesmis olup disle kirilmasi çok zordur. Bitki üzerindeki tüm baklalar renk degistirmistir. Çesitlere bagli olarak, bu baklalar gri, sari veya kahverenginde olabilir. Hasat sirasinda, bitki üzerinde hiç yesil bakla kalmamalidir. Bitki üzerinde kalacak yesil baklalar, normal kurumus ürünün nem oranini yükseltirler. Hasat islemi, normal biçerdöverlerle rahatlikla yapilabilir. Ancak, makinenin hiz, kesici tabla, batör, kontrabatör ve elek gibi bazi ayarlarinin hasat islemi öncesinden yapilmasi gerekir. Örnegin, tabla dönme hizinin biçerdöverin hareket hizindan % 25 daha fazla olmasina ve biçerdöverin hareket hizinin sabit tutulmasina özen gösterilmelidir. Bitkide olusan baklalarin toprak seviyesinden olan yüksekligi göz önünde bulundurularak, hasatta kayiplari önlemek veya azaltmak için, kesici tabla toprak seviyesinden uygun bir yükseklikte olmalidir. Tarlanin topografik sartlarina da bagli olarak mümkün oldugunca alçaktan biçilmelidir. Hasat zamaninda, tane nemi % 13-16 arasinda olmalidir. Eger hasat islemi, % 12 den daha az nem durumunda yapilacak olursa taneye zarar verilebilir. Hasat sonrasi kurutma yapilmayacaksa, hasat için en uygun nem orani % 13-14 arasidir. Ancak, biçerdöverin iyi ayarlanmasi ve hasat sonrasi kurutma yapmak sarti ile, % 15-16 nem civarinda da hiçbir problem yasamadan hasat yapmak mümkündür. Hasat zamani gelmis soya tarlasinda hasat islemi hemen vakit kaybetmeden baslatilmalidir. Eger, hasat zamani geciktirilirse, baklalar çatlar ve tane kaybi olur, bu da verimi düsürür. Diger yandan, hasat zamaninda yapilamaz ise, yagisli bir döneme rastlayabilir, bu da ürünün belki de tamamen tarlada kalmasina neden olabilir.

    konyatarım

    Comment

    Working...
    X